Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Fan Club
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Fan Club Üyelerimizin Fan Club açabileceği bölümdür.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Ağustos 2011, 01:55   #1 (permalink)
Üye

Ahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Ağustos 2011
Nerden: ¹6
(Mesajlar): 3.715
(Konular): 290
Renkli Para : 27685
Aldığı Beğeni: 14
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Kabadayi
Takım :
Standart Zeki Kayahan Coşkun-Matrax Fun Club

Yayin Saatleri :
hafta içi her gün 22.30-02.00 arası
Alem Fm


Program başlamadan önce radyodan şu duyuLur;


Sevgili radyo dinleyicileri
Dinlemekte olduğunuz radyo programının
37 saniyeden sonra bağımlılık yaptığı
Klinik deneylerle kanıtlanmıştır.
37 saniye geçtikten sonra
Lütfen radyonuzun
Elektrikle pille dinamoyla ve yoğurtlu akvaryumla
Olan temasını kesiniz...









ZEKİ KAYAHAN ÇOŞKUN





















Fan Clup Açılmıştır
Tıkla
_ÜYELERİMİZ_
1.Ahmet
2.`мeRт
3.~SeSiLya.






Konu Ahmet tarafından (30 Ağustos 2011 Saat 11:50 ) değiştirilmiştir..
Ahmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Ağustos 2011, 01:56   #2 (permalink)
All About Lovin' You

..Elysium.* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: Edirne
(Mesajlar): 4.628
(Konular): 186
Renkli Para : 52967
Aldığı Beğeni: 73
Beğendikleri: 5
Ruh Halim: Depresyonda
Takım :
Standart

Ay burdada mı Ahmet





“Görmek istersen denizi,
Yukarı çevir yüzünü
Deniz gibidir gökyüzü”
..Elysium.* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 08 Ağustos 2011, 01:56   #3 (permalink)
Üye

Ahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Ağustos 2011
Nerden: ¹6
(Mesajlar): 3.715
(Konular): 290
Renkli Para : 27685
Aldığı Beğeni: 14
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Kabadayi
Takım :
Standart

Zeki Kayahan Coşkun

KENDİ KALEMİNDEN:

Zeki Kayahan COŞKUN Kimdir?..

Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
Hep çocuktu...
Yine çocuk...
Saçları kumral...
Dümdüz...
Ipıl ıpıl parlıyan bir çocuktu...
Yine çocuk...
Uyurken dudaklarının kavuştuğu kenarından, gerdanına doğru uyku suyu akan...
Üzerindeki yeşil battaniyesinin birazı yere doğru uzanan bir çocuktu...
Telaşsız...
Umarsız...
Kirli...
Kuruyunca griye çalan çamurları; suratında, ellerinde, dizlerinde taşıyan bir çocuktu...
Gecenin bir yarısında ateşi çıkan...
Kusan...
Üşüyen...
Anasının baş ucunda sabahladığı bir çocuktu...
Babası işe gidince, ne gereği varsa, ağlayan...
Akşam olup da dönünce mutlu olan...
Yağmur birikintilerinde kağıt kayıklar yüzdürmüş...
Keskince katladığı her bir uçağı yere düşmüş...
Ayağına, paslı olup olmadığı ebeveynleri tarafından merak edilen, çiviler batmış...
Pasın neden önemli olduğunu kavrayamamış...
Kanamış bir çocuktu...
Yine çocuk...
Sigara görünümlü sakızlar çiğnemiş...
En berbat, mikrop dolu pembe gofretleri yemiş...
Leblebi tozu boğazında kalmış...
Niyet çekmiş...
Elvan gazozunu bir dikişte içebilmiş...
Uçan balonu olmuş...
Siyah okul önlüğü giymiş...
Kırmızı Pinokyo bisikletine rahatça binebilecek, geniş sokaklara sahip olmuş,
Bisikletinin kırmızısından utanan bir çocuktu...
Yarısı apartmanlarla, yarısı bahçeli evlerle dolu mahallesi çalınmış...
Çocukluğunun üzerine A, B, C blok diye kategorize edilerek, havuzlu siteler yapılmış bir çocuk...
Üzerinde masmavi gökyüzünün olduğu bir çocuktu...
Peçeteyle, kağıt havluyla değil; elbeziyle ağzı silinmiş...
Anne tarafından iyice bastırılınca daha iyi paklar diye düşünülen elbezi dokusunun ağzını acıttığı bir çocuktu...
Elbezinin sabun tadının hala dudaklarında olduğu bir çocuk...
Yine çocuk...
Anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı?..
Seni bize götürelim, bizim oğlumuz olur musun?..
Ve benzeri aptalca sorularla dimağı yoklanmış...
Misafirliğe gidildiğinde misal muzdan, kendisine düşen adetten daha fazlasını yiyince evde olsa yemez, bir yere gidince hep böyle oluyor ana-baba utancını duymuş...
Ev sahibi kişi bir an için uzaklaştığında kaş göz işaretleriyle uyarılan, yediği muz zehir zıkkım edilmiş bir çocuktu...
Nalbura gidip bilmemkaçnumara boya almış, sonra bir ton açığı olsa iyi olur tespitiyle nalbura bir kez daha gönderilmiş, yolda giderken küfretmiş...
Evde badana yapılırken mutlu olsun diye eline küçük bir fırça verilmiş, onun boyadığı yerler badanacı kişi tarafından umursanmadan tekrar boyanmış...
Bu güvensizliğe anlam verememiş bir çocuktu...
Alışverişi gönderilirken verilen paranın üstüyle kendine istediğin bir şeyi alabilirsin özgürlüğü sunulmuş, eve gelindiğinde illa ki kendine ne aldın merakıyla karşılanmış...
Sen dururken annen mi gitsin ekmek almaya siteminden etkilenip, televizyondaki filmi yarım bırakarak bakkala ekmek almaya gitmiş...
Evin ekmek ihtiyacı hep seyrettiği en güzel filmlere denk düşmüş...
Bakkal ev arasındaki mesafede ekmeğin ucunu ısırarak gıda etmiş bir çocuktu...
Yine çocuk...
Evden çıkarken,Paran var mı? sorusuna "Hayır yok" yerine, seri şekilde "Var var" diyen, tam kapıyı kapatacakken,"Şunu da al bulunsun, lazım olur" baba sıcaklığıyla karşılaşmış bir çocuktu...
Parayı utana sıkıla alırken, paraya bakmıyormuş gibi yapan...
"Valla param var yaaa" sahtekarlığına sığınmakta ısrar eden çulsuz...
İçten içe "Ulan baba ne kadar anlayışlısın, sağol be ya" sessizliğinde sevinen bir çocuktu...
Yine çocuk...
***
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
At arabalarının, kamyonetlerin arkasına takılmış...
Arkadaşları tarafından "Abi takılan var, takılan var" diye gammazlanmış...
Minibüslerde, otobüslerde midesi bulanınca annesi tarafından "aklına getirme midenin bulandığını" öğüdüyle yüzleşmiş...
Bu öğüdü ciddiye alıp "Aklıma getirmiycem, getrimiycem işte" diye mücadele etmiş ve bunu başaramamış bir çocuktu...
Depozitolu şişeleri evden çaktırmadan yürütüp bakkala satarak harçlığını çıkarmış...
Ebe tura bir ki üç, yerden yüksek, Japon kale, dokuz aylık... gibi oyunlara doymayan...
Hava kararmadan evde olması gerekmiş bir çocuktu...
Yine çocuk...
Evdeki terliklerin salon, mutfak, banyo, balkon terliği şeklinde ayrılmasına anlam veremeyen...
Balkon terliğiyle odalarda, diğer terliklerle balkonda dolaştığında azarlanmış bir çocuktu...
Yine çocuk...
Banyo yapmayı sevmeyen...
Taşa oturunca gerçekten karnı ağrıyan...
Acıkınca eve şöyle bir uğrayıp ekmeğin arasına domates destekli bir şeyler koydurarak evden bir çırpıda çıkan...
Evden çıkarken ayakkabıların giyilmesi esnasında ekmeği yanından dişleyerek ağzında tutan...
Çıtalı uçurtma yapmayı asla öğrenemediğinden, marangozdan yalvar yakar aldığı çıtaları mahallenin abilerine gözü kapalı teslim eden bir çocuktu...
***
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
Ağlamaktan utanmayan...
Akşama köfte, patates kızartması yapıldı mı sevinçten deli olan...
Köfteleri, patatesleri yerken yarına kalma ihtimalini düşünen...
Ertesi gün buzdolabını açtığında bir tane olsun köfteye rastlayamayan...
Tek tük kalmış, pörsümüş patateslere tenezzül etmeyen bir çocuktu...
Yine çocuk...
Bütün spor ayakkabılarına"esem spor" denilen...
Ayakkabı bağlamayı geç öğrenmiş...
Kış günlerinde pantolonunun altına zorla külotlu çorap giydirilmiş...
Arabaların şoför tarafındaki camlarından içeriye dikkatlice bakarak "arabanın kaç yaptığını" öğrenmekten keyif alan...
"Kızların içinde kızılcık bebek" küçümseyişini fazlasıyla tatmış bir çocuktu...
Yine çocuk...
***
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
Düğünlere götürülmüş...
Düğünlerde mahalli sanatçının "anneler babalar çocuklarınızı yanınıza alın" uyarısıyla sahneden alınmış...
Sonra tekrar sahneye fırlamış...
Adını bilmeyenlerin "Küçüüüükkkkkkk... Şişşşştttt küçüüüükkk" seslenişine maruz kalmış bir çocuktu...
Bir çocuk...
Kocaman kocaman sevdaları olan...
Hep en kudretli kendisinin aşık olduğunu sanan, öylesine bir çocuktu...
Yine çocuk...
***
O işte...
O...
Daha ne olsun...
Nasıl söylesek?..
Nasıl anlatsak?..
Pasaklıdır mesela...
Dağınık...
Hep dağınık...
Kendisini dağıtacak sevdaları kolay bulması bundan belki...
Belki bundan iflah olmaz bir gönül adamı...
Dağınık...
Ruhu... Beyni... Mekanı...
Her yeri dağınık... Öyle biri...
Yalancı...
Kendisini kandıracak kadar yalancı...
Hiç bir hayali yok...
Olmadı...
Olmayacak da...
Asabi...
Sabırsız...
Ama en çok da dağınık...
Ruhu... Beyni... Mekanı...
Her yeri dağınık... Öyle biri...
Öylesine yaşıyor...
Öylesine...
Öyle..
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
Yine çocuk...
Hep çocuk...
Hep...
Herkes kadar çocuk...
Herkes...




Ahmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 08 Ağustos 2011, 01:58   #4 (permalink)
Üye

Ahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Ağustos 2011
Nerden: ¹6
(Mesajlar): 3.715
(Konular): 290
Renkli Para : 27685
Aldığı Beğeni: 14
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Kabadayi
Takım :
Standart

MATRAX...Gecenin miskinligine inat hop hop hoplatan... Zip ziplatan... Ritmik... Dinamik... Enerjik.... Tüm frekanslarda buldugunuz bulabileceginiz en manyak programdir Matrax... Bornoz kusagini siki sikiya baglamayanlarin programidir Matrax... Kaymakli bisküvinin kaymagini yalayip yutan... Geriye kalan dairesel bisküvi parçalarini kenara itenlerin programidir Matrax...Hazir çorbalar her ne kadar orijinaliyle ayni lezzette diye babalansa da bunu yutmayacak zeka seviyesindekilerin programidir Matrax... Karanlik gecelerin parlak isigidir... Disardan her türlü yiyecek getirmenin serbest oldugu tek programdir... Cilloptur... Kuruyemisçilerin dükkan önündeki küçük metal alette kavurdugu leblebi kokusunun etrafa yayilmasindan keyif alan keyif almakla yetinmeyip kuruyemisçiye girip 150 gram sari leblebi alarak bu mütesebbis uyanikliga yenik düsenlerin programidir Matrax...Türkiye radyolarinda ilkleri gerçeklestiren programdir... Uygulama vardir... Deney vardir... Norveç'in meshur yemegi diye canli yayinda dinleyicilerine "Ostorogospuralatif SLX" yaptirmistir... Norveç Konsoloslugu ciddiye alip böyle bir yemek yoktur diye mesaj geçmistir... Dogal deodorant sosyal demokrat usulü cacik Nijerya usulü kahve sincap melemeni aciyi bal eyleme sivisi sahtekar çemen programda; telefonda dinleyicilere uygulattirilmis bazi atraksiyonlardir... Her biri canli yayinda gida edilmistir... Dinleyiciler bu lezzetleri çok tutmustur... Gecenin bir yarisi mikser mutfak robotu rendelenen turp saç kurutma makinesi cizirdayan yag matkap elektrik süpürgesi ve benzeri sesler kaplar her yeri... Tüm bunlar Matrax'in "atraksiyon" bölümünün dogal sonucudur... Bazi geceler geleneksel "Matrax sifonumu sana pöykürtüyorum en kudretli benim sifonumdur"yarismasi düzenlenir...




Ahmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Ağustos 2011, 01:59   #5 (permalink)
Üye

Ahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Ağustos 2011
Nerden: ¹6
(Mesajlar): 3.715
(Konular): 290
Renkli Para : 27685
Aldığı Beğeni: 14
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Kabadayi
Takım :
Standart

Canli yayinda zayiflamak ugruna sandalyenin üzerine sag ayakla 50 sol ayakla 50 defa çikip nefes nefese kalan dinleyiciye ancak Matrax'ta rastlayabilirsiniz... Bulunulan mekanda 3 kisi veya üzeri kalabalik varsa"Grup Guttirik" olarak yayina dahil olup; sarkitürkü çigirmakbu programin kendisine has özelliklerinden biridir... Her gece farkli bir konu islenir... Hacmi suncazcik olanincir çekirdegi doldurulmaya çalisilir... Dileyen dinleyici Matrax ve ekibine "Konu dediginiz ne ola kiben öyle bir konu belirledim ki sizin konunuz benimkinin yaninda tirt" deme hakkina sahiptir... Program kriterlerine uymayan dinleyicinin gözünün yasina bakilmaz.... Kriterler programin en basinda hatirlatilir... Herkesin yayina katilmasi istenmez... Incir çekirdeginin hacmine katki saglamak esastir... Matrax'ta istek sarki çalinmaz... Halaya dayiya görümceye kaynatayayan komsuyaüst komsuya arkadasa sevgiliyeese dosta arkadasa selam gönderilmez...! Bu taleplerle gelenden haz edilmez... Programin en can alici noktalarindan bir tanesi de bazi ifadeleri jargonlastirip piyasaya armagan etmesidir... Dillere pelesenk olur... Diger radyolarda dizilerde show programlarinda kullanilir... Bu da Matrax ekibinin kulagina gelirse çingar çikarilir...Tüm bunlar iyidir hostur da... Matrax'in her bir seyi Zeki Kayahan Coskun'un tek ricasi kural despotlugunda sunulur: Matrax'i yatagin içinde yorganin altinda dinlemek yasak!!! Bu kurala uymayanlarin yataginin uzun yorganini kisa gelmesi için program boyunca beddua edilir... Vesvese yapilir nefesi kuvvetli hocalara üfürükçülere gidilir gerekirse...Çünkü;Zeki Kayahan Coskun3 saat boyunca oturmadan program yapmaktadir... Dinleyicilerin de "aman söyle uzanayim n'olcak çekeyim üstüme de yorganimi" rahatligina ayar olur... Dinlerken uyuyan dinleyici bir daha iflah olmaz...O gün içinde cin yavrusuna döner... Yarinden ayri düser...Disi apse yapar...vs... Bundan mütevellit yatagin içinde yorganin altinda dinlenmemesi sik sik salik verilir...Çok canlar yanmistir... Komodini ortadan ikiye çatlayan davlumbaz firini gecenin bir yarisi saldiriya geçen gece lambasinin sapi kopan avizesi tangaya dönen çok dinleyici olmustur...Ama tangasi avize olana rastlanmamistir henüz... Eee biraz zor tabii...Hacim dar... Paylasim programda da bitmez... Matrax dinleyicileri gün boyunca programın resmi web sitesinde bulusur... Sitenin binlerce üyesi "yarin degil simdi haberiniz olsun"sloganiyla çalisan sitede habere doyar... Köse yazarlarini sömürür...Forum sayfalarinda tartisir...Chatini yapar gerekirse... Dus almak isteyenin sirti ovalanir... Böylesine kadirsinas insanlardan olusur Matrax ekibi... Ve her gece program "her sözün dudaklarda gülüs her gülüsün düs" olacagi sekilde kapanir...




Ahmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Ağustos 2011, 02:00   #6 (permalink)
Üye

Ahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Ağustos 2011
Nerden: ¹6
(Mesajlar): 3.715
(Konular): 290
Renkli Para : 27685
Aldığı Beğeni: 14
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Kabadayi
Takım :
Standart

Gecenin miskinliğine inat, hop hop hoplatan... Zıp zıplatan... Ritmik... Dinamik... Enerjik.... Tüm frekanslarda bulduğunuz bulabileceğiniz en manyak programdır Matrax...

Bornoz kuşağını sıkı sıkıya bağlamayanların programıdır Matrax...

Kaymaklı bisküvinin, kaymağını yalayıp yutan... Geriye kalan dairesel bisküvi parçalarını kenara itenlerin programıdır Matrax...

Hazır çorbalar her ne kadar, orijinaliyle aynı lezzette diye babalansa da bunu yutmayacak zeka seviyesindekilerin programıdır Matrax...

Karanlık gecelerin parlak ışığıdır...

Dışardan her türlü yiyecek getirmenin serbest olduğu tek programdır...

Cilloptur...

Kuruyemişçilerin, dükkan önündeki küçük metal alette kavurduğu leblebi kokusunun etrafa yayılmasından keyif alan, keyif almakla yetinmeyip, kuruyemişçiye girip 150 gram sarı leblebi alarak, bu müteşebbis uyanıklığa yenik düşenlerin programıdır Matrax...

Kim eline hıyar alsa tuzla koşmayanların programıdır Matrax...

Türkiye radyolarında ilkleri gerçekleştiren programdır...

Uygulama vardır... Deney vardır...




Ahmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Ağustos 2011, 02:01   #7 (permalink)
Üye

Ahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Ağustos 2011
Nerden: ¹6
(Mesajlar): 3.715
(Konular): 290
Renkli Para : 27685
Aldığı Beğeni: 14
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Kabadayi
Takım :
Standart

Biyografisi





Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun... Hep çocuktu... Yine çocuk... Saçları kumral... Dümdüz... Ipıl ıpıl parlıyan bir çocuktu... Yine çocuk... Uyurken dudaklarının kavuştuğu kenarından, gerdanına doğru uyku suyu akan... Üzerindeki yeşil battaniyesinin birazı yere doğru uzanan bir çocuktu... Telaşsız... Umarsız... Kirli... Kuruyunca griye çalan çamurları; suratında, ellerinde, dizlerinde taşıyan bir çocuktu... Gecenin bir yarısında ateşi çıkan... Kusan... Üşüyen... Anasının baş ucunda sabahladığı bir çocuktu... Babası işe gidince, ne gereği varsa, ağlayan... Akşam olup da dönünce mutlu olan... Yağmur birikintilerinde kağıt kayıklar yüzdürmüş... Keskince katladığı her bir uçağı yere düşmüş... Ayağına, paslı olup olmadığı ebeveynleri tarafından merak edilen, çiviler batmış... Pasın neden önemli olduğunu kavrayamamış... Kanamış bir çocuktu... Yine çocuk... Sigara görünümlü sakızlar çiğnemiş... En berbat, mikrop dolu pembe gofretleri yemiş... Leblebi tozu boğazında kalmış... Niyet çekmiş... Elvan gazozunu bir dikişte içebilmiş... Uçan balonu olmuş... Siyah okul önlüğü giymiş... Kırmızı Pinokyo bisikletine rahatça binebilecek, geniş sokaklara sahip olmuş, Bisikletinin kırmızısından utanan bir çocuktu... Yarısı apartmanlarla, yarısı bahçeli evlerle dolu mahallesi çalınmış... Çocukluğunun üzerine A, B, C blok diye kategorize edilerek, havuzlu siteler yapılmış bir çocuk... Üzerinde masmavi gökyüzünün olduğu bir çocuktu... Peçeteyle, kağıt havluyla değil; elbeziyle ağzı silinmiş... Anne tarafından iyice bastırılınca daha iyi paklar diye düşünülen elbezi dokusunun ağzını acıttığı bir çocuktu... Elbezinin sabun tadının hala dudaklarında olduğu bir çocuk... Yine çocuk... Anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı?.. Seni bize götürelim, bizim oğlumuz olur musun?.. Ve benzeri aptalca sorularla dimağı yoklanmış... Misafirliğe gidildiğinde misal muzdan, kendisine düşen adetten daha fazlasını yiyince evde olsa yemez, bir yere gidince hep böyle oluyor ana-baba utancını duymuş... Ev sahibi kişi bir an için uzaklaştığında kaş göz işaretleriyle uyarılan, yediği muz zehir zıkkım edilmiş bir çocuktu... Nalbura gidip bilmemkaçnumara boya almış, sonra bir ton açığı olsa iyi olur tespitiyle nalbura bir kez daha gönderilmiş, yolda giderken küfretmiş... Evde badana yapılırken mutlu olsun diye eline küçük bir fırça verilmiş, onun boyadığı yerler badanacı kişi tarafından umursanmadan tekrar boyanmış... Bu güvensizliğe anlam verememiş bir çocuktu... Alışverişi gönderilirken verilen paranın üstüyle kendine istediğin bir şeyi alabilirsin özgürlüğü sunulmuş, eve gelindiğinde illa ki kendine ne aldın merakıyla karşılanmış... Sen dururken annen mi gitsin ekmek almaya siteminden etkilenip, televizyondaki filmi yarım bırakarak bakkala ekmek almaya gitmiş... Evin ekmek ihtiyacı hep seyrettiği en güzel filmlere denk düşmüş... Bakkal ev arasındaki mesafede ekmeğin ucunu ısırarak gıda etmiş bir çocuktu... Yine çocuk... Evden çıkarken,Paran var mı? sorusuna "Hayır yok" yerine, seri şekilde "Var var" diyen, tam kapıyı kapatacakken,"Şunu da al bulunsun, lazım olur" baba sıcaklığıyla karşılaşmış bir çocuktu... Parayı utana sıkıla alırken, paraya bakmıyormuş gibi yapan... "Valla param var yaaa" sahtekarlığına sığınmakta ısrar eden çulsuz... İçten içe "Ulan baba ne kadar anlayışlısın, sağol be ya" sessizliğinde sevinen bir çocuktu... Yine çocuk...
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun... At arabalarının, kamyonetlerin arkasına takılmış... Arkadaşları tarafından "Abi takılan var, takılan var" diye gammazlanmış... Minibüslerde, otobüslerde midesi bulanınca annesi tarafından "aklına getirme midenin bulandığını" öğüdüyle yüzleşmiş... Bu öğüdü ciddiye alıp "Aklıma getirmiycem, getrimiycem işte" diye mücadele etmiş ve bunu başaramamış bir çocuktu... Depozitolu şişeleri evden çaktırmadan yürütüp bakkala satarak harçlığını çıkarmış... Ebe tura bir ki üç, yerden yüksek, Japon kale, dokuz aylık... gibi oyunlara doymayan... Hava kararmadan evde olması gerekmiş bir çocuktu... Yine çocuk... Evdeki terliklerin salon, mutfak, banyo, balkon terliği şeklinde ayrılmasına anlam veremeyen... Balkon terliğiyle odalarda, diğer terliklerle balkonda dolaştığında azarlanmış bir çocuktu... Yine çocuk... Banyo yapmayı sevmeyen... Taşa oturunca gerçekten karnı ağrıyan... Acıkınca eve şöyle bir uğrayıp ekmeğin arasına domates destekli bir şeyler koydurarak evden bir çırpıda çıkan... Evden çıkarken ayakkabıların giyilmesi esnasında ekmeği yanından dişleyerek ağzında tutan... Çıtalı uçurtma yapmayı asla öğrenemediğinden, marangozdan yalvar yakar aldığı çıtaları mahallenin abilerine gözü kapalı teslim eden bir çocuktu...
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun... Ağlamaktan utanmayan... Akşama köfte, patates kızartması yapıldı mı sevinçten deli olan... Köfteleri, patatesleri yerken yarına kalma ihtimalini düşünen... Ertesi gün buzdolabını açtığında bir tane olsun köfteye rastlayamayan... Tek tük kalmış, pörsümüş patateslere tenezzül etmeyen bir çocuktu... Yine çocuk... Bütün spor ayakkabılarına"esem spor" denilen... Ayakkabı bağlamayı geç öğrenmiş... Kış günlerinde pantolonunun altına zorla külotlu çorap giydirilmiş... Arabaların şoför tarafındaki camlarından içeriye dikkatlice bakarak "arabanın kaç yaptığını" öğrenmekten keyif alan... "Kızların içinde kızılcık bebek" küçümseyişini fazlasıyla tatmış bir çocuktu... Yine çocuk...
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun... Düğünlere götürülmüş... Düğünlerde mahalli sanatçının "anneler babalar çocuklarınızı yanınıza alın" uyarısıyla sahneden alınmış... Sonra tekrar sahneye fırlamış... Adını bilmeyenlerin "Küçüüüükkkkkkk... Şişşşştttt küçüüüükkk" seslenişine maruz kalmış bir çocuktu... Bir çocuk... Kocaman kocaman sevdaları olan... Hep en kudretli kendisinin aşık olduğunu sanan, öylesine bir çocuktu... Yine çocuk...
O işte... O... Daha ne olsun... Nasıl söylesek?.. Nasıl anlatsak?.. Pasaklıdır mesela... Dağınık... Hep dağınık... Kendisini dağıtacak sevdaları kolay bulması bundan belki... Belki bundan iflah olmaz bir gönül adamı... Dağınık... Ruhu... Beyni... Mekanı... Her yeri dağınık... Öyle biri... Yalancı... Kendisini kandıracak kadar yalancı... Hiç bir hayali yok... Olmadı... Olmayacak da... Asabi... Sabırsız... Ama en çok da dağınık... Ruhu... Beyni... Mekanı... Her yeri dağınık... Öyle biri... Öylesine yaşıyor... Öylesine... Öyle.. Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun... Yine çocuk... Hep çocuk... Hep... Herkes kadar çocuk... Herkes...


kitapları:
En Son Ne Zaman Şey Ettiniz?
Durun Siz Evlenemezsiniz!
Ceset Kokan Kadınlar
Ben Senden Sonra Düş Oldum...("Ceset Kokan Kadınlar"'ın Yeni Baskısı)
Türkleri Anlama Kılavuzu
Fareli Köyün Kavalcısı Ve Saz Arkadaşları
Türkleri Anlama Kılavuzu 2
Yiyemeyeceğin Muzu Soyma
Bu Çocuk Kimin?
Meğer Annem Haklıymış




Ahmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Ağustos 2011, 02:04   #8 (permalink)
Üye

Ahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Ağustos 2011
Nerden: ¹6
(Mesajlar): 3.715
(Konular): 290
Renkli Para : 27685
Aldığı Beğeni: 14
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Kabadayi
Takım :
Standart

Yıl 1994... 8-16 yaş arasında eczanedeki çıraklığımın son demlerinden...[Zeki Kayahan Coşkun]



Yıl 1995.. Yaş 17... Kadıköy'ün kötü çocuklarıydık. Bir eyleme gidiyorum,ama eylem ne hatırlamıyorum... (Zeki Kayahan Coşkun)































































Ahmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 08 Ağustos 2011, 02:05   #9 (permalink)
Üye

Ahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Ağustos 2011
Nerden: ¹6
(Mesajlar): 3.715
(Konular): 290
Renkli Para : 27685
Aldığı Beğeni: 14
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Kabadayi
Takım :
Standart

Alıntı:
..Elysium.* Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ay burdada mı Ahmet
evet beğenemedin mi?




Ahmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Ağustos 2011, 02:07   #10 (permalink)
Bursaspor

Mert - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 07 Ağustos 2011
(Mesajlar): 1.407
(Konular): 96
Burç:
Renkli Para : 6173
Aldığı Beğeni: 6
Beğendikleri: 2
Ruh Halim: Terbiyesiz
Standart

Hastasıyız yaz hacı




Mert isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
alem fm, club, coşkunmatrax, fun, kayahan, zeki, zeki kayahan coşkun, zekirdek


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557