Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Tiyatro & Edebiyat & Sanat > Edebiyat
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15 Ağustos 2011, 04:30   #1 (permalink)
Üye

Mαʟєficα• - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: « kαтяαп đoʟυ kαʟвiм.
(Mesajlar): 838
(Konular): 116
İlişki Durumu: Var
Burç:
Renkli Para : 6036
Aldığı Beğeni: 6
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Ruhsuz
Takım :
Standart Dünyayı Elde Etme - Albert Camus

«Dünyayı elde eden adam, diyor, ben işi seviyorum diye düşünmekten vazgeçtim sanmayın, inandığım şeyi pekâlâ anlatabiliyorum. Çünkü, inandığıma var gücümle inanıyorum, kesin ve açık bir görüşle görüyorum onu. O kadar iyi biliyorum ki anlatamıyorum.» diyenlerden sakının. Çünkü anlatamıyorlarsa, iyi bilmiyorlar ya da tembel oldukları için anlatmak istedikleri şeyin dışında, kabuğunda kalıyorlardır.

Düşünce adamı olarak fazla inanç aramayın bende, insan bütün bir ömrün sonunda bir tek gerçeği benimsemek için yıllar geçirdiğini fark eder. Oysa, bir tek gerçek apaçık olmak koşuluyla, bütün bir ömrü doldurmaya yeter. Bana gelince,insan teki üstünde söyleyeceklerim var, her halde. İnsan bunu gerekince ve gereken küçümseme ile dobra dobra söyleyebilmeli.

Bir insan söyledikleri kadar söylemedikleri ile de insanlaşır. Ben de çok şeyleri söylemeyeceğim. Ama, var gücümle inanıyorum ki, insan tekine iyi ya da kötü diyenler, bu düşüncelerini söylerken hiç de bizim kadar görmüş geçirmiş değillerdi. Düşünce, duygulan altüst eden düşünce görülmesi gereken şeyi sezinlerdi belki de. Ama, çağımız, yıkıntıları ve dökülen kanlarıyla her şeyi açıkça gözümüzün önüne koydu. Eski uluslar, toplumla bireyin değerlerini ölçebiliyor, hangisinin hangisine hizmet etmesi gerektiğini arayabiliyorlardı. Neden? Çünkü, her şeyden önce, insanların severek bağlandıkları bir aldanışa göre bütün varlıklar dünyaya ya iş görmek ya da iş gördürmek için gelmişlerdi. Sonra da, ne toplum ne de insan teki neler yapılabileceğini henüz göstermiş değillerdi.

Nice iyi insanlar gördüm ki, o kanlı Flandres savaşlarında Hollanda ressamlarının yarattıkları büyük yapıtlara, o korkunç Otuz Yıl Savaşının ortasında Silezyalı din adamlarının söylevlerine hayrandılar.Yaşadıkları dünyanın gürültüleri üstünde, ölmez, değişmez değerler olduğuna inanıyorlardı. Ama, o gün bugündür zaman değişti. Bugünün ressamlarında o eski rahatlık yok artık. Ama yürekleri yaratıcının yüreği gibi, yani taştan da olsa, bir işe yaramaz. Çünkü, bugün herkes, evliyanın kendisi bile seferberdir. İşte, en derinden duyduğum şey belki de budur. Siperlerde zorlama yaratılan her üründe, ister dua ister edebiyat olarak, top tüfek altında yoğrulan her çizgide sonsuzluktan bir şeyler eksiliyor. Zamanımdan ayrılamayacağımı anlayınca, onunla birleşmeye karar verdim. İşte, onun için, insan tekine önem verişim, onu anlamım yitirmiş, küçülmüş gördüğümdendir yalnız. Kazanılmış bitmiş davalar olmadığını bildiğim için, gönlüm yitirilmişlerden yanadır: Bunlar insandan, bozgunda da utkuda da değişmeyen bir ruh bütünlüğü ister. Bu dünyanın yazgısını benimseyen içinuygarlıkların çatışmalarında bunaltıcı bir şey var. Ben bu bunaltıyı benimsedim ve onda kendi rolümü oynamak istedim. Tarihle sonsuz arasında kalınca, tarihi seçtim. Çünkü, ben kesin olarak bildiklerimi severim. Tarih hiç olmazsa apaçık karşımda. Üstüme abanan bu güce nasıl «yok», derim.

Bir an gelir ki insan iç dünya ile dış dünya, düşünme ile iş yapma arasında, ikisinden birini seçmek zorunda kalır. Buna adam olmak derler. Bu seçmenin verdiği acılar korkunçtur. Ama, onurlu bir yürek için, ikisinin ortası yoktur. Ya Tanrı var, ya zaman. Ya şu haçı alacaksın, ya şu kılıcı. Ya dünyamızın, bütün kendi gürültülerini aşan bir anlamı var, ya da bu gürültü patırtıdan başka hiçbir gerçek yok. Ya zamanla birlikte yaşar ölürsün, ya daha yüce bir yaşam uğruna zamanın dışına çıkarsın. Biliyorum, insan gevşek davranabilir, hem zamanını yaşar hem de zamansız'a inanır. Buna boyun eğmek denir. Bu sözdense iğrenirim. Bana ya hep ya hiç gerek. îş dünyasını, dış dünyayı seçince, iç dünya benim için bilinmeyen bir ülke oluyor sanmayın. Ama, o bana her şeyi veremez, sonsuzdan yoksun kalınca da, zaman ile birlik olmak isterim. Hesaplarımda ne özleme, ne vahlanma isterim. İstediğim, her şeyi apaçık görmektir yalnız. Size şunu söylüyorum, yarın asker olacaksınız.

Sizin için de, benim için de, bir kurtuluş olacak bu. İnsan teki hiçbir şey yapamaz ama, her şey de yapabilir. İnsan tekinin bu güzel elindeliği karşısında neden onu bir yandan yüceltirken bir yandan küçülttüğümü anlarsınız. Onu ezen dünya, kurtaransa benim. Ona bütün haklarını veriyorum.

Dünyayı elde edenler, bilirler ki iş kendi başına yararsızdır. Tek yararlı iş, insanı ve dünyayı yeniden yapan iştir. İnsan yapacak' değilim ben. Ama, öyle yapıyormuş gibi davranmalıyım. Çünkü savaş yoluna girince, insan bedeni çıkıyor karşıma. Küçülmüş alçalmıs da olsa, tek gerçeğim o. Yalnız onunla yaşayabilirim. Yaratık vatanımdır benim. İşte, bunun için bu saçma ve sınırlı çabayı seçtim.

İşte, bunun için savaştan yanayım. Çağ böyle istiyor, söyledim. Şimdiye kadar bir fatihin büyüklüğü coğrafya yönündendi. Büyüklüğü, yendiği ülkelerin büyüklüğü ile ölçülürdü. Sözcüğün anlamı boşuna değişmedi; yenen - komutan anlamına gelmiyor artık. Büyüklük yön değiştirdi. Büyüklük artık karşı koymada, geleceksiz bir özveride aranıyor. Bu da bir yenilmez zevkinden gelmiyor. Utku elbette istenecek bir şeydir. Ama, bir tek utku vardır, o da sonsuz utkudur, hiçbir zaman ulaşamayacağım bir utku. Takıldığım, kafamı çarptığım işte bu. Bu devrim her zaman Tanrılara karşı yapılır, başta Prometheus'unki, yeni anlamdaki fatihlerin ilki olan Prometheus'unki. Devrim, insanın yazgısına karşı koyması, hakkım istemesidir. Yoksulun hak istemesi bir bahanedir yalnız. Ama, ben bu devrimci davranışı yalnız bir tarih olayı olarak kavrayabilirim, ancak orda buluşabilirim onunla. Ama, bu davranıştan hoşlandığımı sanmayın. Tanrı ve insan anlaşmazlığı karşısında ben insandan yanayım. Aydınlığımı, ona yok sayan karanlığın ortasına koyuyorum. İnsanı, onu ezen güce karşı yüceltiyorum, özgürlüğüm, başkaldırışını, tutkum bu gerginlik, bu aydınlık ve bu sonsuz yenileşme içinde birleşiyor.

Evet, insan kendi kendinin amacıdır, kendi kendinin tek amacı. Bir şey olmak istiyorsa, ancak yaşamda olabilir. Bunu çok iyi biliyorum artık. Fatihler kimi zaman yenmekten, aşmaktan söz ederler. Demek istedikleri, her zaman «kendini aşmaktır». Bunun ne demek olduğunu anlarsınız. Her insan kendini bir Tanrı gibi görür zaman zaman, öyle derler hiç değilse. Şundan dolayı ki, insan bir an içinde insan kafasının şaşırtıcı büyüklüğünü sezinler. Fatihler hep bu yükseklerde, bu büyüklüğün tam bilincinde yaşayacak kadar güçlü olduklarını sanan insanlardır. Bu bir hesap sorunudur, az mı çok mu sorunu. Fatihler çok ister, çok yaparlar. Ama, ne yapsalar insanın isteyip yapabileceğinden çoğunu yapamazlar. Onun için, hep insan potası içinde kalırlar, en ateşli devrimlerde bile.

Devrimlerde insanı paramparça bulurlar. Ama sevdikleri, hayran oldukları tek değeri de orada bulurlar : insan ve sessizliği. Yoksulluklar zenginlikler bundan gelir. Bir tek lüksleri varsa, o da insanlar arasındaki alışveriştir. İnsan nasıl anlamaz ki, bu geçici evren içinde, insanca olanın, yalnız insanca olanın daha ateşli bir anlamı vardır. Uzanan çehreler, bugün var yarın yok kardeşlik,insanlar arasındaki o güçlü ve çekingen dostluklar en gerçek zenginliklerdir. Çünkü, bunlar yok olup gidecek değerlerdir. İnsan yalnız onlar arasında kendi güçlerini ve sınırlarım, yani kendi yapabileceği şeyi kavrar. Kimileri deha sözünü ederler. Ama,'deha pek düşünülmeden söylenmiş bir sözdür. Bence zekâ demek daha iyi. Doğrusu, zekâ yaman bit değer olabilir. Bu ıssız dünyayı aydınlatan, ona egemen olan zekâdır. Köleliklerini bilir ve değerlendirir. Zekâ bu bedenle birlikte ölecektir. Ama, bilgi, işte, onun özgürlüğüdür.





Bir adim daha atmayin
Tek bir adim da patlayabilir içime dösedigim mayinlarim.
Mαʟєficα• isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
albert, camus, dünyayı, elde, etme


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557