Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Spor > Beşiktaş
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Beşiktaş ÇARŞI !

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Mart 2013, 19:02   #21 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Babandan kalan mirasla başlar sevda,

Veya sonradan tanışılan yeni bir aşkla,

Çoraplardan top yapılan top ile öğrenilir futbol,

Mahalle maçlarında kendine futbolcu ismi bulmakla gelişir,

Her golünde kendini o futbolcuyla bütünleştirirsin,

Ve avazın çıktığı kadar onun ismini bağırırısın,

Okul hayatında pazartesi günü bazen sevinçli bazen kederli geçer,

Sevincini doyasıya karşı tarafı çıldırtırcasına yaşarsın,

Hüznünü tüm dalga yorumlarına maruz kalarak buruk kalple dinlersin,

İlk tribün hayatın unutulmaz asla,

O ilk heyecan sende ilklerin arasına girer,

İlk “SİYAH-BEYAZ” haykırışın unutulmaz asla

“BEŞİKTAŞIM SEN ÇOK YAŞA” deyişin unutulmaz,

Bulaşıcı hastalık gibi bulaşmıştır,

Damarlarda syhvebyz kanın var olduğunu hissedersin adeta,

Tribünde bağımlılık yapmıştır,

Her hafta gitmek istersin o atmosferi yaşamaya,

Artık sende panzehiri olmayan bu hastalığa yakalanmışsındır,

Ama hayatından çok memnunsundur,

Bir gün ağlayıp, bir gün çoşsanda ,

Büyüklerinden öğrenmişsindir şampiyonluk hasreti yıllarını,

İyi günde kötü günde omuz omuza olmayı,

Siyah ve beyazın hayat olduğunu onlardan öğrenmişsindir,

Farklı skorlu mağlubiyetler yaşasanda,

Yaşanılan diğer galibiyetleri düşünüp,

Siyahı yalnız bırakmadan “SİYAH-BEYAZ” olacaksın,

Siyahın asilliğini, beyazın aydınlığını,

Siyah ve beyazın tutku dolu aşkını görerek,

Yön vereceksin sevdana, bağlanacaksın sevdana,

Biz büyüklerimizden böyle öğrendik sevmeyi,

Ona karşı inancı, bağlanmayı, sevdayı böyle öğrendik,

Hasreti, mutluluğu, hüznü, böyle öğrendik,

Öğrettiler ki bize, sizde sizden sonra gelenlere öğretin diye,

Mirasınızı ortak kullanın sizde miras edin diye,

Ve şimdi görevimizi bilip,

Bizden sonraki nesle öğretmek için sevdayı kolları sıvamalıyız…




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:02   #22 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Günler senle başlar hayatımda,

Doğum, yaşam, ölüm senle yanyana,

Senle yaşıyorum neşemi, hüznümü,

Bu nasıl bir sevgi dedirtiyor adama adeta,

Kördüğüm ettim sana kendimi,

Kim bitirebilir ölümsüz sevgimi,

Siyah beyaza adamışım benliğimi,

Bir senle yaşarım cenneti cehennemi,

İstanbul mudur sana sadece sevgi,

Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Hakkari'de, Berlin'de,

Her yerde duyulur sana sevda,

Hudutta bekleyen kamyoncunun radyosunda,

Maden işçisinin yukardan gelecek heyecanlı gol bekleyişinde,

Nöbet tutan askerin gizlice maçı dinleyip golü sessiz yaşamasında,

Hepsinin içinde sen varsın,

Senin için yakarız bu gezegeni dedik ya,

Kavruluruz içinde sen varsan kartalım bu dünyada,

Tabutu boyasınlar siyah ve beyaza,

Diksinler kefenimi siyah beyaz,

Uğruna ölmek şereftir bu durumda,

Seni en değerli noktama nişanlamışım,

Değişmez yerin asla,

Aleme inat, hayata inat, üstünden para kazananlara inat,

Sadece ve sadece seni seviyorum,

Ne forma içindekini, ne kutsal koltukta puro içenleri,

Yalnız sen benim sevdamsın...




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:02   #23 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Alemde herşeyi sevebilirdim sevmeye senden başlamasaydım...'
Neden 3 hece 8 harf sadece Beşiktaş sorusuna verilebilecek en güzel cevaptır bence bu cümle...Koca yüreğini yalnızca Beşiktaş sevgisiyle dolduranların hikayesidir...Yüreğimze tek bir sevgi sığdırmışsak eğer bu yüreğimizin küçüklüğünden değil,Beşiktaş'a aşkımızın büyüklüğündendir...Anlatılmaz,yaşanır deyince insanların yüzünde oluşan acı tebessüme aldırmadan bildiğini haykırmaktır aleme...Sevmektir ölesiye,gelmektir ölümüne...Delikanlılığın hasıdır...
Pembe dünyadakiler anlayamaz bunu...Çünkü onlar hayatın gerçeğini hayatın anlamını kavrayamamış olanlardır...Bildikleri gerçeği inkar edenlerdir onlar...Siyah çökmez mi geceye? Ve o karanlığın ardından aydınlık doğmaz mı bembeyaz yüzüyle...Ya da hayatın sonunda gelinen nokta BEYAZ bir kefenle KARA toprağa girmek değil midir...Allah'a giden yolda tek gerçek değil midir??? 'Kanımı kessen sarı-kırmızı (lacivert) diye işkembeden sallayanlara SİYAH BEYAZ ÖLÜM YAŞAM derken biz aslında tek gerçeği haykırıyoruz cümle aleme...
Peki biz kimiz neyiz ne yaptık ne gördük hayattan ne verdik hayata buna bir bakalım şimdi de...
Biz pembe dünyanın çocukları olmadık hiçbir zaman...Ya siyahı oynadık ya beyazı canlandırdık.Hayatın gerçeğini kıskıvrak yakaladık bir daha da bırakmadık...Varsın beyazı yaşamayalım dediğimiz her günü arkasından isyan etmek yerine siyahı daha çok sevdik beyazı daha çok bekledik...
Biz sadece Beşiktaş'ı sevebildik...Dünyada bu kadar sevmeye layık başka ne vardı ki zaten...
Bizi yaratan Allah'a bağlılığımızı gödtersek yobaz göstermesek ateist olduk...Dine ideoloji karıştıran sulanmış beyinler mesafe koymaya çalıştı araya ama pabuç bırakmadık en sonunda keyifli muhabbetlerin mezesi rakı balığa vurduk kendimizi...
Vatanı sevelim dedik orada da engeller çıkardılar karşımıza...Vatan için can vermek gitmez zorumuza ama kardeşin kardeşi vurması varya işte o koyuyor adam olana...Sonra vatan için canını veren aziz şehitlere kelle derken devlet büyüklerimiz,onlara sahip çıkan adres yine BEŞİKTAŞ KAPALISI idi...Yani hayatın tek gerçeğine inanmış çocuklar...
İnanmayan baksın 24 Ekim 2007 yer İnönü 'ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ'
Hayatı sevelim dedik o da daha çocuk yaşta neşterlerle geldi üzerimize...Hayatı değil ama hayatı bize sevdireni sevdik...İşte bu yüzden Beşiktaşım hayat sensin dedik hayatı sevmeyi Beşiktaşa endeksledik...Çünkü aslolan hayattı hayat da Beşiktaş...
E bi kız sevelim desek o da gidecek belki bir gün...5 santimetrekare cep telefonu ekranına hapsedecek gözlerimizi cevap geldi mi gelmedi mi hesabı...Ben böyle iyiyim abi yeter benim aşkım bana...
Ben de pek büyük sayılmam abilerimden özür dileyerek kardeşlerime nasihatım olsun...Tek sevin ama dolu dolu sevin benim gibi...Siz de anlayacaksınız zaten hayatın hep kazık yerden sorduğunu ama bu şerefsiz hayata karşı duracak bir SON BARİKAT ın hep var olduğunu...
Bir yerden sonra geriye dönüp bakarsınız ama çare yoktur fayda yoktur çünküolmuştur olan...İşte tam bu yüzden:
BİR SEVDAYSA HAYATI ANLAMLI KILAN,BEŞİKTAŞ ULAN!!!




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 11 Mart 2013, 19:02   #24 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Bir kış günüydü Beşiktaşımızın avrupa kupası maçı vardı..memur babam emekli maaşını almış ve çok istediğim ayakkabıyı almam içi bana para vermişti..Kış ayının yarısı bitmiş bense ayağımdaki yazlık ayakkabılarla idare ediyordum.günlerden çarşambaydı maç perşembe akşamıydı 2 gün önce kar yağmıştı.çarşamba sabahı erkenden kalkıp babamın bana verdiği paranın yarısıyla maç bileti almak için üsküdardan motora bindim semte inip biletimi aldım hava okadar soğuktuki sanki kanım donuyordu sanki birileri benim orda olmamı istemiyordu.o gün evime gidip sabahın olmasını bekledim çok heyecanlıydım çok sevdiğim Beşiktaşımı izleyecektim.kahvaltımı yaptıktan sonra kazağımı üstüne formamıda giydikten sonra atkımı takıp evden çıktım cebimde babamın bana verdiği 30 milyonun yarısı yani 15 milyon kalmıştı diğer yarısıylada bilet almıştım maça daha yaklaşık 3-4 saat vardı hava çok soğuktu 3 gün önce yağan kar yoktu belki ama iliklere kadar hissedilen bir soğk vardı semtte yürümeye başladım..bir sokağa girdim etrafıma bakınarak yürüyordum..bir cebimde biletim diğer cebimdede aylardır beklediğim memur babamın bana verdiği ayakkabı parası duruyordu..10 dakika yürüdükten sonra ileride ağlayan bir çocuk dikkatimi çekti..köşeye çekilmiş hıçkıra hıçkıra ağlıyordu hava soğuk olduğundan sokak pek kalabalık değildi etraftan geçen az sayıda insanda onu umursamamıştı ben çocuğun yanına gittim kalk bakalım ne oldu dedim...
bana git bırak beni dedi..ben kararlıydım tekrar ne oldu koçum dedim.çocuk kafasını kaldırdı ve annem çok hasta ve biz çok fakiriz günlerdir ilaç alamıyoruz kimsede yardım etmiyor dedi gözlerim dolmuştu gözlerimden yaş akmaması için kendimi bütün gücümle sıkıyordum..bir an babamın bana verdiği para aklıma geldi ama nasıl olurdu babama ne derdim..ama içimde elvermiyordu bırakıpta gitmeye al bunu dedim hayır olmaz dedi ben dilenci değilim...
ben ısrar ettim ve parayı zorlada olsa cebine koydum çok gururlu bi çocuktu kafasını utanarak ve ağlayarak kaldırıp bana sarıldı Allah sana ne istiyorsan onu versin tuttuğun altın olsun demişti...Bu kez kendimi tutamadım gözlerimden yaş biren boşaldı bu dua benim için bir ayakkabıdan daha çok önemliydi belki bütün kış ayakkabım olmayacaktı ama bir ihtiyaç sahibini sevindirmiştim onun mutluluğu buna değerdi..bir başka sokağa girdim..ellerim cebimde düşünmeye başladım bu ayakkabılarla bütün kış geçermi diye düşünüyordum..saate baktım maça artık 1.5 saat kalmıştı.dedimki ben buraya beşiktaşım için geldim herşeyi unutup stada girdim..maç başlamıştı soğuğa aldırış etmeden bağırıyordum sanki ses tellerim kopacaktı ama esen rüzgara rağmen beşiktaşımı desteklemeliydim..ilk yarı 1-0 bitti..ikinci yarı başlamıştı bi anda Ahmet dursun,İ Mansız ve Ronaldo 4-0 yapmıştı sevinçten havalara uçuyordum artık son 10 dakkaya girmiştik iki kişinin dikkatle beni süzdüğünü gördüm bu arada bastığım taşlar yazlık ayakkabımın içine buz gibi doluşuyordu adeta ama ben yinede aldırış etmiyordum...birden maç 4-1 oldu artık son 7-8 dakika kalmıştı...adam hala beni süzüyordu.derken 86.dakikada 4-2 oldu bir gol daha yersek elenecektik..bütün kalbimle takımımı destekliyor ve dua ediyordum bu aradada sanki soğuk benimle alay edercesine kanımı ve ayaklarımı donduruyordu..artık son dakikaya girmiştik..biz bütün gücümüzle bağırıyorduk..artık soğuk sesimi bitirmek üzereydi ama büyük beşiktaş taraftarları soğuk dinlermiydi..son saniyelere girilirken karşı takım ceza sahası sol çaprazından bir serbest atış kullanacaktı kalbim duracak gibiydi sanki..ve olan oldu serbest atış kullanıldı cordobayı aşan top kaleye girdi..bütün stad sanki buz kesmiş ağızları soğuk tıkamıştı derken birden orta hakem kaleye doğu koşmaya başlamıştı Aman Allah'ım hakem golu vermemişti daha önce kaleceiye faul olduğunu söyledi..bütün stad kabustan uyanmıştı artık derken cordoba atışı kullandı ve maç sona erdi..tur atlamıştık ayakkalarımızın acısını bile hissetmiyordum.staddan müthiş bir sevinçle çıktım..artık maç bitmişti ayaklarım çok üşüyordu dolmabahçeden beşiktaşa yürümeye başladım kafamın bir kenarında kazandığımız zafer diğer yanındada memur babamın bana verdiği ayakkabı parası vardı çünki o parayı bir daha bana veremezdi ona ne söyleyecektim..düşünceli bir şekide yürürken stadda bana bakan adam genç bir dakka bakarmısın dedi.arkamı döndüm adamı hemen tanıdım evet efendim dedim..bak dedi bana sesi titreyerek ben arkadaşımla bir iddaya girdik benim ayakkabı dükkanım var eğer kazanrsak birine yakkabı hediye edeceğim bense sana hediye vermek istiyorum dedi..
ben kabul etmedim çok ısrar etti..birden gözlerimden yaş boşalmıştı yaptığım iyilik bana tekrar geri dönmüştü..adam neden ağlıyorsun dedi..bir günde üç mutluluk yaşadımda ondan dedim.adam şaşırmıştı.o çocuğun duasını yüce Allah kabul etmişti.hem o sevinmiş hem beşiktaşım kazanmış hemde çok istediğim kışlık ayakkabılarıma sahip olmuştum..Beşiktaşım o gün bana 3 mutluluk yaşatmıştı..ve o günden sonra kendi kendime söz verdim her ne olursa olsun..ölene kadar hep beşiktaşlı kalacaktım...

BEŞİKTAŞ-SLAVİA PRAG UEFA KUPASI MAÇI
4 - 2




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:02   #25 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

104 yıllık bir sevginin son temsilcileriyiz belkide ,
sevgiyi yürekte hapsedip ağzından Türkçenin elverdiği şekilde,
bittiği yerde de vücut diliyle haykıran.

Seneler insanlara neleri öğrettide..! Bir bitmeyen sevdamıza saygıyı
birde bu aşkın karşılıksız olduğunu ögretemedi.Hayat ögretmesede biz
öğretmeye yemin ettik.

Sevdamızın adı doğarken konulmuş kimse sonradan ahlar vahhlar edip
üzülmesin,eğilmesin.Dik dursun Başınız siyah beyaz sevdanızın
asilliğinde sevmeyi bilmeyenler sizi anlayamaz.

Şimdilerde soru bomları Ekdiler,aşkdan başka Birşey bilmeyen beyinlerimize
şüphe eder olduk herşeyden endişeler esir aldı bizleri.
Bir Başarı hırsı kaplamış gözlerimizi.Halbuki en büyük maçı kazanmışız biz
Skorun ne önemi var Kartal..!

Çapraz köşelerdeyiz _? Basın-Endüstriyel futbol-Birde son gözdemiz Yönetim..

Kanatlarınızı önlerinize çekin kartallar dışardan soğuklar girmesin sıcak
kalplerinize Sevdamızın beyazını görmesinler.Bilmesinler kendimizden
çok sevdiğimizi ,Bilmesinler Yaşanmamış çocuklukların 'keşkelerin' varlığını
Vurmasınlar belden aşağı ayaklarımız Çakılların üzerinde titremekde Bu aralar.

Bizler Değilmiyiz 'Herkes Beşiktaşlı Olmasın! ki Ayrıcalığımız Olsun'' diyen ?

Ömrümüz uzun olsa da ,Öleceğimiz bir gün ,
Ama aşkımız yaşar hergün




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:03   #26 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Sene 2050… bir temmuz ayi.
Sicaktan ortalik kavrulurken insanlar bir damla su bulma telasinda.Basta Istanbul olmak üzere bütün Türkiye küresel isinmadan nasibini almaktadir. Istanbul’un yaklasik 2 haftalik suyu kalmis, insanlar nispeten daha serin ve sulak olan kuzey ülkelerine göç ettirilmektedir. Anadolunun büyük bir bölümü göç ettirilmis; son olarak sira Istanbula gelmistir. Emniyet kuvvetleri sicakligin 45 dereceyi buldugu Istanbulda bulduklari insanlari otobüslerle Bulgaristan üzerinden Rusya veya daha kuzeyine sevk ettirmektedirler. Ligler tatil edilmis oyuncular Türkiyeyi terk etmek zorunda kalmistir. Bu sirada semtimiz( Beşiktaş ) gençleri kazanda toplanip; ne yapacaklarini düsünüyorlardir. Ortam sessizdir ---terk mi edicez?? Sorusu sessizligi bozar. Içlerinden biri hayir diye haykirir biz çArsiyiz isteyen gider ama biz burada semtimizde Besiktasimizin kucaginda ölücez.Digerleri bunu tasdik edercesine basini sallar.Güvenlik güçleri Kadiköy Mecidiyeköy gibi semtleri bosaltirken en ufak bir sorun yasamaz hatta onlar polisi bile beklemeden semtlerini terk etmislerdir. Vee sira semtimizdedir iste. Polisler semtin girisinde bir gurup gençle karsilasirlar.Polisin elindeki megafondan su anons yankilanir; Arkadaslar sizi birazdan alacak olan otobüsler Rusya üzerinden kuzey ülkelere aktarmasiz götürecektir lütfen hafif esyalarinizla birlikte Kabatas'in önünde olun.Gençlerde bir tepki göremeyen polis ses tonunu tam yükseltecekken gençlerin önünden nispeten daha yasli olan Beşiktaş formali biri çikar ve kendinden emin bir sesle;GiTMiYORUZ. der Polis saskinligini gizleyemez ;nasil gitmiyorusunuz? ----Gitmiyoruz biz Beşiktaş çocuguyuz biz Besiktasimiza, siyaha ve beyaza asigiz.Bizi digerlerinden ayiran kelime ASK memur bey A-S-K bizim baba diye hitap ettigiimiz insanlar kapaliyi kaptirmamak için canlarini ortaya koymamislarmi zamaninda. Polis gözyaslarini gizleyemez; çocukar ben 41 yasindayim ama böyle bir aska tanik olmadim. Siz resmen bir takim ugruna caninizi hiçe sayiyorsunuz. --- O sadece bir takim degil memur bey o birçok gencin ugruna hiç düsünmeden canini verdigi siyah beyaz bir ask hikayesi. Polislerin tamami aglamakli, çaresiz geri döner içlerinden en babacan görünümlü polis --- Çocuklar siz gerçekten asiksiniz.Ertesi gün Türkiyenin tamamina yakini bosaltilmistir artik. Ancak gazetede çikan haberler evrensel bir sok etkisi yaratir. Gazeteler Istanbulda bir gurubun ülkeyi terk etmedigini yazar. Avrupadan yayin yapan bazi gazeteler de durumu ögrenmis ve asliklarini insanlari aglatir cinsten; ÇARSI'DAN SON GÖREV –seklinde atmislardir. Gençler bir yandan susuzluk bir yandan da sýcakla mücadede ediyorlardir simdi. Ama onlarin hiçbirsey umurlarinda degildir.


2. haftaya girilirken suyu tükenmis olan gençler bir karar alirlar ÖLÜM KAPALIDA GELSIN. Her biri sanki Köyiçinden stada yürür gibi kolkola yola çikarlar hepsi her bir agizdan haykirir Inönü yolunda HERZAMAN HERYERDE SENINLE BIRLIKTE ÖLÜM GELSIN ISTERSE. GÖZLERDE BIR DAMLA YAS KALBIMIZDE BIR ASK SENSIN Beşiktaş. Ve artik kapalidadir herbiri. Haykirirlar hep bir agizdan Mecnun ve Kerem aski bizden ögrensin diye. Artik susuzluktan dilleri damaklarina yapismis olmalarina aldirmalarindan alayina isyan hakyirirlar; SENINLE AGLADIK SENINLE GÜLDÜK BIZ SEVDAMIZ UGRUNA CANLAR VERDIK BIZ SIYAHIN ZINDAN OLSUN BEYAZ AYDINLIK HERKESE NASIP OLMAZ BESIKTASLILIK. Son kez kartal gol gol çeker kapali alt-üst son kez haykirir üst taraf çildirt bizi alt taraf diye. Ve çildirtirlar hep birlikte son kez.. Desibel onlarin askini ayakta alkisliyordur.


ve neredeyse 1 ay olmustur.. .Avrupalilar ve daha önemlisi Türkler bu gençlerin en azindan cenazesini oraya aldirmamalarini umuyorlardir . 200 kisilik profosyonel bir gurup Kiev'den Istanbula gençlerin en azindan cenazesine ulasabilmek için hareket eder. Semte geldiklerinde gençleri bulamadiklarina çok sasirirlar Inönü Stadi'nin kapalisinda bir kalabalik göze çarpar Belestepe semalarindan. Stada geldiklerinde inanilmaz bir manzarayla karsilasirlar. Binlerce genç kapalida cansiz yatiyor üstlerine bir pankart; RUHUMUZ YETER. Hemen altinda "ASK TANRISI BIZIZ" Yazili pankartlar ve hemen altinda yatan binlerce cansiz beden. Orada bulunan Türkü yabancisi herkes agliyordur simdi. Çarsi yine yapmmistir yapacagini. Ancak orada bulunan nispeten daha yasli olan adamin elinde bir yazi bulurlar ; ÇARSI OLARAK TEK VASIYETIMIZ ÖLÜNCE BIZI INÖNÜYE GÖMÜN. Altinda küçük bir not HEPIMIZ BIRER VECIHIYIZ. Türk gurup bunu okuyunca hiçkiriklara bogulmuslardir artik yabancilarin da yanaklarindan yaslar süzülmektedir.


Bu olayin üzerinden 2 yil geçmistir TFF Türkiye ligi maçlarinin Rusya'nin baskenti Kiev'in Totsporter Stadi'nda devam etmesine karar verir. Ve ilk maç Besiktasimizindir. Futbolcular RUHUNUZ YETER pankartiyla çikarlar sahaya. Kievin TOTSPORTER Stadi'nin kapalisi bos birakilmistir. Çünkü kapalinin bir tek sahibi vardir ; ÇARSI. Ruhunuz yeter pankarti oaraya yerlestirilir. Maç esnasinda bazilari kapalidan kartal gol gol sesleri yükseldigine yemin ediyorlardir, baziszari ise bu yabanci stadin kapalisinin üst katinin olmasAna ragmen bir gurup gencin ölümüne bagirdilarina yemin ediyorlardir. Ve bunu söyleyen bir kisi de degildir. Evet sevdalari ugruna can veren binlerce genç kartal takimlarini yine yalniz birakmamislar anlasilan. Hem nasil yalniz biraksinlar canlarindan çok sevdikleri kartallari. Öyle ya onlar Artik Karakartallarini gökyüzünün en üstünden izliyorlardir. Ve yine küçük bir kaçamak yapip en saglam mekanlari olan kapaliya geldiklerini herkes biliyordur her birinin beyaz kadar temiz siyah kadar isyankar ruhu her Beşiktaş maçinda kapalida olduklari hissedildigi için Totsporter'in kapalisi Beşiktaş maçlarinda bos birakilmaktadir. Çünkü herkes onlarin Karasevdalarini yalniz birakmayacaklarini biliyordur!!!




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:03   #27 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Dünyanın öbür ucunda, memleketinden olabilecek en uzak noktalardan birinde yapayalnız geçen bir hayatta, o nefes alıp vermelerin devam edip etmeyeceğinin belirleneceği ameliyat masasına, üzerine Siyah-Beyazlı formasını giyip uzanmaktır Beşiktaşlılık. Beşiktaş "son arzu"dur. O forma da, yeri ve zamanı geldiğinde "kefen"...

"Sen babamdan kalan miras değil, evladıma olan borcumsun" cümlesini bir pankartın üzerinde BJK İnönü'nün duvarına asan anlayıştır Beşiktaşlılık. Beşiktaş nesilden nesle taşınan bir "yaşam biçimi", bir "hayat anlayışı"dır. O forma da "kutsal emanet"...

"Siyah-Beyaz, ölüm-yaşam" sloganındaki iddia ve "romantik realizm"dir Beşiktaşlılık. Beşiktaş kaderciliktir isyankarca. O forma da zıtlıkların uyumunun kanıtı...

"Tarihi zafer"in habercisi bir skorla biten ilk 45 dakikanın ardından, ikinci yarıda yaşanan dram sonrası hüsran ile biten maçın ardından, bir gece yarısı gittiği idman sahasının tel örgüsünün arkasından, futbolcusuna "İlk yarının sonunda yatağına götürüp uyuttuğum oğluma yarın sabah ben ne diyeceğim?" diye göz yaşları içinde sormaktır Beşiktaşlılık. Beşiktaş "söz"dür, "umut"tur, "duygu"dur. O forma da yeni sabahlara altında uyanılacak yorgan...

"Başarı için her yol mübah ise ben böyle başarıyı istemiyorum" diyebilmektir Beşiktaşlılık. Beşiktaş "başarı"ya tapmak değil, "dik durmak"tır. O forma da bedel ödemeyi göze alabilenlerin üniforması...

Şahıslara değil, renklere ve felsefeye olan aşktır Beşiktaşlılık. Beşiktaş "takım sevgisi"nden öte, "ahlak anlayışı"dır. O forma da "moda" değil, "tarihi zenginlik"...

Rakipleri aşağılamak değil, saha içinde futbol, tribünde ise kıvrak zeka ve espri yeteneği ile kazanmayı ilke edinmektir Beşiktaşlılık. Beşiktaş belden aşağı vurmadan mücadele etmektir. O forma da göğsündeki armanın tam ortasında duran liyakat nişanının hakkı verilerek ıslatılacak en nadide giysi...

Genel yozlaşmadan etkilenmemenin mümkün olmadığının farkında olarak, bu bozulmayı asgari seviyede tutabilmek için mücadele etme çabasıdır Beşiktaşlılık. Beşiktaş "direnmek"tir. O forma da ütüsü mümkün olduğunca az bozulsun diye üstüne titrenen kıyafet...

Emekle, alın teriyle kazanılan, ancak vakti zamanında tescil edilmemiş olan şampiyonluklarının yıllar sonra resmi kayıtlara geçirilmesi için yaptığı haklı hukuk mücadelesi rakipleri tarafından saptırılıp, yapılan sanki bir "yıldız kapma" yarışıymış gibi gösterilirken; formasındaki armanın üzerine konulacak olanla değil, o armanın kalbinde taşıma ayrıcalığına sahip olduğu "ay-yıldız" ile övünmektir Beşiktaşlılık. Beşiktaş "haksız kazanç", "haksız rekabet" değil; hakkını, olması gerektiği yollardan arayıp almaktır. O forma da onur mücadelesinin bayrağı...

Beşiktaş'ın, Beşiktaşlılığın yukarıdaki tariflerini ancak bu ortak aşka gönül verenler tam manasıyla anlayabilir, hissedebilirler. "Seyirci" ile "taraftar" arasındaki farkın ayrımında olmayanlar, bu yazıda yer verilen görüşleri "abartı" hatta "saçmalık" şeklinde bile değerlendirebilirler. Zaten bu da doğal olandır, normal olandır. Ve şimdi, içinde bulunulan şu "vahim süreç"te, tüm bunların, yani Beşiktaş ve Beşiktaşlılık gerçeğinin; İspanya'dan, Brezilya'dan, Romanya'dan, Mısır'dan, Kolombiya'dan, Norveç'ten, Kadıköy'den, Mecidiyeköy'den gelenlere anlatılmasının (hatta gelmiş de geçmekte olan) vaktidir. Asıl yapılması gereken ve maalesef asıl zor olan işte budur




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:03   #28 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

yalnızım sahildeki kayalıkta,

bir şarab şişem var birde müzik çalarım,

onlarda olmasa yokum aslında,

kötü günümde hep yanımda olan şarabım,

kimse senin kadar bağlanmadı bana,

kimse dinlemedi beni senin kadar,

katlanamadı bana, anlattıklarıma,

sen vardın her derdimin karşısında,

sen bilirdin tüm dertlerimi,

ne demişti ihsan türe abimiz,

"ekmek şarap sen ve ben"

biz beraberdik daima,

başka sevdalara ne hacet,

herkes birgün terkeder birbirini,

ama eminimki sen terketmezsin,

sensiz kayalıkların hiç tadı çıkmaz,

ayrılma sende yanımdan,

şimdi sevgilim kıskanmasın seni,

onuda en sona yazalımki okursa,

yalnız hisseder kendini,

"aşığım sana doyamıyorum,

nede güzelsin bakamıyorum,

seni sevmeye kıyamıyorum,

bu ne büyük aşk

şanlı beşiktaş..."




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 11 Mart 2013, 19:03   #29 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

İnönü'ye öyle yakışırdı ki kar.
Çimenler ışıldar, buz tutardı kapalıdaki taraftarlar...

Kimse davul çalmaz belki ama
Çok davul çalınsın kapalıda
Diye yapılmış
Siyah beyaz davullar...
Alnının ortasında
Ciddi bir holigan asabiyeti.
Çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
Bu cefa, bu sevdayla bitmezmiş sevmek.
Bir takımı sevmekse aşk, o zaman sevmekmiş!
(biz bir şeyi delicesine severiz
Ama Tanrım neyi?)
Kazanın önü çatlak mozaik.
Bel kemiğine tehdit.
Tahta masalar üstünde
Çok sigara içen taraftarlar.
Bir daha asla yaşayamayacağı
Günleri teğet geçerken
Hep onu sevmeyen oyuncuları severek
Hep onları sevenlerin gözlerinden
Kalabalıklara kaçarak,
Karışarak holiganizm ruhundan yalnızlıklara,
Soğuk maçlarda çatlamış ellerini
Kanyak şişesine dayatmak varken
(hep kardeş olacak değiliz ya,
Yaşasın Çarşı’nın sevgililiği!)
Soyut bir sevdaya beşik kertilmiş olan.
Tribünde kartal,
Şehirde çapulcu sayılan,
Kazan'ın büyük Efesleri
Köyiçi’nin sıcak nefesi,
Abbasağa’nın soğuk geceleri,
Hülasa kente hukuk mukuk okumaya
Mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
Tribün çocukları.

İnönü’ye öyle yakışırdı ki kar
Çimenler ışıldar,
Buz tutardı tribündeki taraftarlar...
(belki locaya kar seyretmeye çıkar diye
Kodamanlar)
Çok dibimiz donmuştur ve çoğu zaman
“kar da maça gitme” mevzuu
Ultra Japonlara yeterince ilginç gelmemiştir.
Hiçbir şey kapalı bir stad kadar
Hüzünlü gelmez insana İstanbul’da.
“yoksa bugün bir maç olmayacak mı” duygusu çöker bütün Beşiktaş’a.
Kimse davul çalmaz belki.
Belki bu maç hiçbir zaman o kadar fiyakalı olmayacak ama
Hiçbir köfte ekmekte, o stad yolundaki üçüncü sınıf tezgâhın
Tadını vermeyecek bir daha.
Çok daha iyilerini yedim sonra,
Bizzat restaurantlarda hatta.
Ama hiçbirinde o kadar aç oturmadım sofraya.

İnönü’ye Öyle yakışırdı ki kar.
Çok yabancı bir soluk duyulur bazı
Kendini bilinmez bir kaç beş binin dilinin ıslığından.
Anla ki sıkıldı bizim yönetimdeki lavuklar.
Öyle deme!
Beşiktaş'ı sevmeyene bir zulümdür!
Bu kadar insanın neden Beşiktaş'ı sevdiğini anlamadan,
Beşiktaş’ta yaşamak.
Yollarına hep sevdiğimiz futbolcuların (Pascal Nouma) adlarını vermediler ama biz her duvara
Bilvesile onların adını yazarak yaşadık.
Siyah ve Beyazdan bir dünya.
Yaşadıkça yaşanılası gelen
O tuhaf meşale kokusunda!

İnönü’ye öyle yakışırdı ki kar
Çimenler ışıldar...
Bir simitten bir sürü karın doyuran,
Maç anında kapalıda bağıran,
Bağırarak karnı doyan, doydukça bağıran.
Rakıyı bol sulu içen!
Dokunmasın diye değil!
Çabuk bitmesin Hasbi’nin tekel rakısı.
Hep çarşaflara bakarak,
Hep çarşaflardan hayata bakarak.
Hem Bob Marley'i hem Erkin Koray'ı
Aynı anda sevmeyi başararak,
Çarşı’nın eski pankartlardan yaptığı pankartları çok beğenmeyerek ama
Yine de bu tasarrufunu takdir ederek.
Boynu hep siyah beyaz bir atkının içinde saklıyken,
Hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi
Yürüyen...
Taraftarlar.

İnönü’ye öyle yakışırdı ki kar
Çimenler ışıldar,
Buz tutardı kapalıdaki taraftarlar...
Biz, şimdi sabah erkenden kapalı bir kuruyemişçi
Dükkânının -ki bütün plan Kazan’ın yanında
Tuzsuz ay çekirdeği çitleyip
Yanı sıra alkol içmektir-
Kötü ışıklandırılmış vitrininden umutsuzca içeri bakan,
Kimliği gereğinden fazla sorgulanmış,
Merhabadan çok “çıkar ulan kimliğini” denmiş,
—yani sistem kendi verdiği kimliği
Zırt pırt geri istemektedir-
Oturduğu semt yüzünden
Doğuştan kavgacı zannedilen ama
Pek çoğu kavgadan nefret eden
Kavgacı, esmer, cesur, korkak
Çoğu fanatik çoğu holigan çocuklardık...

İnönü’ye öyle yakışırdı ki kar
Çimenler ışıldar,
Ha sonra belki Çarşı’da ki ağabeylerinin aklına,
Hiçbir şairin aklına gelmeyecek
—çünkü hiç bir şair Beşiktaş’ı
O'nlar kadar sevemeyecek -bir şiir islenir:
Kar altındadır varoşlar
hasretim, nazlıdır Beşiktaş.....
Ağabeyler! Yine siz bilirsiniz ama
Hangi maçtan sonra bir Beşiktaşlı ölmüşse
İşte o, en netameli aydır bence.

İnönü’ye öyle yakışırdı ki kar
Çimenler ışıldar,
Taraftarlar...
Şimdi ve sonra ne zaman semtime kar yağsa
Elim gönlüm, çocukluğum buz tutar...




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:03   #30 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Neden Böyle oluyorum..

Neden BEŞİKTAŞIM yenılınce sus pus oluyorum ?

Neden tum hevesın ıstegım gıdıyor..

Etrafımdakılere düşmanca bakıyorum anlamsızca..

Neden SPORUN rekabet ve dostluk oldugunu bıldıgım halde

DUNYALAR basıma yıklıyor Beşiktaşım yenılınce..

Ve nedendır ki, bır yazıdakı onlarce kelıme ıcınde BEŞİKTAŞ yazısının goruyorum anında Şıp diye..

Ve içim bir hoş oluyor bır yerde ansızın ARMAMIZ cıkınca karsıma..

Kızlara duydugum AŞKLAR bıle gun gelıp bıttıgı halde

Ve neden?

son dakıkada gelen golde kendımden gecıp abime sonsuz bır sevıncle sarılıyorum hala?

Bılmıyorum..Ve aslında bılmekte ıstemıyorum..Boyle gelmıs..Boyle gıdecekmış gıbı gelıyor...

Ve MUTLU oluyorum hüzününde bile..

HÜZÜNÜN bile ömre bedel BEŞİKTAŞIM..




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
, ♥bizimkisi, aå�k, ♥, ♥bizimkisi, aşk, bir, hikayesi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557