Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Gezelim & Görelim > Diyar Diyar Türkiye'm
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Diyar Diyar Türkiye'm Türkiye'nin tüm bölgeleri hakkındaki bilgilerin ve tüm paylaşımların bulunduğu bölüm.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03 Aralık 2011, 20:52   #1 (permalink)
'' Evli Muutlu '' ~ C. ♥ N. ~


- MikiMikrop* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Tiyatro Sahnesinden
(Mesajlar): 5.261
(Konular): 1380
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 68951
Aldığı Beğeni: 90
Beğendikleri: 102
Ruh Halim: Mutlu
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 1
Oscar Ödülü 
icon36 Adıyaman hakkında Bilgiler Adıyamanda Gezilecek Yerler




Adıyaman hakkında Bilgiler Adıyamanda Gezilecek Yerler

Adıyaman

23 June, 2007 - 12:28 — werre Adıyaman Genel Bilgiler
Adıyaman İli Türkiye'nin Güneydoğu anadolu Bölgesinin batı ucunda Orta Fırat bölümü içinde yer alır. Toroslar'ın güneydoğu uzantıları üstünde yer alan Adıyaman ilinin Kuzeyinde Malatya ili (Pütürge, Yeşilyurt ve Doğanşehir ilçesi), Batıda Kahramanmaraş ili (Merkez ile Pazarcık ilçesi), Güneybatıda Gaziantep (Araban ilçesi), Güneydoğuda Şanlıurfa ili (Siverek, Hilvan, Bozova ve Halfeti ilçeleri), Doğuda ise Diyarbakır ili (Çermik ile Çüngüş ilçesi) bulunmaktadır.

Adıyaman Adının Kaynağı: ilk zamanlarda, Pirin Köyü'nün yerine kuruluydu ve Perre adını taşıyordu. Daha sonra Emeviler, buraya bir kale yaptırdı. Kent de Mansur'un Kalesi anlamına gelen ''Hısn Mansur'' adıyla anılmaya başlandı. Kent, 1. Selim zamanında alınınca Türkler, buraya Adıyaman demeye başladılar.

Merkez ilçe dahil 9 ilçesi ile 406 köyü vardır. İlçeleri Merkez, Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kahta, Samsat, Sincik ve Tut ilçeleridir. Adıyaman ili 370 25' ile 380 11' kuzey enlemi, 370 ve 390 doğu boylamı arasında yer alır. Adıyaman ilinin yüzölçümü 7 614 km2 , göller ile 7.871 km2 olup, rakımı 669 m dir.

Yüzölçümü :
7614 km2

Nüfus :
810.260

Trafik Kodu :
02
İLÇELER :

Adıyaman Merkez :

Konum itibariyle de ilin merkezi bir yerinde yer almıştır. Kuzeyinde Çelikhan ilçesi ve Malatya ilinin Doğanşehir ilçesi, doğusunda Kahta ilçesi, güneydoğusunda Samsat ilçesi ve Atatürk Baraj gölü ile güneyinde Fırat nehri, Urfa ilinin Bozova ilçesi ve batısında da Besni İlçesi ile Tut İlçesi yer alır.
Yüz ölçümü 1702 Km, yüksekliği ise 669 m.’dir.
Adıyaman İli daha önceleri sadece kale ( Hısn-ı Mansur Kalesi ) etrafında iken bilhassa, il merkezi olduğu 1954 yılından itibaren süratle gelişmiştir.

İlçe merkezinde doğu – batı istikametinde çizilerek çizilecek bir çizgi ilçeyi yaklaşık olarak ikiye böler. Bu çizginin kuzeyi dağlık, güneyi ise ovalıktır. Ova, güneydeki Fırat nehri ve Atatürk Barajı göl kıyısına kadar devam eder. Kentin birkaç kilometre kuzeyinden itibaren kuzeye doğru gittikçe yükselen dağlık alanlar başlar. Güneydoğu torosların bir bölümü olan bu dağlar doğu – batı istikametinde uzanır. Yüz ölçümünün üçte birinden fazlasını oluşturan kuzeyindeki dağlık alanlarda yayla iklimi hüküm sürer.

Adıyaman Coğrafyası

- Genel Durum
Adıyaman ili Orta Fırat
bölümü içinde yer alır. Eski coğrafyacı ve tarihçilere göre: Güneyde Arap
Yarımadasından, Kuzeyde Toros Sıradağları'na doğru uzanan Arap çöllerinin sona
erdiği yerde, Toros sıra dağlarının eteklerinde verimli topraklar yer
almaktadır. Arap çöllerini kuzeyden bir ay gibi saran bu topraklara binlerce
yıldan beri ‘Bereketli Hilal' adı verilmiştir. Ortadoğu ülkelerinin merkezinde
yer alan ‘Bereketli Hilal' topraklarında Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarından
gelen ana kara yolları birbirlerini kesmektedir. Tarih boyunca ‘Bereketli Hilal'
Bölgesi ana ticaret yollarının kavşak noktalarında, büyük ticaret ve sanayi
şehirleri doğmuş, büyümüş, yıkılmış ve yerlerine yenileri kurulmuştur.
‘Bereketli Hilal' bölgesinin bir parçası sayılan Orta Fırat Bölümünün illerinde
olan Adıyaman şehri, ‘Bereketli Hilal' bölgesinin en üst sınırını
oluşturmaktadır. Adıyaman ili uygun coğrafi özellikleri dolayısıyla tarihinin
her döneminde insanların yaşamayı tercih ettikleri bir yerleşim bölgesi
olmuştur.

- Yeryüzü Şekilleri

Adıyaman 'in Kuzey kesimi
torosların uzantısı olan Malatya dağları ile çevrilidir. Çelikhan, Gerger ve Tut
İlçelerinin arazilerinin çoğu dağlıktır.
İlin belli başlı dağları; Akdağ,
Dibek, Ulubaba, Gördük, Nemrut, Bozdağ ve Karadağdır. Güneye inildikçe ova
nitelikli araziler başlar. Kahta, Samsat, Keysun ve Pınarbaşı ovaları ilin
önemli ovalarıdır .

Bitki Örtüsü

Adıyaman ili Doğu ve Güneydoğu
Anadolu Bölgeleri arasında köprü vazifesi gören bir şehirdir. Hatta kısmen
Akdeniz Bölgesinin özelliklerini de taşır. Bu nedenle bitki örtüsü de bu üç
bölgenin özelliklerini taşımaktadır. Yüksek rakımlı yerler genelde meşe ağaçları
ile kaplanmış olmakla birlikte, su ve toprak erozyonu nedeni ile çıplak hale
gelmiş araziler de mevcuttur. Yaz mevsiminin uzun ve kurak geçmesi dolayısıyla
orman içi bitki örtüsü yok denecek kadar azdır. Tarım yapılmayan alanlar çayır,
mera, yabani ağaçlar ve makilerle kaplıdır. Sazlık, bataklık alanlarda suyu
seven bitki türlerine rastlanmaktadır.
Rakım yükseldikçe ağaç türleri
değişmekte kimi bölgelerde meşeliklere rastlamak mümkün olmaktadır.Doğan, şahin,
baykuş, keklik gibi yabani kuş türleri yanında tavşan, tilki, çakal gibi yaban
hayvanları da Adıyaman il sınırları içerisinde yaşama alanlarına
sahiptirler.

Akarsular :
Fırat Nehri İlin en önemli akarsuyudur.
Diğer akarsuları ise şunlardır; Sofraz Çayı, Ziyaret Çayı, Çakal Çayı, Kalburcu
Çayı, Eğri Çayı, Besni Akdere Çayı, Şepker Çayı, Çat Deresi, Gürlevik Deresi ve
Halya Deresi ile Gölbaşı, İnekli, Azaplı ve Abdulharap gölleri ilin diğer su
kaynaklarıdır.

Fırat Nehri: İlin en önemli akarsuyu-dur. Şanlıurfa
ve Diyarbakır illeri ile sınırı oluşturur. İl içindeki uzunluğu 180 km. dir.
Kâhta, Kalburcu ve Göksu Çayları nehrin başlıca kollandır.

Kahta Çayı:
Çelikhan yöresindeki Bulam, Abdülharap ve Recep sularını toplayıp Cendere
Köprüsünden geçtikten sonra Eski Kahta ve Alut Arazisinde biriken dağ sularını
da alarak Fırat Nehri'ne karışır (45.5 km).
Göksu Çayı:
Kahramanmaraş ili sınırlarından çıkar. Erkenek, Tut.ve Akdere civarından geçer.
Sofraz suyunu da aldıktan sonra Gümüşkaya'nın batısında Fırat Nehrine karışır.
İI sınırlan içindeki uzunluğu 90 km. 'dir.

Sofraz Çayı:
Besni
ilçesi Toklu Köyü civarından çıkar. Hacıhalil Köyü yakınlarında Keysun Suyu'nu
alarak Akdere civarında Göksu Çayı'na karışır. İl sınırları içindeki uzunluğu 51
km.'dir.
Ziyaret Çayı: Kaynağını Cebel ve Zey Köyleri sularından
alarak ipekli Köyü civarında Atatürk Barajı Gölü'ne karışır.
Adıyaman
ilinin önemli sayılabicak diğer akarsuları ise şunlardır:
Çakal Çayı (37.5
km.) Kalburcu Çayı, Eğriçay (32 km.}, Besni Akdere Çayı (59 km.) Keysun Çayı (45
km..), Birimşe Çayı (35 km.), Şepker Çayı, Çat Deresi, Gürlevik Deresi ve Halya
Deresi (41 km.)
- Göller - Göletler
İlde dört doğal, bir de
yapay olmak üzere beş adet göl vardır. Bunlar Gölbaşı, İnekli, Azaplı ve
Abdulharap doğal gölleri ile Atatürk Barajı suni gölüdür.
Gölbaşı Gölü: 2.19
km2 yüzölçümünde olan bu göl, Gölbaşı ilçesi Belediye sınırları içerisinde yer
almaktadır. Çevresinde turistik tesisler bulunan gölde balık üretimi de
yapılmaktadır.
İnekli Gölü: Yüzölçümü 1.09 km2 dir. Yağışların fazla olduğu
dönemlerde Gölbaşı ve Azaplı Gölleri ile doğal olarak açılan kanallarla
birbirine bağlanırlar.
Azaplı Gölü: ilçenin batısında bulunan bu gölün
yüzölçümü 2.72 km2 dir. Kışın sularının artması nedeniyle çoğu kez Gölbaşı Gölü
ile birleşik bir görünüm arz eder.
Abdülharap Gölü: Çelikhan ilçesinin 3 km.
kuzeyinde yer alan gölün yüzölçümü 5 km2 dir. Yüzeyi yoğun olarak saz ve otlarla
kaplanmış olan bu göl. Çat Barajı'nın tamamlanması halinde, baraj göl sahası
içinde kalacaktır.
Atatürk Barajı Gölü: Güney Doğu Anadolu
Projesi'nin (GAP) uygulamaya konulmasıyla oluşan bir göl olup Adıyaman ve
Şanlıurfa illeri arasında geniş bir alanı kaplar. Bölgenin sulama suyu ve balık
üretiminin temini açısından son derece önemli bir göldür. Rezervuar sahası
81.700 hektardır.

Çamgazi Barajı Gölü:
Adıyaman merkez ilçeye
bağlı Atatürk Barajı yolu üzerindedir. Baraj gövdesi zonlu toprak dolgu tipinde
yapılmakta olup sulama amaçlı inşa edilmektedir. Sulama alanı 6536
hektardır.

Çat Barajı Gölü:
Güney Doğu Anadolu Projesi'nin (GAP)
uygulamaya konulmasıyla oluşan göl olup Adıyaman-Çelikhan Abdulharap Gölü
üzerindedir. Sulama amaçlı kullanılan baraj gölü 14.481 hektarlık alanı
kaplar.

Göletler:
Adıyaman ili gölet inşası bakımından yeterli su
potansiyeline sahiptir. Bu nedenle mevcut göletlerin yanısıra çoğunluğu GAP
Projesi çerçevesinde olmak üzere bir çok gölet inşa halindedir. Bazı göletler de
planlama aşamasındadır. Bunlara ait özet bilgiler aşağıdaki tabloda
verilmiştir.

- Dağlar
Kuzey kesimi, Torosların uzantısı olan Malatya Dağları ile
kaplıdır. Güneye inildikçe yükselti azalır ve tamamiyle ova nitelikli araziler
başlar. Çelikhan, Tut ve Gerger ilçelerinin tamamına yakını dağlık bölge
özelliğini taşır.

Merkez, Besni ve Kahta ilçelerinin kuzey kesimleri
dağlık, güney kesimleri ova şeklindedir. Samsat ilçesi ise ilin en düz
arazilerine sahiptir.

Adıyaman İlçeleri

Besni

M.Ö.5000 yılına uzanan tarihi ile Güney Doğu Anadolu'nun eski yerleşim merkezlerinden birisi olarak dikkati çeken Besni, aynı zamanda da çok hareketli sanayi ve eski ticaret kenti oluşu ile tanınır. Bunda Halep Ticaret Yolu üzerinde oluşu kadar, savunmaya son derece elverişli yapısı ve muntazam bir kaleye sahip oluşunun büyük bir payı vardır. Sulak ve ormanlık arazi varlığı ile çekiciliğini her dönemde canlı tutmuştur. Bu yüzden "Cennete Eş" manasına gelen Bethesna, Bihicti, Bisni gibi isimlerle söylene gelmiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya giren Türkler Besni'ye üç koldan girerek burasını bir ‘Türk Yurdu' haline getirmişlerdir. Bunlar Saka-İskit Türklerinin Varsak, Türkmenlerin Avşar ve Çerkez oymakları olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır.
Tarihinde bir çok saldırılara da hedef olan Besni özellikle Moğol ve Timur'un istilalarına karşı destanlaşan kahramanlıkları ile Yıldırım Beyazıt'tan takdirname alan ilk şehirdir. Osmanlı padişahlarından Yıldırım ve Yavuz Besni'ye uğramış, Baybars, Buldaç, Kamil, Süleyman adlı Türk komutanları da Besni'de ağırlanmıştır. Evliya Çelebi'nin "Hayran Kaldım" dediği yer Besni'dir.
Osmanlı döneminde el sanatları bakımından zirveye çıkan Besni, Anadolu'nun her yerinden gelen tüccarların akınına uğradığı, kervanların konakladığı bir yer olarak da tarihe mal olmuştur.
İstiklal Savaşı döneminde, milli bir ruhun savaş boyunca Besni'de de varlığına şahit olunur. İlk mebus Reşit Bey'in Sivas Kongresinde Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olarak maddi ve manevi destek verdiği de bilinmektedir.
Ayrıca Hüveydi aşireti reislerinden Hasan ve Yusuf Beylerin kurup organize ettiği Kuva-i Milliye teşkilatı Antep ve Maraş savunmalarında büyük rol oynamıştır. Antep'deki Fransız silah deposuna ilk baskını yaparak bir çok askeri de esir alan yine bu teşkilattır. Cumhuriyet döneminde "Fetva Emirliği" ne kadar çıkan bir çok alimin ve Divan Edebiyatına giren şiirlerin sahibi bir çok şairin yetiştiğini görmekteyiz.
Besni'nin batı ve kuzeybatısında Gölbaşı, kuzeydoğu ve doğusunda Adıyaman Merkez İlçesi, güneyinde Şanlıurfa ile Gaziantep, güneybatısında da Kahramanmaraş bulunmaktadır. Besni'nin batısı Güneydoğu Torosların barı uçları ile çevrelenmiştir. Kuzeydoğu ve güneybatı doğrultusunda uzanan bu dağlar İlçenin batı kesimlerinde alçalarak plata özelliği gösterirler.
Besni'nin ismi tarihte Behisni, Bihisni, Besne, Behesna, Behisti gibi sözcüklerle anılmıştır. Bazı kaynaklara göre de Farsça'da eşsiz veya cennet anlamına gelen Hesna sözcüğünden türediği de belirtilmiştir.
Besni yöresi tarihte Akatların, Hurrilerin, Mitannilerin ve Asurluların akınlarına uğramıştır. Burada MÖ.1500'lerden sonra Perslerin, Helenlerin ve Romalıların eline geçmiştir. Halife Ömer zamanında Halid Bin Velid'in komutanlarından Rebiatu'l-Bahali yöreyi ele geçirmiştir. Bizans ve Abbasiler arasında el değiştiren Besni ve çevresi 1149'da Maraş senyörlüğünün egemenliğinde kalmıştır. Bu durum Selçuklu, Eyyubi ve Moğol istilalarına uğrayıncaya kadar sürmüştür. Sultan I.Beyazıt Besni ve çevresini 1395'te Osmanlı topraklarına katmıştır. Bundan sonra 1400'de Timur'un ordularının işgaline uğramış, daha sonra Dulkadiroğulları ile Memlûklar arasında el değiştirmiştir. Yavuz Sultan Selim Mısır seferi sırasında Besni yöresini Dulkadiroğulları'nın yönetimine bırakmıştır. 1521'den sonra, Dulkadiroğulları'nın Osmanlılara katılması ile Besni de Osmanlı Devletinin Malatya sancağına bağlı bir kaza olmuştur. Cumhuriyet döneminde Malatya'ya bağlı bir ilçe iken, Gaziantep'e (1926), tekrar Malatya'ya (1933), Adıyaaman'ın 1954'te il olması ile de ona bağlanmıştır.
Besni Kalesi:
İlçenin yaklaşık 2 km. güneyinde olan kale, üç tarafı sarp kayalıklarla çevrili sivri bir tepenin üzerinde kurulmuştur.Kaleye yalnızca güneyden dik bir yamaçtan çıkılması mümkündür.Savunmaya çok elverişli olan Besni Kalesi, mancınıkları ve diğer yapı kalıntılarıyla hala dimdik ayaktadır.Kalenin kuruluş tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 13. y.y.da Memluklerin hakimiyeti zamanında (1923) Besni Kalesi sağlamlaştırılır.
Kalenin ortasında bir kuyu bulunmaktadır.Batı kesiminde bir anıtı andıran karşı karşıya yapılmış iki büyük yapır vardır.Halk arasında Çifte Mancınık adı verilen bu iki mancınık arasında esirlerin asılarak düşmana gösterildiği ve gözdağı verildiği rivayet edilmektedir.
İlçenin Tarihi ve Trustik Yerleri :
* Eski Besni Ören Yeri
* Kurşunlu Camii
* Sofraz Anıtları
* Kızılin Köprüsü:
* Dikilitaş (Sesönk)
* Dolmenler

Çelikhan

Çelikhan ilçesi'nin, doğusunda Sincik, batısında Malatya’nın Doğanşehir
ilçesi, güneyinde Adıyaman merkezi, kuzeyinde Malatya ili Yeşilyurt ilçesi ile
çevrilidir.
Çelikhan İlçesi Adıyaman’a 56, Malatya’ya 95 km dir.
Malatya-Adıyaman arasında bulunan Güneydoğu Torosların devamı olan yüksek
dağların arasın da kurulmuş bir ilçedir. Rakımı , ilçe merkezi 1388 m dir.
İlçenin yapısı dağlık ve engebelidir. İlçenin yüksek dağı Akdağ olup rakımı 2700
m yüksekliktedir. En önemli akarsuları Bulam ve Abdulharap çayıdır. Abdulharap
çayı üzerin de Çat barajı kurulmuştur.
Çelikhan’ın ilk ismi Komişir olarak
bilinir. Cumhuriyet Döneminden sonra bu isim Çelikhan olarak değiştirilmiştir.
Çelikhan'ın yerleşik halkını Türk boylarından H***oda, Perta, Sisa ve Tilla
oymakları oluşturmaktadır
Çelikhan, Adıyaman yöresinde olduğu gibi Hitit,
Asur, Pers, Makedonya, Seleukos, Roma ve Bizans devletlerinin egemenliği altında
kalmıştır. Hz. Ömer zamanında Arapların eline geçmiş ve Keysun’a bağlanmıştır.
949 yılında tekrar Bizanslılar tarafından alındıysa da 1071 yılında Malazgirt
Zaferi’nden sonra Çelikhan yöresi Malatya ve Adıyaman illeriyle beraber
Selçukluların eline geçmiştir. 1391-1389 yıllarında Yıldırım Beyazıt
komutasındaki Osmanlılar bu bölgeyi Memlük beylerinin elinden almış ancak bir
kaç yıl sonra bölge Timur ordularının egemenliğine girmiştir. 1516 yılında
yapılan Koçhisar Savaşı sonunda bölge Yavuz Sultan Selim tarafından
Dulkadiroğulları'non Osmanlı'ya katılmasıyla Osmanlı topraklarına dahil
olmuştur.
Bugünkü Çelikhan bölgesi 1839 Tanzimat Fermanı’ndan sonra
yapılan adli, askeri ve mülki ıslahat sonunda merkezi Harput olan Mamurat-ül
Aziz eyaletine bağlanmıştır. ( Bu tarihte Mamurat-ül Aziz eyaletine bağlı üç
sancaktan birini Malatya teşkil etmekteydi.) 1864 yılında vilayetlerin kurulması
hakkındaki nizamname ile büyük kadılıklar ilçe, küçük kadılıklar ise bucak
müdürlüğü haline getirilince “Ortaköy” adında bir bucak müdürlüğü kurulmuştur.
Bu tarihten sonra eski adı Arga olan Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı bir
yerleşim birimi konumunu almıştır. 1927 yılına kadar Akçadağ’a bağlı olan
Çelikhan, 1927-1931 yılları arasında Koçali Bucak Müdürlüğüne bağlanmıştır. 1931
yılında ise Çelikhan adıyla bir bucak müdürlüğü kurulmuştur.
Çelikhan
1869 depreminde büyük yıkıma uğramış, Merkez Camii civarında çok sayıda ev
yıkılmıştır. Diğer taraftan 1934 yılında halk arasında “Mıtık” adı verilen
bulaşıcı, salgın bir hastalığın Çelikhan’da baş göstermesi ile çok sayıda insan
ölmüş, çok sayıda aile de civar il ve ilçelere göç etmek zorunda kalmıştır.
1954 tarihinde Malatya iline bağlı İlçe olarak kurulan Çelikhan daha
sonra 14 Haziran 1954 tarih ve 6418 sayılı kanunla Besni, Gerger, Gölbaşı ve
Kahta ilçeleriyle birlikte kurulan Adıyaman iline bağlanmıştır.
İlçe halkı
geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Ancak yörenin engebeli oluşundan
ötürü tarıma elverişli alanları oldukça sınırlıdır. Bununla birlikte, tütün,
hububat, meyvacılık ve sebze tarımı yapılmaktadır.
Yörede turizm yönünden
Çelikhan-Adıyaman karayolunun 5. km.de Beypınarı mesire yeri, ilçe merkezinde
Zerban Suyu, Pınarbaşı Kasabası'nda Havşeri Pınarı ve Mestan, Recep Çayı, Jari
Yaylası, Koyunpınarı yaylası ve Çat Barajı bulunmaktadır.

Gerger

İlçenin tarihi; İlin genel tarihine uygun bir karakter taşımakla birlikte
coğrafi olarak dağlık bir alanda yer alması ve ulaşım zorlukları nedeniyle bazı
farklılıklar gösterir.
Bazı kaynaklara göre M.Ö.VI.Yüzyılın ilk yarısında
yaşayan Selevkos Kralı Arsemes, Fırat üzerinde aşağı ARSEMİA adlı bir kent
kurmuştur. Bu kent Gerger Kalesi olarak halen bulunmaktadır. Aşağı ARSEMİA
KOMMAGENE krallı, zamanında kışlık kent olarak kullanılırdı.
Bu bölge
daha sonra Doğu ROMA (Bizans) İmparatorluğunun eline geçmiştir. Bu tarihlerde,
halkın geneli Hristiyanlık dininin Gregoryan Mezhebine bağlı olup, Hicri 135
yılında Abbesi halifelerinden Ebu Cafer-el Mansur’un Adıyaman, Kahta ve Samsatla
birlikte burayı da fethettiğini görmekteyiz. Bölge bu tarihten sonra
İslamlaşmaya başlamıştır. Daha sonra Gerger ve çevresi Abbasilerin
zayıflamasıyla HAMDANİLER’in sonra tekrar Bizansın eline geçmiştir. Selçuklular
zamanında Gümüştekin 1066 yılında Hısn-ı Mansur’u ele geçirmiş fakat iç
karışıklıklardan dolayı geri çekilmiştir.
Selçukluların bölgedeki
hakimiyeti 1071 yılında Büyük Selçuklu İmparatoru ALPARSLAN’ın Bizans İmparatoru
Romanos Diognes (Romen Diyojen)’i Malazgirt’te uğrattığı büyük yenilgiden sonra
kesinleşmiştir.
Bölge, Selçukların yıkılmasından sonra Artukoğullarının
eline, onlardan sonra da I. Haçlı Seferi münasebetiyle Haçlıların eline
geçmiştir. Zengiler, Artuklular,Frank Kontluğu,Eyyubiler ve daha sonra da
Anadolu Selçukluların eline geçmiştir. Baba İshak isyanı nedeniyle Türkiye
Selçuklularının zor duruma düşmesini fırsat bilen Moğolların saldırıya
geçmesiyle bu bölge de Moğol istilasına maruz kalıp Moğolların eline
geçer.
Bu bölgenin daha sonra Memlukluların onlardan sonra da
Timurluların eline geçtiğini görmekteyiz. Timurluların çekilmesinden sonra
yörenin DULKADİROĞLULARI’nın eline geçtiğini ve uzun süre onların elinde
olduğunu görüyoruz. 1515 Turnadağ savaşıyla yöre Osmanlıların eline
geçmiştir.
Adıyaman İli ve İlçelerinin sonraki tarihi süreç içerisinde
durumu şöyledir; Adıyaman, 1849 yılında sancak haline getirilen Diyarbakır’a
bağlanmıştır. 1859 yılında Malatya Sancak olunca Gerger, Malatya’ya
bağlanmıştır.
Cumhuriyet dönemine Malatya-Pütürge İlçesine bağlı köy
olarak giren Gerger 1 Aralık 1954 yılında İl olan Adıyaman’a bağlanmıştır. İlçe
merkezi 1954-1957 yılları arasında halen köy tüzel kişiliğine sahip Güngörmüş
köyünde bulunuyorken. 25.06.1957 tarih ve 9642 sayılı Resmi Gazetede
yayınlanarak 7022 Sayılı Kanunun uygulamasıyla 10 Şubat 1958 yılında İlçe
merkezi Budaklı köyü ALDUŞ mezrasına (şimdiki Gerger İlçesi) nakil
edilmiştir.
Adıyaman’ın kuzeydoğusunda yer alan Gerger’ in yüzölçümü 702
Km.dir. Kuzeyinde Malatya’ nın Pötürge ilçesi; doğusunda Diyarbakır’ ın Çüngüş
ve Çermik ilçesi ve Şanlıurfa’ nın Siverek ilçesi; güneyinde Kahta; batısında
Sincik İlçeleri ile sınırdır. İlçenin doğu ve güney sınırını Fırat Nehri
üzerinde yapılan Atatürk Baraj Gölü çizmektedir.
Deniz seviyesinden
yüksekliği 770 M.dir. İlçe, tümüyle dağlık bir bölgede kurulmuştur.En yüksek
noktası Kımıl Dağı 2250 M. Yüksekliğindedir. Kürdek, Hacı Bazı ve Kımıl önemli
dağlarıdır. Çet, Kürdek, Ovacık, Kımıl Dağı ve Beyaz Çeşme yaylaları ilçe
sınırlarındadır. Ayrıca Güngörmüş ve Gürgenli Köyleri’ nin arasında Kara Göl
isminde bir göl bulunmaktadır.
Gerger ilçesinde bulunan yaylalar Çet,
Kürdek, Ovacık, Kımıl Dağı ve Beyaz Çeşme yaylalarıdır. İlçenin 5 km. uzağında
Eskikent Köyü'nün kuzeyinde Murfan mağaraları da bulunmaktadır.
Gerger
ilçesi; il merkezine 105 km. uzaklıkta ve ulaşım karayolu ile yapılmaktadır.
Karayolu ağı ise; Adıyaman, Kahta, Narince, Gerger ve Gölyurt’ a kadar
gitmektedir. Yol asfalttır. Gölyurt karayolu’ nun 18 Km. ‘si
stabilizelidir.
İlçe sınırlarında bulunan önemli akarsular, başta Fırat
nehri olmak üzere Demirtaş Çayı ile Çifthisar Çayıdır.
İklimi; kışları
soğuk, yazları sıcak ve kuraktır. Bu özellikleri ile Akdeniz iklimi ve kara
iklimine sahiptir.

Gerger Kalesi

Gerger İlçesinin Oymaklı
köyündeki kale, Roma döneminde inşa edilmiş, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde
surlar, kale kapıları ve tonozlu yapı grupları eklenerek kullanılmıştır.
Kalıntılarının büyük bölümü günümüzdede ayaktadır.
Fırat Nehri’nin batı
yakasında yer alan Gerger kalesi, M.Ö. 2. yüzyılda Kommageneliler’in atası olan
Arsemes tarafından kurulmuştur. Kale, Kommagene Krallığı’nın doğu sınırını
oluşturmakta olup Fırat nehri üzerindeki geçişlerin kontrol noktası
durumundadır. Sarp kayalar üzerine, Aşağı Kale ve Yukarı Kale olmak üzere iki
bölümde inşa edilen Gerger Kalesi, Kommageneliler’in ilk idare merkezi durumunda
olup, aynı zamanda kutsal bir tapınak görevini de üstlenmiştir.
Üç
girişi bulunan Yukarı Kale'nin 1. kapısı yanında kayalardan oyulmuş merdivenler,
koridorlar ve mezarlar bulunur. 3. kapı çevresinde Kral Samos ve torunu I.
Antiochus tarafindan yazdırılan altı kitâbe bulunmaktadır. Kalenin üst
kısımlarında yapı temelleri, burçlar; alt kısımlarında su sarnıçları ve evlere
ait kalıntılar bulunmaktadır. Aşağı kalede Orta Çag'a ait İslam yapı temelleri
olduğu bilinmekle birlikte, kalıntıları iyi durumda değildir. Yine kayalardan
oyulmuş merdiven ve koridorlar, su sarnıçlarına ait kalıntılar bu bölümde de
bulunmaktadır. Aşağı Kale'nin batı surlarına dışarıdan bakıldığında kayalara
oyulmuş Kral Samos'a ait bir rölyef görülmektedir. Dört metre yüksekliğindeki
rölyefte Kral Samos tören giysileri üzerinde silahlarla kuşanmış ve sağ elini
ileri doğru uzatmış olarak ayakta tasvir edilmiştir.
Gölbaşı

Adıyaman’ a 63 Km uzaklıkta olan Gölbaşı İlçesi, Doğu Akdeniz ve Güneydoğu
Anadolu’yu, Doğu Anadolu’ya bağlayan Gaziantep-Malatya karayolu ile
Adana-Malatya demiryolu yönünde yer almaktadır. Gölbaşı gölünün güneybatısına
kurulmuş olan ilçenin, Doğusunda Malatya’nın Doğanşehir İlçesi ile Adıyaman’ın
Tut İlçesi, batısında Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Çağlayancerit İlçeleri,
kuzeyinde Kahramanmaraş’ın Nurhak İlçesi, güneyinde Adıyaman’ın Besni İlçesi yer
almaktadır.
Gölbaşı ilçe merkezinin yeri, önceleri boş bir arazi iken
1934 yılında demir yolunun geçmesiyle bir yerleşim merkezi haline gelmeye
başlamıştır. Civar İl ve İlçelerden başlayan göçler sonucu 1954 yılında Besni
İlçesine bağlı bir köy olmuş, 1958 yılında da ilçe durumuna getirilmiştir.
Gölbaşı, gösterdiği hızlı gelişme seyri ile Adıyaman’ın büyük ilçelerinden biri
durumuna gelmiştir.
Gölbaşı ilçesinin deniz seviyesinden yüksekliği
866,8 m. yüzölçümü 784 km. karedir. En yüksek dağı 2500 m. yüksekliğindeki Akdağ
olup, bunu Meydan ve Boruk dağları izlemektedir. Engebeli bir arazi yapısına
sahip olan Gölbaşı ilçe sınırları içerisinden Göksu çayı geçmektedir. Ayrıca bir
birleriyle bağlantılı Gölbaşı, Azaplı ve İnekli gölleri mevcuttur.
Gölbaşı'nın temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Geçici Köy
koruculuğu, halı kursları, esnaflık ilçenin istihdam alanlarındandır. İlçedeki
Kömür İşletmesi, tekstil atölyesi, küçük sanayi ve benzer işyerleri istihdam
sahalarıdır. İlçede kurulu büyük fabrika, sanayi tesisi yada işletme
bulunmamaktadır.
İlçede sanayi kuruluşu olarak Kömür İşletmesi, Tekstil
İşletmesi, Un Fabrikası, Yem Fabrikası, Poşet Fabrikası ve Tavuk Çiftliği gibi
işletmeler bulunmaktadır
Gölbaşında tarihi yapı olarak, Harmanlı Kasabası
Göksu üzerindeki Paşa Köprüsü, Köristan (Yaylacık) Köyü'ne 16 km.uzaklıktaki
Göksu üzerindeki Vicne Köprüsü ve Altınlı Köprüsü bulunmaktadır. Bunlardan
Altınlı Köprünün yapım tarihi kesin olarak bilinmemelktedir. Bu köprü üç kemerli
olup, taşları harç kullanılmadan sıkıştırma suretiyle yapılmıştır. Köprü
ayaklarında sulara karşı korunmak amacıyla koni şeklinde mahmuzlar yapılmıştır.
Ayrıca Nasırlı Köyü'nde, köyün ilk kuruluş yeri olan Mendede'de bir höyük
(Mendede Höyüğü) bulunmaktadır. Kız Kapan'da su sarnıçları, basamaklarla çıkılan
mağaralar bulunmaktadır. Çevrede çok sayıda cam, ok demirleri, çanak ve çömlek
kalıntılarına rastlanmıştır. Köyün güneyinde 2 km. uzaklıkta ”Çardak” veya
“Gölün Başı Mağarası” adı verilen yerdeki mağarada, öküz başı rölyefi
bulunmaktadır. Buraya “Musa Gediği” mevkii de denilmektedir. Ayrıca, köyün
kuzeyinde “Kırk Bayır” denilen yerdeki mağaralarda mezarlara rastlanmıştır.
Gölbaşı, Belören'de tarihî kalıntılar bakımından zengin bir yerleşim
merkezidir. Köyün 6 km. kadar batısında eski yerleşim yeri olan “ Heyik” mevkii
bulunmaktadır. Buranın tarihi bir şehir olduğu , dükkan olması muhtemel
kalıntılardan, yine buradaki mezar kalıntılarından anlaşılmaktadır.Taşlar doğal
halindedir.Belören'in kuzeyinde 5 km. uzaklıktaki etrafı surlarla çevrili
Keykubat Kalesi bulunmaktadır. Kale, Roma harcı ile yapılmıştır. Yine Belören'in
Beldenin güneyine 5 km. uzaklıkta, “Kent” denilen yerde taş mimari parçalar ile
mezar kalıntıları bulunmaktadır. Belören'in güneyinde, 2 km.uzaklıkta “Peri Önü”
mevkiinde de bir höyük vardır. Buranın da eski bir yerleşim yeri olduğu
bilinmektedir. Ayrıca Gölbaşı’nın kuzeyinde yer alan Çataltepe köyündeki
“Köristan” veya “Kölisten”, denilen yerde dağın üzerindeki kalıntının ne olduğu
kesinlik kazanamamıştır. Bu kalıntıların yel değirmeni veya bir kiliseye ait
olduğu söylenmektedir.
Çataltepe Köyü'nün güneybatısında Kara Mağara
denilen doğal mağaranın üzerinde 1 m. çapında ve 2 metre derinliğinde tahıl
saklama veya şarap kuyuları olduğu söylenen kalıntılarla karşılaşılmıştır.
Ayrıca burada kilise ve ev kalıntıları bulunmaktadır. Bunlar da burasa bir
yerleşim olduğunu açıkça göstermektedir. Bunun yanında Belören'in 4 km.
uzaklığında 4 küçük mağaradan oluşan küçük kaya, 1,5 km. uzaklığında İllez Kani,
Kaba Öğüt denilen ören yerleri ile Höyük mevkii ve Tilki Kalası bulunmaktadır.
Burada çok sayıda mimari taşlara, keramiklere ve sarnıçlara rastlanmıştır. Beş
Tepe Mevkiindeki bulunan mağarada, nişlere ve Roma harcına benzer harçla
yapılmış kalıntılara rastlanmıştır. Bu bölgede yapılacak arkeolojik
araştırmaların, karanlıkta kalmış bazı noktaları aydınlatacağı da
açıktır.
İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Paşa Köprüsü,
Köristan (Yaylacık) Köyü'ne 16 km.uzaklıktaki Göksu üzerindeki Vicne Köprüsü ve
Altınlı Köprüsü bulunmaktadır.
Kâhta

Kâhta, medeniyetlerin doğuş yeri olan Mezopotamya’ya yakınlığı nedeniyle
tarih süreci içerisinde sayısız medeniyetlere ev sahipliği yapmış önemli bir
yerleşim merkezidir. M.Ö.VII. yüzyılda Asur, VI.yüzyılda Pers, IV.yüzyılda
Makedon ve Seleukos egemenliğinin hüküm sürdüğü görülmektedir. M.Ö. I.yüzyılda
bölgede hüküm süren Arsames, günümüze önemli tarihi eserler bırakmıştır.
Kommagenelilerin atası olan Arsames, bugünkü Fırat Arsameia’sı olarak bilinen
Gerger Kalesi ile Nymhois Arkameia’sının kurucusudur. M.Ö.109’da bağımsızlığına
kavuşan, doğu ve batının kültür, sanat ve inançlarının sentezi olan Kommagene
Medeniyeti M.S. 72’de Anadolu’da Romalılar tarafından ortadan kaldırılarak
Suriye Eyaletine bağlanan son krallık olmuştur.
Kahta, Arap, Ermeni,
Artuklular, Haçlı Seferlerini müteakiben Selçuklular, Babiller, Moğollar,
Memlükler ve Dulkadiroğuları hakimiyetinde kaldıktan sonra 1516 yılında Yavuz
Sultan Selim zamanında Osmanlı hakimiyetine girerek önce Dulkadirli Emaretine,
Kanuni zamanında ise sancak merkezi haline getirilen Samsat’a bağlanarak
Zülkadiriye Eyaletine (Maraş) bağlanır.
Kahta 1531 yılında Malatya’ya, 1349
yılında ise Hısn-ı Mansur’a (Adıyaman) bağlanır. 1859 yılında Malatya sancak
olunca Kâhta’da diğer kazalar gibi yeniden Malatya’ya bağlanır. Bu durum Osmanlı
İmparatorluğunun yıkılmasına kadar devam eder.
Kahta Cumhuriyet döneminde
Malatya’ya bağlı bir ilçe olarak yapılandırılır. Cumhuriyetin ilk yıllarında yer
değiştirerek eski Kâhta’nın 26 k.m. güneyindeki şimdiki yerine taşınır. İlçemiz
1954 yılında Adıyaman’ın il olması ile birlikte Adıyaman’a
bağlanmıştır.
İlçe Merkezinin yerleşim yeri ova üzerindedir. İlçenin
kuzey bölgesi dağlık olup, bu bölgede köyler tarım arazisi dışına, yamaçlara
kurulmuştur. Güney bölümündeki köyler ise ova içerisindedir.
Kahta; 38-17
doğu boylamı ile 37-45 kuzey enlemi üzerinde yer alır. Denizden yüksekliği 750
metredir. Kuzeyde yüksekliği 2000 metreye ulaşan sıra dağlarla çevrili ilçe 1490
km2’lik yüz ölçüme sahiptir. Adıyaman ilinin 33 km. doğusunda yer alır. İlçe
yüzölçümünün -Kahta merkez dahil- yaklaşık üçte ikisi 1. derecede, kalan
yaklaşık üçte biri ise 2. derecede deprem bölgesi içindedir.
Kahta ilçesi,
doğuda Gerger ilçesi, güney ve güneydoğuda Şanlıurfa ili, güneybatıda Samsat
ilçesi, batıda Adıyaman, kuzeyde Sincik ilçesi ve Malatya ili ile çevrilidir. Şu
anda ilçenin doğu ve güneydoğu kesimindeki sınırını Atatürk Baraj Gölü meydana
getirmektedir.
İlçenin kuzey kesimi dağlık alanlardan meydana gelirken,
güney kesimi düzlük alanlardan meydana gelmektedir. Kuzeydeki en yüksek nokta
Nemrut Dağıdır (2.206m.), dağlık alanlardan güneye doğru gidildikçe önce plato
alanlarına sonra geniş ovalara geçilir. Kahta Antitoros Dağlarının güney
eteklerinde başlayıp güneye doğru alçalan ve Harran ovasına doğru uzanan bir
arazi yapısına sahiptir. İlçe merkezi düz bir alanda
kurulmuştur.
Dağlar :
* Nemrut Dağı
Akarsular
:
İlçenin en önemli akarsuları Kahta Çayı ve Kalburcu Çayıdır.
*
Kahta Çayı
* Kalburcu Çay
Göl ve Göletler:
*
Kahta’da tabi göl yoktur.
* 100. Yıl Göleti * Dut
Göleti

İlçe Adının Kaynağı

Kahta adının nereden geldiği yolunda
kaynaklarda pek bilgi olmamakla beraber, tarihte, Orta Asya’da Ötüken ve
Karakurum yakınında Kahta isimli bir kentin varlığı göz önüne alınırsa Kahta
isminin Orta Asya kökenli bir isim olduğu sonucu çıkarılabilir. “Kahta” isminin
Persçede “Dağın Eteği” anlamına geldiği ve Komagenelilerden önce bölgede hakim
olan Persler tarafından kullanıldığı , bu adın da eski yerleşim yerinin
konumundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Eski ilçe merkezi Eski Kahta’dır ve
Nemrut Dağının eteklerinde yer almaktadır.
İlçenin Tarihi ve Turstik
Yerleri :

Kahta İlçesi sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal
zenginlikler nedeniyle önemli bir turizm merkezi konumundadır. Özellikle
Kommagene Medeniyetinden kalan tarihi miras, kültür turizmi için dünyanın en
önemli kaynaklarından birini teşkil etmektedir. İlçenin önemli tarihi, kültürel
ve doğal zenginliklerini arkeolojik kültür varlıkları ve ören yerleri
oluşturmaktadır. 2206 metre yükseklikteki Nemrut Dağı tepesinde bulunan Kral
Antiochos’un anıt mezarını ziyarete gelenler, güneşin gizemli doğuşunu ve
batışını seyretmektedirler.
* Nemrut Dağı (Antiochos’un Anıt
Mezarı – Dev Heykeller),
* Arsemia (Eski Kale),
* Eski
Kahta Kalesi (Yeni Kale),
* Cendere Köprüsü (Roma Köprüsü),

* Karakuş Tümülüsü (Kadınlar Anıt Mezarı)
* Şeytan
Köprüsü,
* Kıran Köprüsü (Değirmenbaşı Köprüsü),
* Han
Yeri (Burmapınar),
* Yassıkaya ören yeri
İlçenin tarihi
yerlerinin başlıcalarıdır.
İklim ve Bitki Örtüsü :
İlçemizin
doğal bitki örtüsü step görünümündedir. Engebeli bir arazi yapısına sahip olup,
dağlık kesimde fazla sık olmayan meşe ağaçları, akarsu boylarında ise söğüt ve
kavak ağaçları mevcuttur.
İlçemiz sınırları içerisinde bulunan Atatürk Baraj
Gölü nedeniyle, iklim yapısı önemli ölçüde değişikliğe uğrayarak, karasal olan
iklim, Akdeniz İklimi ile benzerlik göstermeye başlamıştır.
İlçemizde son 10
yılın meteorolojik verilerine göre en düşük sıcaklık – 9.4 0C (1997 yılı Şubat
ay’ı) en yüksek sıcaklık 44.4 0C (2000 yılı Temmuz ay’ı) dir.
İlçemize
son 10 yılda yıllık olarak en yüksek yağış miktarı m2’ye toplam 1038.5 kg. ile
1996 yılında, aylık en yüksek yağış miktarı 297.6 kg olarak 1996 yılı Mart
ayında kaydedilmiştir.
Son on yıllık sıcaklık ortalaması 17.2’ dir.

Samsat

Eski adı Samusata - Sumaysat olan Samsat yörede tarihi en eski olan yerleşim
yerlerinden birisidir. Bazı kaynaklardan M.Ö 6000 yılında Orta Asya’dan gelen
Türklerden Prohititler tarafından kurulduğu belirtilmektedir. Fırat’ın batı ve
doğu kesimleri arasında en elverişli geçit yerinde bulunduğundan Samsat tarih
boyunca önem kazanmıştır.
Sümerler zamanında Semizata adı verilen Samsat’
ın demir çağında Hitit Krallığının merkezi olduğu sanılmaktadır. Bölge M.Ö. 708
II. Sargon tarafından zapt edilerek Asur’ a bağlı bir eyalet durumuna gelir.

M.Ö. 605 yılında Babiller’in eline geçer. Daha sonra sırasıyla Medlerin,
Perslerin (M.Ö. 553), Mekadonya Krallığının (M.Ö. 333) ve Selevkos’ ların
hakimiyeti altına girer.
Samsat M.Ö. 69’da Kommagene Krallığının merkezi
olur. Kommagene Kralları Antichos sanıyla anılır. 150 yıllık süre içinde 4 kral
tahta geçti. Bunlardan Kral Antichos III’ nün Romalılara yenilgisi üzerine
Kommagene Devletinin egemenliği sona erdi. M.S. 72 yılında bir Roma eyaleti
haline getirilen Samsat bir ilim merkezi olur.
Ünlü bilgin Lukianus bu
dönemde Samsat’ta doğar.
Bu arada birkaç kez Perslerle Romalılar
arasında el değiştirir. M.S. 271’de tekrar Romalıların eline geçer. Bu dönemde
nüfusu 50.000’i geçer.
Daha sonra Bizans’ın ve sonrada Arapların eline
geçer. Samsat’a Hz. Ömer zamanında Şimşat, Şümişat denir. 1085’te Melikşah
1114’de Zenginler 1180’de Selahattin Eyyubi 1203’de Anadolu Selçuklularından
Rüknettin süleyman II Samsat’a hakim olur. 1237’de Harzemşahlar tarafından yağma
edilen Samsat 1240’da Moğol İmparatoru Hülagü Han tarafından sonrada
Dulkadiroğulları tarafından istila edilir.
1392’de Yıldırım Beyazıt
tarafından Osmanlı devletine bağlanır. 1401’de Timur tarafından tahrip edilir.
1516’da Yavuz Sultan Selim tarafından tekrar Osmanlılara katılır. Osmanlı
yönetiminde eski önemini kaybeder ve sancak merkezi olur.
Gittikçe
küçülen Samsat, Cumhuriyetin kurulmasıyla bucak merkezi olur, 1960’da ilçe
merkezi haline getirilir ve Adıyaman iline bağlanır.
Samsat ilçesi
Atatürk Barajı Göl suları altında kalmasından dolayı 05.03.1988 tarihinde eski
yerleşim yerinden tahliye edilmiş ve 21.04.1988 tarihli 3433 sayılı kanunla
merkezi değiştirilerek bu günkü yerine taşınmış bulunmaktadır.
Günümüzde
yapılan arkeolojik araştırma ve kazılarla eski Samsat ve civarında eski
dönemlere ait saraylar, su kemerleri, kaleler ve benzeri yapılar, kıymetli
eşyalar bulunmuştur. Bu eserlerden bir kısmı Adıyaman müzesinde
sergilenmektedir.
İlçe Adıyaman ilinin güney-doğu kesiminde yer almakta
olup, yüz ölçümü 338 km2 dir.
Samsat’ın; Batısında Atatürk Baraj Gölü,
Kuzeyinde Kahta İlçesi, Doğusunda Atatürk Baraj Gölü, Güneyinde Atatürk Baraj
Gölü (karşı kıyıda Şanlıurfa ili Bozova ilçesi) bulunmaktadır.
Yeni Samsat
ilçesi Atatürk Baraj gölünün kıyısında üç tarafı baraj gölü ile çevrili bir
yarım ada şeklini almıştır. Denizden yüksekliği 610 metredir. İl merkezine
uzaklığı 47 km. dır.
İlçe güneye doğru eğimlerle alçalan bir ova
görünümündedir. Yazları oldukça sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlıdır.
Atatürk Baraj gölü nedeniyle nem oranı artmıştır.
Sincik

İlk çağlarda Sincik’in de içinde bulunduğu Adıyaman ve Kahta yöresinde bir
çok devlet egemenliği kurulmuştur. Hititler, Hurriler ve Mitaniler M.Ö. 1600
–1000 yıllarında bu yöreye hükmetmişlerdir. M.Ö. 69 M.S. 72 senelerinde bu
yörede kurulan Kommagene Krallığından sonra Sincik ve çevresine Roma
İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu daha sonra Selçuklu ve Osmanlı Devleti bu
yöreye hakim olmuşlardır. 1954’e kadar Malatya İline bağlı bir nahiye olan
Sincik; 1954 ten sonra Adıyaman’ın İl olması ile Kahta İlçesine bağlı bir köy
iken 1990 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur.
Sincik İlçesi Adıyaman
İlinin 70 Km kuzey doğusunda yer almaktadır. Kuzeyde Malatya, Kuzey Doğusunda
Pütürge, Doğuda Gerger, Güneyinde Kahta, Güney Batısında Adıyaman ve Batıda
Çelikhan ile çevrili olup, 1325 metre rakımlıdır. İlçe rakımı güneyden kuzeye
doğru artmaktadır. Sincik dağlık ve dağınık araziye sahip olup, Güney Doğu Toros
dağlarının güney kesimindeki dağ ve tepelerden oluşmaktadır. Sincik’ in en
yüksek dağı kuzeydeki Türk Dağıdır Sincik’te bozkır iklimi özellikleri vardır.
İlçede kışlar çok soğuk ve kar yağışlı yazlar ise çok sıcak ve kurak geçer.
Yazlar sıcak olmasına rağmen rakım yüksek olduğundan kısmen bir serinlik
hakimdir. Sincik’ te Kıran Çayı, Aksu Çayı ve Yarpuzlu (Birimşe) Çayı
bulunmaktadır.
Tut

Tut, Güneydoğu Torosların eteğinde kurulmuş çok eski bir yerleşim merkezidir.
Güney ve Batı sınırı Göksu akarsuyu, doğu sınırı ise Şovak suyu ile
çevrilidir.
Tut ve çevresinin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Kaşlıca
ve Sürmen yöresinde Tarihi eserlere rastlanmaktadır. Kurulan deresi yanında
Ernişdere adında bir kale, bucağın batısında yer alan Sürmen’ de ev kalıntıları,
yatak yerleri ve mezarlar vardır. Ernişdere’de derenin sarp yerlerinde görülen
su arkı ile Tut’ tan Kaşlıca’ ya doğru uzanan Gül Harığı yörenin eskiden oldukça
kalabalık bir yerleşim birimi olduğunu göstermektedir.
İlçenin Çamlıca
Mahallesinde yer alan tarihi Vijne Köprüsü, bugünde ayakta kalan görkemli
yapısıyla eski dönemlerin kervan katarlarına Uzun dönem hizmet vermiştir. Göksu
üzerinde halen görülmeye değer bir tarihi eser olarak duran bu köprüye benzer
iki adet köprünün önceki yıllarda sel ve doğal nedenlerle yıkıldığı
bilinmektedir.
Vijne Köprüsünün bir benzeri ise halen hizmet veren tarihi
Şebker köprüsüdür. Bu köprü, İlçenin Tepecik Köyü ile Adıyaman’ın merkez Şerefli
köyünü birbirine bağlayan yüzyıllarca ayakta kalmayı başaran önemli bir tarihi
yapıdır. Şebker köprüsü, Şebker çayının dar ve kayalık bir kısmına
oturtulmuştur. Yapılışındaki bu teknik sayesinde köprü, bugüne kadar ayakta
kalmayı başarmıştır.
Bugünkü Tut İlçesi’nin 1560 senesine ait Kanuni
Sultan Süleyman döneminin tahrir defterindeki kayıtlara göre önemli bir yerleşim
birimi olduğu anlaşılıyor. Söz konusu tahrir defterindeki kayıtlarda, Tut
yerleşim biriminin Şeyh Abdurrahman Erzincani vakfı olduğu belirtilmektedir.
İlçedeki Tarihi ve Turistik Yerler :
* Ulu Cami

* Salah Cami
* Musalla Cami
* Kaşlıca Kalesi

* Malkayısı,
* Memekli Mağara
* Geyik Mağarası

* Tum Tumu Mağara
* Şovak Köprüsü







Ben seninle.. MUTLUYUM
C. Ö.




- MikiMikrop* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
adıyaman, adıyamanda, bilgiler, gezilecek, hakkında, yerler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557