Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Felsefe ve Sosyoloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Felsefe ve Sosyoloji Felsefe ve Sosyoloji dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22 Ekim 2011, 11:48   #1 (permalink)
| DJ |

-life4kill- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 17 Ağustos 2011
(Mesajlar): 4.047
(Konular): 1295
Renkli Para : 5941
Aldığı Beğeni: 5
Beğendikleri: 1
Ruh Halim: none
Takım :
Standart Immanuel Kant ( Filozof )

YAŞAM ÖYKÜSÜ
Vebayla cezalandırılmış savaşlarla yerle bir edilmiş aydınlanma çağı Avrupa’sında Kant 1724 yılında bir saracın onbir çoğunun dördüncüsü olarak Kônigsberg’de doğdu. Cant olan soyadlarını sonrasında Kant olarak değiştirdikleri söylenir.

Ailesi çok yoksuldu. Anne ve babası yoksulluk içinde gömülmüştür. Üç kız kardeşi de yoksulluk yüzünden hizmetçi olmuştur. Kant bu yüzden kız kardeşleriyle hayat boyu konuşmamıştır. Bundan dolayı da çok eleştirilmiştir. Kant ailesinden sofuluğun dinsel ahlakını örnek almıştır. Açlık yıkılmış yinede sağlıklı bir ahlak ve şefkatli aile sevgisiyle yüceltilmiş çocukluktan çıkardığı dayanma gücünü ve onuru ruhunda taşımıştır. Küçük İmmanue l8 yaşında bir devlet okuluna girdi. 16 yaşındayken kunduracı olan amcasının yardımıyla Kônigsberg üniversitesine kaydoldu. Orada üstadı Martin Knutzen’ dan Leibniz, Newton ve Wolf’un düşünceleri yanında fizik ve doğa felsefesi öğrenerek 6 yıl okudu. 9 yıl soyluların ve din adamlarının evlerinde özel öğretmen olarak geçimini sağlamak zorunda kaldı. 47 yaşında yılda 300 gümüş ücretle (daha sonra 600 oldu). Ölümünden 8 yıl önce 72 yaşında bıraktığı işe mantık ve metafizik profesörü olarak atandı.

Üniversitede 40 yıldan fazla bir süre ders verdi. Profesörlük yıllarında Kant’ın özel yaşamı mütevazı kiralık evlerde geçti. o zaman ki yaşamı yoksul ve sıkıntılıydı. Yokluk içinde geçen çocukluğunun izini taşıyordu. Kant lüks içinde yaşamayı da dinlenmeyi de hiç bilmedi. Kônigsberg’in Rus’lar tarafından işgal edildiği, 5 yıl süresince 7 yıl savaşları sırasında Kant Rus Subayların en gözde eğitmeni oldu. Kant’ın ılımlı ve gösterişsiz yaşam biçimin sorumlusu belki de yoksulluktu. O bir “manastır insanıydı” kitaplara oburca istek duyan doymak bilmez bir okur her şeyi incelemek isteğiyle zamanını geçirirdi.

KANT’IN SAAT GİBİ OLAN YAŞAMI
Kant’ın gününün her dakikası mükemmel bir İsviçre saatinin dakik işleyişiyle düzenlenmişti. Her sabah saat 4:55 de uyanır ve çalışma masasına otururdu. Masasında bir yada birkaç fincan çay içip kendine bütün gün içinde içme izini verdiği tek sert tütünlü pipoyu içerdi. Bu sırada çalışma ve ders programını düşünürdü. Aceleyle giyinerek ,saat 7de sınıfına gider bu dersler karşılığında ona para ödeyen öğrencilere entelektüellere, öğretmenlere ve diğer öğrenme hevesli kişilere ders verirdi. Kant muazzam bilgisine karşın nasıl öğrenileceğini değil, nasıl düşünüleceğini öğretmek için emek harcadı.

Herder’in dediği gibi Onun dudaklarından dökülen dil “şimdiye denk insan dudaklarından dökülmüş en derin dildir”. 2 saat sonra saat 9:00 da çalışma odasına döner ve 12:45’ e kadar çalışmalarının üzerine yoğunlaşırdı. 12:45’ te öğle yemeğini gözden geçirmek için ahçısını çağırırdı. 12:45’de Onun için bir kadeh şarap içme zamandır. Öğle yemeğini 3’den fazla 9’az kişi çağırırdı. Konuklarının ve yemek çeşitlerini özenle seçerdi yemek davetlerine asla kadınları çağırmazdı. Kant yaşamı boyunca sağlığını korumak için büyük emek harcadı. Sıkı çorap bağlarıyla bacaklarındaki dolaşımı engellemekten sakınmak için görülmemiş bir düzenek icat etti. Pantolonun her iki uyluğuna küçük birer cep yaptırdı. Ceplerin içinde bir çarka takılı saat yayı vardı, çevresinden esnek bir ip dolanıyordu. İplerin ucuna tutturulan iki kanca vardı. Ve çoraplarının karşısındaki iki küçük halkaya her bir uyluğun cebindeki iliklerden geçiyorlardı. Bu düzenek filozofun rahatça yürüyüşe çıkmasını sağlıyordu. Öğle yemeğinden sonra Linden Allee üzerinde yürüyüşe çıkardı. Saat tam altıda çalışmak için dönen Kant ertesi sabah ki dersini hazırlamak, yazmak, okumak yada düşünmek için masasının başına geçerdi. Hava okuyamayacağı kadar karardığında mumları yakar 9: 45’e kadar mumların yumuşak, soluk ışığında Kant çalışmasına devam ederdi.

Yatak odasında düşmemek için ilginç bir düzenek kurmuştu. Karyola direklerinden birine bir direk bağlamış böylece kendisini bitişik odaya güvenle götürecekti. Son yılların dışında yatak odasındaki ocak hiç yanmadı. Çünkü Kant terlemekten öleceğinden korkuyordu.

Bundan dolayı yürüdüğü zaman çok yavaş yürürdü. Terlemeye başlamışsa kuruyana kadar durur gölgede beklerdi. Yatağa girmeden önce yatağın bir köşesine oturduktan sonra ortasına sıçrar battaniyenin (yazları pamuk kışları yün) bir ucunu sol omuzunun altın kaydırır. Sırtından geçirip sağ omuzuna alır ve sonra işlemi battaniyenin öteki ucuyla da yapardı. Böylece battaniyeyle sarmalanmış olur daha sonra da uykunun gelmesini beklerdi. Saat 10’u vurduğu zaman derin bir uykuya dalmış olurdu. Bu tek düze program belki de bir atletin aynı biçimde ve dikkatle günlük egzersizlerinin yapması gibi kendini “formda” tutmanın yoluydu. Belki de Kant’ın sağlığını 80 yıl sağlam bir durumda tutabilmesinin nedeni buydu.

KANT’ IN SAĞLIĞI
Kant de Quince göre hepten acı çekmediği söylenemese de taşıdığı iyilik duygusuyla Kant’ın sağlığı olumluydu. Yatağa giderken Kant kendi kendine şunu sorardı: “sağlığı benimkinden daha mükemmel bir insan düşünülebilir mi? “ Aynı biçimde ,rejimini korumak için büyük çaba harcadı.Tek kötü alışkanlığı , tedbirli bir düşkünlük gösterdiği kahve ve tütündü.Gün boyunca yediği tek tam öğün öğle yemeğiydi.Kahvaltı ve akşam yemeği yerine zaman zaman çay içerdi.

KANT’IN HAYATININ HÜZÜNLÜ SON
Filozofun son yılları üzücüydü.Büyük düşünsel belleğinin tam tersi olan günlük yaşamda hep yüz yüze kaldığı şeyleri yapmaktan alıkoyan kıt belleği onu zor durumda bırakıyordu.Yemekte konuklarının sıkılmaması için kağıt parçacıklarına konuşma konuları yazıyordu.Zayıflığı sonunda Kant’ı her türlü fiziksel hareketten vazgeçmeye zorladı.Düşünme anlarında sandalyesinden düşmeye başlamıştı.Düşüşlerinden birkaçında takkesi elindeki mumdan tutuştuğundan dolayı yanında bir sürahi su hazır tutar olmuştu.Son zamanlarda uşağıyla çok kavga etmeye başlamıştı.Bundan dolayı onu ömür boyu maaşa bağlayarak işten çıkardı ve yanına Kaufmann adlı bir uşak aldı.Arkadaşlarıyla çıktığı nadir araba gezilerinde Kant hayran olduğu kuşları seyretmekten hoşlanırdı.

Kantın hastalığı migrenin başlamasıyla ve sol gözünden sonra sağ gözünün de yavaş yavaş görme yeteneğini yitirmesiyle ağırlaştı.Artık bedeni yemeklerde kısa süre kasılmalara tutuluyordu.Geceler artık onu korku dolu dehşetli kabuslarla huzursuz kılan bir duruma gelmişti.İmza atamıyor , çatal tutamıyor ve kimi kez hiç bir şey anımsamıyordu.Bir gün yıldırım çarpmış gibi yere düştü.Birkaç gün yatakta kaldı.Ama birkaç hafta sonra gününden erken kutladığı bir yaş gününde konuklarıyla yine şampanya içti.Kant Königsberg’de yaşlılık bunamasından öldü.Cenazesi olay oldu.Binlerce hemşerisi evrenin kendisine yeterince büyük gelmediği bu cücemse adamın tabutunun ardından yürürken Köngsberg’deki bütün kilise çanları matemli çaldı.Katedral yakılan yüzlerce mumla ışıklar saçtı.

Kant'tan bir kaç söz:

  • En yüce varlık: herşeyi bilen. Herşey için iyilik isteyen.
  • Felsefe, insan için herzaman tamamlanmadan kalan bilgeliğe ulaşma çabasıdır.
  • Doğa insana zorbaca davranır. İnsanlar birbirlerini kurtlar gibi parçalarlar. Bitkiler ve hayvanlar birbirlerinin üstünde gelişip birbirlerini boğarlar. Doğa onların gereksediği bakıma ve özene aldırmaz. Savaşlar uzun sürmüş sanat eylemlerinin kurduklarını ve koruduklarını parçalar.
  • Ben, insan olarak, kendim için uzamda ve zamanda bir duyu nesnesiyim; aynı zamanda da bir anlam nesnesi -bir kişiyim: dolayısıyla hak sahibi bir ahlak varlığıyım.
  • Birşeyi yapmalıysam, yapabilecek durumdayım demektir; üzerime kaçınılmazsa düşen, kurma olanaklarımın da içinde olmalıdır.
  • Doğa eder (agit). İnsan eyler (facit). Amacın bilinciyle etkinlikte bulunan akıl sahibi özne, işler (operatur). Duyuya gelmeyen zihinsel neden, kılar (dirigit).
  • İçimde öyle bir varlık var ki, etkinliğin nedensel ilişkileri (nexus effectivus) içinde benden ayrı olarak benim üstümde durur (agit, facit, operatur), kendi kendine özgür olarak, yani, uzam ve zaman içindeki doğa yasasına bağımlı olmadan, beni içimden yargılar (haklandırır ya da lanetler) ve ben insan, kendim, bu varlığım; bu, öyle, benim dışımda bir töz değildir; ve asıl garip olan şu: nedensellik, gene de, eyleme özgürlük içinde belirlenmişliktir (doğa zorunluluğu olarak değil).
  • Üstümde Tanrı, dışımda dünya, içimde insansal tin-
  • Dünyayı bilmek isteyen, onu önce kurmak zorundadır, hem de kendi içinde.
  • İnsanda etkin ama duyu-üstü bir ilke vrdır ki, doğadan ve dünyanın nedenselliğinden bağımsız olarak,berikinin görünüşlerini belirler; buna özgürlük denir.
  • Olabilir ki görmeyi ve işitmeyi sürekli yeniden öğrenmem gerekir; ama gene de nesnenin tasarımının benim kendimce a priori yapılması gereklidir.
  • Özne kendi kendisini nasıl a priori belirler. en yüce bilgelik
  • Dünyanın içindeki insan, dünyanın bilgisiyle birlikte ona aittir; ama dünya içinde ödevinin bilincindeki insan, görünüş değil, kendinde varlıktır; şey değil, kişidir.
  • Kişi, özgürlük ilkelerine göre kendi kendini belirleyen varlıktır. Özerklik. Özgürlük ise kendi başına varlığın özelliğidir.
  • Ben, insan, kendim için bir dışsal duyu nesnesi; dünyanın bir parçasıyım.
  • Tek bir dünya vardır: çünkü olanaklı deneyimin nesneleri olarak duyusal görünün biçimlerinin üzerinde kurulu olduğu uzamın ve zamanın mutlak birliği vardır.
  • Ben, insan, bir dünya varlığıyım ve kendim de dünyaya aitim. Şeylerin tümü benim içimdedir, hem de dışımda (exstra; praeter değil).
  • Tanrı kutsal olandır, ama kutsal bir varlık yapamaz.
  • Özgürlük kavramı: kendi kendinin yaratıcısı olmak.
  • Özne kendi dışında etkindir.
  • Madde dünya uzamının heryerindedir. Cisimler ayrı ayrı dururlar.
  • İnsan, bir dünya varlığıdır, ama, kendi kendisini (onun) bir üyesi olarak kuran (varlık).
  • Nereden geliyor bana bu fikirler dizisi? Varlıkların bütünlüğü akla a priori verilmiş bir kavramdır; benim kendi bilincimden kaynaklanır. Düşünmemin nesnelerini elde edip onları kavrayabilmeliyim, yoksa kendimin bilincinde olamam (cogito, sum: burada ergo demeye gerek yok). Bu autonomia rationis purae'dır; çünkü bu olmasaydı, verilmiş bir görü konusunda bile, düşünceden yoksun kalırdım; varolduğumu bilmeden, bir hayvan gibi varolurdum.
  • Akıl, kaçınılmazca, nesneler yaratır kendi kendisine. Bu yüzden her düşünenin bir tanrısı vardır.
  • Yaşamın peşinden gelen cansızlık ölümdür.
  • İnsanın yalnızca düşünmesi değil; kendi kendine, düşünüyorum, diyebilmesidir, onu bir kişi kılan.
  • Felsefe, aklın kendisine verdiği, kendi kendini kuramsal ve kılgısal bakımdan nesne kılma görevidir.
  • Felsefeyi felsefe yapma işi olarak değil, tamamlanmış bir bütün olarak ortaya koymak. Kimseye aşkın filozof denemez.
  • Bütün bilginin en son amacı en yüce kılgısal akılda kendi kendini tanımaktır.




-life4kill- isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
filozof, immanuel, kant


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557