Tekil Mesaj gösterimi
Alt 29 Ocak 2013, 23:34   #26 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Kırgızlar "Cevabını Manas'tan al onu bekle" diye Tizeklik'i ürküttüler.

Manas iki güne kadar gelmedi. Üçüncü gün Cakıp Manas'ı bulun diye altı kişiyi sağa sola gönderdi.

Manas'ı buldular ama Manas "Avula düşman geldi Alevke'nin ordusu geliyor." Sözlerine hiç aldırmadı bahadır geniş kır ve dağlara doyamamıştı av tutkusuna tutulup kayadan çıkan geyiğin peşinden gitti.

Kırgızlara gelen bahadır Tizelik: "Kırgızlar dağ haydutları Alevke'nin sözünü dinlemediniz öcümü alacağım sizi keseceğim." Diye öfkelenip atlandı.

Bu esnada Andican'dan alaca çapan (kaftan) giyen Aykoco hediyeler alıp Cakıp'ın önüne geldi.

"Andican'daki Kırgız ve Türk kökenli halkları Alevke'den kurtarınız! Ordunuza katılalım. Size arka olalım. Alevke Manas'a saldırmaya hazırlanıyor." diye haber verdi Aykoco.

Av peşinde koşup halkını avlatmak mı istiyor bu? Avın başına batsın." Diye dertlenen Cakıp Manas'ı kendim bulacağım diye dağa doğru yola çıktı.

Cakıp dağa geldiğinde Manas hiçbir şey umurunda değilmiş gibi dağlara ve derelere bağırıp çağırarak yiğitleriyle av avlıyordu.

Cakıp bağırıp kendini ava veren Manas'ı ancak durdurdu.

Cakıp'ın şikayetini işiten Manas babasını fazla kızdırmadan onun gönlünü alıp avuluna getirdi.

Manas ordusunu üç günde topladı. Dört yüz bin yiğit toplandı. Manas ordusunu dörde bölüp dört komutan tayin etti. Mavi kumaştan elbise giyip kısa kuyruklu gök tulpar atına binip nakışları altından olan sancağı tutan Bakay'ı önüne alıp Alevke'ye doğru atlandı.

Ölümden başka her şeyi bilen kurnaz Alevke Çinli ve Kalmukların hilelerini biliyordu. O çevik alpleri seçip nehirde Manas'ın yolunu kestirdi.

Er Manas Alevke'den daha iyi bir çare buldu. Savaşmaya geliyor gibi gözüktü ama biriken Çinli ve Kalmuk askerlerine taarruz etmedi. Manas askerlerini bizzat kendisi yönetti en kuvvetli yiğitler bayraklarını alıp atlarını oynattılar düşmanı umursamadılar onları görmezlikten ses sedalarını duymamazlıktan geldiler. Böcek gibi kaynıyan Çinli ve Kalmukların komutanları Manas'ın yaygara etmeyen askerlerinden ürküp dokunmayana dokunmadan yol verip Alevke'nin muhafızlarını bıraktılar.

Manas ordusunu meyvaları dökülmüş bahçeye bırakıp birkaç yiğidiyle atını yedekleyerek bahçeyi ata çiğneterek eğlenmekte olan Alevke'ye doğru geldi. Saray muhafızları Manas'ı çıkarmadan geçirdiler. Manas'ın önünde yedi yiğit çevresinde kırk yiğit vardı.

O gün Alevke han bahçesindeki altın destekli sayebanlı çadırda hana ait seksen cariyenin şarkısını dinleyip dansını seyrediyordu şarap içip akan suyun öten bülbüllerini sesini dinleyip eğleniyordu.

Alevke'nin veziri ile büyücüleri Manas'ın kırgızların han sarayına geldiğini haber verdiler. Alevke bunu beklemiyordu.

Alevke insanın göremediğini gören bir insandı. Manas'ı uzaktan tanıyıp heybetine hayran kaldı. Attığı her adımdan ateş çıkan ejder gibi süzülen kara benekli kaplan gibi atılan Manas bir yanına gök kır kaplan arkasına bozkurtu alıp gelmekteydi. Onun heybetini gören Alevke'nin sarayındaki kudurmuş köpekler de karşısına çıkamadı.

Alevke han'ın dili tutuldu. O tahtından inip telaşlıca karşısına dikilen Manas'a elini uzattı. Saygıyla diz çöküp kendisi yol gösterdi.

Gösterirken de kendi tahtını gösterdi. Alevke han bir çok kez işittiği kutsal kitapta okuduğu Altay'ı altüst eden Manas'ın heybetini ilk defa bizzat gördü. Yeryüzündeki insanları korkutup onları adam yerine koymayan mal canlı Alevke bahadırı görüp hayran kaldı. Manas'ın kirpiği alev gözü ateş gibiydi tek başına bin pehlivanın kuvveti vardı alnı kaplanınki gibiydi taş yürekli kürek kemiği kalın idi bileği filinki gibiydi sert sakallı dik bıyıklı korkunç görünüşlü akıllı biriydi. Gazaba geldiğinde onun kahrına hiçbir adam hiçbir halk dayanamazdı.

"Hanlığınız kendinize kalsın! Tahta hevesli değiliz bahadır" dedi Manas Alevke'nin tahtına oturmadan "Bizim kırgızlarda Türklerde Han tahtına değeriyle liyakatıyla oturulur Alevke Han".

"Baş üstüne Manas Hanım" dedi alevke çekinerek "Emir buyurunuz".

"Gücün güce yetmediği yerde söz aklın gücü yeter bahadır Andican Alay Kan-Dağ Ala-Dağ atalarımızın yeri idi. Mezarlarını kimse kazamaz. Yurduma geldim topraklarımı geri ver. Kendi ağzından cevap alayım diye geldim" dedi Manas.

Tedbiri Alevke "Manas ile tutuşsam gücüm yetecek gibi değil hileyle üstesinden geleyim içeceğine zehir koyup hayvanat bahçesindeki arslanlara yem edeyim." Diye bir kötülük düşündü.

"Söylediğinizde haklısınız hanım. Öfke düşman akıl dosttur. Alevke'nin misafirseverliğini gör bahadır. İstirahat et konuşalım. Meseleyi dostça halledelim. Alevke han hizmetk'rlarına "Bahadır Manas'ı ağırlayınız! Han sarayını açınız!" diye emretti.

Alevke'nin ihtişamlı çadırı rengarenk idi bahçesinde bülbüller ve kuşlar ötüyordu pınarı akıyordu her türlü çiçek açmıştı papağan insan gibi konuşuyordu kızlar dansederek girdiler.

Avlanmaya meraklı Manas Alevke'nin meşhur hayvanat bahçesini görmek istedi. Alevke buna karşılık vermedi. Han sarayının önünde dayanıklı kalenin içinde pek çok kuşun ve hayvanın bulunduğu bir hayvanat bahçesi vardı. Alevke elinin ulaşabildiği yerlerden pars kaplan fil maymun gergedan ayı Sibirya parsı kızılkurt ejderha yılan yabani eşek köpekbalığı gibi insanın görmediği canlıları getirip hiçbir hanlığa nasip olmayan saltanatı sürüyordu. Düşmanlarını yırtıcılarıyla korkuturdu Alevke. O hastalanan köleleri ele geçirdiği bahadırları hayvanat bahçesindeki yırtıcılarına bırakırdı insan etine alışmış yırtıcılar hayvanat bahçesine gelen ganimeti kapmaya hazır idiler.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı