Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Forum Renkli Cafe > Astroloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Astroloji Astroloji, burçlar, fal, rüya tabirleri ve günlük burç yorumları hakkındaki tüm bilginin ve paylaşımın bulunduğu forum.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28 Eylül 2012, 16:02   #1 (permalink)
<b>Hayat'a fransız kadın`♥<b>


คqåтђค - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 06 Ağustos 2011
Nerden: ★ Ankara ★
Yaş: 27
(Mesajlar): 12.069
(Konular): 3051
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 1005627
Aldığı Beğeni: 1563
Beğendikleri: 1127
Ruh Halim: Meskul
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 1
Teşekkür Plaketi 
คqåтђค - AİM üzeri Mesaj gönder
tick Burcunuzun Mitolojik Hikayesini Bilmak İstermisiniz ?

Dünya’dan bakıldığında grup halinde görülen yıldızlar topluluğuna takımyıldız denir. Gruptaki yıldızlar birbirine sanal (düşsel) çizgilerle bağlanacak olursa ortaya belirli şekiller çıkar. Eski astronomlar bu şekilleri efsanelerdeki belirli hayvanlara ve kahramanlara benzetmiş ve bunların tanrılarca gökyüzüne çıkarıldıklarına inanmışlardır.


Takımyıldızların büyük bölümünü eski Yunanlılar ve Romalılar adlandırmıştır ama onlar da bu adları Babilliler’den almış olabilirler. Takımyıldızların oluşturduğu şekiller geceleri gökyüzünde incelenecek olursa bu şekillerle gerçek nesneler arasındaki ilişkiyi fark etmek kolay olmayabilir.
Kuzey ve güney yarımküreler dahil bütün gökyüzündeki toplam takımyıldız sayısı 88’dir. Herhangi bir gecede gökyüzüne bakıldığında bunlardan 40 kadarı görüş alanımızdadır. Bu takımyıldızlarından bir bölümü Güneş’in yıl boyunca hareket ediyormuş gibi göründüğü yol boyunca sıralanmış takımyıldızlar olup Burçlar Kuşağı olarak adlandırılırlar. Bunların sayısı Yılancı Burcu’nun Akrep burcuna dahil edilmesiyle 12 tanedir. Bu kuşaktaki takımyıldızlar Zodyak Takımyıldızları olarak da bilinirler. Zodyak takımyıldızlarının isimleri şunlardır:
Aries (Koç) Taurus (Boğa) Gemini (İkizler) Cancer (Yengeç) Leo (Aslan) Virgo(Başak) Libra (Terazi) Scorpius (Akrep) Sagittarius (Yay) Capricornus (Oğlak) Aquarius (Kova) Pisces (Balıklar) dir.

En iyi tanınan takımyıldızlarından biri Ursa Major’un (Büyük Ayı) en parlak yedi yıldızının düzeni çok çeşitli cisimlere benzetilmiştir. Bu nedenle Ursa Major takımyıldızına bugüne kadar Saban Araba Yedi Öküzler ve Büyük Cezve gibi çeşitli adlar verilmiştir. Orion takımyıldızı genellikle bir avcı olarak çizilmiştir. Bu takımyıldızın üç parlak yıldızı avcının kuşağını oluşturur. Avcının iki köpeği vardır; büyük olanı Canis Major küçük olanı ise Canis Minor’dur. Orion’un yakınlarındaki burçlar kuşağı takımyıldızlarından Gemini yer alır. Gemini’deki (İkizler) en parlak iki yıldız adlarını Yunan efsanesinde Zeus’un ölümsüzlük verdiği oğulları Kastor ve Polluks’tan almaktadır.
Burçlar kuşağının bir başka takımyıldızı Herakles’in öldürdüğü Nemea aslanı olduğu varsayılan Leo’dur (Aslan). Draco (Ejderha) takımyıldızı da adını Herakles’in bir başka kurbanı olan ejderhadan almaktadır. Orion’u öldüren akrep Scorpius (Akrep) takımyıldızı olarak görünür. Perseus’un deniz canavarından kurtardığı karısı Andromeda ve onun annesi Cassiopeia ile babası Cepheus’un isimleri de takımyıldızlara verilmiştir.




Koç takım yıldızı'nın öyküsü ( aries );
Mitolojisinde geçen “Jason ve Altın Post Peşinde” adlı ünlü bir hikaye ile bağlantılıdır. Hikaye parçalanmış bir ailenin mutsuz çocukları ile başlar. Phrixus ve kız kardeşi Helle Boeotia kralı Athamas ve eşi Nephele’nin çocuklarıdır.
Bulutu simgeleyen varlık olarak Nephele’nin adı İksion masalında geçer. İksion Zeus’un karısı Hera’ya aşıktır. Muradına ermemesi için Zeus Hera biçiminde bir bulut yaratır. Ve İksion’un onunla birleşmesini sağlar. Bu bulut kadın ( Nephele ) Kentaur’ların anası olur. Aristophanes’in “Nephelai” (Bulutlar) adlı komedyasında bulutlar birer kadın olarak simgelenmiştir. Oyunda Sokrates ve diğer filozoflarla alay eder. Aristophanes belki de halk masallarından ve onlardan alınmış motiflerden etkilenmiştir.
Ne var ki bu aile kraliçenin ölümüyle sarsılır. Daha sonra kral Athamas Thebe kralı Cadmus’un kızı Ino ile ikinci evliliğini yapar.( Bazı kaynaklarda Nephele ölmemiştir. Athamas Nephele’yi Ino ile aldatmıştır). Ancak Ino çocuklara tahammül edemez ve onlara bir tuzak kurar.
Önce Boeotia tarlalarına zararlı bir madde dökerek ürünlerin zarar görmesini sağlar. Kral ürünlerin zarar görmesinin nedenini ve ürünlerin nasıl kurtulacağını tanrılara sordurmak üzere baş danışmanlarını Delphi’ye yollar. Bu arada kraliçe Ino danışmanlara rüşvet vererek ‘çocukların kurban edilmesi’ yanıtını krala götürmesini sağlar. Kral çocukları kurban etme konusunda tereddüde düşer. Ama Ino burada tekrar devreye girer ve yerel rahiplere de rüşvet verir. Tüm rahipler çocukların kurban edilmesi konusunda ısrar etmeye başlar.
Kral çocuklarını kurban etmek için yakınlarda bulunan bir dağa götürür. Bu arada olan biten her şeyi öz anneleri Nephele cennetten seyretmektedir. Tanrılardan (Bazı hikayelerde bu tanrının Hermes olduğu anlatılmaktadır) çocuklarını koruması için altın bir post yollamalarını diler. Kral tam çocuklarını kurban etmeye hazırlanırken “Altın Postlu Koç” (Aries) çocukları almaya gelir. Çocuklar koçun sırtına binerler. Koç onları uçarak Asya’ya doğru götürür. Ne yazık ki bugünkü Çanakkale boğazı üzerinde küçük Helle dengesini kaybedip koçun üzerinden aşağı düşer. Bu yüzden Yunan mitolojisinde Çanakkale boğazına ‘Hellespont’ denir. Bazı hikayelerde Helle boğaza düştükten sonra deniz tanrısı Poseidon tarafından kurtarıldığı Poseidon’un Helle’yi sevdiği ve onunla birleşerek üç çocuk annesi yaptığı anlatılır.
Phrixus herşeye rağmen yoluna devam eder. Koç onu Caucausus dağlarında Colchis (Kuzeydoğu Karadeniz bölgesi Gürcistan) denen yere bırakır. Phrixus minnettarlığını göstermek için koçu Zeus’a kurban eder. Koçun altın postunu kutsal meşe ağacına asar. Altın Post ağacı saran ve hiç uyumayan dev bir yılan tarafından (Serpent) korunur. Bu nedenle Zeus Koç’u gökyüzüne çıkarmıştır. Öykü aşağıdaki şekilde devam etmektedir.
Zeus’a kurban edilen koçun postunun Phriuxus tarafından Colchis kralı Aietes’e verildiği de rivayet edilir. Kral Aietes bu eşsiz postu savaş tanrısı Ares’e adanan bir korulukta saklar.
Hikayenin bu kısmında kendilerine ‘Argonaunt’lar’ diyen ve altın postu arayan bir grup cesur güçlü denizci ile liderleri Jason (İason) devreye girer. Çağının en büyük destansal masallarından biri olan Argonaunt’lar masalını bize tüm olarak Rodos’lu Apollonios anlatır. İ.Ö.3. yüzyılda yaşayan Apollonios ünlü bir mitos yazarıdır.
Adı “hızlı” anlamına gelen Argo gemisi Karadeniz’in Colchis (Gürcistan) ülkesinde Altın Postu aramaya giden kahramanlar için yapılmış ellibeş kürekli bir gemiymiş. Gemi Argos denilen bir usta tarafından yapılmış. Mitos yazarlarının sefere katılanlar üzerine verdikleri listeler birbirini tutmamaktadır. Ama katıldığı konusunda görüş birliği sağlanabilen en ünlü kahramanlar; Jason gemici ustası Argos ozan Orpheus Dioskur’lar (bkz. Gemini) Kastor ve Polluks Herakles Boreas’ın oğulları Kalais’le Zetes‘tir.
Seferin nedeni ilginçtir. İolkos kralı Aison tahtını üvey kardeşi Pelias’a kaptırır. Aison’un oğlu Jason delikanlılık çağına gelince Pelias’ın karşısına çıkıp tahtı geri ister. Pelias ondan kurtulmak için önce Colchis’e gidip Phrixus’un orada bıraktığı altın postu getirmesini buyurur. Jason bu sefere çıkmak zorunda kalır. Yunanistan’da ne kadar gözü pek atılgan yiğit varsa hepsini toplar. Zeus’un kızı bilge tanrıça Athena’nın yardımıyla büyük usta Argos’a bir gemi yaptırdıktan sonra yola çıkarlar.
Yolculuk sırasında meydana gelen (konu bütünlüğü açısından burada ayrıntıya girilmesi uygun değildir) birçok olaydan sonra Argonaunt’lar altın postu geri istemek için kral Aietes’in karşısına çıkarlar. O sırada kralın kızı Medeia Jason’u görür. Delicesine bir aşkla ona tutulur. Güçlü bir büyücü olan Medeia bundan böyle Argonaunt’ların ve Jason’un bütün işlerini eline alır. Kral Aietes görünüşte altın postu vermeye razıdır. Ama önce Jason’un bir ejderi öldürmesini ateş püsküren tunç ayaklı iki boğayı boyunduruğa koşmasını ister. İstekleri bu kadarla kalmaz. Boyunduruğa koştuğu iki boğa ile ejderin dişlerini toprağa dikmesini de şart koşar. Jason ister istemez bu koşulları kabul eder. Büyücü prenses Medeia Jason’a kendisini eş olarak alması halinde yardımcı olacağını i
söyler. Sonra yiğit Jason’a büyülü bir merhem hazırlar. Ve “-Bu merhemi süren bedene silah işlemez gün boyunca ne yaralanır ne de ölür. Ejderha’nın dişlerini toprağa ektikten sonra topraktan silahlı adamlar çıkacak bu adamların aralarına bir taş attığı takdirde kendi aralarında kavgaya tutuşacaklar ve birbirlerini öldüreceklerdir” şeklinde tavsiyede bulunur. Herşey Medeia’nın dediği gibi olur. Jason boğaları boyunduruğa sokmayı ejderin dişlerini tarlaya ekip topraktan çıkan silahlı adamları birbirlerine öldürtmeyi başarır.
Ne var ki Aietes yine de altın postu vermeye razı olmaz. Argo gemisini yakmaya ve Argonaunt’ları öldürmeye kalkışır. Ama Jason’a aşık olan Medeia hızlı davranıp Jason’la elele vererek altın postu Serpenten çalmayı başarır. Ve Argo gemisiyle yola çıkarlar. Medeia babasının kendilerine yetişememesi için korkunç bir plan yapmıştır; yanına aldığı küçük kardeşi Apsyrtos’u kesti ve parçalarını yol boyunca serperek uzaklaştılar. Arkalarından gelen Aietes’le adamları Apsyrtos’un parçalarını toplamakla vakit kaybettiler bu yüzden Argonaunt’lara yetişemediler.
Jason ve Argonaunt’lar altın postu amcası Pelias’a vermek üzere İolkos’a dönerler. Babası Asion’un öldüğü haberini alan Jason amcası Pelias’ın da tahtı geri vermeye hiç yanaşmadığını görür. Burada Medeia’nın tüyler ürpertici bir oyunu yer almaktadır. Pelias’ın kızlarıyla arkadaşlık kuran büyücü Medeia ihtiyarlamakta olan babalarını gençleştirmenin çaresini kendilerine öğreteceğini söyler. Ve örnek olması bakımından yaşlı bir koçu alıp keser. Kestiği koçu büyülü otlarla kaynayan bir kazana atıp körpe bir kuzu çıktığını gösterir. Pelias’ın kızları büyücü Medeia’ya inanarak babalarını öldürüp kazana atarlar. Pelias’ın dirilmediğini görünce çılgına dönerler ve yurtlarından sürülürler. Jason ve Medeia bu suçu işledikten sonra Pelias’ın oğlu tarafından İolkos’tan kovulurlar.




Boğa takım yıldızı'nın öyküsü( Taurus );
Suriye’li genç ve güzel bir kız olan Europa ile boğa arasında geçmektedir. Europe’nin parlak teni ve göz alıcı bakışları dillere destan olmuştur. Gezmeyi eğlenmeyi seven Europe sabahları erken kalkar ve hemen arkadaşlarını çağırırdı. Birlikte güllerin açıldığı suların tatlı şırıltılar çıkararak aktığı bahçelere giderlerdi. Europa ve arkadaşları deniz kenarında bulunan bahçelerde çiçek toplarken Zeus Europa’yı görür. Europa’nın parlak beyazlığı ve güzel gözleri Olympos’un baş tanrısının çok hoşuna gider. Zeus hem karısı Hera’ya farkettirmemek hem de arzu ettiği utangaç Europa’yı ürkütmemek için bir boğa şekline girer. Kızların çiçek topladıkları bahçenin etrafında dolaşmaya başlar. Europa bu beyaz muhteşem hayvanı görür. Boğa için çiçeklerden bir taç yapar ve boğanın boynuzlarının çevresine takar. Bu uysal görünüşlü hayvanın üzerine biner boğa aniden suya doğru ilerlemeye ve Girit’e doğru prensesi taşımaya başlar. Girit adasına vardığında Zeus kıymetli yükünü bir çınarın gölgesine yerleştirir. Zeus tanrı şeklini alarak kendisini Europa’ya tanıtır. Europa Zeus’un kolları arasında uyur ve bütün dünya krallarının ilki ve en iyisi olan Girit kralı Minos bu sevgiden doğar. Bu mutlu birleşmenin yapıldığı yere gölge saldığı için o günden beri çınar ağacı yapraklarını hiç dökmez.
Ayrıca boğa Zeus’un yaptığı pek çok aşk kaçamaklarından biri ile de ilgilidir. Burada boğa Argos kralı İnachus’un kızı İo’yu temsil etmektedir. Zeus İo’ya aşık olduğundan eşi tanrıça Hera Zeus’un bu ihanetinin bedelini genç kıza ödetmiş ve onu beyaz bir boğaya çevirmiştir.
Başka bir masala göre ise Hyades bir Titan olan Atlas ile Trezene kralının kızı Aethra’nın kızlarıdır. Yunanlılar evreni tanrıların yarattığına inanmazlardı. Onlara göre evren tanrıları yaratmıştı. Tanrılardan önce yer ve gök vardı. Titanlar onların çocukları tanrılar da torunlarıydı. Yaşlı tanrılar diye anılan Titanlar çağlar boyu evreni ellerinde tutmuşlardır. Kronos oğlu Zeus kendisini tahttan indirinceye kadar Titanları yönetmiştir. Hyades’in kendisinden büyük bir erkek kardeşi vardır ve onun adı da Hyas’tır. Hyas cesur ve usta bir avcıdır ama birgün bir aslan tarafından öldürülmüştür. Kardeşini çok seven Hyades onun ölümünden çok etkilenmiştir. Hyades'in dinmek bilmeyen acılarını gören tanrılar bu kardeşlere merhamet ederek onları gökyüzüne yıldızlar arasına yerleştirirler.



İkizler takım yıldızı'nın öyküsü (Gemini );
Olympos’un Ulu Tanrısı Zeus bir gece Taygetes dağının vahşi tepesine iner. Gece çok karanlıktır. Yüksek dağın sessizliğini bozacak hiçbir gürültü yoktur. Zeus neden tanrıların dağını terk edip yeryüzüne inmişti. Elbette bunun bir nedeni olacaktı! O gönül verdiği güzel bir kızı elde etmek için yakışıklı bir kuğu olup yeryüzüne inmiştir. Gerçekte o Olympos’u terkettiği gece Aetolia kralının kızı Leda ölü bir kraliçe gibi uyuyormuş. İlahi kuğu kanatlarını birbirine çarparak etrafına güzel kokular yaydığında Leda birden bire sıçrayarak uyanır. Yanında parlak beyaz tüyleri olan bu ilahi kuş uzun boynuyla yüzünü okşamaktaymış.
Kuğu kuşu ona “hiç birşeyden korkma” der. “Ben aydınlıklar tanrısıyım istiyorum ki sen biri diğerinin benzeri olacak iki meşhur çocuğun anası olasın. Onlar ay ve güneş gibi birbirlerini takip ederek yaşayacaklar. Birinin adı Kastor diğerininki Polluks olacak. Onlar ölüm acısını hafifleterek insanlara iyilik edecekler. Acı içinde çırpınan ve can vermek üzere olan gemicilerin yardımına koşan tanrılar olacaklar. Gerçekten kudurmuş fırtınalar denizin üzerine atıldıkları ve gemicilerin şaşırmış halde gemilerinin başında onlara yalvararak onlardan yardım istedikleri zaman; hızlı kanat çırpışlarıyla gökleri yararak senin iki oğlun bulutların içinde görünecekler. Zincirlerinden boşlanmış azgın rüzgarların soluklarını kesecekler dalgaların gürültülerini azaltacaklar. Gemiyi sapa sağlam limana ulaştıracaklar” diye fısıldar.
Kainatın sahibi ve buyrukçusu işte böyle buyurur. Dokuz ay sonra Leda ormanların içinde bir yumurta yumurtladı. Yumurtadan birbirine tamamen benzeyen iki çocuk çıktı. Onlar yumurtadan çıkar çıkmaz parlak bir yıldız başlarından aşağı nur döker. Sonra ikisi de aynı ata binerek ve ellerinde mızraklarla dörtnala uzaklaşırlar.
Dioskur’ların annesi Leda’nın babası üstüne yazılan kaynaklar birbirini tutmaz. Genellikle Aitolia (Yunanistan’da bir bölge Akheloos) Kralı Thestios’un kızı olarak kabul edilir.
Lakedaimon’dan (Yunanistan’daki Sparta şehri) kovulan Tyndareos Aitolia’ya sığınınca Thestios ona kızı Leda’yı verir.Tyndareos Herakles’in yardımıyla daha önce kovulduğu Lakedaimon (Sparta) tahtını ele geçirir ve Leda ile oraya yerleşir.
Leda’nın aslında dört çocuğu vardır. Tanrı Zeus’tan olan Kastor ve Polluks; kocası Tyndareos’tan olan Helene ve Klytaimestra’dır. Leda’nın çocuklarının kimden olduğuna dair çok farklı masallar vardır. Bir başka masalda Kastor ve Helene’nin Zeus’un çocukları olduğu söylenir.
Başka bir masala göre tanrısal yumurtayı yumurtlayan Leda değil öç tanrısı Nemesis’tir. Zeus güzel gözlü Nemesis’e tutkundur. Ama öc tanrıçası Nemesis onu istemez. Tanrıların tanrısı Zeus’tan kurtulmak için şekilden şekile girmektedir.Taygetes dağlarındaki sazlıkta kaz şeklinde uyumaktayken tanrı Zeus ona kuğu kuşu şeklinde yanaşır. Nemesis’in yumurtladığı yumurtayı çobanlar bulup Leda’ya getirirler. Leda yumurtayı saklar. Bu yumurtadan yalnız Helene doğmuştur. Helene çok güzel kız olduğundan Leda onu diğer çocuklarıyla birlikte kendi kızıymış gibi büyütmüştür.
Kastor ve Polluks birbirinden hiç ayrılmayan anaları bir babaları farklı kardeştirler. Troya savaşı öncesinde Jason (İason) zamanında yaşamışlardır. Jason önderliğinde çıkılan Altın Post macerasına Argonaunt’larla katıldılar. (Bkz.Aires)
Daha sonra Sparta kraliçesi de olacak güzel Helene’nin Paris tarafından kaçırılması Troya savaşını başlatacaktır. Kastor iri yapılı bir yarı at yarı insandır. Aynı zamanda iyi bir dövüşçüdür.Öğrencilerinden biri de Herakles’tir. İkizler (Kastor ve Polluks) zamanlarını yunan tanrılarının yapmaya alışkın oldukları gibi sığır Daha sonra Sparta kraliçesi de olacak güzel Helene’nin Paris tarafından kaçırılması Troya savaşını başlatacaktır. ağıllarını basarak genç kadınları kaçırarak geçirirlerdi. Sığır ağıllarını bastıkları bir İkizler (Kastor ve Polluks) zamanlarını yunan tanrılarının yapmaya alışkın oldukları gibi sığır ağıllarını basarak genç kadınları kaçırarak geçirirlerdi. gün kuzenlerinden İdas ve Kastor arasında tartışma çıkar. Bir sığır sürüsünün paylaşılması konusunda çıkan tartışmada İdas hileyle tüm sürüyü almak ister. Tartışmada İdas Kastor’u (ölümlü) öldürür. Kardeşinin ölümüne çok üzülen Polluks babası Zeus’a kendisini de öldürmesi için yalvarır. Zeus Polluks’a acıyarak ömrünün yarısını Kastor’a verir. İki kardeş bu olaydan sonra hiç ayrılmazlar. Birgün Hades’te (yer altı dünyası ) birgün Olympos’ta otururlar. Dioskurlar’ın (ikizler) deniz tanrısı Poseidon’un buyruğu altında tehlikede olan gemilerin ve gemicilerin yardımına koştuğuna inanılır.



Yengeç takım yıldızı'nın öyküsü (Cancer );
Diğer takımyıldızlar gibi mitolojik öyküsü kesin olarak belli değildir. Bununla birlikte genel olarak kabul gören öyküye göre Herkül’ü ( Herakles ) taciz eden bir yengeçtir.
Herkül tanrılar tanrısı Zeus’un oğludur. Ama gerçek annesi Zeus’un eşi tanrıça Hera değil bir ölümlü olan Alkmene’dir. Alkmene ile aldatılan tanrıça Hera Herkül’den nefret ediyormuş.
Herkül kral Eurystheus’a hizmet ederken çok başlı bir yılan olan Hydra’yı (Su yılanı) öldürmekle görevlendirilir.
Eurystheus Argos kralı Stenelos’un oğlu ve Perseus’un torunudur. Zeus Herkül’ü doğurması için Alkmene’yi hamile bıraktığında Perseus’un ilk torununun krallık sahibi olacağını söyler. Perseus’un doğacak ilk torununun Herkül olacağını bilen Hera olaya el koyarak Herkül’den sonra doğması gereken Perseus’un torunlarından Eurystheus’un zamanından önce doğmasını sağlar. Hera’nın sayesinde Herkül’den önce doğan Eurystheus krallığı alır.
(Ekhidna ve Typhon’un kızı) Hydra Herkül’den öç almak üzere Hera tarafından yetiştirilmiştir. Hydra tüm yaratıkları titretecek kadar korkunç bir bataklık canavarıydı. Kerberos Khimaira Phiks gibi canavarların kızkardeşidir.
Hesiodos Hydra’nın annesi Ekhidna’dan uzun uzun söz eder. Bu korkunç yaratığın annesi Kallirhoe ve babası Khrysaar olup her ikisi de Pantos ile Gaia’nın soyundandır.
Hesaidos bu konudan şöyle söz eder;
“Kallirhoe yenilmez bir ejderha daha yarattı
ne ölümlülere ne de ölümsüzlere benzeyen .
Bir mağarada doğdu bu azgın kalpli Ekhidna
Bedeninin yarısı güzel alımlı bir genç kızdı onun
Al yanaklı gözleri alev alev bedenin diğer yarısı ise korkunç ( acımasız ) bir yılan”
Ekhidna’nın saklandığı mağara efsanelere göre Arima ( Anadolu ) dağları denen Kilikia’da ( orta ve doğu Akdeniz Bölgesi ) bulunmaktadır. Hydra’nın babası Typhon da ( İlyada’da ki adıyla Typheus ) bir devdir. Khrysaar ve Kallirhoe’nin oğludur. Yanardağ tanrısı olarak da bilinir. Hesiodos Theogania adlı eserinde
Typhon’dan şöyle söz eder;
“Zor işler için yaratılmıştır kolları
ayakları yorulmak bilmez bu tanrının
Korkunç kara dillerini çıkarmış
gözlerinden ateş saçan yüz yılan başı yükselir omuzlarında”
Zeus bu azmanı ( Typhon ) yok etmek ister. Savaşları çok ilginç olmuştur. Zeus menekşe rengi suları yakar kavurur gök gürültüsü ve şimşekler gönderir. (Ejderha) Typhon’un alevleri gökyüzüne ulaşır. Yer gök titrer denizler kaynar. Ölüler ülkesi tanrısı Hades bile ürperir. Zeus var gücüyle şimşekleriyle yıldırımlarıyla öfke içinde Olympos’a (bugünkü adı Etna olan tanrıların dağı) çıkar. Tüm gücüyle Typhon’u yıldırımlara boğar canavarın tüm başları alev alev yanmaya başlar. Kolu kanadı kırılır. Yere yıkılır yer inim inim inler. Yıldırım yiyen devden bir alev fışkırır ve Etna dağının dibine düşer.
Böylesine korkunç iki devin ( Typhon ve Ekhidna ) çiftleşmesinden yer altında ve yeryüzünde ne kadar korkunç köpek ve canavar varsa ürediği rivayet edilir.
Bunların içinde;
Geryon’ un köpeği olarak anılan; Orthos
Hades ( Yeraltı Ölüler Ülkesi ) in bekçisi; Kerberos
Bataklıklar canavarı; Hydra
Ağzı ateş saçan; Khimaira’yı sayabiliriz.


Böyle ana babaya sahip bir yaratık olan bataklıklar canavarı Hydra Hera tarafından Herkül’e duyduğu düşmanlık nedeniyle öç almak için kullanılır. Bataklıklar canavarı Hydra ve güçlüler güçlüsü Herkül savaşırlarken Hera Yengeç’i Herkül’ün ayağını ısırması için gönderir. Yengeç bu görevi başarıyla yerine getiremez. Herkül’ün dikkatini dağıtamaz. Herkül ayağının altındaki yengeci ezerek öldürür. Cancer (Yengeç) bu vefakar davranışından dolayı Hera tarfından ödüllendirilip gökyüzüne alınır.Cancer takımyıldızı Gemini ( İkizler ) ve Leo ( Aslan ) takımyıldızları arasında yer alır.




Aslan takım yıldızı'nın öyküsü (Leo);Herkül’ün görevlerinden biri de Nemea Aslanını öldürüp derisini kral Eurystheos’a götürmektir. Bu aslan Yunanistan’ nın Nemea bölgesinde dehşet salan korkunç bir hayvandır.Herkül bu korkunç aslanla karşılaştığında bütün oklarını hayvana fırlatır. Hayvanın derisi o kadar sertmiş ki oklar parçalanıyor ama hayvana hiçbir şey olmuyormuş. Oklarının işe yaramamasına sinirlenen Herkül eline topuzunu alıp naralar atarak aslanı takip etmeye başlar. Aslan bu gözü pek kahramandan korkarak iki kapısı olan bir mağaraya sığınır. Durumu anlayan Herkül mağaranın bir kapısını kayalarla tıkayıp diğerinden içeri girer. Aslan onu görünce yelelerini kabartarak üzerine atlar. Herkül elindeki topuzu aslanın kafasına vurur. Vuruşun şiddetinden topuz kırılır ama aslan yalnızca sersemler. Sonra boğuşmaya başlarlar. Herkül aslanı boğmayı başarır. Derisini yüzer ve hiçbir okun delemediği bu deriyi giyer ve zırh olarak kullanır.
Aslan eski çağlarda gücün sembolüydü. M.Ö. 3000’li yıllara ait heykellerde krallar yanlarında şaha kalkmış bir aslanla betimlenirmiş. Bu çağlarda önceki kutsal sembol olan Boğa yerine Aslan kullanılmaya başlanır.



Başak takım yıldızı'nın öyküsü (Virgo); Virgo Boötes ve Canis Minör takımyıldızlarının masalları bir arada anlatılacaktır. Canis Minör ve Boötes mitolojik masallarına ana karakter Virgo’nun masalı içinde yer verilecektir.
Virgo yaygın olarak adalet tanrıçası Justa ( Justitia ) olarak bilinir. Demeter ve İcarius’un yer altı tanrısı Hades tarafından kaçırılan kızı Persephone olarak tasvir edilir.
Persephone’nin annesi Homeros destanlarında “güzel saçlı kraliçe güzel örgülü kraliçe” diye anılan toprak ve bereket tanrısı Demeter (Ceres) ‘dir. Adını “Ge-meter” toprak ana olarak açıklayanlar da vardır. Hesiodos’a göre Kronos’la Rheia’nın kızıdır. Demeter ekinlerin ve özellikle buğdayı simgeler.
Demeter efsanelerde kızı Persephone’den ayrılmaz. Kimi zaman “Kore” (genç kız) adıyla anılan Persephone ve annesine “iki tanrıça” denir.
Masala göre Persephone bir gün oyun arkadaşlarıyla (Okeanos’un kızları) birlikte çayırda çiçek toplarken birden bire yer yarılmış yer altı tanrısı Hades şarıyla (bir çift atın çektiği bir çeşit araba) dışarı çıkmış. Persephone’yi kaptığı gibi ortalıktan kaybolmuş. Ümitsizlikten ne yapacağını bilemeyen Demeter kızını bulabilmek için tüm yeryüzünü dolaşır. Herşeyi gören tanrı Helios ( Güneş tanrısı; genç güzel kuvvetli ve sarı saçlı bir delikanlı olarak tasvir edilir) Kore’nin yerini söylemiş. Bunun üzerine Demeter Olympos’tan kaçmış yüreği sızlayarak ıssız bir yere çekilmiş. Demeter’in küsmesiyle toprağın bereketi kalmamış ekinler bitmez buğday başakları büyümez olmuş. İnsanlar kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlar. Zeus Demeter ve Hades’in arasını düzeltmeye çalışmış fakat başarılı olamamıştır. Bu arada Hades Kore’ye büyülü nar yedirmiş. Büyülü narı yiyen Persephone yeraltı tanrısına bağlanmış Zeus’un tüm çağrılarına rağmen yeraltı ülkesinde kalmaya devam etmiş. Tüm çabalarının boşa gittiğini gören Zeus bu işi bir kurala bağlamayı kafasına koymuş. Zeus Persephone’nin yılın üçte ikisini yani buğday başaklarının çiçek açma ve ürün verme zamanını yer üstünde annesi Demeter’in yanında kalan üçte birini yani kışı Hades’in yanında yeraltında geçireceğini söyler. Böylelikle toprağa yeniden bereket gelir.
Ozan Hoseidos Thegonia adlı eserinde Persephone hakkında şunları söyler:
Demeter’in de yatağına girdi Zeus
Canlıları doyuran tarlalar tanrıçasının.
Ak kollu Persephone’yi doğurdu Demeter.
Yer altı tanrısı Hades kaçırdı onu annesinin koynundan
Ve bilge Zeus bağışladı kızını ona......
Hoseidos Persephone’nin Zeus’un kızı olduğunu söylemektedir. Başka bir masala göre Virgo İcarios ve Demeter’in kızı Erigone adıyla anılır.
Bir seyahat sırasında şarap tanrısı Dionysos İcarios’un evine gelip misafir olur. Onu çok iyi ağırlarlar. Dionysos gitmeden önce kendisine gösterilen misafirperverliğe karşılık ev sahibi İcarios’a üzüm yetiştirmenin usulünü bağcılığı ve şarap yapmayı öğretir. Bağ bozumu gelince İcarios bu esrarlı içkiden diğer insanların da yararlanmasını ister. Şarap dolu tulumlarla köyleri kırları dolaşır. Rastladığı bütün köylülere şarap içirmeye başlar. Fakat akıllı ve uslu olan köylüler fazla içince sarhoş olurlar. Bazıları akıllarının başlarından gittiğini yere yıkılıp derin bir uykuya daldıklarını görünce İcarios’un şarapla kendilerini zehirlediğini düşünmeye başlarlar. İcarios’un üzerine çullanıp onu linç ederler. Sarhoşlar sonraki gün ayılınca İcarios’u boşuna öldürdüklerini anlarlar. Ama iş işten geçmiştir. İcarios’un cesedini ormanın içine götürüp saklarlar. İcarios’un kızı Erigone babasının gelmediğini görünce telaşlanır. Gece rüyasında babası İcarios yaralarını gösterek der ki:
“-Kızım uyan ve hemen kalk.Ben senin babanım. Şarabın etkisiyle akıllarını kaybeden köylüler beni öldürdüler ve ormana bıraktılar. Erigone git ve naaşımı bulup göm.”
Zavallı Erigone uzun süre babasını arar bulamaz. İcarios’un naaşını Erigone ile bereber arayan Maira adlı köpeği bulur. Erigone acıdan ne yapacağını şaşırır. Gözyaşları içinde babasının naaşının yanında kendini ağaca asar ve ölür. Maira Erigone’nin naaşı başından ayrılmaz ve günler boyunca ulur. Sonra o da açlıktan ölür.
Tanrılar İcarios ve ailesine acırlar. Onları gökyüzüne takımyıldızlar olarak alırlar. İcarios gökyüzünde “BOÖTES” (Çoban) kızı Erigone “VİRGO” (Başak) olarak sadık köpekleri Maira ise “CANİS MİNÖR” (Küçük Köpek) olarak yerlerini alırlar.
Tanrı Zeus Atinalılara bir ceza verir. Şehirde bir delilik salgını baş gösterir. Genç kızlar çıldırıp kendilerini asmaya başlarlar. Bunun üzerine Atinalılar kendilerini affettirmek için Erigone adına bir sunak yapıp özel bayram düzenlemişlerdir.
Masalın başka bir yorumunda İcarios’un evine misafir olan Dionysos İcarios’un kızı Erigone ile beraber olur ve Staphylos (üzüm) adında bir oğulları olur.
Bunlardan başka Virgo değişik inanışlarda değişik tanrıça isimleri altında karşımıza çıkar. Şans tanrıçası Tyche Suriye’de bereket tanrıçası Atargatis bilgelik tanrıçası Athena (Roma mitolojisinde Minerva) av tanrıçası Artemis (Diana) Roma bereket ve doğa tanrıçası Cybele olarak karşılaşılır. Mısır’da yaşamın ve ölümün koruyucusu ana tanrıça İsis olmuştur. Sümerler’de tanrıça İshtar ve gökler kraliçesi anlamına gelen İnanna’dır. En genel ve kabul gören anlamıyla Virgo hasadın habercisidir.
Küçük köpeğin ( Canis Minör = Maira ) genellikle Çoban’ın (Boötes ) köpeği olduğu kabul görse de Orion’un (Avcı ) köpeklerinden küçük olanı olduğunu ileri süren masallar da vardır.
Çoban’ın (Boötes) gerçek adı kesin olarak bilinmemekle birlikte bazı kaynaklarda “Çiftçi” olarak da geçer. Bunun nedeni görüntüsü bir tarım aracı olan sabana benzetilen Ursa Major (Büyük Ayı) takımyıldızının çok yakınında yer almasıdır. En çok kabul gören tasviri İcarios’tur.



Terazi takım yıldızı'nın öyküsü (Libra );
Libra denge anlamına gelmektedir. Zodyak (Burçlar) kuşağı 4000 yıl önce başlangıç aşamasındayken Güneş sonbahar dönencesindeyken (21 Eylül) bu takımyıldızındaydı. Bu dönencede gün ve gece süresi birbirine eşittir. Eşitliğin bir sembolü olan bu takımyıldız pek çok ortadoğu kültüründe adaletin sembolü olmuştur. Baş tanrı Zeus ile adalet tanrıçası Themis’in kızı olan Astrea (Dike) hak ve adaleti simgeler. Astrea insanların sözlerinde hareketlerinde doğruluktan ayrılmamalarını sağlamaya çalışır. Bu tanrıçanın sadece öğüt vermekle yetindiği ve harekete geçirmekten aciz olduğu söylenir. Fazilet ve adalet ilham eden Astrea insanların mutlu yaşadığı dönemlerde onların arasında yaşardı. Ahlaksızlık ve kötülükler artınca gökyüzüne çıktı ve yıldızlar arasına yerleşti. İnsanlar öldükten sonra onları yıldızlar arasında yargılayan tanrıçadır.
Astrea’nın heykellerinde sadece bir baş vardır. Bununla insanların yalnız başla idare edilebilecekleri anlatılmak istenmektedir. Düşünce öğüt ve sözler baştan çıkmaktadır.



Akrep takım yıldızı'nın öyküsü (Scorpius ); Scorpius (Akrep) tulum üzerinde Orion (Avcı) takımyıldızı ile tam zıt yönde bulunur. Biri doğarken diğeri batmaktadır. Orion deniz tanrısı Poseidon’un ölümlü bir kadından olan oğludur. Orion çok güçlü bir avcıdır. Ancak normal insanlar gibi o da ölümlüdür. Orion’a ölümü getiren Scorpius(Akrep) olmuştur.
Bir masala göre Orion av tanrıçası Artemis’e aşıktır ve tanrıçayı sürekli rahatsız etmektedir. Tanrıça Artemis’i zorla elde etmeye çalışmıştır. Başka bir öyküye göre ise Orion’un kusursuz av yeteneği onun başını derde sokmuştur. Orion bu yeteneğiyle çok fazla övünür ve yeryüzündeki tüm hayvanları avlayarak öldürebileceğini söyler. Orion’nun bu kadar ileri gitmesi tanrıça Artemis’i kızdırır. Bazı mitolojik metinlerde ise Orion’un kibirli davranışlarına tepki gösteren tanrıçanın yer tanrıçası Gaia olduğu söylenmektedir.Tanrıça Artemis Orion’u davranışlarından dolayı cezalandırmak amacıyla bir akrep gönderir. Akrep görevini başarıyla yapar ve Orion’u öldürür. Daha sonra iki ezeli düşman Scorpius ve Orion gökyüzünde birbirlerine zıt konumlarda yerlerini almışlardır.
Aslında masal burada bitmez. Ophiuchus (bkz. Ophiuchus) iyileştirme yeteneğini kullanarak Orion’u tekrar hayata döndürmüştür. Gökyüzünde Ophiuchus akrebi topuklarının altında ezerken görünür. Akrep Ophiuchus’un ayağının altında batarken Orion’un gökyüzünde tekrar doğmaya başladığına inanılır.




Yay takım yıldızı'nın öyküsü (Zodyak) ;


Zodyak (Burçlar) kuşağındaki Sagittarius yarı at yarı insan yaratıklar olan Centaur’ların kralı Cherion’u temsil etmektedir. Yarı at yarı insan olan Centaur’ların birçoğu zalim olarak bilinirler. Ayrıca bunlar kaba güvenilmez vahşi aldatıcı ve çok içen yaratıklardır. Cherion bu yaratıklardan farklıdır. Cherion’u Güneş tanrısı Apollon Ay tanrıçası Artemis (Diana) ve vahşi hayvanlar yetiştirmişlerdir. Bu yüzden Cherion kibar başkalarını düşünen ve bilgili biridir.



Cherion’un yetenekleri ve bilgileri herkes tarafından kabul edilirdi. Cherion’a birçok ünlü kralın çocukları yeteneklerini ve bilgilerini öğretmesi için gönderilirdi. Öğrencileri arasında Herkül’de vardır.


Herkül yolculuğa çıktığı birgün yolda çok susar ve Cherion’un yanına uğrar. Cherion’dan evinde sakladığı ama yarı at yarı insan yaratıklara ait olan şarabı açmasını ister. Cherion bu isteği kabul eder. Şarabı açınca güzel kokusu memleketin dışına kadar yayılır ve bu kokuyu alan Centaur’lar büyük bir hışımla eve gelirler. Centaur’lar kendilerinden habersiz şaraplarını açtıkları için Herkül ve Cherion’a saldırırlar. Herkül Centaur’ların birçoğunu öldürür. Geri kalanını da şehrin dışına sürer. Cherion olaya hiç karışmamakla beraber Herkül’ün yanında olayı dikkatle izler. Herkül o kargaşada yalnışlıkla zehirli oklarından biriyle Cherion’u da vurur. Herkül bu duruma çok üzülür. Herkül’ün üzüntüsünü gören Zeus bu iyi Centaur’u yıldızlar arasına yerleştirir.


Sagittarius bir erkek vücudunun belden üst kısmıyla bir atın birleşimini temsil eder. Ayrıca bu takımyıldızının Argonaunt’lara (Bkz. Aries) yolculukları sırasında rehberlik etmesi için gökyüzüne yerleştirildiğine inanılır.




Oğlak takım yıldızı'nın öyküsü ( Capricornus );
Capricornus dağlık bir bölge olan Arkadia’da küçük baş hayvanların ve çobanların tanrısıdır.Tanrıların çoğunlukla insan kılığında değil de hayvan kılığında düşünüldüğü ilk zamanlarda Pan da keçi kafalıdır. Sonradan keçi kafasında sadece boynuzlar ve sakalı kalır yüzü de insan yüzü olur.
Oğlak Yunan tanrılarından Pan ile bağlantılıdır. Pan tarım yapan köylülerin kırsal kesimde yaşayan insanların tanrısıdır. Bazı kaynaklara göre bereket ve doğurganlık tanrısıdır. Tanrıların habercisi Pan Hermes’in oğludur. Hermes onu sıcak tilki postuna sararak Olympos’a götürdüğünde bu gülünç varlığı gören bütün tanrılar gülmekten kırılırlar ve ona ‘ bütün’ anlamına gelen PAN derler.
Müziği çok severdi ve kendi adını verdiği ve zamanımızın armonikası diyebileceğimiz bir müzik aleti halen onun adıyla anılır. Zamanını genellikle hanımların peşinde koşarak geçirir ve eğlencesinin sonuçlarını fazla düşünmez. Kendisi çok güçlü bir sese sahiptir. İnsanların hayvanların uyuduğu kızgın ıssız yaz öğlenlerinde birden bire beklenmedik gürültüler koparıp dört bir yana Pan’a özgü (panik) korkular saçarmış.
‘Panik’ sözcüğünün de bu tanrının adından türediği söylenmektedir. Marathon savaşının devam ettiği bir gece Pers’leri bu şekilde paniğe uğrattığı ve Atina’lıların savaşı kazanmalarını sağladığı için Atina’lılar savaştan sonra tanrı Pan’a bir tapınak yaparlar. Pan sözü Yunancada bütün anlamına geldiğinden sonraları Pan’a her şeyi yapabilir bir tanrı payesi çıkarılmıştır.
Pan’ın müzik aleti Pan’a peri Syrinx’i etkilemek istemesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Peri Syrinx Pan’ın aşırı ilgisinden kaçmak için kendisini saz kamışına çevirir. Pan tam periyi kucakladığında sadece bir demet saz olduğunu görüp hayal kırıklığına uğramıştır. O sırada sazlar arasından esen rüzgarın sesi Pan’ı büyüler. O da farklı boyda sazlar seçip onları bal mumu ile birleştirerek flütünü yapar. Müzik aletinin ilham kaynağı peri Syrinx olduğu için flütün adı daha sonra Syrinx olarak da anılır.
Pan kısa boylu tüylü alnında iki boynuzu olan keçi görünümlü bir tanrıydı. Hristiyan tasvirlerindeki şeytana benzerliği dikkat çekicidir. Tek farkı Pan kırmızılar içinde değildir.
Capricornus’un şekli Zeus gibi yeni nesil tanrılar ile Titan gibi eski nesil yaşlı tanrılar arasında geçen büyük kozmik savaştaki bir olayın anısını yansıtır. Bu savaş sonucunda yeni nesil tanrılar savaşı kazanıp evrenin hakimiyetini ele almışlardır. Ancak eski ana tanrıça olan Gaia yeni nesil tanrıların davranışları karşısında öfkelenmiş ve Typhon adında çok güçlü bir canavarı yeni nesil tanrıların üzerine yollamıştır. Bu canavar yaptığı yıkımlar ve olağanüstü gücüyle yeni tanrılar için büyük tehlike anlamına gelir. Canavar yeni nesil tanrılara saldırmak için yaklaşırken Pan olayı fark edip diğer tanrıları uyarır. Hepsinin canavardan korunmak için birer hayvan kılığına girmelerini söyler. Kendisi de bir balık kılığına girmeye çalışır. Ama aceleden tam olarak değişemez. Ve arka kısmı balık olmasına rağmen ön kısmı değişmemiştir. Capricornus takımyıldızı genelde balığın kuyruğundan çıkan keçinin ön ayakları olarak betimlenir.
Daha sonra Zeus canavarla çok çetin bir mücadeleye girer. Pek çok yerinden yaralanmıştır. Ancak Hermes ve Pan’ın yardımıyla tedavi olur ve gücünü yeniden kazanarak canavarı yıldırımlarla yaralar. Typhon’u Etna Dağı’nın derinliklerine hapsetmiştir. Masala göre bu bölgede gerçekleşen deprem ve volkanik etkinliklerin nedeni Typhon’un gürültülü horultuları olduğundan söz edilir.
Tüm bu olaylardan sonra Zeus Titan’a karşı olan savaşta yaptığı önemli işler nedeniyle Pan’ı gökyüzünde yıldızlar arasına koyarak onurlandırmıştır.
Capricornus literatürde “Boynuzlu Keçi” anlamına gelmesine rağmen genellikle “Deniz Keçisi” ya da “Keçi Balık” olarak anılır. Eski bir takımyıldızdır ve Zodyak kuşağının ilk üyelerindendir. Boynuzlu hayvanlar özellikle ibex (boynuzları arkaya doğru kıvrık bir dağ keçisi) tarih öncesi tapınılan resimlerde görülmektedir.


Kova takım yıldızı'nın öyküsü (Aquarius );
Mitolojinin oniki büyük tanrısı Olympos’ta otururdu. Olympos Makedonya ile Tesalya arasında oldukça heybetli bir sıradağın en yüksek tepesiydi. (Olympos ismi yalnız tanrıların oturdukları; yüksekliği 2985 metreye varan meşhur dağın ismi değildir. Bizim Anadolumuzda bile bazı dağların isimleri eskiden Olympos’du. Bugün isimleri Uludağ Aladağ ve Hisardağı olan dağların isimleri de eskiden Olympos’du.)
Olympos dağının Ulu tanrısı dünyanın sahibi tanrıların ve insanların babası her güzel varlığın yaratıcısı olan Zeus yalnız kadınların güzelliğine vurgun değildi. O güzel olan herşeye hatta delikanlılara bile gönlünü kolayca kaptırıyordu. Zeus birgün yeryüzünde olağanüstü güzelliğe sahip bir delikanlı gördü. Ganymedes adını taşıyan bu delikanlı Truva şehri kralı Tros’un oğludur. Su taşıyıcısı olarak bilinen Ganymedes Olympos dağında yaşayan tanrılara fincan veya kupalarda içecek taşımakla görevlidir. Bu delikanlı o kadar hoş ve güzeldi ki Zeus onun cazibesinden kendini kurtaramadı. Fanilerin arasında görüp beğendiği ve sevdiği bu genci daima yanında bulundurabilmek için yeryüzünden kapıp Olympos’a çıkarmayı düşündü. Bir gün Ganymedes İda dağının (Bayramiç ile Erdemit arasında 1767 metre yüksekliğinde bugün Kazdağı denilen dağın eski adı İda’ydı.) yamaçlarında sürüsünü otlatıyor ve bir kayanın üzerine oturmuş kaval çalıyordu. Kocaman bir kartal şekline giren Zeus Olympos’un tepesinden aşağı doğru süzüldü ve Ganymedes’in arkasından geldi. Ansızın üzerine çullandı ve onu kaptığı gibi doğru tanrıların dağına uçurdu. Bu genç çoban Olympos tanrılarının yiyeceği olan Ambrosia ile içenlerin ölümsüzlük kazandıkları ve tanrılara mahsus içki olan nektarla beslendi. Bu suretle güzel yüzü hoş endamıyla tanrıların gözünü okşamak için ebedi gençliğine muhafaza etti.
Başka bir masala göre Ganymedes’i kaçıran şafak tanrıçası Eos’tur. Şafak tanrıçası gül renkli parmaklara sahip güzel ve gönül alıcı bir bakireydi. Her sabah doğu tarafından göğün kapılarını açarak Güneş’e yol verirdi. Eos Ganymedes’e karşı tutku ve öfke karışımı bazı hisler beslemektedir. Ancak tanrıların tanrısı Zeus Ganymedes’in çekiciliğinin farkına varıp onu tanrıça Eos’un elinden alır.
Mısır kökenli bir masalda ise Aquarius Nil nehri tanrısı olarak bilinir. Büyük bir olasılıkla Aquarius’un kupasından dökülen su Nil nehrinin kendisini temsil etmektedir. Aquarius su tanrısı olarak da bilinmektedir. Bazı toplumlara göre iyi bazılarına göre ise kötü bir tanrıdır. Kuru iklimlerde yaşayan Etiyopya ve Yunan toplumları için Aquarius çok iyi bir tanrıydı. Çünkü hasat zamanı kendilerine bolca yağmur getiriyordu. Ancak Babiller için iyi bir tanrı değildi Güneş’in Aquarius’a geldiği ayda yağmurun lanetinden söz etmeye başlarlardı. Güneş Aquarius’a girdiği an yeni yıl başlar yani bahar yaklaşmaktadır ve suyun başladığı bu mevsim bereketli ürünlerin müjdecisidir.
Aquarius kuzey yarımkürede Pisces(Balık) ve Cetus(Balina) takımyıldızlarının yanında bulunur. Su taşıyıcısı kendi kupasındaki suyu Piscis Austrinus’un (Güney balığı) ağzına dökmektedir.



Balık takım yıldızı'nın öyküsü (Pisces);


Pisces eski bir takımyıldızdır. Bu takımyıldızın masalı toprak ana Gaia ile ölüler ülkesinin en derin yerinde olan Tartaros’un çocuğu olan Typhon ile ilgilidir. Typhon eski Yunan tanrılarının en korkuncuydu. Bir rivayete göre Typhon’un yüz tane başı vardı. Başları yıldızlara değebilirdi. Tüm başlarından kara diller ve gözlerinden ateş çıkarırdı. Ayrıca bu dev canavarın yılan ayakları ve gökyüzünü saracak kadar uzun kolları vardı. Bu korkunç canavar ile Olympos’taki tanrılar bile dövüşmekten kaçınırlardı. Bir gün Typhon tanrıların evi olan Olympos’a saldırdı. Ve tanrılar kendilerini bir hayvana dönüştürerek kaçmaya çalıştılar. Zeus kendini bir koça dönüştürdü şarap tanrısı Dionysos bir keçi haline geldi tanrıların habercisi Hermes ( Merkür ) balıkçıl bir kuş şeklini aldı. Güzellik tanrıçası Aphrodite ve oğlu sevgi tanrısı Eros ise Nil nehrinden geçebilmek ve canavardan daha rahat kaçabilmek için bir çift balık halini aldılar. Athena (Minerva ) sonradan bu olayı ölümsüzleştirmek için bu iki balık figürünü yıldızların arasına yerleştirdi.



Bu balıklardan biri olan göz kamaştırıcı güzelliğe sahip Aphrodite bir efsaneye göre dalgaların köpüğünden doğmuştur. Bir ilkbahar sabahı Kıbrıs adası kıyılarında kıpırtısız olan deniz birden bire köpüklü beyaz bir dalga ile hareketlendi. Ve bu dalgayla birlikte bir sedef kabuğu kıyıya vurdu. Sedefin kapağı açıldığında içinden güzeller güzeli Aphrodite ve beraberinde aşk tanrısı olan oğlu Eros çıkmışlardır. Aphrodite güzelliğiyle sadece tanrıların değil insanlarında gönlünü fethetmiştir. İnsanların kalplerine sevgi ve aşk tohumları serpiyor onlara sevinç veriyordu. Aphrodite gücünü sadece insanlar üzerinde göstermezdi. O tüm tabiata söz geçirebilirdi. Aphrodite gibi Eros da tanrıların ve insanların kalplerinde aşkın ilahi ateşini yakar onların mutluluklarını veya bahtsızlıklarını hazırlardı. Eros’un elinde oklar veya tutuşmuş kızgın bir meşale bulunurdu. İnsan ruhu neşesini de ıstırabını da hep Eros’a borçludur.


Burçlar kuşağındaki Pisces Aphrodite ve Eros’un birbirlerine iple bağlı görünen iki balık figürünü temsil eder








Yinede sen ; son sevdigim
uğruna sevgiler aşklar tükettigim.İLLede sen tek bildigim
คqåтђค isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
bilmak, burcunuzun, hikayesini, mitolojik, İstermisiniz


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557