Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Biyografi
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Biyografi Ünlülerin biyografilerini paylaştığımız bölüm...

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20 Ağustos 2011, 22:53   #1 (permalink)
VIP ÜYE ~


Talia. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Karşıyaka
Yaş: 22
(Mesajlar): 19.912
(Konular): 1820
İlişki Durumu: Var
Burç:
Renkli Para : 133519
Aldığı Beğeni: 89
Beğendikleri: 4
Ruh Halim: Eglenceli
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 2
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi 
Standart Biyografi

Edebiyat, sanat, siyaset, ticaret vb. alanlarda haklı bir üne kavuşmuş, tanınmış insanların hayatlarını, eserlerini, başarılarını okuyucuya duyurmak amacıyla yalın bir dille, tarafsız bir görüşle yazılan inceleme yazılarına hayat hikâyesi (biyografi) denir.

ÖZELLİKLERİ


1-Yaşamı yazılan kişinin kendisi tarafından değil, onunla ilgili araştırma yapan, bilgi ve belgelere ulaşan veya onun yaşamına yakından tanıklık etmiş kişiler tarafından kaleme alınır.

2- Tarafsız ve gerçekçi olunmalıdır.
3-Bilgi, belge, tanık ve kanıtlara dayandırılmalıdır.
4- Kronolojik sıra izlenebilir.
5- Kişiyi tüm yönleriyle tanıtır. Kişinin önemi, değeri, benzerlerinden farkı belirlenmelidir.
6- Öznel bir tutum izlenmemeli, kişinin yaşamı aşırı yerme ve övmelerden uzak tutulmalıdır
7- Açık, sade bir dil kullanılır.
8-Divan edebiyatında şairleri anlatan bu eserlere, "Tezkire" denirdi.
9-Türün ünlüleri; Mithat Cemal Kuntay, Şevket Süreyya Aydemir.

*Ünlü bir kişinin hayat hikâyesini yazacak kimse, geniş bir araştırma yapar. Şayet kişi sağ ise ona hayatıyla, çalışmalarıyla, eserleriyle ilgili sorular sorar ve aldığı cevapları not eder (veya kaydeder.); bunlardan yazısında yararlanır. Kişi hayatta değilse, onun hayatını (varsa belgeleriyle birlikte) etraflıca araştırır. Nasıl ünlü olduğunu, nasıl başarılı olduğunu; (varsa) eserlerini dikkatlice inceler. Bütün bu veriler ışığında kronolojik olarak veya kendine özgü bir üslûpla hayat hikâyesini yazar.


*Çoğu zaman bunlarda, sanatçı kendisiyle beraber aile büyüklerinden, çevreden, aile içi durumlardan da söz eder.


Ünlü kişilerin hayatlarını konu alan, bunları roman tarzında işleyen edebî yazılara biyografik roman denir.


Bir kişinin hayatını ayrıntılı olarak veren kişisel biyografi kitapları olduğu gibi, birden çok kişinin hayat hikâyelerini bir araya getiren genel biyografi eserleri de vardır. Örneğin antolojilerde, ansiklopedilerde, yıllıklarda birden çok kişinin biyografileri çok kısa olarak ana hatlarıyla verilir. Bu eserlerde ya da yazarın kitabının arka kapağında veya iç sayfasında yer alan biyografiler genellikle kısadır. Ayrıntıları atılmış daha çok doğum ölüm tarihleri, doğum yerleri, bitirdikleri okullar, çalıştıkları işler, yazdıkları eserler ve önemli başarıları anılmakla yetinilir.


Her döneme, her mesleğe ve her millete ait kişilerin biyografilerini veren eserlere evrensel biyografi, bir millete ait kişilerin biyografilerini verenlere ulusal biyografi, bir bölgeye mensup kişilerin biyografilerinin toplandığı eserlere bölgesel biyografi, belli bir mesleğe mensup kişilerin yer aldığı eserlere meslekî biyografi, belli bir dönemde yaşayanların hayat hikâyelerinin verildiği eserlere de dönem biyografisi denir. Dönem biyografisine çağdaş insanların yer aldığı Who's Who? (Kim Kimdir?) adlı eseri gösterebiliriz.


Biyografiler yazım tekniğine göre de farklılıklar arz etmektedir. Bunları kısaca şöyle sınıflandırabiliriz:


a. Bilimsel biyografi: Biyografik bilgileri kronolojik bir sıra içerisinde, alt başlıklar halinde, onun dönemi içindeki konumunu, getirdiği yenilikleri, gösterdiği başarıları, eserlerini, eserlerinin değişik özelliklerini eleştirel bir tutumla, belgelere, araştırma ve incelemelere dayalı olarak veren çalışmalara bilimsel biyografi ya da biyografik monografi denir. Bu tür eserlerde kişinin doğumu, yetişmesi, öğrenimi, çalışma hayatı, türlerine göre eserleri, eserlerinin önemi, şekil ve muhteva özellikleri, başarıları, ödülleri ve başka özellikleri bölümler halinde verilir. Bilimsel biyografi türüne şu örnekler verilebilir: Mehmet Kaplan, Tevfik Fikret Devir-Şahsiyet-Eser (1971); İsmail Parlatır,


b. Biyografik roman: Ünlü kişilerin hayatlarını konu alan, bunları roman tarzında işleyen edebî yazılara biyografik roman denir.


Roman, hikâye gibi tahkiye kurgusu içerisinde, olay anlatımı üslûbuyla kişiyi bir roman kahramanı gibi olayların içindeki konumlarıyla sunan eserlere de edebî biyografi ya da biyografik roman denir. Biyografik romanlarda kişinin ruhsal ve fiziksel özellikleri, davranışları, duyguları, düşünceleri, tepkileri, tavır alışları, giyinişi gibi pek çok değişik özellikleri ayrıntılı olarak verilip bir anlamda onun portresi çizilir. Hayatı içerisinde canlı, yaşayan bir kişilik olarak sergilenir. Buna örnek olarak M. Emin Erişirgil'in Mehmet Akif /İslâmcı Bir Şairin Romanı (1956); Tahir Alangu'nun "Ömer Seyfettin "(1968) adlı eserleri verilebilir. Ayrıca Oğuz Atay'ın "Bir Bilim Adamının Romanı" (1975) adlı romanı da bu türün en iyi örneklerindendir. Yazar bu romanında hocası Mustafa İnan'ı merkez alarak bir dönemin idealist neslinin hayatını yansıtmıştır.


c. Nekroloji: Ölen ünlü bir kişinin hemen ölümünden sonraki günlerde genellikle gazete ve dergilerde yakın çevresinde yer alan kişiler tarafından onun üstün niteliklerinin, erdemlerinin, çalışmalarının ve diğer özelliklerinin anı üslûbuyla anlatıldığı yazılara denir. Bu yazılar bir anlamda öleni çok seven birinin ağıtları, duygusal, öznel açıklamalarıdır.


Bu tür yazılara örnek olarak Yahya Kemal'in ölümü dolayısıyla kaleme alınmış şu yazıları verebiliriz: Vehbi Cem Aşkun, "İstanbul Aşığını Kaybetti" (Dün-ya, 5 Kasım 1958); Nimet Behsuz, "Büyük Şairin Arkasından" (Yeni Gün, 3 Kasım 1958); Cenap Gedikoğlu, "Bir Dev Şair Göçtü" (Yeni Gün, 5 Kasım 1958).

BİYOGRAFİ TARİHİ GELİŞİMİ:

Türk edebiyatında ilk biyografik eser, Malik Bahşi'nin Feridüddin-i Attar'dan çevirmiş olduğu "Tezkiretü'l-Evliya"dır.


Daha çok mesleklerine göre düzenlenmiş ve birden fazla kişinin biyografisinin yeraldığı tezkire, menakıb, vefeyat, devha, sefine, tuhfe, hadika, fihrist, silsilename, şairname, gazavatname, sicil gibi adlar altında birçok eser kaleme alınmıştır. Menakıpname ya da velâyetname denilen eserlerde tarikat büyüklerinin, evliyaların, pir ve şeyhlerin olağanüstü halleri, kerametleri ve diğer kişisel özellikleri anlatılır.


Yayımlanmış bazı menakıpnamelere şu örnekler gösterilebilir: Hacımsultan Velâyetnamesi (Rudolp Tschudi); Hacı Bektaş Velâyetnamesi (Erich Gross).Vakayinamelerde de birçok devlet adamının biyografilerine ait malzemeler bulmak mümkündür.


Şuara Tezkireleri:

Şairlerin biyografilerine, eserlerine yer veren, şiirleri hakkında değerlendirmelerin bulunduğu eserlere şuara tezkiresi denir.

OTOBİYOGRAFİ


Kişinin kendi hayatını anlattığı yazıya otobiyografi denir. Otobiyografide doğumdan itibaren otobiyografinin yazıldığı ana kadar yaşananlardan anlatmaya değer olanlar yazılır. Edebiyat, sanat, siyaset, spor vb. alanlarda ünlü bir kişi; diğer insanlarca bilinmeyen yönlerini, başarısını nelere borçlu olduğunu ve nasıl kazandığını anlatmak amacıyla otobiyografisini yazar. Otobiyografi her ne kadar öznel bir anlayışla kaleme alınsa da gerçekler göz ardı edilmemelidir.

MONOGRAFİ:

Ünlü bir kimsenin hayatını, kişiliğini, eserlerini, başarılarını ayrıntılarıyla ele alan veya bilimsel bir alanda özel bir konu ya da sorun üzerine yazılan inceleme yazısına monografi (tek yazı) denir. Monografide herhangi bir yer, bir eser, bir yazar, tarihî bir olay, bilimsel bir alana ait bir sorun özel bir görüşle veya bakış açısıyla değerlendirilebileceği gibi bir konu üzerinde derinlemesine bir inceleme de yapılabilir.

PORTRE

Bir kimseyi karakteristik özellikleriyle okuyucuya tanıtmak amacıyla yazılan edebî yazılara portre denir. Kişinin sadece dış görünüşünün (boyunun, yüzünün, giyinişinin, hareketlerinin...) anlatıldığı portreye fizikî portre; iç dünyasının, alışkanlıklarının, duygularının, fikirlerinin, zayıf taraflarının... Anlatıldığı portreye ruhî portre (tinsel, moral portre) denir. Çoğu zaman fizikî portre ile ruhî portre iç içe verilir.


Fizikî portre; kişiyi diğer insanlardan ayıran dış özellikleri iyi bir gözlemle belirlendikten sonra, uygun sıfatlar kullanılarak özgün bir şekilde yazılır.


İç dünyanın anlatıldığı ruhî portrede ise; kişinin ahlâkı, alışkanlıkları, düşünceleri ilginç bir üslûpla yazılır. Portreye konu kolan kişiye ait, düşünceleri ve anlayışları daha etkili olarak ortaya koymak için onun sözlerine de yer verilebilir.


Romanda olay kahramanları değişik bölümlerde (yeri geldikçe) gerek dış görünüşleriyle gerekse karakter özellikleriyle okuyucuya tanıtılır. Okuyucunun roman kahramanlarını hayalinde canlandırması sağlanır. Bu yönüyle portre bölümlerine, romanlarda daha çok rastlanabileceği gibi bağımsız bir edebî tür olarak yazılmış portreler de vardır.

Portre örneği

ATATÜRK


Atatürk her şart içinde kendisini empoze edenlerdendi. Bakışında, jestlerinde, ellerinin hareketinde, kımıldanışlarında ve yüzünün çizgilerinde bütün bir dinamizm vardı. Bu dinamizm etrafını bir çeşit sessiz sarsıntı ile dolduruyordu. Öyle ki birkaç dakikalık bir konuşmadan sonra bu mütevazı ve rahat adamın, bu öğreticinin anında bir uçtan öbür uca geçebileceğini, meselâ en rahat ve kahkahalı bir sohbeti keserek en çetin bir kararı verebileceğini ve daha gücü bu kararı verdikten sonra yine aynı noktaya döneceğini düşünebilirsiniz. En iyisi istim üzerinde bir harp gemisi gibi çevik, harekete hazır bir dinamizm diyelim.


Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir'

Otobiyografi

Otobiyografi Bir düşünürün, bir sanatçının kendi yaşam öyküsünü anlattığı eserdir. Kaynak olarak kişi kendini ve aile büyüklerinden aldığı bilgileri kullanır. Otobiyografi yazmak çok güçtür, çünkü insanın kendinden sözederken objektif olması zordur. Otobiyografiler sayesinde o kişinin sanatı, düşünceleri, yaptığı işler hakkında bilgileniriz. Biyografiler aynı zamanda iyi bir belgeseldirler. Bu alanda çalışacaklara ve yazarın yaşadığı dönemin özelliklerine kaynaklık eder. Otobiyografileri okumak, kendi deneyimlerimize bir yaşam deneyimini, yaşayanın ağzından katmak demektir. Onların; başarılarının nedenlerini çözeriz.


Otobiyografinin belirleyici özellikleri:


. Otobiyografi düşünsel plânla yazılır.


. Otobiyografi, belgelere dayanılarak yazılır. Rivayetlere ve tartışmalara yol açacak bilgilere yer verilmez.


. Derlenen bilgiler bilimsel araştırma yöntemiyle bir araya getirilmelidir.


. Biyografi yazarı objektif olmak zorundadır.







Kuşlar uçuyor..

Konu ∞ MαsαL tarafından (28 Ağustos 2011 Saat 14:19 ) değiştirilmiştir..
Talia. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 28 Ağustos 2011, 14:19   #2 (permalink)
Çok Şükür...


∞ MαsαL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: ♫ ♫ ♫ ♫ ♫ ♫
(Mesajlar): 22.727
(Konular): 5773
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 787623
Aldığı Beğeni: 4232
Beğendikleri: 7438
Ruh Halim: Cok Asik
Takım :
Standart

Konu Sabit





.




∞ MαsαL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 28 Ağustos 2011, 14:20   #3 (permalink)
Çok Şükür...


∞ MαsαL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: ♫ ♫ ♫ ♫ ♫ ♫
(Mesajlar): 22.727
(Konular): 5773
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 787623
Aldığı Beğeni: 4232
Beğendikleri: 7438
Ruh Halim: Cok Asik
Takım :
Standart

Biyografi (Yaşam Öyküsü)

Bilim, sanat, edebiyat, siyaset, ticaret, spor gibi alanlarda başarılı olmuş, yaptıkları ve eserleriyle yaşadıkları döneme iz bırakmış, ünlenmiş kişilerin hayatlarının anlatıldığı eserlere “biyografi” denir.

Biyografilerde kişinin yaşam öyküsü bir başkası tarafından anlatılır.

“Biyografi” teriminin Türkçe karşılığı “hayat hikâyesi” veya “yaşam öyküsü”dür. “Biyografi” sözcüğünün kökeni, Yunanca “bios” (hayat) ve “grafien” (yazmak) sözcüklerinin birleşiminden gelmektedir.
Biyografilerde kişinin doğumundan itibaren çocukluk yılları, öğrenim ve meslek hayatı, yaşam tarzı, kişilik özellikleri, etkilendiği kişiler, eserleri kronolojik olarak anlatılır.

Hayatta olmayan kişilerin biyografisi yazılabileceği gibi, sağ olanların da biyografisi yazılabilir. Hayatta olmayan bir kişinin biyografisi yazılacaksa kişinin doğumundan ölümüne kadarki dönem, yaşayan bir kişinin biyografisi yazılacaksa kişinin doğumundan biyografisinin yazıldığı ana kadarki dönemi anlatılır.

Biyografi türündeki yazılar birkaç sayfalık makale büyüklüğünde olabileceği gibi, bazen bir kitap boyutunda da olabilir. Sayfa sayısı arttıkça, kişinin hayatıyla ilgili ayrıntılar da fazlalaşır.

Bir kişinin biyografisini yazmak için birtakım ön çalışmalar yapmak gerekir. Öncelikle yaşam öyküsü yazılacak kişi hayattaysa kendisiyle röportaj yapılır, yakın arkadaş ve dostlarıyla görüşülür. Kişinin mektup, günlük ve anılarından yararlanılır. Biyografisi yazılacak kişinin eserleri, hakkında yazılanlar gözden geçirilir.

Biyografi türündeki yazılar usta bir yazarın kaleminden çıkmışsa, bunları okumanın tadına doyum olmaz. Her bir biyografi, farklı bir öyküdür. Her birinin ayrı bir tadı, ayrı bir güzelliği vardır. Biyografisini okuduğumuz bir kişinin bilinmeyen pek çok yönünü öğrenir, onu daha yakından tanıma imkanı buluruz.

Edebiyatçılar, yakından tanıdıkları, kendilerini etkileyen kişilere dair gözlemlerini, anılarını, değerlendirmelerini okuyucularla paylaşmak isterler. Kendilerince değerli buldukları kişilerin unutulmasına gönülleri razı olmaz. Sevdikleri kişilerin bu şekilde uzunca bir süre gönüllerde yaşamasını sağlarlar, bir anlamda onları ölümsüzleştirirler.

Başarılı olmuş, insanlara hizmet etmiş kişilerin biyografilerini okuduğumuzda, kişiyi başarıya götüren yolları, verilen emekleri görme imkanı buluruz. Bu kişileri kendimize örnek alırız. Birkaç sayfalık bir biyografi yazısı, içimizdeki korkuları yok edecek, içimizdeki devi uyandıracak, bizi yüreklendirecek, bize cesaret verecek güce sahiptir.

Biyografi Türünün Gelişimi

Biyografi türünü yazı dilinin kullanılmaya başladığı çok eski dönemlere kadar götürmek mümkündür. Eski Yunan’da mezar taşları üzerindeki yazılar, biyografi türünün ilk örnekleri sayılır. Mısır, Babil ve Asur’da bulunan yazıtlar, ölen kişilerin hayatları hakkında kısa bilgiler içermektedir.

Türk Edebiyatında Biyografi

Edebiyatımızda biyografi türünün en eski örnekleri olarak “Siyer-i Nebi” adı verilen, Hz. Muhammed’in hayatını anlatan manzum eserleri verebiliriz.

Tarikat büyüklerinin, evliyaların, pîr ve şeyhlerin olağanüstü hallerini, kerametlerini anlatan eserlere “menakıpname” ve “velayetname” adları verilir.

Divan edebiyatında şairlerin hayatları hakkında bilgi veren eserlere “tezkire” denir. “Şuara Tezkireleri”nde (Şair Tezkireleri) şairlerin kısa hayat hikayeleri, şiirlerinden seçilmiş örnekler, şairlik yeteneği hakkında değerlendirmelere yer verilir. Edebiyatımızda ilk tezkire örneği Ali Şir Nevai’nin “Mecalisün Nefais” adlı eseridir.

Edebiyatımızda biyografi türündeki yazılara eskiden “tercüme-i hal” denirdi.

BİYOGRAFİK ROMAN

Tanınmış bir kişinin hayatını roman türünün imkanlarından faydalanılarak anlatıldığı eserlere “biyografik roman” denir.

Biyografik romanlar hem roman türünün kurmaca dünyasına ait nitelikleri taşır hem de belgesel bir nitelik taşır.

Biyografik romanlar genelde ölmüş kişiler üzerine yazılır. Yaşadığı dönemi derinden etkilemiş bir kişinin ölümünden sonra onu yakından tanıyan bir yazar tarafından hatırlatılmasıdır.

Biyografik romanlarda yazarın benimseyici, onaylayıcı bir tutumu vardır. Yazar, anlattığı kişiye hayrandır.

Edebiyatımızda yazılan biyografik romanlar genelde kendini gerçekleştirmeyi başarmış insanı konu alır. Oğuz Atay, “Bir Bilim Adamının Romanı” adlı eserinde Mustafa İnan’ı taşradan gelip üstün zekasıyla büyük bir bilim adamı olmayı başaran bir insan olarak gösterir.

Biyografik roman tarzında yazılmış önemli eserler şunlardır:

Mehmet Emin Erişirgil, “Bir Fikir Adamının Romanı: Ziya Gökalp”

Mehmet Emin Erişirgil, “İslâmcı Bir Şairin Romanı: Mehmet Âkif”

Tahir Alangu, “Ülkücü Bir Yazarın Romanı: Ömer Seyfeddin”

Oğuz Atay, “Bir Bilim Adamının Romanı”

Yusuf Ziya Ortaç, “İsmet İnönü”

MONOGRAFİ

Bilimsel bir konunun ya da sanat, edebiyat, siyaset gibi alanlarda tanınmış bir kişinin yaşamının, kişiliğinin, eserlerinin ayrıntılı olarak incelendiği eserlere “monografi” denir.

Monografi türüne örnek olarak şunları verebiliriz:

Mehmet Kaplan, “Tevfik Fikret”

İsmail Parlatır, “Şinasi”

Asım Bezirci, “Orhan Veli”

Ömer Faruk Huyugüzel, “Halit Ziya Uşaklıgil”

İsmail Çetişli, “Memduh Şevket Esendal”

Ramazan Korkmaz, “Cahit Sıtkı Tarancı”

Beşir Ayvazoğlu, “Peyami”

NEKROLOJİ

Bilim, sanat, edebiyat, siyaset gibi alanlarda ünlenmiş kişilerin ölümünden sonraki günlerde gazete ve dergilerde onu yakından tanıyan kişiler tarafından, onun üstün niteliklerinin, kişilik özelliklerinin, başarılarının, eserlerinin, kendisine duyulan sevginin anlatıldığı kısa yazılara “nekroloji” denir. Bu yazılar bir anlamda ölen kişiye yakılan ağıtlardır.

OTOBİYOGRAFİ (ÖZ YAŞAM ÖYKÜSÜ)

Bilim, sanat, edebiyat, siyaset gibi alanlarda başarı göstermiş bir kişinin kendi yaşam öyküsünü yazdığı yazıya “otobiyografi” denir. Otobiyografi türündeki yazılara “öz yaşam öyküsü” de denir.

Otobiyografi türündeki eserlerde, eserin konusu ve yazarı aynı kişidir. Kişi kendi yaşam öyküsünü doğumundan itibaren eserini yazdığı ana kadar olan dönemi, çocukluğunu, ailesini, kişiliğini, öğrencilik yıllarını, meslek yaşamını, eserlerini anlatır.

Biyografide anlatıcı bir başkasıdır, otobiyografide ise kişinin kendisi anlatıcı konumundadır. Kişi, kendisini anlatan, başrolde kendisinin olduğu bir eser yazar. Bu sebeple otobiyografide öznellik daha ağır basar.

Otobiyografi ile anı türleri de birbirine yakındır. Otobiyografide kişinin kendisi ön plandadır, anıda ise kişinin çevresindekiler, yaşadığı dönemde tanık olduğu olaylar ön plana çıkar. Otobiyografide “benmerkezci” bir anlatım söz konusudur. Yazar sürekli olarak kendi iç dünyasına bakar. Otobiyografi kişinin özel dünyasıyla sınırlıdır. Kişi kendi yaşam serüvenini, adeta dilim dilim okuyucunun gözleri önüne serer.

PORTRE

Bir yazarın yakından tanıdığı, değerli saydığı, etkilendiği, beğendiği kişilerin karakter özelliklerini, belirgin yanlarını, aralarında geçen ilginç olayları anlattığı kısa yazılara “portre” denir.

Fransızcada “portraire” sözcüğünün anlamı “tasvir etmek”tir. Latincede ise “por-traire”, “birinin resmini cepheden çizmek” demektir. İyi bir portre ressamından beklenen, kişinin sadece baş ve omuz kısmının resmini çizmesi, ayrıca bu resme kişinin ruhunu, kişiliğini ekleyebilmesidir. İşte portre yazarı da kişinin iç dünyasına girebilmeli, karakter özelliklerini, huy ve davranışlarını, arkadaş ilişkilerini, başkalarının o kişi hakkındaki görüşlerini anlatmalıdır.

Fizikî Portre: Kişinin dış görünüşünün, fiziksel özelliklerinin anlatıldığı portrelerdir.

Ruhî Portre: Kişinin karakter özelliklerinin, iç dünyasının anlatıldığı portrelerdir.

Portreler üç-beş sayfalık kısa yazılardır. Portre türünde yazılmış bir eserde yaklaşık yirmi-otuz kişinin portresi bulunur.

Bir portre yazarı ele aldığı kişiyi tanıtırken onun en belirgin, en keskin, en özel yanlarını ince bir duyarlılıkla anlatmaya çalışır. Yazar, portresini yazdığı kişiyle bütünleşir. Ayrıntıya girmeden öz ve etkileyici bir anlatımla kişiyi tanıtır. Okuyucu, birkaç sayfalık portreyi okuduktan sonra, portresini okuduğu kişiye sanki kırk yıllık arkadaşıymışçasına yakınlaşır.

Portreler kısa, ancak çarpıcı yazılardır. Daha ilk satırlardan itibaren okuyucu kendisini metnin büyüsüne kaptırır. Tıpkı bir öykü ya da şiir gibi bıkmadan, sıkılmadan okunur, tadımlık bir lezzet bırakır okuyucunun gönlünde.

Edebiyatımızda portre türünde yazılmış önemli eserler şunlardır:

Yusuf Ziya Ortaç, “Portreler”

Haldun Taner, “Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil”

Beşir Ayvazoğlu, “Defterimde Kırk Suret”

Hüseyin Cahit Yalçın, “Tanıdıklarım”

Hakkı Süha Gezgin, “Edebî Portreler”

Orhan Okay, “Silik Fotoğraflar”

Hilmi Yavuz, “Yüzler ve İzler”

Haldun Taner, “Ölürse Tenler Ölür Canlar Ölesi Değil” adlı eserinin önsözünde portreleri hangi amaçla yazdığını şu şekilde açıklar:

“Bu kitapta portresi çizilmeye çalışılan kişilerin ortak bir özelliği var: Artık yaşamıyor oluşları.

(…) ‘Şu kubbede baki kalan birer hoş seda’ imişlercesine sevecenlikle kaleme alınan bu portrelerin elbette objektif olma iddiaları da yoktur. Seçilişleri bile belli bir değer ölçümüne göre değil, sadece rastlantıya, yazarın yaşamı boyunca onları az ya da çok yakından tanımış olmasına dayanıyor.

(…) Bu portreleri yazarken bir vefa borcunu yerine getirmekten ya da yakın geçmişin ilginç bir kişisini onları pek tanımamış olan yeni kuşaklara tanıtmak kaygısından çok, yazarı asıl iten duygunun bu eski dostlarla hayalen de olsa bir kere daha yaşamak özlemi olduğunu burada doğruculuk adına itiraf etmek gerek.”

Beşir Ayvazoğlu, “Defterimde Kırk Suret” adlı eserinin önsözünde portreleri yazarken neleri göz önünde bulundurduğunu şu şekilde açıklar:

“(…) Yıllardır gazeteci ve yazar olarak çok sayıda değerli insan tanımıştım; okuyucularım için onlara daha yakından bakabilir, kurduğum dostlukları onları tanıma şansı bulamayanlarla paylaşabilirdim. Bizde insanların değerleri hep onlar öldükten sonra sayıp dökülür; bu kötü alışkanlığı kırmak için özellikle yaşayanları yazmak istiyorum.(…)

İlk yazıları hafızama ve arşivime güvenerek yazmıştım; dolayısıyla hatıraların, kanaatlerin tasvir ve tahlillerin birbirine karıştığı yazılar da olmuştu. Ancak, bu yolla bilinenlerin ötesine pek geçemeyeceğimi çabuk anladım. Yazmadan önce mutlaka görüşmeliydim. Böylece son derece heyecan verici bir keşif yolculuğuna başlamış oldum. Ben sordukça insanlar ister istemez çocukluklarına dönüyorlardı. Yani ben insanları çözdükçe karşıma çocuklukları çıktı. Sonunda anladım ki her şey insanın çocukluğunda olup bitiyor. Çocukluk temel… Sonrası hep bu temel üzerinde yükseliyor. Velhasıl, portrelerimde kahramanlarımın çocukluk dönemleri ağırlık kazanmaya başladı. (…) Bu metot sayesinde, birçok değerli insanın en yakınları tarafından bile bilinmeyen bazı taraflarını ilk defa ben yazdım. ‘Filancayı yıllardır tanırım, bu tarafını ilk defa duyuyorum!’ diyen okuyucularım oldu.

Portresini yazacağım insanları seçerken bilim, kültür, sanat, siyaset vb. hayatımızda önemli yerlerinin bulunup bulunmadığına dikkat ediyor, bir de adları duyulmamış, kıyıda köşede kalmış değerli insanları bulup gün ışığına çıkarmaya çalışıyorum. Yazdıklarım arasında uzun süredir tanıdıklarım çoğunluktadır; çünkü onları yazmak daha kolay. Daha önce tanımadıklarımı ise uzun uzun konuşarak ve –varsa– eserlerini okuyarak iyice tanıdıktan sonra yazıyordum. Aynı sıcaklığı sağlayabilmek için onlarla ilgili yazılara daha fazla emek verdiğimi söyleyebilirim.”









.




∞ MαsαL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
biyografi, biyografi nedir, biyografiler, biyogrofi özellikleri, otobiyogrofi, otobiyogrofi nedir, ünlüler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557