Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Gezelim & Görelim > Diyar Diyar Türkiye'm > Akdeniz
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Akdeniz Akdeniz hakkındaki bilgilerin ve tüm paylaşımların bulunduğu bölüm.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28 Ağustos 2012, 20:32   #1 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart Burdur'da Gezilecek Yerler - Türkiye'de Gezilecek Yerler.

Salda Gölü



Suyu şifalı
Göl suyunun terkibinde magnezyum soda ve kil bulunması bazı cilt hastalıklarının tedavisinde yararlı sonuçlara sebep oluyor. Uzmanların yaptığı araştırmalara göre göl suyu sivilcelere iyi geliyor. Gölün arka kısmında kalan orman örtüsü keklik tavşan tilki yaban domuzu göl ise yaban ördeklerine ev sahipliği yapıyor.

Yazın bile kar var
Gölü tepeden seyretmek ve fotoğraflamak ise bambaşka bir duygu. Yeşilova'nın içinden geçip Eşeler Yaylası'na doğru çıkarken Radar Tepesi üzerinden bakınca altınızda uzanan yeşille mavinin beraberliğini seyretmek tüm yorgunluğunuzu alıyor. Yaz mevsiminde bile kar bulunan Tınaz Tepesi'ne çıkanlar kar görebiliyor. Bu karlar görsel güzelliğin yanı sıra köylülerin gelir kaynağı da oluyor. Köy halkı karları pekmezle karıştırıp Perşembe günleri kurulan çok renkli pazarlarda satıyorlar. Yeşilova'ya bağlı 47 köyden gelen ürünler yayla suyu ile sulandığından hem ayrı bir lezzete sahip hem de bölgenin ürün bolluğu nedeniyle Antalya piyasasına göre daha ekonomik fiyatlı alınabiliyor.

Gölde Deve turu
Türkiye'nin en derin gölü olan Salda kıyılarında süslenmiş develer gezi ve fotoğraf çektirmek isteyen turistlerce kiralanıyor. Deve turu düzenleyenler merdivenle develerin üstüne binenlere ağır adımlarla salına salına göl kenarında deve sırtında gezi zevki yaşatıyorlar. Gezi sırasındaki beyaz sodalı bölgeler dikkat çekiyor. Soda tepeleri oto ve moto-krosçular için tarifi imkansız müthiş duygular tattıran bir parkur niteliğinde. Bu tepeler arasında araç kullanmanın bambaşka bir zevk yaşatırken kumsuz zemin hiç toz çıkarmıyor patinaj yaptırmıyor.
Yedi Beyaz Ada
Salda Gölü'ne eğer yaz aylarında giderseniz ilginç yüzey şekilleri dikkatinizi çekecek. Göl içindeki suların çekilmesiyle görülmeye başlayan yedi beyaz ada gölün güzelliğine bir başka güzellik katıyor. Kışın ise yükselen sular adaları yutuyor.


Türkiye nin en derin Dünyanın ikinci berrak gölü olan Salda büyüleyici manzaraya sahip... Şifalı suları ve kızıl karaçam ağaçlarıyla kaplı ormanı buz mavisi renkli suyu ile zirvedeki yerini alıyor... Tınaz Tepesi'nde yaz mevsiminde bile bulabileceğiniz bembeyaz karlar mavi ve yeşilin dostluğuna eşlik ederek doyumsuz güzelliğe renk katıyorlar...

Çeltikçi



Burdur çeltikçi ilçesi gezitarih
Kuruluşunda bir kasaba ve 10 köye sahip olan ilçemiz çeşitli nedenlerden dolayı 6 köyün ayrılması sebebiyle bugün bir kasaba ve 5 köye sahip duruma gelmiş ancak Bağsaray kasabasına bağlı Ovacık mezrası buradan ayrılarak ayrı bir köy olduğundan ilçemizin şu anki köy adedi 5.tir. ilçemizin ulaşım yönünden sıkıntısı yoktur.
Çeltikçi / Burdur
Çeltikçi coğrafi haritalarda göller bölgesinde yer alıyor gözükmekle birlikte ilçe sınırları içerisinde sadece Çeltikçi beli mevkiinde Karaevli gölü bulunmaktadır. Ancak son yılların kurak geçmesi nedeniyle mevcut bu göl kurumuş olup bir bataklık görünümündedir.

Kış aylarında yağış miktarına göre bazı derelerin sulandığı görülmektedir.

Tarihçe
Yaşlı vatandaşların anlattığına göre önceden Bağsaray’da “ Tekke gözü” denilen yerden çıkan ve uzunluğu 20 km. bulan Arvallı çayı ile Çeltikçi çayı adı verilen ve Karaevli gölünden suyunu alan bir çay varmış fakat bu çayların son yıllarda kuruduğu bazı mevkilerde ise çok az miktarda aktığı ve yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Kestel dağları ilçemiz ve Bağsaray kasabasına paralel olarak uzanmaktadır. İlçemizde yer alan mevcut tepeler ise ağaçsız dar ve cılız bitki örtüsüyle kaplıdır.

Çeltikçi ilçesinin kimler tarafından hangi tarihte kurulduğu hakkında kesin ve açık bir kayıt bulunmamasına rağmen 1725 yıllarında “KOKLAN” Beyleri sülalesinden olduğu söylenen bir kişinin pınarlı boğaz adı verilen derenin ağzına gelerek yerleşmesiyle bugünkü konak mahallesinin oluştuğu rivayet edilmektedir.

Bu günkü adıyla Cami Mahallesi Arvallı (Bağsaray) yakınlarında ikamet eden ailelerin su kaynaklarının ve arazinin kıt oluşu nedeniyle göçerek bu bölgeye yerleşmesiyle oluşmuştur. Daha sonraki yıllarda Burdur tarafından ilçeye girişinin sağ ve sol yakalarında pirinç ekilmesiyle ilçeye “ÇELTİKÇİ” ismi verilmiştir. Halkın rivayetine göre Çeltikçi Ovası Sultan Hamit’ in çiftliği olup 1914 yılında 1. Dünya savaşı ilanında Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmezden evvel Harbiye Nazırı Enver Paşa Antalya’ya yaptığı bir gezide Çeltikçi’de durarak halkla konuşup anlaşarak bedeli 12 yılda ödenmek üzere araziyi halka vermiştir. Arazinin halk tarafından alınmasından sonra bu günkü iki mahalle oluşturulmuş daha sonra bu mahallelerin birleşmesiyle oluşan merkez şehirleşmiştir.

Bir Efsane Bir portre
“1900’lü yıllarda Çavdır’da bulunan Sarı Ahmet lakaplı birine ait hanlar mevcut idi.O dönemde efeler olarak bilinen bazı kişiler çevre halkından zorla topladıkları haraçlar ile bu hanlara gelerek hem konaklar hem de eğlenceler tertipler idi. Çavdır yöresi o zamanlarda Tefenni Jandarması mıntıkasına dahil idi. Jandarma Komutanı ise Feridun Bey isminde birisi idi. Feridun bey bu efeleri gizli olarak izlettirdiğinden efelerin han’a gelip konakladıkları bir gün zaptiyeleri ile hanı kuşattı ve teslim olmaları için uyarılarda bulundu. Silahla karşılık verilince zaptiyelerine hanı yakmalarını emretti. Han ateşe verilince han içerisinde bulunan efeler han’ın gizli bölmelerine saklandı iseler de kurtulamadılar. Bu suretle efelerden bir kısmı sağ bir kısmı da ölü olarak ele geçirildi. Sağ olarak ele geçirilen efelerden olan Rıza efe o muhitte sevilen bir kişiydi ve Feridun bey ile daha öncelerden aralarında bir husumet var idi. Rıza efe Tefenni’ye doğru götürülürken Feridun Bey tarafından at arabasından indirildi ve kendisine serbest bırakıldığı söylenerek kaçmasına izin verildi.Bu sırada kaçmaya başlayan Rıza Efe Feridun Beyin silahını ateşlemesiyle vurularak öldürüldü. Bu olaydan sonra halk tarafından sevildiği için Şu Çavdır’ın Hanları isminde bir türkü yakıldı.


Çavdır



Çavdır burdur ilçesi turizm gezitarih
Çavdır’ın tarihi Selçuklular dönemine kadar uzanmaktadır.
Çavdır / Burdur
Oğuz Türklerinin üç ok kolundan olan ÇAVULDUR (Çavuldurluların) bir kısmı Anadolu’nun fethi sırasında Selçuklu fetihlerine katıldılar. Aral Gölünün güney kıyısında bilahare Kazak baskısı ile Anadoluya geçtiler ve bunlaın bir kısmı önce bu günkü DENGERE (Bölmepınar) Köyüne gelerek yerleştiler. Belli bir süreden sonra Çavdır-Kozağaç Bayındır-Karapınar ve Acıpayam Ovasına doğru yayıldılar. Çavdır’a gelenlerin büyük bir kısmı Aşağı Çavuldur (Çavdır) denen Haravza-Urgancı civarına yerleşti. Bir kısmı da çiftlik mevkiine ve köy yıkığına yerleştiler. Bugünkü Pazar Dağı olarak bilinen Pazar Dağının eteğine Pazar kurdular ve ürettikleri hayvansal-tarımsal ürünlerini burada pazarladılar. Osmanlıların son dönemlerinden itibaren ilçenin bulunduğu yere toplanmaya başladılar. 1925-1926 yıllarında Pazar ilçe merkezinin bulunduğu yere taşındı.

Dengere Camii (Bölmepınar Köyü)
Çavdır İlçesine 12 Km. uzaklıkta bulunan Bölmepınar Köyünde bulunan camii Selçuklular döneminden kalma taş-ahşap yapımı olduğu ya da Beylikler döneminde yapılmış olabileceği söylenmektedir. Camii; 1 şerefeli minaresinin Osmanlılar döneminde ilave edildiği hatta camiinin aynı dönemde aslına uygun olarak restore edildiği söylenmektedir. Camii 4 içeride 5 dışarıda olmak üzere tabanı oyma işleme mermer üstü ahşap 9 direk üzerine inşa edilmiştir. Ahşaplar oyma ve nebati boya ile boyanmış kitabesinin sökülerek Isparta-Eğirdir Dündar Bey Camisine monte edildiği bu nedenle Dengere camisiyle ilgili bilgilerin belirtilen camiden bulunan kütüphaneden temin edilebileceği belirtilmektedir.



Rahat Dağı (Gencer Yaylası)
Çavdır ilçesinin Güneydoğusunda 2300 m. zirvesinde bulunmaktadır. Bir yönü Korkuteli ilçesine bakmaktadır. Doruklarında binlerce hayvanı barındırabilecek düzlüklere sahiptir. Ayrıca onlarca soğuk su çeşmeleri bulunmaktadır.

Sini Çamı (Kozağaç Kasabası)
Sini çamı olarak bilinen Kara Çam ağacı Çavdır İlçesine 6 km. mesafede bulunan Kozağaç Kasabası yayla yolunda bulunmaktadır. Çam Ağacının kaç asırlık olduğu bilinmemektedir. Yayla yoluyla ayrıca Çavdır Barajına’da ulaşılabilmektedir.Çavdır Barajı’nda ise balık avlanabilmektedir.

ANIT ARDIÇ AĞACI (Kozağaç Kasabası) ÇAVDIR/BURDUR
Çavdır İlçesi Kozağaç Kasabasında bulunan ve beldeye 7 km. mesafede bulunan Ardıç ağacı Kozağaç Kasabası Kırkpınar yaylasında bulunmaktadır. Ağaca yakın bir yerde de Şaban Dede olarak bilinen bir türbe mevcuttur.

İklimi
Akdeniz-Ege geçiş iklimi karakterinde olup yazları sıcak ve kurak kışları kısmen soğuk ve az yağışlı geçmektedir.Yağışlı mevsimler genelde Kasım Aralık Nisan ve Mayıs aylarıdır.


Yeşilova



Yeşilova burdur ilçesi geziturizmmüzetarih
Burdur’un eski yerleşim yerlerinden biridir.
Yeşilova / Burdur
İlçe sınırları içindeki Dereköy ve Gençali’de yapılan yüzey araştırmalarında Kalkolitik Dönemin (İ.Ö.5000) çanak-çömlekleri elde edilmiştir. 15. yüzyılda Osmanlı egemenliğine katılan Yeşilova o dönemde Eski Erle adıyla bucak merkezi durumundadır.

Tarihçe
Yeşilova İlçesi ve etrafındaki bölge Malazgirt savaşından sonra 1093 tarihinde Türklerin eline geçmiştir.O tarihlerde Bizanslılar ile bu bölgede yaşayan Türkmenler arasında bazı çatışmalar oldu ise de 1190 tarihinde Alman İmparatoru Frederik Barbaros haçlı ordusunun başında buraya kadar gelmiştir. Frederik Barbaros’un gelişinden istifade eden ve kendisine Bizans veliahdı süsü veren Aleksi topladığı askerlerle Türk hududuna tecavüz etmiş bir taraftan Dinar’a diğer taraftan Gölhisar’a cepheden de bugünkü Harmanlı (Navlu) boğazına kadar sokulmuştur.

Konya Sultanı tarafından gönderilen Osman Bey ve Hüsamettin Bey adlarındaki iki serdar Aleksi’yi her iki yönden sıkıştırmışlardır. Osman Bey Harmanlı (Navlu) boğazında düşman askerlerini sıkıştırmış Gençali Karaatlı Gökçe ismindeki Çeribaşları şiddetli hücumlarla düşmana bu bölgede kuvvetli bir satır atmışlardır. Muharebenin en çetin geçtiği yer Köpekbeli civarı olmuştur. Köpekbeli savaşında ağır yaralanan Osman Bey’in manevi evladı Abdi Bey Salda gölünün Eşeler dağının kuzeydoğu sırtlarında bugünkü Sultan Pınarı namı ile anılan yerde devirde tedaviye alınmıştır.

Bu sırada Abdi Bey’in büyük cesaretini taltif etmek üzere kendileri ile esasen sıhri karabeti bulunan bu genç kumandana Sultanlık payesi gelmiştir. Bu yöreye Sultan payesinin verildiği yer olarak Sultan Pınarı ismi ve bu civarda kurulan köylerede Gençali Karaatlı ve Gökçe isimleri verilmiştir. Düşmana büyük ölçüde satır atıldığı için bu bölgeye Satırlar denmiştir. Bu tarihten itibaren yani 1207 tarihinden sonra zamanımıza kadar bölgede kayda değer tarihi olaylar vuku bulmamıştır.


Salda Gölü
Yeşilova'nın en büyük gölüdür. İlçe merkezine uzaklığı 4 Km. olup yüzölçümü 44 Km.2’dir. Denizden yüksekliği 1193 metre olan ve binlerce yıl önce jeolojik bir çökme ile meydana gelenbir göldür. Oldukça yuvarlak bir görünüme sahip olan Salda gölünün suyu tatlıdır. İçinde büyük sazan balıkları yaşamaktadır ancak avlamak mümkün olmamaktadır. 185 metre derinliği ile Türkiye’nin en derin gölleri arasında bulunması nedeniyle ayrı bir özellik taşımaktadır. Tertemiz suyu ve masmavi görünümü ile yamaçlardan akan suları ve göl çevresindeki kumsalları ile güzel bir görünüm arz etmektedir. İçinde ve çevresinde Manyezit madeni bulunmaktadır.Salda Gölünün tabiat güzelliği nedeniyle çevresinde faaliyet gösteren gazino-kamping yerlerinin yanı sıra çok yakın gelecekte süratle yapılaşmaya gidilerek tatil sitelerinin yapılması halinde göl hızlı bir şekilde kirleneceğinden dolayı şu anki peyzajının ve ekolojik yapısının korunması ve yapılaşmanın dondurulması için Kültür Bakanlığı İzmir II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 14.06.1989 gün ve 786 sayılı kararı ile doğal sit alanı olarak ilan edilmiştir.

Salda Gölünün çevresinde Sultanpınarı Dinlenme Tesisleri Otel Şahman Sahil Mola Akçeşme Dinlenme Tesisleri Külcüoğlu Mutlu Restaurant Gürel Tur Dinlenme Tesisleri Yeşilova Belediyesi Halk Plajı ve Orman Plajı tesisleri faaliyet göstermektedir.


Yarışlı Gölü
Yeşilova sınırları içerisinde olup 2000 Dekarlık bir sahayı işgal etmektedir. Suyundan hiç bir şekilde yararlanılmamaktadır. Son yıllarda yağışların az olması nedeniyle 1993 yılından bu yana yaz aylarında tamamen kurumaktadır.

Gençali Gölü
Bu göl DSİ tarafından kurutularak tarım alanı haline getirilmiştir.

Bayındır Gölü
Bu göl yaz aylarında kurumakta olup kar ve yağmur suları ile beslenmektedir. Kış aylarında doğal kuş barınağı halinde iken 1987 yılında tamamen kurumuştur.

İklim
Yeşilova Akdeniz bölgesinde bulunmakla beraber Akdeniz iklimi tesirinden uzak kalmaktadır. Kışları soğuk ve uzun yazları sıcak ve kısa geçmektedir. Yağışlar genellikle kış aylarında olur. En yüksek sıcaklık 35-39 en düşük sıcaklık -11 ve -13 dereceler arasındadır.


Tefenni



Burdur tefenni ilçesi geziturizmmüze
Tefenni Akdeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi arasında bir geçit olduğundan her iki bölgenin iklimi etkisindedir.

Tefenni / Burdur
Bu nedenle yazları sıcak ve kurak kış ayları ise soğuk ve yağışlı geçer. Sıcaklık kararlı olmamakla birlikte genel olarak -21 ile + 36 derece arasında değişir.

Tarihçe
Tefenni Burdur ilinin en eski İlçesidir. M.Ö. 800 - 500 yılları arasında Bizans çağının İSTEFANİ isimli bir köyü olarak kurulmuş 13.yy.’a kadar Bizans yönetiminde kalmıştır.

Klasik çağdaki adının TEMİZONİUM yada TEMENNOS olduğu da sanılmaktadır.Tefenni Miladi 1868 Rumi 1282 yılında kaza merkezi olmuş ve Burdur Sancağına bağlanmıştır. Tefenni Ali Cevad’ın “Memalik-i Osmaniye’nin Tarih ve Coğrafya Lügatı “ isimli eserinde ; Tefenni Konya Vilayetinin Burdur Sancağına bağlı bir kaza olarak ifade edilmektedir.


Kemer



Burdur kemer ilçesi gezitarihmüze
İlçe merkezi Yakalar Belenli Köylerinin Güneyini kaplayan ve Antalya İli Korkuteli İlçesi ile tabii hudut teşkil eden Rahat Dağları eteğinde kurulmuştur.

Kemer / Burdur

Boz dağ bu serinin en yüksek noktasıdır. İlçe Merkezi Burdur İline 57 Km. uzaklıktadır. İlçe de araziler Ormanlık ve Dağlık olup büyük kısmı da Ovada yer almaktadır.

Tarihçe

Kemer İlçesinin tarihi hakkında yapılan araştırmalarda tarih öncesi çağlara ait kesin bir bilgi elde edilememiştir. M.Ö.1900 yıllarında Bölgeye hakim olan Psidialılar yerleşimin başlangıcı kabul edilmektedir. İlçe Merkez ve Köylerindeki değişik yerlerde bulunan tarihi

belgeler Lidyalılar Ferigyalılar ve Romalılar dönemlerinde bu bölgede yerleşimin bulunduğunu göstermektedir. Türklere Anadolu' nun kapısını açan 1071 Malazgirt Zaferinden sonra 1075 yıllarında bölgenin Türkmen kavimlerin hakimiyeti altına girmesi ile birlikte Kemer'e Türkler yerleşmişlerdir.


Ağlasun



Burdur ağlasun gezitarihyaylacamiörenyeri
Ağlasun'un kuzeyinde Akdağ güneyinde alçak ve yeni ağaçlandırılmış tepeler ve Peçenek Geçiti doğusunda Dere boğazı batısında ise Yaylacık Dağı ve Çatak Beli bulunmaktadır.
Ağlasun / Burdur
Ağlasun'un ortasından Tuzlu çay isimli bir dere akmaktabu çay boyunca bitek topraklara sahip “U”şeklinde bir ovası bulunmaktadır.Tuzluçay İlçemizin çeşitli yerlerinden çıkan Gürleyik Bey Pınarı Gök Pınar Susaklı ve Kirazlı Çayı gibi su kaynakları ile birleşerek kışın Isparta İlinden gelen Doğan dere Çayı ile birleşerek Aksu Nehrine karışır.

İlçenin adının nereden geldiğine dair iki rivayet vardır. Birinci rivayete göreSagalassos Şehri yıkıldıktan sonra bu bölgeye güneyden gelen Yörük aşiretleri kasabanın bulunduğu yere aralıklı olarak oba oba yerleşmişler aradan yıllar geçtikçeinsanlar çoğaldıkça yeni evler kurarak geniş bir sahayı kaplayarak bir yerleşim birimi oluşturmuşlar ve adını Sagalassos’dan esinlenerek Ağlasus-Ala su ve sonunda da Ağlasun denmiştir.

İkinci rivayete göre ise; Büyük İskender Sagalassos Şehrini almak için şehre üçdört kez saldırmış fakat kenti bir türlü hakimiyeti altına alamamıştır. Fakat son saldırısını bugün yıkıntıları bulunan Hamamın yan tarafında bulunan(alttaki resim) tepeden yaparak kanlı
Bu tepenin adı daha sonra İskender Tepesi olarak kalmıştır. Büyük İskender’in bu seferini Annesi sürekli olarak izlemekte ve bilgi almaktadır. Büyük İskender’in Annesi bu bölgeden gelen habercilere”İskender Sagalassos’u aldı mı?”diye sorar. Onlarda “Büyük Komutanımız İskender Sagalassos’u aldı. Fakat savaş sırasında en sevdiği cesur komutanlarını kaybettiğinden ağlamaktadır”derler. Bunun üzerine annesi “Oğlum Sagalassos’u aldıysa bırakın ağlarsa ağlasın “der. Bunun üzerine İlçenin ismi Ağlarsın-Ağlasın-Ağlasun şeklinde kaldığı söylenir.

Ağlasun'un tabiat ve tarihi güzellikler bakımından Burdur İlinin en güzel İlçelerinden birisi durumundadır. Sık ve bol ağaçlı yeşillikler içerisindetemiz ve bol oksijenli havasıtemiz ve soğuk suları ile özellikle yaz turizmi için biçilmiş bir kaftan durumunda olupyazın Antalya İlinden gelen yerli turistlerin akınına uğramaktadır.

Ressamların Ağlasun'un geçerken yeşilin bin bir tonunu gördüğü yüzyıllarca medeniyetlere ev sahipliği yapmış Dünyanın peşinde koştuğu temiz hava ve bol berrak suyun kaynağı tabiat güzelliklerinin her türünü gördüğümüz açık sağlık merkezi.

Ağlasun'un tabiat ve tarihi güzellikleri bakımından takdire şayan bir durumda olup özellikle yaz turizmi canlanmaya başlamıştır.

Tarihi Ulu Çınar
İlçemiz Cumhuriyet Meydanında sanki Ağlasun’un tarihi benim ve benden sorulur dericesine heybetli bir şekilde duran Tarihi Ulu ÇınarKültür Bakanlığı Eski Eserler ve anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığınca gönderilen İnceleme Heyeti gerekli inceleme ve araştırmaları yaparak ağaç ile ilgili aşağıdaki raporu hazırlamışlardır.”Burdur İli Ağlasun İlçesi Cumhuriyet Meydanında bulunan Çınar Ağacı takriben 1000 yaşında ve 3.30 metre çaplı olduğu “ belirlenmiştir.

Özellikle yazın ilçeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistler büyük ilgi gösterdiğiyanında mutlaka bir hatıra fotoğrafı çektirdiği veya kameraya aldırdığı tarihi ulu çınar Ağlasun halkının da göz bebeği durumunda olup bütün heybeti ile yıllara meydan okuyup”Ağlasun’un geçmişini öğrenmek isterseniz benim dallarımın altına oturun ve çıkardığım fısıltıları dinleyin ve benimle sohbet edin”demektedir.

1996 yılında Çınarın etrafı Ağlasun Belediyesince etrafı çimlendirilerek gövde kısmını demir parmaklıklarla çevirerek hem çınarın gövde ve köklerini koruma altına almış hem de gelen yerli ve yabancı turistlere Tarihi Ulu Çınar’ın altında oturmalarını sağlamıştır

El Sanatları
İlçemizde El sanatları olarak Toprak İşlemeciliği ve halı dokumacılığı yapılmaktadır. Kökü Sagalassos’a dayanan toprak işlemeciliği İlçemiz Çanaklı Köyünde yapılmaktadır. Sagalassos Antik Kentinde yapılan kazılarda bulunan toprak eşyaların ham maddesini Çanaklı Ovasından getirtilen toprak olduğu gözlenmiştir. Köyümüzde topraktan yapılan çanakçömlekçiçek saksıları ve su testileri civar İl ve İlçelerde satılmakta ve çok takdir toplamaktaydı. Fakat günümüzde Çanaklı Köyünde bu el sanatımızı yürüten bir usta ve bir ocak kalmıştır. İlçemiz Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü bu el sanatımızı geliştirmek için 1998-1999 Eğitim ve öğretim yılında kurs açmayı planlamakta ve bu el sanatımızın bu köyümüzde devam etmesini sağlamak için uğraş vermektedir.

Halı dokumacılığı ise evlerde ve Mahalle ve Köy Atölyelerinde yapılmaktadır. Halkımız halıyı ya kendine dokuyupIsparta İlimizde satmakta ya da Atölyelerde atölye sahibini düğüm hesabı ile işlemektedir. İlçemizde dokunan halı çeşitlerine gelince;Isparta halısıMilasHereke ve döşeme altı tipi halılar dokunmaktadır. Atölyelerde dokunan halılar turistik yerlere ve yurt dışına satılmaktadır.

Alabalıkçılık
İçerisinde ki mineral ve besin yönü ile alabalık üretimi için bulunmaz fırsat olan İlçemiz tabii su kaynaklarını değerlendiren girişimciler İlçemiz Ağlasun ve Yeşilbaşköy kasabamızda 8 adet balık üretim çiftliği açarak alabalık üretimine geçmişlerdir. Burada üretilen alabalıklar suyun özelliğinden dolayı diğer İl ve İlçelerde üretilen balıklardan lezzetlidir. Tesislerde üretilen alabalıklar canlı olarak Antalya ve diğer İllerde satılmaktaayrıca tesislerin lokanta kısımları yapılarak buraya gelen kişilere hem Ağlasun’umuzun temiz havasınıSoğuk berrak suyunu ve leziz alabalıklarını sunmaktadırlar.

Ulaşım
Ağlasun'a ulaşım sadece karayolu ile sağlanmaktadır. Daha önceleri Isparta Antalya transit yolu ilçeden geçmekteydi. Fakat 1996 yılında Isparta-Antalya karayolu dere boğazı mevkiinde yeni yol tamamlanarak transit yol oraya kaydırılmıştır. Eski yol yinede (Ağlasundan geçen yol) eskisi kadar olmasa da araçlar tarafından yine de kullanılmaktadır. Bu yol yaz kış her zaman trafiğe açık bulundurulmaktadır



Bucak



Osmanlılar devrinde Konya Sancağına bağlı olan İlçe 1820 yılında GİRMİYE adı altında Teke Sancağına 1900 Yılında OĞUZHAN Nahiyesi olarak Antalya’ya ve 1926 yılında BUCAK Kazası olarak Burdur İl’ine bağlanmış ve aynı yılda Belediye olmuştur.

Bucak İlçesi Akdeniz Bölgesinde Burdur- Antalya Karayolunun 44.cü kilometresinde bulunmaktadır. Rakımı 850 m. Civarında olupYüzölçümü 1436 km2 dir.


İlçe'de Karacaören I Baraj Gölünde(göl alanı 30.500 Dekar ) tatlı su balıkçılığı yapılmaktadır. Balık çeşitlerini sazan ve levrek oluşturmaktadır.

Baraj gölündeKaracaören Kızıllı ve Elsazı Köylerinin balıkçılarına ait kayıklar mevcut olupbunlar motorlu olup baraj gölünde gezi için kiralanabilir ve gezilebilir.

İklim
Güneyden Akdeniz Kuzeyden Kara İklimi etkisinde tipik bir geçiş iklimine sahiptir.


Altınyayla



Batı Toros dağı silsilesi içerisinde en yüksek dağ Koçaş Dağıdır. Koçaş dağından başlayan yükse dağlar; Yedi Kardeşler Bozotlu Söğütlü Yüğlük Doğankara Çal ÜrmükSakarkaya Önemli dağ gruplarıdır.

Görülmeli-Gezilmeli
Ayrıca Ballık Köyü sınırları içerisinde Karanlıkdere Kanyonu çok güzel sedir karaçam kızılçam ormanları ile kaplıdır. Ancak Kanyon' un Kuzey doğusu Fethiye sınırları içerisinde bulunmaktadır. Altınyayla'ya bu ismi verdiren yaylalar ilçenin kuzey bölgesinde yer almaktadır. Asarcık Kurca Pınar Teşnek Fatma Pınarı Çukuryurt (Dedetaş) Marmalı Kırkpınar (Asarlık) Yediarlı Esenli Kozlupınar SöğütlüAvdan ve Akpınar ilçenin başlıca yaylalarıdır.

İlçe kültürel bakımdan Teke yöresi kültürünün yaşandığı bir yerdir. İlçeye has çalınan ve üretilen çalgı olan sipsi Dirmili'in öz kültürel değeridir. İlçenin bir başka çalgısı'da cura'dır.

Altınyayla İlçesi önemli turizm merkezlerinden olan Pamukkale-Fethiye arasında en kısa karayolu üzerinde bulunması ve ilçenin yeşillik yayla ve ormanlarla kaplı olması nedeniyle seyahat acentalarınca bu yol tercih edilmektedir.

Dirmil kebabı sipsisi ve soğuk sularıyla meşhurdur.

Ayrıca; Ballık köyü sınırları içerisinde bulunan Karanlık Dere Kanyonu çok güzel sedir kara ve kızıl çam ağaçları ile bir doğa harikasıdır. Turizm açısından bakir durumdadır.İlçenin sınırları içerisinde Fethiye yolu üzerindeki Asar mevkiinde bulunan Balboura harabeleri de tarihi ve turistik bir yer oluparkeolojik sit alanıdır.

Dirmil Yağlı Güreşleri
İlçede Yağlı Pehlivan Güreşleri geleneksel hale dönüştürülmüş ve bir anlamda Edirne Kırkpınar' ın rövanşı durumuna gelmiştir. Edirne Kırkpınar' a iştirak eden bütün pehlivanlar bu güreşlere de katılmaktadır. Altınyayla Güreşlerine özellikle Antalya Denizli ve Fethiye' li güreş severler katılmaktadır. Seyirciler güreşlerden bir gün önceden geldikleri için akşamları Altınyayla halkının evlerinde konuk olarak kalırlar. Güreşlerde bilet satışı ile koç ( Ağalık ) satımından büyük gelir elde edilir. Ayrıca güreş severler büyük miktarlarda para bağışında bulunurlar. Güreşlerin tertiplenmesinde güreş komitesi tüm yetkililer Altınyayla halkı maddi ve manevi destek vermektedirler. Güreşlerde 3 yıl üst üste şampiyon olan pehlivana altın sipsi ödülü verilmektedir.

Kızılkaya Köyü
Köye ilk yerleşen kişi Kızıloğlan adında bir yörüktür. Çevreye yaylalamaya gelen yörükler zamanla buraya yerleşerek köyün nüfusu çoğalmış ve yerleşik bir düzen almıştır. Köy ilçeye 2 km uzaklıktadır. Ekim alanları ve arazi bakımından fakir olan köy yerleşim alanını dağa doğru yapmıştır. Araziler küçük parçalar halinde olup köyün geçimini sağlayacak kapasitede değildir. Köy halkı geçimini dışarıda amelelik yaparak sağlar. Köyde yöresel sanatçılar yetişmiş olup bunlar şu anda faaliyetlerine mahalli olarak devam etmektedirler. Köyün bir özelliği de yapı ustalığı yaygın vaziyettedir. Bu ustalar çevre köy ilçe ve illerde çalışarak geçimlerini temin etmektedirler.

Asmabağ Köyü
Köy her evin bahçesinde bulunan asmalardan ve üzüm bağlarından dolayı bu adı almıştır. Köy önceleri şimdiki konumunun kuzeyindeki "ova" denilen yerde kurulmuştur. Bu günkü yerine göçebe hayatı yaşayan iki ailenin yerleşmesi sonucu yerleşik düzene geçilerek aileler çoğalmıştır. Daha sonra ovadaki evlerde buraya taşınmıştır. Köy ilçeye 5 km. uzaklıktadır. Boncuk dağlarının Çağlan Tepesinin eteğinde kurulmuştur. İlçeye kadar olan yol asfalttır
Köy karasal iklimin etkisindedir. Kışları soğuk ve kar yağışıdır. Yazın sıcak ve serindir. Folklor yönünden Teke yöresi oyunları ağırlıklıdır. Sipsi davul zurna saz ve bağlama eşliğinde kıvrak oyunlar oynanır. Köy örf ve adetlerine çok bağlıdır. Köyün kendi imkanlarıyla yaptığı modern bir sağlık evi vardır.
Kuşdili Köyü
Köyün kuruluş tarihi ile ilgili kesin bilgi edinilememiştir. Çevrede yapılan incelemelerden ve mezar sayısı ile taşlarından hayli eski bir yerleşim merkezi olduğu anlaşılmaktadır. Arazilerin Dirmil' de oturan ağalara ait olduğu halkın ortaklık yapıp ağalara ait evlerde oturduğu söylenmektedir. 1930-1940 yılları arasında arazilerin ağalardan satın alındığı ve herkesin kendi arazisine yerleştiği öğrenilmiştir. Çevrede tarihi kalıntı yoktur. Ancak " Elmalı Dere " mevkisinde eski çağlardan kalma prizmatik ve silindirik sütun kalıntılarına rastlanmaktadır. Köy yerleşim alanı olarak dağın eteğinde kurulmuştur.

Çatak Köyü
Eskiden Dalaman Yörükleri tarafından yazlık yayla olarak kullanılan Çatak Köyü daha sonraları yerleşik düzen köy haline gelmiştir. Kızılyaka Köyü' nün bir mahallesi olarak yerleşen köy 1938 yılında ayrılarak. 1940 yılında müstakil köy haline gelmiştir. İlk akışta Çörten Köyü ile birleşik gibi görünür ancak ayrı muhtarlık olarak idare edilmektedir. Köyde 1993 yılında tapulama çalışmaları yapılmıştır. Denizden yüksekliği 1250 metredir. Köyün güney cenahında Dirmil Ovası vardır. Bu ovayı dört köy kullanmaktadır. Yedi tarla Avdan yaylaları köyün yaz mevsiminde göç ettikleri yaylalardır İklim olarak kışlar soğuk ve bol yağışlı yazları ise sıcaktır. Çatak Köyü orman köyü olduğundan halkın çoğunluğu mevsimlik işçi olarak orman sahalarında çalışmakta sonbahar mevsiminde ise pamuk toplama işçiliği için Ege ve Akdeniz bölgelerine giderek geçimlerini temin etmektedirler. Hayvancılık ise çok gelişmemiştir. Nakliyecilik ve arıcılık bir kısım köylünün geçim kaynağını oluşturmaktadır. Ayrıca orman köyü olması nedeniyle ağaç doğrama atölyeleri de mevcuttur.

Ulaşım
İlçemiz Burdur ve Denizli'ye 125 km. Antalya'ya 160 km. ve Fethiye'ye 90 km. mesafede bulunmaktadır. İlçemizden büyük yerleşim yerlerine ve bağlı köylere ulaşım bakımından herhangi bir sıkıntı bulunmamaktadır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
burdurda, gezilecek, türkiyede, yerler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557