Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Tiyatro & Edebiyat & Sanat > Edebiyat
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01 Mart 2013, 16:08   #1 (permalink)
Bir dilek hakkım olsa
ellerini tutardım .. .

bulut ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 10 Ocak 2013
Nerden: İstanbul ' Sakarya '
Yaş: 30
(Mesajlar): 3.365
(Konular): 970
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 207780
Aldığı Beğeni: 1131
Beğendikleri: 5
Ruh Halim: Suspus
tick Her yerden şarkı yağıyor

Her yerden şarkı yağıyor

''Benim gözümde aşk hikayesi kadar büyüyememe hikayesi aynı zamanda. Şarkılar da, aşk da, 90’lar da ona hizmet ediyor.'' Uygar Şirin, Karışık Kaset'te Ulaş'la İrem'in hikayesini çocukluktan günümüze kadar getirirken, ilişkinin fonuna da Türkçe pop müzik tarihini yerleştiriyor.





‘’Şimdi şöyle... İrem'le 1990'da tanıştık. Ben 13 yaşındaydım, o 12. Ben tabii küt diye âşık oldum, gittim bir karışık kaset hazırladım. Ama İrem'in derdi başkaymış. Sanırım. Tam da emin olamadım. Sonra tuhaf bir şey oldu, 10 yılda bir karşılaşmaya başladık. Saat gibi, aksatmadan. Hayat ya bizle dalga geçiyordu ya da bize yeni bir şans veriyordu.’’
Film eleştirmeni, senarist ve yazar Uygar Şirin, yeni kitabında çok ‘basit’ bir hikaye anlatıyor aslında. Ulaş ve İrem’in 90’lardan bugüne kadar gelen ilişkisini... Ulaş’ın büyüyememe öyküsü de diyebiliriz.
Üç dönemde geçen hikayenin en başarılı kısmı çocukluk bölümü. Şirin, nostalji yaparak gerçeklerden uzaklaşma tuzağına düşmediği gibi çocukluğun dilini yumuşak ve gerçekçi bir şekilde kullanmayı da biliyor. Diğer yandan bir pop müzik tarihi akıyor fondan. Karakterin ruh halini şarkılarla anlatmayı seçen Şirin, anlatım aracı olarak etkili bir şekilde kullanıyor dönemin söz ve müziklerini. Üstelik, okurken o şarkıları dinletmeyi de sağlıyor.

İkinci ve üçüncü bölümde yani ilk gençlik yılları ve 30’lu yaşlarda Ulaş da biz de gerçeklerle tanışıyoruz. Şarkılar fazlalaşıyor, duygular yoğunlaşıyor ve açıkçası çocukluk bölümüne dönmek istiyoruz. Bu hikayenin kendisinden, büyüyen Ulaş’ın kendisinden ya da bizim çocukluktan çıkmak istemeyişimizle alakalı olabilir. Bu duygu Karışık Kaset’e zarar vermiyor yine de. Üç bölüm arasındaki geçişlerde ve özellikle hikayenin kurgusunda Şirin oldukça başarılı. Yine de dil açısından çocukluğu anlatma becerisi kitabın en büyük başarısı kanımca.
80’lerde, 90’larda çocuk olmakla ilgili çok materyal var şimdilerde. Eski pop yıldızları bile - her şey aynıymış gibi - aynı heyecanla çıkıyorlar televizyona! İnternette varolan bilgileri toplayarak kitap çıkaranlar bile var. İşte, tüm içi boş meşgale arasında Karışık Kaset aranan kanlardan biri oluyor. Neyse, çok uzattık biraz da yazarı dinleme zamanı. Bittiğinde geriye sarmak size kalmış.
Kitapta her anın bir fon müziği var, şu anın fon müziği var mı?
Bu sıralar en çok Ceylan Ertem dinliyorum. ‘Ütopyalar Güzeldir’ albümü sürekli dolanıyor kafamda. Yazarken de çok dinledim. Arada yakaladığım konserlerine de gittim. Kaçıncı Yarın şarkısını özellikle…
80’lerde, 90’larda çocuk olmak çok tüketildi. Yazarken tekrara düşme endişesi var mıydı?
Başladığımda yoktu, düşünmemiştim fakat yazmaya başladığımda kitaplara, filmlere, internete bakarken - özellikle de internete - fark ettim. Hiç bilmiyordum; Okan Bayülgen’in Beyaz’ın programında 90’lar gecesi yapılmış. Ekşi Sözlük’te ‘80’lerin sonunda 90’ların başında çocuk olmak’ diye bir başlık var. 90’ler geceleri falan düzenleniyor. Ama sonra neyi nasıl kullandığım ayrıştıracak diye düşündüm buna güvendim. Kitap şunu amaçlamıyor; ‘’ne güzel günlerdi o yıllar’’. ‘O günlerde çocuk olmak insanı 20 yaşında ne yapıyor var’ kitapta. Kısık sesle de olsa politik bir şey de var arkada.
Çocukluğu anlatmak kolay gibi gelir ama zordur aslında. Nasıl geldin üstesinden? Çocukluğun dünyasına bugünden bakmak açısından...
2009’da aklıma gelen hikayenin bugüne kadar yazılmamasının nedeni, ara ara bırakmamın nedeni tam da bu sorun; farklı yapılar denedim, hep buraya tosladı. Biraz duygu sömürüsü ya da mesafeli kalıyordu. Ya da o tekrar mevzuları. Dost sohbetlerinde ilişki anlatmak vardır ya, başlarsın ve anlatırsın, yapıyı böyle anlatınca çözülmüş oldu. Bugünü anlatan Ulaş’la o günkü Ulaş içiçe geçti.

AŞK, ŞARKILAR, 90'LAR...
Üç döneme bölerek anlatma fikri sonradan mı gelişti?
En baştan beri 3 bölüm kafamdaydı, bir sürü şey değişti ama orası netti. Sonu bile ufak miktar değişti. Aşk hikayesi üzerinden büyümek nasıl bir şey onu anlatmak istiyordum. Benim gözümde aşk hikayesi kadar büyüme/büyüyememe hikayesi aynı zamanda. Şarkılar da, aşk da, 90’lar da ona hizmet ediyor, o yüzden hiç değişmedi
Büyüme hikayesi olduğu için mi baba karakterinin kilit bir rolü var?
Baba şu yüzden girdi hikayeye; Ulaş’ın bu tutkusunun aileden gelmesi pratik sebeplerle mantıklı geldi. Böyle olunca baba çıktı ve bir karakter oluşmaya başladı. Baba süreç içerisinde değişti, hikayede büyüye büyüye bu duruma geldi. Giderek beni de şaşırtan bir şekilde değişti. Ulaş’ın aşk üzerinden neye nasıl tepki verdiğini görüyoruz ama büyümek için baba figürü işe yarıyor. O yüzden alanımı genişletti.

Peki hikayenin otobiyografik tarafı var mı?
Uluş’tan büyüktüm ama 90’larda ben de ilk gennçlik yıllarımı yaşıyordum. Hayattan birebir almak anlamında; oturdukları mahalle bizim mahalle, İrem’le ilgili yazlıkta başına gelen şey de benim başıma gelen şey. Hisler de benden veya etrafımdaki birçok insandan alınmıştır. Ama tamamı otobiyografik değil elbette. Bütün kuşaklarda vardır ama bizim kuşakta sohbetler hep çocukluğa gider. Belki o yüzden 80’lerde 90’larda çocuk olmak bu kadar çok konuşuldu. Belki bizim kuşak çocukluklarından daha çok şey kaybettiler. Bilmiyorum. Geçiş kuşağıyız, belki bu yüzden de o günlere gitme durumu var. O yüzden etrafımdan çok malzeme var.
Bir yerde sözü İrem’e bırakıyorsun.
Başta emin olamadım ama sonra şu aklıma geldi; kitap 2010’da bitiyor ve biz 2013’te okuyoruz. Yani şimdi ne yaptıklarını bilmiyoruz. İşte buradaki anlatım bir ipucu veriyor. Bu hoşuma gitti. Kitabın iç şakası gibi. Çok önemli değil ama hikayenin bittiği 3 yıl sonrası hakkında fikir yürütmeye yardımcı oluyor.
Neden sadece Türkçe müzik?
Birkaç neden var. Bir tanesi Ulaş’ta takıntı, obsesif kompulsiflikle flört eden bir ruh halinin olması önemliydi benim için. Burada sivrilik olsun istedim. Yabancı müzik bunun taşıdığı şeyi vermeyecekti. Türkçe müzik yan karakter gibi, yabancı müzik ise yabancı kalacak gibi düşündüm. Bir de bir yere yoğunlaşmam gerek diye düşündüm. Ulaş kadar olmasa da ilgim var ama onunla bu kitap yazılmazdı. Biraz dalmam gerekirdi. O yüzden ikisi birden olursa nasıl kavrayacağım, nasıl tutacağım dedim ve kendime sınır çizmek istedim. Dağınıklık yaratacak gibi düşündüm, hem ruh hali hem de kurgu açısından. Filmlerde, romanlarda okuyucunun, izleyicinin ‘’ya bu adam bu konuyu yutmuş’’ demesi lazım bence. O yüzden işimi kolaylaştırmak istedim.
‘HER YERDEN ŞARKI YAĞIYOR’
Okurken şarkıları dinlemeyi de zorunlu kılıyor hikaye. Sayfalarda ne akıyorsa onu dinlemek istiyoruz. Bu yazarken aklında var mıydı?
Yeri ve ağırlığını biliyordum ama tam olarak yazarken oluştu. Doğrusu yazarken ben de o hale girdim. Roman yazdığım zaman girdap gibi çekiyor beni. Kapatıp devam edemiyorum. Kafamda o dönüyor. Roman yavaş yavaş içine almaya başlayınca ben de gittim ve gitmesi gerektiğini de fark ettim. Şöyle bir şey var; sayfalar geçtikçe müziğin mikatrı da artıyor. Şarkıların hem sayısı hem de hikayedeki yeri genişliyor. 2010’a geldiğinde her yerden şarkı yağıyor. Öyle bir yere götürme hissine ben de kapıldım açıkçası. Yazarken sen de içine giriyorsun çünkü. Detaylara giriyorsun. Bu keşke CD ile verilebilse fikri bile geldi aklıma. O yüzden de siteye o şarkıları koydum. İhtiyaçtan ya da zevkten ‘şu olsa da dinlesek’ fikri amaçtı bu kitap için.
Bir yandan yakın dönem pop müzik tarihi var kitapta. Bu hazırlık nasıl geçti?
Şöyle bir şey var, önceki romanlara göre daha yalın bir hikaye bu, iki insan karşılaşır, üç zamanda şunlar olur. Yukarısı böyle sadeyse aşağıya doğru derinleşmeli diye düşündüm. O derinleşmeyi sağlamaya çalıştım. O konularda biraz takıntılıyım, gidince gidiyorum. Naim Dilmener’in, Murat Meriç’in kitaplarıyla başladım. Yaptıkları işler anlamında Ulaş’a benzeyen isimlerle görüşme yaptım. Müzik üzerine yazan, DJ’lik yapan... İnternet çok faydalı oldu. Kesin bilgi zordu, doğrulatmadığım şeyleri almadım. Birkaç diskografi sitesi çok faydalı oldu. Ve oturup dinlemek tabii ki. Birçoğunu hatırlamak için. Bazılarını ise bilmiyordum. Ama bir yerden sonra yazmayla iç içe geçirmeye çalıştım.
'ÇOK SÖYLEMEK İSTEDİĞİM BİR ŞEYDİ'
Peki Ulaş’ın zevkleriyle senin zevkleri aynı mı?
Hepsi değil ama bazıları. Sezen Aksu örneğinde benim görüşüm ama birçoğunda da değil mesela. Değişiyor. Ama benim görüşlerim bolca geçiyor. En azından kötü bulduğum bir şarkıya iyi dedirtmedim. Ancak benim sevdiğim her şey o miktarda girmedi. Birinici neden yer olmaması, ikinci neden de o kadar da benzesin istemedim. İçimde bir yara olarak Şebnem Ferah var mesela. Kitaptaki yeri çok az. Duman da öyle. Sezen Aksu tamamen bana ait. Çok söylemek istediğim bir şeydi (gülüyor)
Peki bu hikayeyi filmlerle anlatmak isteseydin hangi filmlerle anlatırdın. Çünkü okurken film kareleri de geliyor akla.
Ne geldi senin aklına.
Before Sunrise ve Before Sunset geldi. Hem diyaloglar hem de farklı dönemlerde karşılaşmaları bakımından benziyor.
Evet evet. Senaryo yazarken dönüp baktığım filmler oluyor, bu kitapta da Before Sunrise’ı izledim. O vardı aklımda yani. Mesela, bir sonraki roman - Karışık Kaset’ten daha eski bir fikir - bir film üzerine olacak.
Aynı yapıda mı olacak?
Hayır, o şekilde değil. Karışık Kaset’teki şarkılar gibi olmayacak filmler. Ama biraz daha uğraşmam gerekecek. Geçen gün kabaca düşündüm, sanıyorum bunun için 300 film seyretmem, 100 kitap okumam gerek dedim. (Gülüyor) Yani hazırlık düşündüğüm gibi olursa yazmaya başlamam uzun olacak.







Mesele
şair olabilmekte değil
hüzünle dolabilmekte.. .


bulut ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
yağıyor, yerden, şarkı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557