Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Biyoloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Biyoloji Biyoloji dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28 Aralık 2012, 18:10   #1 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart Hücreye Bağımlı Virüsleri, Hhücrenin Öncülü Gibi Gösterme Yanılgısı.

Virüsleri Yaşamın Başlangıcına Yerleştiren Evrimci Senaryoların Geçersizliği

Discover Magazine / 2006-03-01



Eğer bir konuya dair gerçekler çok açıksa ama bir insan bu gerçeklere gözlerini kapamada bir o kadar ısrarcıysa bu kişinin muhakemesinin bu çelişkiden payını alması kaçınılmaz olur. Bu durum özellikle modern bilimin ortaya çıkardığı ve yaratılışı destekleyen gerçekleri ısrarla reddeden üstelik bu bulgularla yaratılışı savunanların darbe aldığını iddia eden evrimciler için geçerlidir. Discover dergisinin Mart 2006 sayısında yayınlanan bir kapak yazısını bu durumun canlı bir örneğini oluşturduğu için burada inceliyoruz.

Charles Siebert tarafından hazırlanan "Akılsız Tasarım" başlıklı söz konusu yazıda önceden bilinenlerden daha kompleks ve iri yapıda bir virüs bulgusu anlatılmaktadır. Söz konusu virüs genom büyüklüğü açısından birkaç bakteriyi dahi geride bıraktığı ve diğer virüslerin yapısında bulunmayan birtakım genleri içerdiği için evrimci spekülasyonları ateşlemiştir. Siebert de yazısında bunun yaşamın kökenine dair evrimci senaryolara uygulamaları hakkında yorumlar ortaya koymaktadır. Siebert bu konuda vahim bir yanılgı da ortaya koymakta bulguyu etrafımızda gözlemlediğimiz üstün tasarımın aslında herhangi bir plana dayalı olmadığı safsatasına destek sağlayan bir gelişme olarak yorumlamaktadır. Virüslerin yaşamın sözde bilinçsiz kökenlerinde önemli rol oynadığı iddiasındaki Siebert ayrıca makalenin satır aralarında akıllı tasarım aleyhinde yorumlar da serpiştirmekte doğadaki tasarımın üstün bir yaratılışın eseri olduğunu savunanların yanıldığını öne sürmektedir.

Siebert'in yanılgısının detaylarına geçmeden önce evrimcilerin içinde bulunduğu muhakeme bozukluğunun ne denli ciddi boyutlara ulaştığını göstermesi açısından Discover dergisinin aynı sayısında yayınlanan editöryal yazıdaki bir kısma bakmak faydalı olur.

"Mimivirüs'ten mesaj" başlığını taşıyan yazının son bölümlerinde tesadüfleri ilah edinen evrimciler aynen şu ifadeye yer vermektedirler:

"Biz insanlar ve yeryüzündeki tüm yaşam birisinin hayal edebileceği en akılsız varlıklardan kendilerini kopyalamaktan başka hiçbirşey yapmayan genetik parçalardan evrimleştik. Biz hiç kimsenin büyük fikri değiliz; sadece sayısız biyokimyasal moronun şanslı [kopyalama] yanlışlarıyız. Evrim budur."

Bu satırlarda "evrim budur" diyerek verilen tarif evrimin bilim değil materyalist felsefenin beklentilerine göre kurgulanmış hayali bir hikaye olduğunun en somut bir göstergesidir. Allah'ın varlığını inkar etmiş toplumlar tarih boyunca tesadüfleri ilah edinmiş taştan tahtadan oyma putlara tapmışlardır. Evrimciler ise şuursuz moleküllerin kendilerine yaşam verdiğini öne sürmekte onları ilah edinmektedirler. Kısacası çağ değişmiş olsa da Discover'ın ve bu putperest kavimlerin yaşamın kökenine dair zihniyeti temelde aynıdır. Sadece tahtadan taştan oyulma putlar Discover sayfalarında kimlik değiştirip "kendilerini kopyalayıp duran biyokimyasal moronlara" dönüşmüşlerdir.

Elbette kendini kopyalayıp duran biyokimyasal moronlardan evrimleştiklerine inanmak evrimcilerin kendi tercihleridir ama burada bilimle olan çelişkilerini de belirtmek gerekir. Yaratılış gerçeğini savunan bilim adamı Brad Harrub'ın da güzel bir şekilde vurguladığı gibi türümüzün ismi "Akıllı İnsan" anlamına gelen Homo sapiens'tir. "Akıllı İnsan"ın kökeninin "biyokimyasal moronlar" olduğunu savunmaları evrimci düşüncenin bir safsatadan ibaret oluşunun son bir delilini oluşturmaktadır.
( Brad Harrub Countering Biochemical Morons apologeticspress.org/articles/2845)

Mimivirüs bulgusu ve virüsleri yaşamın başlangıcına yerleştiren evrimci senaryoların geçersizliği

Mimivirüs bakteriyolog Bernard La Scola tarafından 2003 yılında keşfedilmiş dev bir virüstür. 1.2 milyon baz çifti uzunluğunda bir genoma sahiptir ve standart bir virüsten yaklaşık 10 kat daha büyüktür. İri kabul edilen ortalama bir virüs 300 kadar gene sahip olduğu halde mimivirüs 1000'den fazla gene sahiptir ve bilinen en büyük virüs unvanını elinde tutmaktadır. Bir bakteriye benzediği için bu şekilde isimlendirilmiştir (İngilizce'de 'mimic' kelimesi taklit etme anlamına gelmektedir). Bu virüs diğerlerinin aksine bünyesinde protein ifadesi DNA onarım enzimleri ve diğer tip proteinleri kodlayan genlere sahiptir. Bu fonksiyonlar da genellikle daha kompleks yapıdaki organizmaların fonksiyonları olduğu için evrimciler mimivirüs'ü hayali evrimin bir basamağı olarak yorumlamaktan geri kalmamış yaşamın hücresel başlangıcının öncesinde mimivirüsler gibi dev virüslerin rol oynamış olabileceğini iddia etmişlerdir. Siebert'in yazısında da Marseille'deki Yapısal Biyoloji ve Mikrobiyoloji Enstitüsü'nden biyoinformatik uzmanı Jean-Michel Claverie mimivirüs'ün atalarının bizim ve günümüzde yaşamakta olan tüm atalarımız zamanında yaşadığını bir diğer deyişle virüsler ve bakteriler arasında geçiş formu olduğunu iddia etmektedir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki virüs ve bakteriler arasında evrimsel bir bağ kurma iddiasındaki bu senaryo hiçbir bilimsel dayanağa sahip değildir. Ne virüslerin ne de bakterilerin sözde evrimsel kökenleri gösterilebilmiş değildir.

Örneğin Türkiye'nin evrim konusunda otorite sayılan bilim adamlarından Prof. Ali Demirsoy virüslerin kökeni ile ilgili öne sürülen iddiaları "bilimden çok kurgu" nitelemesiyle ele almakta ve bunların geçersizliğinden şöyle söz etmektedir:

"Eldeki birikmiş bilgiler virüslerin kökeni ve bugüne kadar gelişimi konusunda bilgi vermekten çok uzaktır. Aynı zamanda birbirinden oldukça farklı üç fiziki evrende bulunabilmesi ve hiçbir evrenin bir virüsün tümü hakkında doyurucu tanımını vermemesi yorumu daha da güçleştirmektedir özünde aşağıda belirteceğimiz yorumlar bilimsel temellerden ziyade kurguya dayanmaktadır.

Virüslerin kökeni bir zamanlar hücreli organizmalardı. Diğer hücrelerde parazit hale geçen bu canlılar zamanla tüm organellerini yitirmiştir.

Virüslerin kökeni bir zamanlar serbest yaşayan bir ilkin (pre) hücreli idi. Daha sonra hücreli organizmaların ortaya çıkmasıyla bu ilkin formlar onların içerisinde parazit yaşamaya başladılar.

Virüsler ne ilkin hücreli canlılardan ne de hücreli canlılardan türemiştir. Diğer organizmaların kalıtsal materyalinden kopan parçalardan meydana gelmiştir.

İlk kuram mikrobiyologlar tarafından uzun zaman tutulmasına karşın bugün en az olasılıkla bakılmaktadır. Çünkü her iki grup arasında o denli büyük farklar vardır ki birinin diğerine köken olduğu varsayılamamaktadır. İkinci kuram biraz daha çekici görünmesine karşın yine yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı kabulü olanaksız görülmektedir. Her iki halde de organizmalar ve virüsler arasında herhangi bir geçit form bulunamamıştır. ". ( Prof. Dr. Ali Demirsoy Kalıtım ve Evrim Meteksan Yayınları Ankara 1995 s. 73)

Virüslerin kökeni konusunda çıkmazda olan evrimciler bakterilerin kökeni konusunda daha da zor durumdadırlar.

New York Üniversitesi kimya profesörü ve DNA uzmanı Robert Shapiro sadece basit bir bakteride bulunan 2000 çeşit proteinin rastlantısal olarak meydana gelme ihtimalini hesaplamıştır. Elde edilen rakam 10^40.000'de 1 ihtimaldir (Robert Shapiro Origins: A Sceptics Guide to the Creation of Life on Earth New York Summit Books 1986 s.127)

Bu sayı 1 rakamının yanına 40 bin tane sıfır gelmesiyle oluşan akıl almaz bir sayıdır. Cardiff Üniversitesi'nden Uygulamalı Matematik ve Astronomi Profesörü Chandra Wickramasinghe bu sayı karşısında şu yorumu yapar:

Bu sayı (10^40.000) Darwin'i ve tüm evrim teorisini gömmeye yeterlidir. Bu gezegenin ya da bir başkasının üzerinde hiçbir zaman (hayatın doğabileceği) bir ilkel çorba olmamıştır ve yaşamın başlangıcı rastlantısal olarak gerçekleşemeyeceğine göre amaçlı bir aklın ürünü olmalıdır. (Fred Hoyle Chandra Wickramasinghe Evolution from Space New York Simon & Schuster 1984 s. 148)

Evrimcilerin büyük çelişkisi:
Hücreye bağımlı virüsleri hücrenin öncülü gibi gösterme yanılgısı

Görüldüğü gibi virüslerin çoğalması için eksiksiz mekanizmalara sahip canlı hücrelerin varlığı şarttır. Dolayısıyla virüsler bazı evrimcilerin iddia ettiğinin aksine yaşam formları için hayali bir ara aşama olarak kabul edilemezler. Yaşam virüslerden hücreye gittiği iddia edilen evrimsel yolla başlamış olamaz. Çünkü canlı hücre bulunmayan bir dünyada virüslerin üremesi de mümkün olmayacaktır. Bu evrimci bilim adamlarının da kabullenmek zorunda kaldıkları açık bir gerçektir. Canlı olmayan virüsler arasında herhangi bir "yaşam savaşı" da söz konusu olmayacağından bunlar üzerinde doğal seleksiyonun da etkili olmayacağı dolayısıyla virüslerin canlı hücrelerin evrimsel öncülleri oldukları iddiasının Darwinci evrim modeliyle bütünüyle çeliştiği açıktır.

Nitekim Discover dergisindeki yorumlarında Paris-Sud Üniversitesi'nde moleküler biyolog olan evrimci Patrick Forterre de bu gerçeği itiraf etmek zorunda kalmıştır. "Metabolizmanın farklı tepkiyenlerinin veya farklı mekanizmaların birbirleriyle etkileşime girmeleri ve bir tür Darwinci evrimden geçmeleri için kapalı bir sisteme ihtiyaç duyarsınız. Bireylere ihtiyacınız vardır" diyen Forterre sözlerini "Bir virüsü elde tutmak için bile bir hücreye ihtiyacınız vardır" diyerek tamamlamakta hücre olmaksızın virüslerin evriminden teori düzeyinde dahi bahsedilemeyeceğini de açığa vurmuş olmaktadır.[*] (Patrick Forterre [a molecular biologist at the University of Paris-Sud] in Charles Siebert Unintelligent Design Discover Vol. 27 No. 03 March 2006)

Görüldüğü gibi evrimciler bilime tümüyle aykırı senaryoları sadece teorilerine olan körükörü bağlılıkları yüzünden doğru kabul etmekte dogmatik bir hareket tarzı sergilemektedirler. Bilim virüslerin hücrelerin bulunmadığı bir ortamda kopyalanamayacaklarını ortaya koyduğu tüm bilimsel gözlemler bu yönde olduğu halde evrimciler bunu gözardı edip gerçeklere tamamen aykırı senaryolar geliştirip bunlarda ısrar etmektedirler.

Evrimci biyolog Thedosius Dobzhansky bu ısrarın kökenindeki dinsel bakış açısını şu sözlerle özetler:

Evrim bir teori bir sistem ya da bir hipotez midir? Hayır o bunların hepsinden öte bir şeydir. Evrim kendisinden kuşku duyulmayan yegane ilkedir ki tüm teoriler tüm sistemler tüm hipotezler ciddiye alınabilir ve doğru olabilmek için ona dayanmak zorundadırlar. Evrim tüm gerçekleri aydınlatan bir ışık tüm çizgilerin kendisinden çıkması gereken bir ana çizgidir. İşte evrim budur. (Theodosius Dobzhansky quoting Teilhard de Chardin in: Boyce Rensberger Houston Chronicle 5 Kasım 1980 Bölüm 4 s. 15 )

Mimivirüs komplekslik artışıyla evrimcileri zor duruma sokmuştur

Evrimciler her ne kadar mimivirüsün çok sayıda gene sahip olmasını teorileri lehinde bir bulguymuş gibi çarpıtmaya çalışsalar da gerçek tüm çıplaklığıyla ortada durmaktadır: Tek bir genin dahi varsayılan rastlantısal kökenini açıklayamayan evrimciler şimdi bu virüste bulunan "1000'i aşkın" genin nasıl ortaya çıktığını açıklama durumundadırlar.

Evrimci bir biyolog olan Frank Salisbury ortalama büyüklükteki bir proteini kodlayan bir gendeki özel nükleotid diziliminin tesadüfen ortaya çıkmasının imkansızlığını şu sözlerle ifade eder:

Orta büyüklükteki bir protein molekülü yaklaşık 300 amino asit içerir. Bunu kontrol eden DNA zincirinde ise yaklaşık 1000 nükleotid bulunacaktır. Bir DNA zincirinde dört çeşit nükleotid bulunduğu hatırlanırsa 1000 nükleotidlik bir dizi 4^1000 farklı şekilde olabilecektir. Küçük bir logaritma hesabıyla bulunan bu rakam ise aklın kavrama sınırının çok ötesindedir. (Frank B. Salisbury "Doubts about the Modern Synthetic Theory of Evolution" American Biology Teacher Eylül 1971 s. 336)

Dolayısıyla mimivirüs'ün 1000'i aşkın geninin tesadüfen nasıl ortaya çıkmış olabileceği sorusu Salisbury'nin sözlerine göre aklın sınırlarını 1000 kez aşan bir imkansızlıkla karşı karşıyadır. Bir diğer deyişle böyle bir evrim hiç yaşanmamıştır.

Sonuç:

Mimivirüs özgün yapıdaki genleri ve yüklü miktardaki genomuyla yeni bir araştırma sahası açan bulgulardan birisidir. Bu bulgu yaşamın kompleksliğinin her zaman tahmin edilenden daha fazla olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu virus tipini sadece bilinen tiplerle bakteriler arasında genom kapasitesine sahip olduğu için "kayıp halka" olarak yorumlamak ise hayali bir spekülasyon olmaktan öteye geçmemektedir.


Hele hele bu bulguyu insanların "kendilerini kopyalamaktan başka birşey yapmayan biyokimyasal moronlardan evrimleştiği" iddiasına dayanak yapmaya çalışmak ise bütünüyle gerçekdışı bir iddiadır. Şuursuz moleküllerden ibaret virüslerin rastlantısal olarak bir araya gelip en büyük kentlerden daha kompleks bir sistem sergileyen bir hücreye dönüştüreceğini sonra da leylak papağan penguen leopar semender solucan gibi milyonlarca tür canlıyı ortaya çıkarabileceğini daha da hayret verici bir şekilde virüsleri araştıran bilim adamlarına dönüşebileceğini varsayan evrimci iddia tümüyle "akıldışı"dır. İnsanoğlunun aya gittiği milimetrenin binde biri ölçekte teknolojiler geliştirebildiği bu çağda Discover'ın putperest "biyokimyasal moronlar" düşüncesine sarılması "bilim dergisi" unvanıyla bağdaşmamaktadır.

iscover kadrosu ya bu bilimdışı düşünceyi ya da bilim dergisi unvanını terk etmeli ikisini bir arada sürdüremeyeceklerini görmelidir. İnsanlara biyokimyasal moronlardan evrimleştiklerini telkin eden bu bilimdışı propagandaya son vermelerini önemle tavsiye ediyoruz. İnsan şuursuz moleküllerin kopyalama yanlışlarıyla değil Yüce Allah'ın kusursuz yaratmasıyla varolmuş bir varlıktır. Modern bilimin de doğruladığı bu gerçek bir Kuran ayetinde şöyle bildirilir:

"O sizi tek bir nefisten yaratandır. (Sizin için) Bir karar (kalış) ve emanet (olarak konuluş) yeri vardır. Kavrayabilen bir topluluk için ayetleri birer birer açıkladık." Enam Suresi 98[*] Forterre böyle hayali bir evrimin hayali RNA Dünyası döneminde gerçekleşmiş olabileceğine inandığını belirtmektedir. Oysa RNA Dünyası tezi de kesin bilimsel açmazlarla kuşatılmış hayal gücüne dayalı ve zorlama bir iddiadır. Bu tezin geçersizliği hakkında geniş bilgi için bkz. "RNA Dünyası" Tezinin Geçersizliği
(makale harun yahya)





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
bağımlı, gibi, gösterme, hhücrenin, hücreye, virüsleri, yanılgısı, Öncülü


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557