Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Spor > Beşiktaş
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Beşiktaş ÇARŞI !

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Ocak 2013, 22:13   #1 (permalink)
Üye

Suspect - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Ocak 2013
Nerden: İstanbul
Yaş: 24
(Mesajlar): 835
(Konular): 427
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 38923
Aldığı Beğeni: 59
Beğendikleri: 28
Ruh Halim: Uykucu
Takım :
Bjk Forumrenkli Yaşanmış Kartal Hikayeleri

......BİR BEŞİKTAŞ DESTANI.........

>>>>>>KARDELEN<<<<<<<

Boğaz nehir gibi akıyordu Marmara'ya doğru...İstanbul'un üzerine çöken o kurşini havayı,manevi ağırlığı kaldıracak bir evliya beklentisi vardı sokaklarda...karayelden esen rüzgar,yağmur getirecekti şehit mezarına...Bu dünya güzeli şehir,beşyüz yıl sonra,kansız savaşsız İngilizlere teslim edilmişti bir mayıs sabahı...Dolmabahçe önünde son birlik de silahlarını teslim ediyordu.Yüzbaşı Şeref ve birliği,manga manga tüfeklerini,tabancalarını,hatta süngülerini İngiliz subaylarına makbuz karşılığında verdiler.Bu sıkıntılı işin sonu geldiğinde,İngiliz çavuş,Yüzbaşı Şeref'e seslendi:
-sör!tabancanız...
Şeref hiddetle döndü,elini akldırdı,çavuşa vuracak oldu.İngiliz binbaşı araya girdi ve ''Tabancanız kalsın,mermileri boşaltınız yüzbaşı'' dedi...
Şeref hiddetle tabancasını çekti,ateş edebileceğini düşünen İngiliz askerleri silahlarını ona doğrulttular..Şeref 'altıpatlar'ını gökyüzüne çevirdi,tambur pimini çekti,pirinç kovanlı veuçları çetikli altı mermi iki metre yüksekten yere boşaldı..Sonra kabzası laz işi,baba yadigarı tabancasını kılıfına soktu,asker dönüşüyle birliğinin karşısına geçti.Hazırolda bekleyen 120 asker yumrukları sıkılı,dişleri kenetli,Galiçya'dan Hicaz'a,Trablusgarp'tan Fizan'a peşinden gittikleri bu mert adamın ağzının içine bakıyordu.Bir emir verse,evet o bir emir versebir avuç ingilizi elleriyle boğabilirlerdi...

-Şimdi dağılıyoruz arkadaşlar.Sizi on yıldır sabırla bekleyenlerin aynına gidin.Ama unutmayın,bu iş daha bitmedi,bu millet esaretini yenmek için sizin gibi yiğitlere ihtiyaç duyacaktır.Bana hakkınızı helal edermisiniz?
Bir an sessizlik oldu.Elleri cebinde ve avucunda yuvarlak metal çerçeveli gözlüğü olduğu halde bekledi...Birliğin çavuşu bir adım öne çıktı:
-Bizim helalimiz seninle şehit düşmektir komutanım.
hiç istemediği halde Şeref'in gözlerinden iki damla yaş süzüldü,elinde tuttuğu gözlük tuzla buz olmuştu,avuç içi kanıyordu.daha ser bir sesle bağırdı..
-hakkınız helal midir bana?
Yağmur başlamıştı.gökyüzündeki martılar birkaç dakika önce yaşadıkları gökgürültüsünden beter bir ''HELAL OLSUN!'' sesiyle irkildiler,havalanıp kaçıştılar..
kan damlaları Dolmabahçe'den Beşiktaş'a doğru birer metrelik aralıklarla takip ediyordu Yüzbaşı Şeref'i...Neden sonra elinin kanadığını fark etti.Dolmabahçe Sarayının duvarı dibinde durdu,omuzundaki apoletleri söküp eline sardı.Kanı emen apoletin ipek örtülü yıldızları kıpkırmızı oluverdi..Şeref birkaç dakika sonra Beşiktaş'a vardı.Balıkçı kahvesinde oturmak istedi ancak ''Hırpani halim bir Türk subayına yakışmaz'' diye düşünerek sahile indi..Çakılların üzerine oturup,teknesinin altını onaran bir balıkçıyı seyre daldı..
Kan çanağına dönen gözlerini uzaklara dikmişti,bahar yağmurunun anlatılmaz hüznüne...İçinde fırtınalar kopuyordu.Sırtına dokunan bir elle irkildi.Kafasını kaldırdı.Biraz önce teknesini onarırken seyrettiği denizci birşeyler söylüyordu.Ama Şeref duyamıyordu onu.Sararmış dişlerine bakarak denizcinin,anlamaya çalıştı söylediklerini.
-Asker ağa,asker ağa...
-Efendim.
-okuman,yazman var mıdır?
-Evet.Hayrola?
-Ağam be,teknenin adını yazsan olurmu?
-Tamam.Nedir teknenin adı?
-KARDELEN!!!
-Yavuklunu adı mı?
-Hee...Nerden bildin?
Harp okulu'ndan aldığı 'hat' dersi ilk kez işine yarıyordu.Şeref,kardelen şekline benzer bir motifle yazdı tekneye sevgilisinin adını...
-Ya ağam,çok güzel oldu.Sana borçlandım şimdi ben.
-Olsun,birgün ödersin.Nerelisin sen?
-İnebolulu'yum.İstanbuldaki Rum meyhanelerine tuza basılmış torik getiririz biz.Fener'i dönerken teknenin altını vurdum.burada onarıyorum.Kısmetse öğlen namazı yekneyi bitirip İnebolu'ya yelken basacağım.
********
Yüzbaşı Şeref Akaretlerde Yokuşu'nu tırmandı,Osmanoğlu Konağı'nın kapısını çaldı.
-Hoşgelmişsin Şeref Beyim.

Şeref,Beşiktaş Jimnastik kulübünün Divan Kurulu üyesiydi.Eskrim takımında kılıç hocasıydı ve futbol takımında da kalecilik yapıyordu.Konağın ahşap merdivenlerini hışımla çıkıp,çatıdaki malzeme deposuna girdi.Tabancasını çıkardı.Cepkenindeki enfiye kutusunu eline aldı.Kutuyu kulağına götürüp iki salladı.Şeref kakmalı enfiye kutusu tıkırdamaya başladı.Kutuyu açtı,içinden pamuğa sarılmış gümüş bir kurşun çıktı.Kurşunu çizme derisine süre süre iice parlattı.Kurşunu tabancasının tamburuna sürdü,tamburu hızla çevirip kapattı.Kırlaşmaya başlaya şakaklarına götürdü.''AFFET'' dedi.
Tık! Boş...
Tık! Boş...
Tık! Yine boş...
Tam o sırada kapı hiddetle açıldı.Ahmet Fetgeri içeri girip,4. kez tetiğe basmak üzere olan Şeref'in elindeki silahı kaptı.Şeref kendisinden geçmiş,ağlamaya başlamıştı.
-Neyapıyorsun sen,delirdinmi?
Cevap yerine tavanarasını dolduran hıçkırıklar vardı.Sarıldılar.Ahmet Fetgeri,Şeref'i ayağa kaldırdı,koluna girip aşağı indirdi.Sade kahve ile birer sigara içtiler.''Her şey bitti'' dedi Şeref.
-Daha değil.Dün akşam Mustafa Kemal ve arkadaşları,Anadoluda mücadeleyi başlatmak için gemiyle Samsuna yola çıktılar.
Gözleri parladı Şeref'in.Birkaç dakika önce Azraille rus ruleti oynayan o değildi sanki...Bir kuş olup o gemiye yetişmeyi geçirdi aklından...
-Bende gitmek istiyorum.
-Çok zor.Salmazlar seni İsatanbul'dan.
Birden KARDELEN geldi Şeref'in aklına.Kardelen vardı ya İnebolu ya giden.''Neden olmasın?''diye söylendi.''Dur,celallenme hemen''diye Fetgeriye Kardelen i anlattı.
Artık Şeref i durdurmanın imkanı yoktu.Yukarı çıktı,üç beş parça eşyasını bez asker torbasına sıkıştırdı.İki dost sarıldılar.''Şu torbayı da al,lazım olur belki''dedi Fetgeri.
''Nedir bu?''diye sordu Şeref.''Denize açılıncaya kadar sakın açma''cevabını aldı.Kardelen denize inmişti.Tam yelken açmaya hazırlanırken,bir sesle irkildi denizci:
-Tayfa lazım mı?
-Buyur ağam.Hayırdır ,nereye?
-Senin gittiğin yere.Hatırlarsan bana borcun vardı,ödeşmiş oluruz.
Kardelen,Anadolu Fenerini geçip Karadenize açılırken;Şeref,Boğazın süsü erguvanlara sonkez baktı.Bu güzelim renkleri İngilizlere bırakıyordu.yaralı elini,Karadenizin az tuzlu sularında yıkadı.Temiz bir bez parçası aradı sarmak için...
Fetgerinin verdiği çantanın düğümünü açtı.İçinde beyaz bir beze sarılı yuvarlak birşey vardı.Açtı bezi ve o anda KARDELENİN İÇİNE BİR FUTBOL TOPU YUVARLANDI.Gözlerine inanamadı.BU TOP,MAHALLİ LİGDE GOL YEMEDEN ŞAMPİYON OLDUKLARI VE HATIRADIR DİYE SAKLADIKLARI ''ERTHOLD'' MARKA,İÇTEN LASTİKLİ PAHALI FUTBOL TOPUYDU.''Ah be Fetgeri''DEDİ İÇİNDEN.Gülümsedi...
Ara sıra esen sert rüzgar veserpiştiren yağmura rağman Şile açıklarını neşeyle geçtiler,hava kararırken Ağva limanında demirlediler.Torik lakerdanın satılmamış kısmıyla,mısır ekmeği akşam yemekleriydi.Erik rakısıda çilingir sofrasını tamamladı.
ŞEREF,GECE DENİZCİ GENCE;BEŞİK9TAŞ'I,CAN ARKADAŞI AHMET FETGERİYİ VE FUTBOL TOPUNUN HİKAYESİNİ ANLATTI hiç susmadan...Sonra bir köşeye kıvrıldı.Sabah yüzüne doğan yakıcı güneşle uyandı.Kardelen,Pazarbaşı burnunu aşmış,yelkenlerini Karasuya doğru dolduruyordu.Teknenin genç reisi,Asiye türküsünü söylüyor,bir yandan da yanıbaşlarındaki yunuslara mısır ekmeği atıyordu.Arasıra da ''KARDELENİM...SEVDİĞİM...''gibi mırıldalanmalarla sevgilisini anıyordu.O gece Akçakoca,ertesi gece Amasra limanında yattılar.
Amasra limanı çıkışı denizci gözlerini ufka dikerek''HAVA PATLICAK AĞAM''dedi.Şeref baktı,baktı...KEYİFLİ VE GÜNEŞLİ BİR 19 MAYIS SABAHINDAN BAŞKA BİR ŞEY GÖREMİYORDU..Önemsemedi.
öğlene doğru deniz kararmıştı.''KARADAN NEDEN BU KADAR UZAKLAŞTIK?'' diye sordu Şeref.
-Ağam kaba dalga vuruyor,burnu çevirdim.
Bir süre sonra öyle bir fırtına başladıki,Şeref'in içi
dışına çıktı.''YELKEN İPİNDEN UZAK DUR AĞAM,AYAĞINA DOLANMASIN''dedi reis.Bir büyük dalga geçti üzerlerinden.Sonra bir daha...Dümen tutan avuçları ezilmişti denizcinin.Şeref yelken ipini tutmaya çalışsada,direk kopup, denize düştü.denizcinin çığlığı yağmura karıştı.
-Ağam ipi sal!
Şeref duyamadı,boyunun neredeyse beş katı bir dalga,sancak tarafından tekneyi alabora etti.Dalga çurunun dibindeki teken,denizin altında kaldı.
Denizci büyük bir çeviklikle kendini yukarı itip sudan çıktı.YÜZBAŞI ŞEREF SU ÇEKMİŞ ASKER ÜNİFORMASININ AĞIRLIĞI VE ÇİZMESİNE DOLANANYELKEN İPİYLE,HIZLADİBE BATIYORDU.YARIM DAKİKA MKADAR SÜREN BU DALIŞ,AĞAĞINDAN ÇÖZÜLEN İPLE DURDU.artık teknenin ağırlığından kurtulmıştu ama üzerindeki büyük mavilikle uğraşacak gücü kalmamıştı.Bulanık denizin derinliklerinde gözleri açık çırpınıp duruken,yanından geçen beyaz birşey gördü.bu,yukarı çıkan Erthold marka futbol topuydu.BEŞİKTAŞIN GOL YEMEZ KALECİSİ ŞEREF TOPA DOĞRU UZANDI,uzandı...
Kerempe Burnunda baygın yatan denizcinin genç bedeni,kumsalda dalgalarla birlikte salınıyordu.Hemen yanında bir futbol topu vardı.Genç denizci yüzünü paramparça eden kayalıkların üzerine çıkıp bağırdı:
-Ağam! Ağam!
Cevap gelmedi.YÜZBAŞI ŞEREF,HAYATININ GOLÜNÜ KARADENİZİN SOĞUK SULARINDA YEMİŞTİ.Yanından geçip su yüzüne doğru yükselen yopa yetişememiş ve karanlıklar birkaç saniye içinde onu dibe çekmişti.
1924 yılında birgün, Fetgerinin Akaretlerdeki konağına bir kadın geldi.Elinde bir torba vardı.Ahmet Bey,bu beklenmedik misafirin getirdiği torbada çıkan futbolo topuna uzun uzun baktıktan sonra sordu:
---Nedir bu bacım,nerden buldun bu topu?
---İstiklal Savaşında şehit düşen kocamın vasiyetiydi,ona birşey olursa bu topu mutlaka size vermemi istemişti...
---SENİN ADIN NE BACIM?
---KARDELEN...............





Temiz Kalpli İnsanlar Hiçbir Zaman Rahat Bir Hayat Yaşayamazlar, Çünkü Kendilerini Başkalarının Mutluluğu İçin Feda Ederler.

http://www.forumrenkli.com/signaturepics/sigpic9082_2.gif
Suspect isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2013, 22:13   #2 (permalink)
Üye

Suspect - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Ocak 2013
Nerden: İstanbul
Yaş: 24
(Mesajlar): 835
(Konular): 427
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 38923
Aldığı Beğeni: 59
Beğendikleri: 28
Ruh Halim: Uykucu
Takım :
Standart

BEŞİKTAŞ'I KURAN 26 İDEALİST İNSAN!


Beşiktaş'ın ilk başkanı Mehmet Şamil Bey (1903-1908), Müşir Osman Ferit Paşa'nın oğludur.
Kardeşi Hüseyin Bereket Bey ile,Serencebey'deki konaklarının bahçesinde Beşiktaş'ı kurmuşlardır.
Kurucular ise şöyledir;
Mehmet Şamil (Müşir Osman Paşa'nın oğlu),
Hüseyin Bereket (Müşir Osman Paşa'nın oğlu),
Ahmet Fetgeri Aşeni (Deniz Subayı),
Fuat Balkan (Kara Subayı),
Mehmet Ali Fetgeri (1 numaralı üye,öğretmen-gazeteci),
Muhittin Paşa (Beyoğlu mutasarrıfı,elçi,general),
Mazhar Kazancı (Süvari Yarbayı),
Nazım Nazif Ander (Mühendis),
Haydar Bey (Mimar),
Cami Baykurt (Öğretmen,Fizan milletvekili),
Behçet Bey (kuş uzmanı),
Şevket Cenani (Başvekil Kadri Paşa'nın oğlu),
Mahmut Naci Bey (Trablugarp milletvekili),
Refik Bey (subay),
Şükrü Paşa (Viyana ateşemiliteri),
Ahmet Paşa (Berlin ateşemiliteri-Enver Paşa'nın babası),
Kılıç Ali (Atatürk'ün en yakın silah arkadaşı.Gündüz Kılıç'ın babası),
Ziya Karamürsel (Hazine Müdürü),
Celal Davut (ilk spor yazarı),
Kenan Bey (Saray görevlisi),
Hami Bey (Esiki Fizan milletvekili),
Yüzbaşı Fethi Bey (ilk şehit pilot),
Şerafettin Bey (Süvari Miralayı),
Fuat Paşa (Müşir),
Kamil Bey (Subay)............

Hepsinin ruhu şad olsun





Temiz Kalpli İnsanlar Hiçbir Zaman Rahat Bir Hayat Yaşayamazlar, Çünkü Kendilerini Başkalarının Mutluluğu İçin Feda Ederler.

http://www.forumrenkli.com/signaturepics/sigpic9082_2.gif
Suspect isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 29 Ocak 2013, 22:13   #3 (permalink)
Üye

Suspect - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Ocak 2013
Nerden: İstanbul
Yaş: 24
(Mesajlar): 835
(Konular): 427
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 38923
Aldığı Beğeni: 59
Beğendikleri: 28
Ruh Halim: Uykucu
Takım :
Standart

Beşiktaş'ın 100 yıllık tarihindeki çok önemli 10 nokta:

1*Yüzüncü doğum gününü kutlayan ilk türk takımı.
2*Formasına Türk Bayrağını 103 yıldır takan tek takım.
3*Balkan savaşında şehit düşenlerin anısına(Balkan toprakları geri alınıncaya kadar) formasının renklerini değiştiren tek takım.
4*Formasının renklerini değiştirip 93 yıldır yas tutan tek takım.
5*Türk futbolunun ilk resmi şampiyonu (1924).5 yıl üst üste şampiyon olan tek takım (1938-1943).
6*Yenilmeden şampiyon olan tek takım.
7*Profesyonel ligde bir maçta en çok gol atan tek takım(10 gol)
8*Türkiyeyi Ulusal maçta temsil eden ilk ve tek takım.
9*Özkaynak düzeninden en çok oyuncu yetiştiren takım.
10*Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün taraftarı olduğu takım...

Bakın;Atatürk 1915 yılında,Akaretler'de evinin arka tarafındaki sahade spor yapan Beşiktaşlılardan Ahmet Fetgeri ile Fuat Balkan Beyler'e uzun bir konuşma yapar.Atatürk özetle;

''Sizlerin ve sporcularınızın ciddi çalışmalarını,çeviklik ve maharetlerinizi uzun zamandan beri büyük bir zevkle takip ediyorum.Bugün bünyenizde toplayıp,ilmi metodlarla yetiştirmeye çalıştığınız bu gençler,Avrupalı rakiplerine Türk'ün ölmez gücünü isbat edeceklerdir.Sizi candan kutlar,başarılarınızı her zaman duymak isterim.'' der.

Daha önemlisi şudur;
1935 yılında Türk Spor Teşkilatını kuran 1 numaralı isim olan Ahmet Fetgeri Bey,Beşiktaş kongresine 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nın yapılmasını teklif eder.Beşiktaş kongresi bu öneriyi oy birliği ile kabul eder.Bu karar Atatürk'e arz olunur..Atatürk bu öneriden çok mutlu olur ve kanunlaştırır.
19 Mayıs Bayramı aynı zaman da Beşiktaşlıların bayramıdır...





Temiz Kalpli İnsanlar Hiçbir Zaman Rahat Bir Hayat Yaşayamazlar, Çünkü Kendilerini Başkalarının Mutluluğu İçin Feda Ederler.

http://www.forumrenkli.com/signaturepics/sigpic9082_2.gif
Suspect isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 29 Ocak 2013, 22:13   #4 (permalink)
Üye

Suspect - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Ocak 2013
Nerden: İstanbul
Yaş: 24
(Mesajlar): 835
(Konular): 427
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 38923
Aldığı Beğeni: 59
Beğendikleri: 28
Ruh Halim: Uykucu
Takım :
Standart

BİR KISIM AZINLIKLARIN TEŞVİKİ İLE YUNANLI SUBAYLAR BEŞİKTAŞ KULÜBÜ LOKALİNİ YAĞMA ETTİLER.

1918 yılında "1.Cihan Harbi" sona ermiş ve "Mondros Mütarekesinin" tabii sonucu olarak 13 Kasım 1918 günü müttefikler İstanbul’u işgal etmişlerdir. O günlerde Beşiktaş Jimnastik Kulübü Akaretler’deki lokali elinden alındığı için Beşiktaş Çarşısı bir kilise binasında ikamet etmek mecburiyetinde kalmıştı. Siyah-Beyazlılar burada çok acı bir felakete uğradılar ve 1903 ile 1918 yılları arasında elde ettikleri tüm şild, kupa, madalya, flama gibi şampiyonluk göstergelerini, çok önemli belgelerle, fotoğraflarını kaybettiler. İstanbul’un işgalini takip eden günlerde, kulübün bu son lokali rumlar tarafından ele geçirilmişti.

Beşiktaş Jimnastik Kulübünün faaliyetlerini ve parlak başarılarını çekemeyen bu kimseler, Yunan Subaylarını da aralarına alıp, tecavüz planlarını fiiliyata dökmekten çekinmediler. Azınlıklar arasında Fısıltı Gazetesi’yle yayılmış olan "Beşiktaş Kulübü, Mustafa Kemal Paşa ile gizli işbirliği yapıyor" söylentileri şüphesiz yağmalamanın asıl sebebi olarak gösterilebilir. Ata’nın Beşiktaş Kulübü’ne yaptığı ziyaretleri ve 56 sahasında gerçekleştirdiği sohbetleri gören (Fuat Balkan tarafından çekilmiş) fotoğraflarda maalesef bu yağma sırasında telef oldular.

BU ACININ NE DEMEK OLDUĞUNU FENERBAHÇE’DE ÇOK İYİ BİLİR VE AÇTIĞI YARAYI HİSSEDER

Fenerbahçe Kulübü 94 yıllık tarihinde birçok acılar çekti ve felaketler yaşadı. Bunların en talihsizi şüphesiz 1932 yangınıdır. Sarı-lacivertlerin 1914 yılında yerleştiği Kuşdili Semti’nin o dönemdeki en gösterişli binası 5-6 Haziran 1932 gecesi birkaç saat içinde 25 yıllık varlığının bütün şerefli anılarıyla birlikte yanıp küloldu. Tıpkı Beşiktaş’ta olduğu gibi, Şampiyonluk kupaları şildler, birincilik madalyaları, flamalar ve en acı olanı önemli evraklar, fotoğraflar alevler arasında birer birer yokoldular. 1918’de Atatürk’ün imzaladığı "Şeref Defteri" de tesadüfen yöneticilerden birinde olduğu için bu önemli belgenin yok olması önlenmiş oldu. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Atatürk’ün Beşiktaşla ilgisi "Yıldırım Orduları Kumandanlığı" görevine başlamadan önce ve 1915’te "Çanakkale Müdafihi" olarak adını dünya tarihine yazdırdığı günlerde başlamıştır. Bunu kanıtlayan belgelerden biri olarak Akaretler Yokuşu üzerinde oturduğu 76 nolu binanın dış kapısı yanındaki "Mermer Kitabe’"de şu satırlar yer almaktadır: "Atatürk, 1.Dünya Savaşı’ndan düşmana karşı İstanbul’u koruyup kurtaran, Çanakkale Müdafihi Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal Paşa iken bu evde kiracı olarak kalmıştır." Çanakkale Savaşı 19 Şubat-1 Aralık 1915 tarihleri arasında cereyan ettiğine göre Atatürk-Beşiktaş diyaloğunun 1915 yılında başladığı bu belgeyle açık seçik ortadadır. Uzun lafın kısası, bu belge de göstermektedir ki, Ulu Önder Atatürk’ün ilk gözağrısı başka bir deyişle gençlik ateşini yaktığı ilk spor kulübü BEŞİKTAŞ’tır. Beşiktaş kurucularından eskrimci Fuat Balkan Mustafa Kemal Atatürk’ün yakınlık duyduğu asker sporculardan biriydi. Milli mücadele yıllarında Makedonya ve Batı Trakya’daki kahramanlıklarından sonra emrindeki üç melis taburunu 17 Eylül 1917 günü Drama’dan hareketle Türkiye’ye getiren Fuat Balkan’ın umumi karargahı paha biçilmez bir hediye şeklinde Türk ordusuna kavuşturduğundan kendisini nasıl tebrik edeceğini bilememişti. Mustafa Kemal Atatürk, Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığı görevine başlamadan önce 1916’nın ilk günlerinde, Akaretler’deki evinin arka kapısından Beşiktaş Jimnastik Kulübü idman sahasına inmiş (Şimdiki Plazaların bulunduğu alan) Ahmet Fetgeri ile Fuat Balkan Beyleri yanına çağırıp, kendileriyle şu konuşmayı yapmıştır:


"EFENDİLER, SİZLERİN VE SPORCULARINIZIN CİDDİ ÇALIŞMALARINI, ÇEVİKLİK VE MAHARETLERİNİ UZUN ZAMANDAN BERİ BÜYÜK BİR ZEVKLE, DİKKATLE İZLİYORUM. SPORDAN YOKSUN BİR GENÇLİK NASIL Kİ VATAN MÜDAFASI SIRASINDA ETKİLİ OLAMIYORSA İNSAN DENEN VARLIĞIN KAFA YAPISI DA NE DERECE TEKAÜL EDERSE ETSİN, BEDENİ İKİŞAFI NOKSAN VE YETERSİZ OLURSA O VÜCUT O KAFAYI İLERİYE GÖTÜREMEZ, TAŞIYAMAZ. BUGÜN BÜNYENİZDE TOPLAYIP, İBNİ METODLARLA YETİŞTİRMEYE ÇALIŞTIĞINIZ BU GENÇLER, TAM ANLAMDA BEDENEN VE FİKREN GELİŞTİKLERİ ZAMAN VATAN MÜDAFASINDA İLMİ SAHALARDA OLDUĞU GİBİ SPOR ALANLARINDA DA AVRUPALI HASIMLARINA TÜRK’ÜN ÖLMEZ GÜCÜNÜ İSPAT EDECEKLERDİR. SİZİ CANDAN KUTLAR, BAŞARILARINIZI HER ZAMAN DUYMAK İSTERİM"....





Temiz Kalpli İnsanlar Hiçbir Zaman Rahat Bir Hayat Yaşayamazlar, Çünkü Kendilerini Başkalarının Mutluluğu İçin Feda Ederler.

http://www.forumrenkli.com/signaturepics/sigpic9082_2.gif
Suspect isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2013, 22:14   #5 (permalink)
Üye

Suspect - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Ocak 2013
Nerden: İstanbul
Yaş: 24
(Mesajlar): 835
(Konular): 427
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 38923
Aldığı Beğeni: 59
Beğendikleri: 28
Ruh Halim: Uykucu
Takım :
Standart

Beşiktaş semtinin tarih boyunca isimleri :


Beşiktaş tarih boyunca birçok adla anılmıştır. Bunun temel nedeni Osmanlı dönemine kadar sürekli bir yerleşim yeri kimliği kazanamamasıdır. Dolayısıyla zaman içinde çeşitli olaylara, buradaki önemli yapılara ya da anıtlara göre adlar almıştır. Tarihin söylenceyle karıştığı ilkçağdan kalan adı İasonion'dur. MS 2-3. yy'da kaleme alındığı sanılan Anaplus Bosporu (Boğaziçi'ne Yolculuk) adlı kitapta geçen söylenceye göre "altın post"u aramak amacıyla Teselya kıyılarından Karadeniz'e yelken açan Argonotlar İstanbul Boğazı'nda karaya ayak bastıkları ilk yere önderleri İason'un adını vermişlerdir. İasonion denilen yerin bugünkü Dolmabahçe Sarayı'nın kapladığı alan olduğu sanılıyor. Beşiktaş Bizansların I.Leon döneminde burada yaptırılan Ayios Mamas Sarayı'ndan ötürü bu adla anılmaya başlandı. 10. yy'a kadar Ayios Mauası adını taşıyan Beşiktaş geç Bizans kaynaklarında Zeukta Kionia (İkiz Sütun) ve yaygın olarak da Diplokionion (Çifte Sütunlar) olarak geçer. Bizans yönetiminin İstanbul'u sürekli yağma tehdidi altında bulunduran Rus ve Bulgar akıncılarına karşı kazanılan zaferin simgesi olarak diktirildiği belirtilen bu sütunların Ayios Mamas Sarayı'nın ya da 5. yy'da İmparator Zenon tarafından yıktırılan Zeus Tapınağı'nın kalıntılarından olabileceği ileri sürülmüştür. Beşiktaş'ın Osmanlı öncesi dönemdeki adına ilişkin en ilginç kayıt Evliya Çelebi'nin Seyahatname adlı ünlü eserinde yer alır. Onun anlatımıyla "zamanı kadimde bu şehir kefere destinde (elinde) iken ismine "Konapetro" derlerdi, yani "taş beşik" demektir."


Günümüzde ise Beşiktaş'ın eski ve yeni sâkinleri arasında yaygın olan ve yazılı kaynaklara da geçmiş bulunan teze göre Beşiktaş adının aslı Beştaş'dır.Bu da Barbaros Hayreddin Paşa'nın gemilerini bağlamak için kıyıya diktirdiği beş taş sütundan gelir. Beştaş adı zamanla Beşiktaş'a dönüşmüştür.Beşiktaş'ın adına ilişkin en ciddi incelemeyi yapan Prof. Cavid Baysun ise eski kaynaklarda bu adın "Beşiktaşı" biçiminde geçtiğine dikkati çekerek Topkapısı'nın Topkapı'ya dönüşmesi gibi Beşiktaş'ının da halk ağzında Beşiktaş'a dönüştüğünü savlar. Ayrıca "beşik" sözcüğü üzerinde de durur ve sözcüğün aynı zamanda bir denizcilik terimi olarak "kızak üstüne kurulan yatak" anlamına geldiğini belirtir. Beşiktaş kıyısında böyle taş gemi beşiklerinin bulunması olasılığının yüksek olduğunu ekleyerek Beşiktaş adını bu olguya bağlar.


Semtimiz erkek semti aşık eder herkesi,üzerimden eksilmesin bayrağımın gölgesi... Övünmek gibi olmasın biz Kara Kartallıyız...





Temiz Kalpli İnsanlar Hiçbir Zaman Rahat Bir Hayat Yaşayamazlar, Çünkü Kendilerini Başkalarının Mutluluğu İçin Feda Ederler.

http://www.forumrenkli.com/signaturepics/sigpic9082_2.gif
Suspect isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2013, 22:14   #6 (permalink)
Üye

Suspect - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Ocak 2013
Nerden: İstanbul
Yaş: 24
(Mesajlar): 835
(Konular): 427
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 38923
Aldığı Beğeni: 59
Beğendikleri: 28
Ruh Halim: Uykucu
Takım :
Standart

Kulübün Adinin Degistirilmesi

Gösterilen faaliyetler Osmanli sarayinda kusku yaratiyordu. Saray ajanlari bos durmayip gencleri Abdülhamit'e bile sikayet etmislerdi. Bu jurnallemenin sonucunda bir gün, Ahmet Fetgeri ve arkadaslari yorucu bir antreman sonrasi Osmanpasa Konagi'ndan çiktiktan sonra zaptiyeler tarafindan tutuklanip Hasan Pasa Karaklu'na götürülmüslerdi. Kendilerinin zindanlara atilacagini düsünürken, saray çevrelerine olan yakinliklari sayesinde serbest birakilmislar, ama bir daha yaptiklari faaliyetleri tekrarlamamalari kendilerinden istenmisti.

Kurtulmuslardi ama bu ise köklü bir çözüm bulmalari gerekiyordu. Saray çevrelerindeki baglantilarini kullanarak fikir danismaya baslamislardi. Sonunda Abdülhamit'in yaveri Mehmet Bey soruna çözüm bulmustu. Besiktas Bereket Jimnastik Kulübü adi degistirilecekti. Zira jimnastik kulübü kurmak suçtu. Bu tavsiye üzerine hemen toplanildi ve kulübün adi Osmanli Besiktas Terbiye-i Bedeniye Mektebi olarak degistirildi.

Artik is Mehmet Bey'e ve Abdülhamit'in kusçubasisi Behçet Bey'e kalmisti. Onlar da Abddülhamit'e yeni kurulan mektebin sporlarin yapilacagi, insan sagligina yararli bir yer oldugunu söylediler. Abddülhamit en güvendigi iki adamina inandi. Ve böylece de Besiktas'li gençler çalismalarini daha rahat ve korkusuzca sürdürmeye basladilar. Zamanla Abddülhamit'in en yakinlari bile kulübe katilmaya basladilar





Temiz Kalpli İnsanlar Hiçbir Zaman Rahat Bir Hayat Yaşayamazlar, Çünkü Kendilerini Başkalarının Mutluluğu İçin Feda Ederler.

http://www.forumrenkli.com/signaturepics/sigpic9082_2.gif
Suspect isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2013, 22:14   #7 (permalink)
Üye

Suspect - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Ocak 2013
Nerden: İstanbul
Yaş: 24
(Mesajlar): 835
(Konular): 427
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 38923
Aldığı Beğeni: 59
Beğendikleri: 28
Ruh Halim: Uykucu
Takım :
Standart

Kulübün Resmiyet Kazanmasi

23 Temmuz 1908'de mutlakiyet dönemi bitmis, mesrutiyet ilan edilmisti. Bu insanlarin daha da özgürlesmesi, dolayisiyla da daha rahat spor yapabilmeleri, bir araya gelebilmeleri demekti.

3 Agustos 1909'da da Cemiyetler Kanunu çikarildi. Ayni yil içersinde Tepebasi Kislik Tiyatrosu'nda Beyoglu Mutasarrifi Muhittin Pasa'nin öncülük ettigi spor bayrami yapiliyordu. Azinliklarin kurduklari kulübler oradaydi. Dört Rum kulübü ilgi çekiyordu. Fakat bayramda bir tek Türk spor kulübü yoktu. Sadece birkaç Türk zabiti davetliydi. Ve onlarin arasinda Besiktas'li Refik, Mazhar, ve Fuat Bey'ler de vardi.

Muhittin Pasa spor yapan gençleri hayranlikla izledi, zaman zaman da alkisladi. Dayanamadi, "Su gençleri gipte ile izliyorum. Surada bir Türk kulübü neden yok? Halbuki bir kulübümüzü de törende görmeyi ne kadar arzu ederdim, bilemezsiniz." dedi.

Fuat Bey atildi:

- Pasam, aslinda 6 yildan beri Besiktas'ta böyle bir kulüb var. Ama biliyorsunuz ortami. Çalismalar gizli yapildi. Eger izin verirseniz...
- Yaa... Neden benim haberim yok? Hemen harekete geçilsin. Her türlu yardima hazirim. Vakit kaybetmeden gidin ve bana istidayi getirin.

Bunu takiben hemen toplandilar. Artik mektep olmayip kulüp olduklarina dair bir karari onayladiktan sonra da adlarini Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü olarak degistirdiler.

Fuat Balkan ve Umumi Katip Hüsnü Bey Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü'nün nizamnamesini hazirladi. Mazhar Kazanci istidayi imzaladi. Istida Beyoglu Mutassarrifligi'nin Cemiyetler Defteri'nin 468. sayfasina 26 Ocak 1326 (1910 miladi) tarih ve 1760 numarayla kaydedildi. Ve tasdik edilen 185 sayili tescil belgesi verildi.

Sükrü Pasa baskanliginda olusturulan ilk resmi yönetim kurulunda su isimler yer aliyordu: Ziyaeddin Karamürsel, Sevket Cenani, Ahmet Pasa, Mazhar Kazanci, Fuat Balkan, Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Hüseyin Hüsnü.

Besiktas, Cemiyetler Kanunu'nun kabülünden sonra resmiyet kazanmis ilk Türk spor kulübü olarak tarihe geçti. Besiktas semtinin Akaretler bölgesinde Sair Nedim Caddesi'ndeki Sulh Mahkemesi binasi lokal olarak belirlendi. Ancak burasi küçük olup kulüp hizla büyüyordu.

Daha sonra Akaretler'deki 84 numarali binaya tasinildi. Binanin arkasi tam 600 altin harcanarak spor sahasi yapildi. Malzemeler alindi. Kulüp artik tesis ve lokale de kavusmustu.





Temiz Kalpli İnsanlar Hiçbir Zaman Rahat Bir Hayat Yaşayamazlar, Çünkü Kendilerini Başkalarının Mutluluğu İçin Feda Ederler.

http://www.forumrenkli.com/signaturepics/sigpic9082_2.gif
Suspect isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2013, 22:14   #8 (permalink)
Üye

Suspect - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Ocak 2013
Nerden: İstanbul
Yaş: 24
(Mesajlar): 835
(Konular): 427
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 38923
Aldığı Beğeni: 59
Beğendikleri: 28
Ruh Halim: Uykucu
Takım :
Standart

Futbolun Spor Dali Olarak Kulübe Katilmasi

Bir gün Valideçsme'de gençler aralarinda konusuyorlar, egleniyorlardi. Içlerinden biri Taskisla yönünü gösterdi:

Bakin alevlere... Taskisla yaniyor!
- Haydi gidip bakalim, orada ne oluyor?
Kosarak gittiler. Amaçlari yangini görebilmek ve hatta yardim edebilmekti. Taskisla'ya geldiklerinde ilgilerini baska bir olay çekti. O bölgedeki Ingilizler bir çesit spor yapiyorlardi. Iki takima ayrilmislar ve bir topun pesinde kosuyorlar, sayi yapmaya çalisiyorlardi. Hayranlikla bir süre onlari izlediler.



- Bu oyunu biz de oynayamazmiyiz?
- Oynariz
- Ama nasil? Bizim topumuz yok ki...
- Alalim su topu kaçalim.
- Olmaz, ayip olur...
O sirada top önlerine gelir. "Alalim su topu kaçalim" diyen Katip Tevfik dayanamaz. Topu alir, Ingilizlerin saskin bakislari arasinda kosmaya baslar. Arkadaslari da pesinden tabii...

Valideçsme'ye geldiklerinde izlerini kaybettirmislerdi. Topu Refik Osman'in evinin bahçesinde saklarlar. Onlar Besiktas kulübünden degildiler. Ama Besiktas'ta oturan gençlerdi... ve böylece semte futbol topunu ilk getirenler olarak tarihe geçtiler.

Semte getirilen futbol topu bile Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü'ne futbolu ilk yillarda sokamadi. Ama gençler zamanlarini aralarinda futbol oynayarak geçirmeye baslamislardi.

1911 yilinin Agustos ayiydi. Su haber semte hizla yayildi: "Gümrük memurlarindan Elazizli Haci Yusufzadelerden Mehmet Bey'in oglu 17 yasindaki Seref Bey futbol kulübü kurmus."

Takimin adi Valideçesme idi. Seref Bey'in disinda takimda Sair Kazim, Asim, Alaeddin, Selahettin, Doktor Mehmet, Askeri Hakim Hakki Bey vardi. Bölgedeki diger gençler de bos durmadilar. Münir Bey'in önderliginde birlestiler. Nuri ve Rüstü kardesler, Küçük Hakki, Büyük Hakki, Ziya, Hafiz Mustafa ve Refik Osman bir araya gelerek Basiret takimini kurdular.

Aralarinda maçlar yaptilar. Güçlendiler, gelistiler. Rekabeti biraktilar. Karma kadrolar olusturarak azinliklarla iddiali karsilasmalar yaptilar. Tatavla'nin Araks, Kadiköy'ün Barham ve Oresten takimlariyla oynadilar.

Önderleri Seref Bey'di. Bir gün yaptiklari toplantida Seref Bey arkadaslarina düsünçesini açikladi:



- Besiktas semtinin tek ve en güçlü kulübü Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü'dür. Ancak bir tek eksikleri var o da futbol bransinin olmamasi. Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü'ne katilalim. Böylece Galatasaray, Fenerbahçe, ve Altinordu ile rekabete girebiliriz.
Itiraz eden olmadi. Fikir alkislarla karsilandi. Ama çekinenler de yok degildi:



- Ya bizi almazlarsa?

- "Merak etmeyin, ben gidip görüsecegim. Almayacaklarini sanmiyorum ve hatta sevineceklerini de saniyorum." dedi Seref Bey.
1911 yilinin son aylariydi. Seref Bey Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü'ne gitti. Karsisinda Fuat Bey, Ahmet Bey, ve Mazhar Bey vardi. Kulübe katilmak istediklerini kendilerine bildirdi. Fuat Bey, Ahmet Bey, ve Mazhar Bey öneriyi sevinçle karsiladilar.

Valideçesme ve Basiret Külüpleri, Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübünün çatisi altinda resmen birlestiler.

Seref Bey hic bos durmadi. Hemen calismalara basladi. Takimda yer alacaklar belliydi. Besiktas'in ilk futbol takimi su isimlerden kurulmustu: Resul Bey (kaleci), Ridvan Bey, Behzat Bey, Dr. Sabri, Sair Kazim, Sadi Baltalimanli, Dr. Mehmet, Asim Bey, Seref Bey, Dr. Ali, Fahri Bey.

Takim kurmak yetmiyordu. Eksikler çoktu. Forma yoktu. Ayakkabi yoktu. Top yoktu. Ama bulundu. Çevresinde sporsever olarak taninan Ipekçi Ihsan Bey gençlerin çaresi oldu, her eksiklerini tamamladi.

Zamanla ikinci ve üçünçü takimlar da kuruldu. Futbol Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübünü'de bir anda kisa süre içinde birinci siraya oturdu.

Ama kulüpte sadece futbol yoktu ki... Diger branslar da vardi. Iste futboldaki bu gelisme bazi branslarin yöneticilerini sinirlendirdi:



- Halterde geri kaldik!
- Futbol yüzünden jimnastik yapamiyoruz!
- Atis egitimleri ne olacak?
- Boksu unutmayalim!
- ........!!!!!!!
Iç çekisme bitmedi. Seref Bey'e karsi cephe alanlar çogaldi. O da sonunda Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübünü'den ayrilmaya karar verdi. Sisli'deki Sebat kulübünü'ne katildi. Arkadaslari O'nun pesini birakmadilar. Seref Bey yoksa biz de yokuz diyerek onlar da Sebat kulübü'ne katildilar.

Seref Bey'in çaliskanligi orada da etkisini gösterdi. Sebat takimi kisa sürede güçlendi. Ve günlerden bir gün Sebat Besiktas'in karsisina futbol sahasinda dikiliverdi.

Sebat takimi sahada Mahmut, Nazmi, Adil, Hüsnü, Andon, Haluk, Refik Osman, Orhan, Seref, Siyret, Haluk'tan kuruluydu. Besiktas ise su kadro ile mücadele etmisti: Resul, Alaeddin, Nebi, Badi Kemal, Güresçi Hikmet, Hüsnü, Seref, Ihsan, Cemal, Tayyip, Kadri.

Sebat Futbol Takimi Besiktas'i 3-2 yendi. Seref Bey ve arkadaslarinin Besiktas'tan ayrilisi da iste o günde bitti. Biz hata yaptik yuvana dön diyen yöneticiler Seref Bey'i ikna ettiler. O da fazla nazlanmadi. Zaten kalbi Besiktas'daydi.





Temiz Kalpli İnsanlar Hiçbir Zaman Rahat Bir Hayat Yaşayamazlar, Çünkü Kendilerini Başkalarının Mutluluğu İçin Feda Ederler.

http://www.forumrenkli.com/signaturepics/sigpic9082_2.gif
Suspect isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 29 Ocak 2013, 22:14   #9 (permalink)
Üye

Suspect - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Ocak 2013
Nerden: İstanbul
Yaş: 24
(Mesajlar): 835
(Konular): 427
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 38923
Aldığı Beğeni: 59
Beğendikleri: 28
Ruh Halim: Uykucu
Takım :
Standart

Arabacilar Takimi Degil, Arabalilar Takimi

Ahmet Fetgeri Bey'in agzindan:

"Her bir devrin ileri gelenlerinin çocuklari olan pasazadeler, idman mahalli olan Osman Pasa Konagi'na gidip gelirken Dolmabahçe Saray arabalarindan istifade etmeye baslamislardi. Her hareketin goze battigi ve dedikodu mevzugu oldugu o günlerde yapilan bu seyahatler, halkin arkadaslarimiza "Saray arabalariyla gezen gençler", "Saray arabalilar" ve "ARABALILAR" seklinde isimler takmalarina sebep olmustur. O zamanlar samimi ve sicak bir ifadenin mahsulü olan bu tabirler, her halde zaman geçtikçe rakip taraftarlarca istismar edilerek "ARABACILAR" olarak degismis olacak..."





Temiz Kalpli İnsanlar Hiçbir Zaman Rahat Bir Hayat Yaşayamazlar, Çünkü Kendilerini Başkalarının Mutluluğu İçin Feda Ederler.

http://www.forumrenkli.com/signaturepics/sigpic9082_2.gif
Suspect isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
hikayeleri, kartal, yaşanmış


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557