Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kadınca > Bebeğim
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Bebeğim Bebekleri olan üyelerimizin bebekleri hakkında bilgi edinebileceği ve paylaşım yapabileceği forumdur.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Ağustos 2011, 07:03   #41 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

BEBEK VE UYKU
Yeni doğan bebek ihtiyacı olduğu kadar uyur.Yalnız uyku saatleri size uygun olmayabilir. Uyku düzeni oluşana dek sizi biraz üzecek,birazda uykusuz bırakacak.Bu dönemde ona karşı anlayışlı olmanız gerekir.Gündüz çok güzel uyuyup tam sizin uyumak istediğiniz zamanda kalkıp oyun oynamak isteyebilir.Uyku düzeninin oluşması zaman alıcaktır. Bebeğinizin rahat rahat uyuması için odasına ve yatağına özen göstermeniz gerekir.Temizliğine , rahatlığına ve ışık düzenine dikkat etmelisiniz. En az iki yaşına gelene dek yastıkta uyutmamanız tavsiye edilmektedir.Bebeğin yatış konumu hakkında ise ortak ve en iyi denilebilen bir kanı yok.Ancak nasıl yatırırsanız yatırın sık sık kontrol edin Bebeği aşırı sarmalamayın.Odasını ılık tutun,18-20 derece en iyisidir. UYUMAYI 7 GÜNDE ÖĞRETİN
Bazı bebekler vardır ; doğumdan hemen sonra hayatlarının başlayacağı eve geldiklerinde ya tüm ev halkına hükmeder, istediğini yaptırır, ya da söz dinleyen bir bebek olur .( TABİİ BU NADİREN GÖRÜLÜR).Bazı bebekler vardır ki annelerini geceler boyunca uyutmaz, gündüzleri uyur, geceleri oyun oynamak ister. Zavallı anne uykusuzluk çeker, yorgun düşer.

Bebeğiniz doğduğu andan itibaren onun için her şeyin en iyisini istiyorsunuz. Belki de bu yüzden ilk günlerde geçirdiğiniz uykusuz geceler sizin için hiç önemli değil. Ama bu bu tempoya ne kadar dayanacaksınız! Haftalar hatta aylar boyu gecenin bir yarısında tatlı uykunuzdan uyanmak hiç hoş olmasa gerek Geceleri arada bir eşinizden yardım isteyecek oluyorsunuz ama o yorganı başına çekip daha derin bir uykuya dalıyor. Bir gün olsun yataktan dinlenmiş ve kendinizi iyi hissederek kalkmanın nasıl bir his olduğunu unuttunuz artık!
Siz bebeğinize düzenli bir uyku alışkanlığı kazandırmak istiyorsanız en başta karar vermelisiniz. Sabırlı olacak , bu yaptıklarınızın sonucunda bebeğinize uyku alışkanlığı kazandıracağınızı aklınıza getireceksiniz. Bebekler onlara izin verildiği takdirde 3-4 ay arasında kendiliğinden uyuma alışkanlığı kazanıyor. Tabii bu söylenen, siz onu yıllarca sürecek yanlış bir uyku düzenine alıştırmazsanız geçerli. Hele ki bebeğiniz 6 aylıksa ve siz hala gece kuşu olmayı sürdürüyorsanız burada bahsedeceğimiz programı hemen uygulamaya başlayın. Çünkü 7 günde düzenli uykuyu garanti ediyoruz. Bizden söylemesi...

1. GÜN
Yeni Bir Düzen Kurun
Uzun saatler süren öğle uykusu nedeniyle birçok bebeğin günü ve gecesi birbirine karışıyor. Böylece bebek uykuda olması gereken bir saatte oyun oynamayı tercih ediyor. Şimdi bu durumu düzeltmenin zamanı geldi! Son araştırmalar bebeklerin gece ile gündüzü ayırt edebildiğini ortaya koyuyor. Bunun için ona gerekli ipuçlarını vermeniz yeterli.
Yarından başlayarak onu sabah erkenden kaldırın ve her gün aynı saatte uyandırmaya özen gösterin. Yatağını pencerenin yakınına koyun ve perdeleri aralık bırakın. Gün ışığı onun uyanmasına yardımcı olacaktır. Öğle uykusuna yatırdığınız zaman bile hava kararmadan önce onu uyandırın. Böylece gün ışığında uyanması gerektiğini, gece ise uyuması gerektiğini anlayacaktır. Bebeğinizi akşamları da aynı saatte yatağına yatırın. Gerekirse loş ışıkta ona kitap okuyun veya şarkı söyleyin.

2. GÜN
Uygulamaya Devam
Dün başladığınız rutin programa devam edin. Hemen pes etmeyin. Geceleri karnı acıktığı için ağlamaya devam edebileceğini unutmayın. Onu emzirmek ya da beslemek zorunda kalıdığınızda bunu hafif karanlık bir ortamda yapın. Özellikle geceleri bebeğinizi nelerin rahatlattığını iyi gözlemleyin. Ilık banyonun bir çocuk için sakinleştirici, bir başkası içinse tam tersi olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Gece yatırdığınızda müzik dlinletmek gibi rutin alışkanlıklar kazandırın.

3. GÜN
Ağlama Başlıyor
Ağlamak çocukların en büyük silahı! Anne ve babaların da dayanamadığı bir durum. Ancak, sabırlı olun ve kendi kendinize şunu mırıldanın: "Sonuç uyku olacak!" Onu uyutmaya çalışırken ağlaması karşısında endişelenmeyin. Bırakın koyduğunuz uyku kurallarına alışsın. Program değişiklikleri 6 aylıktan küçük çocukları çok daha fazla üzüyor. Bebeğiniz en fazla 15-20 dakika ağlar ama kötü uyku alışkanlığı yıllarca sürebiliyor. Unutmayın ki bu çocuğunuzla sizin aranızdaki bir savaş. Onunla ilgilenmeyin ama kendi merakınızı gidermek için 5-10 dakikada bir kapı aralığından onu kontrol edin. Susması için ışıkları açmayın, yataktan çıkarmayın ya da biberon vermeyin, aksi takdirde ertesi gece de dakikalarca ağlayacağından emin olun.

4. GÜN
Ağlama Savaşı Sürüyor

Geçen gece oldukça uzun sürdü değil mi? Bu gece biraz daha rahat geçecek. Ama bilin ki o yine de ağlamaya devam edecek. Ancak, bu kez daha kısa sürecek, bize inanın. Bunun için kurallarınızın kesin olduğunu ona ispatlamanız gerekiyor. Sabırlı davranmaya devam edin. Ona karşı yumuşak olduğunuz hissini uyandırmayın. Yoksa geçen geceye göre 2 kat daha fazla ağlayacaktır. Sakın ona bu kozu vermeyin.
5. GÜN
Bebeğiniz Sakinleşiyor

Bebeklerin çoğu 3-5 gün içersinde bu programa alışıyor. Dolayısıyla, bu gece belki de şanslı geceniz! 5 dakikada bir onu kontrol etmeyin, en az 15 dakika aralıklarla odasına uğrayın. Bazı bebekler odaya sık sık girilmesinden rahatsız oluyor. Bu nedenle kapı aralığından onu izleyin. Hem unutmayın ki bu gece daha az ağlıyor.
Uyku problemlerinin arasında sıkça rastlananların başında gece emzirmesi ve alt değiştirme geliyor. Tabii ki size bunları yapmayın demiyoruz ama mümkün olduğunca kısa ve sessiz olmasına özen gösterin. Altını değiştirirken bile kesinlikle ışıkları açmayın. Gereginden çok emzirmeyin. Böylece hem onu rahatsız etmemiş olursunuz, hem de yeniden altını değiştirmek, zorunda kalmazsınız!

6. GÜN
Bebeğiniz Uyuyor!
Mucize gibi geliyor değil mi? Sakın, bu mutluluğu günlerdir uyguladığınız kuralları rafa kaldırarak bozmayın. Uyumasını garip karşılayarak onu sık sık kontrol etmeyin, Gevşeyin!
Onu sıcak tutan bir pijama giydirin.Böylece üstünü açmasını kendinize dert etmeyin. Bebek monitörünün sesini kısın ve sadece çok ihtiyacı olduğunda onu duyun. Başarınızı gölgeleyecek davranışlarda bulunmamaya özen gösterin.

7. GÜN
Uyku Sırası Sizde!Kendinize bir iyilik yapın ve bu gece derin bir uyku çekin. Son 6 gündür belki çok uykusuz kaldınız ama buna değdi değil mi? Çocuğunuza muhteşem bir armağan verdiniz: Düzenli uyku alışkanlığı. Hiç şüphe yok ki, bu program hastalık, tatildeki otel odası gibi etkenler nedeniyle zaman zaman aksaklığa uğrayacaktır. Oysa unutmayın ki, hiç uyku problemi yaşamamış bebekler bile bu durumlarda sorun çıkarıyor. Uyku problemi yeniden baş gösterecek olursa planı en baştan yeniden uygulayın, ikinci sefer ilkinden çok daha kolay olacaktır.





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 18 Ağustos 2011, 07:03   #42 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

BEBEK VE BANYO
Bebeğinizin en önemli ihtiyaçlarından biride banyodur. Helede sevgi dolu sohbetlerle ve oyunlarla süslenmiş banyoları bebekler çok sever.Gerçi alışana kadar biraz zorluk çekersiniz ama daha sonra bu işten çok keyif alırsınız.
Bebeğiniz büyüdükçe yıkanma ve temizlenme gereksinimi artacak,biraz daha pasaklı olacaktır. Yemekleri kendi yemeye başladığında saçlarına sürecek ,altını temizlerken rahat durmayarak üstüne bşına sürdürecek,kısacası temizlenmeye daha çok ihtiyaç duyacaktır. Bebeğinize küçük yaşlardan başlayarak banyoyu sevdirmeli , temiz olmaya teşvik etmelisiniz.
Bebeğinizi yıkarken kullanmanız gerekenler neler : Banyo küveti,göz yakmayan bir şampuan,bebek sabunu ,temiz bir havlu,pamuklu çubuk,nemlendirici,doğal sünger gibi şeyler.
BEBEĞİ YIKARKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKEN ŞEYLER :
  • Bebeğiniz 6 aylık olana dek göz, kulak ve yüzü için kaynatılıp ılıtılmış su kullanın.Kaynatma bakterileri öldürür.
  • Bebeğinizin,burnunu ya da kulaklarını temizlerken temiz bir pamuk kullanın ve yalnızca görebildiğiniz yerleri temizleyin.
  • Bebeğinizi banyoda hiç bir zaman yalnız bırakmayın.Bebek çok az suda bile boğulabilir.
  • Bebeğiniz oturur durumda olsa bile sırtından tutarak destekleyin.
  • Su sıcaklığını dirseğinizle kontrol edin.





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 18 Ağustos 2011, 07:03   #43 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

BEBEK VE GÖBEK TEMİZLİĞİ
Bebeğinizin göbeği yaklaşık 10 gün sonra düşer. Bu sürede her gün bebeğinizin göbeğini temizlemelisiniz. Göbeğin mikrop kapmaması için göbek çevresini temiz bir pamukla dikkatli bir şekilde temizlemelisiniz. Göbek bağı düştükten sonra biraz kanaması normaldir. Eğer akıntı geliyorsa ya da şişerse doktara gitmelisiniz.
GÖBEK DÜŞTÜKTEN SONRADA TEMİZLİĞE DİKKAT ETMELİSİNİZ.





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 18 Ağustos 2011, 07:03   #44 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

BEBEĞİN ALTININ DEĞİŞTİRİLMESİ
Bebekler ilk haftalarda altlarını daha sık ıslatırlar.Bunun sebebi idrar torbalarının küçük oluşudur.bebeğinizi altı ıslak ya da pis halde bekletmemelisiniz.
Bebeğin bezindeki dışkının rengi beslenme düzenine göre ya da yaşına göre değişiklik gösterebilir. Yeşilimsi ,siyah,yapışkan olan ilk iki yada üç gün olan dışkı mekonyum adı verilen doğumdan önce bağırsaklarda bulunan dışkıdır. Yeşilimsi ,kahverengi ya da açık yeşil renkli topaklar içeren yarı sıvı dışkı geçiş kakasıdır. Bebeğin sindirim sisteminin beslenmeye uyum göstermeye başladığını belirtir. Sarı renkli ,hardalsı,içinde süt kesikleri olan dışkı anne sütü ile beslenen bebeklerde görülür. Açık kahverengi ,kokulu ve katı olan dışkı ise mamayla beslenen bebeklerde görülür.
Alt değiştirme konusunda bilinmesi gereken başka bir konuda pişiklerdir.Her bebekte oluşabilir.Kızarıklıklar uzun sürebilir.pişiği engellemek için : bebeğinizin altını sık sık değiştirmeniz gerekir.ıslak bırakmamalı,koruyucu krem kullanmalı,sıkça haltını havalandırmalısınız.





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 18 Ağustos 2011, 07:04   #45 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

1. ay


2. ay


3. ay





4. ay


6.ay
Yüzüstü dururken başını hafifçe kaldırabilir, olduğu yerde emekleme hareketleri yapabilir.Eli genellikle yumrukşeklinde sıkılır.Sese tepki gösterebilir. Bu tepkiler göz kırpma, hareket ve sıçrama biçiminde olabilir.Karşısındaki insanın yüzüne bakabilir.Oturur durumdayken başını arasıra dik tutar. Yüzükoyun yatırıldığında başını kaldırabilir. Oturtulunca başını dik tutabilir. Yüzükoyun yatırılınca hem başını hem de omuzlarını kaldırabilir. Hareket eden cisimleri gözleriyle izleyebilir. Annesinin kendisiyle konuşmasına gülümser ve ses çıkararak yanıt verir.El artık yumruk şeklinde değildir.Konuşulunca veya meşgul olununca gülümser. Etrafı ilgi ile seyretmeye başlar. Yüzükoyun yatırıldığında kollarına dayanarak doğrulabilir. Hareket eden cisimleri başını çevirerek izler. Eline verilen çıngırakla oynayabilir, ancak düşürürse alamaz. "A-gu" sesleri çıkarabilir. Başını dik tutma hareketini rahatlıkla gerçekleştirir.Elleri genellikle açıktır. Eşyaları yakalayıp kendine doğru çekebilir.Keyifli olduğuna dair sesler çıkartır.Tanıdığı kişilere veya eşyaya uzanabilir. Beslenme hazırlığını anlar. Destekle oturmaya başlar.Eşyayı almak için iki kolunu birden kullanabilir. Masa üzerindeki ilginç bir eşyaya dokunabilir.5 Aylıkken sesleri ayırt etmeye başlar. Zil sesine başını çevirir. Agu gibi sesleri çıkarır.Etrafı seyretmekten zevk aldığını anlayabilirsiniz. Sırtüstü pozisyondayken yüzükoyun dönebilir. Desteksiz oturabilir. Yatar durumda ayağını ağzına götürebilir.İki elini ayrı ayrı kullanabilir. Eşyayı bir elinden diğerine geçirebilir.Tek heceli sesler çıkarır. 7 aylıkken "baş baş" yapabilir.Yabancıları yadırgamaya başlar. El çırpma oyununu anlar, yapar. Belirtilen yaşlar yaklaşık değerlerdir ve yol gösterici olarak verilmiştir. Gelişim evrelerinde değişiklikler görülebilir, bu farklar normaldir.





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 18 Ağustos 2011, 07:04   #46 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

YENİDOĞANDA REFLEXLER
Refleksler her canlıda bulunan koruyucu mekanizmalardır. Gözünüze birşey kaçtığında gözlerin kırpılması, eliniz ateşe değdiğinde elinizi hızla çekmeniz sizi dış dünyadan korumaya yönelik reflekslerdir.İnsanlar yeni doğduklarında sonradan ortadan kalkacak olan birçok reflekse sahiptirler. Bu doğaldır, zira yeni doğmuş ve kendini diliyle ifade edemeyen ve tüm sistemleri henüz gelişme aşamasında olan bir canlının erişkin birine göre daha çok koruyucu reflekse ihtiyacı vardır.

İşte bebeklerin bu nedenle doğduklarında çok sayıda refleksleri vardır. Bebeğiniz büyüdükçe ve kendi kendine başetmeyi öğrendikçe bu erken dönem refleksleri de zayıflayarak ortadan kalkar. Yerine çok daha karmaşık motor beceriler (motor=)hareket)gelişir ve böylece bebeğiniz kendini dış dünyadaki zararlı olması muhtemel etkenlerden daha iyi koruyabilir hale gelir.Yenidoğan muayenesinde bu refleksler doktor tarafından değerlendirilerek bebeğin nörolojik durumu hakkında bilgi edinilir.

Uykuda ya da uyanık durumda bebeğiniz esner, sıçrar, hıçkırır, gerinir ve bunları çoğu zaman "nedensiz" yapar. Bu davranışların çoğu refleks tepkilerdir.Bebeğinizin solunum yoluna, örnek olarak emme esnasında süt kaçtığında bebeğiniz refleks olarak öksürür ve bu yolla solunum sistemini yabancı maddelerden korur.

Yeni doğmuş bir bebek parlak bir ışık tutulmasına ya da burnuna dokunulmasına hapşırarak cevap verir.Göz kapaklarına dokunulduğunda gözlerini kırpar.Topuğuna kan almak amacıyla iğne batırılması gibi ağrılı bir uyarana bu uyarandan kaçarak cevap verir.Karnı üstünde yatarken nefessiz kalmamak için başını kaldırarak bir yana çevirir.Bebeğinizin burnunun ya da ağzının üzerine bir nesne koyduğunuzda elleriyle ya da başını hızlıca sallayarak o nesneyi uzaklaştırmaya çalışır.
Moro ya da "sıçrama" refleksi:Bebeğinizin olağandışı ve aniden gelişen durumlarda verdiği bir tepkidir. Örnek olarak bebeğiniz yatmaktayken yattığı yatağa elle sertçe vurulduğunda bebek "sıçrar". Birden kollar, bacaklar ve vücut gergin bir duruma getirilir ve kısa süre sonra eski haline döner.
Yakalama refleksi: Parmağınızı bebeğinizin avuçiçine koyduğunuzda ortaya çıkar. Bebeğiniz bu uyarana parmağınızı avuçiçinde sıkarak cevap verir.
Yürüme refleksi: Bebeğiniz ayaktabanlarında bir basınç hissettiğinde ortaya çıkar. Bebeğinizi üstten desteklerseniz ve düz bir zemine ayaklarını değdirirseniz bebeğiniz sanki yürüyormuş gibi ayaklarını hareket ettirmeye başlayacaktır.
Bebeğinizin emme ve yutma refleksleri de oldukça gelişmiştir:Bu refleksler beslenme açısından çok önemlidir. Bebeğiniz kendisine uygun bir şekilde verilen memeyi oldukça iştahlı bir şekilde emer ve gelen sütü de çok güzel bir şekilde yutarak midesine indirir. Sakinliğe ihtiyacı olduğunda ise bebeğiniz kendi parmağını ya da sizin parmağınızı emerek bu refleksi uygulamayı sürdürür. Bebeğinizin alt ve üst dudak birleşim yerine parmaklarınızla dokunun. Bebeğiniz ağzını açıp parmağınızın bulunduğu yöne doğru dönecek ve aramaya başlayacaktır. Dudaklarına dokunun ve bebeğinizin ağzını açtığını göreceksiniz.
Bu yukarıda sayılan refleksler bebeğinizin dünyaya geldikten sonra yaşamını idame ettirmesi ve uygun bir şekilde büyüyüp gelişmesi için gerekli olan reflekslerden en önemlileridir.





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 18 Ağustos 2011, 07:04   #47 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

YENİDOĞANDA SARILIK
Yenidoğanda cilt ve gözaklarının (sklera) sarı bir renk almasıdır. Kan bilirubin düzeylerinin yükselmesi ile oluşur. Yaşlanmış ve bozulmuş kırmızı kan hücreleri tarafından üretilen sarı pigmente bilirubin denir. Biluribin normalde karaciğer tarafından barsak sistemine verilerek atılır. Ancak karaciğer bilirubini yeterli oranda barsağa veremezse kanda birikir ve sarılık oluşur.

YENİDOĞAN SARILIĞININ SEBEPLERİ
1. Fizyolojik (normal) sarılık:
Fizyolojik sarılık vaktinde doğan bebeklerin yaklaşık % 50 sinde, erken doğan bebeklerde ise daha yüksek oranlarda görülür. İlk 24 saatten sonra, genellikle doğumdan sonraki 2.veya 3. günde ortaya çıkar. Karaciğerin henüz olgunlaşmaması ve yeterince bilirubin atamamasına bağlı olarak sarılık oluşur. Genellikle ilk bir-iki hafta içinde kendiliğinden kaybolur ve bilirubin düzeyleri zararsızdır.
2.Yetersiz anne sütü alımına bağlı sarılık:
Yetersiz anne sütü alımına bağlı olarak yenidoğanların yaklaşık % 5-10 unda gelişir. Belirtileri fizyolojik sarılığınkine benzer ancak biraz daha şiddetlidir.
3.Anne sütüne bağlı sarılık:
Anne sütü alan bebeklerin yaklaşık % 1-2 sinde görülür. Bazı annelerin sütlerinde ürettikleri özel bir inhibitör madde sebep olmaktadır. Bu madde ( enzim ) bebeğin barsaklarından normalden çok daha fazla bilirubini geri emmesine sebep olur. Bu tip sarılık doğumdan sonraki 4-7. günde başlar ; 3.-10.haftaya kadar sürebilir. Genellikle zararsızdır.
4.Kan grubu uyuşmazlığı: ( Rh veya ABO uyuşmazlığı)
Rh negatif (-) bir kadının bebeği Rh pozitifse (+) gebelik esnasında bebeğe ait eritrositlerin plasentayı aşarak anne kanında bağışıklık cevabına yol açması ile oluşur. Bu bağışıklık cevabı ancak Rh pozitif bir bebeğin doğumundan veya yapılan düşükten sonra ortaya çıkar. Bağışıklık cevabının şiddeti bundan sonra yapılacak her doğumla birlikte giderek artar.
ABO uyuşmazlığında ise hemen her zaman anenin kan grubu O, bebeğin kan grubu ise A veya B dir. ( Anti A duyarlılığı daha sık, Anti B duyarlılığı daha ağır seyirlidir.)
Kan grubu uyuşmazlığında annenin kanında oluşan antikorlar bebeğin kanını yabancı madde olarak algılar ve eritrositlerini parçalar. Eritrositlerin parçalanması ile bol miktarda bilirubin oluşur ve bu da sarılığa sebep olur. Sarılık fizyolojik sarılıktan farklı olarak ilk 24 saatte başlar. Çok ağır tablolara sebep olabilir. Ancak ilk yapılan doğum veya düşükten sonraki 72 saat içinde RhoGam enjeksiyonunun yapılması daha sonra doğurulacak bebeklerin yaşamını tehlikeye atacak antikorların oluşmasını engelleyebilmektedir.
TEDAVİ
1.Fizyolojik sarılıkta tedavi:
Eğer bebeğinizi biberonla besliyorsanız her 2-3 saatte bir beslemeyi deneyin.
2.Yetersiz anne sütüne bağlı sarılıkta tedavi:
Asıl tedavi anne sütü miktarını arttırmak olmalıdır. Bebek daha sık emzirilmelidir.( Her saat gibi ) Böylece mide barsak sisteminin hareketliliği arttırılır ve bilirubinin gaita yolu ile vücuttan daha çabuk atılması sağlanır. Uyuyan bebeğin de 4 saatlik aralarla uyandırılıp beslenmesi faydalı olacaktır. Sık sık kilo alımı kontrol edilmelidir. Anne sütünün yetmediği durumlarda bir miktar formül mama verilebilir ancak şekerli suyun faydası yoktur.
3.Anne sütüne bağlı sarılıkta tedavi:
2-3 gün için anne sütünü keserek formül mama ile beslemek yararlı olabilir. Ancak bu süre içerisinde anne sütünün azalmasını engellemek için annenin göğsü sağılmalıdır. Hiçbirzaman için sarılığı engellemek için anne sütü tam olarak kesilmez. 2-3 gün sonra tekrar anne sütüne başlanır. Şekerli suyun formül mamadan daha fazla bilirubin uzaklaştırıcı etkisi olduğu kanıtlanmamıştır.
4.Ağır sarılıklarda tedavi: ( Kan uyuşmazlıklarında tedavi)
Kandaki bilirubin seviyesinin 20 mg/dl nin üzerine çıkması sağırlık beyin felci ( cerebral palsy) veya beyin harabiyetine neden olabilir. Bu kadar yüksek seviyeler genellikle kan grubu uyuşmazlıklarında görülür.
Bu komplikasyonlar fototerapi uygulanarak önlenebilir. Mavi ışık deride biriken bilirubini parçalar ve bilirubin düzeylerini düşürür.
Bazı nadir durumlarda ise kan değişimine gitmek gerekebilir. Bebeğin kanı taze kan ile değiştirilir. Ancak fizyolojik sarılıklar bu kadar ağır duruma dönüşmezler.





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 18 Ağustos 2011, 07:04   #48 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

Tuvalet EğitimiÇoğu anne babanın da yakınen bildiği gibi, tuvalet eğitimi çocuk gelişiminin önemli aşamalarından biridir, en azından, alt bezi değiştirmenin sona ermesidir.
Peki ama, tuvalet eğitiminin ne kadar süreceği konusunda bilgimiz var mı? Kimi çocuklar için sadece bir kaç gün. Bazıları için ise bir kaç ay! Amacımız sizi tuvalet eğitiminin aşamaları konusunda aydınlatarak işinizi bir ölçüde kolaylaştırmak.
A. Çocuğunuz hazır mı?
Genellikle anne-babalar iki buçuk yaşına geldi mi, bu iş için bebeklerinin hazır olduğunu düşünürler.

Oysa işin aslı bazen böyle olmayabilir. Çocuğunuzun tuvalet ve banyodaki tavırlarını gözleyin, başkalarını taklit ediyor mu? Sakın onu zamanından önce, o bu işe hazır olmadan zorlamayın
B. Doğru ve uygun malzemeyi satın alın
Çocuğunuzun boyuna uygun lazımlık yada klozete uygulanabilir oturma yeri alın. En önemli özellik, çocuğun otururken ayaklarının yere değmesidir. Bu durumda barsak hareketleri başlayınca, yerden destek alabilecektir. Bu konuda resimli bir kitap çok işinize yarayabilir.

C. Bir rutin oluşturun
Çocuğunuzu, günde bir kez giyinik olarak lazımlığa oturtun. Bu, kahvaltıdan sonra, banyodan önce yada barsak hareketlerinin başladığı herhangi bir zaman olabilir. Burda amacımız, bebeğin, lazımlığa alışması, onu günlük rutinin bir parçası olarak görmeye başlamasıdır. Oturmak istemezse, bırakın. Sakın onu zorla lazımlığa oturtmaya çalışmayın. Hele korkmuşsa, sakın sakın zorlamayın! Bu durumda, lazımlığı bir kaç haftalığına bir kenara koyun, ardından tekrar deneyin. Oturursa iyi, ama ona neden oraya oturması gerektiğini anlatmaya çalışmayın! Unutmayın, sadece onu lazımlığa alıştırıyorsunuz ve bu iş için en uygun yer neresiyse oraya gidin; oyun odası en uygun yer olabilir!

D. Bezi çıkarın
Onu lazımlığa bezini çıkartarak oturtun. Yine başlangıçta alıştırmak amacıyla! Bu aşamada bir takım açıklamalar yararlı olabilir; anne-babanın, varsa-diğer kardeşlerin ve herkesin bu işi yaptığını ona anlatın. Soyunup tuvalete girmenin erişkince bir davranış olduğunu anlatmaya çalışın ona. Bu davranış işe yarar ve etki gösterirse iyi. Olumsuzluk durumunda unutmayın, zorlama yok. Hazır olana ve kendi kendine tuvalete oturmaya ilgi gösterene kadar bekleyin!

E. Süreci açıklayın
Çocuğa barsak hareketlerinin nereye gideceğini anlatın. Bezine kaka yaptığı zaman, onu lazımlığa oturtun, bezi onun gözü önünde lazımlık içine boşaltın. Bu durum, onun oturma ve kaka üretme arasındaki ilişkiyi anlamasına yardım edecektir. Lazımlığı tuvalete döktükten sonra sifonu ona çektirin –korkuyorsa yapmayın- kakanın nereye gittiğini görsün. Kakadan sonra giyinmeyi ve ellerini yıkamayı öğretin.

F. Bağımsızca hareket etmeye teşvik edin
Sıkıştığı zaman lazımlığı kullanması konusunda ona cesaret verin. Ne zaman isterse sizden yardım göreceği konusunda da emin olmasını sağlayın. Ara ara bezini çıkararak kilotla dolaşmasına izin verin. Bu sırada lazımlık gözönünde olsun, ona ne zaman isterse oturabileceğini söyleyin ve bunu sık sık hatırlatın.

G. Alt bezinden kilota geçin
Eğitim bu aşamaya gelince, kalın bir kumaştan yapılmış yada tek kullanımlık kilotlar giydirin. Bezden olanlar genellikle çocuğun çişini farketmesi nedeniyle daha çok işe yarar. Tek kullanımlık olanları dışarı çıkarken kullanın. Önce bir kaç saatle başlayın. Geceleri alt bezine devam edin. Yavaş yavaş büyük çocuk kilotuna geçme vakti geliyor.

H. Geri dönüşlere hoşgörüyle yaklaşın
Her çocuk tuvalet eğitimi sürecinde ara ara altına kaçıracaktır. Ona kızmayın, cezalandırmayın. Kaslarını kullanmayı öğrenirken bu durum olağandır ve biraz zaman alabilir. Bir kaza durumunda altını temizlerken, bir dahaki sefere lazımlığı kullanmasını ona hatırlatın.
I. Gece eğitimine başlayın
Gündüz sorunu tamamen çözülse bile, gece kontrolü aylar, bazen yıllar sonraya kalabilir. Hemen alt bezini atmaya kalkmayın. Bez bağlamanıza itiraz ediyorsa, çarşafın altına naylon bir örtü sermeniz temizliği kolaylaştıracaktır. Bu yaşta vücudu tuvalete gitmak için uyanmak için gereken olgunluğa henüz ulaşmamıştır.

Bu aşamada, akşamları sıvı alımını azaltmanız, kuru gecelerin sayısını artıracaktır. Gece çişi gelir ve uyanırsa, size seslenebileceğini ona hatırlatın. Lazımlığını yatağının hemen yanına koymanız da yararlı olabilir.
J. İşte bu kadar
İnanın tüm bunlar çocuğunuz hazır olunca gerçekleşecektir. Hazır olana kadar beklemeniz, hem onun, hem de sizin işinizi kolaylaştıracaktır. Bir sonraki bebeğe kadar artık rahatsınız





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 18 Ağustos 2011, 07:05   #49 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

BEBEKLERDE, ÇOCUKLARDA İSHALLERİ VE DEHAYDRASYON YANİ VUCUDUN AŞIRI SU KAYBETMESİNDEN KURUMAYI VE ÖLÜMLERİ NASIL ÖNLEYEBİLİRİZ?

21.asırda ekmek ,şeker gibi tüm dünyada pet sişelerde satılan hazır ORS içecekler dünyada tüm geri kalmış ülkelerde, köylerde dahi satıldığında,her evde bulundurulduğunda,her anne bebeğine daha ilk ishalli dışkılamada bu sıvıyı hemen ve sürekli verebildiginde + bebeğini sağlıklı ve doğru ve yeterli beslemeyi bildiğinde,ona bu oğretildiğinde; dünyanın hiçbir yerinde bebekler bizdeki kadar olmuyor; bebek ölümleri önleniyor!
Bebek ve çocuklar sıcakları ve de soğugu yetişkinlerden çok daha fazla hissederler. Çünkü vücutları bizlerinki kadar kolay adapte olamaz.Bebekler ve çocuklar ayrıca tüm ihtiyaçlarının karşılanması için bizlere ,yani yetişkinlere güvenmek zorundadırlar.İçeceklerini,üstlerinin ve bezlerinin değistirilmesi hep bizim sorumluluğumuzdur.

Sıcak yaz aylarında işte size bebeğinizi,çocukları koruyacak bazı ipuçları;

· Yazın sıcaklarda herkesin, bebeğinizin de çok daha fazla sıvıya,suya ihtiyacı vardır.

· Bebeginize çok daha sık ve fazla anne sütü verin , tabii kendiniz de sağlıklı ve dengeli beslenmeye çalışarak ve en az 10-12 bardak su içerek!

· Anne sütü emen bebeğe ise cok daha fazla kaynatılmış ve soğutulmuş kaşıkla su verin; anne sütü emmeyene ise biberonla verin .

· Eğer 24 saat içinde bebeğinizin 6-8 oldukça ıslak bezini alıyorsaniz, değiştiriyorsanız bebeğinizin vucüdundaki su durumu iyi demektir.

· 2 yas üstündekilere ve öteki çocuklara da daha fazla ve bol su verin.

· Ilık su ile sık sık banyo yaptırın,yıkayın. Gün boyunca;pudra kullanmayın. Çünkü ciltteki gözenekleri tıkar ve kaşıntılara,kızarıklıklara sebep olabilir.

· Bebeğin yattığı beşiğe, yatağa, arabanın altına , emdirirken sizinle arasına , bebegin altına büyükçe BiR EL HAVLUSU YA DA BÜYÜKÇE BİR HAVLU koyunuz ki terini emsin ve serince olsun,cildi nefes alabilsin.

· Serince, gölge bir yerde başından ayrılmamak ve sürekli gözlemlemek ,yani yanından ayrılmamak kaydıyla su ile oynamasına müsaade edin-hortumla serinlemek, parklarda özellikle sıcak yerlerde çocuklar için yapılmış alttan 40-50 delikten tazyikle azalan, artan şiddette fışkırtan su fiskiyeleri , su doldurulan leğen, kova, plastik 10-15 cm yükseklikteki oyun havuzları gibi

· Bebek ve çocukları 10.00 sabah ile 15.00 arasında dışarı,güneşe çıkartmayın.

· Çocukları ve bebekleri hafif,ince,bol ve mümkün olduğunca bütün vücutlarını örtecek şekilde giydirin ve mutlaka oldukca geniş kenarlı şapkalar giydirin. ASLA ASLA KUNDAK YAPMAYIN .KALÇA ÇIKIĞI VE ÖLÜMLERE BİLE SEBEP OLABİLİRSİNİZ.

· İLK 12 AY BEBEĞİNİZİN CİLDİNİ HER TÜRLÜ GÜNEŞ IŞIĞINDAN, DİREKT GÜNEŞTEN MUTLAKA UZAK TUTUN. BEBEĞİNİZİN GÖLGEDE VE GÜNEŞTEN KORUNMUŞ OLDUGUNDAN MUTLAKA EMİN OLUN.HergÜn açık havada arabasıyla 1 saat gezdirin.

· Plastik ve naylon vs. giysileri asla giydirmeyin-% 100 pamuklu tercih edin.Koton,pamuklu bezlerin kullanılması bebeklerin poposundaki pişikleri önler,azaltır.

· Hazır,kullanılıp atılan bebek bezlerini acil durumlarda ve seyahatlerde kullanın sadece.Plastik kısmı bebek cildinin nefes almasını engeller.

· Bebeğinize evde sadece bezini bağlayın ve incecik bir tek atlet giydirin.Bu yeterlidir.

· Camlari indirilmis dahi olsa,bebek ve çocukları (ve hayvanlarınızı) park etmiş arabada camları indirilmiş dahi olsa asla yalnız bırakmayın.
· Çocuğun yüzünü serinletmek için sık sık ıslak bezle silin .





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 18 Ağustos 2011, 07:06   #50 (permalink)
Sonsuzluk şimdi başlıyor..

* נσѕєρнιηє ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Cehennet -
Yaş: 24
(Mesajlar): 4.808
(Konular): 800
Renkli Para : 1571
Aldığı Beğeni: 41
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

EMZİK HAKKINDA BAZI GERÇEKLER

Bebekler doğumun hemen ardından emziğe alışırlar ve ayrılmaları uzun sürer. Genellikle 2 yaşına gelene kadar da emzik alışkanlığını sürdürürler. Ancak bu konuda dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var.

Emzik bebeğin doğal emme içgüdüsünü tatmin ediyor, ayrıca ona güven hissi veriyor. Artık günümüzde uzmanlar bunları söylüyorlar. Emzikten kaçınmak yerine, bu konuda doğru bilgi sahibi olmak ve bebeğe uygun bir şekilde vermek gerekiyor. Çünkü emziğe alıştırılmayan bebek, bir süre sonra parmak emmeye başlayabiliyor. Ancak çocuğunuzu emzikten vazgeçirmek daha kolay oluyor. Parmak emmeye alışınca, çocuğun bundan vazgeçmesi çok uzun yıllar alıyor ve damakta ve dişlerde sorunlar ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla bebeğinize emziğe alıştırın ancak önce yazımızı okuyun.

Emziği neden bu kadar seviyor?
Emzik bebeklerin doğal emme içgüdülerini tatmin ettiğinden onlar için vazgeçilmezdir. Emme hareketi bebek için başlı başına bir memnuniyet kaynağıdır. Çünkü doğumu izleyen haftalarda bebeğin en güçlü refleksi emmektir. Emzik sayesinde üzerindeki gerilimi atar, sakinleşir ve uykuya daha kolay dalar.

Alışkanlığı nasıl engelleyebiliriz?
Anne ve babanın en çok dikkat etmesi gereken nokta; bebekleri gergin, sinirli ve huysuzken emziği onu susturmak için tek çare olarak görmemektir. Ağlayan bebeği susturmak için önce tatlılıkla yaklaşarak sakinleştirmeye çalışmak gerekir.

Emziğin tabanı olmalı mı?
Emzik tabanı bebeğin emziği yutmasını engelleyen bölümüne verilen isim. Bu plastik kısım burun deliklerini kapatmayacak şekilde yapılıyor ve hava geçmesini sağlamak için delikleri bulunuyor. Sert ve yumuşak malzemeden yapılmış olanlarını piyasada bulmak mümkün. Ancak geceleri yumuşak malzemeden yapılanları tercih etmemelisiniz.

Silikon emzik mi, kauçuk mu?
Emzikler kauçuk ve silikon olmak üzere iki maddeden yapılıyorlar. Doğal bir madde olan kauçuk çok elastik ve dayanıklı. Özellikle diş çıkartan bebeklerde kauçuk emzik kullanmak uygun olur. Ancak kauçuk emziklerin formu, suyu içlerine emdikleri için çabuk bozulur. Silikon da silisyumdan üretilir. Silikon emziklerin formu kolay bozulmaz, ancak diş darbelerine karşı dayanıklı değillerdir. Bu yüzden silikon emzikler henüz diş çıkarmamış bebekler için daha uygundur.

Damaklı mı damaksız mı?
Damaksız emzikler anne memesini andırdığı için bebekler tarafından tercih edilir. Ancak bu tür emzikler özellikle bir yaşından sonra damağa baskı yaparak damak yapısını ve üst ön dişlerin sıralanışını bozabilirler. Bu tür emziklerin bir yaşından sonra kullanılması önerilmiyor. Damaklı emzik ise daha elips ve yukarı doğru kıvrıktır. Bu anatomik şeklinden dolayı 2-3 yaş arasında bile rahatlıkla kullanılabilir. Damağa tamamen adapte olduğundan, herhangi bir deformasyona neden olmaz.

Gece de kullanılabilir mi?
Doğrusu bebekleri geceleri emziksiz uyutmak daha zor olur. Bebek emziksiz uykuya dalamıyorsa, damaklı emzik tercih etmelisiniz. Bebek uykuya daldıktan sonra ise onu uyandırmadan emziği ağzından almalısınız.

Şekere batırılabilir mi? Emziği bebeğe vermeden önce şekere veya bala batırmak hatalı bir alışkanlıktır. Bu hareket bebeğin diş minelerini zedeler ve diş çürüklerine neden olur. Ayrıca buna alışan bebek, ağzında sürekli tatlı bir tat almak isteyebilir. Bebeklerin kalıcı olmayan süt dişlerinin de bakımı çok önemlidir. Eğer bunlara iyi bakılmazsa hemen altlarında bulunan kalıcı dişler de zarar görebilir.

Nasıl temizlenmeli?
Emziğin temizliği üretildiği malzemeye göre değişir. Kauçuk olanlar özel bir dezenfektan madde yardımı ile soğuk sterilize edilmelidirler. Silikon olanlar ise sıcak yöntemle de steril hale getirilebilirler. Emziklerin devamlı temiz durmasını istiyorsanız, emniyetli bir çengelli iğne ile çocuğun kıyafetine tutturun ve böylece sürekli yere düşmesini engelleyin.
Emzik hangi yaşta bırakılmalı?
Genelde emziğin 2 yaş civarında bırakılması gerekir. Eğer bu gerçekleştirilemiyorsa biraz daha ertelemek mümkündür. Ancak bu esnada emzik kullanma zamanının sürekli azaltılması gerekir. Bu dönemlerde eline kemirmesi için taze sebze verebilirsiniz. Ancak onu asla bir şeyler yerken yalnız bırakmayın. Her ne koşulda olursa olsun, 4 yaşına kadar emzik alışkanlığının ortadan kaldırılması gerekir. Uzun süre emzik kullanımı kulak iltihabına ve diş yapısının bozulmasına neden olabilir.





Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı..
Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra..

.
* נσѕєρнιηє ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
bakımı, bebek, hakkında, herşey


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557