Tekil Mesaj gösterimi
Alt 12 Eylül 2011, 04:51   #1 (permalink)
YaLNıZ AdaM ~

Deja-vu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 11 Eylül 2011
Nerden: konulardan
Yaş: 57
(Mesajlar): 1.504
(Konular): 1486
Renkli Para : 696
Aldığı Beğeni: 2
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: none
Standart Orucun Sırları

Oruç; insanı nefsin tahakkümünden kurtarır¸ takva yolunu açar¸ kendini korumasını öğrenen insan dünyada da ahirette de kurtuluşa erer. İçinde yaşadığımız toplumda kötü duyguların çığ gibi büyüdüğü¸ stresin¸ problemlerin çözümsüz hale geldiği asrımızda¸ ibadetin insan ruhuna verdiği dinginliği daha yakînen müşahede edebilmek açısından oruç elbette kalkandır.



Oruç irade işidir¸ oruç mücadeledir.



Bizden öncekilere de farz kılındığı ayet-i kerimede belirtilen oruç¸ insanı taşkınlıktan korumayı sağlar. Onun içindir ki Peygamberimiz (s.a.v) nefislerinin azgınlığından şikayet edenlere oruç tutmalarını tavsiye etmiştir. Oruç çok güzel bir terbiyecidir. Bu ilahî terbiyeyle eğitilen ruhlar¸ dizginlenen nefisler elbette saadete erecektir.



İmam-ı Gazali İhyâu-Ulûmiddin adlı meşhur eserinde özetle şöyle demiştir:



" Orucun sırları ve gizli şartları altıdır:



Birinci şart, gözü haram, kötü ve mekruh olan her şeye bak*maktan korumak, kalbi Allahı zikirden meşgul eden her şeyden sakınmak.



İkinci şart, hezeyan, yalan, gıybet, koğuculuk, edepsiz söz, cefa, dalaşmak, çekişmekten dili korumak.



Üçüncü şart, haram ve mekruh olan her şeyi dinlemekten kulağı korumak. Çünkü söylenmesi haram olan her şeyin dinlenmesi de haramdır. Bunun için Allahü Teala," Yalanı ilgi ile dinleyenler, çirkin haramları çekinmeden yiyenler.." mealindeki ayette haram oları şeyleri dinlemekle haram yemeyi bir tutmuştur.



Dördüncü şart, diğer azaları günahlardan, elleri ve ayakları kötülüklerden, mideyi iftar vakti şüpheli yiyeceklerden uzak tutmak. Haram yemekle tutulan orucun değeri yoktur. Bu, köşk yapıp da şehir yıkan insanın misali gibidir.



Beşinci şartı iftarda az yemektir. Bazı kimseler Ramazanda yemek çeşitlerini çoğaltırlar, güzel yemeklerin çoğunu Ramazana saklarlar. Böylece Ramazan ayında bir kaç ayda yenmeyen yemekler yenilir. Orucun gayesi mideyi boş tutmak, nefsin takva üzerinde yürümesini temin için şehevi arzuları kırmaktır. Sabahtan akşama kadar mi*deyi doldurduğun zaman onun şehveti artar, istekleri çoğalır. Nefse lezzetli şeyleri tattırdığın zaman zevkleri artar, iştihası kabarır, daha çok güçlenmiş olur...



Altıncı şart, oruçlunun kalbi iftardan sonra korku ile ümit arasında dalgalanmalıdır çünkü o kimse orucunun kabul olunup Allahın yakınlarından mı, yoksa geri çevrilip gazaba uğrayanlardan mı olduğunu bilemez. Aslında her ibadetten sonra insanın bu halde olması lazımdır.



Hasan b. Ebî Hasan b. Hasan el-Basrî, kahkaha ile gülen bir grubun yanından geçerken onlara şöyle der: “Ey insanlar! Allah Teâlâ, Ramazan ayını, kulları için bir yarış sahası olarak yaratmıştır. Kullar o ayda ibadet hedefine doğru koşuşurlar. Şüphesiz o grup, zaferi elde eder, diğer bir grup ise geri kalıp, mükâfat kazanmaktan mahrum kalır. Hayret edilecek durum, o gülen ve oynaşan kimselerin durumudur ki halkın koştuğu hedefe kavuştukları bir günde, onlar gaflet içerisinde gülüşüp oynaşırlar. Böyle bir nimetten mahrum kalırlar. Ey gülenler! Şunu iyi bilin. Allah’a yemin ederim ki eğer Allah Teâlâ perdeyi aralasaydı, iyilik yapan iyiliğiyle, kötülük yapan da üzüntüsüyle meşgul olur, böylece gülmek kapısı kapanırdı”.















Deja-vu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı