Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Spor > Beşiktaş
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Beşiktaş ÇARŞI !

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Mart 2013, 19:00   #11 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Genç çocuk özlemle hasretle sevgi ile içinde beslediği yerdeydi; mabeddeydi.Çocuk herzaman ki gibi üzerinde siyah beyaz forması ve aksesuarları ile koşarak Mabedde geldi..Mabedin etrafında biraz düşünmeye başladı. Sonra bir kenara oturup sigarasını içti.Aklında yüreğinde herzaman ki gibi Beşiktaşk'ı vardı.Hayatının en sevdiği siyah beyaz formasına sarılarak soğuktan ısınmaya çalıştı.Bembeyaz simsiyah formasını sanki ömründe ilkez görüyor gibiydi.Buram buram kokluyordu sevgsini kokluyor aşkını kokluyor en önemlisi de özlemle hasretle kokluyordu.Çevresindeki aynı ruhlu insanların üzerleride siyah beyazdı.Sanki o formaya bakınca çocuk ağlıyor gibiydi.Çocuk aşkla baktığı siyah beyaz forma ile sanki konuşuyordu.Sanki forma ona neden ağlıyorsun diyordu.Bak ben ne kadar mutluyum der gibiydi.Bir süre sonra çocuk tekrar içeriye girmek için sıraya girer içeriye girer.Yine içerde bakar sevdiğini aşkını sevdasını göreceği için kalbi yine gümbür gümbür atmaya başladı.Ne zaman oraya gelse onu izlese onu onla yaşarken her zaman aynı şekilde kalbi sanki yerinden çıkacak gibiydi.Yıllarca o ruh ile sevmesine rağmen aradaki mesafeler sevgisinden sevdasından ruhundan hiçbir şey kaybetmemiştir.Onu hiçbirşey Beşiktaş'ından ayıramadı ayıramazda.Ne hasret ne ayrılık ne engel olduğu mesafeler ve nede ölüm....
Neyse çocuk dışarı çıktı birşeyleri unutmuştu sanki etrafa bakınığ durdu.Ama geç kaldığının farkına vardı.Çocuk telaşla saatine baktı.İçerde maç başlamıştı..Sevdiğine geç kalmıştı 5 dakka da olsa.Çocuk öyle tutkulu sevdiği Beşiktaş'ı bekletmemet için saatler önce koşarak gelmişti.Onu 24 saat önceden beklemeyi bile seviyordu.Ama sevdiği çocuğu bukez üzmüştü.Bu maçı nasıl kaybederiz diye içinden mırıldanıyordu içi sızlıyordu ve bir süre sonra toparlanarak derki; Herkezin bir kusuru vardır olabilir bitmesin dertler diye söylendi.Ve yine gözlerinin önündeki siyah beyaz renklere dikti.Tıpkı okyanusun sonu yok gibi tıpkı sevdiği renklere karşı olan aşkı gibi Beşiktaş sevgsinin sonu yoktu.Sonsuzluğa uzanıyordu ona olan sevgisi.Gözleri hala yaşlıydı.Bir türlü sinderemiyordu o havayı.Forma sanki ona tekrar konuşur gibiydi.Herşey bu kadar güzelken neden ağlıyorsun ki.Sen hasretin için özlemin aşkın için buraya gelmedin mi?Çocuk da burkuk bir şekilde evet der gibiydi.Çocuk yavaş yavaş dışarı çıkmaya başladı.Hava soğuktu titriyordu Çocuğu gören bir abisi gel kartal yürekli dedi.Omuzunu elini atarak al bu atkıyı dedi.Çocuk atkıya baktı ilk önce hayatının renkleri o atkının üzerindeydi ve hemen boynuna sararak ısıtacaktı ve takarken sanki atkı ile kucaklaşıyor gibiydi.Tekrar saatine baktı keşke bu zaman geçmeseydi doya doya izlesem diye düşünmekteydi.Sevdiğini yine özlemişti hemde çok..Sanki hergün mabedde buluşup sözleşiyorlardı..Aynı ruhtaki insanların üzerindekji siyah beyaz renkler onu gördüğü zaman birşeyler anlatmak dinletmek istiyordu.Bİrbirlerine bakarak sarılıyor ve sevgisini gideriyordu..Çocuk der onsuz hayat yaşanmaz ki.Ben ölsem o ölse bile devamlı Beşiktaş aşkı benimle yaşar diyordu.Basını eğerek gözlerini yere doğru baktı..Gözyaşlarını kimseye göstermek istemiyordu.Zaten nedense etrafındakilerde ona deli gibi bakıyorlardı.Rahatsız olmaya başladı üzerine bakan gözlerden.Gözlerini kapattı saate baktı ve saatin geçtiğinin farkına vardı ilerledi ve dayanamadı tekrar o sevdiği mabedine geri döndü.Sevdiğini tekrar izlemek istiyordu.Dayanamıyordu kalbi duracak gibiydi.Gözlerden bir damla yaş aktı çocuk sevdiği siyah beyaz renkli
formasına ..En iyisi ben formam ile konuşayımç.Çocuk etrafa birden baktı sevdiği forma ile konuşmaya başlamıştı ve bir süre sonra gitmeye karar vermişti artık.Onun sevgisine olan aşkı ve sevgisi onunla beraber gelmişti.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:00   #12 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

7 yaşındaki çoçuğa ''Büyüyünce ne olacaksın?'' diye sorduğumda ''Beşiktaş Başkanı Olacağım.'' abi diye aldığım cevaptır belki de Beşiktaş..
Arkadaşımla eve gittiğimde kapıyı açan kardeşinin bana ''Hangi takımlısın?'' diye sormasıdır kimi zaman..
El ele vermektir kimi zaman Beşiktaş..
Gidemediğin maçlarda ruhunu kapalıda ''hissetmektir'' çoğu an..
3-5 arkadaş toplandığında ''Beşiktaş'ım Sen Çok Yaşa'' yı söyleyebilmektir belki de..
Devriyenin en sık atıldığı cumartesi gününe aldırış etmeden elde spreylerle semtin dört bir yanını çArşı diye donatmaktır belkide..
Bir bestedir kimi zaman.. Yalnız kaldığında söylediğin..
Bir hırstır, sessizce yüreğinde karşılıklı ''Beşiktaşım benim-Biricik sevgilim'' i söylediğinde yumruklarını sıkmaktır kimi zaman..
Sevginin inada dökülüşüdür kimi zaman..
Küçükken en büyük Beşiktaş yerine fener demeniz için zorlanırken yediğiniz dayaktan sonra ''SöyLe Lan!'' dediklerinde yediğinin iki katı dayağı göze alarak ''Beşiktaş ulaaan!'' diyebilmektir belkide..
Ama AŞK'tır çoğu zaman..
6-0 yenildikten sonra dalga geçenlere aldırış etmeden eve çıkıp camdan aşağı Beşiktaş bayrağını dalgalandırmak, formanı giyip dışarı çıkmaktır belkide..
Takımın lige havlu attığında yada akıl almaz bir yağmur yağdığında ''Manyak mısın Lan ne işin var maçta?'' diyenlere ''AŞIĞIM ULAN!'' diye bilmektir kimi zaman..
Yaşamaktır çoğu zaman hayatının her parçasında Beşiktaş'ını..
Yaşatmaktır her zaman varolduğun müddetçe varolduğun her yerde Beşiktaşlılık onurunu ruhunu!..
Sevmektir her zaman! Karşılık beklemeden delice!..
Siyahın mateminde kaybolmak
beyazda umuda yol almak..
İlk AŞKtır beLkide..
Küçük bir kaza geçirip hastaneye kaldırıldığınızda ayıldıktan yarım saat sonra sorulan ''Bir şey ister misin?'' sorusuna.. ''BEŞİKTAŞ BATTANİYEMİ GETİRİN!'' demektir belkide..
Abinize verdiğiniz bir sözdür kimi zaman Beşiktaş..
Ağlamaktır kimi zaman.. ağlamanın faydası olmadığını bile bile çocuk gibi ağlamak!..
Rıza hocamıza yapılan terbiyesizlikte ''Hepimiz Kapıcıyız''
Pascal'ımıza yapılan saygısızlıkta ''Hepimiz Zenciyiz'' diyerek bütünleşmektir belkide..
Ertesi gün okula gideceğini düşünmeden gecenin bir köründe pankart hazırlamaktır Beşiktaş'ına belkide..
Mahallende ''Beşiktaşlı'' diye hitap edilmesidir kimi zaman..
Kültürdür her zaman..
Doğduğunda kulağına Beşiktaş diye fısıldayan abinin kültürünü aktarmak için yeni doğan yeğeninin kulağına fısıldamaktır ''BEŞİKTAŞ'' diye..!
Hepsinden öte geçen gece yanımda yatan abim hafif yatakta dönüp homurdandığında kulağına Siyah! diye fısıldadıktan sonra, yüreğinden gelen sesi dışa döküp Beyaz! demesidir Beşiktaş!..

Yeter Deme Zamani Geldi Artik !!! Bu Yazi Baska Bir Arkadasa Aittir.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:00   #13 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Kaf dağlarının doruklarında, onların Anka, bizim ise Kara Kartal dediğimiz bir kuş yaşardı.
Ne en güçlüsüydü nede en zayıfıydı kainatın,onu ayakta tutan hiç bitmeyen uçma arzusuydu ve liderlerinin dirayeti.Bu dağların ve ormanın kralı bu kuş klanının lideriydi.Bütün canlı alemi saygı gösterirdi bu lidere ve onun nazarında bu topluluga.

Zora düşenin yanındaydılar.Sıkışan,bunalan,arasında kavga eden onlara sığınır ve onların adeletine güvenirdi.Hak etmedikleri hiçbirşeye tenezzül etmezlerdi."Edit" oyunlarla hayvan olimpiyatlarında birinci olmak yerine,onurlarına ve terbiyelerine leke sürülmesin diye şerefli ikinciliği yeğ tutarlardı.

Onlardan biri olmak grur verirdi,yürüyüşünü değiştirir ve karşısındakine güven aşılardı.Bir arada yaşarlar ama yalnız uçarlardı.Dünyanın etrafına ne kadar cok yayılırlarsa,dünyaya o kadar çok yardım edebilerdi.Onların geldiğini gören çakallar siner ve saklanacak yer ararlardı.Onların olduğu yerlerde çakallara yer yoktu.Ve diş biliyordu çakallar onları alt etmek için.

Çakal bu ya,düşünmüştü yine bir hinlik.Mutlaka alt etmeliydi onları,ama buna ne gücü yeterdi nede bunu yapabilecek ve onları karşısına alacak cesareti vardı.Başka birşey bulmalıydı ve maalesef de buldu yine bir çakallık.Onları onlara kırdıracaktı.Şimşek adında saf ama kibirli biri vardı bu klanda ve klanın soylularındaydı.Klanı artık o yonetmek istiyordu.Hiçkimse büyük liderler geleneğine yakıştırmıyordu onun ismini,işte bu yüzden çakalla pazarlık yapmaktan başka çaresi yoktu.Çakalın hinliği onunda serveti vardı.Beraberce yaptılar çakallıklarını,büyük liderler gitmişti.Artık şimşek yönetiyordu klanı ve cebinde çakala olan minnet borcu vardı.

Çakal buya yine düşündü bir hinlik,onları borçlandırmalıydı,borç almaya alışan emir almaya da alışırdı.Şimsek’in minnet borcuna maddi borçlarda eklenmişti.Artık,Çakalın ağzından klanı yönetiyordu Şimşek.Klan huzursuzlansa da yapacak birşeyi yoktu,isyan edenlerin başı kopartılıyordu,borç yükünün altında eziliyorlardı.Maskarası olmuştu dünyanın Kara Kartallar,geçmişte sinenler ve saklananlar,varlığından kimsenin haberi olmadığı türler bile diş geçirmeye çalışıyordu artık onlara.

Onurlu Kara Kartallar herşeyi göze alarak,büyük bir isyan başlattı,artık dayanamıyorlardı.Babalarının ve dedelerinin mirasına sahip çıkıyorlardı ama kardeş kardeşe vuruyordu.Çakallar ise sessizce ve pis pis sırıtarak izliyorlardı olanları,kim kazanırsa kazansın klan artık kaybetmişti.Kardeşini kesenlerin adeletine artık hiçkimse güvenemezdi.

Ve herkes gibi oldu Kara Kartallar, geçmişleri unutuldu,birbirlerine yaptıkları zulumlerle hatırlanır oldular.Herkesin güvendiği klan artık birbirine bile güvenemez olmuştu.Yalnız uçamıyorlardı ve her dört senede bir yapılan hayvan olimpiyatlarında artık onlarda ne olursa olsun kazanmak istiyorlardı.Klan gitmişti ve Kara Kartallar da başka soylarla birleşerek ve melezleşerek tükendi.


Hikayeleri mutlu sonlarla bitirmek için hikayenin bir parçası olmak zorunda olduğumuzu unutmayalım.Aydınlık ve güzel günler onları özleyenleri yüzüstü bırakmaz.

Bu hikayedeki herşey tamamen hayal ürünüdür..




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 11 Mart 2013, 19:00   #14 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Ben Senİ SevdİĞİmde İstanbula GÜn DoĞmamiŞti
BalikÇilar AĞ Atmamis Şaİrler HenÜz Yatmamisti
Neler YaŞadik Önce Ben Senİ Ne Çok Sevdİm
Bİr İstabul Ekspresİnden Hallİceydİ Kalbİm

Ve Bİr Yemİnİ KÖrelttİm Şİmdİ Yerİne Bİr Umudu Bİle
Ve Bİr İstabul Ekspresİnden Hallİceydİ Kalbİm

Üstelİk Bİlmİyordum BeŞİktaŞtan Taksİme KaÇ Sate Gİdİlİr
AŞk Nerdedİr Bu Şehİrde Hangİ Sokakta Gezİnİr
Dedİm Ya Ben Senİ SevdİĞİmde İstanbula GÜn DoĞmamiŞti
GÜn DoĞmadanda Neler DoĞar Bunu GÖnlÜmde UmmamiŞti

UÇaklari HİÇ Sevmem Trendende Vaz GeÇtİm
İzmİrden İstanbula Tam Bİr Saate GeÇtİm..




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:01   #15 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Beşiktaş mucizesi kokan gerçek bir hikayedir bu...
Hani insanın çok isteyip de başaramadığı şeyler olur ya hayatta...Ne kadar çabalasan da değiştiremezsin...Derken bir şey olur,bir mucize ve imkansız gelenin değişmeye başladığını görürsün.İşte böyle bir hikaye benimkisi de...
Efsane kadronun son demlerine yetişmiş 87 jenarasyonundan biriyim ben.Çocuklugumun kahramanları ne Tarkan ne Rocky ne Rambo...Konşmaya başladığımda ilk sözlerim Metin-Ali-Feyyaz ve ilk tezahüratım da yine o efsaneye...
METİN-ALİ-FEYYAZ KOYSUN
BEŞİKTAŞIM ŞAMPİYON OLSUN
1,2,3 GOL YETMEZ
4.5.6 OLSUN...
Onlara özeniyordum,onları kahraman gibi görüyor,onlar gibi olmak istiyordum ama onlardan bir eksdiğim vardı...Yürüyemiyordum...
Futbol oynayamazdım belki ama Beşiktaş aşkı engel tanımazdı ki inadına sevmeye devam ettim Beşiktaşı... Kulagıma Beşiktaşımı fısıldayan insanlardan daha fanatik olmuştum artık hastalığım da iyiye gidiyordu... 2002 yılı Kasım ayında ameliyat oldum.Doktorlar şansımın oldugunu söylediler...Kafamda gideceğim yerleri canlandırmaya başlamıştım...Maçtan önce Kazan'da takılacak ardından kapalıda avazım çıktığı kadar bağıracaktım ama daha zamanı vardı tedavim devam ediyordu...Burada da en büyük desteğim moral kaynağım Beşiktaştı ve çektiğim acıları ancak onunla unutabiliyordum 100.yıl geliyordu ve şampiyon olmalı tarihe geçmeliydik hasrete son vermeliydik...Evet sevinmek için sevmemiştik ama bu sene olmalıydı..Ve müthiş gitti takım şampiyon olacaktık nihayet şampiyonluk maçı gelmişti...33.hafta İnönü:Beşiktaş-galatasaray
Maçı amcamla bir mekanda seyredecektik gelip beni aldılar ve tv karşısındaydık artık Üzerimde çubuklu formam futbolcular santrada marşımızı söylerken dualar ediyordum beraberlik de yetiyordu Beşiktaşıma ama yeneceğiz demiştik amcamla...Maç başladı Pancu,İlhan derken durmadan goller kaçıyor,saç baş yoluyorduk maçın sonlarına gelindikçe top galatasarayın ayağına geçtiğinde bakamaz olmuştuk yine bu ataklardan birinde takım kontraya çıktı...Sergen sürdü,topu 'o'futbolcuya verdionun da tekrar Sergenle buluşturmasıyla golümüzü attık...Deliler gibi bağırıyordum ne yaptığımı bilmiyuordum...Beklenen an gelmiş,Beşiktaşım şampiyon olmuştu...O büyülü havayı amcamın çığlığı bozdu:
-OĞLUM AYAKTASIN LAN!!!
O ana kadar desteksiz üzerinde duramadığım ayaklarım sanki insafa gelmiş Beşiktaşın önünde diz çökmüşlerdi
İster Türk filmi deyin ister ucuz senaryo,aynen gerçekleri yazdım...Beşiktaş aşkının nelere kadir oldugunu o gün bir kez daha anladım...Şu an maçları ayakta izleyebilecek ve tribünde çarşıyla beraber bağırabilecek kadar iyiyim fiziksel olarak...
Adım olayını da hallettiğimizde;
BEKLE BENİ BEŞİKTAŞIM UĞRUNDA ÖLMEYE GELİYORUM!!!




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:01   #16 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

"Senden gelen zehir olsa şifa niyetine içerim" demişim bir kere. Kor değil alev olsan elimle tutarım seni, elimi kaybetmek pahasına. Sabahlara kadar sarılır yastığıma ağlarım gizlice de belli etmem kimseye. Canımı yaksanda, içimi acıtsanda zaman zaman niye hala seni bu kadar çok seviyorum diye sorgulsamda kendimi. Yok!!! Hiçbir şey senden vazgeçmek düşüncesi kadar acıtmıyor canımı....Ben, körkütük aşık olmuşum sana. Adını dilime dua, kalbime mühür yapmışım. Seni sevdim diye sevmişim tanımadığım milyonlarca insanı.Siyahını kendime zindan yapmışım ama beyazını o zindandaki ışığım varsaymışım. Yağan yağmura eşlik ediyor şuanda gözlerim. Bir yumru boğazımda, düğümlenmiş öylece duruyor. Adını duydukça üşüyorum ama ısınmak için yine sana sarılıyorum.
Kartal' ım... Güldürsende, ağlatsanda, yensend yenilsende bu kalbim aşkınla yanmış bir kere. Aşkın tadını alan iflah olmazmış, ben de olmadım. Herkese her şeye rağmen sonsuza kadar aşığınım...




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:01   #17 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

(Aşşağıdaki olayı 01.08.2007 tarihinde Kırklarelinin İğneada köyünde yaşayan bir arkadasımız anlatmıs)
Tatil için gittiğim Kırklarelinin bir köyündeyim... Akşama Beşiktaşımın Mabedde FC Sheriff ile şampiyonlar ligi ilk maçı var. Mabedimizin o güzel sesini duyacak olmamın verdiği heyecan sabah erken uyanmama neden oluyor. Malum yayıncı kuruluşun yayın yaptığı bir kahvehanenin dahi köyde olmadığını duymamla beraber kalbim iki değirmen taşının arasında sıkışmış gibi oluyor. İnanmak istemiyorum... Akşam maç saati gelip çatıyor. Radyomu alıp çıkıyorum belki bir umut diyerek... O anda gök yarılmış gibi yağmur başlıyor... Köyün merkezine iniyorum kime sorsam malum yayıncı kuruluşun olduğu bir Kahvehanenin buralarda bulunamayacağınıı söylüyor... İnanmak istemiyorum saat 20.00'ı gösteriyor o anda hücrelerimin her biri üçlüye başlıyor... '' Ne güzel olmuşsundur çubuklu formanla'' diye iç geçiriyorum...Tam o anda ilerde bi kalabalık görüyorum içerde Tvnin sesi son ses açık bu ses evet evet Mabedimizi görür gibi oluyorum Beşiktaş kapalısının sesi kulaklarıma kadar geliyor YAĞMURLU BİR GÜNDE GÖRMÜŞTÜM SENİ ÜSTÜNDE ÇUBUKLU FORMALAR VARDI...maçın 8. dakikası oynanıyor... içeri girmeye çalışıyorum Kahvehanenin sahibi içerisinin aşırı dolu olduğunu ve alamayacağını söylüyor...Dert değil diyorum kendi kendime Mabedimizin sesini duydum ya... Dışarı çıkıyorum Kahvehanenin yan tarafı açıklık ordaki camdan izlemeye karar veriyorum bu arada Beşiktaş Kapalısı efsanevi tezahurata devam ediyor BİR ANDA TUTULDUM AŞIK OLDUM BEN HAYATIN ANLAMI SİYAH BEYAZDI... Dışardaki küçük camdan Beşiktaşımı çok net görüyorum gerçekten de üstündeki çubuklu formalarla çöl ortasındaki buz gibi bir suyu andırıyordu... bu arada yağmur tüm şiddetiyle devam ediyor sırılsıklam oluyorum insanlar bana bakışındaki manayı çözüyorum herbiri bana deli gözüyle bakıyor... O anda kapalı devam ediyor kaldığı yerden ÖLÜMLE YAŞAMI AYIRAN ÇİZGİ SİYAHLA BEYAZI AYIRAMAZ Kİ... ''HER YOLUN SONUNDA ÖLÜM OLSA DA SEVENLERİ KİMSE AYIRAMAZ Kİ'




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:01   #18 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Hayat 80 yılında bir fenerbahçe maçıyla başlamıştı benim için, doğduğum gün herkeste bir telaş varken, kartal babam da fenerbahçe maçı telaşı varmış, sabahın 7 sinde elinde alkol şisesiyle girmiş alt kapalıdaki mekanına, tabiî o zamanlar statda alkol serbest, oradaki arkadaşları oooo baba olmuşsun karsılamalarıyla falan karşılamışlar ama babamdaki telaş başkaymış, o gün golü kim koyarsa oğlumun adı onun olacak ve olduda zaten ömür boyu taşısın diyormuş hatta yeminler etmiş….. neyse maç başlamış hemde beşiktaşımız iyi başlamış saldırıyormuş kartallar gibi, bu arada ben hastanede meleklerin bana armağan edeceği beşiktaşlılık duygusunu tatmak üzere yaşamın ilk dakikalarındayım daha,
neyse ilk yarı bitmiş gol yok, ikinci yarıya hoca o zaman fenere hep koyan şaban'ı almış takıma tribünden sesler yükselmiş çoşku artmış, herkes oh tamam bu iş bitti derken , babam eyvaaahhh demiş şaban mı olacak yoksa benim oğlumun adı?
olsun be fenere geçirelim de olsun amına koyim demiş. öyle böyle derken necdet soldan yapmış ortayı şaban koymuş kafayı, kaleciyi geçen top üst direkten geri dönmüş herkes ahhh çekerken babam derin bir ohh çekmiş ne oluyo be sesleri yükselmiş üzülmeye başlamış babam seviniyormuş ama içten içe………..
derken geri dönen topu bora tamamlamış ve gooooooolllllllllllllllllllll. o an sevinçlerin en güzelini yaşamış babam hem adımı ölümsüz kılmış hemde ezikleri o gün 1-0 yenmişiz. Sonramı sonra…
altım bezliyken kapalıda alt kattan üst kata ellerden ele gezen bir bebeeek olmuşum. Tabii benim haberim yok bebeğim çünkü daha ama babam anlatıyor…. biraz daha büyüyünce babam mekanımız kazanda piyizlenirken bende abilerimizin ruhunu taşımak için onları izlerdim hep izlerdim nasıl daha iyi beşiktaşlı olunur beşiktaşım için daha neler yapmalıyım diye ve 11 yaşında başladım yeni açık tribünlerine………
o mutlulukları hatta o gözyaşlarını ilk orda tattım. biraz daha da büyüyünce deplasmanlar başladı kardeşlerimizle tek vücut olduğumuz deplasmanlar, dayaklar yediğimiz (samsun deplasmanı unutulmaz)
rüya gibiydi sadece beşiktaşımızın olduğu günler, istanbula gelince tüh be diye konuşup üzüldüğümüz yine döndük dediğimiz günler,,,,,,,,,
derken askerlik çıktı, tüm kartallar gibi bende gittim vatan görevine…….
bende askerde beşiktaşım için dayak yedim firar ettim maçlarda gazinonun en önünde kavgalar ettim yeri geldi kapalıya çevirdim taburu ama kapalı başkaydı oradaki hayat sadece orda yaşanıyordu, ama hep vardı beşiktaşım. Sevgiliydi bana Beşiktaş… hemde asla yamuk yapmayacak bir sevgili….. ömür boyu seninle olacak sende kalacak bir sevgili….. karşılıksız sevmiştim zaten bende beşiktaşımı çok masum ve içten………
askerlikten sonra da devam etttik tabiî ki…. deplasmanlara ve kapalı üst tarafa…...
sonra….. sonra mı.. bir kız sevdim beşiktaşıma kuma gelirmisin dedim… gelirim be dedi…..o lafı dedi ya tamam dı bu iş…. o da artık bir dişi kartal dı benim gözümde artık……. beni tanımıştı.. çünkü biliyordu ki beşiktaş hep en öndeydi en baştaydı benim için. Neyse……. nişan günü geldi çattı……..eyvahhhhhh beşiktaşımızın maçı vardı o gün…….. o zaman nişan ertelenecekti başka yolu yoktu zaten….. ve ertelendi 1 hafta sonraya, eşim şikayetçiydi artık…….. bu ne ya böyle demeye artık yeter demeye başlamıştı,……
bende yok ki bu sevdanın bi tarifi diyordum……….. anlayamazdı diye düşünüyor ve umuyordum,………
çünkü sadece babamla göz göze gelirdik en önemli anlarımda asker ,nişan,düğün v.s gibi………. ve bana bakardı tam bir baba kartal gibi ve mutlaka yumruğunu havaya kaldırarak………. tek o anlardı beni beşiktaşla ilgili, o bilirdi bu sevdanın bir tarifini, çünkü o öğretmişti bana beşiktaşlılığı iyi yoldasın oğlum derdi devam et karakterini bozma dürüstlüğünü bozma……….
derkennn geçen ay düğünüm vardı. gelin arabası sırf siyah ve beyaz dı, ve tabiki gelin ve damat da siyah beyazdı, davetiyemde ise ölümle yaşamı ayıran çizgi siyahla beyazı ayıramaz ki yazıyordu…….
çok kişi gelmişti ama aslında kimse yoktu benim Beşiktaş sevdasının tarifini anlayan sadece babam ve tribün tayfasından arkadaşlar vardı……..
ve eşim varmış o gün anladım………… salona girerken bizimkisi siyah-beyaz bir aşk hikayesi çalıyordu ki, dans ederken kulağıma fısıldadı eşim; beşiktaşım ve boram hayat sensin dünyam sensin hersey sensin bu sevdadan vazgeçersem allah belamı versin,………………
başarmıştım be…… bir dişi kartal yaratmıştım kendimce,,,,,,,,anlıyordu artık bu sevdanın nasıl bişey olduğunu,,,,,,,,,,
ertesi gün kahvaltı hazırlamıştı bana, yine siyah ve beyaz vardı o gün… çünkü zeytin ve peynir yedik sadece….. siyah-beyaz evimizin her yerini süslüyor ve hep süsleyecekte......................................

iyiki varsın beşiktaşım… biz seni sevinmek için sevmedik………………………

yaniiii…… BEŞİKTAŞ, BANA BABAMDAN KALAN MİRAS DEĞİL OĞLUMA OLAN BORCUM DUR..............

arkadaşlar hepinizi seviyorum kapalı üst de görüşmek üzere...........


BEŞİKTAŞIM SEN ÇOK YAŞA CANIM FEDA OLSUN SANA………………




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 11 Mart 2013, 19:01   #19 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Henüz bulunduğumuz hayatı bilmediğimizin, gerçeklerin farkına varmadığımızın yani ''küçük'' olduğumuzun söylendiği zamanlar. Oysa ki o zamanlarda başlamıştık biz Beşiktaş kavgaları etmeye. O zamanlarda başlamıştık kahve önlerinden kaçak maç izlemeye çalışmaya. Telvizyonu göremezdik. ''Gol !'' sesini duyduğumuzda kahve içinde Beşiktaşlı olduğunu bildiğimiz bi' abinin bu sesten sonra sevindiğini görmek yeterdi dünyaların bizim olması için.

Daha sonraları bi' abimiz tarafından elimizden alınıp, sokağa atılmasına rağmen inatla devam ederik misket oynamaya. O kadar önemsizdi bizim için kazanmak ve o kadar da önemliydi bizim için mücadele etmiş olmak. O zamanlar tanımlarımız böyle değildi tabii. Cikletlerden çıkan ''şöhret'' dediğimiz kağıtlarda diğer takım futbolcularını ayırıp çıkartacak kadar saf bi' sevdamız var yalnızca.

Sokağın altı ile üstü ''mahalle'' maçı yapardık. Mücadele ve teknik namına çok düşükte olsak ''ya yenilirsek !'' korkusu ile takımımıza Beşiktaş adını vermekten korkacak kadar büyük bi' sevda ile oynardık tüm maçlarımızı.

Rakibimiz topu 3 kere dışarı atarsa penaltı kullanırdık. Her topun başına geçtiğimizde ya Ferdinand olurduk ya Sarı fırtına Metin olurduk. Yenilme korkusu ile Beşiktaş adını vermeye korkmamıza rağmen her pas attığımızda Şifo olduk bizler, her top kaptığımızda Recep olduk. Biz her golde Sarı Fırtınaydık.

İlk okul zamanlarında ''Fenerbahçeli olmassan seni sınıfta bırakırım !'' şakalarına maruz kaldık hocalarımızdan. Bilmezdik şaka olduğunu, tek bildiğimiz ve bilmelerini istediğimizdi BEŞİKTAŞ !'tan başka kelam çıkmayacağıydı yüreğimizden. Poster bulmak imkansızdan da öteydi o zamanlar. Gazeteler yeterdi bize o zamanlar. BEŞİKTAŞ ! yazılarını makas ile en ince ayrıntısına kadar dikkat edecek kadar keskindi yüreğimiz.

..ve bi' o kadar da içten haykırırdık mahallede ki abilerimize; ''EN BÜYÜK BEŞİKTAŞ, BAŞKA BÜYÜK YOK !'' diye haykırırken.

Orta okul zamanlarımızda eksta bi' defterimiz ardı. Nadiren götürüldüğümüz ya da kaçıp gittiğimiz tribünden ve abilerimizden duyduğumuz bestelerimizi yazdığımız. Gazetelerde ki BEŞİKTAŞ ! yazılarını kesip yapıştırdığımız. Hangimizin defterinin yaprağı yetti, hangimiz aşkımızı sığdırabildik o yapraklara !

Lise zamanları aşkımızı sığdıramadığımız sıramız olmuştu. Her ne kadar aşkımız sığmasa da, en temiz yeri BEŞİKTAŞ ! yazmak için ayırmıştık. Okulu asıp kaçıp gittiğimiz maçlarımız, döktüğümüz göz yaşlarımız..

..ve sizler bilmelisiniz; bize ''küçük'' dedikleri zamanlarda inatçasına ''kocaman'' sevgi dolu hayallerimiz vardı.

Her birimiz, her gece, her başımızı yastığımıza koyduğumuzda İnönü'de gözümüzü açtık. Sağ açık olduk; ortalar açtık, kaleci olduk; son anda takımı kurtardık, defans olduk; çizgiden top çıkardık, forvet olduk; Beşiktaşımız'ı yarınlara taşıdık.

..ve yine bilmelisiniz ki; Biz hâlâ misket oyanayan çocukluğumuz gibi kupalara meraksızız. Biz o şöhret kağıtlarında Beşiktaş'ın dışında olanları söküp attığımız gibi inatçıyız ! Bizler hâlâ mahalle maçlarında ki kadar kara sevdalıyız !

Bizler kafamızı yastığımıza koyduğumuz ilk günden beri BEŞİKTAŞ için mücadele etmekteyiz.

ama Yeni AçıK'tan top çıkartıyoruz ama Numaralı'da sol açıktan bindirmeler yapıyoruz ama Eski Açık'tan gol olup yağıyoruz ama Kapalı'dan rakibe basıyor, avaz-avaz ortalar açıyoruz !

Biz hâlâ sizin yanınızdayız, ilk gün ki gibi BEŞİKTAŞ ! Yüklüyüz !

Aşkın bizi deli eyledi ulAn




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:01   #20 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

KArtal,kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır.70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır.Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşlarındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorundadır.Kartalların yaşı 40'a dayandığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir.Gagası uzunlaşır be göğsüne doğru kıvrılır.Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır.tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır.

Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır.Dolayısıyla kartalın burada iki seçimden birisini yapması gerekir. ya ölümü sececektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir.

Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir.bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde yuvasında kalır.

Bu uygun yeri bulduktan sora kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar.En sonunda gagası yerinden sökülür ve düşer.Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler.Gagası çıktıktan sora bu yeni gaga ile pencelerini yerinden söker çıkarır.

Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar.5 ay sonra kartal, kendisine 20 veya daha uzun süreli yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
, ♥bizimkisi, aå�k, ♥, ♥bizimkisi, aşk, bir, hikayesi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557