Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kadınca > Bebeğim
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Bebeğim Bebekleri olan üyelerimizin bebekleri hakkında bilgi edinebileceği ve paylaşım yapabileceği forumdur.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 24 Nisan 2012, 11:37   #1 (permalink)
Ee Sonra ?

.SuяLч. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Ağustos 2011
Nerden: Kıbrıs
Yaş: 25
(Mesajlar): 12.985
(Konular): 3475
Renkli Para : 28612
Aldığı Beğeni: 89
Beğendikleri: 13
Ruh Halim: none
Takım :
Standart Türk ailesini artık çocuklar yönetiyor

287 ofisi ile faaliyet gösteren BBDO 2012 yılı boyunca Türk kültürünü ve kültürün belirlediği davranışları incelediği araştırma dizisinin "Türkiye'de Çocuk Olmak" başlıklı araştırmasının sonuçları açıklandı. BBDO, Virtua Araştırma ve MediaCat dergisinin işbirliğiyle sürdürülen araştırma kapsamında pedagog ve antropologları 228 çocuk üzerinde, her çocuğa ortalama 2.5 saat ayrıldığı derinlemesine araştırma ve gözlemler yapıldı. Ortaya çıkan verilere göre Türk aile yapısında çocuk doğduğu andan itibaren ailenin karar alma mekanizmasına yön veriyor. Avrupa'da ise çocuk ailenin aldığı kararlara göre davranmak zorunda. Mediacat, Virtua Araştırma ve 1990 yılından bu yana reklam sektörünün öncülüğünü yapmış, Alice BBDO Reklam Ajansı oldukça ilginç ve bir o kadar da önemli bir araştırmaya imza attı. "Türkiye'nin Aklını Okuyoruz'' sloganı ile yola çıkan Alice BBDO, 2012 yılı boyunca gündelik hayatın farklı alanlarına odaklanarak Türk kültürünün kendine has davranışlarını, olaylara tepkilerini ve bakış açılarını incelediği bir dizi araştırmaya imza atıyor. Çeşitli konu başlıkları altında toplanan araştırma sonuçları, günümüzde marka tercihlerini belirleyen etkenler ve yaşadığımız kültürün tüketim kalıplarını nasıl belirlediğini ortaya koyuyor. Araştırmanın 3. ayağının konu başlığı ise "Türkiye'de çocuk olmak" .
Araştırmaya; Türkiye'de çocuk eğitimi ve ebeveynlik ilişkisi üstüne yazılmış makale, tez ve kitaplar incelenerek başlandı. Ardından, sahaya çıkıldı ve 228 anaokulu öğrencisi ile görüşme ve gözlemlerde bulunuldu. 6 yaş grubundaki çocukların katılımı ile üç odak grup görüşmesi gerçekleştirildi ve çocuk gruplarının ardından çocukların anneleri ile bir araya gelinerek, aynı konu uzman pedagoglar tarafından bir de onların ağzından dinlendi.
Türkiye'de Çocuk Ailenin Kararlarını Direk Etkiliyor

Türkiye'de çocuk olmak; oyun oynamakta olan çocuğuna, oyunu bırakıp eve gelmesi için seslenen annenin yüksek perdeden buyurgan sesine veya terlemiş mi diye bir anda çocuğun sırtından içeri giren teklifsiz anne eline aşina olmaktır. Bir kadın için çocuk sahibi olmak ise; hiçbir şeyin bir daha eskisi gibi olmayacağı anlamına geliyor. Türk kadını anne olur olmaz, yepyeni bir ruh haline giriyor ve hem kendi hayatını hem de çocuğunun hayatını geri dönülmez bir şekilde değiştiriyor. Bu nedenle, Türkiye'de anneler ne kadar "kutsal" ise çocuklar da o kadar "dokunulmaz" ve farklı oluyorlar.
Türkiye'nin aksine, Batılı toplumlarda çocuk, ebat olarak küçük bir yetişkin olarak kabul ediliyor ve hayat, küçük insanın aileye katılımıyla olağan seyrinde devam ediyor. Bu yapı içinde çocuklarla yeri geldiğinde tartışarak, yeri geldiğinde konuşarak pazarlık ediliyor. Bu nedenle çocuğun varlığı ailenin sosyal hayatının devamlılığı için büyük bir engel oluşturmuyor. Biz Türkler ise yanlarında çocukları ile dağ yürüyüşlerine giden, ya da müzik festivallerine katılan yabancıları garipsiyoruz. Çünkü Türkiye'de, çocuk –özellikle yüksek eğitim ve gelir seviyesindeki aileler için- daha doğmadan hayatın merkezine oturuyor. Gidilecek restoranın çocuğa uygun olup olmaması yemeğin kalitesinden daha önemli hale geliyor. 2010 yılı verilerine göre nüfusun %10'unu oluşturan, 3-7 yaş arası çocukların Türk tüketicisi üzerindeki etkileri saymakla bitmiyor. Bu yaş aralığındaki çocukların tüketim alışkanlıklarını inceleyen Valkenburg ve Cantor'a göre çocuk gelişiminde bu aralık "sürekli isteme ve pazarlık etme" davranışı ile belirleniyor ve isteği karşılanmayan çocuk ebeveynleri ile çatışmaya başlıyor. Çatışma ise neredeyse her zaman çocuğun zaferi ile sonuçlanıyor.
Araştırma sırasındaki görüşmelerde annelerin üstüne basa basa söylediği gibi çocuğun aileye katılması ile ebeveynlerin o güne dek geliştirdiği bütün tüketim alışkanlıkları altüst oluyor ve çocuğun dayatmaları doğrultusunda yeniden belirleniyor. Bu değişim süreci ile sokak alışverişi yerini, düzenli AVM ziyaretlerine, lüks restoranlar ise yerini sinemaya yakın fastfood restoranlarına bırakıyor. Bu hali ile Türk annesi için çocuk, sürekli olarak kontrol altında tutulması "zapt edilmesi" gereken ve çoğu zaman "korkutucu" bir varlığa dönüşüyor. Tavizkar anne her türlü sıkıntıya göğüs geriyor, hatta araştırma sırasında sırf çocuk sarı saç seviyor diye, sürekli boyanmaktan yanan saçının hikayesini anlatan annelere rastlandı.
Evde kurt, okulda kuzu, dışarıda tilki!

Türkiye'de ise çocuk Avrupa'daki yaşıtlarına göre çok daha özel bir konumdadır ve Türk toplumu tüm gücü ile ebeveyn karşısında çocuğun tarafında saf tutar. Örneğin eğer bir anne çocuğuna istediğini almıyor, ya da çocuğun taleplerini görmezden gelerek ağlamasına izin veriyorsa, toplum devreye girer ve çevredeki bireyler çocuğu koruyarak, anneyi kınar. İstediği alınmayınca alışveriş merkezinde yere yatıp ağlamaya başlayan kızını bırakıp uzaklaşır gibi yaptığı için bir grup yaşlı kadının gazabına uğrayan Leyla Hanım'ın hikâyesinin diğer tüm katılımcılar tarafından onaylanması, toplumun anneler üzerinde kurduğu baskının ne boyutlara varabileceğini gösterir. Bu nedenle bir Türk annesi için isteme konusunda doyumsuz olan ve arkasına toplumun desteğini alan çocuğuna direnmek beyhude bir çabadır. Araştırma sırasında yapılan görüşmelerde yer yer denenen ama sonunda hep vazgeçilen bu direnişin nasıl kabullenme ile noktalandığını gözler önüne serdi :
"Her şeyi küçük yaştaki kızım Nevra belirliyor. Alışveriş sitesinin çocuk kısmını açıp istediklerini kendi seçiyor. Ben almıyorum çünkü benim aldıklarımı giymiyor. Artık bir hükmüm yok benim."
"Hevesleniyor, onun hevesini kırmak istemiyorum. Yani çatışmak istemiyorum açıkçası, çocuklar en çok anneyle çatışıyor çünkü." Görüşleri durumun ne kadar vahim durumda olduğunu gösteriyor.
Ancak diğer taraftan, toplumun da bu ilişkide tutarlı bir saf olduğunu söylemek mümkün değil. Türk toplumu, bir yandan doğrudan otorite konumundaki annesine karşı çocuğu desteklerken, bir yandan da çocuk ile doğrudan ilişkisi olmayan bireylere çocuğa müdahale etme yetkisi veriyor. Kendi kendine oynarken, yakından geçen bir yetişkin tarafından alıkonulan ve isteğine karşın ve tüm protestolarına rağmen öpülmekten ve mıncıklanmaktan kurtulamayan çocuğun görüntüsü tam da bu durumu örnekliyor. Özetle, Türkiye'deki yaygın sosyalleşme çocukları, birincil otorite figürü olan ebeveynlerine karşı güçlendirip, direnmeye yönlendirirken, ikincil konumda olan otorite figürlerine karşı katıksız itaate zorluyor. Aynı sosyalleşme ile büyümüş anne-baba da çocuklarını kontrol etme konusunda kendini yetersiz hissettiğinde, sıklıkla bu ikincil, soyut otorite figürlerine başvuruyor :
"Çocuğum sessiz ol, bak şoför amca kızacak", ya da "bak garson amca kaşını çatıyor" hep bu çabaların ürünü olarak toplumsal dağarcığımızda yer alır.
BBDO'nun Virtua Araştırma şirketi ile birlikte yaptığı araştırma sırasında görüşülen Mina ve annesinin bu dolaylı otorite kullanımını çarpıcı bir şekilde örneklediği görüldü:
Mina, Piyano öğretmeni gibi büyük küpeler takmak istemekte ve annesinin tüm telkinlerine rağmen küpeleri için savaşmaktadır. Pes etmek zorunda kalan annesi ise durumu anaokulu öğretmenine havale eder ve küpelerin sadece piyano dersleri sırasında takılmasını anaokulu otoritesi sağlar. İster Leyla Hanım gibi direnişe direniş göstersin, ister Mina'nın annesi gibi çatışmadan kaçınsın, tüm anneler okulun koyduğu kurallardan ve bu kuralların sıkı sıkıya uygulanmasından son derece memnundur.
Çocuk "Okulda her şeyi yiyor ama evde sebze neden yemiyor?''

"Okulda her şeyi yiyor ama evde sebze çok zor, bin taklayla" görüşünün araştırılması sırasında ise çocuklara 'Okulda neden yiyorsun' diye sorulduğunda, 'okulda yemem lazım' cevaplarını verdikleri görüldü. Ispanak ya da pırasa yemek evde pazarlık konusu olabilmektedir ama okulda bu yemeklerin yenmesi gereklidir çünkü okul, çocuk için mutlak otoriteyi temsil eder ve koyduğu kurallar pazarlığa açık değildir.
Bir kere bu toplumsal yapının içinde var olan çocuk, ister gittiği restoranda referans verilecek garson olsun, ya da anaokulunda ders veren öğretmen, hayatının her evresinde farklı şekilde karşısına çıkacak soyut otoriteye karşı kabullenici olur ve her hareketi bu yolla kontrol edilir. Bu nedenle Türkiye'de çocuk olmanın kodu, birincil otoriteye isyan, ikincil otoriteye kayıtsız şartsız itaat etmektir.
Pazarlama teknikleri açısından araştırma sonuçlarına bakıldığında ise çocukla anne arasında ateşkes elçisi olan markaların kazançlı çıkacağı görülüyor. Çocuklar; hem kendi istek ve ihtiyaçları için önemli miktarda para harcadıkları, hem ailelerinin harcama kalıplarını ve kararlarını önemli oranda etkiledikleri, hem de ileride marka sadakati geliştirecekleri için çok önemli bir pazardır. Nielsen verileri çocukla birlikte alışverişe çıkan ailelerin %82'sinin daha fazla tükettiğini göstermektedir. (AC Nielsen Zet, 1999). Bu pazar ebeveyn ve çocuğun iradelerini birbirlerine dayattıkları bir savaş alanıdır ve iki taraf da kontrolü ele almak için mücadele verirler. Dolayısıyla bu pazara yönelik iletişim yapan bir marka, Zaltman'ın kontrol metaforuyla hareket etmeli ve hem marka tercihini dayatan çocuğun, hem de bu markayı satın alım gücünü elinde bulunduran annenin kontrol sahibi olduğunu hissettirmelidir. Zira iki taraftan biri bu süreçte kendini yeterince güçlü görmezse, ilgili ürün reddedilir ve hatta zaman zaman fiziki olarak yok edilir. Yok etme davranışının en uç örneğini ise araştırma sırasında çocukların sadece anneleri tarafından seçilen uzun kollu kıyafetleri keserek istedikleri gibi kısa kollu yapan çocuklar tarafından dile getirildi.
Bu nedenle iki taraftan sadece birine odaklanan, ya da birisine yönelik konuşurken, diğer tarafı sadece unutmadım demek için görsel olarak iletişime katan markalar başarısız olur. Bir markanın bu yaş grubu çocuklara hitap eden bir ürün ile başarılı olabilmesi için her iki tarafın da istediğinin olduğuna inandığı, "gönlünün olduğu" ortak bir nokta bulmalı ve bunu toplumun önünde iki tarafa da aktarması gerekir.
Üstelik iki taraf için ortak bir çözüm haline gelen "Nesquik, Ozmo, Disney Channel gibi ..." markalar toplum tarafından da onanır ve iki taraf arasında kurulan ateşkes kutsanır. Bu nedenle iki tarafın da kontrol için kıyasıya savaştığı bu pazarda iletişimin şifresi UZLAŞMAdır.
Türkiye'nin Davranış Şifrelerini Belirleyen Araştırmalar Nasıl Yapıldı ?

2012 yılı boyunca BBDO, Virtua ve MediaCat işbirliğiyle gündelik hayatı göz önünde bulundurarak "Flört", "Türk İmgesi", "Türkiye'de çocuk olmak',"Gençlik", "Güzellik ve Şişmanlık", "İş ve Para", "Mükemmellik", "Liderlik" ve "Lüks Alışveriş" başlıklarından oluşan toplam 8 ana konu üzerinde ayrıntılı bir araştırma yapılmasına karar verildi. Elde edilen bulguların etkili bir iletişim ve pazarlama stratejisinin nasıl olması gerektiği yönünde kaynak niteliğini taşıyacak olması açısından büyük önem taşıyor. Konu hakkında bilgi veren, Alice BBDO Stratejiden Sorumlu Ajans Başkan Yardımcısı Haluk Sicimoğlu araştırmanın son derece önemli olduğunu belirterek şunları söyledi : "Ajans olarak önemli bir çalışmaya imza attığımızı düşünüyoruz. Türkiye çok genç ve dinamik bir toplum. Dolayısıyla davranış biçimleri hızla farklılaşabiliyor. Bu araştırma sonuçlarıyla kendimizi daha yakından tanımış olacağız. Elde ettiğimiz verilerin pazarlama ve reklam sektörü kadar tüm Türkiye için önem taşıdığına inanıyoruz."






.SuяLч. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
ailesini, artık, çocuklar, türk, yönetiyor


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557