Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Spor > Diğer Sporlar
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Diğer Sporlar Forumda kategorisi olmayan diğer spor dalları hakkındaki bilgileri ve haberleri bu bölümde bulabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Like Tree1Kişi Beğendi
  • 1 Post By CentilmeN
Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03 Şubat 2013, 01:08   #1 (permalink)
Sessizlik

CentilmeN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 26 Aralık 2012
Nerden: Kastamonu
Yaş: 27
(Mesajlar): 1.399
(Konular): 810
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 36500
Aldığı Beğeni: 265
Beğendikleri: 39
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 1
Teşekkür Plaketi 
Standart Okçuluk ile ilgili her şey

Okçuluğun Gelişimi

Yapılan Arkeolojik araştırmalar, Mısır'da milattan önce 5000 yılında okun avlanma sırasında kullanıldığını ortaya çıkarmakta ise de tarihçilerin bu konu ile ilgili tahmini milattan önce 25 bin yıl önceye kadar dayandığını gösteriyor. Milattan önce 1500 yılında ise Asurların yayı daha geliştirip atıcıya daha fazla kolaylık sağlayan bir model oluşturdukları biliniyor. 1900 yılında olimpiyat sporu olarak kabul edilen okçuluk, ateşli silahlar ile yapılan atıcılığın gölgesinde kalmıştır. Yeni yükselen spor olan atıcılık, okçuluğu 1920 yılından 1972 yılına kadar gölgesinde bırakmış; bu spor 52 yıl olimpiyatlarda yer almamıştır.

Oldukça basit ve açık kuralları olan okçuluk sporunun temel kuralı atış yapmak için okçunun ayakta olmasıdır. Ama bu kural 1984 yılında Yeni Zellandalı Neroli Fairhall'a uygulanmamıştır. Çünkü Neroli Atışlarını tekerlekli sandalyesinden yapmak durumunda kalmış ve o turnuvada 35'inci olmasına rağmen gönülleri fethetmişti.

Bu sporda amaç, 1.22 metrelik çapındaki hedefi tam ortasından vurmak. Merkeze doğru giderek daralan 10 çember vardır. Merkezdeki çemberin değeri 10 puanken dışarıya doğru puanlar birer-birer küçülür. Eğer atılan ok iki puanı belirleyen çizgilere isabet etmişse daha yüksek olan puan atıcının hanesine yazılır. Beraberlik durumunda ise hakemler merkeze en yakın atışı birinci seçerler. Eğer atış hedef tahtasına çarpıp dışarı çıkarsa veya deler geçerse hakemlerin de onayı ile okun temas ettiği yer puan olarak kabul edilir.

1.22 m. çapındaki hedef ile atışı yapan sporcular arasındaki mesafe 70 metredir.

Erkeklerde yayın ağırlığı 22 kg civarında iken bayanlar kategorisinde 15 kg.dır. Genelde yayın tellerinin yapımında hidrokarbon ve çelik karışımdan oluşan bir madde kullanılır. Oklar için ise 11 mm çapını geçmeme zorunluluğu vardır. Okçular, kendilerini korumak için özel korunma gereçleri takabildikleri (parmaklık, gözlük ve eldiven vs) gibi, hakemlerin onayını aldıktan sonra kendi oklarını da kullanabilirler.



DÜNYADA OKÇULUK

Okun, insanlık tarihi boyunca bir savaş ve atlı silahı olarak kullanılması nedeniyle okçuluğun kökeni de çok eski çağlara kadar inmekte. Önceleri askeri bir araç olarak kullanılan ok, sonraları eğlence ve yarışmaların vazgeçilmez aracı durumuna geldi.

Modern anlamda okçuluğun başlangıcı 1500'lü yılların başlarına rastlamakta. İlk okçuluk dernekleri 16. ve 17.yy'larda İngiltere'de kuruldu. 19.yy.da İngiltere'nin ABD, Kanada ve Avustralya’ya geçti, 20.yy'ın başlarında da gerçek anlamda bir spor olarak kabul edilmeye başlandı. İlk kez 1900 Paris Olimpiyatları'nda erkekler kategorilerinde programa dahil edilerek, 1920 yılına kadar olimpiyatlarda yer aldı. Bayanlarda ise sadece 1904 - 1908 Olimpiyat Oyunları'nda yer alan bu spor, daha sonra 1972 yılına kadar olimpiyatlara alınmadı.

İlk zamanlarda duran ya da uçan kuşları vurmaya dayanan okçulukta, sonraları modern bir spor anlayışı içinde cansız hedeflere atışlar esas alındı. Okçuluğu gelişmiş ve sistemli bir spor haline getirebilmek amacıyla 1931'de Belçika, Fransa, Polonya ve İsveç'in öncülüğünde, Uluslararası Okçuluk Federasyonu FITA (Federation Internationale de Tir L'Arc) kuruldu. Okçulukta asıl önemli gelişmeler de ancak bu tarihten sonra sağlanabildi ve 1933'te ilk kez Dünya Okçuluk Yarışması ilk kez düzenlendi. 1940'lı yıllarda FITA tarafından düzenlenen okçuluk karşılaşmaları, 1957'den sonra iki turda yapılmaya başlandı. Daha sonraları okçuluğa olan ilgiyi artırmak amacıyla 1985'te Büyük FITA Turnuvası adı altında yeni bir turnuva geliştirildi.

Türk Okçuluk Tarihi

Ata Sporu

Türklerin ata sporu olan okçuluk, yüzyıllar boyunca bu geleneksel özelliğini muhafaza etmiş, gerek tarihimiz içinde, gerekse İslam dininde özel bir yere sahip olmuştur.

Türk tarihinin Orta Asya’ya uzanan derinliklerinde, önceleri bir savaş aracı olarak kullanılan ok ve yay, ateşli silahların keşfinden sonra, giderek bir spor dalı olarak kültürümüz içindeki yerini almıştır.

Tarihsel belgeler incelendiğinde, Türklerde okçuluğun MÖ 5000 yıllarında başladığı ve okçuluk ile ilgili ilk kuralların Oğuzlar ile gerçekleştiği görülür.

Oğuzlar’ın Müslümanlığı kabulünden sonra ise daha da gelişen okçuluk, en parlak devrine Osmanlılar ile ulaşır.

İslamda Okçuluk

Okçuluk, İslam dininde çok önemli bir yer tutmaktadır; öyle ki, adeta yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmiştir. Bizzat Hz. Muhammed de ok atmış, savaşlarında kullanmış ve ok atma konusunda birçok hadis-i şerif beyan etmiştir. Özellikle, “Evinizdeki kölenize bile ok atmayı öğretiniz” buyurmaları okçuluğa verilen özel önemin simgesi olmuş; yine bir başka hadislerinde “Bizim hakkımız gibi, çocukların da bizde hakları vardır, ki o hak, ona yazı yazma ile ok atmayı öğretmek ve helal miras bırakmaktır” demiştir.

OK ATMA İLE İLGİLİ BAZI HADİSLER:

*BİR OK SAYESİNDE ÜÇ KİŞİ CENNETE GİRER; OKU YAPAN, SUNAN, ATAN.

*OK ATMAK NAFİLE İBADETTEN DAHA HAYIRLIDIR.

*ŞU ÜÇ MECLİSTE MELEKLER SİZİNLE BERABER OLURLAR. BİRİ OK ATMAK.

*BİRİ PEHLİVANLIK YAPMAK VE DİĞERİ HELALİYLE SEVİŞMEK.

*OK ATMAYI ÖĞRENEN SONRADA ÖZÜRSÜZ TERKEDEN BİZDEN DEĞİLDİR.

Osmanlı'da Okçuluk

Osmanlılar döneminde, okçuluğu ciddi kurallara bağlayarak yarışma esası içine alan ve tesis kuran hükümdar Fatih Sultan Mehmet’tir. Her ne kadar Fatih’ten önceki bazı hükümdarların dönemlerinde çeşitli okçuluk yarışmaları yapılmış ise de, saha ve tesislerin oluşturulması Fatih Sultan Mehmet’in emri ile başlar. İstanbul’un fethinden hemen sonra, Kasımpaşa semtinde kurulan ve bugün ancak çok az bir bölümü korunabilmiş olan Ok Meydanı, Fatih’in bu spora verdiği büyük önemin bir göstergesidir. Fatih’ten sonraki hükümdarların hemen tümü bu sahayı genişletip ilave tesisler yapmışlar, diğer kentlerde de sahalar kurmuşlardır. Sultan II. Bayezit döneminde bununla da yetinilmemiş, okçular özel olarak himaye edilmiş, okçuluk malzemeleri imalatı ile uğraşan sanatkârlar bir araya toplanarak, kendilerine her türlü olanak sağlanmıştır. Hatta bu amaçla, sanatkârların neredeyse tümü İstanbul’a getirilmiş ve Bayezit Camii’nin arkasına inşa edilen Okçular Çarşısı’na yerleştirilmişlerdir. 15. ve 16. yüzyıllarda İstanbul’da sayıları 500’ü bulan ok ve yay imal eden atölye ile özel olarak okçuluk eğitimi yapılan okulların bulunduğu gerçeği dikkate alınacak olursa, bu spor dalında ne denli zengin bir geçmişe sahip olduğumuz kolayca anlaşılacaktır.

Daha önce de belirtildiği gibi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde hükümdar ve sadrazamların birçoğu okçu idi. Bunların içinde özellikle Sadrazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın (1592-1644) okçuluk tarihi içinde özel bir yeri bulunmaktadır. Kara Mustafa Paşa, sadrazamlığı döneminde okçuluk ile ilgili bir ferman (kanun) yayınlamıştır. Bugün, aslı Topkapı Müzesi arşivinde bulunan bu ferman, spor ile ilgili ilk kanun olma özelliğini taşımaktadır. Osmanlı döneminin ünlü okçuları içinde, Tozkoparan İsmail, Bursalı Şüca gibi isimler en çok bilinenlerdir.Hayvan boynuzu, sinir gibi organik maddeler ve ahşap malzemenin sentezi ile imal edilen eski Türk yaylarının inanılmaz teknik güçleri, bugün dahi, okçuluk tekniği ile ilgilenen dünya otoritelerini hayretler içinde bırakmaktadır.

Günümüzün ileri teknolojisi ile üretilen yaylarla 250-300 m mesafeye zorlukla ok atılırken, eski Türk yayları ile 800-900 metrelere ok atılabilmesi bu hayretin temel nedenini oluşturmaktadır. Okçuluk tarihimize dikkatle göz atıldığında, Fatih Sultan Mehmet’ten II. Bayezit’a uzanan dönemin ciddi bir “Planlama Dönemi”, II. Bayezit’ten II. Selim’in ölümüne değin geçen sürenin ise “Gelişme Devri” olarak değerlendirildiği görülür. Daha sonraki hükümdarlar da okçuluk ile ilgilenmişler, ancak III. Selim’in tahta geçmesinden II. Mahmut’un ölümüne kadar geçen süre “Yeniden Yükselme Devri” olarak tarihe geçmiştir. Daha sonra II. Abdülhamid’ten V. Mehmet’in ölümüne kadar geçen süre ise okçuluğun “Duraklama ve Gerileme Devri” olmuştur, Osmanlı’nın son döneminde ise okçuluk sanatkârları artık ellerindeki sanatı bırakarak başka işlere yönelmişler, bu işi yürüten kişi sayısı 3-5 kişiyle sınırlı kalmıştır.

Cumhuriyet Dönemi
Cumhuriyet dönemiyle birlikte, 1923-1937 yılları arasında, eski Türk okçularının ailelerinden gelen üç beş kişi, aralarına hevesli gençleri de alarak, İstanbul’un çeşitli semtlerinde ok atışları yapmışlar ve geleneksel sporumuzu yürütmeye çalışmışlardır. Türk okçuluk tarihinin efsanevi ismi Tozkoparan’ın ikinci kuşak torunları olan İbrahim ve Bekir Özok ile, Türk okçuluğuna ilk kitabı armağan eden Mustafa Kani’nin torunu Vakkas Okatan, bu spora yakın ilgi duyan Prof. Necmettin Okyay, Hafız Kemal Gürses ve yine o devrin Beyoğlu Vakıflar Müdürü ve Milli Sporlar Federasyonu Başkanı Baki Kunter’in girişimleri sonucu kurulan Okspor Kurumu adındaki kulüp, Cumhuriyet dönemimizin ilk ciddi adımı olmuştur. İstanbul Beyoğlu Halkevi’nde, Ulu Önder Atatürk’ün direktifleri ile, milli sporumuz okçuluğu yeniden canlandırmak amacıyla 1937 yılında kurulan bu kulüp, Atatürk’ün ölümünden sonra himayesiz kalarak dağılmıştır. İlk bayan okçumuz olan Betül Diker (Or), o yıl yapılan 19 Mayıs gösterilerindeki atışları ile Atatürk’ün dikkatini çekmiş ve Ulu Önder, Halim Baki Kunter’e “Bu kız ile ilgilenin!” talimatını vermiştir.

Linkler
FITA Uluslararası Okçuluk Federasyonu
http://www.archery.org/
Uluslararası Olimpik Komite I.O.C.
http://www.olympic.org/
Copanarco Pan American Archery Federation
http://www.copanarco.com/
Uluslararası Dünya Oyunları
http://www.worldgames-iwga.org/
Okyanus Okçuluk Konfederasyonu
http://archery.org/oac
Avrupa ve Akdeniz Okçuluk Birliği
http://www.emau.org

Türk ve Dünya Tarihinden bazı okçuluk tarihine geçmiş bazı isimler

Fazıl Özok
Halife Abdülmecid Efendi'nin okculuk öğretmeni olan Bahir Özok'un oğludur. 1941 yılında devrin Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın hamiliğiyle okçuluk sporu için çalışmalara başladı ve kurulan ilk federasyonun başkanlığı aralıklarla 1982 yılına kadar yaptı. Özok "soyda gelme okçu" olarak tanınır.


Elif Ekşi (1967)
1967 yılda doğdu. Kardeşi Huriye Ekşi ile birlikte son dönemin başarılı okçularındandır. Büyük bayanlar BTGM Kupası'nı aldı. 50 metrede Balkan Şampiyonu oldu. 1986 m yılında Uluslar arası Barcelona müsabakalarında 30 metrede birinci, aynı yıl Kanada Victoria Kupası'nda da birinci oldu. 1988'de ABD Uluslararası Okçuluk Kupası Bireysel müsabakalarda 2538 puanla ikincilik, ertesi yıl ABD'de birincilik kazandı. 1990 ve 1994 yıllarında Avrupa üçüncüsü olan takımımızda yer alan Elif Ekşi, Türkiye'mizin en istikrarlı okçularımızdandır.

Vedat Erbay (1967)
1967'de doğdu. 1984 yılında okçuluğa başladı. 1986 yılında Kanada Victoria Kupası'nda tek FİTA da ikinci oldu.

Huriye Ekşi (1964)
1964 yılında doğdu. 1985 yılından sonra yurtiçi ve yurtdışında önemli dereceler aldı. 1984 Balkan Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı. Kanada Victoria Kupası’nda ikincilik elde etti. Son dönemin başarılı okçularındandır.

Mir-i Alem Koparan (1460 - 1550)
1460'da doğdu. Türk okçuluk tarihinde efsaneleşen bir isimdir. II.Beyazıt, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman devrinde Kaptan-ı Deryalığa kadar yükseldi. Dizüstü çökerek attığı okun büyük hızı yüzünden toz kalktığı için, Tozkoparan lâkabıyla tanındı. Okmeydanı'ndaki bütün rüzgar yönlerinde yaptığı atışlarda ulaştığı menzilleri aşan okçu çıkmadı. Bazı mesafe atışlarında elde ettiği dereceleri; Lodos menzilinde 838 m, poyraz menzilinde 893 m ve en iyi derecesi olan 846 m'dir. Tozkoparan 1550 yılında öldü.


Elif Altınkaynak (1974 )

1974 yılında Isparta'da doğdu. Akdeniz Ünv. Beden Eğitimi ve Spor Y. Okulu'nda okudu. 1966 yılında Solvenya’da düzenlenen Avrupa Okçuluk Şampiyonası'nda Avrupa üçüncüsü oldu. Altınkaynak, 1996 Atlanta Olimpiyatları'nda da bireysel dalda bir puanla gümüş madalyayı kaçırıp dördüncülük elde ederken ortalama derecesiyle dünya sıralamasında 1.sırada yer aldı.

Natalia Nasaridze (1973 )

1973’te doğdu. 1991’de Türkiye’ye iltica etti. Ay yıldızlı forma ile sayısız başarılara imza attı. 1995’te İngiltere’de yapılan Dünya Salon Okçuluk Şampiyonası’nda iki dünya rekoru kırarak üçüncü oldu. 1996 yılında Avrupa Şampiyonluğu’nu elde etti. Aynı yıl Atlanta Olimpiyatları’nda Olimpiyat rekoru kırdı.

Bahir Özok (1893 - 1959)
1893’te doğdu. Kemankeş (ok atan, yay çeken) bir aileden gelen Bahir Özok, son halife Abdülmecid’in okçuluk öğretmeni olarak sarayda görev aldı. 1938 yılında Atatürk’ün huzurunda yaptığı başarılı okçuluk gösterilerinden sonra, Atatürk tarafından Türkiye’de okçuluk sporunun geliştirilmesi için görevlendirildi. Eski Okçuluk Federasyonu Başkanlarından Fazıl Özok’un babası olan Bahir Özok 1959 yılında öldü.

Macide Erdener (1949 ) 1949 yılında Ankara'da doğdu. 17 yaşında okçuluğa başladı. Yurt içi ve yurtdışı yarışmalarda çeşitli başarılar kazandı. Uluslararası okçuluk hakemi olan Macide Erdener, 1991’de Krakov’da yapılan Dünya Şampiyonasında Baş Hakem olarak görev yaptı.


Zehra Öktem (1958 )

1958 yılında Trabzon’da doğdu. İTÜ Kimya Mühendisliği’ni bitirdi. Lise yıllarında voleybol oynadı. 1988’de 30 yaşındayken okçuluğa başladı ve aynı yıl Milli Takım’a girdi. 4 yıl sürdürdüğü spor yaşamında en önemli başarısını, 1991’de Dünya üçüncüsü olan takımda yer alarak yaptı. Uluslararası yarışmalarda başarılı dereceler elde etti. 5 kez Türkiye rekoru kırdı.

Cemal Değirmenciler (1936 ) 1936 yılında Bursa’da doğdu. Okçuluk sporuna 1961‘de Bursa Avcılık-Atıcılık-Okçuluk Kulübüne başladı. 1962’de Paris’te düzenlenen Avrupa Okçuluk Şampiyonasında ilk defa milli forma giydi. Bu şampiyonada 497 metrelik derecesiyle uzun mesafede Avrupa Şampiyonu oldu. 1964’te İtalya’da yapılan dünya Okçuluk Şampiyonası’nda Ülkemizi temsil etti.




Korea Bunu beğendi.

Bazı şeyler, kötü sonlara rağmen yaşanacak kadar güzeldir.
Yüzyıllardır oynanmasına rağmen, hiçbir seyirci sahneye fırlayıp, Romeo'nun zehirli iksiri içmesine engel olmamıştır.
Sonunda geminin batacağı bilindiği halde, Titanic filmi defalarca izlenmiştir.
''Bitecektir'' korkusuyla aşktan kaçanlar, eğer dünyaya gelmeden önce kendilerine danışılsaydı, sonunda öleceklerini bildikleri için, hiç doğmamayı seçerlerdi.
Böyle yaşanmaz...
Romeo ölmeli! Titanic batmalı!
Ve aşk; herşeye rağmen yaşanmalı.
CentilmeN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Şubat 2013, 15:46   #2 (permalink)
Bayan Üye

Korea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 13 Şubat 2013
Nerden: Çorum^^
(Mesajlar): 132
(Konular): 3
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 416
Aldığı Beğeni: 33
Beğendikleri: 55
Ruh Halim: Ruhsuz
Takım :
Standart

Konu için teşekkürler. İlgi duyduğum ve bir kaç kez deneme şansım olan bir spor. ^^





Kötü İnsanları Tanıma Senemdeyim..
Korea isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
ile, ilgili, okçuluk, Şey


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557