Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Biyografi
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Biyografi Ünlülerin biyografilerini paylaştığımız bölüm...

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02 Eylül 2012, 23:28   #1 (permalink)
Bull

Mr.NoBody - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 02 Eylül 2012
Nerden: Tokat
Yaş: 22
(Mesajlar): 1.780
(Konular): 1709
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 42958
Aldığı Beğeni: 91
Beğendikleri: 17
Ruh Halim: Bitkin
Takım :
Standart abuzer uğurlu

1943 yılında Malatya'da doğdu. 1966-1973 yılları arasında Türkiye'ye 27 milyon adet mermi ve 70 bin civarında silah sokulması ile ilgili olarak yargılandı ama delil yetersizliğinden beraat etti [Uğur Mumcu, Silah Kaçakçılığı ve Terör, s.70-77]. Uğurlu kısa bir süre sonra Bulgaristan'a yerleşecek ve kaçakçılık işlerini bu ülkede yürütecekti. 1974 yılında çıkan af yasasıyla bir kısım suçları affedildi. 1974-1979 yılları arasında "Yıldırım" kod adı le MİT için çalıştı [Mehmet Eymür, ATİN]. Bu arada İnterpol tarafından uyuşturucu kaçakçılığı suçu ile aranıyordu [D.Yurdakul, C. Erdinç, ÇETE'LE, s289]. Uğurlu'nun ismi 1979 yılında şüpheli bir intihar ile ölen kaçakçı İbrahim Telemen'in iddialarında geçiyordu. Milliyet gazetesi başyazarı Abdi İpekçi öldürülmeden önce kaçakçılık konuları ile ilgili yazılar yazıyor ve Uğurlu'dan bahsediyordu.

1978 yılında hükümet kuran CHP'nin MHP'li Gün Sazak'ın yerine Gümrük ve Tekel Bakanı yaptığı Tuncay Mataracı'nın, Uğurlu'dan rüşvet aldığı ve Onun istediği kişileri Gümrük Müdürü yaptığı 12 Eylül sonrası ortaya çıktı [F. Ünlü, Susurluk Gümrüğü, s.77]. Bu arada Milliyet gazetesini satın almak isteyen Kemal Derinkök'ün, Uğurlu ile yakın ilişikisi vardı. İpekçi suikastının tetikçisi olarak idama mahkum edilen Mehmet Ali Ağca, cinayetten önce Uğurlu'dan yardım gördüğünü söyleyecekti. Uğurlu 1984'de MİT ve EMniyet'in beraber yürüttüğü Babalar Operasyonu sırasında tutuklandı. 1987 yılında tekrar tutuklanan ve 1988'de tahliye edlen Uğurlu hakkında 10 Temmuz 1991'de İstanbul DGM'de 36 yıl hapis istem ile bir dava açıldı. 20 Ekim 1999'da İstanbul'da yakalandı [F.Ünlü, Susurluk Gümrüğü,s.89].

Abuzer’in en esrarengiz yılları
Faruk Mercan
Aksiyon 4 ağustos 2001 Sayı 348


Kaçakçılık dünyasının en ünlü ismi olarak kabul edilen , Sofya'dan kendisine gönderilen 7 kilo kokainin 31 Temmuz 1995 günü sınırda yakalanması üzerine 8 Ağustos 1995 tarihli polis ifadesinde hayat hikayesini böyle anlatıyor.
"Ben 1943 yılında Malatya'nın Pötürge kazasına bağlı Sinan köyünde dünyaya gelmişim. 1951 yılında İstanbul'a geldim. İstanbul'da Çemberlitaş muhitine yerleştik. İlkokul tahsilimi Mahmutpaşa ilkokulunda bitirdim. Ortaokulu Kadıköy ortaokulunda tamamladım. Mahmutpaşa'da işportacılık işleriyle uğraştım, 1964 yılında askere gittim. Askerlik hizmetimi Ankara ili
Tandoğan mevkiinde bulunan inzibat merkezinde tamamladım. 1966 yılında İstanbul'a geri geldim. Hırdavat üzerine dükkan açtım, bu yeni dükkanım Mahmutpaşa'da idi. Çeşitli işler yaptım, en son 1968 yılı içerisinde kuru kahve dükkanı açmıştım. O tarihte
kaçak olarak getirilen 200 kilo civarında kahvem polis tarafından ele geçirildi. Fatura olmadığı için, hakkımda herhangi bir işlem yapılmaması için Bulgaristan'ın Sofya şehrinden Almanya'nın Münih şehrine kaçtım. 1968 yılından 1974 tarihine kadar
Münih'te ve Sofya'da kaçak olarak dolaştım. Kaçak olmamın nedeni, İstanbul'da Mahmutpaşa semtinde kaçak
yoldan dükkanımda polis tarafından ele geçirilen kahveden dolayıdır. Olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet
Savcılığı tarafından arandığımı biliyordum. 1974 yılı içerisinde çıkarılan af yasasından yararlandığım için
dava düştü. 1974 yılında çıkarılan af yasasından sonra Türkiye'ye geldim. 1974 yılından 1980 yılına kadar
Kadıköy Çiftehavuzlar Bağdat caddesi no:242 sayılı yerde Batı Dilleri Lisan Okulu ismi altında işyeri çalıştırıyordum. Daha doğrusu lisan kursu verdiriyordum. 1980 yılında 12 Eylül ihtilali oldu. 12 Eylül'de gözaltına alındım, Selimiye kışlasına gittim.
Gözaltına alınma nedenim, 1980 öncesi elektronik eşya kaçakçılığı yaptığımdan dolayı Ankara Sıkıyönetim
Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde yargılandım. 15 yıl hapis cezası aldım, 2 yıl da Yüce Divan'da yargılandım. (Gümrük ve Tekel eski Bakanı Tuncay Mataracı'ya rüşvet davası). Toplam olarak 17 yıl hapis cezası aldım. Bu cezamın tam yedi yılını cezaevinde yattım. 1988 başlarında Tekirdağ cezaevinden tahliye edildim. İstanbul'a geldim, Kadıköy Kızıltoprak'ta
1993 yılı içerisinde Volga Dış Ticaret Limited şirketi adı altında konteyner işini kurdum, halen çalıştırıyorum."

İstanbul piyasasını iyi tanırım

Kaçakçılık dünyasının en ünlü ismi olarak kabul edilen , Sofya'dan kendisine gönderilen 7 kilo kokainin 31 Temmuz 1995 günü sınırda yakalanması üzerine 8 Ağustos 1995 tarihli polis ifadesinde hayat hikayesini böyle anlatıyor.
Mesleğini "Nakliyeci" olarak gösteren Uğurlu, Sofya'da araba alım satımı işiyle uğraştığını belirtiyor. Bildiği diller sorusuna da, İngilizce ve Bulgarca cevabını veren Uğurlu, "Ben uyuşturucu aleminde organizatör bir adamım" demesine karşılık isminin
karıştığı büyük uyuşturucu olayları hatırlatılınca bunları kabul etmiyor. Örneğin, 1978 yılında Hollanda'da yakalanan 1,5 ton esrar olayından dolayı Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nde beraat ettiğini belirtiyor. 1988'de yine Hollanda'da yakalanan 99 kilo
eroin yüzünden yine isminin verildiğini, bu davanın ise İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde sürdüğünü
belirtiyor.

Yalnızca kokain konusunda net konuşuyor. "İstanbul piyasasını iyi tanıdığım için beni bu kokain ticaretine sokmak istediler... Ben uyuşturucu aleminde organizatör bir adamım. Kokaini kulüp çalıştıran ve pavyon işleten kişilere satacaktım. İsim vermek
istemiyorum. Çünkü benim gibi beyin bir adam bu tür olaylarda isim vermez, bizlere yakışmaz isim vermek..."
Dört yıl Ataköy'de saklandı İnterpol tarafından 1980'de uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla Uğurcan Elmas, İdris Özbir ve Hüseyin Çil gibi şahıslarla birlikte arandığı hatırlatılınca da, "Bu şahıslarla birlikte, Hollanda'da ele geçirilen 1 ton esrar maddesiyle ilgili olarak 1980 ihtilalinde gözaltına alındık, yargılandık" diyor.Aslında 'nun ismi, 20 Ekim 1999 günü İstanbul Ataköy'de bir polis baskınıyla gözaltına alınana kadar, artık neredeyse unutulmuştu. Yedi kilo kokain olayında savcı tarafından serbest
bırakılmasından hemen sonra gıyabında tutuklanmış ancak, bir kaç yıl Bakırköy polis bölgesindeki Ataköy'de saklanabilmişti.
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın eski yöneticilerinden Mehmet Eymür Washington'dan çıkardığı internet sitesinde, bir kaç gün önce onunla ilgili bir mektubu yayınlayınca yeniden ismi gündeme geldi.Mektup, 10 Temmuz 1985 tarihini taşıyor ve bu tarihe
kadar MİT'in kaçakçılık şubesini yönetmiş olan Mehmet Eymür tarafından MİT Müsteşarı Korgeneral Burhanettin
Bigalı'ya hitaben yazılmış. Bu tarihe kadar MİT'in kaçakçılık şubesinin başında olan Eymür, önce Beyrut'a, bunu kabul etmeyince
Adana'ya tayin edilmek isteniyor. Bunun üzerine MİT Müsteşarı Burhanettin Bigalı'ya, tayininin mafya tarafından yaptırıldığını belirten ağır suçlamalarla dolu bir dilekçe veriyor ve MİT Okulu'na öğretim görevlisi olarak atanıyor.

MİT onu kontrol edemiyor
İşte 10 Temmuz 1985 tarihli mektup, kaçakçılık şubesindeki görevine veda edip MİT okulundaki yeni görevine başlayan Eymür'ün, giderayak MİT Müsteşarı'na bıraktığı uyarıcı bir mesaj niteliğini taşıyor. Bu mektubu kendi derdinden ziyade mesleki sebeplerle yazmayı bir görev bildiğini belirten Eymür, dördüncü cümleden itibaren sözü 'ya getiriyor ve
onun İstanbul Lisan Okulu çalıştırdığı yıllara değiniyor: "Bugün bütün dünyanın adından bahsettiği Abuzer
Uğurlu, 1974—1979 yılları arasında teşkilatımızca (İstanbul) kullanılmıştır. Bir dublaj operasyonu diyebileceğimiz bu faaliyetin zamanla aleyhimize geliştiği bugün apaçık ortadadır. Buna merkezi olmayan disiplinsiz bir sevk ve idare, zamanla menfaat
ilişkilerine dönen mesleki temaslar ve K/O — Ajan ilişkilerinde sevk ve idare edilen şahsın geniş imkan ve para gücünün yanı sıra, elemanın hasım servisten olan menfaatlerinin kıyaslanmayacak kadar üstün olması gibi sebepler neden olmuştur. Bildiğim kadarıyla
ile resmi ilişkinin kesilmesinden sonra da bazı kişisel temaslar devam etmiştir."

Eymür'ün iddiasına göre "hasım istihbarat servisi" ile ilişkisinin ağır basması yüzünden Uğurlu MİT'in kontrolünden çıktı. Eymür çarpıcı iddialarını şöyle sürdürüyor: "Kanaatime göre , Sovyetler ve Bulgarlar tarafından Türkiye'de bir 'baş ajan' şeklinde kullanılmış, Abuzer ve Bekir Çelenk vasıtasıyla MHP ve Ülkücülere hulul edilmiş, Türkiye'de İpekçi cinayeti,
Bahçelievler cinayeti, Adana Emniyet Müdürü cinayeti gibi provokatif ve halkın güven duygusunu kaçıran,
nefret yaratan ve güvenlik güçlerini sağ mihraklar üzerine teksif eden operasyonlar planlanmıştır. Ağca, Papa suikastında muvaffak olsaydı hem Hristiyan alemi Türkiye'ye cephe alacak hem de yurt dışında bulunan Ülkücüler Batı Güvenlik güçlerinin bir numaralı hedefi haline getirilecekti. Tabiatıyla bu arada hem PAPA hem de Polonya'daki direniş hareketi cezalandırılmış
olacaktı."

Sovyetler'in Türkiye'ye sızma operasyonu
Eymür'e göre, Mehmet Ali Ağca, Oral Çelik, Abdullah Çatlı, Aydın Telli gibi isimler, ve Bekir Çelenk ile irtibatlıydılar. Eymür mektubun bu bölümünde Bekir Çelenk üzerinde de önemle duruyor ve şu iddiaları sıralıyor: "Bulgarlar Bekir Çelenk'i aniden Türkiye'ye yollamışlardır. Nedeni anlaşılmamıştır. Yakın tarihte öğrendiğime göre Bekir Çelenk'in Bulgaristan'da
ifadesini almaya giden İtalyan Savcı, Bekir Çelenk'in telefon defterinde, İstanbul MİT Teşkilatına ait telefonlar da tespit etmiştir. Halen bu tutanaklar Emniyet Teşkilatında mevcuttur. Bu Bulgarların hazırladığı bir mizansen olabilir. Buna rağmen Ağca
davasında sıkışacaklarını anlayan Bulgarların dünya kamuoyunun dikkatini Türkiye üzerine çevirmesi mevcut
ilişkileri dikkate alındığında gayet kolay olacaktır.Sovyet ve Bulgarlar, Türk yeraltı dünyasının büyük bir bölümünü bir başka amaçla daha kullanmışlardır. Normal Espiyonaj faaliyetleri ile ulaşamadıkları üst düzey yöneticilere Mafya vasıtasıyla ve menfaat ilişkileri
ile yaklaşmışlardır. Bugün birçok tahkikatın engellenmesi bu ilişkilerin ortaya çıkması korkusundan kaynaklanıp, menfaat ilişkilerinin devlet güvenliğinin üstüne çıkmasına neden olmaktadır."

1985 yılı Temmuz'unda Bulgaristan tarafından Türkiye'ye gönderilen Bekir Çelenk'in ifadesini, bu tarihte İstanbul Mali Şube Müdürü olan Cevdet Saral aldı. Çelenk'in silah ve mermileri Bekir Çelenk, 1934'te Kilis'te dünyaya geldi. İlkokulu
4. sınıftan terk etti, daha 18'ine varmadan, kaçak mallar getirmek üzere Suriye'ye gidip gelmeye başladı. Babasından aldığı beş bin lirayla 1952'de Ankara'ya geldi. Ankara'da bir süre bakkal işleten ve hırdavatçılık yapan Çelenk, daha sonra Ankara—Kilis
arasında çantacılık yapmaya başladı. Jilet ve çakmak gibi kaçak malları getiriyordu. Ankara'da saatçilik ve kuyumculuk da yapan Çelenk, 1961'de İstanbul'a geldi. 1963'te İstanbul'da bir nakliye şirketi kuran Çelenk, aynı yıl Çanakkale'de kaçak kahve ve çakmak yakalatmaktan tutuklandı. Beş ay cezaevinde kalan Çelenk, dava sonucunda 1965'te beş yıl hapis cezasına
çarptırıldı. Bunun üzerine Almanya'ya kaçtı. 1966—69 arasında, Almanya'da "exportçuluk" yaptığını, silah ve
mermi kaçakçılığına bu dönemde başladığını belirtip, "10 bin, 20 bin adet mermi ile, 20—30 adet civarında
dağişik marka Alman silahlarından... satarak para kazandığım silah ve mermi olayı vardır" diyor. Çelenk, silah işinden kârı hemen fark ediyor: "Silah ve mermi işinin külliyetli miktarda Bulgaristan üzerinden yapılması sonucu Almanya'dan Bulgaristan'a
gelip gittim... Bu sefer 400—500 bin civarında mermi ve 500 civarında değişik marka, genelde Çekoslovak
yapısı silahları genelde gemilere elektronik ve elektrik malzemeleri ile birlikte yüklenmesi şeklinde sevkiyatına başladık... Bulgar makamları ve yetkilileri bu tür malların satışını Kintex firması aracılığı ile doğrudan kendileri yaptıkları için
satışı ve sevki esnasında önemli bir müşkilatla karşı karşıya kalmıyorduk..."

Sofya'daki cezaevi günleri
Çelenk, 1970'te İsviçre'ye yerleşiyor ve Falcon saat fabrikasına 400 bin frankla ortak oluyor. Türkiye'ye döndüğü 1975 yılına kadar saat işine devam ediyor. Daha önce iki evlilik yapan Çelenk, Hülya Koçyiğit'in kız kardeşi Nilüfer Koçyiğit'le 3. evliliğini yapıyor.
Bu arada İsviçre'deki saat işinden iflas ediyor ve 12 Eylül darbesinden 9 gün sonra yurtdışına çıkıyor. Yeniden Almanya'ya giden Çelenk iki gemi satın alıyor. Papa suikastinden sonra da, Bulgaristan'a geldiğinde tutuklanıyor: "Bulgaristan'da 31 ay (tutuklu) kaldım. Bu 31 ay içerisinde Mehmet Ali Ağca ile ilgili bilgime başvurdular. Tanıyıp tanımadığımı sordular..Bulgaristan'da bulunduğum süre içerisinde İtalyan Savcı Martella ifademi aldı. Papa suikasti ile ilgili Ömer Mersan'ı tanıyıp tanımadığımı sordu..."
Eymür'ün anlatımlarına bakarsak, Bulgarlar'ın Çelenk'e Ağca'yı sormaları anlamsızdı. Onlar, Çelenk'i de, Ağca'yı da gayet iyi tanıyorlardı. Ve sırf Türkiye'yi zor duruma düşürmek için bir mizansenle Çelenk İstanbul'a gönderildi. Bekir Çelenk İstanbul'daki
sorgusundan sonra Ankara'da Mamak Askeri Cezaevi'ne konuldu. Ancak aynı yıl cezaevinde kalp krizinden
öldü.

Uğurlu ve Ağca'nın Kartal buluşması
ise, şu anda Mehmet Ali Ağca ile birlikte Kartal Cezaevi'nde yatıyor. Uğurlu, Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nde yargılandığı sırada Abdi İpekçi suikasti dosyasından da ifade vermiş bu duruşmada, Uğur Mumcu da tanık olarak dinlenmişti.
Mahkeme Uğur Mumcu'ya, 'nun İpekçi suikasti ile ilgisini gösterecek herhangi bir bilgi ve belgeye sahip olup olmadığını sormuş, Uğur Mumcu, "Hayır" cevabı vermişti. Acaba Papa suikasti öncesinde , Mehmet
Ali Ağca'ya para göndermiş miydi?.. Bir bilgiye göre, Avukat Doğan Yıldırım bir öğrenci için Uğurlu'dan
yardım isteğinde bulunmuş, Uğurlu bu isteği yerine getirmişti ve bu öğrenci Ağca'ydı. Bekir Çelenk ifadesinde, ve kardeşi Sabri Uğurlu'yu Sofya'da tanıdığını belirtiyor. İlginç olan hem Uğurlu'nun hem de Çelenk'in 1960'lı yıllarda
kahve kaçakçılığı suçlarından dolayı Türkiye'den kaçmak zorunda kalıp Sofya'ya demir atmaları. Mehmet Ali Ağca, İtalya'dan Türkiye'ye getirilmesinden sonra hakim önüne çıkınca ilk sözleri ne olmuştu: "Bir senaryo vardı, ben sadece o senaryonun aktörüydüm." Hangi karmaşık ilişkilere girmiş olurlarsa olsunlar, biri ilkokuldan terk, diğeri ortaokul mezunu Çelenk ve
Uğurlu da, Türkiye'yi 1980'lere getiren senaryonun yalnızca küçük birer aktörüydüler.





Ateşi körükle ki, yandığını bilsin ..

K.Furkan
Mr.NoBody isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
abuzer, uğurlu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557