Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > :: Üyeler & Ziyaretçilere Özel :: > Bunları Biliyor musunuz ?
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Bunları Biliyor musunuz ? Bilmeniz gereken tüm bilgileri ve detayları biliyormusunuz ?

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Mayıs 2015, 01:44   #1 (permalink)
iyiyi ara,güzeli ara,doğruyu ara;
ama kusur arama!

oR@BeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2012
Nerden: evimden
Yaş: 50
(Mesajlar): 13.044
(Konular): 5372
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 1498372
Aldığı Beğeni: 2765
Beğendikleri: 5897
Ruh Halim: Kaygili
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 8
Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Yeni Türkler Nasıl Müslüman Oldu?




Türkler Nasıl Müslüman Oldu?





İnsan, ruh ve beden unsurlarından oluşan bir terkiptir. İnsanın ruh yapısının en belirgin özelliklerinden birisi de bir varlığa inanmaktır. Bu bazen Monoteizm bağlamında Semavî yüce bir Tanrıya, bazen de politeizm şeklinde pek çok tanrıya inanç şeklinde tezahür etmiştir. Yeryüzünde, günümüze kadar inanma ihtiyacına bir şekilde ilgi duymamış bir topluluk bulunmamaktadır. İnsanlık tarihinin kültür, sanat ve gelenek öğelerinde bu durum açıkça görülmektedir. Yeni bir din veya medeniyetin kabulü, toplum içerisindeki inanış, düşünüş ve yaşayış açısından meydana getirdiği derin değişiklikler sebebiyle bir toplumun tarihindeki en önemli hadisedir. Türklerin de İslâmiyet öncesinde Şamanizm kültürüne bağlı olarak Gök Tanrı dini ile Budizm, Maniheizm, Hristiyanlık ve Musevilik gibi muhtelif dinlere inandığı ve bazı Türk topluluklarının bu inançlarını günümüze kadar sürdürdükleri görülmektedir. Örneğin Kırım, Litvanya ve Polonya’da dağınık olarak yaşayan Karaim ve Kırımçak Türkleri günümüzde de Museviliğe inanmaktadır. Çuvaşistan ve Moldovya’da yaşayan Çuvaşlar ile Gagauzlar Hristiyan Ortodoksturlar. Güney Sibirya’daki Tuva Türkleri geleneksel dinlerini devam ettirmektedirler.

7. yüzyıl başlarında Arabistan’da yayılmaya başlayan İslâmiyet’le Türklerin ilk temasları ise bu yüzyılın ortalarında başlamıştır. Bunun öncesinde, Hz. Peygamber’in Türkler’den haberdar olduğu ve onlarla ilgili Buharî(ö. 869), Müslim(ö.875) ve Ebû Davud(ö. 888)’a ait sahih hadis kitaplarında yer alan hadisler zikrettiği bilinmektedir. Hatta bazı araştırmacılara göre Türklerin hükümdarına bir davet mektubu gönderdiği de iddia edilmektedir. Türklerin Müslüman Araplarla ilk temaslarının, Hz. Ömer(634-644) devrinde Nihavend Savaşı(642) sonrasında başladığı kabul edilmektedir. Ceyhun nehrini geçen İslâm ordusu komutanı Ahnef bin Kays, hiç beklemediği bir anda kuvvetli bir mukavemette bulunan Türklerle karşılaşmıştır. Bu ilk seferde İslâm ordusu Hz. Ömer’in talimatıyla geri çekilmiştir. Sasani Devleti(226-651)’nin yıkılışıyla birlikte yaklaşık yarım yüzyıl boyunca Türk-Arap mücadeleleri Buhara, Semerkant, Taşkent, Beykent, Uşrusana ve Fergana gibi şehirleri içerisinde barındıran Maveraünnehir(Aşağı Türkistan) bölgesinde devam etmiştir. Müslüman Araplarla Maveraünnehir bölgesinde Türgişler, Kafkaslarda ise Hazarlar mücadele etmişlerdir. Dolayısıyla 7 ve 8. yüzyıldaki ilk karşılaşma İslâm fethi ve buna karşı mücadele şeklinde olmuştur. Tabiatıyla da Türklerin Müslümanlaşması, yerel Türk hakanlarının ve Türk aristokrat kesiminin İslâmiyet’i kabulüyle olmuştur. Bu duruma bir örnek olarak Azerbaycan ve Ermeniye valisi Mervan bin Muhammed’in Hazarlar’ın başkenti İtil’i kuşatmasıyla Hazar hakanının İslâmiyet’i kabul etmek mecburiyetinde kalması gösterilebilir.(737) Fakat hakan, baskı altında kabul ettiği bu yeni dinden daha sonra vazgeçmiştir.

Emeviler devrinde(661-750) de İslâmlaştırma politikasının daha çok akın ve fetih yoluyla, bir başka deyişle silahlı mücadele şeklinde olduğu görülmektedir. Emevi halifesi I. Velid(705-715)’in onayı ile Horasan fetihlerine görevlendirilen Kuteybe bin Müslim(705-715), 710’dan sonra Irak genel valiliğine bağlı Horasan’ın eyalet olmasıyla buraya vali tayin edilmiştir. Kuteybe devrinde her ne kadar İslâm dışında bütün dinlerin yasaklanması, mabetlerin kapatılması ve mescitler yapılması, fethedilen bölgelerdeki haracın arttırılması, Müslüman olmuş pek çok kimseden cizye alınması gibi kötü uygulamalar olsa da; Cuma namazına gelen her kişiye iki dirhem maddi destek sağlanması, Zerdüştlüğün yaygın olduğu Buhara’da halka Kur’an-ı Kerim’i öğrenene kadar namazlarda kendi lisanlarında ibadet etme imkânı tanınması, Müslüman Arap ailelerinin Buhârâ’ya yerleştirilerek Buhârâ halkına ait evlerin yarısının Araplara verilmesi ve onlarla beraber oturmaları gibi faaliyetler bu devirdeki bir istimalet(ötekini hoşgörme, gönül alma) politikası olarak görülebilir.

Emevî halifelerinin sekizincisi olan ve İslâm tarihi kaynaklarında ikinci Ömer veya beşinci âdil halife olarak zikredilen, Ömer bin Abdulaziz(717-720) ise bu bağlamda gayri Müslimlerin Müslüman yöneticilere yönelik şikâyetlerine kulak vererek haksız yere ellerinden alınan kiliselerini, evlerini ve diğer mallarını iade ederek mağduriyetlerini gidermiştir. Müslüman olan ve üzerinden cizye vergisi düşen mevaliden alınan vergiyi de kaldırmıştır. Ayrıca zimmîlerden ruhban sınıfını ve cizye ödemekte zorlananları geçici süreyle cizyeden muaf tutmuştur. Tesis ettiği heyetlerle komşu ülke ve beldelerde İslâmiyet’i tebliğ yoluyla yaymaya çalışmıştır. Halife, kavmiyetçiliği ortadan kaldırmakla başta Berberî’ler olmak üzere Türklerden de önemli bir zümrenin İslâmiyet’i kabul etmesine zemin hazırlamıştır. Müellefe-i kulûb(kalbi İslâm’a ısındırılacaklar) olarak gördüğü yeni Müslümanlardan, savaş ve seferlere katılmalarına rağmen daha önceden alınan harac vergisini de kaldırmıştır. Horasan Valisi Cerrah’a Müslüman olanların cizye vergisinden muaf tutulmalarını emretmiş, valinin “Müslüman olduğunu söyleyenlerin sünnet olmadıklarını ve camiye sadece vergiden kurtulmak için geldiklerini” bildirmesiyle, ona “Allah’ın elçisi, insanları sünnet etmek için değil, dine davet için gönderilmiştir.” diyerek haksız vergiden men etmiştir.

Emevilerin kendi saltanatlarına bir nebze de olsa kavmiyetçiliği alet etmelerinden ve Arapları diğer Müslüman kavimlerden üstün tutmalarından dolayı mevâlî(Arap olmayan Müslümanlar) arasında önemli ölçüde hoşnutsuzluğa sebebiyet verdikleri bilinmektedir. Özellikle Türkler, İranlılar ve Berberîler’den oluşan bu kesim, Emevîler’in kendilerine karşı uyguladıkları bu olumsuz siyâseti hoş karşılamamışlardır.Emeviler her ne kadar fetih ve bunun akabinde uygulanan sert ilhak politikasıyla bir antipati oluşturmuş gibi görünse de, Abbasiler devrinde bunun aksine Talas Savaşı’ndaki(751) İslâm-Türk ittifakıyla başlayan süreç –ki Çinlilere karşı yapılan bu savaş sonrasında; Batı Türkistan’da Türk hakimiyeti devam etmiş, Müslüman Araplarla Türklerin diyaloglarını arttırarak bazı Türk topluluklarının İslâmiyet’i kabul etmelerinde etkili olmuştur- özellikle Emin(809-813), Memun(813-833) ve Mutasım(833-842) devirlerinde, Türklerin idarî, askerî ve siyasî kadrolarda aktif olarak görev almalarıyla bu dine olan bağlılıkları artmıştır.

Devletlerin İslâmiyet’i kabul etmesi demek bir ölçüde devleti oluşturan bütün tebanın o dine geçmesi demekti. Örneğin Karahanlılar, İdil Bulgar ve Büyük Selçuklu devletlerinin İslâmiyet’i kabul etmeleri, kendilerine bağlı toplulukların da bu dini benimsemesi sonucunu doğurmuştur. İslâmiyet’in, özellikle 10 ve 11. yüzyıllarda Türkler arasındaki kitleler halinde yayılmasında da bu durum etkili olmuştur. Bunun ilk örneği, İslâmiyet’i kabul ettikten sonra Buhara ve çevresini fetheden Orta Asya’daki ilk Müslüman Türk devleti Karahanlılar(840-1212)’dır. Bu devirde Satuk Buğra Han’ın vefatından(955) kısa bir süre sonra 200 bin çadırlık bir Türk topluluğu Müslüman olmuştur(960). Yine aynı dönemde Volga kıyılarında kurulan İdil Bulgar Hanlığı(10-15. yüzyıllar) da devlet olarak İslâmiyet’i kabul etmiştir. Hatta 986’da Kiev Knezi Vladimir’i İslâmiyet’e davet etmişlerdir. Bunlarla çağdaş olan Gazneliler(963-1186) ise Afganistan ve İran coğrafyasında yayılarak Gazneli Mahmud(998-1030)’un yaptığı on yedi Hint Seferi ile Bangladeş ve Pakistan gibi Müslüman devletlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Cend bölgesine gelerek 985’ten sonra İslâmiyet’i kabul eden Büyük Selçuklular ise, Dandanakan Savaşı(1040) ile Gazneliler’e son vermiş ardından Tuğrul Bey(1040-1063) 1055 yılında Bağdat’a girerek hilâfetin hamisi olmuştur.

İslâm dininin eski Türk inançlarına uygun yanlarının bulunması(Gök Tanrı, kader, ahiret, ruhun ölümsüzlüğü, dua ve ibadetler, kurban inançları ve şaman/derviş tipi) ve savaşçılık yönleri olan Türklerin ‘alp’lik özelliklerini gazi olgusuyla pekiştirerek ilâ-yı kelimetullâh(Allah’ın adının yüceltilmesi) idealini sahiplenmeleri de Türklerin İslâmiyet’i kabulünde etkili olan hususlardandır. Hiç şüphesiz Ortaçağ’da göz ardı edilmemesi gereken bir husus da belirli bir dini, özellikle Hıristiyanlık ve İslâmiyet’i benimseyen devletlerarasında cereyan eden din savaşlarıdır. İşte bu noktada Türklere, eski inançlarından gelen savaşçılık özelliklerine paralel olarak gazilik ve şehitlik bir hedef olarak gösterilmiştir.Türkler’in İslâmiyet’i kabulünde Türk topraklarında ticaret yapan Müslüman tüccarların da etkisi olmakla birlikte, bir nevi o devrin sivil toplum kuruluşları olan tasavvuf ekollerinin de önemli rolü vardır. Karahanlılar, Gazneliler ve özellikle Selçuklular devrinde hankâhlarda örgütlenen tarikat yapılarına toprak ve vergi muafiyeti tanınarak tebliğ faaliyetlerini sürdürmelerine imkan sağlanmıştır. Dolayısıyla Orta Asya Türk Müslümanlığının oluşmasında eski atalar kültünün bir uzantısı olarak şekillenen veli kültünün de etkisi olduğu söylenebilir.

Genel bir yaklaşımla, 10. yüzyıla kadar geçen dönem Türklerin İslâmiyet’le temasa geçtikleri, tanıştıkları ve kabule hazırlandıkları dönem olarak değerlendirilebilir. Bu devir de kendi arasında 3’e ayrılabilir. Birincisi, 751 Talas Savaşı’na kadarki tanışma devri, ikincisi 868’de Abbasiler(749-1258)’e bağlı/yarı bağımsız bir devlet olan Tulunoğulları(868-905)’nın kurulmasına kadar olan ve Türklerin İslâm devletinde görev üstlendikleri hizmet devri, üçüncüsü ise 10. yüzyılın ortalarında kurulan bağımsız Müslüman Türk devletleri devridir. Bunun akabinde 13 ve 14. yüzyıla kadar muhtelif Türk zümrelerinin Müslüman oldukları bilinmektedir. Dolayısıyla Türklerin münferit veya kitleler halinde İslâmiyet’i kabulünü 7. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar devam eden 8 yüzyıllık bir süreç olarak görmek mümkündür.

Son tahlilde Türklerin 7. yüzyılda başlayan İslâmlaşma sürecinin, İslâm devletinin fetih politikası ile gerçekleştiği ve bu dönemde bir baskı siyasetinin uygulandığı ortaya çıkmaktadır. Bu süreçte nisbeten I. Velid’in valilerinden Kuteybe bin Müslim ile Ömer bin Abdulaziz devrinde gerçekleşen bazı uygulamalardan hareketle erken devir istimâlet politikası güdüldüğü söylenilebilir. Türklerin Abbasi ihtilalinde oynamış oldukları rolün de etkisiyle devlet kademelerinde almış oldukları görevler İslâmiyet’le tanışmalarını hızlandırmıştır. Yarı bağımsız Müslüman-Türk devletlerinin ve akabinde bağımsız Türk devletlerinin kurulmasıyla da 9-11. yüzyıllarda kitle ihtidalarında önemli bir artış olmuştur. Dolayısıyla başlangıçta baskı sonucunda bu yeni dini kabul eden Türk topluluklarının daha sonraki süreçte İslâmiyet’i samimiyetle benimsedikleri görülmüştür.

Türklerin tarihi süreci göz önünde bulundurulduğunda ise, inanç dünyalarında da en önemli yeri İslâmiyet’in tuttuğu aşikârdır. Nitekim pek çok dönemde Türk ile Müslüman kelimeleri birbirinin yerine kullanılır olmuştur. Bununla birlikte Türkler’in İslâmiyet’i kabulü ve sonrasında teşekkül eden Türk-İslâm devletlerinin tarihte oynadıkları roller, İslâm dünyası ve Hıristiyan Batı açısından dünya tarihinin en önemli olaylarından biri olarak kabul edilmektedir. İsmail Hami Danişmend de, “Eğer Oğuz Türkleri İslâmiyet’ten önce veya Müslüman olmadan Batı’ya gelmiş olsalardı, daha önceki Türk kitleleri gibi Hıristiyanlaşıp yok olacaklardı. Oğuz Türkleri İslâmiyet’i kabul etmekle hem siyasî hâkimiyeti ellerinde bulundurdular, hem de millî kimliklerini korudular. İslâmiyet bugünkü varlığını hangi derecede Türklere borçluysa, Türkler de millî varlıklarını İslâm’a borçludur” diyerek İslâmiyet’in Türklerin kültürel kimliklerini muhafaza etmelerine yardımcı olduğunu belirtmiştir.





oR@BeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
müslüman, nasıl, oldu, türkler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557