Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Felsefe ve Sosyoloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Felsefe ve Sosyoloji Felsefe ve Sosyoloji dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Eylül 2012, 13:09   #1 (permalink)
Emekli Yönetici

Şafak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 18 Ağustos 2011
Nerden: Eskişehir
Yaş: 27
(Mesajlar): 17.906
(Konular): 12982
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 967442
Aldığı Beğeni: 1672
Beğendikleri: 1673
Ruh Halim: Ruhsuz
ÖdülleriÜye Ödülleri: 6
Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi 
Standart Popper’in ve pozitivizmin eleştirisi

POPPER’İN VE POZİTİVİZMİN ELEŞTİRİSİ
Popper'in metodolojisi yukarıdaki görüşlerle bağdaşmaz. Popper 'e göre, bilim adamlarının yanlışlamaya çalışmaları gereken yanlışlanmamış kuramlar vardır. Kuhn ve Feyerabend'e göre ise, (görünürde) yanlışlanmış kuramlar vardır ve bilim adamlarının görevi, bu kuramların gerçekte yanlışlanmamış olduğunu göstermeye çalışmaktır. Onlar, verilerin ya da temel-önermelerin bir kuramı yargılamalarına izin vermezler. Aksine, çoğunlukla teoriden kalkarak verileri tartışma konusu yapmak gerekir. Feyerabend açıkça, eğer bilim adamları 1500'lerden bu yana Popper'in metod kurallarını izlemiş. olsalardı hâlâ Aristoteles fiziğinde kalınırdı, der. Kuhn ve Feyerabend'e bakılırsa, Popper'in kendisi için çıkış-noktası olduğunu söylediği tarihsel deneyi yani güneşin çekim alanının ışık ışınlarını ezip eğmediğini belirlemek için yapılan deneyi bile yanlış anlamış olduğu söylenebilir. Popper'in iddia ettiğinin aksine, ölçümün bilinen sonuçları vermemesi halinde genel görelilik kuramının terkedilecek olduğu görüşü, büyük bir olasılıkla yanlıştır; belki de özellikle Einstein bakımından. Ölçüm sırasında kuramı terketmek istemeyeceklerin kolaylıkla tartışma konusu yapabilecekleri bir- çok yardımcı varsayım kullanılmıştır. Kuhn ve Feyerabend'in pozitivizme ve Popper'e yönelttikleri eleştirilerin büyük bölümü şu görüşlerine dayanır: , Farklı paradigmaları karşılaştırmak olanaksızdır, zira bunlar birbirine çevrilemeyecek kavramları içerirler. Karşılaştırılabilir oldukları yerlerde de tarafsız bir gözlem dili yoktur. Günümüzde filozofların çoğunluğuna göre, bir terimin (kavramın) anlamı, kapsandığı kuramsal bağlama bağlıdır. Dolayısıyla, farklı paradigmaların terimlerinin farklı anlamları vardır. Bundan çıkan sonuç şudur ki, farklı paradigmaların kavramlarının karşılaştırılabilir olup olmadığı sorusu, tarafsız bir gözlem dilinin bulunup bulunmadığı sorusuna bağlıdır. Bu konuda,ki farklı görüşlere burada yer vermeyeceğiz. Ancak , şu kadarını belirtelim ki, tarafsız bir gözlem dilinin varlığına inananlar, algılarımızın kuramlara bağlı bir yönü olduğunu varsayarlar. Kuhn ve Feyerabend'e göre (her ne kadar ikincisi bu konuda biraz müphem ise de), algılarımız kuramlardan öylesine etkilenir ki, bunların tarafsız bir özü yoktur. Farklı kuramlara inananlar farklı şeyler görürler ve bir anlam- da farklı dünyalarda yaşarlar. Eğer bu doğruysa, o zaman hemen hemen bütün kuramlar için deneysel (empirik) destek bulmak mümkündür. Örneğin, Feyerabend'e göre: «Aynı süreç, cinler ve tanrılar hakkında gerçek gözlem bildirimlerinden sorumludur. [...] Beklentiler, hayalder, korkular ve akıl hastalıkları (sesler duymalar, davranışlarına yabancı bir kuvvetin, ikinci bir kişinin hükmettiği duygusuna kapılmalar) da gerisini tamamlar. [...] Cinlerin doğrudan gözlemlenebilir olması gerekirdi. Ve bu gerçekten de olmuştur: Akli dengesini yitirmiş, bunalım geçirmekte olan kadın örneğini düşünün: sesler duymaktadır; düşle gerçeği birbirinden ayıramamaktadır; ve bunlara dayanarak şeytanla cinsel ilişkide bulunduğuna inânır. (Bir zamanlar, düşlerin içeriği kişinin ruhsal durumunun gerçek belirtisi sayılırdı.) Bu kadın hayali bir gebelik geliştirebilir - ve bu durumdaki kadınların hayali gebelikler geliştirdikleri gerçekten görülmüştür. şeytanca bir etkinin varlığına dâha doğrudan bir kanıt bulunabilir mi?> Değişik paradigmaların kavramlarının karşılaştırılamayacağı görüşünün pozitivist ve Popperci bilim felsefesi bakımından başka vargıları (consequence) da vardır. Kuramsal dille tarafsız gözlem dili arasında ayrım yapılamıyorsa, gözdeme dayanmayan öğeleri bilimden arındırmaya çalışmak anlamsızdır. (Aslında Kuhn, belirli bir paradigma içinde; kuramsal terimlerle gözlem terimleri arasında kabaca bir ayrım yapılabileceğini yadsımaz. Örneğin, o'na göre, elektron izleri doğrudan gözlemlenebilir. Ancak bununla elektronların gözlemlenebilir olduğunu savunduğu- nu sanmıyoruz.) Bazı pozitivistler, eski kuramların yeni kuramlardan çıkarılabilirliğini savunmuşlardır. Oysa, kuramlar karşılaştırılması olanaksız kavramlar içeriyorlarsa, buna olanak yoktur. Bir kuramdan ancak o kuramın kendi kavramlarıyla ifade edilen önermeler çıkarılabilir. Popper'in yöntem kurallarının çoğu, farklı kuramların deneysel içeriğinin karşılaştırılabileceğini ( = yanlışlanabilirlik derecesi) varsayar. Değişik kuramların kavramları karşılaştırılamazsa, deneysel içeriğin ölçülmesi olanaksızdır ve dolayısıylâ yöntem kurallarının uygulanabilirliği de kalmaz. Hem Popper, hem de pozitivistler “buluş bağlamı” ile “doğrulama bağlamı” arasında kesin bir ayrım yapmışlar ve yalnızca ikincisiyle ilgilendiklerini öne sürmüşlerdir. Kuhn ve Feyerabend bu ayrımın bilim felsefesi açısından bir işlevi olmadığı görüşündedirler. Bir paradigmanın “keşfi”, yeni bir kavramlar sistemini öğrenme, daha doğrusu kurma, ve aynı zamanda dünyayı yeni bir biçimde görmeye başlama sürecidir. Ancak dünyayı bir paradigma açısından görmek demek, bir ölçüde doğrulamak demektir. Yani bir paradigmanın keşfedilmesi (kurulması) süreci, onun doğrulanması süreciyle kısmen aynı şeydir. Bundan şu sonuç çıkar: Doğrulamanın nasıl olacağına ilişkin bazı kurallar konacak olursa, kuramların nasıl bulunacağına ilişkin kurallar da bir ölçüde konmuş olur. Pratikte bu iki olayı, Popper ve pozitivistlerin yaptığı gibi, birbirinden ayırmak olanaksızdır. Denebilir ki, “buluş bağlam” ve “doğrulama bağlamı” iki ayrı süreç değil,, aynı sürecin iki yüzüdür. İki ayrı paradigmanın kavramlarının karşılaştırılamazlığı, Kuhn'un paradigma değişmesinin bir dinden başka bir dine geçişe benzediği görüşünü vurgular. Farklı paradigmaları savunanlar arasında, ancak kısmî bir haberleşme (communication) olabilir. Birinin dilinin diğerinin dilinde karşılığı yoktur. Biri diğerini anladığını söylüyorsa, bu, onun diğerinin dediklerini kendi diline çevirmesi ve dolayısıyla diğerini (kısmen) yanılış anlaması demektir. Yapılacak şey, diğerinin dilini ya da kuramını iyice öğrenmek, bundan sonra hangi kuramın doğru sayılabileceğine karar vermektir. Ancak, yukarıda da gördüğümüz gibi (Paradigmalar bölümüne bakınız) , Kuhn'a göre kişi dünyayı bir anlamda belirli bir paradigma aracılığıyla görür. Yani her iki dili öğrenmek mümkünse de, yansız bir açı yoktur. Kişi kendini daima bir paradigma içinde bulur. Bir paradigmayı benimseyip, başka bir paradigmanın dilini öğrendiği zaman, durumu İngilizce konuşa- bilen ama Fransızca düşünen kişiyi andırır. Ancak bu dil benzetmesini fazla ileri götürmemek gerekir. Çünkü, hem İngilizce hem de Fransızca konuşmayı ve düşünmeyi öğrenmek mümkündür. Oysa Kuhn'a göre, kişi diğer paradigmanın diliyle konuşmaya, dünyayı onun kavramlarıyla görmeye başlar başlamaz, o paradigmayı kabul etmiş olur. ~Bu, bir din değiştirmeye benzer. Popper'in koyduğu yöntem kuralları genel ve her zaman geçerlidir. Feyerabend ise, genel yöntem kuralları olamayacağını söyler. Bir yöntem kuralı ne denli temel bir kural olarak görülürse görülsün, bu kuralın bir yana bırakılmasını hatta tersinin uygulanmasını zorunlu kılacak durumlar vardır. Feyerabend, özellikle Aristoteles fiziğinden. modern fiziğe geçiş konusunda yazmıştır. Bu yazılarında, modern fiziğin temsilcilerinin birçok ad hoc varsayım kurarak, deneysel olarak belir~enmiş verilere karşı çıktıklarına; Aristoteles'ci varsayımlardan, sezgisel bir an- lamda, daha düşük düzeyde deneysel içeriği olan varsayımlar ortaya atmış olduklarına işaret etmiştir. O'na göre, modern fiziğin kurulabilmesi Popper'in temel yöntem kurallarının uygulan- maması sayesinde mümkün olmuştur.




Şafak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
eleştirisi, popper’in, pozitivizmin, ve


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557