Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Spor > Diğer Sporlar
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Diğer Sporlar Forumda kategorisi olmayan diğer spor dalları hakkındaki bilgileri ve haberleri bu bölümde bulabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14 Ağustos 2011, 15:16   #1 (permalink)
VIP ÜYE ~


Talia. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Karşıyaka
Yaş: 22
(Mesajlar): 19.912
(Konular): 1820
İlişki Durumu: Var
Burç:
Renkli Para : 133519
Aldığı Beğeni: 89
Beğendikleri: 4
Ruh Halim: Eglenceli
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 2
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi 
Standart Uzakdoğu Dövüş Sporları Nedir

Birçok sporun kökeni dövüşe dayanır, ama Çin'de ve Japonya'da dövüş sporları çok uzun bir za*man dilimi içinde gelişerek manevi, hatta dinsel bir boyut kazanmıştır. Çinli ve Japon öğretmenler bu sporlara yönelen kişilerin zihinsel ve ruhsal durumlarının en az fiziksel cesaretleri kadar önemli olduğunu vurgular. Manevi ve felsefi düşünceler ile zorlu beden*sel hareketleri birleştiren Uzakdoğu dövüş sporlarında Taoculuk ve Budacılık'ın etkileri açıkça görülebilir.
Bu sporlar, silahlı ya da gelişmiş tekniklerin uygulandığı silahsız dövüşler olarak ikiye ayrılır. Batıda yaygın olarak yapılan bazı sporlar Uzakdoğu dövüş sporlarıyla yakından ilişkilidir. Eskrim, kendo denen eski bir kılıç sporundan, okçuluk ise kyudo'dan geliştiril*miştir. Bazı Uzakdoğu dövüşlerinde silah olarak bıçak, orak, sırık gibi sıradan, günlük aletler kullanılır. Efsanevi kahraman RobinHood ve arkadaşlarınca sık sık yapılan sırık dövüşlerinin bazı Uzakdoğu sporlarıyla yakın benzerlikleri vardır.
Silahsız Uzakdoğu dövüşleri, genellikle el ve ayak vuruşlarına ya da düşürme teknikleri*ne dayanır. Bir tür güreş olan sumo karşılaş*malarında, dev güreşçiler dövüşür. Eski jiu jitsü'dan geliştirilen judo, bugün Olimpik bir spordur. İÖ 5. yüzyılda Taocular'ın bir idman biçiminde uyguladıkları kung fu İÖ 3. yüzyıl*da dövüş sporu olarak da yapılmaya başlandı. Kung fu hareketleri kaslar arasında uyum ve eşgüdümün yanı sıra zihinsel yoğunlaşma ve katı bir özdisiplin de gerektirir.
Uzakdoğu dövüş sporlarının yaygınlaşma*sında sinema da önemli bir rol oynamıştır. Bruce Lee (1940-73) kısa oyunculuk yaşamı boyunca çevirdiği filmlerle karate, kung fu gibi dövüş sporlarını batı dünyasına tanıtmış ve sevdirmiştir. Bugün birçok spor merkezi karate ve judo gibi bilinen Uzakdoğu sporla*rını öğretmek amacıyla, çeşitli yaş gruplarına yönelik kurslar düzenler. Bunların dışında kalan aikido, hapkido ve Çin boksu gibi farklı bazı Uzakdoğu dövüşleri ise Çin ve Japonya dışında pek bilinmez.







Kuşlar uçuyor..
Talia. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 14 Ağustos 2011, 15:17   #2 (permalink)
VIP ÜYE ~


Talia. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Karşıyaka
Yaş: 22
(Mesajlar): 19.912
(Konular): 1820
İlişki Durumu: Var
Burç:
Renkli Para : 133519
Aldığı Beğeni: 89
Beğendikleri: 4
Ruh Halim: Eglenceli
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 2
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi 
Standart

SÖZLÜ DÖVÜS SANATI (TONGUE FU):

Kung Fu'n un amaci fiziksel bir saldiriyi etkisiz hale getirmek, silahsizlandirmak, ya da caydirmaktir. TONGUE FU'nun amaci ise psikolojik bir saldiriyi etkisiz hale getirmek, silahsizlandirmak ya da caydirmaktir. Öz savunmanin sözlü biçimidir; aci sözler söylemek ya da susup kalmak yerine basvurulabilecek yapici bir seçenektir.

Sözlü dövüs sanatinin asil amaci kendinizi sözlü saldirilara hedef olmaktan koruyacak sekilde nasil güven içinde davranacaginizi ögretmektir. Ama kiskirtildiginizda da bu zihinsel ve dilsel dövüs sanatlarini ustaca kullanarak kendinizi koruyabilmelisiniz.

Tongue Fu sadece adil ya da dürüst olmayan davranislara karsi koymakla ilgili degildir. Ayni zamanda bir yasam felsefesi, hem isinizde hem de disarida herkesle daha iyi geçinmenize yardimci olacak bir iletisim tarzidir. Çatismalari nasil önleyebileceginizi, nasil isbirligi olusturacaginizi ve baskalarina düsüncesiz ve kaba davrandiklarinda nasil nazik kalmayi tercih edebileceginizi ögretir.

Zor insanlarla ugrasmak çok fazla arzu edilen bir durum degildir. Ne var ki bu günlük yasaminizin ayrilmaz bir parçasidir. Tongue Fu fikirleri size anlasmasi zor insanlari ustaca silahsizlandirarak kisisel ve mesleki iliskilerinizi daha az gerilimli ve daha tatmin edici kilmada yardimci olabilir. Son olarak baskalarinin parmaklarin basmadan kendi ayaklariniz üzerinde nasil durabileceginizi, yara almamiza izin vermeden ve kimseyi yaralamadan nasil var olabilecegimizi ögretmeye çalisir.

Sözlü dövüs sanati TONGUE FU;

• Insanlararasi iletisimde husumeti, anlasmazliklari ve yanlis anlamalari uyuma dönüstürmek,

• Sözlü çatismalardan, agiz kavgalarindan ve sinir patlamalarindan kaçinmak,

• Sözümüzü insanlarla huzurlu bir birlikteligin araci haline getirmenin yollarini gösteriyor.

TONGUE FU ile su teknikleri kolaylikla ögrenebiliriz.

• Unutmamiz gereken ve kullanmamiz gereken sözler hangileridir?

• " Haklisiniz" demenin muazzam dönüstürücü gücünden nasil yaralanabiliriz?

• Sözel zorlamalar ile nasil basa çikabiliriz?

• Baskalari bam telimize dokundugunda ne yapabiliriz?

• Onurumuzu koruyarak münakasalardan nasil siyrilabiliriz?

• Ne diyecegimizi bilmedigimizde ne diyebiliriz?

• Susmayi kendi yararimiza nasil kullanabiliriz?

• Duygularimizi nasil kontrol edebiliriz?

• "Baskalarinin yanlislarindan ögrenmeliyiz. Hepsini kendimiz yapacak kadar çok zamanimiz yok."
1. Hissettiklerimizi hiç düsünmeden disari vurmak bir karsitlik ortami yaratir ve olumsuz duygulari tirmandirir. Gerçekte duydugumuz ilk tepkilerimizden yola çikmak her zaman faydadan çok zarar getirir. Bu andan itibaren hedefimiz, konusmadan önce düsünmektir.

2. "Öfkeyle tehlike arasindaki mesafe kildan incedir."

Insanlarin size davranis tarzindan hoslanmiyorsaniz tercih edebileceginiz iki yol vardir. Ya hiç düsünmeden karsilik verirsiniz ve aklinizin bir parçasi onlarda kalir ya da durup düsünerek olaylari onlarin açisindan gözden geçirirsiniz ve akliniz huzur içinde kalir.

3. "Zayiflar hiçbir zaman affedemez, affetmek güçlülere özgüdür."

4. "Bir öfke aninda sabir gösterirsen yüz gün aci çekmekten kurtulursun."

Baska birisinin nezaketsiz davranmasinin nedenini bulmak için gerekli zaman ve çabayi niçin bizim harcamamiz gerekiyor. Gerekiyor, çünkü bu bizim yararimiza olacaktir.

5. Zor insanlar dünyada her zaman olmustur ve olmaya devam edecektir. Virginia Satir "Baska insanlarin sinirli algilamalarinin bizi tanimlamasina izin vermemeliyiz." der. Ayni sekilde kendi sinirli algilamamizin da baska insanlarin tanimlamasina olanak tanimamaliyiz. Sabirsizlik çogu zaman cehaletin bir yan ürünüdür. Sabrimizi sinayan birine ayni sekilde mukabele etmek üzereyken, onu hor görmemizin nedeninin içinde bulundugu duruma iliskin sinirli bilgimiz olabilecegini unutmamaliyiz. Bizi rahatsiz eden birisine bunun faturasina ödetirsek, onunla birlikte biz de bir fatura ödemis oluruz. Bir empati cümlesine basvurmak ise moralimizin önler ve bu bizi kazanani olmayacak bir çatismaya girmekten alikoyacaktir.

"Bir hareketi görmezden gelmek çogu zaman öcünü almaktan daha iyidir."

6. Eger kötü hizmeti tersine çevirme çabalarimiz basarisizlikla sonuçlanirsa önümüzde iki yol vardir. Ya kisinin davranislarinin karsilik vermeye deger olmadigina karar verip aldirmaz ve kendi yolumuza devam ederiz ya da bu kötü davranisi görmezden gelerek destekler duruma düsmekten kaçiniriz.

7. Tongue Fu aksi kisilere sevecen davranmanin sadece mümkün degil ayni zamanda tercih edilir oldugu felsefesi üzerine kuruludur. "Eger baskalarinin mutlu olmasini istiyorsaniz merhametli davranin "

Hosa gitmeyen insanlara kizginliktan çok empati ile yaklasarak çogu zaman düsmanligi uyuma dönüstürebilir, öfkenin çevresinden dolasabilir ve süreç içerisinde kendimizi ve baskalarini mutlu kilabiliriz.

8. "Ona gülebiliyorsaniz onunla birlikte yasayabilirsiniz."

Nükteli dövüs sanatinda usta olun. Endise verici soru ve durumlarin sinirinizi bozmasina izin vermemek için kendinize hazir cevaplardan olusan bir repertuar hazirlayin.

9. Insanlarla onlarin dertlerini konusun. Mutsuz bir insan size içini dökmeye baslarsa ne yaparsiniz. Onu rahatlatmaya mi çalisirsiniz? Ama "O kadar da kötü olamaz." ya da "Gel bir de iyi tarafindan bak." türünden sözlerin kendini kötü hisseden birini yüreklendirmekten çok felce ugratacagini bilmiyor olabilirsiniz. "Yarin kendini daha iyi hissedeceksin." türünden mantik yürütme denemeleri sadece aciyi daha da pekistirir.

- Insanlarin bir derdi oldugunda aradiklari çözüm degil sempatidir.

- "Hiç kimse akil almak istemez, istedikleri sadece teyid edilmektir."
Bir dahaki sefere dertli birisi ile karsilastiginizda, onu problemlerinden uzaklastirmak yerine kendisi ile problemlerini konusun.

10. "Anlasilmak bir lükstür."

Tabi ki dogru olan birisinin cümlelerini papagan gibi degil, benzer cümlelerle tekrarlamak çok önemlidir. Çünkü böyle konusmalar hükmetme ve asagilanma izlenimi dogurur. Birisinin söylediklerinin özünü kendi cümlelerimiz ile özetlemeliyiz. Dertli insanlarin ihtiyaci köseye sikistirilmak degil hislerine kulak verilmesidir.

11. "Insanlarin bizim için harekete geçmesinden çok duygularimizi paylasmasini isteriz."

Mutsuz insanlarin ne yapmalari ya da ne hissetmeleri gerektigine iliskin söylevler dinlemek yerine gögüs kafeslerinin içindeki seyi disari çikarmaya çalistiklarini unutmayiniz. Anlattiklari seyi çürütmek yerine geri yansitarak kendilerine sikinti veren seyi açiga vurmalarina yardimci olabilirsiniz. Kendini daha iyi hissedecek ve empatik bir dinleyici oldugunuz için size tesekkür edecektir.

12. "Kahkaha hayatin darbelerini azaltan bir sok emicidir." O hiç hos olmayan sakalara karsi nükteler toplayin. Otuzlarinin ortasinda evli bir bir çift "Siz ikiniz ne zaman bir çocuk sahibi olacaksiniz." sorusunun artik kendilerine bikkinlik verdiginden söz edip, soka ugramis gibi yapip "Aman Tanrim" diye çiglik atarak "Unuttugumuz bir sey oldugu belliydi." diye haykirarak bu ****** soruyu nükteli bir sekilde atlattiklarindan söz ediyorlar.

13. Vergi mükelleflerinin sürekli sikayetlerinden rahatsiz olan görevli cama astigi "Isin sirri gelirinin kendi paran oldugunu düsünmekten vazgeçmektir." levhasiyla mükellefleri oldukça yatistirdigindan söz etmektedir.

14. Hayata gülmeyi ögrenin. Mark Twain'in dedigi gibi "Mizah büyüktür, herseyden önce kurtaricidir. Ortaya çikmaz huzursuzlugumuz ve öfkemiz uçup gider ve yerini günesli bir ruha birakir." Ne olursa olsun mizah duygunuzu kaybetmeyecegimize söz verebilir misiniz? Bu size meydan okumalara lanet etmek yerine içinizden gülerek karsi koyma yetenegini kazandiracaktir.

"Hayatin matemini tutmaktansa, ona gülmek insana daha fazla yakisir."

15. "Bütün büyük hatalarda ortada bir yerde hatayi geriye almanin ve belki de gidermenin mümkün oldugu birkaç saliselik minicik bir an, sürekli vardir.

Birisine islerin niçin yanlis gittigini açiklamak yerine, zamani; yanlis olan seyi dogru yapmaya harcayin.

16. "Çogu insan problemlerin çevresinden dolasmaya onlari çözmeye çalismaktan daha çok zaman ve enerji harciyor."
17. "Basarili bir kurulusun göstergesi problemleri olup olmadigi degil, problemlerinin geçen seneninkilerin aynisi olup olmadigidir." Bu biri dogru, digeri yanlis anlaminda degildir. Iki tarafta geçerli görüslere sahiptir. "Birbirimizi ölümcül düsmanlar olarak görmek yerine sadece duygusal bir konuda karsit görüslere sahip oldugunuzu unutmamaliyiz." Kibarlik kadar elde edilmesi kolay ve bir o kadar da karli bir baska kazanim yoktur.

Incelik, düsman yaratmadan sözünü söyleyebilme sanatidir.

19. Tongue Fu bir kavga degil, bir incelik sanatidir. Amaci saldirganlari imha etmek degil, olumsuz taktiklerini gün isigina çikararak etkisizlestirmektir.
Kuvvetlerle mücadele etmeyin, onlari kullanin.
20. Baskalari hakkinda kötü konusmak kendinizi övmenin onursuz bir yoludur. Suskunluk çürütülmesi en güç kanitlardan birisidir.

21. "Öfkenin en iyi ilaci geciktirmektir "

Birisi beyninizdeki düsünceleri okursa ne yaparsiniz. Böyle bir durumda "Ne demek istiyorsunuz? sorusuyla tasi hemen karsi tarafa atin.

22. "Her münakasanin temelinde birisinin cahilligi yatar."

Hata degil çözüm bulun. Sorunlari yerdeki delikler gibi görün. Kazip derinlestirebileceginiz gibi toprak atip kapatabilirsiniz de.
Bilgeligin zirvesi bugünde yasamak, gelecegi planlamak ve geçmisten kar çikarmaktir. "Geçmisten sadece ders alabiliriz çünkü onu degistiremeyiz."

23. Yardimci olan sözler: Bugünden itibaren yikici "AMA" sözcülügünün yerine yapici "VE" sözcügünü kullanmaya baslayin. Bu sözcügün güzelligi bir önce söylenen sözü bloke etmek yerine, onun üzerine insa etmesindedir. Tartismalari münakasaya dönüstürmek yerine ilerletir. Insanlar AMA'dan önce söylenenleri dikkate almazlar. Çünkü kendilerini asil etkileyecek olan sözcügün AMA'nin ardindan gelecek sey oldugunu bilirler. AMA daha önce söylenenleri iptal eder. VE sözcügü ise her iki açiklamayi da birbirine ters bile olsalar ortada birakir.

24. Yapmaliydin, Etmeliydin demeye son verin. Çünkü hiçbir yapici degeri yoktur. Kisi yanlisi ortadan kaldiramayacagi için kendini çaresiz hissedecek ve onuru zedelenecektir. Amaç insanlari utandirmak yerine davranislarini biçimlendirmektir.

25. Hatanin basarinin düsmani oldugunu düsünmek çok yaygin bir yanlistir. Hata bir ögretmendir, acimasizdir ama en iyisi ve etkilisidir. Hatalarinizi sizin için çalisir hale getirin.

26. Ikaz etmek mi sormak mi? Komutlarla Insanlarin girisimciliklerini öldürmek yerine onlarin sorularla akillarini tutusturun.

27. Nazik sözlerin söylenmesi çabuk olabilir, ama yankilari gerçekten sonsuzdur. Bundan böyle UMARIM ve DILERIM gibi sözlerle kötü haberlerin etkisini yumusatmaya çalisin. "MÜMKÜN DEGIL" ya da YAPACAK BIR SEY YOK gibi cümleler iticidir, çikmaz sokaga götürür. "ISTERDIM","UMARIM" gibi sözler sevimlidir, kapali kapilari açar, insanlari her zaman mutlu edersiniz.

28. "Karanliga lanet okumaktansa bir mum yakmak evladir."

Insanlara neyi yapamayacaklarini ya da elde edemeyeceklerini söylemek karanliga lanet okumaktir. Neyi yapabilecekleri ya da elde edebilecekleri üzerine odaklanmak ise sevecenlikle bir mum yakmaktir.

29. "Abarti kendini kaybetmis hakikattir."

30. "Bilgelik sanati neyi görmezden gelmek gerektigini bilme sanatidir."

31. "Hayatimda birçok felaket acisi çektim. Çogu hiçbir zaman gerçeklesmedi."

32. "Kendi basina iyi ya da kötü bir sey yoktur, bunu düsüncelerimiz yapar."

33. Birisinin kendisini önemli hissetmesi için yapabilecegimiz en iyi seyin onun üzerine yogunlasmak oldugunun farkinda misiniz.

34. "Bir dost, bizi gerçekten anlayan, sorunlarimizi gözden geçirirken bize kulak verme sikintisina katlanan bir kisi, dünyaya bakisimizi tümüyle degistirebilir.

35. Öfke çogu zaman ilgi için atilan çigliktir.

"Dinlemiyorsaniz ögrenemezsiniz." Özensiz dinleme çatismalara neden olur.

36. "A.B.D.'de sohbet, soluk almak için duraklayanin aninda dinleyici konumuna geldigi rekebetçi bir alistirmadir." Çogu insan dinlemez sadece konusma sirasinin gelmesini bekler.

37. Arabanizla yolda giderken bütün trafik levhalarinin kalktigini düsünebiliyor musunuz. Büyük bir kaos olur degil mi? Hiç kimse kendini emniyette hissetmez. Insan davranisinin çogunun kurallari vardir. Bütün oyunlarin kurallari vardir. Fakat çogu iletisimde bireyler arasinda ortak bir sembol, isaret ya da davranislar sistemi, kurallar yoktur. Uzun vadeli bir iliskiye girecek olanlarin huzur ve güvenlik içinde var olmasini saglamanin bir yolu daha bastan iletisim için rehber ilkeler belirleyip üzerinde anlasmaya varmaktir.

38. "Insanlar melek olsaydi, devlete hiçbir zaman gerek kalmazdi."

39. "Tartisma bilgi degis tokusu, münakasa ise duygu degis tokusudur."

40. Asagilanmayi sineye çekmeyin. "Kalabalik zayif insanin güçlü taklidi yapmasidir."

41. Ön yargi ne demektir? Ön yargi mantiga dayali olmayan bir görüs, kanitlar dinlemeden verilmis bir hüküm, ilk ne zaman oldugunu bilmediginiz bir duygudur.

* Birçok insan düsündügünü sanir ama aslinda yaptiklari sadece önyargilarini yeniden düzenlemektir.

42. Ön yargi dogal bir egilimdir ve iletisimin asilmasi en güç unsurlarindan biridir. Pesin hüküm verme tuzagina düsmemeliyiz. "Baris ve huzur içinde yasamak isteyen, ne bütün bildiklerini söyler ne de bütün gördükleri hakkinda hüküm verir." Hosgörü baskalarinin inanci, uygulama aliskanliklarini onlari mutlaka paylasma ya da kabul etme geregi olmadan anlamak için gösterilen olumlu ve nazik çabadir.

43. Seçenekleri ortaya koyun ve karar almalarini isteyin. Insanlari sürecin bir parçasi haline getirin. Baskalarini da ilgilendiren önemli bir karar almak zorunda oldugunuzda bunu tek basiniza sonuçlandirip bir oldu bitti halinde sunmayin. Böyle yaparsaniz baska bir seçenek olmasa bile etkilenecek insanlar karsi çikacaktir. Çünkü kendileri ile birlikte degil, kendilerine ragmen yapilmaktir.

44. "Insanlar baskalarinin bulmus olduklari nedenlere oranla kendi kesfettikleri nedenlerle daha çok ikna olurlar."

45. Muharebelerinizi kendiniz seçin. Bir seyin, açiga çikarmak gerekecek kadar önemli olup olmadigina nasil karar verebilirsiniz? Ne zaman kapali tutmak ne zaman açiga çikarmak geregini nasil bilebilirsiniz. Zekice olan, birisini karsiniza almadan önce bunun bütün sonuçlarini gözden geçirmektir.

46. "Ancak aptallar suyun derinligini iki ayagiyla kontrol ederler."

47. "Tanri bize degistirilmesi mümkün olmayan seyleri sükunetle kabul etme inayetini, degistirilmesi gereken seyleri degistirme cesaretini ve ikisini birbirinden ayirt edebilme bilgeligini bagislamistir."

48. Asiri uzayan görüsmeleri kibarca kapatin. Dünyanin yarisi söyleyecek bir seyi olan ama söylemeyen, öteki yarisi da söyleyecek bir seyi olmayan ama durmadan konusan insanlarla doludur.

49. Hersey kafanizin içindedir. Örnegin özgüven araliksiz, sik ve basarili pratige dayalidir. Sinirlilik, kusku ve endiseleriniz üzerinde yogunlasmanin bir sonucudur. Insanlar yabancisi olduklari durumlarda rahatsizlik hisseder. Zihinsel idman gereken pratikten çok daha hizli ve iyi olmanizi saglayan mükemmel bir pratiktir.

50. "Talihimizi kendimiz yapar ve sonra buna kader deriz."

51. Niyetleri eyleme dönüstürün.

Hiç, bir kitabi bitirdikten sonra dünyayi degistirmek üzere heyecanla harekete geçtiginiz ama iki hafta sonra herseyi gene "Eskisi gibi, aynen eskisi gibi" yapmaya basladiginiz oldu mu? Lütfen bu kitabin basina da ayni seyin gelmesine izin vermeyin.

"Nereden baslayacagimi bilemiyorum." diye mi düsünüyorsunuz? Kafa karisikligi insani hareketsizlestirir. Açiklik eyleme yöneltir. Bu son bölümün amaci, size önceliklerinizi eyleme dönüstürmek üzere açikliga kavusturmada yardimci olmaktir.

52. Önceliklerinizi belirleyin.

"Nereden baslayacaginizi bilmiyorsaniz, baslayamazsiniz."

Kuskusuz, bu kitaptaki bütün tavsiyeleri ayni anda uygulamaya baslayamazsiniz. Daha mantikli bir yaklasim, en önemlilerinden ikisini seçmeniz, bunlari nasil kullanmayi planladiginizi tam olarak yazmaniz ve bu uyariyi, yeni iletisim aliskanliklari benimseme kararliliginizi size sik sik hatirlatacak sekilde, görünür bir yere asmanizdir.

53. Bilgiyi güce dönüstürün.

"Bilmek yetmez, uygulamamiz gerekir. Istemek yetmez, yapmamiz gerekir."

Simdi, bu ilkeleri nasil hayata geçireceginizi tam olarak yazin. Örnegin, "Ne söyleyecegimi bilmedigimde ileride pisman olacagim bir sey söylememek için "Bununla ne demek istiyorsunuz?" diye soracagim."

54. Montaj hattinin babasi Henry Ford'un saptamis oldugu gibi "Parçalara ayirirsaniz hiçbir sey olaganüstü degildir." Bu teknikleri adim adim günlük yasaminizla bütünlestirerek bir Tongue Fu siyah kusak ustasi olmaniz içten bile degildir.

55. "Irade karsisinda hiçbir sey imkansiz degildir.

"Aliskanliklarimi degistirebilecegimden emin degilim." diye mi düsünüyorsunuz? Helen Keller sunu kendi deneyiminden biliyordu. "Yeterince israr ettigimiz takdirde istedigimiz her seyi yapabiliriz."

56. Acemilik : Yeni ya da degisik bir seyi denerken genellikle ilk basta bunu iyi yapamazsiniz. Araba kullanmayi ögrenirken ilk vites degistirmenizi hatirliyor musunuz? Motoru kaç kez stop ettirdiniz, kim bilir? Düs kirikligina ugrayip vazgeçmek yerine ("Bunu bir daha hiç denemeyecegim."), ilk basta basaramamis olmanizda sasilacak bir sey olmadigini düsündünüz. ("Elbette, arabayi iyi kullanamiyorum. Çünkü bunu daha önce hiç denemedim.") Ama bu beceriyi kazanmak istiyordunuz, onun için çalismaya devam ettiniz ve böylece ögrenmenin ikinci asamasina geçtiniz.

57. Uygulama : Bu asamada size ögretilmis olan teknikleri uygular ve elde ettiginiz sonuçlari giderek iyilestirirsiniz. Gaz ve fren pedali ile debriyaji koordine eder, vites kolunu düzgün bir sekilde hareket ettirirsiniz. Bir kazaya yol açmadan kavsaklari geçebilir ve dönüs yapabilir hale gelirsiniz. Daha iyi bir sürücü olmak ister ve temelleri uygulamaya devam edersiniz.

58. Otomatik : Bu noktada artik yapmakta oldugunuz seyi düsünmezsiniz, dogal gelmeye baslar. Yanindaki kisi ile sohbet ederken ya da radyo dinlerken A noktasindan B noktasina gidebilen tecrübeli bir sürücü olmussunuzdur. Arabayi emniyetli bir sekilde sürer, performansinizi yaratan süreci bir an için olsun düsünmezsiniz. Temeller bilincinde olmadan ve etkin sekilde uygulanir.

59. Alistirma ve israrin karsiligini alirsiniz.

"Hata, sebatkar olamamanin vardigi yerdir."
"Bütün bunlarin Tongue Fu ile ne alakasi var?" diye mi düsünüyorsunuz? Tongue Fu'nun bir beceri oldugunu kabul ediyor musunuz? Bütün becerilerde oldugu gibi bunda ustalasmak da zamana ihtiyaç duyar. Ilk basta "ama" yerine "ve" kullanmak sikinti verebilir. Geçmiste bunu pek yapmamis oldugunuz için istediginizi yüksek sesle ifade etmekten ilk basta rahatsizlik duyabilirsiniz. Kimi zaman sabriniz tükenebilir ve sevecen olma niyetinizi bir an için unutabilirisiniz. Bu basarisiz oldugunuz anlamina gelmez. Bu Tongue Fu'nun ise yaramadigi ya da onu ögrenemeyeceginiz anlamina gelmez. Bu sadece, eski aliskanliklarinizi terk edip yenilerini kazanmanin ilk dogal asamalarinda oldugunuz anlamina gelir.

Satchel Paige , "Bazen kazanirsiniz, bazen kaybedersiniz, bazen de maç yarida kalir." demisti. Mükemmel olmayan sonuçlar elde ettiniz diye ilk acemilik asamasinda sakin vazgeçmeye kalkmayin. Sebat edin. Kendinize acimasiz davranmayin ve bu kitapta kesfettiginiz teknikleri uygulamaya devam edin. Zor insanlarla karsilastiginizda kendinize giderek daha çok güven duydugunuzu göreceksiniz. Sonunda, stres durumlarinda sözlü dövüs sanati becerilerinizin otomatik olarak devreye girecegi noktaya ulasacaksiniz







Kuşlar uçuyor..
Talia. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 14 Ağustos 2011, 15:17   #3 (permalink)
VIP ÜYE ~


Talia. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Karşıyaka
Yaş: 22
(Mesajlar): 19.912
(Konular): 1820
İlişki Durumu: Var
Burç:
Renkli Para : 133519
Aldığı Beğeni: 89
Beğendikleri: 4
Ruh Halim: Eglenceli
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 2
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi 
Standart

Kick Boks,yumruk,tekme, diz ve sınırlı clinch uygulamalarının biraraya getirilmesiyle oluşturulmuş eklektik bir dövüş sporudur. Egzersiz sistemi olarak uygulanabildiği gibi tam temaslı bir mücadele sporu olarak da uygulanabilmektedir.
Kick Boks aynı zamanda benzeri spor türlerini tanımlamakta kullanılan genel (generic) bir terimdir. Bu ad altındaki stiller:
  • Pradal Serey (Kmer kick boksu) — Muay Thai'nin (Tayland Boksu) öncülü olduğunu varsayanlar bulunmaktadır. Güçlü diz ve dirsek vuruşları vardır.
  • Japon kick boksu - Muay Thai'ye benzemekte fakat farklı bir puanlama sistemine sahiptir.
  • Full Contact (Amerikan boksu) - Vücut koruyucuları kullanılır.

Boks, zor ve çok yorucu bir spordur. Boksörler antrenman yaparak karşılaşmaya hazırlanırlar. Antrenman bir başka boksörle yapılan çalışmanın yanı sıra, gölge boksu, kum torbasıyla çalışma, ip atlama ve kondisyon için koşu gibi başka çalışmaları da kapsar.
Boksta duruş çok önemlidir. Çünkü bir boksörün saldırı ve savunma gücü ile hızı, dengesine ve harekete her an hazır olmasına bağlıdır. Boksörün duruşu rahat olmalıdır. İyi bir duruşta sağ ayak, biraz öndeki sol ayakla bir denge oluşturacak biçimde sağa doğru biraz açılmalıdır. Her iki ayağın ucu da hafifçe sağa dönük olmalıdır. Böylece bedenin yalnızca sol yanı rakibe açık tutulur. Hafifçe sıkılmış sol yumruk biraz ileride ve çene hizasında olmalıdır. Sağ kol da çene hizasında, ama çeneden yaklaşık 15 cm önde tutulur. Her iki kolun dirseği, bedeni korumak için içe doğru çekilmelidir. Bedenin öne doğru biraz eğik tutulması, rakibin yumruğu karşısında denge yitirilmeksizin geriye kaçmayı kolaylaştırır.
Doğru vuruş boksun temelini oluşturur. Rakibe atılan yumruğun eldivenin içinde iyice sıkılmış olması gerekir. Başlıca vuruş biçimleri şunlardır:
  • direkt yumruk (stright punch)
  • sağ direk (right stright punch)
  • sol direk (left stright punch)
  • sağ kroşe (right hook punch)
  • sol kroşe (left hook puch)
  • aparkat (uppercut punch)
  • swing
  • dış el yumruk (backfist)
Direk vuruş adından da anlaşılacağı gibi düz bir şekilde atılır. Sol kroşe ise sol kol ile gövde arasında 45-90 derece arasında açı yapılarak atılan vuruştur. (Aynı durumun tersi sağ kroşe için geçerlidir). Aparkat çok fazla kullanılmayan,yani genelde vurma fırsatı bulunmayan bir vuruş türüdür. Fakat böyle bir durum yakalandığında çok sert etki bırakır. Genelde çeneyi hedef alır. Swing ise kroşelerin uzatılmış şeklidir. Devamlı hareketlerle rakibi şuursuz bir hücuma zorlamak ve hemen kontraataklara geçmek üzere yapılır.








Kuşlar uçuyor..
Talia. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 14 Ağustos 2011, 15:18   #4 (permalink)
VIP ÜYE ~


Talia. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Karşıyaka
Yaş: 22
(Mesajlar): 19.912
(Konular): 1820
İlişki Durumu: Var
Burç:
Renkli Para : 133519
Aldığı Beğeni: 89
Beğendikleri: 4
Ruh Halim: Eglenceli
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 2
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi 
Standart

Karate sporu 2000 yıllık bir spordur.Oldukça fazla stilleri mevcuttur.Türkiye Karate Federasyonu , Dünya Karate Federasyonu gibi 3-4 Karate stilini kabul etmektedir.Ama aslında çok fazla stil vardır.Goju ryu, Shito ryu, Kyokişin, Godoikan gibi stiller bulunur.10 yıl önce yapılan çalışmanın kuşağını almak şu an pek mümkün olmamakla birlikte, kısa bir eğitimle Türkiye Karate Federasyonu sınavlarına girilebil ir
[/COLOR]
[COLOR=#000000]







Kuşlar uçuyor..
Talia. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 14 Ağustos 2011, 15:20   #5 (permalink)
VIP ÜYE ~


Talia. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Karşıyaka
Yaş: 22
(Mesajlar): 19.912
(Konular): 1820
İlişki Durumu: Var
Burç:
Renkli Para : 133519
Aldığı Beğeni: 89
Beğendikleri: 4
Ruh Halim: Eglenceli
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 2
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi 
Standart

aikido


Morihei Ueshiba



Aikido'nun kurucusu olan Morihei Ueshiba, 14 Aralık 1883 tarihinde şimdi Tanabe olarak bilinen Wakayama bölgesinde bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Beş çocuk içindeki tek erkekti. Babası Yoroku'dan bir samurayın kararlılığını ve içişlerine olan ilgisini, annesinden ise sanat, din ve şiire olan ilgisini aldı. Küçüklüğünde Morihei hasta ve zayıf bir çocuktu. Bu yüzden dışarıda oynamak yerine evde kalmayı tercih etti. "En no Gyoja" ve "Kobo Daishi" adlı azizlerin göz kamaştırıcı efsanelerini dinlemeyi severdi. Budist inanışlarından etkilenirdi. Hatta bir zamanlar bir Budist rahip olmayı bile düşündü. Oğlunun bu tür hayallerinin önüne geçmek için babası ona "Kichiemon" adındaki ve zamanının en güçlü samuraylarından olan büyük-büyük babasının hikayelerini anlatırdı. Onu Sumo güreşi yapması ve yüzmesi için cesaretlendirirdi.

12 yaşlarındayken babası, yerel konsey üyesi Yoroku, köylerinin en belirgin şahsiyetiydi. "Şehrin zorbaları" diye adlandırılan, babasının siyasi muhalifleri, sık sık tartışmak için evlerine gelir; bazen de bu tartışmalar oldukça kızışır çirkin hakaretlere, bağırışlara dönüşürdü. O günlerde küçük Morihei ruhunun bu tartışmalarla dağlandığını hissetmekte ve ne pahasına olursa olsun, kuvvetlenip bu saldırgan insanları evlerinden dışarı atacağına yemin etmektedir.

Büyüdükçe balıkçılık öğrendi ve köyünün yıllardır sürmekte olan sınır problemini halletti. Bu başarısı ile çevresinde tanınmaya başladı. Artık babası için baş ağrısına dönüşen işleri de, o çözmeye başlamıştı. Tam delikanlılığı yaşıyordu. Bükülmez bir ruhu, yorulmak bilmez bir çalışma gücü vardı eğer başkaları diğerlerinin iki misli çalışıyorsa, o dört mislini yapıyordu. Başkaları 40 kg taşıyorsa, o 80 kg taşıyordu. Onun tez canlı huyu kendisini yerel bir "pirinç pişirme" yarışmasında gösterdi. Bu yarışma esnasında kullanılan balyozun garip , uzatılmış şekli, ağırlığı ve karışımın soğumadan istenilen kıvama gelmesi için gerekli darbeyle dövülmesi gereği, ortaya zorlu bir yarışma çıkartıyordu. Yarışmada on tane güçlü rakibi olmasına rağmen hepsini yendi, hatta sonunda taş çanak kırıldı. Katıldığı diğer yarışmalarda da aynı sonuca ulaşınca, artık halk, yarışmaya katılıp da çanakları kırmasın diye ona şeref misafirlerine uygulanan biçimde çay, kurabiye ikram edip yarışma sahalarından uzak tutmaya çalışıyordu.

1901'de 18 yaşında, büyük bir tüccar olan amcasıyla Tokyo'ya gitti. Savaş sanatlarına karşı olan ilgisini keşfetti. Kito-ryu dojosundaki Ju Jutsu ve Shinkage Ryu'daki kılıç çalışmalarını çok sevdi. Ama maalesef, ciddi bir beriberi hastalığı onu evine geri dönmeye zorladı. Burada Itogawa Hatsu ile evlendi.

Rus-Japon savaşı sırasında sağlığını kazandıktan sonra orduya yazılmak istedi. Beş feet'in (yaklaşık 153 cm) hemen altında olan boyu nedeniyle gerekli minimum şartları sağlayamadı. O kadar üzüldü ki boyunu uzatmak için ormana gidip ağaçlara asıldı. Sınavı geçmek için ikinci denemesinde başarılı oldu ve 1903 yılında piyade olarak orduya katıldı. Görev esnasında komutanları tarafından beğenildi ve komutanı kendisini Ulusal Ordu Akademisine tavsiye etti. Ancak çeşitli nedenlerle o, bunu reddetti ve aktif görevden istifa etti.

Morihei evine çiftliğe döndü. Ordudaki çalışması sırasında güçlenmişti ve şimdi fiziksel eğitimini devam ettirmeye istekliydi. Babası ona çiftlikte bir dojo inşa etti ve onu eğitmesi için tanınmış Jujitsu ustası Takaki Kiyoichi'yi davet etti. Bu süre boyunca genç Morihei daha da güçlendi ve yeteneği olduğunu keşfetti. Aynı zamanda politik işlerle de daha çok ilgilenmeye başladı. 1912 baharında, 29 yaşındayken, o ve ailesi Hokkaido'ya taşındı. Birkaç yıllık mücadeleden sonra küçük köy refaha ermeye başladı. Ueshiba inanılmaz kaslı olmuştu, öyle ki kollarında sahip olduğu kuvvet efsanevi olmuştu.

Hokkaido'daki bu zamanda Daito-Ryu Aiki Jutsu'nun büyük ustası Sokaku Takeda ile karşılaştı. Takeda ile karşılaştıktan ve kendisinin onunla boy ölçüşemeyeceğini anladıktan sonra Ueshiba herşeyi bıraktı ve kendini antrenmana verdi. Yaklaşık bir ay sonra Shirataki'ye geri döndü, bir dojo inşa etti ve Takeda'yı daha sonra onun da kabul edeceği gibi orada yaşamaya davet etti.

Takeda, son derece sert mizaçlı bir adamdı ve öğrencilerinin en küçük hatasını bile affetmez, onlara olmadık eziyet ederdi, ancak Morihei buna aldırmaz yemeği, yorgunluğu unutur; tüm dikkatini derslere verirdi. Bu gerçeğin bugünkü Aikido ile yakın ilişkisi vardır. O zamanlarda Budo dersi gören öğrenciler öğrendikleri her teknik için öğretmenlerine üç yüz ile beş yüz yen (bir yen yaklaşık yarim dolar) civarında bir ücret öderdi. Buna ek olarak o hocasına, odun kesmekte, su taşımaktadır. Eğitimin sonunda ailesinden ona kalan tüm sermayeyi, bu eğitimde harcamış bitirmiştir.

1919'un baharı sonlarında babasının çok hasta olduğuna dair bir telgraf alır ve bunun üzerine her şeyini, hocası Takeda'ya hibe edip Hokkaido'dan ayrılır.

Tren evine ulaştığında ilk duyduğu şey Omotokyo adında yeni bir dinin lideri olduğunu söyleyen Onisaburo Deguchi'den bahsedildiğiydi. Morihei babası için yapılabilecek en iyi şeyin Omotokyo dininin merkezi olan Ayabe'ye gidip, babasının sağlığı için rahiplere başvurmak olduğunu düşündü. Küçüklüğünden beri ruhani olaylara, dinlere büyük ilgi duyar, ailesi de onu desteklerdi.

Rahip Deguchi'yi dinledikten sonra ruhunun derinliklerinde bir şeylerin sıkıştığını hisseder. Tekrar Tanabe'ye eve döndüğünde babası artık hayatta değildir. Ömründe en sevdiği insanın ölümünü karşılarken içinden de manevi kilitleri kırmaya, çalışmalarını ilerletip Budo'nun sırrına ulaşacağına yemin etti. Bu olaydan sonra yaşantısı tamamen değişti. Bazen beyaz bir giysiyle bir kayanın tepesinde oturuyor, bazen bir dağın tepesinde diz çöküp dua ediyor, sürekli Shinto dualarını okuyordu. Onu tanıyanlar son derece endişeliydi ve delirdiğini düşünüyorlardı.

1919 sonlarında Deguchi'yi hatırladı ve ailesini de toplayarak Ayabe'ye taşındı. Kalbini aydınlatan ışığı bulmuştu. Ayabe'de dağ eteğinde bir eve yerleşti ve 1926'ya kadar bir taraftan Ju Jutsu teorisi üzerine yoğunlaşırken bir taraftan Deguchi ile fiilen çalıştı.

Çalışmaları ilerledikçe hasmının niyetini önceden sezen bir tür altıncı duyu geliştirdi.

1925 baharında bir gün bir kendo (kılıç sanatı) hocası Morihei'yi ziyaret ederek öğrencisi olmak istediğini iletmişti. O gün bir konuda tartışırlarken tartışma büyüdü ve bir kendo karşılaşması yapmaya karar verdiler. Adamın yaptığı her hamle boşa gidiyor, kendisi büsbütün savunmasız kalıyordu. Saatler sonra yorgunluktan perişan olmuş durumda maçı bıraktı. Morihei'ye tek bir kılıç darbesi dahi değmemişti. Bütün hamleleri daha yapılmadan önce "görüyor"du. Morihei bu maçın yorgunluğu üzerindeyken yakındaki Japon hurması ağacı yetişen bir bahçeye gitti. Tam yüzündeki teri silerken daha önce hiç hissetmediği bir duyguyla karşı karşıya olduğunu fark etti. Ne yürüyebiliyor ne de oturabiliyordu. Büyük bir şaşkınlık içerisinde yere kök salmış gibiydi.

O Sensei'nin Ayabe'de yaşadığı günlerde Deguchi her buluştuğu insana O Sensei'nin evini kastederek "benim yanımda büyük bir savaşçının cehennemi var" derdi. Belki de bu yüzden evi değişik insanlarca ziyaret edilirdi. Amiral Seikyo bunlardan biriydi. İlerde donanma ile önemli irtibat sağlayacak, daha sonraları O Sensei'nin Tokyo'ya taşınmasına önayak olacaktır. Devrin önemli şahıslarından Hidetaro Kubota, Yukota Otsuki, Sogetsu Inagaki, Gınzo Oshikawa, Yoichiro Inoue onun öğrencileriydi. Kubota (şimdiki adı Nishimura, Judo 6.dan) o sıralar Waseda Üniversitesi'nde öğrenciydi. Judo'da çok önemli biriydi ve tanıdıklarını Aikido öğrenmeleri konusunda teşvik ediyordu. Kenji Tomiki ve Nobubumi Abe de bunlardandır.

O Sensei'nin çalışmaları artık iyice yaygınlaşmıştı. Tokyo'dan dönüşünde Osaka ve Kyushu'ya gitti. Sürekli bazı davetlere koşup duruyordu. Bununla beraber hala yerleşik bir çalışma yeri, bir dojo'su yoktu. Wasaburo Asono adında bir adam Deguchi'nin yanında etkileyici bir pozisyonda çalışıyordu ve Amiral Asano onun kardeşiydi. Asano, O Sensei ile tanıştı ve onun bu sanatı pek çok kişiye sunmaya davet etti. İlişki kurduğu insanlardan biri de sınıf arkadaşı olan, budo'ya gönül vermiş Amiral Isamu Takeshita idi. O Sensei'yi Tokyo'ya davet etti ve bir gün bir iş adamı olan Kiyoshi Omeda'nın villasında buluştular. O Sensei ile aynı huy ve duyguları paylaşıyordu ve onun ilk sponsoru oldu. Bundan sonra O Sensei'yi sık sık Tokyo'ya davet etti. Bir gün bu davetlerden birinde Kont Gonnohyoe Yamamoto da bulunmuş üstadın kargı kullanma üzerine gösterdiği hünerini hayretler içinde izlemişti. Bu olayı diğerleri izledi ve dönemin en seçkin şahsiyetleri bu kurslara katılmaya başladılar. Bu arada Aoyama sarayında hepsi Judo ve Kendo'da 5.Dan ya da üstü dereceye sahip olan İmparator muhafızlarına da 21 günlük özel bir kurs düzenlendi. Ichizaemon Morimura'nın villasında geçici dojo kuruldu. Değişik çevrelerden seçkin gruplar bu dojo'yu ziyarete gelmeye başladılar. 1927 başlarında O Sensei ailesiyle beraber Ayabe'den Tokyo'ya taşındı.

O Sensei, Deniz Akademisi'ne öğretmen olarak davet edildi; artık deniz kuvvetlerinin çoğu öğrenci ve öğretmeni ondan ders alıyordu. Ünlü Kikugoro dahil olmak üzere hemen tüm birinci sınıf aktör ve dansçılar, Aiki vücut hareketlerini öğrenmek için derslere katılıyordu. Yeni katılımlar gittikçe artmıştı. Bunların arasında üstadın çocukluğundan beri tanıdığı Yoichiro Inoue; Tokyo dojosunun ilk deshi'si 6.dan judocu Takeshi Nishimi, Hisao Kamata, Kikuo Kaneko ve diğerleri vardı. Artık yeni kayıt mümkün değildi. Tekrar Shiba Takanawa'ya taşındı ancak bu evde altı ay içinde tamamen dolmuştu. Sonunda tam bir dojo ve O Sensei için bir ev üzerinde karar verildi ve derhal bunu gerçekleştirmek üzere bir komite kuruldu. Mejiro tepesinde tutulan oldukça büyük bir ev inşaat bitene kadar geçici ev ve dojo olarak kullanılacaktı.

80 minderli yeni dojo Nisan 1931'de "Kobukan Dojo" adı altında Ushigome (şimdiki adı Shinjuku) Wakamatsucho'da açıldı. Bu açılışla beraber O Sensei Aikido'nun amaç dışı ve yanlış kullanılmasını engellemek amacıyla bir dizi kesin kural koydu. Müracaat eden yeni öğrencilerin karakterlerini inceliyor uygun görmediklerini kabul etmiyordu. Herhangi bir ilan vermedikleri halde dojo çok kısa bir sürede büyüdü. Bu sıralarda otuz-kırk civarında son derece canlı ve yürekten Aikido çalışan öğrenci, uchideshi, vardı. Hemen hepsi yüksek derece judo ve kendo'dan gelmekteydi ve 80 kg'ın üzerindeydiler. Bunlar öyle yoğun ve canla başla Aikido çalışıyorlardı ki kısa sürede Dojo'nun adı "Ushigome'nin cehennem dojosu" na çıktı. Öğrenciler dojo'nun kendi dünyasında, gerçek dünyada olup bitenlerden tamamen uzak bir ortamdaydı. Bu azimli, meraklı öğrenciler O Sensei'nin nezaretinde Aiki'nin sırlarını araştırıyor ve daha yüksek bir hayat görüşüne kavuşuyordu.

13 Ekim 1932'de ""Budo Zenginleştirme Kurumu" (Budo Sen'yokai) kuruldu. O Sensei onun başkanıydı. O sıralarda enerjik genç öğrenciler edinmek için Tamba eyaleti, Takeda'da 150 minderli yeni bir dojo kurulmuştu. O Sensei o yakınlarda, Takeda'da eski bir ev alarak burayı kurumun merkezi haline getirdi.

O Sensei'nin son derece sıkı çalışmalara bizzat katıldığını bilenler sıklıkla dojo'yu ziyarete geliyordu. Şayet sponsorlarca desteklenmiyorsa gösteriye yönelik hiçbir harekete ve bunu izlemek için seyirci toplanmasına izin vermediği gibi sair zamanlarda da laubali, kötü kılıklı, ayakta yahut kollarını kavuşturmuş olarak izleyenleri derhal dojodan dışarı attırırdı. Büyüyen Aikido topluluğunun eşliğinde O Sensei tekniğin yanlış kullanılmasına karşı önlemler almaya başladı. Öğrenci seçimi için daima en az iki kaliteli kişiden tavsiye istiyordu. Bazı öğrenciler yaşlı, bazıları ülkenin en ileri gelenlerinden, bazıları budo üstatları ve bazıları da çok önemli şahısların çocukları olduğundan günlük ders saatleri dışında pek çok özel ders saati de ayrılmıştı. Deshi'ler hemen hemen hiç dinlenmeden çalışmak zorundaydı.

O Sensei çalışmalarda Aikido'yu tüm diğer budo'ların üzerinde tutuyordu. Nitekim kendilerine kısa bir kendo eğitimi verilen Aikido öğrencileri girdikleri bütün kendo müsabakalarını kazanmışlar, imparatorlukça verilen kupaları O Sensei'ye getirmişlerdi. Budo alanında çalışan herkes artık açıkça Aikido'yu tanıyor, kendo ve judocular çekinmeden dojo'yu ziyaret ediyordu. 1939'da "Kobukan Dojo" "Kobukai Vakfı"na dönüştü ve resmen 1940'da onaylanarak başına Isamu Takeshita getirildi.

Şehir içindeki merkez dojonun kuruluşundan sonra O Sensei daha rahat edebileceği bir yer aramaya başlar, budo ile birlikte bahçe işleri ile de uğraşabileceği, bugün "Ibaraki Aikido Dojosu" olarak bilinen Iwama şehrindeki Ibaraki banliyösüne yerleşir. O Sensei'nin ısrarla arzuladığı "Aiki Mabedi" böylece kurulmuş olur. Daha sonra 40 minderlik bir dojo 72500 m lik arazinin bir köşesine kurulacaktır. Tapınak kısa zamanda Aikido için kutsal bir yer haline gelir. Savaş sırasında üstat burada tarımla uğraşır, savaş sonrasında eski öğrenciler yine etrafına toplanmaya başlar ve Aikido tekniklerinin kusursuzlaştırılması çalışmaları yine sürer gider. Savaş sırasında tüm yetenekli Aikidocuların sağa sola dağılmasına rağmen Kobukai merkezinde Talimat Departmanı olan O Sensei'nin oğlu Kisshomaru Ueshiba başkanlığında ve Kisaburo Osawa tarafından yürütülüyordu. Değişik yerlerde kurslar da veriliyordu. Savaştan sonra çalışma seferberliği dönemi ve bununla birlikte tüm budo aktivitelerine yasaklama kararı geldi. Tüm budo faaliyeti artık kanun dışı sayılmaktaydı. Tekrar doğuş umudu ile yeniden organize olunacağı gün beklenilmeye başlandı. Hazırlık konseyi Tokyo Marunochi'de Tokiwa villasında resmen 22 Kasım 1945'te içlerinde Prens Konoe'nin de olduğu 53 kişi ile toplandı ve vakfın adı "Aikikai" olarak değiştirilerek seçim yapıldı. Yeni vakıf 2 Şubat 1948'de onaylandı ve Aikido hareketi sessiz ama dimdik yeniden doğdu.

2.Dünya Savaşı ardından değişen dünya ile Aikido yönetimi politikasında da esaslı değişiklikler ortaya çıkmıştır. Japon Eğitim Bakanlığı yeni budo'yu tanımış, Aikikai vakfını (Zaidan Hojin Aikikai) Aikido sanatının gelişmesine vakfedilmiş ulusal bir kurum olarak resmen tescil etmiştir. O Sensei Morihei Ueshiba organizasyonun yönetimi, sanatın yayılmasının kontrolü gibi hemen her şeyin sorumluluğunu oğlu Kisshomura'ya devretmiş kendisi de Aikido üzerinde düşünsel boyutta büyük adımlar atmak üzere Tokyo dışındaki Aiki Mabedi'ne çekilerek yalnız kalmayı tercih etmiş, Aikido'nun kendisi üzerine çalışmalara koyulmuştur. Ortaya çıkardığı bu hareketin ruhsal odak noktası kendi inşa ettiği bu mabetti. Mabedi "Aikidonun ebedi muhafızları" olarak gördüğü şinto tanrılarının ruhlarına adamıştı. İnanılır ki 1969'da ki ölümünden sonra onunda ruhu bu mabette, onların yanında yerini almıştır.







Kuşlar uçuyor..
Talia. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 14 Ağustos 2011, 15:20   #6 (permalink)
VIP ÜYE ~


Talia. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Karşıyaka
Yaş: 22
(Mesajlar): 19.912
(Konular): 1820
İlişki Durumu: Var
Burç:
Renkli Para : 133519
Aldığı Beğeni: 89
Beğendikleri: 4
Ruh Halim: Eglenceli
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 2
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi 
Standart

AİKİDO SINAV TEKNİKLERİ


6. Kyu Sınav Teknikleri

1) Mae Ukemi (Mae Zenpo Kaiten Ukemi)
2) Ushiro Ukemi (Ushiro Zenpo Kaiten Ukemi)
3) Yoko Ukemi
4) Shikko
5) Taisabaki
6) Suwariwaza Ryotedori Kokyu Ho
7) Suwariwaza Shomen Uchi İkkyo
8) Gyaku Hanmi (Kosa) Shomen Uchi İkkyo
9) Gyaku Hanmi (Kosa) Shomen Uchi İriminage
10) Ai Hanmi (Junte) Katate Dori Tekagame


5. Kyu Sınav Teknikleri

1) Suwariwaza Shomen Uchi Nikkyo
2) Gyaku Hanmi (Kosa) Shomen Uchi Nikkyo
3) Gyaku Hanmi (Kosa) Katate Dori Shihonage
4) Ai Hanmi (Junte) Katate Dori Shihonage
5) Shomen Uchi Kotegaeshi
6) Ryote Dori Tenchinage


4. Kyu Sınav Teknikleri

1) Kata Dori İkkyo
2) Yokomen Uchi Shihonage
3) Gyaku Hanmi (Kosa) Katate Dori Kaitannage
4) Ai Hanmi (Junte) Katate Dori Kaitannage


3. Kyu Sınav Teknikleri

1) Suwariwaza Shomen Uchi Sankyo
2) Suwariwaza Shomen Uchi Yonkyo
3) Ryotedori Shihonage
4) Tsuki İriminage


2. Kyu Sınav Teknikleri

1) Suwariwaza Kata Dori İkkyo
2) Suwariwaza Kata Dori Nikkyo
3) Suwariwaza Kata Dori Sankyo
4) Suwariwaza Kata Dori Yonkyo
5) Hanmi Handachi Shinoage
6) Katate Dori İriminage
7) Ai Hanmi (Junte) Katate Dori Jiiwaza


1. Kyu Sınav Teknikleri

1) Suwariwaza Yokomen Uchi İkkyo
2) Suwariwaza Yokomen Uchi Nikkyo
3) Suwariwaza Yokomen Uchi Sankyo
4) Suwariwaza Yokomen Uchi Yonkyo
5) Yokomen Uchi İkkyo
6) Yokomen Uchi Nikkyo
7) Yokomen Uchi Sankyo
8) Yokomen Uchi Yonkyo
9) Yokomen Uchi Gokyo
10) Ryote Dori Kaitannage
11) Tsuki Kotegaeshi
12) Katate Dori Kotegaeshi
13) Ai Hanmi (Junte) Katate Dori Jiuwaza
14) Gyako Hanmi (Kosa) Katate Dori Jiuwaza
15) Ryote Dori Jiuwaza
16) Morote Dori Jiuwaza

Not: Sınava girecek öğrenci teknik olarak daha önce girmiş olduğu derecelerin tekniklerinden de sorumludur.







Kuşlar uçuyor..
Talia. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
dövüş, nedir, sporları, uzakdoğu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557