Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kadınca > Bebeğim
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Bebeğim Bebekleri olan üyelerimizin bebekleri hakkında bilgi edinebileceği ve paylaşım yapabileceği forumdur.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 17 Ağustos 2011, 22:51   #11 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

Dikkat Bebekler herşeyi anlıyorlar !!!

Almanya’daki Heinrich Heine Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikosomatik ve Psikoterapi Kürsüsü ile halen çalıştığı Düsseldorf Psikanaliz Enstitüsü kurucularından Doç. Dr. Celal Odağ, İzmir’de kurduğu Halime Odağ Psikanaliz ve Psikoterapi Vakfı’nda, bebeklik çağına ilişkin araştırmalar hakkında bilgi verdi.

Bu dönemin, 30 yıl öncesine kadar “duymaz, duyumsamaz, anlamaz” şeklinde düşünüldüğünü belirten Dr. Odağ, 1970’li yıllardan bugüne yapılan araştırmaların, bebeklerin birçok mesajı son derece iyi şekilde duyumsadığını, çok duyarlı olduklarını, duygular arasındaki farklılıkları ayrımsadıklarını ortaya koyduğunu kaydetti.
Bebekler verilen ve verilmeyen, sömüren ve sömürmeyen, özerklik tanıyan ve tanımayan sevgi arasındaki farklılığı algılayabiliyor.

Bebeklerin, verilen ve verilmeyen sevgi arasındaki farklılığı algılayabildiklerini belirten Dr. Odağ, “Sömürenle sömürmeyen, özerkliği tanıyanla tanımayan sevgiler arasındaki farkları tanıyabiliyorlar. Yalnız bu farkları tanımakla kalmayıp, bunun sınırlarını da tanıyorlar” dedi.

Son 30 yıldaki araştırmalara göre, bebeklerin en azından anne kadar etkin canlı varlık olduklarının belirlendiğini ifade eden Dr. Odağ, anne ve bebeğin sürekli etkileşim içinde bulunduklarını, bebeğin hiç bir zaman edilgen, pasif varlık şeklinde görülemeyeceğini vurguladı. Dr. Odağ, anne bebek ilişkisinde, bebeğin de etkin olduğunu belirtti.

Dr. Celal Odağ, “Bebeklerin de dürtüleri ve sevilme, korunma, beslenme, sıcaklık alma gibi gereksinimleri var. Bütün bu gereksinimlerindeki her türlü dengesizlik, bebek tarafından engellenme olarak anlaşılır ve bu aynı zamanda şiddetin de kaynağıdır” dedi.

Dr. Odağ, bu dönemin özelliklerinin çok iyi bilinmesi gerektiğini, bebek ve çocukların haklarına dikkat edilmediği yerlerde oyun oynamasını, içinde bulundukları dönemi öğrenememelerinin, en önemli şiddet nedenleri arasında sayılabileceğini kaydetti.






Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 17 Ağustos 2011, 22:51   #12 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

Bebek koltuğu arka ortada olmalı


Almanya’da Berlin Teknik Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, arabalardaki bebek koltuğunun yaygın düşüncenin aksine arka koltuğun sağına ya da soluna değil, tam ortaya konulmasının daha güvenli olduğu sonucunu ortaya koydu. Araştırma, 4 yıl boyunca yaklaşık 100 çarpışmanın test edilmesiyle gerçekleştirildi.

Araştırmaya göre, arka koltuğun orta kısmı camlara ve kenarlara uzak olduğu için bebeğin kazayı, hasarsız ya da az hasarla atlatması mümkün. Ağır kazalarda dahi bebeklerin en az zarar gördükleri yer arka koltuğun tam ortası.
Berlinli araştırmacıların tezini Türk uzmanlara sorduk. Doğuş Otomotiv Eğitim Şefi Engin Bekem bebek koltuklarıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Arka koltuğun ortası neden güvenli?
Çünkü bu bölge tehlikelerden uzak bir bölge. Ortada oturan bebeğin çarpma anında camdan fırlayacağı yönünde yanlış bir kanı vardır. Eğer bebek koltuğu arka ortaya doğru bir teknikle monte edilir, emniyet kemeriyle doğru sabitlenirse çocuğun kaza esnasında ön camdan fırlaması söz konusu olmaz. Bu açıdan bebek koltuğunun ortada olması daha güvenlidir. Ancak koltuğun çok iyi monte edilmesi ve emniyet kemerinini doğru bağlanması gerekir. Çünkü arka ortada ISOFIX yani sabitleme kancası yoktur, bebek emniyet kemeriyle sabitlenir. Ancak iki çocuk varsa o zaman ISOFIX kancası ile sabitlenebilir. Çünkü bebek koltuğunu bu kancalara çok iyi oturtalabiliyorsunuz.

Türkiye’de bebek koltuklarına yeterince önem veriliyor mu?
Hayır, bebek koltuğu satanlar bile bilinçsiz. Zaten ülkemizde çocuk koltuğu kullanımı da yeterli değil. Örneğin, Amerika’da doğum yaptığınız hastaneden çıkarken aracınızda ana kucağı yoksa sizi taburcu etmiyorlar, Türkiye’de ise böyle bir şey sözkonusu bile değil.
Türkiye’de bu konuda bilincin ne düzeyde olduğunu anlamak için seyir halindeki araçlara bakmak yeterli oluyor. Bir bakıyorsunuz bir adam kucağına çocuğunu almış, ona araba kullandırıyor. Geçtiğimiz günlerde böyle bir kaza yaşandı ve çocuk hayatını kaybetti. Çocuğunu kucağına oturtarak araba kullandıran baba, bu davranışının bedelini çocuğunun canıyla ödedi.

Bebek koltuğu arka ortaya nasıl bağlanır?
Tekniğine uygun bağlamak gerek, aksi halde bu durum, çok daha büyük tehlike yaratır. Çünkü doğru bağlanmayan arka orta koltuk, çocuğun ön cama doğru fırlamasına neden olur. Ailelere bebek koltuğu satanlar tarafından eğitim verilmeli. Bu eğitimlerde çocuğun kaç yaşına kadar ön koltuğa oturtmaması gerektiği de anlatılmalı. Ailelere uygulamalı olarak nasıl bağlayacakları ve nelere dikkat etmeleri gerektiği öğretilmeli.






Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 17 Ağustos 2011, 22:51   #13 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

Bebek Yada Çocuklarda Ateşlenme
Bebeğin Yahutta Çocuğun Rahatsızlanması Durumunda Yapılması Gerekenler

Bebeklik ve çocukluk çağında anne ve babaları en çok endişelendiren durumların başında ateş geliyor.

Acıbadem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Kandemir "Ateş, vücudun farklı virüs, bakteri ve diğer mikroorganizmaları tanımlama ve onlarla savaşın nedeni ile ortaya çıkar" diyor. Ateşin en sık görülen sebebi enfeksiyonlardır.

Ateşten şüphelenildiğinde, çocuğun mutlaka vücut ısısı ölçülmelidir. Alnına dokunularak hissedilen vücut ısısı güvenilir değildir, bu yüzden termometre kullanmak gerekir.

Dr. Kandemir "Eğer çocuğunuzun vücut ısısı makattan 38 C üzerinde, kulaktan 37.8 C, koltuk altından 37.2 C üzerinde ise, ateşli kabul edilebilir" diyerek aileleri uyarıyor.

Ne yapabilirsiniz?
- Susuzluğu engellemek için, vücut sıvısını eksik bırakmamak gerekir. Su, çorba, meyve suları verilebilecek iyi seçeneklerdir.

- Okula giden çocuklar ateş 24 saat yükselmeyinceye dek evde istirahat etmelidir.

- Alın, şakaklar, koltuk altı, kasıklar ve bacak arkalarına ıslak ve ılık kompres uygulanması, ateşi düşürmede oldukça etkili bir yöntemdir. Soğuk su ve alkol, ateşte daha fazla yükselmeye sebep olabilecek titreme yaratacağından, kullanılmamalıdır. Uygulanan kompresler sık sık deşiştirilmelidir.

- Aşırı kıyafet giydirme, ateşin daha fazla yükselmesine neden olabileceğinden, çocukları çok az giydirmeli, uyuturken giysiler daha da azaltılmalıdır.

- Reye sendromu olarak bilinen ani karaciğer ve beyin hasarı ile seyreden hastalığa neden olduğu için, 12 yaş ve altındaki çocuklarda aspirin, ateş düşürücü olarak önerilmemektedir.

- Doktora danışmadan ilaç verilmemelidir.



__________________





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 17 Ağustos 2011, 22:51   #14 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

Bebekte otistik Bozukluk


Otistik bozukluğun genel anlamda belirgin belirtileri olmasına karşın, bazı durumlarda anne babalar tarafından geç farkedilebilmektedir. Otistik bozukluk, ilk 36 ayda bazı belirtiler vererek yavaş yavaş kendini göstermeye başlar. Normalde bebeklerin gelişim dönemleri içerisinde bebeklerin anne veya diğer insanlar ile iletişim ve etkileşim şekli önemlidir. Bebek ilk doğduğu andan itibaren etrafı ile iletişim ve etkileşime girmek ister . Bu iletişim ve etkileşim; göz ile nesneleri ve insanları takip ederek, agulama ile sinyal vererek, karşısındakine gülümsemede bulunarak, göz kontağı kurarak olabilir. Otistik bozukluğun başlangıcının, ilk 36 aydaki belli bir normal gelişim döneminden sonra görülebileceği gibi, doğumdan itibaren bazı belirtiler ile birlikte de görülebilir.
Otistik bozukluğu olan çocuklarda üç temel belirti vardır. Bunlardan birincisi iletişim alanındadır. Yani konuşma, jest ve mimikler vb, araçlar ve etraf ile iletişimin olmaması veya çok kısıtlı ve sınırlı olmasıdır. Aileler çoğunlukla çocuklarını ''konuşmuyor'' diye kulak-burun-boğaz hekimine veya çocuk hastalıkları hekimine götürürler. Daha sonra da, yapılan tetkiklerin normal çıkması ile çocuk psikiyatristlerine giderler. İkinci bozulan alan ise çevre ve diğer insanlar ile etkileşim alanıdır. Yani çocuk başkaları ile duygularını, başarılarını, sevinçlerini paylaşmaz ve etrafındaki insanlar ile karşılıklı etkileşime girmek istemez. Zaten otizmin kelime anlamına uygun olarak '' kendi halinde, kendi kabuğunda” davranır. İnsanların duygusal değişiklikleri ve sinyalleri onları etkilemez veya çok sınırlı olarak etkileşim görülür. Yaşıtlarının yanına gitmez, onlar ile ilgilenmezler. Üçüncü temel bozulma alanı ise ısrarla tekrarlayan davranışlar ( dönme, sallanma, zıplama vb.) ve çok sınırlı olan ilgi alanıdır. Bu durumdaki bir çocuk çamaşır makinasının dönen merdanesi karşısında saatlerce oturup bakabilir veya bir arabanın tekerleğini saatlerce çevirebilir veya bir eşyanın parçası ile saatlerce oturup uğraşabilir.
Ek olarak ayak ucunda yürüme, yandan bakış, ağrıya dayanıklılık, yemek konusunda gıda seçimi vb belirtiler ile otistik çocuk diğer çocuklardan kolaylıkla ayırt edilir. Otizmin temel tedavisi eğitim olmakla birlikte erken tanı ve hastalığa başka sorunların eşlik edip etmediği önemlidir.

Önemli olan anne babaların bu konuda uyanık olarak erken tanı ve tedavi açısından bilgili olmalarıdır.





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 17 Ağustos 2011, 22:52   #15 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

Milyonlarca bebekte 'ciddi' doğum kusuru

Doğum kusurunda, annenin bebeğin sağlığıyla yeterince ilgilenmemesi de rol oynuyor.
Dünyada her yıl yaklaşık 8 milyon bebeğin doğum kusurlarıyla dünyaya geldiği belirtilinmekte.Doğumunda kusur görülen bebeklerin birçoğu ölüyor ya da sakat kalıyor.
Doğumdan gelen kusurların yüzde 70'inin önlenebilir, tedavi edilebilir ya da düzeltilebilir olduğu beliliniyor.
Yılda 7.9 milyon bebek, kısmen genetik nedenler, gebelik sırasında annenin geçirdiği rahatsızlıklar ve alkol kullanımı gibi faktörler nedeniyle kusurlu doğuyor.5 yıl süren araştırmalarda, her yıl beş yaş altında 3.3 milyon çocuğun doğum kusuru nedeniyle öldüğü, 3.2 milyonunun da zihinsel veya bedensel engelli kaldığı ortaya çıktı.
Doğum kusurunda, annenin bebeğin sağlığıyla yeterince ilgilenmemesi, yaşı büyük anneler ve akraba evliliği gibi faktörlerin önemli rol oynadığı bilinmekte.
Afrika, Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Asya'da yaşayanların, Akdeniz anemisi ve Glikoz 6 Fosfat Dehidrogenaz Eksikliği (G6PD) gibi ortak miras olan hastalıklar nedeniyle daha fazla risk altında oldukları, ciddi bir doğum kusuruna sahip bebek dünyaya getirme oranının her anne adayı için yaklaşık yüzde 5 olduğu da bilinmektedir....






Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 17 Ağustos 2011, 22:52   #16 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

Çocuğunuzun Omurga Gelişimine Dikkat Ediyormusunuz?


SKOLYOZ : Omurga 3 boyutlu eğimidir.Normal omurga önden veya arkadan bakıldığında düzdür. Yine normal olarak yanlardan bakıldığında omurga göğüs bölgesinde, arkaya “kifoz” bel bölgesinde öne “lordoz” doğru eğimlidir. Skolyozda yukarıdan aşağıya bakıldığında tüm vertebralar sırt veya bel bölgesinde bir yöne doğru eğilmişlerdir. Omurganın merkezinden üstten aşağıya bakıldığında omurgaların bir kısmı bükülmüşlerdir. Bu da “genelde sağ” kaburgaların çıkınıtılı olması sonucunu doğurur. Skolyoz ailenin birden fazla üyesinde aynı veya farklı kuşaklarda ortaya çıkabilir. “skolyoz, çocuğun veya ailesinin yaptığı veya yapamadığı bir şey nedeni ile gelişemez” Kötü vücut postürü veya ağır çanta taşımak Skolyoza neden olmaz. Skolyoz genelde buluğ çağında ortaya çıkan bir omurga deformitesidir. Nasıl Fark Edilir?Skolyozun en çok görülen bulgularından birisi sağ tarafta belirginleşen kürek kemiği çıkıntısıdır. Bir omuz diğerinden daha yüksek olabilir ve çocuk bir tarafa eğilmeye eğilimlidir. Kalça kemikleri simetrik olmayabilir ve biri diğerinden daha yüksekmiş gibi görünür. Skolyozu bozuk duruş ile karıştırmamak gerekir. Sıklıkla skolyozun ilk belirtilerinden biri daha önce giyilebilen giysilerin vücuda tam oturmamasıdır. Bu kızlarda eteğin veya giysinin çizgilerinin asimetrik olması ile belirginleşir. En çarpıcı bulgulardan birisi skolyozlu bir çocuğun öne eğilmesi ile ortaya çıkan kaburga çıkıntısının ortaya çıkmasıdır.





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 17 Ağustos 2011, 22:52   #17 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

Skolyoz Tedavi Edilebilir mi?

Şu anda ne skolyoz başlangıcını önleyecek ne de skolyozu cerrahi olmayan yöntemlerle tedavi edilebilecek bir yöntem mevcut değil. Skolyoz tespit edildiğinde doktor hastayı değerlendirme ve tedavi için ortopedik spinal cerrah göndermelidir. Böylelikle hasta ayakta çekilen omurga röntgeni ve periodik kontrol muayeneleri şeklinde takibe alınır. Eğer skolyoz erken teşhis edilirse büyük eğilimler bile Breyslerle önlenebilir. Ciddi eğimler cerrahi gerektirebilir.
Skolyozun Değişik Tipleri Var mıdır?
Skolyozun pek çok nedeni vardır. Hastaların %80-85’inde idiopatik tip skolyoz mevcuttur. İdiopatik kelimesinin anlamı belirli bilinen bir nedeni olmayışıdır. İdiopatik skolyoz sıklıkla aileseldir. Ve genetik (kalıtsal) faktörlere bağlı gibi gözükmektedir. Asıl anlamadığımız, eğimin gelişmesini tetikleyen faktörlerdir. Diğer bir deyişle neden bazı eğimler hızla ilerler de bazıları yavaş ilerler. Skolyoz tam anlamıyla sağlıklı çocuklarda gelişebileceği gibi, beyin felçli (serebral palsi) kas hastalıklı, çocuk felçli, çocuklarda oluşabilir. Doğumsal omurga anormallikleri ve bağ dokusu hastalıkları da sebebler arasındadır. Mongolizm (Down) sendromu da sebebler arasındadır. Skolyozun nedenini erken teşhis, uygun tedaviye yardımcı olabilir.
Buluğ çağında skolyoz ağrı yapmaz ve tespit edilmesi zordur ve skolyozun fark edilmesinden birkaç yıl önce başlamış olabilir. Skolyozun tespitindeki en kolay yollardan biri öne eğilme muayenesidir. Çocuğun omurgasını büyüme tamamlanıncaya kadar düzenli olarak kontrol etmelidir. Çünkü skolyoz buluğ çağ içindeki herhangi bir zaman diliminde ortaya çıkabilir.






Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 17 Ağustos 2011, 22:52   #18 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

Skolyozun Erken Tesbiti İçin Basit Ev Testi :
Evet Hayır
Bir omuz diğerinden yukarıda mı?Kürek kemiklerinden biri diğerinden belirgin mi?Kalça kemiklerinde asimetri var mı?Kollar yavaşça öne sarkıtıldığında, bir taraf diğer tarafla karşılaştırıldığında kol ve vücut arasında daha fazla mesafe mi mevcut? Çocukta abartılı bir artmış bel öne eğimi mevcut mu?Çocukta abartılı bir sırt kamburu mevcut mu? Belin bir tarafında diğer tarafa nazaran daha büyük bir doku kıvrımı mevcut mu?Çocuk bir tarafa doğru eğik mi görülüyor?Çocuğu muayene ederken diz seviyesinde ellerin ve avuç içlerinin birbirine değecek şekilde kolların gevşekçe yanlara sarkmasını sağla. Bu pozisyonda iken;Kaburgalarda bir çıkıntı var mı?Kalçada veya belde bir asimetri var mı?
Eğer bir tane bile evet yanıtı var ise veya çocuğun ağabeyi, kız kardeşi, ailesi veya diğer yakın akrabalarından bir tanesinde skolyoz mevcutsa aile doktorunuz veya ortopedistiniz ile görüşün.

Normal : Üst ve alt sırt her iki tarafta eşit ve simetrik.
Muhtemel Skolyoz : Üst ve alt sırt veya her ikisinin birden asimetrisi.
Ayrıca Kifozda (Kanburluk) araştırılmalı.
Normal : Düzgün, simetrik, sırt kavsı.
Muhtemel Kifoz : (Aşırı Kamburluk) Muhtemel sırt kavsinin olmayışı ile beraber omuzların belirginleşmesi ve kamburluk
Skolyoz Araştırması : Eğer bir veya daha fazla fiziksel özellik skolyoz veya kifoz düşündürüyorsa profesyonel kişiler ile görüşmeli.






Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 17 Ağustos 2011, 22:53   #19 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

Balık yemek doğacak bebek için yararlı


Bilimadamlarının yaptığı bir araştırma, hamilelerin balık yemesinin doğacak bebek için yararlı olduğunu ortaya koydu.

Bu araştırma ile Amerikan sağlık kuruluşlarının, civa riskine karşı hamile kadınların balığı az tüketmeleri yönündeki tavsiyesi geçersiz kaldı.

ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri'nden Joseph Hibbeln ve İngiltere'deki Bristol Üniversitesi'nden arkadaşları, İngiltere'de 1991-1992'de 11 bin 875 hamilenin beslenme alışkanlıklarını, daha sonra da 8 yaşına dek çocuğun nörolojik ve davranışsal gelişimini inceledi.

Bilimadamları, hamile kadınların sinir sistemini güçlendiren Omega-3 yağ asidinin bolca bulunduğu balığı tüketmesinin doğacak bebeğe yararlı olduğu sonucuna vardı.

İngiliz tıp dergisi The Lancet'de yayımlanan araştırma, hamilelerin haftada üç porsiyondan fazla balık tüketmesinin çocuğun sinirsel ve davranışsal gelişimini olumsuz etkilediği yönündeki iddialara da kanıt bulamadı.

Bununla beraber araştırmada hamilelerin, haftada 340 gramdan fazla balık yemesinin çocuğun nörolojik gelişimine olumlu etkisi olduğu ortaya çıktı.

Araştırmada hangi balık türlerinin tüketildiğine ilişkin bilgiyse verilmedi. Fransa'da doktorlar haftada en az iki defa balık tüketilmesini tavsiye ederken, Fransız Sağlık Ürünleri İçin Sağlık Güvenliği Ajansı, hamilelerin, emzirenlerin ve küçük çocukların, önlem olarak kılıç balığı gibi yırtıcı balıkları tüketmemeleri konusunda uyarıyor.

2004 yılı mart ayında Amerikan sağlık kuruluşları, kimi balık türlerinin yenilmesinin, hamile olan ya da olması muhtemel kadınlarla çocuklar için sakıncalı olduğunu açıklamıştı.

Fazla miktarda civa içerdiği belirtilen köpekbalığı, büyük uskumru, kılıç ve kiremit balıklarının, doğacak çocukta merkezi sinir sistemine hasar verebileceği ve beynin gelişmesini yavaşlatabileceği bildirilmiş, ancak yakın zamanda bu balık türlerini yiyen kadınların paniğe kapılmaması gerektiği, tehlikenin bu türlerin uzun dönem sürekli tüketilmesiyle oluşabildiği kaydedilmişti.

Farklı balık türlerinin, farklı dozda civa içerdiğine işaret eden Amerikan sağlık kuruluşları, hamile olan ya da olması muhtemel kadınlara, haftada 340 gramdan fazla (üç porsiyon) balık yememelerini tavsiye etmişti.






Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 17 Ağustos 2011, 22:53   #20 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

Televizyon, anne karnındaki bebeği etkiliyor

Annenin televizyonda izlediklerinin, karnındaki bebeğin ruh halini de etkilediği bildirildi. Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Avcı, çocuğun, çevresinden daha anne karnında etkilenmeye başladığını bildirdi. Prof. Dr. Avcı, şunları söyledi:

''Diyelim ki anne gebelikte bir korku filmi seyrediyor, bu bile fetusun korku ile ilgili hormon sistemini uyaracaktır. Bu nedenle her yaşta çocuk, çevrenin olumsuzluğundan etkilenir. Bu yalnızca şiddet içeren çizgi filmlerle de olmayabilir. Çok masum sanılan klip kanallarının da 12 aydan sonra uzun süre izlendiğinde çocuğun ruhsal ve akıl gelişimini etkilediğini (otistik) dediğimiz durumlara yol açtığını görüyoruz.'' Şiddet içeren çizgi filmlerin farklı yapıdaki çocukları farklı etkilediğinin düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Avcı, şöyle konuştu:

''Çünkü çocuklar boş beyaz defterler gibi doğmuyorlar ki üzerine aile ve çevre istediği gibi bir şeyler yazsın. Genetik olarak getirdikleri ve değiştirilmesi pek de olası olmayan yapısal özellikleri var. Diyelim ki ailede şiddet öğeleri var, büyüdüğü çevrede de şiddet öğeleri var, yapısal olarak da buna eğilimli ise bu tür çizgi filmleri izlemeye daha fazla yönelebiliyor. Burada binlerce değişken de işin içine giriyor. Eğer çocuk kreşe gidiyorsa buradaki ortamdan etkileniyor. Ailenin boş zamanlarını değerlendirmekteki yaratıcılığı, ya da bakıcıların çocukla yalnız kaldıklarında yaratıcı ve oyuna yönelik tutumları çocukta etki yaratıyor. Şunu da biliyoruz ki küçük yaştan bu yana televizyonda hiç ayırımsız o anda var olanı seyreden ve televizyonlarını sürekli açık tutan ailelerde tüm bireyler televizyonun olumsuz yanlarını daha fazla alıyorlar.''

'Alışkanlıklarınızı değiştirin'

Prof. Dr. Ayşe Avcı, anne babaların da çocukları için kendi televizyon seyretme alışkanlıklarını değiştirmeleri gerektiğini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bir belgeseli çocuğunuzla konuşarak küçük yaştan bu yana birlikte izliyorsanız olumlu alışkanlıklar kazanılabilir. Ama anneler dizileri babalar da maç veya diğer filmleri seyretmekten kaçınmıyorlarsa televizyon ailenin ortak kullanabildiği bir alan olamıyor, herkes bireysel davranıyorsa sonuçta anne mutfakta, baba salonda, çocuk da odasında televizyon ile kalacaktır. Ekonomik düzey düşükse tüm aile birden televizyon kirliliğinden tek kutudan pay alacaktır.''






Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
bakımı, bebek, hakkında, herşey


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557