Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Dini Bölüm > Dini Bilgiler
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Dini Bilgiler Dinimiz hakkındaki tüm bilgilere buradan ulabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12 Eylül 2011, 04:51   #1 (permalink)
YaLNıZ AdaM ~

Deja-vu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 11 Eylül 2011
Nerden: konulardan
Yaş: 57
(Mesajlar): 1.504
(Konular): 1486
Renkli Para : 696
Aldığı Beğeni: 2
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: none
Standart ölüm hakkında

ÖLÜM



Her oyunun kendine göre bir kuralı vardır. O kurallara uyularak o oyun

oynanır. Eğer siz bu oyunu kurallarıyla değil de; ben dilediğim gibi

oynayayım derseniz, size o sahada yer yoktur.



Tavla oynuyorsanız pulları gelen zarların rakamına göre ilerletmek

mecburiyetindesiniz. Futbolda iseniz topu elinize alamazsınız. Basket

oynuyorsanız topu ayağınızla yürütemezsiniz. Bunlar oyunun kuralıdır. Eğer bu

kuralları kabul etmiyorsanız; o zaman zaten siz sahaya da çıkamazsınız. Çünkü o

sahaya çıkıp oynamak o kuralları kabul etmenin neticesidir.



Din olayını kabul

edebilirsiniz veya etmeyebilirsiniz. Ama ben dini kabul ediyorum dediğiniz

zaman, Peygamberin getirdiği kuralları kabul ediyorum demektir bu.



O zaman sizin düşünce yapınızı, Peygamberin getirdiği kurallarla bağdaştırmak

mecburiyetindesiniz. Eğer düşündüğünüz birtakım şeyler, Peygamberin

getirdiklerine uymuyorsa, düşünmekte özgürsünüz ama Peygambere inandığınızı

ve ona tabii olduğunuzu söylemeye hakkınız yoktur.



Mutlaka bir cenazeye gitmişsinizdir. Ve o cenazede tabut ve tabutun üstünde

bir yeşil örtü görmüşsünüzdür. O yeşil örtünün üzerinde sırma ile yazılı bir

ayet vardır. O ayette şöyle der;"Her nefis ölümü tadacaktır". İnceliğe

dikkat edelim.



Kuran kesinlikle "öleceksiniz" demez, ölümü "tadacaksınız"

der. Tadacaksınız. İnsan ölmez ölümü tadar.



Kuranın hükmüne göre, Peygamberin bildirisine göre, Peygamber de ölüm olayını

şöyle anlatır; kişi ölümü tattığı anda ölmüş olduğunu fark etmez. Kişi kendi

bedenini yıkayanı ve çevresindekileri görür, bilir, tanır. Kendi cenaze namazını

kılanları, tabutun içinde ve üstü örtülü olmasına rağmen görür, bilir ve tanır.



Mezardan uzaklaşanların ayak seslerini işitir. Sonra kabrin içindeyken iki

melek gelir. Münkir, Nekir adlarıyla, maruf. Ve ona bazı sualler sorar. O

suallerinde cevabını verir. Niye?



Ölümü tatma anındaki olayların bazı ana noktalarını vurgular. Öyleyse ölüm

denen olayın ne olduğunu bir an için hatırlayalım. Şöyle anlatayım size

ölümü;



Bir yerde bir koltukta oturuyorsunuz, çevrenizde de insanlar var. O anda

elinizi kaldırmak istiyorsunuz, kaldıramıyorsunuz. Bir şey söylemek

istiyorsunuz sesiniz çıkmıyor, bir anda paniğe düşüyorsunuz. Felç mi oldum

diyorsunuz? Sizde felç oldum düşüncesi, duygusu hâkim oluyor o anda. Hâlbuki

sizin durumunuzdan şüpheleniyorlar, dışardan bakıyorlar hareket yok, gelip

dokunuyorlar yığılıp kalıyorsunuz.



Aaa! Öldü! Diyorlar. Siz onların öldü deyişinden öldüğünüzü anlıyorsunuz.

Felç geçirmediğinizi anlıyorsunuz. Dikkat edin. Aklınız, şuurunuz, idrakiniz,

bütün duyularınız yerinde, dışarıda olup bitenleri görüyorsunuz. Fakat beden bir

anda yığılıp kalmış.



Deyin ki siz buna kalp krizi. İşte o anda çevrenizdekiler bağırıp,

çağırmaya, haykırmaya başlıyor. Ağlıyorlar, vaveylalar kopuyor. Siz "

Ölmedim, yaşıyorum!" demek istiyorsunuz, sesiniz çıkmıyor. Çünkü beyin

durmuş, sinir sistemi felç olmuş, hiçbir hareket yok bedende. Ve onların bu

haykırışları, bağırışları sizi daha büyük bir sıkıntıya, azaba, paniğe

sokuyor.



Peygamberin sözünü hatırlayalım;"Ölülerinizin yanında haykırıp,

bağırıp, çağırmayın onlara eziyet edersiniz" Çünkü; o zaten ölü değil!!!

Yaşıyor! Yaşıyor, fakat beden durmuş, bitmiş. Bedenden dışarı iletişim

sağlanamıyor.



Derken alıyorlar bedeni koltuğun üstüne uzatıyorlar, törelerine göre getirip

üstüne bir bıçak, bir çatal bir şeyler koyuyorlar. Siz orda çevrenizde

ağlaşanları seyredip duruyorsunuz.



Sonra alıyorlar sizi, götürüyorlar bir hamama sıcak bir yere, üstünüze

suları döküyorlar, sizi evirip çeviriyorlar, siz ne kadar uğraşırsanız

uğraşın, dışarıyla iletişim kurmaya "Ben yaşıyorum!" demeye diyemiyorsunuz.



Ama sizi yıkayanları görüyorsunuz, biliyorsunuz, tanıyorsunuz. Tanıyorsunuz

ama maddi dünyasıyla bağınız kopmuş. Param diyorsunuz, işim diyorsunuz,

koltuğum diyorsunuz, anam, karım, çocuğum diyorsunuz hiç! Bunların hiç biri

size ulaşamıyor. Ve bunlara dokunamıyorsunuz.



Daha sonra sizi alıyorlar beyaz bir kefene sarıyorlar, tahta bir sandığın

içine koyuyorlar, üstünüzü kapatıyorlar ama sizin görüşünüze mani olmuyor o

tahta, o örtü... Dışarıda olanları seyrediyorsunuz. Gözleri yaşlı, hüzünlü

insanlar...



Sonra götürüyorlar bir musalla taşına koyuyorlar. Hüzünlü an, çevrenizde

ağlıyorlar, haykırıyorlar. Gözü yaşlı karınız, kocanız, çocuğunuz, ananız,

babanız, arkadaşlarınız, sevdikleriniz... Ve siz bunları da

seyrediyorsunuz...



Sonra sizi alıyorlar bir mezarın yanına getiriyorlar. Koyuyorlar toprağın

üzerine, mezar kazılıyor çevrenizde hüzünlü insanlar...

İşte o anda hayatınızın en büyük paniği başlıyor. Yaşamınızın en büyük

paniğini o anda yaşıyorsunuz.



Çünkü aklınız, şuurunuz, idrakiniz, bütün

duygularınız sizinle beraber, yani siz o anda yaşıyorsunuz, fakat bedeni

içinde bir örtüde ve o mezarın içine konacağınızı, üstünüze toprağın

atılacağını ve orada hapis kalacağınızı, görüp hissediyorsunuz. Hz.



Ömer(r.a) soruyor;



- Ya Resulallah! Ben mezara konduğum zaman şu andaki aklım, idrakim,

duygularım, şuurum, aynen muhafaza olacak mı?



-Evet, Ya Ömer! Aynen şu andaki aklın, idrakin, duygularınla var olacaksın.

Evet. Kişi o mezara gömülme anında hayatının en büyük paniğini yaşıyor. Diri

diri toprağa gömülmek...



Ve sizi en sevdiklerinizin elleriyle toprağa alıp o mezarın içine

koyuyorlar, üstünüze toprağı atmaya başlıyorlar. Tahtalar konuluyor veya

beton taşlar konuluyor, dışarıyla ilginiz kesiliyor. Ama dışarıdaki sesleri

duyuyorsunuz, toprağın içinde canlı canlı hapis kaldığınızı hissediyorsunuz.



Evet, bedende bir olay yok o ana kadar ama siz o toprağın içinde canlı canlı

hapissiniz. Bağırmak, haykırmak istiyorsunuz; Beni buraya bırakmayın! Beni

buraya koymayın! Ben yaşıyorum! Canlıyım! diriyim! Ben de sizin kadar

şuurluyum! AMA İLETİŞİM YOK!



Bunlara ulaşamıyorsunuz ve sizi oraya bırakıyorlar, üstünüze toprağı

kapatıyorlar, ışık kayboluyor, kapkaranlık bir mezarın içinde tek

başınasınız...



Peygamberimiz(s.a.s) şöyle diyor:



" Kişi kabre konduğu zaman o panik içinde öyle bir haykırışla haykırır ki;

feryadı arşa kadar yükselir. Fakat ne yazık ki insan kulağı o haykırışı

işitemez."



İşte o panik anında düşünüyorsunuz ki, size dünyada iken söylenen; ölmek yok!,<br/>Kaynak: ForumPaylas.net [url=http://www.forumpaylas.net/dini-yazilar/40638-olum-hakkinda.html#posthttp://www.forumpaylas.net/showthread.php?p=262346[/url]

hayat devam ediyor!, öbür hayata kendini hazırlamazsan pişman olursun! ikazları

gelmişti, ulaşmıştı fakat bunları kaa'le almamıştın. Artık mezardan geri dönüş

yok. Bitiyor, herşey son buluyor.



Ve orada gerçekten iki melek geliyor, size bazı sualler soruyor.

Siz o panik halinizle ne derece cevap verebiliyorsunuz, size ait olan bir

olay...



Sonra aradan zaman geçiyor, mezarın içinde yılan, çıyan, köstebek, fare

kenarlardan çıkıyor geliyor sizin kaşınızı, gözünüzü, yanağınızı, ağzınızı,

burnunuzu, karnınızı, bağırsaklarınızı yemeye başlıyor. Ve siz mezarda kendi

yenişinizi, bu hayvanlar tarafından parçalanışınızı seyrediyorsunuz,

hissediyorsunuz.



Evet, fiziki bedeninize olan fiziksel bir azap size

ulaşmıyor ama kendinizi kâbus görür şekilde düşünün, rüyada,

yatakta...



Rüyanızda size gelen baskıları, birtakım hayvanların size verdiği

zararı, veya bir uçurumdan düşüşünüzü, bir bıçağın sizi kesişini,

boğulmanızı, göğsünüze birinin oturup boğazınızı sıkmasını düşünün... O anda

fiziksel bir olay yok ama, sizin yaşadığınız kabus... İşte mezarda öyle bir

kâbusun içine düşüyorsunuz ki, uyanma, geri dönme yolu yok. Ve böylesine

başlayan bir ÖLÜM ÖTESİ YAŞAM



Yani siz ölümün ne olduğunu tadıyorsunuz. Tadış sizde bir şey değiştirmiyor.

Herhangi bir şeyi tattığınız zaman nasıl şuurunuzda, idrakinizde bir değişme

olmuyorsa, sadece o şeyin ne olduğunu anlıyorsanız, "ölümü tatmak" demek bu

bedene kumanda edemez hale gelmeniz demek. Bu bedene kumanda edemez

hale geliyorsunuz, işte bu "ölümü tatmak" denen olay. Ama yaşamınız devam ede

gidiyor o kabirde...



Size sorsam, bir aynaya baktığınız zaman ne görüyorsunuz? Desem, hemen

vereceğiniz cevap şu olur. Aynaya baktığım zaman kendimi görürüm. İşte

"aynaya baktığım zaman kendimi görürüm" cevabınız Peygamberi, Kuran'ı ve

ölüm ötesi yaşamı inkârdan başka bir şey değildir!



Eğer gördüğünüz aynada, sizin ben dediğiniz, kendim dediğiniz yapı ise bu

beden belli bir seneler sonra toprak altında çürüyüp yok olacak ve bu hesaba

göre sizinde yok olmanız gerekecektir. Ama siz toprak altında Peygamberin

bildirdiği bir şekilde yaşayacaksınız. Bu beden çürüyüp yok olmasına rağmen

demek ki aynada ben dediğiniz, kendim dediğiniz şeyi görmüyorsunuz. Siz bir

beden görüyorsunuz.



Sokakta bir araba görüyorsunuz, yaklaşıyorsunuz cama tıklıyorsunuz, cam

açılıyor içerde bir adam, direksiyona yapışmış "Kimsin sen?" diyorsun. "Ben

1956 modeli Chevrolet'im "diyor. Adama bakarsınız gülersiniz,kafayı üşütmüş

zavallı dersiniz. "Sen Chevrolet değilsin kardeşim, sen insansın, arabanın

direksiyonunda oturuyorsun, bir süre sonra da direksiyondan kalkıp arabadan

çıkarsın! " dersiniz. Adam size "Hayır öyle şey yok, herkes bana böyle dedi,

herkes de bana böyle diyor, ben otomobilim" cevabını veriyorsa artık siz ona

daha fazla bir şey söylemezsiniz. "Zavallı, Allah selamet versin" der

geçersiniz.



İşte bugün birtakım insanlar, ben 56 doğumlu bilmem kimim, ben 48 doğumlu

bilmem kimim, ben 38 doğumlu bilmem kimim diyorsa o 56 model Chevrolet'im

diyen şoförden farkı yoktur.



Siz belli bir süre için bu bedenle birlikte varolan, fakat bir süre sonra bu

bedeni terkedip, bedensiz olarak yaş***** devam edecek bir varlıksınız.



İşte din dediğimiz olgu burdan ileri geliyor, şu anda her ne kadar bu

nedenle bu madde dünyasında yer alıyorsanız da, belli bir süre sonra , bu

madde dünyasıyla tüm ilişkiniz kesilecek, paranız, koltuğunuz, karınız,

kocanız,çoluğunuz-çocuğunuz,ananız, babanız v.s tümü geride kalacak, tek

başınıza yepyeni bir hayata geçeceksiniz.



Eğer o hayatın şartlarına göre kendinizi hazırlayamadıysanız, hazırlama

gereği duymadıysanız, siz ne olursa olsun o ortamda çok büyük bir sıkıntıya

, azaba düşeceksiniz. Ergeç denize düşecek olan insan yüzme öğrenmek

mecburiyetindedir. Yüzmeyi öğrenmediyse, o denizin içinde boğulur. Bunun

başka yolu yoktur.



Ben dünyada böyle bir insandım, şöyle bir insandım, şunu

yaptım, bunu yaptım. Sen dünyada nasıl bir insan olursan ol, eğer yüzmeyi

öğrenmediysen, denize düşünce boğulursun.



Sen eğer gideceğin ölüm ötesi aleme gereken bir biçimde hazırlanmadıysan, o

alemde yer alacak olan ruh bedenini gerektiği bir biçimde, gereken enerjiyle

güçlenmediysen, ne olursan ol o alemin batağında B-O-Ğ-U-L-U-R-S-U-N....



E canım ben Peygambere inanıyorum, Allah'a inanıyorum ama gerektiği gibi

hazırlanamıyorum. Aldatma kendini, mantığını çalıştır, beynini çalıştır

gerçekçi düşün.



Senin halin o adama benziyor. Vapur yolculuğuna çıkmış,

kaptanla da çok samimi, kaptanın sofrasında yemek yiyor, kaptanla da çok iyi

anlaşıyor. Ama bir gün güvertede güneşlenirken, kaptandan şu seslenişi

işitiyor;



"Gemi su alıyor, batmak üzere, herkes acele yüzme öğrensin, veya can

simidi edinsin" Sen diyorsun ki;"Canım, ben burada keyfime bakayım, ben

kaptanı seviyorum, nasıl olsa kaptan beni kurtarır"



Gemide 1000 yolcu nerde sen nerde kaptan. Bir süre sonra gemi batıyor. Sen

suların içinde gulu gulu yapıyorsun. Bu arada diyorsun ki;"Deniz, deniz! Beni

boğma, ben kaptanı çok seviyordum, ben kaptana yanıyordum" Deniz sana lisanı

halle der ki; burada kaptanı sevmen, kaptana yanman, sana fayda etmez. Ya can

simidi edinseydin veya yüzme öğrenseydin. Sen istediğin kadar kaptana

inanıyordum de, boğulursun.



Çünkü kaptanın senin inanmana ihtiyacı yok, yani Peygamberin senin ona inanmana

ihtiyacı yok. Allahın da senin ona inanmana ihtiyacı yok.



Peygamber sana diyor ki;



"Eğer benim dediklerimi anlayıp idrak edemiyorsan,

bana hiç olmazsa inan, ölüm ötesinde böyle bir yaşam var, o yaşamın

şartlarına göre tedbir alarak kendini kurtar.



Sen diyorsun ki;"Ben sana inanıyorum" Sonra bildiğin gibi yaşıyorsun. Saçmalama.

Peygambere inanmaktan gaye, Peygamberin dediğini anlayıp idrak etmek ve o

bildirdiği tehlikeye karşı gereken tedbirleri almaktır. Sen ona gerektiği gibi

kulak vermiyor, dediklerini anlamıyor, gereken tedbirleri almıyorsan, ne

kadar" inanıyorum, onu çok seviyorum" dersen de, o gittiğin ortamda içine

düşeceğin azaptan kendini kurtaramazsın. Ona inanmaktan murat, onun önerdiği bir

biçimde gereken tedbirleri almaktır. Peygamberin senin inanmana ihtiyacı yok

ki...



Sen ya geleceği idrak edip, gereken tedbiri alarak kendini kurtaracaksın

veyahut ta es geçeceksin. Gittiğin ortama gereken bir biçimde hazırlanmadığın

içinde mahvolacaksın!



Diri diri kebire gömülüp, orada canlı canlı o azabı çekeceksin seneler ve

seneler boyu. Bu daha işin başlangıcı, devamını söylemeyeceğim şu anda.

Bir İsviçre'ye gitmeye kalkıyorsun, bir Amerika'ya gitmeye kalkıyorsun 6 ay

evvelinden hazırlık yapıyorsun, oranın şartlarını öğreniyorsun, ne

götüreyim, ne getireyim, yanıma ne alayım, orda ne kadar kalayım diye onu

araştırıyorsun.



Ömür boyu, sonsuz yaşayacağın bir ortama gideceksin bir daha geri dönüş yok,

oranın şartlarını araştırma gereği duymuyorsun. Ondan sonra akıllım diye

geçiniyorsun. Bu mu aklın...



Hazırlanma kabul ama evvela oranın ne olduğunu öğren ondan sonra

hazırlanma, bilmediğin bir şeye nasıl tedbir alırsın veya nasıl tedbir almama

gereğini duyarsın. Senin garanti senedin mi var? Şu kadar sene yaşayacağına

dair.



Bir damarındaki tıkanma, bir kalp krizi, bir beyin kanaması senin bir anda

kaç yaşında olursan ol hayatının sonudur. O andan itibaren sana ne karın, ne

paran, ne kocan, ne anan, ne baban, ne bir başkası fayda edecek. Peki, o ölüm

denen olayla birlikte başlayacak olan ölüm ötesi yaşama hazırlanmadıysan

seni kim kurtaracak, ne kurtaracak. Allah kerim canım, yukarıda ALLAH var

canım nasıl olsa kurtarır. Bırak bu ağızları, iyice aklını başını topla ona

göre hareket et. Yoksa vay haline.















Deja-vu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
hakkında, ölüm


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557