Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Spor > Beşiktaş
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Beşiktaş ÇARŞI !

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Mart 2013, 19:03   #31 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Bu sevda sıgmadı yürege , yelkovan sensiz gitmedi bi' adım ileriye , bi' ömür yetmiyor seni sevmeye !
Yüreğinde karşılıklı Siyah - Beyaz cekmenin tadını anlaya bilirmisiniz ?
hayatı Siyah - Beyaz renklendirmenin asilligini bile bilir misiniz ?
en güzel filmler sinemalarda ki yerlerini almısken , herkes konserlere akın ederken , sehir kollarını acmıs sizi beklerken Baba Hakkı'nızın , Şeref Bey'inizin kabrini ziyarete gitmenin bize kazandırdıgı huzuru anlaya bilir misiniz ?
tüm kirliliklerin icinde Beyaz'ı yüreginde sarıp sarmalayıp saklamanın sevdasını tada bilir misiniz ?
herseye ragmen ; BEŞİKTAŞ ULAN ! diye haykırırken elde ettigimiz hazza anlam getire bilir misiniz ?
pardon ama..
Siz ; 'BEşiktaşlıyım !' demek nasıl bi' duygudur , gururdur.. Siz ; 'Beşiktaşlıyım !' demenin bize kazandırdıgı mutlulugu , huzuru anlaya bilir misiniz ? biz anlatamıyoruz , yasamakla yetinmiyoruz !
Siz ; Bi' kere olsa gözlerimizde ki hırsı görseniz , yüregimizde ki sevgiyi bi' dirhem tada bilseniz.. birisini sevdiginize kendinizi inandıra bilir misiniz ?
hic bi 'beklenti ve cıkar söz konusu olmaksızın tribunde 'BEŞİKTAŞ !' diye bagırırken kol-kola girmis yüreklerin tarifini yapa bilir misiniz ?
pardon ama..
Siz ; tribunde rakibe basmanın , cizgiden top cıkarmanın , yüreginle tam saha pres uygulamanın ne anlama geldigini bilir misiniz ?
'BEŞİKTAŞLI' olmanın gerekleri oldugunu bilir misiniz ?

Siz ; 'BEŞİKTAŞ'tan da öte ; BEŞİKTAŞLILIĞIMIZ var bizim !'`in anlamını cözebilir..
Hayata karşı 'BEŞİKTAŞLI' durmanın ne demek oldugunu bilir misiniz ?
pardon ama..

Siz ; BEŞİKTAŞ'ı sevmeye cesaret ede bilir misiniz?




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:04   #32 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Beşiktaşk

'Siz Beşiktaşk nedir bilir misiniz?'
Bilir misiniz gerçekten?..
**
Bu akşam bir futbol maçı var İstanbul'da.
Dünyanın en güzel stadında...
Beşiktaş mabedinde...
Kimileri için sadece bir maç işte...
Ama 'Karakartallar'a göre; hem Mithatpaşa, hem Dolmabahçe, hem BJK İnönü ve tabii hem de Şeref Stadı'nda aynı anda yapılacak bir ibadet bu akş***i...
Ya da; 'büyük aşk'la, her şeyine katlanılan 'sevgili' ile yeni bir randevu...
**
Yaşayan bilir Beşiktaşk'ı...
Acısını tadan bilir. Güzelliğini, 'özel'liğini görebilen, onuruna ortak olan bilir...
- Beşiktaşlılığın; 'seyirci'lik zaten hiç değil ama, neredeyse 'taraftar'lıktan bile öte, bir 'hayat görüşü', bir 'yaşam biçimi', bir 'ahlak anlayışı' demek olduğunu 'o duruş'uyla kanıtlayanlar bilir.
- Beşiktaş çarşısından çıkıp Dolmabahçe'ye yürürken, yol kenarındaki asırlık her çınarda, bir asırlık Beşiktaşk tarihini yazanların ruhlarını hissedebilenler bilir.
- (Çağın gereği olarak öncelikle bir ticari malzeme gibi görünse de) 100'üncü yılda üretilip satışa sunulan; üzerinde bu kulübün ekmeğini yemiş 700 futbolcunun isimlerini taşıyan 'vefa' formalarını ya da o göğsü ipli nostalji formalarını alıp, sırtına kendi adını değil, 'Baba Hakkı', 'Çengel Hüseyin', 'Şükrü Gülesin', 'Süleyman Seba', 'Yusuf Tunaoğlu' gibi isimleri yazdıracak duygunun sahipleri bilir.
- Beşiktaşk'ı 'hem babasından kalan en büyük miras, hem de evladına olan borç' olarak adlandırabilenler bilir.
- İstiklal Harbi'ni kazanan ruhun mimarlarının torunları olarak; 'Mustafa Kemal'in yarattığı cumhuriyetin bayrağını, göğsündeki armasının tam kalbinde taşımak' ayrıcalığının onurunu benliğinde duyanlar bilir.
- 100'üncü yaş gününü; 18 yaşın enerjisi, 25'lerin dinamizmi, 35'lerin olgunluğu, 50'lerin birikimi, 70'lerin babacanlığıyla kutlayabilenler bilir.
- Farklı olmanın bilinciyle; hele de 'diğerleri'ne bakınca, üç büyüklerden hep üçüncü olarak anılmanın aslında 'özel', aslında 'gurur vesilesi' ve aslında 'gerçek' olduğunun farkındakiler bilir.
- 'Simsiyah'ın sertliğiyle, 'bembeyaz'ın lekesizliğini bütünleştirirken, 'Herkes Beşiktaşlı olamaz' diyebilenler bilir.
Beşiktaşk'ı;
- 'İnönü Stadı'nın tribününde 50 yıl'ını geride bırakmanın gururunu haykıran babalar ve bu haykırışın anlamını yüreğinde hisseden oğulları bilir.
**
'Mağrur Kartal' bugün bir kez daha süzülüyor Dolmabahçe semalarında.
Ve bugün bir kez daha 'ortak aşk'ına koşanlar biliyorlar ki;
ne bu 90 dakikanın sonucudur önemli olan, ne 100'üncü yılda şampiyonluk...
Aslolan;
Beşiktaş'ı Beşiktaş, Beşiktaşlı'yı Beşiktaşlı yapan özelliklerdir.
Asıl önemli olan;
Türkiye'nin '100 yıllık yüz akı', yani 'Beşiktaşk'tır.

Beşiktaş bir yaşamdır bir hayattır Beşiktaş karşılıksız sevmektir ya seversin yada seversin başka çaren yok




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:04   #33 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Üzerimde puslu bir gecenin ardı. Nerde olduğumun farkında değil gibiyim. Odamı kuşatan SİYAH-BEYAZ posterler,içilmiş sigaralar, gazete küpürleri ve en önemlisi yokluğun. Bir haftanın 6 akşamı senden uzak bu bedenle mücadeleler içindeyim. Elimden gelse saatleri veto edeceğim, elimden gelse günleri yerle bir edeceğim, elimden gelse BEŞİKTAŞ hariç bu kentin ipini birer birer çekeceğim.

Yokluğun sessiz oluyor dilimde,varlığın yanardağının alevi gibi yakıcı,sokak lambaları daha sönük, yollar daha çok sessiz sensizliklerde. Bir matem havası bürüyor sanki sen olmadığın zamanlarda bu yürekleri. Ve insan daha az verimli olabiliyor senin yokluğunda ve daha az gülebiliyor sensiz akşamlarda.

Karanlık iyice kendini gösteriyor bu semte. Yine bir geceyi atlatmanın ve sana bir gece daha yaklaşmanın sevincini yaşamaktayım. Bir sigara daha yakıyorum, içime çektiğim ilk nefeste sanki seni çekiyorum ciğerlerime. Az kalmanın mücadelesini veriyorum yeryüzünde görünen bedenimle.

Polis sirenleri karışıyor gecelere, ardından silah sesleri.Hiç birşey dikkatimi dağıtamıyor; aklımda, fikrimde,canımda,kanımda,hücrelerimin her birinde sen.

Ve yağmurlar karışıyor sensiz geceye.Keşke diyorum SİYAH-BEYAZ damlalar yağsa üzerime.

Ve gece benden bıkmışcasına, sanki halimi görüpte acırmışcasına gündüzün esintilerine dönmeye başlıyor.Gün aydınlanıyor, aydınlanmaya çalışıyor ve yine bir gündüzle beraber gelecek geceyi düşünüyorum şimdiden.

Ve BEŞİKTAŞ'ı düşünüyorum yurdumun her yerinden.......


Olsada İNÖNÜ Semt, Yazsalar Kimliğime
Olsada İNÖNÜ Başkent, Dünya Görse Gözüyle
Ölürsem Toprağım Bol Olsun
Ölürsem toprağım İNÖNÜ'den Bir Parça Olsun


ÇARŞI SENSİZ GEÇEN HER GECEYE KARŞI




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 11 Mart 2013, 19:04   #34 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Cehenneme Kombine
18 yaşında bir delikanlıyı en az 10 sene yararlı olacağını bildiklerinden yok etmeye çalışanlara "İnadına beşiktaş ulann" diyerek, GELİYORUZ.

Nobre'nin helal terleriyle oyundan çıktığında boncuk boncuk akıttığı iki damla gözyaşını alkışlayarak, GELİYORUZ.

Biz Ricardinho, Bobo, Delgado kötü oynadıkça iyi kumaş olduğunu bilip iyi olacaklarını düşünerek destekleyenlerdeniz. İyi olduğunu bilip de "Beşiktaş faydalanmasın" mantığını güderek "Bunlardan topçu mu olur" diye yazanlara gülerek, GELİYORUZ.

"Seviyoruz" dedikçe "Bunlar kendilerini eğlendiyor" diyenlere "Hodri meydan"ları açarak, GELİYORUZ.

"Her şey galibiyet değildir" mantığını kamuoyuna, gençlere ve tüm meteryalistlere şırınga ederek, GELİYORUZ.

Onun için maçlarımızı TV'den seyrederken gözlerinizi kapatırsınız. Ve ahengi yüksek bir orkestranın çok ve gür sesli "tını"larını duyarsınız. Tüm bunları çekemeyenler vardır ve doğaldır. Kıskananları bilerek,GELİYORUZ.

101. yılda ikinci yarı başındaki 8 puan farktan türlü entrikalar sonucu verilen şampiyonluğu bu seneye hitaben "Tarih tekerrürden ibaretttir" kitabesine "Şampiyonluk öyle alınmaz böyle alınır" sloganlarını hazırlayarak, GELİYORUZ.

Stadımızda küfür yok deyip de en iğrenç pankartları açanlara yol verenleri kınayarak,GELİYORUZ.

15 yaşına kadar şampiyonluk görmemiş bir neslin Beşiktaş aşkına ölümlere körebe oynayışına gözlerimiz dolarak ve dalarak, GELİYORUZ.

Ve sevenler ayrılmaz biliyorsunuz. Tüm insanlar ufak tefek hatalar yapmıştır, anlıyorsunuz. O yüzden fazla güzelde gözümüz yok, ey Azrail... Biz Beşiktaşlılar cehennemden kombine aldık.
ORAYA DA GELİYORUZ.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:04   #35 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Şehit Beşiktaş'lı Öğretmen
Aşşağıda okuyacağınız yazı 2003 yılında Alancık-Pülümür yolunda şehit edilen UMUT ÖĞRETMEN anısınadır

2001’in mayıs ayıydı O gece bir başka hüzünlüydü Umut Hoca. Edirne Edebiyat Öğretmenliği fakultesini başarıyla bitirdikten sonra ilk tayin yeri Tuncelinin Hozat ilçesinde bir lise olarak açıklandı. Görev yeri açıklanalı tam 1 ay olmuştu ama gitme vakti yaklaştıkça bir başka koyuyordu ona. Hele ki kapalıdan kopmak,canı kadar sevdiği Beşiktaş semtinden kopmak yok yok böyle olmayacak diye düşündü Umut hoca. Düşündükçe kafayı yiyecek gibi oluyordu. Bu akşam sezonun ve dolayısıyla da Umut hocanın Beşiktaşıyla olan son buluşmasıydı. Tam da 2 gün sonra Anadoludaki görev yerinde olması gerektiği gelen emirde açıkça ifade edilmişti.Bu da yarın yola çıkması anlamına geliyordu. Evet bu son buluşmasıydı KARASEVDASIYLA… Sonra kimbilir gidip de dönmemek… bu düşünce kanını dondurmuştu Umut hocanın. Ölüm değil ama canı kadar sevdiği semtinden Beşiktaşından ayrılık korkutmuştu onu. Son kez aldı kapalıdaki yerini. Onun hiç sevgilisi olmamıştı. Kendini siyaha ve beyaza adayan yalnız bir adamdı. Küçükken babası maddi imkansızlıklarla boğuştuğu için onu bir kez olsun kapalıya götürememişti. O henüz 4-5 yaşlarında yemin etmişti okumaya. Okuyup para kazanacaktı. Kazandığı parayı ne mi yapacaktı? Kapalının en üst köşesine gidip ses tellerine isyan edercesine bağıracaktı. Beşiktaşın çocuğuydu ne de olsa. Bütün bu hayalleri gerçek olmuştu ama hesapta olmayan nedenlerden dolayı yine ayrı kalacaktı tek aşkından. Optik Başkan da ceza evindeydi meslektaşına bir hoşça kal diyemeden ayrılmak… Ve maç bitti sonunda… Beşiktaş ligin son maçında İnönüde üç puan alamamıştı. ama bu onun umrunda değildi ayrı kalmak var ya… Sahile indi yanına dost olarak bir bira bir de Samsun cigarayı seçmişti. Biradan bir yudum alıp Şöyle bir Beleştepeye baktı. Yine çocukluğu geçti gözlerinin önünden sonra Kızkulesine takıldı gözü. Çekti Samsunu ciğerlerinin yanmasına aldırmadan. Aklında fikrinde hücrelerinin her birinde iki renk dans ediyor gibiydi… Son kez Tüm asaletiyle duran İnönüye baktı haykırdı ‘’aşığım ulaaan’’ diye. Sabah erkenden yola çıkacaktı ama ayrılamıyordu dünyanın en ŞEREFLİ stadından gözlerini. Eve geldiğinde saat gece yarısını çoktan geçmişti ne de olsa bir bekleyenim yok diye teselli etti kendini. Evin her bir köşesinde siyah beyaz posterler hangi köşeye baksa BEŞİKTAŞ. Uyumaya karar verdiğinde bunu yapamayacak olduğunu bilmesine rağmen yatağa uzandı. Nihayet uyuduğunda saat çoktan 3’ü geçmişti… Çalar saatin çalması gidiş vakti demekti. Kalktı hazırlandı. Dün gece gördüğü garip rüyaya takılmıştı aklı… Dağların arkasından gelen iki tane bembeyaz Kartal uçuruyordu onu. Rüyasını yorumlarken birden aklına çubuklu forması gelmişti onu yanına alıp almadığını kontrol ettikten sonra dışarı çıktı…Kimseye söylememişti gideceğini… Biliyordu kapalı tayfasının bir delilik yapacağını. Amaa o da ne ilerden tanıdık simalar gözüne çarptı. Evet evet bütün kapalı tayfası onu uğurlamak için oraya gelmişti. Şaşırdı ‘’ama ben size gideceğimi söylemedim ki nereden…’’ Şşşşş dedi Harun ‘’çArşı ayrılığa da kArşı be olum’’ Devam etti Harun; ‘’sakın gideceğin okulda Beşiktaşlı kardeşlerimizi Edebiyattan bırakma.’’ Kısa bir gülüşmenin ardından yine hüzün çöktü ortama. Arkadaşlar olur ya gidip de dönemezsem Mezar taşıma aynen şunu yazdırın; ÖLÜM NEREDEN VE NE ŞEKİLDE GELECEKSE GELSİN MEZARIMA SİYAH BEYAZ GÜLLER ATILACAK, MEZAR TAŞIMA BEŞİKTAŞ YAZILACAKSA ÖYLE ÖLÜM HOŞ GELMİŞ SEFA GELMİŞ. Bunları Söylerken yanaklarından bir damla yaş süzüldü belki de hayatında ilk kez ağlıyor dedi onu yakından tanıyanlar. Ayrıca sakın Beşiktaşımı yalnız bırakmayın. Bedenim orda olsa da tüm benliğimle Karasevdamın yanında olacağım. Daha fazla konuşamadı hepsiyle tek tek vedalaşıp Esenlere gitmek üzere bir taksiye bindi. Vee Tunceli Otobüsü yola koyulmuştu işte. Otobüs İstanbuldan uzaklaştıkça ciğeri yanıyor gibi oluyordu tam da bu mesleği seçtiğine pişman olduğunu hissederken eğitime ihtiyacı olan gençleri anımsayıp gurur duydu kendisiyle. Ve nihayet Tuncelideydi işte. Sonra bir minibüs ile Hozat ilçesine geçti. Önce görev yapacağı okulu gezdi. Bu okulun hali içler acısıydı. Ama toparlarız diye düşündü Umut hoca. Nitekim öyle de oldu. Gençlerle yaptığı iş birliği işe yaradı okulu adeta yeni yapılmış bir eğitim yuvasına dönüştürdü ve ilk ders zili gelip çattı. Öğrencilerle tanışıp sorular yönelttikten sonra gençlerin içinden biri Umut Hocanın içini yakan o soruyu sordu; Hocam siz nerelisiniz?? Umut hoca sol yanının sızladığını hissetti. İstanbul Beşiktaş semtindenim diyebildi. Sonra Beşiktaş’ı anlattı onlara Mabedi anlattı, Mehdiyi, ve onun sevdası uğruna nasıl hiç düşünmeden ateşe atladığını anlattı. Öğrenciler Umut hocanın Beşiktaşa olan Aşkına aşık olmuşlardı…
Pülümür ilçesinin Alancık köyünde çiçeği burnunda bir öğretmenin, öğrencilerin gözü önünde pkk lı hainler tarafından kurşuna dizilerek öldürüldüğü haberi tez ulaştı Umut Hocaya… içi yandı lanet okudu teröre. Bu haberi aldığının ertesi günü başka bir gelişmeyle sarsılmıştı Umut hoca… Bu şehit edilen öğretmenin yerine kendisinin acilen Alancık Köyüne nakli Kaymakamlık tarafından bizzat isteniyordu. Evet tam da alıştım derken Pülümür’ün terör bakımından en tehlikeli köyüne tayini çıkmıştı…
Alancık’a geleli henüz 4 ay olmasına rağmen bu köye de iyice alışmıştı Umut hoca. Karasevdası da 100. yılında sezona dolu dizgin başlamıştı ya daha ne isterdi Allah’dan… Tek sorunu köyde lig maçlarını veren bir kahvehane veya buna benzer bir yerin olmamasıydı bundan dolayı Umut Hoca her haftasonu Beşiktaşının maçlarını seyredebilmek için Pülümür İlçesine gidiyordu… Bir de şu hainler olmasaydı. Terör örgütünden dolayı köydeki tüm memurlar tedirgindi. Umut hoca köyde kendine yetebilecek kadar da bir ev tutmuştu. Ancak her akşam tedirgin uyuyordu nitekim bu köyde şehit edilen öğretmenlerin sayısı hiç de az değildi.
Teröristlerin hain saldırıları durmak bilmiyordu Umut Hocanın neredeyse bu köydeki 8. ayıydı. Ve işte Umut hocayı sol yanından vuran o belge eline ulaşmıştı. Emir Pülümür Kaymakamlığından geliyordu ve aynen şunlar yazılıydı; TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ARTARAK DEVAM EDEN SALDIRILARINDAN DOLAYI İKİNCİ BİR EMRE KADAR MEMURLARIN YERLEŞİM BİRİMİ DIŞARISINA ÇIKMASI YASAKLANMIŞTIR… Umut Hoca beyninden vurulmuşa dönmüştü. O güne kadar Beşiktaşının tüm maçlarını izlemiş ve Beşiktaş şampiyonluğa koşuyordu. Beşiktaşın İnönüdeki son maçı Galatasaraylaydı ve eğer ki Beşiktaş yenerse Şampiyon olacaktı. Bu gelen emirin anlamı da Galatasaray maçını izleyemeyecek olmasıydı. Nitekim hergün bir arabanın yolu kesiliyor ve bu eylemler gündüz oluyordu. Hayır dedi Umut hoca Hayır. Beşiktaşımı yalnız bırakamam. Hayatında ikinci kez ağlıyordu… Karasevdasını bir iki çapulcu hain yüzünden yalnız mı bıarakacaktı… Bütün gece düşündü siyah beyaz rüyalar gördü. Mehdinin Beşiktaş’ı uğruna Neler yaptığını hatırladı. Yalnız bırakmayacaktı Beşiktaşını. Gitmeye karar verdi nasıl Yalnız bırakırdı Hayattaki tek aşkını… Ve o anda bir mesaj geldi telefonuna kapalı tayfasından bir dostuydu bu mesajı atan; ‘’Oğlum yarın Şampiyonluk turu atacaz izle kapalıdaki şovumuzu keşke sen de olsaydın be kanka’’…Umut’un gözleri bir kez daha dolmuştu… aşkı için ölümlerden kaçmazdı ki çArşı…Uykuya daldı rüyasında askere gitmeden bir gün önce gördüğü o rüyayı bir kez daha gördü dağların arkasından gelen iki tane bembeyaz kartal Umut hocayı alıp götürüyordu. Vee şampiyon olduğunu gördü BEŞİKTAŞININ… Sergeni gördü sonra ellerini iki yana açmış sevinirken. Gece ter içinde uyandı ağzını musluğa dayayıp kana kana içti. İkinci kez uykuya daldığında deliksiz sabaha kadar uyudu. En güvendiği meslektaşına açmaya karar verdi bu konuyu. Söze şöyle girdi; Hocam ben bu akşam Pülümür’e gitmek zorundayım… Ahmet Hoca şaşkınlığını gizleyemedi… Umut hocam bu intihar demek bu hainler gündüz yol kesiyor ki sen gece gideceğim diyorsun peki ne için gideceksin??? KARASEVDAM İÇİN!!!! ---ne için??? Beşiktaşım için gidiyorum şampiyonluk maçı bu mutlaka yanında olmalıyım… Hocam bir anlam vermeni beklemiyorum sadece bilmeni istedim. buradaki en güvendiğim insan sensin; eğer ki dönmezsem… neyse neyse boşver hakkını helal et—helal olsun.
Umut Hoca aşkı için beklide intihar ediyordu ama ölüm onun için hiç korku verici değil gibiydi kör bir aşığı andırıyordu. Telefonu çaldı arayan Ahmet Hocaydı; ‘’bak Umut hocam ben artık kaybettiğim meslektaşlarımın arkasından göz yaşı dökmekten bıktım BİR TAKIM İÇİN KENDİNİ TEHLİKEYE ATMA… Umut hoca kızmıştı bu son lafa ama belli etmedi;’’Hocam senin o BİR TAKIM dediğin var ya; o BİR TAKIM’ın uğruna ne gençlikler heba oldu ne canlar verildi… BİZİM İSYANIMIZ HAYATA… DEDİK YA BİRKERE ASIL OLAN HAYATTIR DEDİK YA BİR KERE BEŞİKTAŞLILIK BİR EŞKİYANIN HAYATA İTİRAZDIR… Hocam benim şimdi çıkmam gerekiyo belki dönemem ama arkamda bıraktığım kimse yok tek tesellim bu…
Umut Hoca Pülümür ilçesine, sevdasına doğru yola çıkmıştı; maç saat 19.00 daydı ama o saat 17.00 da yola çıkmayı tercih etmişti… Yollar o kadar bozuktu ki… Aklından tam da İnönü geçiyordu orda olmak vardı şimdi… saat 18.15 olmuştu çok az bir yolu kalmıştı…İleride bir gariplik olduğunu fark etmişti yolun sonunda bir kalabalık vardı ki anlaması çok da zor olmadı bir gurup hain arabalarda kimlik kontrolü yapıyordu bunlar pkk’nın hainleriydi…Terörist gurubu durdurduğu arabalarda kimlik kontolü yapıyor, memur olduklarını anladıklarını indirip götürüyorlardı. Umut Hocanın doğum yeri Bingöldü ki terörist gurubu kimliklerde doğu illerde doğumlu olanlara dokunmuyorlardı…Umut hocanın yakasında ATATÜRK rozeti vardı bunu çıkartıp kimliğini gösterse kurtulabilirdi ama çıkartmadı rozeti ÖLÜME MEYDAN OKUYORDU … Teröristler Atatürk rozetini görür görmez Umut Hocayı aşşağıya aldılar… hainlerin gözü o kadar dönmüştü ki çocuk sayılabilecek yaştaki gençleri sırf ilerde asker olacakları için indirmişleri. Şimdi çok uzun bir yol yürüyeceğini VE BU YOLUN SONUNUN NERESİ OLDUĞUNU GAYET İYİ BİLİYORDU UMUT HOCA. Teröristlerden biri Atatürk rozetine elini atmak istedi ki Umut Hoca canını siper edercesine korudu rozeti… İçinden haykırdı ‘’tek Adam Atam ulAAnn’’ diye tam 2 saattir yürüyorlar ama Umut Hocanın Aklında Beşiktaşının maçı var… Maç tam 5 dakika önce bitti diye aklından geçirdi Umut Hoca; ve telefonuna bir mesaj gelmişti.. Hainlere çaktırmadan okumaya karar verdi… Mesajı atan çArşı hArundu mesajda aynen şunlar yazılıydı;KANKA ŞAMPİYON OLDUK SERGEN ATTI GOLÜ GÖRSEN İNÖNÜYÜ O KADAR GÜZEL Kİ… Umut hoca ağlıyordu ne isteyebilirdi ki başka demek o gördüğü rüyalar; Sergenin kollarını açması bembeyaz iki kartalın Umut hocayı alıp götürmesi… Umut hoca çok kısa bir mesaj yolladı… Ve yolun sonuna geldiğini hissediyordu artık… içinde garip bir mutluluk vardı ölüme gidiyordu ama çok mutluydu kapalıyı kaptırmamak için gençliğinde gösterdiği çabayı hatırladı… Çukur bir yere geldiklerinde Teröristlerin başı olduğu anlaşılan dur işareti yaptı temiz bir Türkçeyle ‘’diz çök’’ dedi… Tuncelinin karanlık dağlarında iki el ateş sesi duyuldu… Bu arada İnönü Kapalısındaki sevinç anlatılmazdı Tümerin asitsiyle Sergen son dakikalarda uçurmuş ve kartalın 100. yılında şampiyonluk gelmişti… Harun ve arkadaşları kapalı sağ üst köşede coşkuyla şampiyonluğu kutlarken Harun birden haykırdı; durun durun Umuttan mesaj geldi kimbilir nasıl mutlu olmuştur Harun mesajı okurken herkesin kanı dondu mesaj aynen şöyleydi; ÖLÜM NEREDEN VE NASIL GELECEKSE GELSİN, MEZARIMA SİYAH BEYAZ GÜLLER ATILACAK, MEZAR TAŞIMA BEŞİKTAŞ YAZILCAKSA ÖYLE ÖLÜM HOŞ GELMİŞ SEFA GELMİŞ…

Cihan Altaş
Saygılar




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:05   #36 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Bizde Aşk Böyledir!!!!!
Gencecik bedeni hastaydı şimdilerde… Durup dururken bayılmalar, nefes darlığı… Ailesine söyleyemiyordu bu yaşamında kendiliğinden oluşan olumsuz gelişmeleri. Çok üzüleceklerini tahmin etmek çok da zor değildi Burak için. Ama bir şekilde söylemesi gerektiği de aşikardı.Burak Beşiktaşın Çocuğudur. Köyiçinin o güzel suyunu içmiş özel insanlardan biridir yani… Hiç kız arkadaşı olmamıştır hayatında… Yaşamını dolduran birkaç günlük kaçamakların da sosyete meraklısı diye kıçına tekmeyi basmıştır. Her haftasonu İnönü Kapalısındadır genç Burak. Zaten yaşamında en büyük korkusunun Beşiktaşından ayrılık olduğunu da her fırsatta dile getirmekten çekinmemiştir.
Ama şimdi bu ne olduğu belirsiz hastalık yakasına yapışmıştır birkere. Bu konuyu üzülseler de Anne ve babasına açmaya karar verir. Anne ve babası sandığının aksine olgunlukla karşılarlar bu durumu yalnızca niye daha önce söylemediği yönünde sitem ederler evlatlarına. Hemen ertesi günü doktora götürmeye karar verirler genç Burağı nitekim beklemenin bir manası da yoktur.
Bir dizi tahlil yapılır… Şimdi sonuçları almak üzere hastahane koridorunda sıranın kendisine gelmesini beklemektedir genç Burak.Anne ve babasının gerginliğine karşı inanılmaz bir rahatlık içindedir… Doktor Bey’in kapısının önünden çıkan hemşirenin adını söylemesiye irkilir… Sıranın kendisine geldiğini anladığında hemen kalkar annesi ve babası eşliğinde doktor bey’in yanına giderler. Doktor’un surat ifadesi hiç de olumlu değildir.
Doktor—Gel bakalım Burak seninle konuşacaklarım var… Bak oğlum hastalığın pek de olumlu değil. Hastalığının adı ürkütücü de olsa bunu yenmek yine senin elinde…
Burak biraz olsun anlamıştı olanları Doktorun sözünü bitirmesini bekledi.
Doktor devam etti; Hastalığının adı; İlik Kanseri
Burak’ın anne ve babası artık göz yaşlarını tutamaz olmuşlardı…
Burak ikisinin aksine bir Kartal mağrurluğu ile Doktoru süzüyordur…
Burağın babası; Ne gerekiyor doktor. Yani oğlumuzun yaşaması için ne gerekiyor.
Doktor; İlik nakli gerekiyor fakat bulunması çok zor…
Evet ‘’İlik nakli’’ gerekiyordu genç Burak için. Fakat nereden bulunacağı konusunda hiç kimsenin bir fikri yoktu.
Genç Burak gün geçtikçe eriyor, eriyordu…Hastalığın seyri gün geçtikçe olumsuz bir hal alıyordu… Burak ise hastalığa isyan edercesine Beşiktaşının hiçbir maçını kaçırmıyor hasta bedeniyle inatlaşırcasına kapalıda haykırıyordu aşkını… Ancak Burak’ın durumu hiç de iyi değildir artık. Doktor Burak’ın maçlara gitmesini kendi vicudu açısından yorucu bulduğu için bu durumu Burak’a açık açık söylemeye karar verir… Burak’ın Doktoru ‘’Atıf Ercan’’ Kapıyı çaldığında onu Burak’ın babası karşılar
---Buyrun Doktor bey Burak içerde sizi bekliyor.
Doktor Atıf, Burak’ın odasının önüne geldiğinde Burak’ın Beşiktaş formasına sarılıp ağladığını görünce bir an duraksar… Burak’a belli etmeden ona bakar… Burak Beşiktaş formasına sarılmış ağlıyor,aynı zamanda bir şeyler fısıldıyordur. Doktor Atıf daha iyi duyabilmek için yaklaşır fakat odaya girmez. Şimdi Burak’ı gayet net duyabiliyordur.
Burak Doktorun onu dinlediğini fark etmeden ibadet edercesine Beşiktaş formasına sarılmış ağlıyor, aynı zamanda şunlar dökülüyordur dudakların arasından ;’’nasıl ayrılacağız biz seninle be Kartalım, göçüp gitmek koymuyor bu dünyadan da… seni yalnız bırakmak var ya… Sana gelmediğim gün öldüğüm gündür benim be kartalım… Bu dünyada kimim var ki senden başka…
ÖLÜNCE SEVEMEZSEM SENİ KARASEVDAM…
Doktor Atıf bile artık dayanamamıştır duydukları karşısında o da ağlıyordur bu aşk karşısında… Burak artık Doktorunun kapıda olduğunu fark etmiştir…
Burak--- özür dilerim Doktor Bey geldiğinizi görmemişim
Doktor—Bak Burak buraya asıl geliş sebebim maçlara gitmenin bedenin açısından tehlikeli olduğunu söylemekti fakat ben bunu yapamayacağım… Ben böyle bir aşk görmedim Sevenleri ayıramam…
Burak gün geçtikçe kötüleşiyordu üstüne üstlük henüz uygun ilik de bulunamıyordu… Burak artık ümitsizce bekliyordu…
Sıkıldığı bir gün uzun zaman sonra sokağa çıkmış geziyordur Genç Burak… Saat gece yarısını çoktan geçmiş ama eve dönmeye hiç niyeti yoktur… Tam bunları düşünürken sokağın kenarında bir şarapçı görür. Adam kaldırıma yıkılmış kalmıştır… Burak yanına gider.
---Amca iyimisin?? ----iyiyim evlat gayet iyiyim
Adam 65-70 yaşlarında saç sakal birbirine karışmış bakımsız bir ihtiyar görünümdedir ancak bu adamda Burağı çeken bir şeyler vardır… Burak adamın yanına yaklaştığında aralarında koyu bir sohbet başlar… Burak sohbetin en sıcak yerinde adamın Beşiktaş atkısını fark eder
Burak---Amcacım sen Beşiktaşlımısın… Adam—Aşığıyım evlat yoksa sende mi?? Burak’ın bu adama iyice kanı ısınmıştır…
Burak bu adamın yanına neredeyse her gün uğrar olmuştur artık aralarında müthiş bir sevgi bağı oluşmuştur be sevgi bağının asıl nedenini ikisi de gayet iyi bilmektedirler ‘’BEŞİKTAŞ’’ Yine bir gün Genç Burak, amcanın barakasına gitmiş sohbet etmektedirler…Amcanın Beşiktaş için yaptıklarını duyduğunda Burak’ın gözünden yaşlar süzülür olmuştur…Nitekim adı Şeref olan bu yaşlı amca babasının ona ekmek alması için verdiği parayla babasından habersiz deplasmana gidebilecek kadar Beşiktaşlıdır…
Burak--- Şeref amca ben ilik kanseriyim… uygun ilik bulunmazsa öleceğim… Ama biliyo musun benim asıl derdim bu değil… Beşiktaşımı yalnız komak var ya… Beni kimse anlamıyo bunun için hergün yanına geliyorum… Sevdamı birtek sen anlıyorsun
Şeref Bey, Genç Burak’ın kanser olduğunu duyduğunda adeta şok olmuştur…---ölmeyeceksin oğlum… KARASEVDANIN maçlarını yine eskisi gibi izleyeceksin
Burak bunun imkansız olduğunu biliyordur… Kendisini kurtaracak hiçbir gücün olmadığının farkında olmasına rağmen Amcaya bir şey söylemedi elini öpüp ayrılır oradan…
Burak’ın durumu iyice ağırlaşmıştır…Kapı çalar gelen Doktor Atıf’tır---Müjde… Burak için uygun ilik bulundu hiç beklemeden ameliyata alalım…Burak’ın Anne ve babası sevinç çığlıkarı atarlar…
Burak hemen o gün ameliyata girmiştir. Ameliyat’ı gayet başarılı geçmiştir. İlik Vicuduna uyum sağlamıştır… Hemen bir haftada dikişleri bile alınmıştır… Burak hayata dönmenin mutluluğunu yaşarken aklını için için kemiren o soru yine bilinç üstüne çıkmıştır; BU İLİĞİ ONA KİM VERMİŞTİ…
Genç Burak Hastahaneden taburcu olur olmaz Şeref Amcanın barakasının yolunu tutar… ona bir de hediyesi vardır… O söylemişti hayata döneceğini peki ama nereden bilmişti?? Ona 100. yılın nostalji formalarından almıştır Burak. Barakadan içeri girdiğinde onu bulamamıştır… Tam o sırada Cep telefonu çalar arayan babasıdır…--- Burak hemen hastahaneye gel sanırım sana İliğini vereni bulduk
Burak heyecanla Hastahaneye koşar. Onu Doktor Atıf Bey karşılar…
Doktor---Sana ilik veren hiç tanımadağım yaşlı bir amcaydı… Nasıl olduysa iliği senle uyum sağladı… Ona ameliyata almamız çok riskliydi… Çünkü çok yaşlıydı masada kalma ihtimali çok yüksekti… Ama o senin çok yakının gibiydi. Ölümü göze alarak girdi ameliyata ve maalesef onu kaybettik… ama verdiği ilikle seni yaşatıyor… Hımm unutmadan sana bir de not bırakmıştı
Burak notu açıp okumaya başladı notta şunlar yazılıydı;
HAYDİ KOŞ MABEDİMİZE… SANA SÖYLEMİŞTİM ÖLMEYECEKSİN… BEN YETERİ KADAR YAŞAMIŞTIM ZATEN… KOŞ KAPALIYA BENİM İÇİN DE HAYKIR AŞKIMIZI…BENİ SAKIN DÜŞÜNME BEN KARIM ÇOCUĞUMUN YANINDA ÇOK MUTLUYUM BURADAN BİR KARTAL GİBİ İZLEYECEĞİM BEŞİKTAŞIMI…PEKİ ŞUNU MERAK EDİYORSUN DEĞİL Mİ?? HİÇ TANIMADIĞIM BİRİ UĞRUNA NASIL CANIMI VERDİM…BEŞİKTAŞLI OLMAN YETERDİ BENİM İÇİN… SENDE O ATEŞİ GÖRDÜM…SANA VASİYETİM OLSUN EVLAT BEŞİKTAŞIMIZI YALNIZ BIRAKMA
Doktor atıf başta olmak üzere herkes hıçkıra hıçkıra ağlıyordur şimdi…nasıl bir aşk bu…Burak kağıdın en altına iliştirilmiş notu gördüğünde artık göz yaşlarına boğulmuştur notun hemen altında aynen şu yazıyordur;
BİZDE AŞK BÖYLEDİR




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:05   #37 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Çarşı Sensiz Geçen Her Geceye Karşı
Üzerimde puslu bir gecenin ardı. Nerde olduğumun farkında değil gibiyim. Odamı kuşatan SİYAH-BEYAZ posterler,içilmiş sigaralar, gazete küpürleri ve en önemlisi yokluğun. Bir haftanın 6 akşamı senden uzak bu bedenle mücadeleler içindeyim. Elimden gelse saatleri veto edeceğim, elimden gelse günleri yerle bir edeceğim, elimden gelse BEŞİKTAŞ hariç bu kentin ipini birer birer çekeceğim.

Yokluğun sessiz oluyor dilimde,varlığın yanardağının alevi gibi yakıcı,sokak lambaları daha sönük, yollar daha çok sessiz sensizliklerde. Bir matem havası bürüyor sanki sen olmadığın zamanlarda bu yürekleri. Ve insan daha az verimli olabiliyor senin yokluğunda ve daha az gülebiliyor sensiz akşamlarda.

Karanlık iyice kendini gösteriyor bu semte. Yine bir geceyi atlatmanın ve sana bir gece daha yaklaşmanın sevincini yaşamaktayım. Bir sigara daha yakıyorum, içime çektiğim ilk nefeste sanki seni çekiyorum ciğerlerime. Az kalmanın mücadelesini veriyorum yeryüzünde görünen bedenimle.

Polis sirenleri karışıyor gecelere, ardından silah sesleri.Hiç birşey dikkatimi dağıtamıyor; aklımda, fikrimde,canımda,kanımda,hücrelerimin her birinde sen.

Ve yağmurlar karışıyor sensiz geceye.Keşke diyorum SİYAH-BEYAZ damlalar yağsa üzerime.

Ve gece benden bıkmışcasına, sanki halimi görüpte acırmışcasına gündüzün esintilerine dönmeye başlıyor.Gün aydınlanıyor, aydınlanmaya çalışıyor ve yine bir gündüzle beraber gelecek geceyi düşünüyorum şimdiden.

Ve BEŞİKTAŞ'ı düşünüyorum yurdumun her yerinden.


Olsada İNÖNÜ Semt, Yazsalar Kimliğime
Olsada İNÖNÜ Başkent, Dünya Görse Gözüyle
Ölürsem Toprağım Bol Olsun
Ölürsem toprağım İNÖNÜ'den Bir Parça Olsun




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:05   #38 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Ölümsüz Bir Yazı !

Herseye katlandik da senden uzak olmak koyuyor adama...
Gece yatmadan önce yarin saat kacta en SEREFli stada girerim hesabi yapamamak koyuyor,Formayi geceden hazirlayamamak...Ertesi günün heyecani icimizde olsada yanina varamamak varya...Sabah SENIN askinla uyansakta yaninda olamayacagimizi bilmek...
Kazan'da oturup SENI konusamamak var birde...
Gittikce cogalan kalabaliga bakip bir bira ismarlayamamak yanimdaki arkadasima... BESIKTASIM BENIM diye haykirirken BAGIRMA OGLUM MACA SAKLA diye uyarilmamak...
Sonra stada dogru yürüyememek varya... Sag tarafimda stada dogru uzanan Ata'min cakmak gözlerini üstümüzde hissedememek..
Mabedi görememek ve gözlerimizin dolmamasi... Aglamakta özlenir mi ?demeyin... ASK icin ölmeyi özlemedik mi?
Tribünde yerlerimizi aldigimizda cimlerinin kokusunu icimize cekememek varya...Kartal yüreklileri tribüne cagiramamak her futbolcuda bir Hakki, bir Sükrü,bir Seref, bir Hüseyin arayamamak...Santrayla üclüde cosamamak yumrugunu sikmak ah orda olamamak var ya....
90 dakika futbolcudan daha cok terleyememek, mac sonu semte dönememek ve maci konusamamak... Sampiyonda kokorec yiyememek.
Herseye dayaniyoruzda... SENDEN AYRI OLMAK VARYA...

DEGERINI BILIN.....

"Remzin Kartallar Gibi Manileri Yen Aş,
Layıktır Bu Vasıflar Sana Ey Şanlı BEŞİKTAŞ!"




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 11 Mart 2013, 19:05   #39 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

2 Renktir Seni Sevmek Aslolan Hayatsa HAYATTA Beşiktaş'tır ..!
2 Renktir Seni Sevmek Aslolan Hayatsa
HAYATTA Beşiktaş'tır ..!

her beyaz günün 'bam baska' parıltısı..

her siyah günün en parlak beyazı..

öyle bi'sevdadır ki bu anlatıLamaz,
anlanamaz.. iliklerimize kadar islenmis !

öyle bi'umuttur ki bu tarifi imkansız.. beyazında kaybolan !
bir isyandır ki BEŞİKTAŞ'ım, kücücük kalbimize sıgmayacak sekilde kazınmıs ..!

sevmeyi gecmisiz, varsın elalem seve dursun.. biz yasıyoruz ..!

biz farklıyız.. biz yaşıyoruz, yaşatıyoruz !

biz farklıyız.. biz saf birkara sevdanın, en samimi delikanlılarıyız !

biz.. beşiktAŞIĞIYIZ ..!

yokluk siyahsa, varlık beyazdır !

ben siyahsam, sen beyaz !

gözyaşım siyahsa, tebessümüm beyazdır !

hayat siyahsa, umut beyazdır !

gerçek siyahsa, hayaller beyazdır !

yok uLan yalnız ölmek ..!

ter temiz, bem beyaz kefenimle, ruhumun siyah'ı bütünlesir.. YİNE SİYAH-BEYAZ ölürüz ..!
velhasil..

aslolan hayatsa; hayat SİYAH-BEYAZ'dır !

ve bu nedenledir ki..

HAYATTA BEŞİKTAŞ'tır ...




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 11 Mart 2013, 19:05   #40 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

*> çARŞI, Kapalının ortasında sıralanan bir grup değildir.

*> çARŞI bir ruhtur. çARŞI, New York'da metro trenine yazılmış siyah beyaz bir grafitidir.

*> Prag'da duvara yazılmış bir yazıdır.

*> Erzincan'da bir dağın yamacına yazılmış sevgidir.

*> Adana'da bir rengi bozuk derneğin duvarlarına boyanmış "Siyah ve Beyazdır"

*> Galatasaray Lisesi duvarına yazılmış "çARŞI ulan" işaretidir.

*> Bir tiyatro sahnesinde hiç bir dekora uymadan sırtında taşınan kutsal BEŞİKTAŞ formasındadır çARŞI.

*> Zonguldak'ta maden gÖçüğünden çıkarıldığında ilk nefesle sorulan "Maç kaç kaç?" sorusundadır çARŞI.

*> Hakeme kızdığında "Satanist Hakem" diye bağırıp gündemi takip edenlerdir.

*> ATATüRK'e dil uzatan dÖnemin milletvekili Hasan Mezarcıya "Hasan Mezarcı'ya kafam girsin" diyen tezahüratıyla Cumhuriyetin KEMALİST çizgisindeki duruşunun Ödünsüz sesidir.

*> "Ezik Civcivlerin" yalakalıklarına "Tek adam, Atam" yada "Bir pankart da Verhaugen'e aç, Avrupa şampiyonu ol Fener" diyen zekadır.

*> BEŞİKTAŞ aşkını pankartlarda, "Başka boyutların Tanrısı" diye ifade eden kalp dir
*> Kaşınanı tesislerinde ziyaret eden yada ellerine verdikleri "Cobarde Gallina Ortega" pankartıyla maymun edenlerdir.

*> Erkek adam renkli takım tutmaz" deyip alemi dut yemiş bülbüle çevirenlerdir.

*> Işıklar sÖndüğü zaman tüm Fenerliler güzeldir" pankartıyla herkesi güldürenlerdir.

*> "Bizim taraftarımız daha fazla" diye bÖbürlenenlere "En fazla sinek de bokun üzerinde olur" cevabını yapıştıranlardır.
*> Futbolcusuna kızdığında "Aşkımız renklere, sizlere değil" diyen renk aşkıdır.

*> 2 KM bayrak yapıp dünya rekoru kıran sevgidir; o bayrağın en arkasında hiç bırakmadan duran 72 yaşındaki teyzedir.

*> Bükreş maçında televizyonların gÖsterdiği, o soğukta, ayakta boynunda Siyah Beyaz kaşkoluyla titreyerek Karakartallarini seyreden ninedir.

*> Tribünde bir doktordur,işçidir,iş adamıdır,okuma-yazma bilmeyen bir sokak çocuğudur,profesÖrdür. Omuz omuza zıplayıp "Beşiktaşım benim biricik sevgilim" diye gÖzünde yaş, gırtlağını yırtan solcusudur, sağcısıdır, Ateistidir, hacısıdır, Müslümanıdır, Ermenisidir, Yahudisidir, Hristiyanıdır.

*> Irak işgalinden Önce savaşa karşı duran yurtseverlerin yanındaki ruhtur.

*> Mitinglerde "Beşiktaşliyiz, savaşa karşiyiz" tezahüratlarında, tribünde "Savaşa HAYIR", "Amerikan Sahinlerine karşı KARAKARTALLAR" pankartlarıyla tepkisini koyandır.

*> Bir F16 burnuna yapılmış KARTALDIR.

*> çARŞInın "A" sını, Anarşinin "A"sıyla yazan güce tapmayan isyankarlıktır.

*> "Siyah-Beyaz, Ölüm-Yaşam" diyen felsefedir.

*> Holiganlığı kahpelik, delikanlılığıda hayat felsefesi olarak benimseyenlerdir.

*> Sevinmek için sevmeyendir, inadına inançla bağlı olandır.

*> Nazım Hikmetin "Aslolan hayattır" ına, tribünlerin Hacı Babasıyla "Hayatta BEŞİKTAŞ" diye Ölümsüzleştirenlerdir.

*> "çARŞI, MUSTAFA KEMAL ATATüRK hariç herkese, hatta kendine de karşı" diyen aykırılıktır.

*> Tribüne boydan boya "Ölüm ne zaman ve nereden gelirse gelsin; mezarıma Siyah-Beyaz güller atılacaksa, mezar taşıma BEŞİKTAŞ yazılacaksa, bÖyle Ölüm hoşgelsin sefa gelsin..." yazan Ölümsüz sevgidir.


*> çARŞI ruhu BEŞİKTAŞIN uslanmaz asi ruhudur, BEŞİKTAŞINI taparcasına seven çılgın aşığıdır




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
, ♥bizimkisi, aå�k, ♥, ♥bizimkisi, aşk, bir, hikayesi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557