Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kadınca > Bebeğim
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Bebeğim Bebekleri olan üyelerimizin bebekleri hakkında bilgi edinebileceği ve paylaşım yapabileceği forumdur.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Like Tree8Kişi Beğendi
Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22 Şubat 2013, 22:24   #81 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart Menenjit

MENENJİT (ÇOCUKLARDA)

Menenjit, meninksin (beyni ve omuriliği örten zarlar) iltihaplanmasıdır. Çoğunlukla vücudun başka bir bölgesindeki enfeksiyondan tipik olarak kan dolaşımı yoluyla meninkse ulaşan mikroorganizmaların yol açtığı enfeksiyon sonucu oluşur. Doktorunuz omurilik sıvısından aldığı örneği inceleyerek menenjit tanısı koyabillr. Bebeklerde ve genç çocuklarda belirtileri saptamak zor olabilir.

MENENJİT TİPLERİ :


Viral menenjit: Çoğunlukla görece hafif seyreder ve ABD de bakteriyel menenjitten daha yaygın olarak ve daha çok kış aylarında salgınlarla görülür. Genellikle tedavi gerekmez ve çoğunlukla 2 hafta içinde iyileşir.


Bakteriyel menenjit: Yaşamı tehdit edici olabilir ve hemen tedavi edilmesi gerekir. Günümüzde, Streptococcus pneumoniae ve Neisseria meningitidis (meningococcus) tek tek vakalar ya da salgınlar şeklinde görülen bakteriyel menenjitin önde gelen nedenleridir. Haemophilus influenzae tip b, ABD de 1990 lı yıllardan önce 6 yaşından küçük çocuklarda menenjitin önde gelen nedeniydi. Ancak çocuklara rutin aşılamanın bir parçası olarak uygulanan aşılar, bu tip menenjit insidansını düşürmüştür. Yeni doğanlarda, grup B streptococcus ve E. coli gibi başka bakteriler menenjite yol açabilir.


BELİRTİLER:


Yenidoğan bir bebekte huzursuzluk ya da uyuşukluk olabilir ve beslenemez. Hafifçe içe göçük olan başın yumuşak bölümü (bıngıldak = fontanel) gergin ya da dışarı çıkık duruma gelir. Daha büyük bir çocukta şiddetli ve sürekli baş ağrısı ve/ya da ense sertliği, alışılmadık biçimde sessizlik, parlak ışığa karşı duyarlılık, bulantı ya da kusma hissi.


Bakteriyel menenjitte belirtiler hızla, bazen birkaç saat içinde gelişir. Belirtilerin ortaya çıkmasından sonra uyuşukluk başlar ve bazen bilinç kaybı olur. Vakaların yarısında koyu kırmızı ya da morumsu lekeler görülebilir.


Viral menenjitte belirtiler daha hafiftir ve gribe benzeyebilir.


KORUNMA:


Bakteriyel menenjitin belirli suşları için aşılar mevcuttur ve bunlar salgınları kontrol altına almaya ya da belirli bölgelere seyahat edenlere yardımcı olabilir. Enfekte kişiyle yakın temasta bulunanlar (aile üyeleri) enfeksiyondan korunmak için antibiyotik kullanabilir. Enfekte kişinin ağız salgısından uzak durulması (öksürükten ve öpüşmekten kaçınmak) ve ellerin dikkatle ve sık yıkanması da alabileceğiniz diğer önlemlerdir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 22:25   #82 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

NORMAL BEBEK

Bebek bekleyen çoğu anne baba için, bebeklerinin kafalarındaki imajı, daha gebelik testlerinin pozitif olduğunu öğrendikten hemen sonra berraklaşmaya başlar. Kafalarda beliren bu imaj çoğunlukla bebek mamalan ya da kullanıp atılan bebek bezi ambalajlan üzerindeki 3-4 aylık tombul ve gülümseyen bebek resimlerine benzer.
Oysa gerçekte doğum odasında doktorunuzun elinize verdiği yeni doğmuş bebeğiniz bu imajdan tamamıyla farklıdır. Kırışık derili, çoğunlukla doğum kanalından geçerken ezilmiş kafalı bu bebek hiç de hayalinizde canlandırdığınız, mama reklamlarındaki o güzel bebeğe benzememektedir.

Her ne kadar aslında yaklaşık 40 haftalık bir süreyi kapsıyorsa da, döllenmeden doğuma kadar geçen zaman müstakbel anne ve baba için çok uzun bir süre olarak görünebilir. Son adet kanamasından takiben 38-42 hafta sonra yapılan doğumlar olgunlaşmış gebelik olarak kabu edilir. Bazan, çocuğun artık dünyaya gelmek üzere olduğu bu son 4 haftalık dönem süresince çoğu kadın çalışmaya devam edebilir. Olgunlaşmış gebelik sonucu doğan bebeğin ortalama ağırlığı 2.5 ila 4.5 kg. arasında değişin erkekler kızlardan biraz daha ağırdırlar. Olgunlaşmış gebelik bebeklerinin çoğunun boyu 45 ila 55 cm. arasında değişir.

Doğumdan hemen sonra, bebeğin ağzı emmeye ve burnu soluk alıp vermeyi engelleyen kan ve mukozayı temizlemek için bunları itmeye başlar Göbek bağı, anne ile bebek arasındaki daha önceki bu yaşam bağı, kesilir, ve bebeğiniz daha doğum odasında iken herhangi bir ciddi problemi olup olmadığını kanıtlayan bir sınavdan geçer.

Normal bir bebek neye benzer? Bebeğiniz sessiz ve sakin olabilir; ya da elerini ve ayaklarını sallayarak ağlayabilir, cildi renksiz ya da alacalı renkte olabilir. Doğumdan hemen sonra bebeğin cildi nispeten mavimsi olacaktır. Bu renk bebeğin doğumdan önceki normal rengidir. Doğumdan 5 dakika ya da 10 dakika sonra bebeğin rengi pembeleşmeye başlar. Bazı bebeklerin cildi kırışıklıkların üstüste geldiği gevşek bir yapı sergiler. Kimisi de sanki şişman bir bebekmiş gibi görünmelerini sağlayan tombul bir yapıya sahip olarak doğar. Çoğu bebekler, doğum kanalından geçişlerini kolaylaştıran verniks adlı yağlı bir madde ile kaplıdırlar.

Bebeğiniz doğduğu anda kafasında hiç saçı olmayabileceği gibi, kafası tamamiyle saç dolu da olabilir. Doğumdan dört ya da beş ay sonra bu saçın çoğu dökülecektir, ince ve koyu renkli bir vücut tüyü tabakası (lanugo) bebeğinizin sırtını, omuzlannı ve hatta yüzünün bir kısmını kaplamış olabilir. Beyaz ırktan çoğu bebek koyu mavi bir göz rengi ile doğarlar. Siyah ırktan bebekler ise koyu kahverengi gözlerle doğarlar. Koyu cilt rengi karışımlı beyaz bebeklerde iris (gözün renkli tabakası) birkaç hafta sonra koyulaşmaya başlar. Kahverengi gözler genellikle ilk altı ay içinde belirginleşmeye başlar.

Bebeğinizin gözlerinin biraz şiş gibi olduğunu farkedebilirsiniz. Bu şişlik, yasalar gereği, doğum sonrasında bebeği doğum kanalı nedeniyle oluşabilecek muhtemel bir enfeksiyona karşı korumak amacıyla sürülen eritromisin ya da gümüş nitrat merheminden dolayı oluşmaktadır. Bu şişlik tamamiyle geçicidir ve endişelenecek hiçbir şey yoktur.

Kafa, gövdeye nazaran daha büyükçe görünür. Bebek, annenin ilk doğumu sonucu doğmuşsa, kafası çoğunlukla sivri uçlu ya da şişkindir; bu şekil, bebeğin kendisini doğum kanalının şekline uydurması neticesinde meydana gelir. Her ne kadar bozuk şekilli bir kafa anne ve baba için bir bozukluk işareti anlamına gelebilirse de, bebeğin kafatası kemikleri, annenin dar leğen kemiğinden incinmeden geçebilmesi için, birbirinin üzerine de geçebilen esnek bir yapı arzetmektedir. Bu şekillenme herhangi bir kafa ya da beyin zedelenmesine neden olmaz ve bebeğin kafası birkaç gün sonra normal şeklini alır. Yeni doğmuş bir bebeğin kafasının tepesinde, kemikler tamamiyle birbirine kenetlenene kadar, genellikle 9 aydan 18 aya kadartık bir süre için bir yumuşaklık (bıngıldak) varolacaktır.

Bebeğiniz doğduktan 1 dakika sonra, görünen sağlığını değerlendirmek amacıyla Apgar testine tabi tutalacaktır. Bu test her 5 dakikada bir yapılır ve bebeği tanımlamaya yarayan bu bilgiler kayda geçirilir. Apgar testine göre düşük bir skor ortaya koyan bebekler yakından gözlem gerektirirler. (Bkz. Apgar Testi). Ayrıca doğumdan kısa bir süre sonra, iç kanama tehlikesini önlemek için, pıhtılaşmaya yardımcı bir madde olan K vitamini zerkedilir. Bebek iyi soluk alıp veriyorsa ve sağlıklı görünüyorsa, (ısı kaybını önlemek için) yumuşak bir battaniyeye sanlı olarak annesine verilecektir. Çoğu yeni anne hemşirelerin bebeklerini hemen kendilerine getirmesini isteme eğilimindedir. Annenin vücudunun henüz süt üretememesine karşın, memeler, kolostrum denilen (kazein ve çok miktarda albüminden oluşan), içinde bebek için yaşamsal önemi olan bağışıklık kazandırıcı maddeler olan bir sıvı içerir. Annenin bebeğe kendisinin bakmasının bebekle anne arasında bir yakınlık ya da bağ oluşmasında çok yararı vardır.

Anne baba ile çocuk arasında bağ konusunda çok şey yazılmıştır. Çok basit bir ifadeyle, anne baba ile çocuk arasındaki bağ, ebeveynler ile çocuk arasında duygusal bir bağın oluşmasıdır. Çocuğun doğduğu esnada bir nevi bağlanma zaten gerçekleşmiş durumdadır. Ebeveynler, özellikle doğumdan itibaren, çocuklarına duygusal bir bağla bağlanırlar. Bebek, anne ve babasının doğum odasında bebeklerini ilk ellerine aldıkları andan itibaren, yaşamı boyunca sürecek bir bağ oluşmasına neden olur.

Doğumdan bir yada iki saat sonrasına kadar bebeğiniz muhtemelen uyanık, gözü açık ve sessiz olacaktır. Bu, bebeğinizi tanımanız için çok güzel bir fırsattır.

Çoğu anne baba, bebeklerini saran sıkı kundak bezlerini açarak onu yakından incelemek ister. Çoğumuz bu aşamada bebeğin el ve ayak parmaklarını sayarak doğum olayını kanıksamaya başlarız. Bebekler işitme duyusu ile doğarlar; anne ve baba doğum odasında bebeklerinin bir ses duyduğunda nasıl sıçradığını görürler. Yeni doğmuş bebekler aynı zamanda görebilir ve kendilerinden 20-30 cm. uzaktaki nesnelere gözlerini odaklayabilirler de. Anne ve babalar bebeklerinin belli bir nesneye ya da birinin yüzüne nasıl dikkatle baktığını hayretle görürler.

Doğum zor bir olaydır ve yeni doğan bebeğin bu strese cevabı doğumdan sonra derin bir uykuya dalmak ve birkaç saat uyumak şeklinde olur. Bu genellikle bebeğin hastanenin ba-kjm bölümüne alındığı esnada olur. Yeni doğan bebekler, daha sonra sıkıca kundaklanır ve beşiklere konur, ilk birkaç gün süresince yeni doğmuş bebeklerin çoğu nadiren tamamen uyanır. Kimi zaman bebeğiniz, çoğu insan tarafından bir bebeğin doğuşunun habercisi sayılan şekilde ani bir ağlama ile uyanabilir.

Anneleri, yeni doğan bebekleri genellikle 3-4 saatte bir biberon ya da emzirmek suretiyle beslemek isterler, (bazı anneler bu yüzden bebekleriyle aynı odada kalmayı isterler); fakat bebeğiniz doğumdan birkaç gün sonrasına kadar ne biberonla beslenmeye- ne de anne memesiyle emzirilmeye pek ilgi göstermeyecektir. Yeni doğan bir bebek genellikle doğduğu andaki ağırlığından, yüzde 6 ile 10 oranında daha az ağırlıkta hastaneden ayrılır. Genellikle üçüncü gün (yaklaşık olarak annenin memelerinin sütle dolduğu zamanla aynı anda), bebeğin de iştahı artış gösterir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 22:25   #83 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

OMEGA YAĞLARI BEBEĞİN BEYİN GELİŞİMİNİ ETKİLİYOR

Anne sütü, fındık, soya fasulyesi ve balık yağı gibi gıdalarda bulunan omega yağları, çocukların matematik zekasını geliştiriyor.
Anne sütü, fındık, soya fasulyesi, kanola bitkisi ve yeşil sebzelerin yanısıra balık yağı, ayçiçek, mısır ve tahıl ürünlerinde bulunan omega yağlarının, çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimini arttırdığı kaydedildi.

Yapılan araştırmalar, omega yağların çocuk gelişimindeki önemini ortaya koyuyor. Anne sütünde de bulunan omega yağlarının beyin gelişimine önemli katkısı olduğu bildiriliyor. Ceviz, fındık, soya fasülyesi, kanola bitkisi ve yeşil sebzelerin yanı sıra balık yağı ve soğuk su balıklarında bulunan omega 3 ve ayçiçek, pamuk, mısır ve tahıl ürünlerinde bulunan omega6 dengesiyle beslenen annelerin bebeklerinde beyin, sinir sistemi ve görme yeteneklerinin gelişiminin, bu dengeyle beslenmeyen annelere oranla daha sağlıklı olduğu bildirildi.

Bu nedenle, annelerin doğum öncesi ve sonrasında omega 3 ve omega 6 nın dengeli beslenme rejimini uygulaması öneriliyor. Omega yağlarının, çocuğun matematik zekasını geliştirdiği, okuma, telaffuz ve yazma becerisini arttırdığı bildirildi.Omega yağlarının yeterince alınmasının çocuklarda dyslexia olarak tanımlanan okuma zorluğu, matematik, telaffuz ve yazma yeteneklerinin az olmasına neden olduğu kaydedildi.

Alınan omega 3 ve omega 6 dengesinin kandaki trigliserid ve kolsterol düzeyinin düşmesini sağlayarak, kardiyovasküler hastalık riskini en aza indirdiği belirtiliyor. Omega 3 ve omega 6 yı dengeli alan bir insanda sağlıklı bir cilt, parlak saçlar, güçlü savunma sistemi olacağı belirtilirken, yağların dengeli alımının zihinsel aktiviteyi arttırdığı vurgulanıyor.

Sigara, alkol, yüksek tansiyon, kandaki şeker miktarı, stres, aşırı kilo, soya çekim, düzenli egzersizin ihmal edilmesinin kalp sağlığın tehdit eden 8 ana faktör olduğu belirtilirken, omega 3 ve omega 6 dengesinin böbrek fonksiyonlarına olumlu katkısının yanısıra, yağlarının kan şekeri seveyisinin kontrolüne, büyüme döneminde ise hücre ve beyin gelişimine yardımcı olduğu, enfeksiyonlara karşı ise güçlü bir savunma sistemi oluşturduğu bildirildi.Diğer yağlardan farklı olarak vucüt tarafından üretilemeyen omega yağları "elzem yağ" diye adlandırılıyor.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 22 Şubat 2013, 22:26   #84 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart Osteogenesis imperfekta

OSTEOGENESİS İMPERFEKTA

Osteogenesis imperfekta kemiklerde anormal bir kırılganlığın olduğu nadir bir kalıtımsal hastalıktır. Doğum esnasında ya da çocuk yürümeye başladığında kırıklar meydana gelebilir. Ergenlikte ve daha sonraki dönemlerde sık olarak işitme bozuklukları görülür.
Belirtiler

- Kırıklarla sonuçlanabilen kemik zayıflaması,

- Koyu mavi ya da siyah göz akı,

- El, kol, ayak ve bacakta şekil bozuklukları, özellikle ayak kavsinde,

- Düztabanlık,

- Boy kısalığı.

Hastalığın çeşitli tipleri vardır. En hafif tiplerinde, çocuk ergenlik dönemine yaklaştıkça kırıkların oluşma olasılığı azalır.

Teşhis

Teşhis radyografi ile konur.

Hastalığın ağır tipleri çoğu kez ölümcüldür. Birçok çocuk bu nedenle bebeklikte ya da daha ileriki dönemlerde kalp ve solunum sorunları nedeniyle ölür.

Tedavi

Hastalığın hafif tiplerinin tedavisi kırık riskini azaltmayı hedefler. Kırıkların tam olarak tedavi edilmesi ve şekil bozukluklarının düzeltilmesi önemlidir. Çocuklarında bu hastalık görülen anneler, tekrar hamile kalmadan önce doktorlarına başvurmalıdırlar.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 22:26   #85 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart Pamukçuk

PAMUKÇUK

Pamukçuk, ağızda meydana gelen hafif bir mantar enfeksiyonudur; yanakların iç tarafına, dilin üzerine ve ağzın tavanına sürülmüş beyazımsı lekelere benzer. Eğer beyaz leke kazınırsa, altında deri yanmış gibi görünür ve kanayabilir. Pamukçuk, sağlıklı yeni doğmuş bebeklerde meydana gelir.
Belirtiler : Bebeğin ağzında, ağzının içinde ve çevresinde süte benzer ince bir tabaka.

Pamukçuk olan bebeğin ağzı yaradır. Bebek emzirilirken rahatsızdır ve hatta emzirilmeyi reddedebilir. Eğer bebeğinizde pamukçuk olduğundan kuşkulanıyorsanız, bebeğinizin doktoruna başvurunuz. Teşhis koymak için çoğunlukla sadece bakmak suretiyle muayene yeterli olmaktadır.

Tedavi

Sağlıklı bir yeni doğmuş bebek genellikle hastalığı kendi başına yenebilmektedir. Fakat, özellikle pamukçuk geniş bir alana yayılmışsa, nystatin adı verilen bir antimartar madde bu süreci hızlandırmaktadır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 22:27   #86 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart Parafimoz

PARAFİMOZ

Parafimoz; sünnetsiz bir penisteki sünnet derisinin, geriye çekilmiş şekilde kalıp, penis başını örtecek şekle dönememesidir. Bu oluşumda derhal bir üroloğa veya bir hastanenin acil durum kliniğine başvurmak şarttır. Tam veya yarım sünnet şeklinde bir tıbbi müdahale ile sünnet derisinin gevşetilmesi gerekebilir.
Belirtiler

- Sünnetsiz penis ucunda ağrılı şişme;

- Geri çekilmiş sünnet derisinin penis başını örtecek şekilde eski haline çekilememesi;

- Sünnetsiz penis ucunun çok fazla şişmesi (acil).

Hemen müdahale edilirse, peniste kalıcı bir zararın ortaya çıkması önlenebilir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 22:27   #87 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart PİŞİK

PİŞİK

Pişik; alt bezinin bebeğinizin tenine temas ettiği noktada hafif kabartılı bir kızarıklık biçiminde ortaya çıkar. İlerlemiş durumlarda, içi su dolu kabarcıklar ve buna benzer biçimde bebeğe acı veren deri değişiklikleri görülebilir. Eğer pişik infekte olursa bu deri döküntüleri parlak kırmızı bir renk alabilir ve genişleyebilir. Bu döküntüler bezin temas alanının dışına çıkarak yayılabilir. |Pişiğin nedeni genel olarak derinin tahriş olmasıdır.
- Bu tahrişin nedeni alt bezinin küçük gelmesi, çok sıkı bağlanmış olması ya da gerekli sıklıkta değiştirilmemesidir.
- Eğer kumaş alt bezi kullanıyorsanız bu bezleri temizlemek için kullandığınız sabun ve temizleyiciler de tahrişe neden olabilir.
- Aynı zamanda kullanıp atılan tipte hazır alt bezlerinin bazıları veya bebeğinizin altını temizlemek için kullandığınız hazır ıslak bezler de tahrişe neden olabilir.
- Alt bezinin üzerine bebeğe giydirilen sentetik esaslı giyecekler alt bezinin temas ettiği alanda ısı ve nemin yükselmesine neden olur.
- Tahriş olmuş derinin ısı ve neminin yükselmesi ise bazı mikropların üremesi için ideal ortamı yaratır. Bu durumda pişik "infekte" olur. Eğer pişik infekte olmuşsa bu genellikle bir mantar infeksiyonudur ve buna neden olan da genellikle Candida adıyla bilinen bir mantardır. Böyle bir durumda aynı zamanda deriyi etkileyen başka mikroplar da (bakteriler) olabilir. Infeksiyon pişiğin tedavisini daha güç bir hale getirebilir.

Pişiğin Önlenmesi ve Tedavisi
- Temel kural; alt bezinin kapladığı alanın temiz, kuru ve serin tutulmasıdır. Bu nedenle bebeğin alt bezi sıklıkla değiştirilmeli ve olabildiğince altı açık tutulmaya özen gösterilmelidir. Böylece bebeğin teni hava aldıkça kuruyacaktır. Uyku sırasında bebeğin altını kumaş bezle bağlamak geçerli bir yöntemdir. Bu durumda bebeğin altı uykuya daldıktan hemen sonra kontrol edilmeli ve ıslaksa hemen değiştirilmelidir. Bu kontrolün bebeğin uykuya dalmasından hemen sonra yapılmasının nedeni bebeklerin idrarlarını genellikle bu arada yapmalarıdır.
- Doktorunuz size kısa bir süre için kortizonlu bir preparat önerebilir. Ancak borik asit, kamfor, fenol, metil salisilate veya benzoin tinktür içeren herhangi bir bileşiği doktorunuz özel olarak önermediği sürece kullanmamalısınız, bu bebeğinizin cildine zarar verebilir.
- Şayet bebeğinizin pişiği infekte olmuşsa doktorunuza danışın.
- Pişik durumunda talk pudrası ve mısır nişastası önerilmez; talk pudrası bebeğinizin ciğerlerine zarar verebilir, eğer bir mantar infeksiyonu varsa mısır nişastası bunu kötüleştirebilir.
- Eğer kumaş alt bezi kullanıyorsanız bezleri yıkadıktan sonra 15 dakika kadar kaynatarak tüm mikropların ölmesini ve kimyasal maddelerin uzaklaştırılmasını sağlamalısınız.
-Bazı hazır alt bezleri içerdikleri emici bir jel sayesinde derinin kuru kalmasını sağlayabilirler. Bu tip alt bezlerinin kullanımı bazı bebeklerde pişik oluşmasını önleyebilir.
- Ancak unutulmaması gereken en önemli nokta alt bezlerinin sıklıkla değişmesi gerektiğidir.
- Bebeğinizin alt bezini saat başı kontrol edin ve ıslandığı zaman hemen değiştirin.
- Alt bezi değişiminde bebeğinizin altını dikkatle temizlemelisiniz. Bu temizliği yaparken ılık, çok hafif sabunlu veya duru su kullanabilirsiniz.
- Bebeğinize yeni alt bezi bağlamadan önce altının iyice kuruduğundan emin olmalısınız.
- Bebeğinizin cildini nemden korumak için çinko oksit içeren kremler, A ve De vitamini içeren kremler veya vazelin kullanabilirsiniz.
- Alt bezinin üzerine sentetik malzemeden yapılmış giysiler giydirmeyin
- Eğer pişik devam ediyorsa kullandığınız alt bezinin tipini, alt temizliğinde kullandığınız "ıslak" mendilleri veya sabunu değiştirmelisiniz.
- Eğer kumaş alt bezi kullanıyorsanız bu bezleri yıkadıktan sonra kimyasal maddelerden ve mikroplardan arındırmak için en az 15 dakika süreyle kaynatmalısınız.
Aşağıdaki Durumlarda Doktorunuza Müracaat Edin:
- Pişik bebek henüz 6 haftalık iken ortaya çıkarsa,
- Içi su dolu kabarcıklar ve küçük yaralar oluşmuşsa,
- Bebeğinizin ateşi varsa,
- Bebeğiniz kilo kaybediyor veya her zamanki kadar yemiyorsa,
- Içi su veya cerahat dolu büyükçe kabartılar meydana çıkmaya başlamışsa,
- Kırmızı döküntüler kollara yüze veya saçlı deriye doğru yayılıyorsa
- Yukarıdaki tedavi önerilerini bir haftadır uyguladığınız halde durumda herhangi bir düzelme görülmüyorsa hemen doktorunuza başvurun.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 22:28   #88 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart Pnomotoraks

PNOMOTORAKS (YENİDOĞAN)

Her çocuk ciğerleri çökük olarak doğar, ciğerlerin doğumdan sonra birkaç nefeste şişmesi ve bebeğin solup alıp vermeye başlaması doğumun olağanüstü yönlerinden birisidir. Bununla beraber, ciğerleri ilk defa şişirebilmek için dikkate değer basınç değişimleri meydana gelir. Bazen akciğerler her yöne bir çırpıda şişmezler ve basınç değişikliği henüz taze olan akciğer hava keseciklerine (alveoli) kırılmalara yol açar. Bu kırıklar, ciğeri çevreleyen ve göğsün iç duvarını oluşturan alanlar arasındaki ince zarlara (plevra) hava sızmasına neden olurlar. Bu alana (ki, plevral boşluk diye adlandırılır) büyük oranda hava sızması durumunda, ciğerler çöker (pnömotoraks) ve soluma güçleşir.
Belirtiler

- Artan aktivite;

- Nefes alıp verme kısalığı;

- Hızlı ve hırıltılı soluma;

- Dudakların ve tırnak altlarının mavimsi bir renk alması (siyanoz)

- Ciğerlerin aniden çökmesi (Acil Durum).

Teşhis

Eğer az miktarda hava sızarsa, bebek artmış oranda aktivite gösterecek ve nefes kısalığı, hızlı ve hırıltılı soluma, siyanoz (mavi dudaklar ve tırnak altları) meydana gelecektir. Bununla beraber, eğer fazla oranda hava sızmışsa, bu durumda ciğer aniden çökecektir. Bebeğin doktoru bu durumda sızıntının nerede olduğunu belirlemek için göğüs röntgeni alınmasını isteyebilir.

Pnömotoraks, eğer akciğerler aniden sönerse çok tehlikeli olabilir. Fakat çoğu vakalarda, sızan hava oranı azdır ve kendi kendine absorbe olmaktadır (emilmektedir).

Tedavi

Bazen hiçbir tedavi uygulamak gerekmez. Kimi zaman, bebeğe soluması için 1 ila 2 saat süreyle yüzde 100 oksijen vermek suretiyle pnömotoraks düzeltilebilmektedir. Ciğerlerin aniden sönmesi durumunda, acil bir önlem olarak, göğüs içine kaçmış olan havaların çıkartılması gerekebilir. Bu işlem, göğüs duvarı ile akciğerler arasındaki boşluğa bir boru sokmak suretiyle yapılır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 22 Şubat 2013, 22:28   #89 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart Porfiri

PORFİRİ (PORPHYRIA)

Heme pigmenti (renkli madde) adı verilen ve hemoglobin (eritrosit (kırmızı kan hücresi) içerisinde bulunur), miyoglobin (kırmızı kas hücresi içerisinde bulunur) ve sitokrom adı verilen maddelerin üretiminde temel maddelerden olan maddelerin üretimindeki anormalliklerin ortaya çıktığı bir grup kalıtsal hastalıklara porfiri adı verilir.
Akut intermittan porfiri; herediter koproporfiri; konjenital eritropoietik porfiri; eritropoietik protoporfiri adı verilen tipleri gözlenebilir.

Porfiri hastalarının üç temel özelliği vardır: (1) fotodermatit (ışığa hassasiyet ve buna bağlı kızarıklıklar), (2) nöropsikiyatrik (sinirsel ve psikolojik) şikayetler ve (3) karın ağrısı ve kramplar gibi bulgular.

Porfiri hastalığı, otozomal dominant (baskın) veya otozomal resesif (çekinik) olarak çocuklara geçebilir. Geçişin tipi ebeveyndeki porfiri tipine bağlıdır. Bazı porfiri tipleri çocukluk döneminde ortaya çıkarken, bazıları ergenlikte ve bazıları da yetişkin yaşlarda ortaya çıkar.

Klasik bir akut porfiri atağında genellikle çok şiddetli karın ağrısını takiben kusma ve kabızlık takip eder. Akut atak sırasında kişilik değişiklikleri ile birlikte uzuvların uçlarında karıncalaşma ve hissizlik, kuvvetsizlik, paralizi, duyu bozuklukları ve kas ağrıları meydana gelebilir. Bu akut ataklar hayatı tehdit edici olabilir; kan elektrolit (sodyum, potasyum gibi) dengesizlikleri, kan basıncında düşme ve şok gelişimi gözlenebilir.

Atak sonrasında idrarda kırmızılık meydana gelebilir. Konjenital eritropoietik porfiride, idrar sürekli kırmızıdır.

Güneş ışığına maruz kalındığında, ciltte kızarıklık, ağrı, sıcaklık hissi, su toplanması ve şişlik meydana gelebilir. Meydana gelen bu değişiklikler yavaş yavaş düzelir ve sıklıkla görünüm bozukluğuna neden olan nedbe dokusu veya renk değişikliği bırakarak düzelir.

Belirtiler ve Bulgular

- kırmızı idrar

- dişerde anormal renkler

- güneşışığına karşı aşırı duyarlılık

- güneşışığına bağlı ciltte su toplanması

- güneşışığına bağlı ciltte ödem (şişme)

- fotodermatit

- kramp tarzında karın ağrıları

- kabızlık

- kusma

- kol ve bacaklarda ağrı

- sırt ağrısı

- kişilik değişiklikleri

- karıncalanma ve hissizlik

- kas ağrıları

- kas zayıflığı ve paralizi

- çarpıntı

- derin tendon reflekslerinin kaybolması

- elektrolit değişiklikleri (sodyum seviyesinde düşme - hiponatremi)

- böbrek fonksiyonlarında azalma (idrar testleri ile yapılır)

Tanıda Kullanılan Analizler

- kan biyokimyası

- serum kreatinin

- kreatinin klerensi

- BUN

- serum potasyum

- arterial kan gazları

- kanda porfirin ölçümleri

- enzim testleri (üroporfirinojen dekarboksilaz, protoporfirinojen oksidaz, porfobilinojen PGB deaminaz, koproporfirinojen oksidaz, ALA dehidrataz, üroporfirinojen III kosentaz, ferroşelataz)

- idrarda Watson-Schwartz testi

- Hoesch testi (yüksek PBG miktarının ölçümü)

Tedavi

Akut Atak Tedavisi

- elektrolit dengesinin sağlanması ve devamı

- kan gazlarının takip edilmesi

- hastaya karbohidrat verilmesi (serum glukoz şekinde olabilir)

- ağrının giderilmesi

- ajitasyon ve huzursuzluk için hastanın sedatize edilmesi (yatıştırıcı ilaç)

- hipertansiyon için propranolol verilmesi

- intravenöz hematin (damar içine) verilmesi

Uzun Süreli tedavi

- alkolün tüm türlerinden uzak durun

- atağa neden olabilecek ilaçlardan uzak durun

- bol karbonhidratlı diyet alın

- güneş ışığından uzak durun

- cildinizi yaralanmalardan özellikle koruyun

- beta-karoten alın (havuç)

- splenektomi (dalağın çıkarılması) gerekebilir

Porfiriler hayatı tehdit eden hastalıkalrdır; ancak iyi bir tedavi ve bakım ile hasta uzun süre sorunsuz dönemler geçirebilir.

Gelişebilecek Problemler

- İlerleyici kas paralizileri

- solunum yetmezliği

- safra taşları

- şekil ve görüntü bozuklukları

- koma





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 22:28   #90 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

PREMATÜR VE DÜŞÜK DOĞUM AĞIRLIKLI BEBEKLER

Düşük kilolu bebeklerin IQ’larının daha düşük, kör, sağır ve felç olma olasılıklarının yüksek olduğu saptandı.
ABD’de yapılan araştırmaya göre, prematüre doğanlar, yetişkinliklerinde de gelişme sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor.

ABD’de yapılan bir araştırmada, prematüre doğan kişilerin yetişkinliklerinde de gelişme sorunlarıyla karşı karşıya kaldıkları ortaya çıktı. New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanan araştırma, 1.5 kilonun altında doğan 242 kadın ve erkek arasında yapıldı.

Araştırmada, kontrol grubunda bulunan ve normal kiloda doğan 233 kişiye oranla bu kişilerden daha azının lise mezunu olduğu belirlendi. Düşük kilolu bebeklerin IQ’larının daha düşük, kör, sağır ve felç olma olasılıklarının yüksek olduğu saptandı. Araştırmaya katılan düşük kilolu doğan kişilerin yüzde 51’inin IQ’sunun normal olduğu, yüzde 74’ünün liseyi bitirdiği, yüzde 25’ininse yüksek okula devam ettiği belirtildi. Normal kiloda doğanların ise yüzde 83’ünün liseyi bitirdiği, yüzde 40’ının yüksek okula devam ettiği bildirildi.

Ancak araştırmada, çok düşük kilolu doğanların uyuşturucu ve alkol bağımlılığı gibi riskli davranışlara girmeleri olasılığının da düşük olduğu belirlendi. Bu kişilerin cinsel olarak da daha az aktif oldukları saptandı. Doğan bebeklerin yüzde biri 1.5 kilonun altında oluyor. 2.5 kilo ve yukarısı, normal doğum kilosu olarak kabul ediliyor.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
adan, bebek, Çocuk, hastalıkları, sağlığı, ve, zye


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557