Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Kültür - Tarih > Cumhuriyet Tarihi
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16 Mart 2013, 00:11   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
frasker 'İyi ki Sultanahmet'i Bombalatmamışım!'

Yakın tarih konusunda fazlasıyla meraksız gençlerimize ve balık hafızasına sahip kimi yaşlılarımıza soracak olursanız sizlere 150 yıllık geçmişe sahip Türk-Amerikan ilişkilerinin ciddi biçimde hasar gördüğü ilk olayın 4 Temmuz 2003'de Kuzey Irak'ta yaşanan "çuval skandalı" olduğunu söyleyeceklerdir.

Oysa gerçekler bambaşka; son 40 yıl içinde Amerikalı "kadim dostlarımız"la en az üç kez çatışmanın eşiğine geldik ve bunlardan en trajik olanı ise Başkan Nixon'un Beyaz Saray'daki danışmanlarının kışkırtmalarına uyarak Sultanahmet Camii'ni bombalatma kararından son anda dönüşüydü.



Uysallaştırılamayan bir müttefik: Türkiye



Uzun yıllar güllük gülistanlık bir görünüm çizen Türk-Amerikan ilişkileri ilk ciddi darbesini 27 Mayıs İhtilâli'nden sonra kurulan İnönü kabinesinin Kıbrıs'taki Rum terörü nedeniyle Ada'ya müdahale hazırlığı yapmasıyla aldı. Suikaste kurban giden John F. Kennedy'nin yerine bu göreve henüz atanmış olan yeni başkan Lyndon Johnson 5 Haziran 1964'de Başbakan İnönü'ye gönderdiği -her türlü diplomatik nezaket sınırını aşan- o ünlü uyarı mektubunda "Aklınızı başınıza alın" diyordu "Osmanlı dönemi artık kapandı. Bu dünyanın yeni efendileri bizleriz. Beyaz Saray'a danışmadan öyle kafanıza göre her istediğinizde oraya buraya saldıramazsınız. Siz Kıbrıs'a çıkarma yaptığınızda NATO içinde bir Türk-Yunan Savaşı çıkar ve örgütü krize sürüklersiniz. Ayrıca şimdiden haber vereyim bu müdahalenizden sonra SSCB de size saldırırsa hiçbirimiz yardıma gelmeyiz ona göre!"

"Johnson Mektubu" Türk kamuoyunda büyük infiale yol açtı ve İnönü 13 Haziran'da mektuba "Türk halkının bu büyük müttefikinin sergilediği anlayışsız tutum karşısındaki derin hayâl kırıklığını" dile getiren bir cevap gönderdi. Başbakan hemen ardından da 21 Haziran'da ABD'ye uçtu ve "büyük birader" ile Beyaz Saray'da bu konuyu bir kez de yüzyüze görüştü. Tarihteki uzun varoluş serüveni boyunca başkalarından fırça yemeye hiç alışık olmayan olan Türkiye ABD'nin bu yöndeki yaklaşımından da hoşlanmamış ve hoşnutsuzluğunu açıkça dile getirmişti. ABD yönetimi Türkiye'de giderek yoğunlaşan anti-Amerikancı tepkiler karşısında üslûbunu belli ölçüde yumuşatırken Ankara da olayı daha fazla kangren hâle getirmemek için Kıbrıs'a müdahale planından o anlık vazgeçmek zorunda kalıyordu.

Bu kez hem 'Kıbrıs' hem de 'afyon' sorunu...

Güçlükle yatıştırılan Türk-Amerikan ilişkilerinde ikinci büyük fırtına ise 1970'lerin başlarında koptu. Ocak 1969'da görev başlayan Başkan Richard Milhous Nixon'u başta -artık iyice zıvanadan çıkmış durumdaki- Vietnam Savaşı olmak üzere bir sürü uluslararası sorun yanısıra da bir türlü tam anlamıyla hizaya getirilemeyen Türkler bekliyordu. Üstelik bu kez kriz bir değil iki ayrı konu başlığına sahipti: Hem Türk ordusunun Kıbrıs'a müdahale olasılığı hem de Türkiye'deki afyon ekimi... ABD çok uzun bir süredir Türkiye'ye ülkedeki bütün afyon tarlalarını yok etmesi için bunaltıcı bir baskı yapıyor bunun karşılığında ise zarara uğrayacak olan Türk çiftçilerini sübvanse edeceğini söylüyordu. Ulusal ilaç endüstrisi için gerekli olan afyon hammaddesi ise geriye kalacak olan tek bir devlet çiftliğinde kontrollü olarak üretilecekti.

ABD'nin bu dayatmacı tavrı Türkiye'de kısa sürede hükümet aleyhine bir iç politika malzemesine dönüştü. Muhalefet iktidarı "Neyi ekip neye ekmeyeceğimize de Sam Amca mı karar verecek nedir bu teslimiyetçiliğiniz" sözleriyle köşeye sıkıştırırken bu sırada binlerce kilometre ötedeki Beyaz Saray'ın oval ovisinde birkaç dış politika danışmanı da küresel sorunlardan boğulmuş durumdaki Nixon'a akıllara zarar bir teklifte bulunuyorlardı:

"Sayın Başkan bu Türkler artık gerçekten de sabrımızı taşırmaya başladılar şimdilerde onlara hiçbir konuda söz dinletemiyoruz. Akdeniz'deki jetlerimize emir verelim uyarı mahiyetinde bir bombardımanla İstanbul'daki Mavi Cami'yi onların başına yıksınlar. Böylelikle hem Kıbrıs'ta hem de haşhaş konusunda ne kadar ciddi olduğumuzu anlayacaklardır!"

"Çuval skandalı"ndan yaklaşık 34 yıl önce gündeme gelen bu "müthiş" teklif bereket versin ki Nixon'u yalnızca tebessüm ettirdi ve kısa bir süre sonra henüz akılları başlarında olan diğer bazı danışmanların kararlı tutumu sonucunda seçenekler arasından çıkartıldı. Nitekim Türkiye de verilecek olan sübvansiyonlar karşılığında 29 Ekim 1971'de afyon ekimini yasakladı. Ancak bu yasak 1974'e kadar sürecek ve Ankara yönetimi. Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan sonra ABD'den gördüğü dışlama politikasına bir tepki olarak hem ülkedeki Amerikan tesislerine el koyacak hem de afyon ekimini yeniden serbest bırakacaktı. ABD ise bu "isyan"a 5 Şubat 1974-1 Ağustos 1978 tarihleri arasında Türkiye'ye katı bir silah ambargosu uygulayarak karşılık verdi. Ancak uygulanan ambargo böylesi bir dost kazığı karşısında hazırlıksız yakalanan Türk ordusunu ilk anda biraz sarsmakla birlikte sonraki yıllarda bu yalnızlığın çok önemli yararları da görüldü ve hükûmetler benzeri durumlarda kendi ayakları üzerinde rahatça durabilmek için savunma teknolojilerinde giderek daha fazla oranda yerli üretime yöneldiler. Sonuçta Aselsan ve TAI gibi çok önemli kuruluşlar doğdu.

Ve sivil Nixon Türkiye'de...

Amerikan siyaset çevrelerinde "Başkanlar hiçbir zaman emekli olamazlar" şeklinde bir deyiş vardır. Eh beyninde bu denli fazla sayıda sırrı taşıyan birine sistem de emeklilik şansı tanımaz doğal olarak. Nitekim aslında Nixon'a da başkanlığı bırakmak oldukça yaradı ve istifası sonrasında giderek daha bilge bir kişiliğe dönüştü. Watergate Skandalı'nın yol açtığı saygı erozyonu ilerleyen yıllarda uluslararası kamuoyunun belleğinde yavaş yavaş tedavi edilirken o da zamanla Amerikan siyaset sahnesindeki "bir bilen"ler arasına katılacak katıldığı konferanslar ve yazdığı kitaplarla genç kuşakları devlet yönetiminin karmaşık yapısı hakkında aydınlatacaktı. Diğer bir dizi yapıtının yanısıra 1978 yılında kaleme aldığı (Richard Nixon'ın Anıları) bu alanda gerçekten de bir ders kitabı niteliğindeydi. Nixon 1960 ve 70'ler boyunca ABD-Türkiye ilişkilerinde yaşanan çalkantılara da ilk kez burada yer verdi. Sabık Başkan o kitabında Kıbrıs ve haşhaş ekimi konularında âsi davranan Türklerin burnunu sürtmek için bir ara danışmanlarının gazına gelerek ünlü Mavi Cami'yi (Batılıların Sultanahmet'e mavi çinilerinden dolayı verdikleri isim) bombalatmayı düşündüğünü ancak sonradan bu dehşetengiz fikrin NATO'nun çökmesine kadar varacak bir uluslararası bunalımı başlatacağını farkederek derhal vazgeçtiğini açık yüreklilikle itiraf eder.

Nixon başkanlığı döneminde Türkiye'ye hiç gelmedi bu yüzden Türkiye'ye ilişkin bütün bilgi ve algıları da doğal olarak teorik düzlemdeydi. Ancak Watergate skandalı nedeniyle başkanlığı bırakıp siyaset sahnesinin önde gelen analistlerinden birine dönüştükten sonra sivil kimliğiyle ülkemize bir değil ardarda iki kez geldi. Ki bunlardan özellikle 14 Eylül 1986'da gerçekleşen ilk ziyaret dünya siyaset tarihine geçecek ölçüde mânidar anlarla doludur. Bir grup Amerikalı işadamıyla birlikte gelen ve amacı daha ziyade danışmanlık yaptığı bazı holdingler için yeni iş olanakları araştırmak olan Nixon'a dönemin Özal hükûmeti tarafından verilen siyasî randevuların yanısıra ilginç bir de turistik gezi programı hazırlanmıştı. Ve bu programın en hoş bölümü ise hiç kuşkusuz ki İstanbul'daki "Sultanahmet Camii ziyareti"ydi.

Nixon Türkiye gezisinin üçüncü gününde İstanbul'da ve bu ünlü ibadethanedeydi. Cami görevlilerinin nezaketen yaptıkları "Ayakkabılarınızı çıkarmanıza gerek yok" uyarısına karşın o belli ki böyle bir mekâna girişin kuralları konusunda önceden bilgilendirilmişti. Ayakkabılarını çıkarıp korumalarına teslim etti içeride uzun uzadıya dolaşıp caminin tarihçesi ve özellikle de dünyaca ünlü çinileri hakkında yetkililerden bilgi aldı.

Ziyaretin sonunda basın mensuplarına yaptığı birkaç cümlelik kısa açıklama ise Amerikan başkanlarının Beyaz Saray'da oturarak -tıpkı günümüz Irak'ında olduğu gibi- yerel gerçekliklerini ve iç dinamiklerini zerre kadar bilmedikleri uzak diyarları diledikleri gibi yönetme çabalarının ne denli boş ve anlamsız olduğunun tarihe kazınmış bir deklarasyonuydu âdeta. "Bugün burada muhteşem bir mimarî anıtı gezdim" demişti Nixon cıkışta "Ve böyle bir eserin sonsuza dek burada insanlığın nadide kültür miraslarından biri olarak yaşayacağını bilmek insanın içine huzur veriyor."

Ertesi gün Türkiye'deki bütün gazeteler eski başkanın bu ibretlik cami ziyaretine geniş yer ayırarak onun bu olaydan 15 yıl kadar önceki saldırganca tutumuna atıfta bulundular.

Nixon daha sonra 20 Mayıs 1987'de Türkiye'ye bir kez daha geldi. Artık Türkiye'nin -ABD liderlerinin Latin Amerika'da görmeye alıştıkları türden- bir "muz cumhuriyeti" olmadığına büyük ölçüde ikna olmuş gibiydi; bu gezisinde de kendisine yine önemli işadamları eşlik etti ve danışmanlığını yaptığı gruplar adına bazı bağlantılar gerçekleştirdi.

ABD'nin 37'nci -ve görevinden istifayla ayrılan tek cumhurbaşkanı Richard Milhous Nixon 22 Nisan 1994 tarihinde geçirdiği bir felç sonucunda 81 yaşında hayata veda etti. Ama Mimar Sinan'ın çıraklarından Sedefkâr Mehmet Ağa'nın 1617'de ibadete açılan görkemli eseri Sultanahmet Cami adını verdiği ünlü meydanda hâlâ bütün ihtişamıyla yükseliyor ve tarihleri iki yüzyıl ile sınırlı Amerikalı turistlere "köklü devletler ile gelenekleri" üzerine önemli ipuçları vermeye devam ediyor.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
bombalatmamışım, iyi, ki, sultanahmeti, İyi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557