Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Biyoloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Biyoloji Biyoloji dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28 Aralık 2012, 18:08   #1 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart Boşaltım Sistemi Akılları Durduran Tasarım.

Bir Başka Evrimci Saçmalık: "Vücudu Yeniden Tasarlamak"

Bilim ve Teknik / 2001-04-01



Bilim ve Teknik dergisi Nisan 2001 sayısında Scientific American dergisinden tercüme ettiği bir makale yayınladı. "Uzun Yaşamak İçin Evrimleşmiş Olsaydık" başlıklı makale insanın vücudunun sözde nasıl daha iyi tasarlanabileceğine dair "tezler" içeriyordu.

Aslında bu tezlerin her birinin ayrı bir zırva olduğu biraz dikkatle hemen anlaşılıyordu. Örneğin tezlerin sahibi olan evrimciler "insanın nefes borusunun ağzına açılması bu boruya bazen su kaçmasına sebep olmaktadır" diye düşünmüşler ve sözde "daha iyi" bir tasarım öne sürmüşlerdi: Nefes borusu ağıza değil de daha yukarıdaki buruna doğru açılmalıydı... Ancak bu tasarımın bir sorunu vardı: Eğer böyle olsa insan ne konuşabilir ne de ağzıyla nefes alabilirdi!

Bilim Teknik'in kaynağı olan Scientific American dergisi "bu tasarım biraz rötuş gerektirecek çünkü ağızdan nefes almayı ve konuşma yeteneğini engelleyecek" (the design would need refining though because it would disrupt breathing through the mouth and the ability to speak) diyerek bu saçmalığı itiraf etmişti aslında. Bilim ve Teknik dergisi yazarı ise kendince küçük bir uyanıklık yapıp "engellemek"anlamına gelen "disrupt" kelimesini "etkilemek" diye çevirmiş ve böylece ortadaki saçmalığı biraz kamufle etmek istemişti.

Ancak yazıdaki saçmalıkların gizlenebilecek bir yönü yoktu.



Yaşlanmak Özel Yaratılmış Bir Süreçtir

Bilim ve Teknik'teki sözkonusu makalenin temel mantığı yazıda geçen "evrimin bize kazandırdığı özelliklerin uzun bir yaşama elverişli bir beden sağlamaması" ifadesinden anlaşılabilir. Yani buradaki evrimci iddia insan bedeninin çok uzun yaşamaya yönelik bir tasarıma sahip olmadığı ve yine yazıda geçen ifadeyle "yaşlandıkça ortaya çıkan defoların" evrime bir delil oluşturduğu şeklindedir.

Oysa bu iddianın hiç bir bilimsel ve akılcı temeli yoktur. İnsan bedeninin yaşlandıkça kusurlar ve hastalıklar çıkarması Bilim ve Teknik yazarlarının sandıkları gibi "evrim lehinde yaratılış aleyhinde" bir delil değildir. Çünkü yaratılmış olan bir beden yine yaratılış amacına uygun olarak özellikle yaşlanmaya kusurlar ve hastalıklar çıkarmaya başlar.

Nitekim Kuran'a göre insanın eksikliklerinin önemli bir hikmeti budur. Bir ayette "Allah sizden hafifletmek ister: (Çünkü) insan zayıf olarak yaratılmıştır" (Nisa Suresi 28) buyrulur ve insanın zaafları hatırlatılır. Bir başka ayette ise insanın yaşlanmasının Allah'ın belirlediği bir plan üzere olduğu bildirilmektedir:

"Allah sizi yarattı sonra sizi öldürüyor sizden kimi de bildikten sonra bir şey bilmesin diye ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilir. Şüphesiz Allah bilendir her şeye güç yetirendir." (Nahl Suresi 70)

Yaratılış insanın hiç hastalanmayacak hiç yaşlanmayacak hiç kusur ve eksiklik göstermeyecek bir bedenle yaratıldığı anlamına gelmemektedir ki yaşlılık hastalık ve kusurlar "evrim lehinde" bir delil olsun. Aksine bunlar özel yaratılmış süreçlerdir.

Evrimciler evrim teorisi lehinde bir iddia öne sürmek istiyorlarsa yapmaları gereken şey canlıların tesadüfen ortaya çıktıkları iddiasına kanıt bulmaktadır. Örneğin insanın solunum sisteminin beslenme sisteminin duyma sisteminin kemik yapısının eklemlerinin boşaltım sisteminin nasıl olup da "evrim mekanizmalarıyla (mutasyonla ve doğal seleksiyonla) ortaya çıktığını açıklamalıdırlar. Bunu ise elbette yapamamaktadırlar çünkü bu organ ve sistemler "indirgenemez komplekslik" özelliğine sahip olan yapılardır ve evrim mekanizmalarıyla aşama aşama gelişmeleri imkansızdır.

Bu gerçek "eğer birbirini takip eden çok sayıda küçük değişiklikle kompleks bir organın oluşmasının imkansız olduğu gösterilse teorim kesinlikle yıkılmış olacaktır" diyen Darwin'in endişe ettiği gibi evrim teorisini temelinden yıkmıştır. (Charles Darwin The Origin of Species: A Facsimile of the First Edition Harvard University Press 1964 s. 189)

Evrimciler ise bu çöküşü gizlemek için propaganda yöntemlerine bel bağlamışlardır. Bilim ve Teknik'in Scientific American'dan aktardığı çocuksu çizimler bu propaganda yöntemlerinin bir örneğidir. Çizimlerin her birinde insan vücudunun bir kısmı ele alınmış ve "şu şekilde olsa daha iyi olurdu" gibi tamamen spekülasyondan oluşan ve cehalet dışında bir temeli bulunmayan iddialar öne sürülmüştür.

Her biri ayrı bir zırva olan bu iddiaların biri girişte belirttiğimiz "nefes borusunun buruna bağlanması" tezidir. Diğerleri ise şöyle sıralanabilir:

Daha kısa bir boy yeni kaburgalar daha kalın omurlar daha büyük kaslar yağlar ve kemikler:

Bilim ve Teknik'teki yazıda bu şekildeki bir insanın "daha sağlam" olacağı önü sürülmüştür. Oysa bu yapıdaki bir insanın değil hareket etmesi yatağından kalkabilmesi bile mümkün değildir. Son derece hantal bir yapıya sahip olacak bu bedenin "daha iyi bir tasarım" olduğunu öne sürmek şaşırtıcı bir mantıksızlık örneğidir.

Diz Kapağı Olmayan Diz Eklemi:



Bilim ve Teknik'teki evrimci zırvaların bir diğeri diz kapağının kaldırıldığı "yeni diz eklemi tasarımı"dır. "Geriye doğru bükülebilen diz dizaynı" diye ortaya atılan bu çizimin anatomik yönden ciddiye alınabilecek hiç bir yönü yoktur. Çünkü diz kapağı olmayan bir diz fonksiyonel olamaz. Bacağın ön yüzünde bulunan kasların tutunabileceği tek yer olması nedeniyle hareketli bir kemik olan diz kapağının varlığı şarttır. Aksi takdirde insanın yürümesi ayakta durması hatta ayağını yataktan aşağı indirmeye çalışması bile mümkün olamaz. Bu "tez" yazıyı hazırlayan ve yayınlayan evrimcilerin tıbbi cehaletinden başka hiç bir anlam taşımamaktadır.



Retinanın Tasarımı

Bilim ve Teknik'teki makalede öne sürülen bir diğer tez insan gözünün tasarımıyla ilgilidir. Yazıda gözdeki nöronların birleşerek optik sinir halinde retinayı terk etmesi "kötü bir tasarım" olarak gösterilmiş nöronların retinanın içinden her noktada arkaya doğru geçirilmesinin ise daha iyi olacağı iddia edilmiştir.

Bu yorum da yine tam bir bilgisizlik ve yüzeysel düşünce örneğidir.

Bunu anlamak için retinanın yapısını iyi bilmek gerekir. Retinada ışığı algılayıp elektrik sinyaline çeviren fotoreseptör hücreler arka tarafa yani retinal epitele ve koroidal kan odacıklarına doğru bakarlar. Bu yerleşim görüntüyü beyine ileten sinirlerin ışık ile fotoreseptörler arasında kalmasını gerektirir.

Evrimciler bir süredir bu tasarımı gündeme getirmekte ve "verimsiz" olduğunu ileri sürmektedirler. Oysa bu iddiaların tek kaynağının bilimsel cehalet olduğu ortaya çıkmıştır. Bu konuyu ilk kez gündeme getiren kişi dünyada Darwinizmin ve ateizmin bir numaralı temsilcisi olarak bilinen İngiliz zoolog Richard Dawkins'tir. Dawkins retina hücrelerinin ön tarafa yani ışık yönüne doğru dönük olmasının daha verimli olacağını ileri sürmüş gözün mevcut tasarımının "hatalı" olduğunu iddia etmiş ve bunu yaratılışa karşı bir delil gibi göstermiştir. Oysa gözün yapısının daha yakından incelenmesi Dawkins'in iddiasının tamamen aldatmaca ve gözboyama olduğunu ortaya koymuştur. Gözdeki fotoreseptör hücrelerin ışığa doğru değil de arkadaki retina tabakasına dönük olmalarının nedeni bu hücrelerin yoğun oksijen ihtiyacının karşılanmasıdır. Işığı sürekli olarak kimyasal enerjiye çeviren bu hücreler insan vücudunda en çok oksijen tüketen hücrelerdir. (Oksijen tüketimleri kalp kaslarındaki hücrelerin 3 katıdır.) Bu yüksek oksijen ihtiyacını karşılamak için fotoreseptör hücrelerin hemen arkasında çok yoğun bir damar tabakası bulunmaktadır ve bu tabaka bu hücreleri beslemektedir. Araştırmalar bu hücrelerin Dawkins'in iddia ettiği gibi "ışığa doğru" yönelmeleri durumunda oksijensiz kalacaklarını ve görev yapamayacaklarını ortaya koymuştur. (Michael J. Denton "The Inverted Retina: Maladaptation or Pre-adaptation?" Origins & Design 19:2; George Ayoub "On the Design of the Vertebrate Retina" Origins & Design 17:1)

Bilim ve Teknik dergisindeki makalede gözün tasarımı hakkında ileri sürülen iddia ise Dawkins'in çürümüş iddiasının yeni bir versiyonu niteliğindedir. Bu kez de evrimciler hücre sinirlerinin retina tabakasını tek bir noktadan (kör noktadan) değil ayrı ayrı terk etmelerinin daha iyi bir "tasarım" olacağı iddiasındadırlar. Oysa bu da son derece hatalı bir varsayımdır.


Eğer sözkonusu tasarım gerçekleşmiş olsa bu takdirde fotoreseptörlerin arasından geçmeye çalışan nöronlar görme keskinliğini tamamen azaltacaktır. Her nöronun görme yeteneği azalacak ve sonuçta insanın görme yeteneği kısıtlanacaktır. İnsan gözünün mevcut tasarımında ise sinirler sadece tek bir noktadaki (kör noktadaki) görüşü engellemekte bu da zaten beyin tarafından görüntünün doldurulması yoluyla telafi edilmektedir.

Kısacası insan retinası bu şekilde derinlemesine incelendiğinde mevcut tasarımının olabilecek en ideal tasarım olduğu anlaşılmaktadır. Evrimcilerin gözün kökeni hakkında hiç bir açıklama öne süremezken gözün tasarımını kendilerince eleştirmeye kalkmaları ve bunu yaparken de bu şekilde komik duruma düşmeleri evrim teorisinin çöküşünün ilginç bir ifadesidir.

Boşaltım Sistemi: Akılları Durduran Tasarım

Bilim ve Teknik'teki makalede "hatalı tasarım örneği" gibi gösterilen bir diğer organ boşaltım sisteminin en önemli parçası olan mesanedir.

Boşaltım sistemi gerçekte bir tasarım harikasıdır. Böbrekten her dakika damla damla üretilen atık sıvı bir rezervuar niteliğindeki mesanede biriktirilmektedir. Böylece banyoda yaşamak zorunda kalmaz günlük faaliyetlerimize ara vermeden devam edebiliriz. Mesanenin sahip olduğu esneyebilen kastan duvarları sayesinde yalnızca kapasitesi dolduğunda uyarılırız. Böylece sfinkter adı verilen kasın isteğimiz doğrultusunda gevşemesi boşaltım için yeterli olur. Bu tasarımın rahatımız hedeflenerek yaratılmış olduğu çok açıktır.

Bilim ve Teknik dergisindeki "alternatif vücut" çizimlerinde ise boşaltım sistemimize yeni bir ekleme yapılamamış sadece var olan bağlar ya da kaslar kalınlaştırılmıştır. Boşaltım sistemi o denli mükemmeldir ki evrimciler bu sistem hakkında öne sürecek hayali bir düzenleme dahi bulamamışlardır.

Prostat bezinin yerinin değiştirilmesi "tezi" ise yine mantıksızdır. Bu bezin yeri farklı olsaydı fonksiyonları olumsuz yönde zayıflatacaktı. Prostat bezinin içerdiği milyonlarca salgı bezi hücresi testesteron hormonu ile birlikte spermlerin içinde yüzebilecekleri bazik sıvıyı üretmek ve tüm üretranın nemlendirilmesinden sorumludur. Bu görevini ise ürettiği salgıları çevrelediği üretraya devamlı bırakarak yerine getirir. Testislerden kanallarla kendine ulaştırılan spermleri uygun sıvılarla birleştirip hemen üretraya bırakması ise insan soyunun devamı için zorunlu bir fonksiyondur. Bu nedenle prostatın üretra ile devamlı yakın temasta olması gerekmektedir.

Sonuç

Evrimcilerin insan vücudunun tasarımı hakkında son 100 yıldır öne sürdükleri iddialar sıralansa kalın bir "bilimsel hurafeler" kitabı oluşurdu. Öne sürdükleri iddiaların birer cehalet ürünü olduğu ise her defasında ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın başında insan vücudundaki pek çok organı "işe yaramayan körelmiş organlar" diye tanıtmışlar oysa bu organların önemli işlevleri bir bir keşfedilmiştir. DNA'nın büyük bölümünü "Junk DNA" (Boş DNA) ilan etmişler bu iddia da son genetik bulgularla çürümüştür. Scientific American'da yayınlanan ve Bilim ve Teknik yazarlarının büyük bir hevesle tercüme edip yayınladıkları makale ise bu bilimsel hurafeler zincirinin yeni bir halkası olmuştur. Makalede çizilen hayali insanın eğer gerçekten var olsa ne gibi sorunlarla karşılacağı ve ne gibi hastalık ve kusurlardan muzdarip olacağı meçhuldür.

Bunu bu saçma teoriyi ortaya atanlar da bilmekte ve zaten umursamamaktadırlar. Tek yaptıkları şey biraz hayalgücü çalıştırıp fantaziler üretmek olmuştur. Örneğin insan kulağının yerine "daha iyi duymayı sağlayacak sivri ve büyük kulaklar" hayal etmişlerdir. Bir başkası da "daha da iyi duymayı sağlayacak fil kulakları" hayal edebilir. Bir başkası da "uçmamızı sağlayacak kanatlar" öne sürebilir. Amaç bilim değil de hayal kurmak olunca öne sürülemeyecek teori yoktur.

Ancak dikkat edilirse tüm bunlar evrim teorisinin ne kadar büyük bir çöküş içinde olduğunu belgelemektedir. Hiç bir evrimci insan organlarının nasıl var olduğunu açıklamaya yanaşmamaktadır. Tek yaptıkları şey evrim adına hayal kurmaktan ibarettir. Çünkü zaten evrimin kendisi bir hayaldir.

Gerçek ise yaratılıştır. Tüm canlılar ve insanoğlu "yaratıcıların en güzeli" olan (Müminun Suresi 14) Yüce Allah tarafından yaratılmıştır.
(makale harun yahya)





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
akılları, boşaltım, durduran, sistemi, tasarım


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557