Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Spor > Diğer Sporlar
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Diğer Sporlar Forumda kategorisi olmayan diğer spor dalları hakkındaki bilgileri ve haberleri bu bölümde bulabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15 Ağustos 2011, 09:18   #1 (permalink)
VIP ÜYE ~


Talia. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Karşıyaka
Yaş: 22
(Mesajlar): 19.912
(Konular): 1820
İlişki Durumu: Var
Burç:
Renkli Para : 133519
Aldığı Beğeni: 89
Beğendikleri: 4
Ruh Halim: Eglenceli
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 2
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi 
Standart Olimpiyatların Tarihçesi

OLİMPİYATLARIN TARİHÇESİ
Günümüzde yapılan Modern Olimpiyat Oyunları’nın kökeni Antik Yunan’da yapılan şenliklere dayanır. İlk olimpiyatlar, Eski Yunan’da Tanrı Zeus adına yapılan şenliklerdi. M.Ö. 776 yılında Yunanistan’ın Olimpia bölgesinde, Isparta Kralı Likorgos’un da önerisiyle yapılan şenlikler, tarihteki ilk olimpiyat oyunlarını temsil eder. Önceleri 32 metre genişliğinde, 192 metre uzunluğunda bir pistte sadece 1 gün süren koşullardan oluşan oyunlara sonraları değişik mesafelerde yarışlar, disk ve cirit atma, uzun atlama, boks, güreş, atlı araba yarışları gibi branşlar eklenerek şenliklerin süresi de 5 güne çıkarıldı. İlk başlarda ölülerin ruhlarının 8 yılda bir dirileceği inancıyla 8 yılda bir düzenlenen oyunlar, daha sonra 4 yılda bir yapılmaya başlandı. Sadece Yunanlı erkeklerin katılabildikleri yarışlar, çıplak olarak yapılır ve kadınlar tarafından seyredilemezdi.
Oyunlara katılan yarışmacılar, 10 ay önceden çalışmalara başlar, şenliklerden 1 ay önce de Elius’a gelerek rakipleriyle birlikte sıkı bir çalışma içine girerlerdi.
Oyunlarda yarışmacılara ödül olarak zeytin dalından yapılmış çelenkler takılırdı.
M.Ö 146′da Yunanistan’ın Romalılar tarafından işgal edilmesi üzerine oyunlar Atina’ya alındı. M.S 392 yılında Bizans İmparatoru 2. Theodosius, Olimpiyat Oyunları’nın yapıldığı stadyum ve tapınarları yıkarak olimpiyat geleneğine son verdi.
Bir de M.S. 522 ve 551 yıllarında yaşanan iki deprem ve sel felaketi de bu tesislerde büyük hasar meydana getirerek Eski Olimpiyat Oyunları’nın izlerini büyük ölçüde ortadan kaldırdı.Modern Olimpiyatların kurucusu Baron Pierre de Coubertın’dir. İlk Modern Olimpiyatlar ise 1896 yılında Atina’da düzenlendi ve ardından her 4 yılda bir yapılmaya başladı.
1907: TÜRKLERİN OLİMPİYATLARA ÇAĞIRILMASI
Modern Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu Baron Pierre de Coubertin, Uluslar arası Olimpiyat Komitesi’ne üye olacak yeni ülkeler bulmak üzere 1907 yılında dünya turuna çıktı. Bu uzun gezisinde gitmeyi planladığı ülkelerde önceden kendisine yardımcı olacak kimseler bulmak istedi. Bunlar arasında Osmanlı Devleti de vardı. Taht şehri İstanbul’da bulunan Mekteb-i Sultani’de (Galatasaray Lisesi) edebiyat öğretmenliği yapan Monsieur Juery’ye mektup yazıp, kendisini bir Türk spor adamıyla tanıştırmasını istedi. .
M.Juery’nin aklına gelen ilk isim; Mühendishane-i Hümayun’da (İstanbul Teknik Üniversitesi) cimnastik ve eskrim öğretmenliği yapan Selim Sırrı bey oldu. Her hafta Büyükada’da birlikte idman yaptıkları bir spor öğretmeni ve spor aşığıydı Selim Sırrı bey. İstanbul’a gelen Baron Pierre de Coubertin’i Beyoğlu’ndaki ünlü Tokatlıyan Oteli’nde Selim Sırrı bey ile bir akşam yemeği sofrasında buluşturdu. Baron bu buluşma sırasında hiç zaman kaybetmeden hemen konuya girdi:
-“Dostum M.Juery sizin spor meraklısı olduğunuzu bana söyledi. Ben de çocukluğumdan beri spora aşık bir insanım. Fransa ve İngiltere’de üniversite öğrenimimi tamamladıktan sonra kendimi, bütün servetimle birlikte spora vakfettim. Bir çok eserler yazdım, konferanslar verdim. Asırlardan beri unutulmuş olan Olimpiyat Oyunları’nı yeniden canlandırmak için girişimde bulundum. Oldukça büyük bir servetim var. Bunu bu idealimin gerçekleşmesi yolunda harcamaktayım. 1896’dan beri bu yolda büyük çaba göstermekteyim. Avrupa’nın bir çok ülkesine giderek, oranın saygın kişilerinden kendime temsilciler seçtim. Onlar benim, kendi ülkelerindeki elçilerimdir. Bu elçiler kendi olimpiyat komitelerini kurarak her dört yılda bir Avrupa veya Amerika şehirlerinden birinde yapılacak Olimpiyat Oyunları’na, amatör gençlere lisans vererek göndereceklerdi. Lütfen uygun görürseniz, Osmanlı Devleti’ndeki elçiliği kabul etmenizi rica edeceğim.”
Baron Pierre de Coubertin’in konuşmasını hayranlıkla dinleyen Selim Sırrı bey, kendisine yapılan teklif karşısında çok duygulandıı. Ancak, koyu bir baskı rejiminin hüküm sürdüğü ülkede değil bir cemiyet kurmak, iki kişinin baş başa verip konuşması dahi mümkün değildi. Böyle bir cemiyet kurma yolunda yapılacak en küçük bir girişim dahi insanın başına pek büyük işler açabilirdi. Selim Sırrı Bey derin bir üzüntü ve utanç duydu. Fakat yine de gerçeği anlatmaktan kendini alamadı. Ömür boyunca türlü engellerle karşılaşmış ve büyük mücadeleler vermiş olan Baron Pierre de Coubertin, ona hak verdi.
Fakat ayrılırlarken;
-“Siz yine de benim temsilcim olunuz Selim Sırrı bey” dedi ve sözlerini şöyle tamamladı:
-“İleride bir gün hükümetiniz cemiyet kurulmasına izin verirse, siz de Milli Olimpiyat Komitenizi kurarsınız…”
Ve dostça bir hava içinde ayrıldılar…
Tokatlıyan Oteli’ndeki bu konuşmanın üzerinden bir yıl geçmeden ülkemizde Meşrutiyet ilan edildi. Selim Sırrı bey, vatandaşlara dernek kurma serbestisi tanıyan Meşrutiyetin ilanını Baron Pierre de Coubertin’e bir mektupla müjdelerken, Milli Olimpiyat Komitesi’ni kurma girişimine geçtiğini de bildirdi. Nitekim çok geçmeden, Osmanlı Olimpiyat Cemiyeti adı altında geleceğin Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi kuruldu. Artık Türkiye, dünyanın bu en büyük spor şöleninde sporcuları tarafından temsil edilebilecekti. Bu önemli olay, Türk spor tarihinde bir dönüm noktasıydı.
OLİMPİYAT SEMBOLLERİ
Olimpiyatı simgeleyen sözcükler: citius, altius, fortius.Olimpiyat Oyunları’nın simgeleşmiş parolası latince bu üç sözcükten oluşmaktadır. Modern Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu Baron Pierre de Coubertin, eski bir arkadaşı olan Rahip Didon’un öğretmenlik yaptığı okulun bayrağına yazdırdığı bu sözcükleri Olimpiyat Oyunları ruhuna uygun bulduğundan aynen almış ve simge yapmıştır. Bu üç latince sözcük, “Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü” anlamına gelen “CITIUS-ALTIUS-FORTIUS”tur.
Olimpiyat bayrağı
Olimpiyat Oyunları’nın bayrağı; beyaz zemin üzerine iç içe geçmiş beş ayrı renkteki beş halkadan ibarettir. Dünyanın beş kıtasını dostluk ve sevgi duyguları içinde birbirine bağlamayı simgeleyen bu halkalardan üçü üstte, ikisi alttadır. Üstteki üç halka soldan sırasıyla mavi, siyah ve kırmızı; alttakiler ise sarı ve yeşildir. Bu renkler önceleri kıtalara göre değerlendirilip, daha sonra ise Uluslararası Olimpiyat Komitesi bu beş rengin Olimpiyat Oyunları’na katılan üye ülkelerin bayrak renklerini simgelediğini açıklamıştır. Olimpiyat Bayrağı, 1920 Anvers Oyunları’ndan bu yana dalgalanır. Bu bayrak 6-12 Mayıs 1913 günleri arasında yapılan toplantıda Uluslararası Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu ve Başkanı Baron Pierre de Coubertin’in teklifiyle genel kurula sunulup, ittifakla kabul edildi.
Olimpiyat yemini
Olimpiyat Oyunları’nın açılış töreni sırasında oyunlara katılan bütün sporcular Olimpiyat Yemeni eder. Bu yemini, organizatör ülkenin ünlü bir sporcusu, bütün sporcular adına söyler. Yemin şöyledir:
- “Olimpiyat Oyunları’nda ülkemin şerefi ve sporun zaferi için kurallara uyarak dürüst yarışacağımıza ve gerçek sportmenlik ruhu içinde mücadele edeceğimize and içeriz.”
Bu yemin de 1920 Anvers Oyunları ile olimpiyat tarihinde yerini aldı. Yemini ilk kez Anvers’te Belçikalı ünlü eskrimci Victor Boin etti.
Olimpiyat meşalesi
Olimpiyat Meşalesi, Yunanistan’ın Olemp Dağı’nda, güneş ışığından dev mercekler vasıtasıyla tutuşturulur. Meşale, oyunların yapılacağı ülkeye kadar elden ele teslim edilmek suretiyle geçtiği ülkelerin atletleri tarafından taşınmakta ve olimpiyat yapılacak stadyumdaki dev meşale bu meşaleyle tutuşturulmaktadır. Ve açılış töreninde yanan meşale kapanış töreni sonuna kadar sönmez. Olimpiyat Meşalesi, 1936 Berlin Oyunları ile olimpiyat tarihine girdi.
Olimpiyat madalyası
Olimpiyat Oyunları’nda birinciliği kazanan sporculara altın, ikincilere gümüş, üçüncülere de bronz madalyalar verilir. Madalyaların altın ve gümüş olanları kaplamadır. 60 milimetre çapında ve üç milimetre kalınlığındaki bu madalyaların bir yüzünde, 1928 yılından beri İtalyan sanatçısı Gossoioli tarafından çizilen, elinde zafer çelengi tutan Zafer Tanrıçası Nike’ın kabartması yer alır. Madalyanın arka yüzünde ise, olimpiyatı düzenleyen ülkenin amblemi bulunur.
Olimpiyat tarihindeki Türkiye için dönüm noktası niteliğindeki ilklere imza atan sporcularımız;
İlk Madalya: Ahmet Kireççi Bronz, 1936
İlk Altın Madalya: Yaşar Erkan, 1936
İki Altın Madalya: Halil Mutlu, 1996, 2000 Hamza Yerlikaya, 1996, 2000
Üç Altın Madalya: Naim Süleymanoğlu, 1988, 1992, 1996
İki Altın Madalya: Mustafa Dağıstanlı, 1956/60 Mithat Bayrak, 1956/60
Üç Madalya: Hamit Kaplan, Altın/1956 Gümüş/1960 Bronz/1964 Serbest ve Greko-Romen: Ahmet Kireççi, Bronz/S, 1936 Altın/GR, 1948
İki Madalya: Hasan Güngör, Altın/1960 Gümüş/1964 İsmail Ongan, Gümüş/1960 Altın/1964 Ahmet Ayık, Gümüş/1964 Altın/1968 Hüseyin Akbaş, Bronz/1956 Gümüş/1964
YILIN MADALYA SIRALAMASI
1896 Atina’dan, 2000 Sydney’e süregelen Olimpiyat Oyunları’nın 104 yıllık tarihinde; eşiğinde olduğumuz oyunlar öncesi 128 ülkenin sporcuları şeref kürsüsüne çıktılar; altın, gümüş ve bronz madalyaları paylaştılar.
Spor dünyasının bu en büyük gösterisinde ABD’li sporcular 859 altın, 653 gümüş, 580 bronz olmak üzere toplam 2092 madalya ile birinci sırayı alırken, Türk sporcuları 33 altın, 16 gümüş, 15 bronz, toplam 64 madalya ile 34. sırada bulunuyor. Türkiye bu sonuçla 94 ülkenin sporcularını toplama göre olan madalya sıralamasında geride bırakmış durumda. Altın madalya sayısına göre yapılan sıralamada ise Türkiye’yi 29. sırada görüyoruz.
Toplam sayıya göre Yaz Olimpiyat Oyunları’ndaki ‘genel’ madalya dağılımı
Efsane Sporcular
Olimpiyat Oyunları bizlere sadece sportif bir eğlence sunan organizasyonlar değildir. Oyunların dünyaya kazandırdığı en önemli kazanımlardan biri de yarattığı kahramanlardır.
Bu kahramanlar Olimpiyat ruhunun somutlaştığı en iyi örneklerdir.
Şampiyon olan atletlerin arasında gerek şartlardan doğan, gerekse fiziksel engeller nedeniyle rakiplerine göre bir adım geriden yarışa başlayan bir çok sporcu vardı.
Bunlardan biri de Macar atıcı Karoly Takacs’dı.
Takacs, Macar ordusunda astsubaydı. Bir gün elinde tuttuğu el bombasını atmakta geç kalınca bomba elinde patladı ve sağ elini kopardı.
Ancak Takacs, hayata bağlı bir insandı. Zayıf olan sol eliyle ateş etme alıştırmaları yapmaya başladı.
1948 yılındaki Olimpiyatlarda tabanca ile atış müsabakalarında iki altın madalya kazandı; 580 puan topladı. Bu puanlarla mevcut dünya rekorunu da kırmış oluyordu.
4 sene sonraki Olimpiyatlarda ise 579 puan toplayarak iki altın daha kazandı.
ABD’li sprinter Wilma Rudolph 1960 Roma oyunlarında tüm izleyicilerin kalbini kazanmıştı. Rudolph, 100, 200 metrede ve 4×400 metre bayrak yarışında toplam 3 altın madalya kazanarak zor bir başarı elde etmişti. Ama Rudolph’un izleyenlerin kalbini kazanmasına asıl neden olan bu şampiyonluklar değildi.
Rudolp tam 22 kardeşin 20.siydi. Çocukluğunda çocuk felci geçirmişti ve sekiz yaşına kadar dayanaksız yürüyememişti. Bir bacağı neredeyse hiç tutmuyordu. Ama büyük bir direnç ve sebatla çocuk felcini yenmeyi başardı ve üç altın madalyanın sahibi oldu.
Üçüncü yaz olimpiyatlarında, Londra’da, İtalyan atlet Dorando Petri, bedenin ruhla mücadelesini en şiddetli şekilde yaşadı. Londra Olimpiyatı’nda maraton ilk defa bugünkü resmi 42195 metrelik uzunlukta koşuldu. Yarışın bu ölçüde olmasının nedeni tamamen Prenses Mary’nin yarışın başlangıcını yatak odasının penceresinden izlemek istemesiydi.
Petri, yarışın sonlarında stadyuma girdiğinde çok yorgun bir halde idi. Girince yanlış yöne döndü ve koşmaya devam etti. Hakemlerin uyarısı ile doğru yönde koşmaya devam etti. Ama öyle halsizdi ki piste yığıldı kaldı. Kaldırdılar.
Bitiş çizgisine yetkililer tarafından adeta taşınarak götürülünceye kadar 3 kez daha düştü.
Bitiş çizgisini bu şekilde birinci olarak geçti. İtalyan bayrağı derhal göndere çekildi. Ancak ikinci sırada gelen ABD’li Johnny Hayes, bu duruma itiraz etti. İtiraz haklıydı. Altın madalya Hayes’e verildi.
1984 Olimpiyatlarında ABD’li Greg Louganis, kule ve tramplen müsabakalarında iki altın madalya kazandı. Aynı başarıyı 4 sene sonra Seul’de yinelemek istiyordu.
Ancak elemelerde başını sıçrama tahtasına çarptı. Kafasına dikiş atılması gerekiyordu. Dikişler atıldı atılmasına ama Louganis müsabakadan çekilme niyetinde değildi. Ertesi gün havuza geri döndü. Ve o unutulmaz duble dublesini gösterdi.
1912′de Stockholm’de Jim Thorpe, dünyanın gördüğü en mükemmel atlet olduğunu kanıtladıktan sonra diskalifiye edildi.
Pentatlon ve dekatlonda altın madalya kazanması büyük bir sürpriz olarak karşılandı. Kral Gustav V kendisini bizzat kutladı; madalyasını kendi elleri ile Thorpe’un boynuna taktı ve takarken "Beyefendi, siz dünyanın en büyük atletisiniz" dedi.
Thorpe’un diskalifiye edilmesi bundan bir sene sonra gerçekleşti.
1909-1910 tarihlerinde yarı profesyonel beyzbol oynamıştı. Bu da amatör sporcu statüsüne aykırı bir durumdu. Madalyaları elinden alındı. Kendisinden sonra gelen sporculara verildi. Ama bu sporcular sonradan verilen madalyaları kabul etmediler. 1950′de yüzyılın ilk yarısının en iyi atleti seçildi. 1982 yılında ise madalyaları kendisine manevi olarak iade edildi. Çünkü Thorpe 1953′te ölmüştü.
OLİMPİK SPOR DALLARI
Yaz Sporları
Su Sporları (Yüzme, dalma, senkronize yüzme, sutopu)
Okçuluk, Atletizm. Badminton. Beyzbol. Basketbol. Boks. Kano. Bisiklet. Binicilik. Eskrim. Futbol
Jimnastik. Hentbol. Hokey. Judo. Modern Pentatlon. Kürek. Yelken. Atıcılık. Softball. Masa Tenisi
Taekwondo. Tenis. Triatlon. Voleybol. Halter. Güreş
Kış Sporları
Biatlon. Bobsleigh. Curling. Buz Hokeyi. Luge. Paten.Kayak







Kuşlar uçuyor..
Talia. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
olimpiyatların, tarihçesi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557