Tekil Mesaj gösterimi
Alt 29 Ocak 2013, 23:37   #29 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Bahadır Sooronduk'un gökten dileyip aldığı erkek çocuk idi. Sevinçten uçan Sooranduk Pekin'den misafir çağırıp büyük bir ziyafet düzenledi. Akrabaları dostları pahalı hediyelerle geldiler.

Sooronduk ziyafete gelen misafirlerden oğluna ad vermelerini rica etti.

Onlar ordu komutanın oğluna verdiğimiz ad belki yakışmayabilir diye suskun durdular.

Bir derviş gelip: "Oğlunun adını Almambet koy" dedikten sonra gözden kayboldu.

Almambet küçüklüğünden kabiliyetli çıktı. O yıl değil gün geçtikçe büyüdü. Çocukluktan beri büyüklerin bilmediği şeyleri öğrenmeye babalarının geleneklerini devam ettirmeye esrarlı dünyayı tanımaya mutluluk ile üzüntüyü anlamaya zayıfken güçlüleri nüfuzu altına almaya kötülükten iyiliği bulmaya çirkinden güzelliği bulmaya yeltendi.

Sooronduk oğlu sekiz yaşına girdiğinde onu ileri gelenlerin çocuklarıyla beraber dört yıl hocaya verdi. Almambet iki yıl Köyıkap'ın civarında bulunan Celpinis'teki doksan pınarın gözündeki yetmiş katlı mağarada yatan ejderhadan yay kullanmayı taktiği harp ilmini okudu. Ejderde okumak için altı bin çocuk gelmişti iki yılda sadece altı çocuk eğitimini tamamlayabildi. Alimlerden gök ile yeri aptallık ile akıllılığı karanlık ile aydınlığı ruh ile vücudu akıl ile kabiliyeti ölüm ile hayatı kavrayıp yaşam ile korkunç dünyanın değerini öğrendi. Bilimiyle kibirlenmedi bilimde derinleştikçe çınar ağacı gibi yayıldı alçak ama sağlam oldu.

Sooronduk oğluna akıl danıştı:

"Oğlum on altı yaşına girdin. Gök sana akıl güç ve hayat verdi. Ben yaşlandım sen yolumu devam ettir. Alevke Esen Han ve ben üçümüz anlaştık. Gözüm açıkken nasihatımı söyleyim. Ordu komutanlığını eline al!"

Saygılı Almambet babasının sözünü iki etmeden beyliğe oturdu. Almambet'i tebrik etmek için dünyanın dört bir ucundan hanlar elçiler bahadırlar hediyelerle geldiler.

Almambet genç olmasına rağmen söz ile gelen misafirlerin gönlünü alıp akıllıca tarafsız olduğunu gösterip onları ustalıkla yolcu etti. Onun ünü uzaklara yayıldı. Diğer hanlıklardan kaçanlar tarafsız Almambet'in himayesine sığındılar Almambet'in halk arasında sevilmesi bazı hanları sevindirmedi. Çekemeyenler onu Esenhan'a şikayet ettiler.

Adetlere göre diğer padişahlar komutanlar da Almambet'i davet ederek teşrifat kurup saygı gösterip şerefine ziyafet verdiler. Almambet Çin'in ordu komutanı sıfatıyla muhtelif yerlerdeki askeri birlikleri onların koşul ve ahvallerini kontrol etti. Bir gün Çin padişahı Esen Han Almambet'i Pekin'e çağırdı. Han sarayının kapısına gelirken Esen Han'ın yiğitleri Almambet'i attan indirip altınla kaplanmış altın tutucusu olan altın sandalyeye alıp götürdüler. Almambet han olduğundan beri Esen Han'ın beyaz sarayına ilk kez girişi idi.

Han sarayının tavanı içi etrafı göze çarpan her yeri altınla süslenmişti yüzünden gülücüğü eksik etmeyen rahip altın kapıyı açtı.

"Akıllıların akıllısı yüce Göğün oğlu bütün Hakan Çin'in komutanı kutsal Almambet müsaade istiyor. Bin yaş yaşayın" rahip kayboldu.

Esen Han'ın yanındaki geniş yenli ipek kaftan giyen beyler rahipler yere kadar eğilip diz çökerek komutana saygı gösterdiler.

Ejderha işlenmiş sarı kaftan giyen altın tahttaki Göğün oğlunun yanına Almambet'i çağırdılar.

"Ben göğün oğlu Çin padişahı! Emrediyorim: Güneş ile ay ışığının ulaştığı bütün bölgelerin askeri birlikleri senin idarendedir. Orduyu ejder gibi helbetli arslan gibi güçlü olan senin gibi bahadır yönettiği için artık gönlüm huzur buldu. Yüreğin kurt yüreği gibi gözlerin yılan gözleri gibi olsun" dedi esen Han.

"On bin yıl yaşa Göğün oğlu!" dedi hanın etrafındaki beyler diz çökerek.

Ondan sonra hanın fermanı okundu. Almambet'e altınla süslenmiş ferman kağıdı verildi. Ona ejder sureti işlenmeş altın düğmeli kaftan giydirilip gümüşten işlenmiş kuşak kuşatıldı.

Çin'in kırk padişahının biri olan meşhur Azizhan Sooronduk'un kayınbiraderi idi. Almambet Azizhan'ın kararg'hında ilim okuyup hüner öğrendi. İki hanın arasında şımarıklı yapan Almambet'i Çin'in ileri gelenleri Azizhan'ın oğlu zannediyorlardı.

"Göğün oğlu komutan Almambet'in şerefine insan kurban edilirse kutsal kitaba göre Ğöğe karşı günaha gireceğim. Uğursuzluk gelecektir. İyisi mi bu köleleri elime verin" dedi Almambet Esen Han'a.

"O zaman kanun bozulur" dedi Esen Han.

"Göğün oğlu kanundan büyüktür!" dedi Almambet. "İnsan yerine hayvan kurban etmeye izin verin."

Esen Han Almambet'in sözünü beğenip kurban edilecek olan köleleri ona verdi. Kölelerin yerine domuz yavrusu kestiler. Han sarayındaki tutuk beyleri askeri komutanlar şehirin büyükleri ulema ve rahipler Almambet'in davranışını beğenmediler.

Esen Han Almambet'e han sarayından yer tahsis edip dinlenmesi ve askerini sayması için altı gün izin verdi.

Esen Han'ın danışmanları ona bir ağızdan şöyle dediler:

"Yüce Göğün oğlu yeni komutanınız biraz farklı iyi niyetli görünmüyor."

Tecrübeli Esen Han farkettirmeden Almambet'e gözünün ucuyla dikkatlice baktı. Almambet kargaşa ve karışıklıklara dayanabilecek karakterde tuttuğunu koparan tuttuğu yerden kan çıkaran baktığı insandan canını alan alp idi.

Han sarayının rahip başı Almambet'e şöyle buyurdu:

"Yüce Göğün oğlu on bin yıl yaşasın! Onu yaşatmak bütün Çin'in görevidir komutan bunun da gamını yer. Bu görevi sen yerine getireceksin." dedi rahip başı.

"Nasıl?" dedi Almambet.

"Göğün oğlunu güzel yemekler ve ilaçlar ile emin edeceksin." Dedi rahip kurnazca gülümseyerek.

"Ben olmadan da geniş Pekin'de yemeğin her türlüsü bulunur üstadım. Şifalı bitkiler Tibetten çıkar." dedi Almambet.

Rahipbaşı Almambet'e sırıtarak şöyle dedi:

"Yemek ve bitkiden başka ilaçlar da var" dedi rahipbaşı Almambet'in omuzuna elini koyup "O ilaç binden biridir hanı gençleştiren genç adamın ciğeridir."

Almambet rahibe şaşkın şaşkın baktı.

"Evet" dedi rahipbaşı sözünü devam ettirerek "Göğün oğluna genç erkek ve genç kızın ciğerini ezip yılda dört defa ilaç olarak veriyoruz. Genellikle ciğerleri Çin sınırındaki "vahşi" kölelerden tutsaklardan alıyoruz."

"Bunu Esen Han biliyor mu?" dedi Almambet.

"Göğün oğlunun on bin yıl yaşaması lazım" dedi rahip uzun uzun düşünerek "Sizin şerefinize kurban edilecek altmış kişinin ciğerini alacaktık. Onları siz azat ettiniz."

"Göğün oğlu insan ciğeri yerse halkın hanı olmaya hakkı var mı?"

"Var" dedi rahip "Çünkü Göğün oğludur o ciğer bulmak sizin göreviniz".

"Ben Göğün oğluna saygılıyım! On bin yıl yaşasın! Ama onun insan ciğeri yemesine karşıyım. Ben bunu kendisine söyleyeceğim" dedi Almambet.

Altı gün içinde Almambet'i çekemeyen beyler vezirleri kışkırtıp onu Esen Han'a şikayet ettiler.

"Genç komutan dik kafalı biriymiş âdetlerimizi bozuyor. Göğün oğluna diğerleri gibi iyi dileklerle yere eğilip diz çökmüyor. Niyeti bozuğun ta kendisidir. Bu gözünden de okunuyor. Ona zehir verip biran önce ortadan kaldıralım" dedi basiretli kişiler.

"Çocuk han soyundandır. Komutan Sooranduk'un oğludur. Ona ne diyeceğiz. Solobo köklü halktır. Yarın öbür gün kan davasıyla düşmanlaşmayalım! Bırakın kuşkulanmayın ondan".

"Söylemek bizden icraat sizden. Sonra kötülük görmeyin" dedi basiretli kimseler nazlanıp susarak.

Almambet bütün Çin'in ordu komutanı olup altmış günde yorgun bitkin suratı asık bir halde Tangşa şehrine kendi sarayına ulaştı.

Bir kere daha Sooranduk oğlu Almambet'e yakındı :

"Kocadığında mızmızın arzusu bitmek bilmiyor deme. Çet Beecin hanı Alevke'nin oğlu Kongur babanın yaylası olan Kan-Caylak'ın eline geçirmiş. İkiniz bir yerde bir alimde okumuştunuz. Birbirinizin sırrını biliyorsunuz. Kendini bilmeyen Kalcadan yaylayı geri al ya da cezasını ver".

Almambet kılceyren atına binip Kongurbay'a gitti. Kangay'a tanılan Kongurbay altı bin askerle bin beyi idare ediyor pamuk belbağı kuşanmış geniş çizme giymiş gururla yürüyordu.

"Kongurbay sözümü dinle. Babacığım Kan-Caylak'ını kendine geri ver. Büyüklük edeyim deme" dedi Almambet.

"Soorunduk'un ****i saçmalama! Orası babam batıya gitmeden önce bizim yer idi geri aldık" dedi Kongurbay.

"Geri ver yeri. Yer Sooronduk'undur. Esen Han'a şikayet edeceğiz!"

"Hey sen nereden çıkan hakemsin? Bunun ciğerini çıkarıp Esen Han'a hediye götüreyim!" dedi Kongurbay fırlayıp.

Bunu işiten Almambet sabrı taşarak sırlı mızrağını uzatıp haykırarak Kongurbay'a hücum etti. Onun ejder gibi heybetinden korkan Kongurbay şaşalayarak Algara atını kamçılayıp kaçtı.

Almambet peşinden yetişip Kongurbay'a vurdu. Kongurbay'ın Algarası tuynağı dayanıklı tulpar gibi hızlı koşan bir at idi. Almambet ona ulaşamadı.

Kongurbay kaçıp dosdoğru Esen Han'a gitti diz çökerek şöyle şikayet etti:

"Ey Göğün oğlu on bin yıl yaşayın! Sooronduk'un oğlu Almambet bana mızrak vurup kanımı akıttı. Ocağımızdan çıkan düşman oldu. Esen Han'la ikimizin kökünü kazıyacağım! Bahçenizi çiğneyip tahtınızı mahvedeceğim" diyor. Onun niyeti kötüymüş Kırgızlara kaçmayı düşünüyormuş" dedi. Böylece Kongurbay başkalarından önce Almambet'i şikayet etmiş oldu.

Hanın danışmanları ve rahipleriyle Kongurbay'ın söylediklerinin bir yerden çıktığını anlayan Esen Han Almambet'e öfkelendi.

"Bu nankörün başına kötü adımız çıkmasın kendi babası askerleriyle gebertsin" dedi Esen Han karargahında hüküm çıkarıp.

Esen Han hükümü imzalayıp mühürleyip adamlarıyla Sooronduk'a gönderdi.

Han sarayına Almambet iki gün geç geldi. Şikayeti vardı. Esen Han Almambet'i kabul etmedi. Bu hanın gazabına uğrayanlar için uygulanan kaide idi. Han Esen Han kabul eder umuduyla Almambet karargahın kapısında yedi gün bekledi.

Yedinci gün karargahın içindeki Almambet'e gönlü yakın Burulça denen kız Almambet'e gizlice sır verdi.

"Almambet benim sende başka yakın adamım yok. Esen Han buyruk çıkarıp seni Tangşa'da öldürmek istiyor. Eline kelepçe vurup hendeğe koyacaklar ya da kaçak diye bir bahaneyle darağacına asacaklar! Gidecek yerini sığınacak halkı şimdiden düşün. Annem Türk kızı idi ben sana yar olacağım yedi yıl bekleyeceğim. Gelmezsen canıma kıyarım." Burulça ağlayarak Almambet'le vedalaştı.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı