Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Dini Bölüm > Dini Bilgiler
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Dini Bilgiler Dinimiz hakkındaki tüm bilgilere buradan ulabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09 Kasım 2013, 14:30   #11 (permalink)
Üye

CloundSand - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 30 Ekim 2012
Yaş: 21
(Mesajlar): 502
(Konular): 338
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 51030
Aldığı Beğeni: 63
Beğendikleri: 57
Ruh Halim: Seytan
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 1
Oscar Ödülü 
CloundSand - MSN üzeri Mesaj gönder CloundSand - YAHOO üzeri Mesaj gönder CloundSand isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

ıı. Halîfe Ebü Bekr'den rivayet edilen Sadakat


Hazreti Peygamber, haytamın sonlarına doğru kılıcının kını üzerine yazmış olduğu sadakat ahkâmını valilerine göndermeden vefat etmişti. Ebü Bekr'in hilâfete geçmesi üzerine bu kılıç ona intikal etmiş, o da, Enes tbn MâbVi Bahreyn'e gönderdiği zaman, kıhç üzerinde yazılı sadakat ahkâmını yazıp ona vermiş ve bu ahkâm ile amel etmesini istemiştir. Ebü Bekr'in Enes İbn Mâlik'e yazdığı bu ahkâm, onun tarafından muhafaza edilmiş, vefa­tından sonra da çocuklarına kalmıştır. Bu itibarla hadis koleksiyonlarında Ebü Bekr'den rivayet edilen sadakat hadîslerinin Enes'in torunu gumfime îbn cAbdiUah vasıtasıyle nakledildiği görülür. Meselâ, Ebü Davud'un Musa İbn ismail'den rivayet ettiği mezkûr hadîsin râvisi, rlammad İbn Seleme söyle demiştir: "gumâme İbn 'Abdillah İbn Enes İbn Mâlik'ten bir kitap al­dım. Bu kitabın, Ebü Bekr taralından Enes için yazıldığını ileri sürüyordu; onu musaddık olarak gönderdiği ve onun için yazdığı şuada üzerinde Hazretj Peygamberin mühürü bulunuyordu...".
Yahya İbn MaV Şumâme rivayetini sahih kabul etmemekle beraber, el-Buhârl ve Sünen sahipleri kitaplarında nakletmislerdir. Ancak el-Bu-hâri, 'Abdullah İbnu'l-Mugennâ'nın gumâme'den rivayetini almış, Qammid İbn Seleme rivayetini terketmiştir. El-Hâkim'in kaydına göre, rlammâd'in rivayeti, Îbnu'l-Mugennâ'nuı rivayetinden daha sahihtir ve el-Buhârî bu ri­vayetle teferrüd etmiştir.
Hammâd, Şıtmâme'den rivayetinde ahbaranâ veya haddesenâ gibi maruf tabirler yerine "bu kitabı ŞumSme İbn Abdillah İbn Enes İbn Mâlik­ten aldım" ibaresini kullanmıştır". El-Beyhaki'nin rivayetinde ise, Eyyüb, hadisi şu ibare ile Şumâme'den almıştır: uSumâme'nin elinde bir kitap gör­düm. Bu kitabı Ebü Bekr, Enes'i sadaka âmili olarak gönderdiği zaman ona yazıp vermişti. Üzerinde Rasûlullah'ın mühürü bulunuyordu.
ı. Halîfe cOmer'den rivayet edilen Sadakat
'Ömer Îbnu'l-Hattâb'tan rivayet edilen sadakat hadiseleri, Ebü Bekr-den rivayet edilen sadakat hadîslerinden ayn bir şey değildir. Mevcut haber­ler, açık bir şekilde bunu teyid ederler. Salim İbn cAbdiUah İbn 'Ömer İbni'l-Hattâb'ın, babası 'Abdullah'tan rivayet ettiği bir haberden Öğrendiğimize göre, "Hazreti Peygamber, sadakati yazdıktan sonra vefat etmişti. Sonradan bu kitap Ebü Bekr'e kalmış ve onunla amel etmiştir. Ebü Bekr'in vefatından sonra da 'Ömer aynı kitapla amel etti. Nâfi'in 'Abdullah tbn 'Ömer'den naklettiği bir başka haber ise, bu hususu teyid etmektedir: "İbn 'Ömer, eOmer İbnu'l-Hattâb'm kılıcında bir sahîfe bulmuştur. Bu sahîfede uzunluğu ile sadakat hadiseleri vardır".
Mâlik İbn Enes, Muvattdhnda 'Ömer lbnu'1-IJattâb'ın sadakada ilgili kitabını okuduğunu belirtmiş, Mutatta* şârihi en-Zurkânî de, cOmer tbnu'l Çattâb'tan rivayet edilen sadakat hadîslerinin Ebü Bekr'in hadîsleriyle aynı olduğu hususunda el-Kâzi tIyâz*dan naklen şunları söylemiştir: "Mâlik, ule­mâ ve onlardan Önce Hulefâ, cOmer ibnuU-Şattab'ın elinde bulnan bu kitaba itimad etmişlerdir. Sahabeden de onu inkâr edici bir söz varid olmamıştır. 'Ömer İbn 'Abdi'l-'Azîz, *Amr İbn Hazm'in ailesinde bulunan kitapla birlikte 'Ömer İbnu'l-^attâb'da bulunan bu kitabı da istemişti. Bu, cOmer'in kitabı ile Ebü Bekr'in kitabınnin aynı olduğunu gösterir. Bunlar ayn ayn kitaplar olsaydı, cAmr îbn Hazm'in ailesinden kitabı istediği gibi, Ebü Bekr'in ailesin­den de isterdi".
Ebü Bekr'den 'Ömer'e intikal eden kitap, 'Ömer'den, torunu Salim İbn 'Abdillah tarafından rivayet edilmiştir. Ez-Zuhrî'nin Salim yolu ile babası 'Abdullah ibn 'Ömer'den rivayet ettiği hadîsin ilk ibaresi şöyledir: "Rasû-lullah, sadaka kitabını yazmış, fakat âmillerine göndermeden vefat etmişti. Bilâhare Ebü Beler, sonra da *0mer aynı kitapla amel etmişlerdir". Ebü 'Ubeyde, el-HâJdm ve bir başka rivayette Ebü Dâvüd'un naklettikleri bir habere göre, sadakat hadîslerini Sâlim'den rivayet eden ez-Zuhrl şöyle demektedir: "Bu, Rasûlu'lîahın sadakaya dair yazdığı kitabın bir nüshası olup, «Ömer İbnul-Çattâb'ın ailesinde bulunuyordu. Salim tbn cAbdillah. İbn 'Ömer onu bana okudu, be de aynen hıfzettim,"
Nâfi<(lbn 'Ömer'in kölesi)den gelen bir rivayette "'Abdullah İbn'Ömer, cOmer'in kılıcında bir sahîfe bulmuştur. Bu sahîfede sadaka hadîsi bütün uzunluğu ile zikrediliyordu" denilir. 'Abdullah İbn Şâlih de el-Leya İbn
Sa'd'tan şu haberi nakletmiştir: "Bu, sadaka kitabıdır. Nflfftn bana bildir­diğine göre kitap, (Omer İbnu'l-Hattâb'ın kitabıma bir nüshası olup vasiy-yetine bağh bulunuyordu. Nâfic, cAbdulZah îbn 'Ömer'e bu kitabı bir çok defalar arzetmiştir".
Sadakat hadîsinin bir başka rivayetini yine Kitâbu'l-EmvâVde görü­yoruz: Ebü Bekr tbn «Ubeydillah îbn cAbdillah îbn 'Ömer, (Ikrime îbn Hâ-lid'e istinsah ettiği bir kitap göndermiştir. Bu kitabın aslı, cOmer îbnu'I-Hat-tâb'ın kılıcına marbut bulunuyordu. Kitapta "ve fiV rikka igâ belagat hamse evâkin rubu'u'I-'uşri" ibaresi zikrediliyordu. El-Leyş îbn Sacd'ın Nâfi'den naklettiği bir habere göre bu ibare, 'Ömer Îbnul-Hattâb'ın sadaka kitabında da mevcuttur. Keza Mâlik îbn Enes, aynı ibareyi mezkûr kitapta okumuştur.
Amr Îbn Hazm, Ebü Bekr ve 'Ömer'den rivayet edilen sadaka hadîsleri hakkında naklettiğimiz bu değişik haberler, bize gösteriyor ki, son iki rivayet, aslında birbirinin aynıdır; yani (Omer Ibnu'l-Hattab'ın ailesinden rivayet edilen sadaka hadisleri, Ebü Bekrin Enes îbn Mâlik'e gönderdiği kitap muh­teviyatından başka bir şey değildir. Hazreti Peygamberin cAmr îbn Hazm vasıtasıyle Yemen'e gönderdiği kitabın ise, diğerlerinden önce yazıldığı anla­şılıyor. eAmr Îbn Hazm, Hazreti Peygamberle birlikte Hendek muharebesine iştirak etmiş, onyedi yaşında iken de, Yemen'de Necrân'a vali olarak tayin edilmiştir. İşte bu vazifesine giderken Hazreti Peygamber sadaka kitabını yazıp ona vermiş ve içindekilerle amel etmesini istemiştir. Ebü Bekr'in elinde bulunan sadaka kitabı ise, yukarıda verdiğimiz haberlerden de anlaşıldığı gibi, Hazreti Peygamberin hayatının sonlarına doğru yazılmış, fakat valilere gön­derilmeden Hazreti Peygamber vefat etmiştir. Bu sebeple, Ebü Bekr'in elinde bulunan kitapla, cAmr Îbn Hazm'e verilen kitabın aynı kitaplar olduğu iddia edilemez. Bununla beraber, Hazreti Peygamberin sadaka ahkâmını bildiren kitapları ayrı ayrı zamanlarda yazılmış olsa bile, sünnet ahkâmı arasında her hangi bir farkın bulunmamış olması lâzımdır.
Nitekim cAmr tbn Hazm'in ailesi tarafından rivayet edilen sadakat hadîaleriyle, Ebü Bekr ve 'Ömer'den rivayet edilen sadakat hadîslerinin karşılaştırılması bize gösterecektir ki, Hazreti Peygamber tarafından ayrı ayrı zamanlarda yazılan hadîsler, vazettikleri ahkâm bakımından bir aykırılık arzetmedikleıi gibi, elimizde bulunan hadîs kitaplarına da şüphe götürmez bir sıhhatlilikle girmişlerdir.
Hadîsi rivayet eden zayıf bir râvi, hadîsin sıhhatini tehlikeye düşürebilir. Hattâ o hadîs, ayrıca, güvenilir bir râvi tarafından da rivayet edilmezse reddolunur. (Amr îbn Hazm'den gelen hadîsin isnadında, her ne kadar Süley­man îbn Erkam isminde bazılarınca zayıf addedilen bir râvi varsa tla, gerçek­te kaynaklar bu şahsın asıl hüviyetini tam olarak tesbit edememişlerdir. Sa­dakat hadîsinin sıhhatine inananlar, râviyi Süleyman îbn Davüd, zafiyetine inananlar ise, Süleyman îbn Erkam olarak kabul etmişlerdir. Bu durum karşısında, râviyi mechûl kabul etmek ve râvisi mechûl olan hadîsi de ihtiyatla karşılamak en doğru yoldur. Fakat aynı hadîsin başka isnâdlarla rivayet edil­diğini gördükten sonra da haberlerden şüphe etmek için hiç bir sebep yoktur.
Sadakat hadîslerinin sıhhatini kabul etlikten sonra, bu açıklamalardan, hadîs kitabeti yönünden çıkartılabilecek bazı neticelere işaret etmek fayda­dan hâli olmayacaktır:
a. Hazreti Peygamber, daha başlangıçta, dinî hükümlerin müslümanlar arasında neşri için yazıya başvurmuştur. Bu husus, yazının hafızaya nisbetle çok daha emin bir muhafaza vasıtası oluşunun, Hazreti Peygamber tarafın­dan da teslim edildiğini gösterir.
b. Gerek cAmr îbn Hazm'den ve gerekse Ebü Bekr ve cOmer'den gelen yazılı hadîs vesikaları, hadîslerin tedvin edildiği devre kadar yine yazılı olarak nakledilmiştir. Bu husus da, onların daha sağlam bir yolla hadîs kitaplarına girmiş olduklarına delâlet eder. Bugün elde mevcut kaynaklarda, bu hadîslerle ilgili fazla malûmat bulnamıyorsa, bunun sebebini, ilk müdevvenâtın zama-. nımıza kadar ulaşmamış olmasında aramak lâzımdır.
c. Hazreti Peygamberin hadîs kitabetine müsade etmiş olmasına rağmen bunu hoş karşılamayanların bulunduğu bir devirde, sadakat hadîsleri yazılı olarak muhafaza edilmiştir. Bu, haklı olarak şu suali akla getirmektedir: Acaba bu hadisler yanında, sahabe tarafından yazılmış ve yine yazılı bir şekilde muhafaza edilmiş başka hadislerde var mıdır ? Kaynaklarda bu suale cevap teşkil edecek bazı notlara rastlamak mümkindir.






Bir seçenek değil, mecburiyetsin.
CloundSand isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 13 Kasım 2013, 18:57   #12 (permalink)
Üye

CloundSand - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 30 Ekim 2012
Yaş: 21
(Mesajlar): 502
(Konular): 338
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 51030
Aldığı Beğeni: 63
Beğendikleri: 57
Ruh Halim: Seytan
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 1
Oscar Ödülü 
CloundSand - MSN üzeri Mesaj gönder CloundSand - YAHOO üzeri Mesaj gönder CloundSand isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

5. Hadis sahîfeleri


a. Ebü Bekr ve 'Ömer'in denemeleri


Ebü Bekr ve cOmer îbnu'I-Hattüb'ın sünene ait hadîsleri yasmağa te­şebbüs ettiklerini, hattâ Ebü Bekr'in 500 kadar hadîsi bir kitapta topladığım, fakat sonradan, bazı sebepler dolayısıyle bu kitabı imha ettiğini belirten ha­berler vardır. Keza cOmer İbnu'l-Hattâb da bir sünen yazmak için ashab ile istişarede bulunmuş; çoğu onun bu düşüncesini iyi karşılamış olmakla beraber, bir ay geçtikten ve istiharede bulunduktan sonra bu düşünceden vaz­geçmiştir.
Yine haberlerden öğrendiğimize göre, Ebû Bekr'in, yazmış olduğu kitabı imha etmesine sebep, hadîslerin, kendisinden sonra aslına uygun olarak nak-ledilmemeleri korkusudur. 'Ömer İbnu'l-Hattâb ise, sunan yazmaktan vaz­geçmesi sebebini şöyle açıklamıştır: "Size bir sünen kitabından bahsetmiş­tim. Sonradan düşündüm ki, sizden Önceki ehli kitab, Kitabu'llahtan başka kitaplar yazmışlar, o kitaplar üzerine düşerek Allah'ın Kitabını terketmiş-lerdi. Ben, yemin ederim ki, Allah'ın Kitabını biç bir şeyle gölgelemem".
Omer İbnu'l-Hattâb, Allah'a ve Rasûlüne îman bakımından müslüman-ların en kuvvetlisi, Allah'ın, Rasûlüne indirdiklerine, Peygamberin söz ve fiillerine ittiba yönünden en titizi idi. Bununla beraber o, mülümanların Kurandan başka şeylerle meşgul olup Kur'ânı terketmelerinden korkuyordu. Ni­tekim Hazreti Peygamber, hayatının sonlarına doğru hasta yatarken yanında bulananlardan kâğıt kalem istemiş, kendisinden sonra müslümanlarm ihtilâ­fa düşmemeleri için bir "kitap** yazacağım söylemişti. Fakat orada bulunan 'Orner İbnu'l-Hattâb, "Rasûlu'llah ağıriaştı, yanımızda Kur'an vardır. O bize yeter*' diyerek, böyle bir kitabın yazılmasına muhalefet etmişti. 'Ömer'in bu muhalefeti üzerine ehli beyt münakaşaya girişmiş, orada bulunanların bir kısmı kitabın yazılmasını isterken, diğer bir kısmı 'Ömer'in fikrine iştirak et­mişlerdir. Münakaşadan doğan gürültü Hazreti Peygamberi rahatsız edince yanındakileri dışarıya çıkarmıştır. Hâdiseyi nakleden İbn 'Abbâs derki: "Bütün felâketler, ihtilâfları yüzünden Hazreti Peygamberin bu kitabı yaz­mamasından ileri geldi. Bu, Allah'ın ona bir vahyi idi. Eğer yazmış olsaydı, son­radan dalâlete düşmezlerdi.Bununla beraber 'Ömer İbnu'l-Hattâb bu gö­rüşünde ısrar etmiş ve hayatı boyunca bunu müslümanlara aşılamağa çalışmış­tır. Onun bu konudaki davranışını anlamak için, daha önce de işaret ettiği­miz Karaza ile olan hikâyesini hatırlamak lâzımdır. Karaza tbn Kab ve ar­kadaşları 'Irak'a gitmek için yola çıktıkları zaman, cOmer İbnu'l-Hattâb da bir müddet onlarla birlikte yürümüş ve sonra onlara şöyle demiştir: "siz öyle bir beldeye gidiyorsunuz ki, ehalisi an uğultusu gibi Kur'ân okur. Hadîslerle onları meşgul etmeyiniz ve yollarını saptırmayınız. Kur'ânı iyi okuyunuz ve Hazreti Peygamberden rivayeti azaltınız".
'Ömer İbnu'l-Hattâb'm hadîs rivayetine karşı gösterdiği bu şiddet, as* Unda Kitap nâmına idi. Bununla birlikte diğer mühim bir sebebin de, rivayet edilen hadîslerin, bir gün tebdil ve tağyir edilerek kötü maksatlar için kullanılması korkusu olduğu düşünülebilir. Aksi halde onun, Hazreti Peygamberden gelen ve rivayeti tecviz eden haberlerden habersiz olması gerekir ki, bu mum-kin değildir; Hazreti Peygamberin menetmediği bir şeyi tOmer menedemez. Nitekim karşısında bir hadîs rivayet edildiği zaman, onu reddetmek yerine, rivayet edenden delil istemesi, onun titiz ve ihtiyatkâr davranışını gösterir: Bir gün Ebû Müsâ, 'Ömer'in yanına girmek için üç defa izin istemiş, cevap alamayınca geri dönmüştü. Sonradan bunu haber alan 'Ömer, niçin geri dön­düğünü sorunca, Ebü Müsâ, "Hazreti Peygamberin, biriniz üç defa izin iste­dikte izin verilmezse geri dönsün, dediğini işittim" diye cevap vermişti. Bunun üzerine 'Ömer İbnu'l-Hattâb, bu sözü Hazreti Peygamberden işittiğine dair delil istemiş, Ebû Müsâ da mescide giderek orada bulunanlara cOmer ile anı­larında geçen hâdiseyi anlatıp, bu sözü Hazreti Peygamberden işiten bir kim* senin bulunup bulunmadığını sormuştu. Orada bulunanlardan Ebü Sa*îd kalk­mış ve Ebü Musa'ya şehadet etmişti. Bundan sonradır ki, 'Ömer İbnul-Haf-tâb Ebü Musa'ya şöyle hitap etmiştir: "Maksadım seni itham etmek değildir. Fakat Hazreti Peygamberden hadîs rivayet etmek zordur".
Görülüyor ki, 'Onıer tbnu'l-Hattâb sahabeyi hadîs rivayetinden menet­mekle beraber, karşısında bir hadîs rivayet edildiği zaman, onu reddetmek cesaretini gösteremiyor, fakat hadîsin sıhhat derecesini anlamak için, başka kimseler tarafından da Hazreti Peygamberden işitilip işitilmediğini araştırı­yordu. Böylece halka, Hazreti Peygamberden hadîs rivayet etmenin güç­lüğünü ve rivayet edilen her hadîsin hemen habul edilmemesi gerektiğini göstermek istiyordu.
'Ömer İbnu'l-Hattâb'in Kur'ânı terkettirir korkusu ile sünen yazmaktan vazgeçmesine ve kizbi artırır korkusu ile sahabeyi hadîs rivayetinden menet­mesine rağmen, durum yine de arzusu hilâfına gelişmiştir. Çünkü vefatından sonra hilâfet makamına geçen 'Ogman İbn cAffân katledilmiş, Ummu'1-mu'-minîn <Aişe 'Alî İbn Ebl fâtih'e cephe almış; 'Âişe'nin yanında yer alan Mu-câviye hilâfeti ele geçirmiş; bir taraftan yeni siyâsî ve itikadî fırkalar zuhur ederken, diğer taraftan bu fırkaların çıkarlarına bir çok hadîs uydurulmuştur.
Bu durum gözönünde bulundurulursa, cOmer Îbnu'l-Hattâb'm bir sünen yazmaktan vazgeçmesine esef etmemek elden gelmez. Zira, ilk önce düşündüğü gibi, zamanına kadar Hazret! Peygamberden rivayet edilen hadisleri, şâhid-ierini de tesbit etmek suretiyje yazmış ve kendisinden sonrakilere rivayet kapısını kapamış olsa idi, belki hadîslerin alabildiğine çoğalmasını ve kizbîn artmasını önleyebilirdi. Belki de bu suretle ihtilâfların önü de alınmış olabi­lirdi. Çünkü her ihtilâf, ortaya atılan yeni hadîslerle körükleniyordu. Maanıa-fih, cOmer Ibnu'l-Hattâb'ın yapmadığı bu işi, diğer bazı sahabe, kudretleri nisbetinde ve küçük çapta yapmağa, çabşm ıslardır.






Bir seçenek değil, mecburiyetsin.
CloundSand isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 13 Kasım 2013, 18:59   #13 (permalink)
Üye

CloundSand - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 30 Ekim 2012
Yaş: 21
(Mesajlar): 502
(Konular): 338
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 51030
Aldığı Beğeni: 63
Beğendikleri: 57
Ruh Halim: Seytan
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 1
Oscar Ödülü 
CloundSand - MSN üzeri Mesaj gönder CloundSand - YAHOO üzeri Mesaj gönder CloundSand isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

b. Abdullah îbn cAmr îbn’il-Aş’ın sahîfesi


Hazreti Peygamberin genç ashabı arasında hadîs sahîfesiyle şöhret ka­zananlardan birisi 'Abdullah Ibn cAmr Ibni'l-'Âş'tır. Babası Mısır fâtihi cAmr îbnu'l-'Aş'tan önce müslüman olan 'Abdullah'ın, Hazreti Peygamberin izniyle pek çok hadîs yazdığını gösteren haberler vardır. Bu haberlerin hepsini burada zikretmeyi lüzumsuz buluyoruz. Bununla beraber, meydana getir­diği hadîs sahîfesinin yazılışı hakkında bilgi sahibi olmak için, bu haberlerden seçilmiş bazı örnekler vermek elbette ki faydalı olacaktır.
Ibn Sa'd'm naklettiği bir haberden öğrendiğimize göre, (Abdullah îbıı cAmr, bir sahîfeden bahsederek "Rasûlu'llahtan, işittiğim hadîsleri yazmak için izin istedim; bana izin verdi ve ben de bu sahîfeyi yazdım" der'. İbu Sa'd, bu haberin nihayetinde 'Abdullah îbn 'Amr'in Hazreti Peygamberden yazdığı sahıfeye Şâdıka ismini verdiğini de ilâve eder ki, başka haberlerin de bu hususu teyid ettikleri görülür. Meselâ bu sahîfeyle İlgili olarak Mucâbid'in Şöyle dediği rivayet olunur: "cAbdullah Ibn 'Amr'in yanına girdim. Başınuı altındaki sahîfeye bakmak istediğim zaman bana mâni oldu. Ona, kitabını benden niçin saklıyorsun?, dediğimde: Bu Rasûlu'llahtan işittiğim Sahîfe Sâdığadır. Benimle Hazreti Peygamber arasında hiç bir vasıta yoktur. Kitâ-bu'llah ve bu Sahîfe, benim için kesin olduktan sonra, artık başka şeyler beni ilgilendirmez, demiştir".
'Abdullah tbn 'Amr'in badis yazdığını gösteren bir başka meşhur haber, el-Buhârî tarafından da nakledilen Ebü Hurayra hadîsidir. Buna göre Ebü Hurayra, en fazla hadîs bilen kimsenin, 'Abdullah îbn ıAmr hâriç, kendisi olduğunu, zira cAbduIlah*ın yazdığım, kendisinin ise yazmadığını söylemiş­tir".
Abdullah îbn fAmr tarafından meydana getirilen sahîfenin ihtiva ettiği hadîs miktarı hakkında kesin bir bilgiye sahip değiliz. Bununla beraber onun Hazreti Peygamberden bine yakın "mesel" hıfzettiğini söylemesi ve ayrıca "Rasûlu'llahm yanında her söylediğini yazıyorduk** demesi, mezkûr sahîfe­nin bir hayli kabarık olduğunu gösteren bir delil olarak kullanılabilir. Keza torunları tarafından 'Abdullah'tan pek çok hadîs rivayet edilmesi ve bu ha­dîslerin 'Abdullah'ın sahîfesinden alındığının ileri sürülmesi de bu hususu te­yid eder mahiyettedir.
'Abdullah îbn 'Amr'in mezkûr sahîfesinin de diğer yazılı vesikalar gibi is­tinsah edildiğine ve yazıh olarak rivayet olunduğuna şüphe yoktur. Bu hususta elimizde kesin bir delil mevcut olmamakla beraber, bir kaç haber bu ihtimali kuvvetlendirmektedir. Meselâ, Ahmed îbn Hanbel'ın naklettiği bir, haberden Öğrendiğimize göre, Ebü 'Abdirrahman el-Hubullî, 'Abdullah îbn 'Amr*dan işittiği bir hadîsi naklederken "'Abdullah îbn 'Amr bize bir kırtas çıkardı" demektedir, kırtasin kâğıt veya papirüs olduğunu ve rivayet olunan hadîsin bu kâğıtta bulunduğunu zikretmeğe lüzum yoktur. Aynı sahîfenin Ebü Râşid el-Hubrânî tarafından da görüldüğü, yine Ahmed îbn Hanbel'in bir rivayetinden anlaşılmaktadır. Zira bu şahıs, 'Abdullah îbn 'Amr'e gelmiş ve Hazreti Peygamberden işittiği hadîslerden rivayet etmesini ondan iste­miştir. Bunun üzerine 'Abdullah, el-Hubrânl'ııin önüne bir sahîfe koymuş
ve "bu, Rasûlu'llahın bana yazdığı sahîfedir" demiştir. Ahmed îbn Han­beFin naklettiği bu iki haberden anlaşıldığına göre, gerek Ebû 'Abdirrahman el-Hubullî ve gerekse Ebü Râşid el-Hubrânî, mezkûr sahîfeden aynı hadîsi rivayet etmişlerdir. Bir başka haber, 'Abdullah İbn 'Amr'in, yukarıda ba­his konusu edilen kırtas gibi, yazılı hadîs vesikalarını muhafaza ettiğine ve bunları, zaman zaman, kendisinden hadîs dinleyenlere çıkarıp gösterdiğine delâlet eder. Yine Ahmed İbn Hanbel'in naklettiği bu habere göre Ebü Kabîl şu hâdiseyi nakletmiştir: "Bir gün 'Abdullah İbn 'Amr'in yanında bulunuyor­duk, önce Kostantîniyye'nin mi yoksa Rûmiyye'nin mi fetholunacağı soruldu.
Abdullah bir sandık getirdi ve içinden bir kitap çıkararak şöyle dedi: Hazreti Peygamberin etrafına toplanmış yazıyorduk; bu sual ona soruldu. Rasûlu'llah, Hirakl şehrinin, yani Kostantîniyye (İstanbul) nin önce fetholunacağını söy­ledi"".
'Abdullah Ibn 'AmrMen bir çok kimse hadîs rivayet etmiş olmakla beraber, bunların arasında, sahîfenin tamamını ondan nakleden birisinin bu­lunduğu bilinmemektedir..Ancak, bu sahîfenin 'Abdullah'ın torunlarından cAmr Ibn Şucayb îbn Muhammed tbn 'AbdiUah îbn 'Amr tbni'l-'Âş'a intikal ettiğini ve cAmr Ibn Şu*ayb'ın da bu sahîfeden rivayet ettiğini gösteren pek çok haber vardır. Hattâ 'Amr'in babası Şu'ayb'ın, 'Abdullah Ibn 'Amr'e mülâki olup olmadığı ve ondan hadis işitip işitmediği hadîsçiler arasında ihi-lâfh bir konu olarak ortaya çıktığı için, 'Amr Ibn Şu'ayb'ın ceddinden riva­yet ettiği hadîsler üzerinde tereddüd hasıl olmuş, bazıları, bu hadislerin delil olarak kullanılamıyacağını ileri sürerken, diğer bazdan, hadîslerin sıhhatinden şüphe edilmemesi gerektiğini söylemişlerdir. Meselâ, Ebü Hatim Ibn Hıb-bân'a göre 'Amr Ibn Şu'ayb *ın Tavus ve IbnuU-Museyyib gibi güvenilir kim­selerden rivayet ettiği hadîsler delil olarak kullanılabilirce de, babası vasıta-sıyle ceddinden rivayet ettiği hadîslerle ihticâc etmek doğru değildir. Çünkü, bilindiği gibi, 'Abdullah, Ibn 'Amr'ın hadîsleri torunu 'Amr Ibn Şu'ayb tarafından can ehİki can cetftfıAî isnâdıyle rivayet edilmiştir. Halbuki bu isnâd ya mursel, yahutta munkatıdır. Çünkü (an ebihi ibaresi, <Amr'in, hadî&i ba­bası Şu'ayb*tan işittiğine delâlet ederse de, can ceddihi ibaresiyle ya Şu'ayb'ın dedesi 'Abdullah Ibn 'Amr kasdedilmiştir; bu takdirde isnad munkatı'dır; çünkü Şu'ayb, dedesi 'Abdullah tbn 'Amr'a ulaşmamıştır. Yahutta can ced­dihi sözü ile 'Amr'ın dedesi Muhammed kasdolunmuştur; bu takdirde isnâd murseldir; çünkü Muhammed'in Hazreti Peygamberle sohbeti yoktur. Her iki halde de, bu isnâdla gelen hadîs delil olarak kullanılmağa uygun değildir.
Görüldüğü gibi, Ebü Hatim isnâdda zikredilen ced kelimesini iki şıkta mütalâa ederek önce 'Abdullah Ibn 'Amr'a atfetmiş ve Şu'ayb'm 'Abdullah'a mülâki olmadığını kabul ederek isnadda inkıta bulunduğuna, yani bir râvi halkasının düştüğüne hükmetmiştir. * Abdullah Ibn 'Amr'ın hadîsleri aile içe­risinde rivayet edildiğine göre, dışardan bir râvinin onları Şu'ayb'a naklet­tiği düşünülemez. Muhammed Ibn 'Abdillah'ın da hadîsle meşguliyeti bilin­mediğine göre, Şu'ayb'ın ondan işittiği ileri sürülemez. Binâenaleyh, Şu*ayb 'Abdullah'a mülâki olmadığına ve başkalarından da onun hadîsini işitmediğine göre, rivayeti, ailesinde bulduğu yazılı bir sahîfeden vicadeten olması gere­kir.
Ebû Hatim'in zikrettiği ikinci şık, ceddin Muhammed Ibn 'Abdillab Ibn 'Amr'a matuf olmasıdır. Bu takdirde Muhammed, hadîsi doğrudan doğruya Hazreti Peygamberden rivayet etmiş olmaktadır ki, onun Hazreti Peygamberle sohbeti bulunmadığına göre, isnâdda yine bir inkıta vadır; ancak bu inkıta sahabî tarafında olduğu için isnâd murseldir. Şu var ki, yukarıda da işaret ettiğimiz gibi, Muhammed Ibn 'Abdillah, hadisle meşgul olduğu bili­nen bir kimse değildir. Bu bakımdan ceddin ona atfedilmesi ihtimali zayıftır. Üzerinde durulması gereken diğer mühim bir nokta, Şu'ayb'in, ceddi 'Abdul­lah'a mülâki olup olmadığı meselesidir. El-Buhârî Târt&'inde bir habere daya­narak Şu'ayb'ın 'Abdullah'ı işittiğini söylemiştir. Keza Yahya Ibn Ma'în de bu görüşü ileri sürmüş, ancak bazılarının, onun sahîfeden rivayet ettiğini söylediklerine dikkati çekmiştir.
Bir râviniu rivayet ettiği hadîsleri şeyhinden işitip işitmediğinin, araş­tırılması, hadîs târihinde, ehemmiyetli bir konu olarak karşımıza çıkar. Şey­hini işitmeyen, fakat şahîfesiııden veya kitabından rivayet eden râvi, aslında güvenilir bir kimse olsa bile, hadîsçilerin tenkidine uğrar ve kitaptan rivayet -ettiği hadîsler, çok defa reddedilir. Bunun en güzel misali 'Amr Ibn Şu'ayb-tır. Hiç bir hadîsçmin cerhine maruz kalmamış olmasına rağmen, babası va-sıtasıyle ceddi 'Abdullah tbn 'AmrMen rivayet ettiği hadiseler, 'Abdullah'ın kendisine intikal eden sahîfeden alındığı gerekçesiyle itiraza uğramışlardır. Ez,-2ehehî*nin ;s;m zikretmeksizin bazı ulemâdan naklen belirttiği gibi, 'Abdullah Ibn 'Amr'ın Hazreti Peygamberden yazdığı bu sahîfenin her şey­den esah olması gerekir. O halde güvenilir bir kimse olan 'Amr Ibn Şu'ayb*ın hu sahîfeden rivayeti niçin kabule şâyân olmaz?
Ebü Zur'a'ya göre bunun sebebi, onun, babası vasıtasıyle ceddinden ri­vayeti çoğaltması, kolay hadîsleri işitip diğerlerini yanında bulunan sahî­feden rivayet etmesidir. Şu'ayb, Ebü ZurVya göre de güvenilir bir kim­sedir. Fakat ceddinden rivayeti çoğaltması, niçin itirazlara yol açmıştır?
alır.
Madem ki o, güvenilir bir kimsedir, itimada şayandır, o halde sahîfeden riva­yet etse bile ancak onda mevcut hadisleri rivayet edeceği tabiidir. Aksi halde, munker hadîsleri sahabeden olan ceddi 'Abdullah İbn cAmr'a isnadla ondan rivayet etmesi, onun güvenilir olmasıyle kaabili telif değildir. Bizce gerçek olan şudur ki, 'Amr İbn Şu'ayb ceddi 'Abdullah'a mülâki olsa ve ondan hadîs ' işitse bile elinde bulunan sahîfenin tamamım ondan işitmemiştir. Bir başka deyimle sahîfenin tamamı için aralarında semâ yoktur, Ebü Zur'a'nın da işaret ettiği gibi, İbn Lehî'a ve el-Muşennâ İbn Şabbâh gibi bazı zayıf râviler de (Amr Jbn Şu'ayb'tan rivayetlerine bir takım munker hadîs karıştırmış­lar ve böylece 'Amr İbn Şucayb üzerinde bir tereddüt uyandırmışlardır. Hadîs târihi bakımından mühim olan husus, İbn Lehî'a ve benzerleri tara­fından cAmr İbn Şu'ayb'ın hadîsleri arasında dercedilen munker hadîslerin tesbit edilip ayıklan maşıdır. Bu mümkin olduğu takdirde 'Abdullah İbn 'Arnt'm Hazreti Peygamberin ağzından yazdığı Şafyife Şörfıfea'nın bir nüsha­sının elde edilebileceği, kuvvetli bir ihtimal olarak karşımıza çıkar. Ahmed ibn Hanbcl'in 'Abdullah İbn cAmr musnedinde cAmr İbn Şucayb '<m eblhi can ceddihi isnâdıyle birbiri arkasına yer alan rivayetler, böyle bir sahîfenin teshilinde musned eserlerden ne derecede yararlanılabileceğini göstermeğe yeterlidir.






Bir seçenek değil, mecburiyetsin.

Konu CloundSand tarafından (13 Kasım 2013 Saat 19:02 ) değiştirilmiştir..
CloundSand isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
hadis, tarihi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557