Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Felsefe ve Sosyoloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Felsefe ve Sosyoloji Felsefe ve Sosyoloji dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 31 Ocak 2013, 15:06   #61 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Soru 61 : Kant ortaya çıktığı zaman felsefenin genel durumu neydi?

Descartes'tan sonra batı felsefesinin iki ayrı yönde geliştiğini söylemiştik. Bu yönlerden biri düşünceye ve bilince önem veren; maddî gerçeğe karşı düşüncenin üstünlüğünü savunan idealist ya da spiritüalist görüştü. Gerçekçi ya da maddeci görüş ise duyular dünyasının ve maddenin önceliğini ve üstünlüğünü savunuyordu. Bu iki yönlü gelişme en aşırı uçlara kadar geliştirilmiş bulunuyordu.

Gerçekçilik varlığın yalnız bir yanını gözönüne alarak maddeyi mutlak ve biricik varolan haline getirmişti idealizm ise aynı tek taraflı görüşle düşünceyi ve bilinci mutlak bir gerçek olarak ileri sürmüştü. Bu iki akım düşünce ile varlık ve ruh ile madde arasındaki bu bölüntüyü birleştirecek ve yeni bir sentez ortaya koyacak yerde sadece kendi ilkeleri üzerinde ısrar etmekle yetiniyorlardı. Önemli olan nokta bu iki karşıt görüşün taşıdığı hakikat payını yeni bir sentez içinde eriterek kapsayıcı ve toparlayıcı bir felsefe ortaya koymaktı. Alman filozofu İmmanuel Kant (1724-1804) felsefe tarihinde bu sentezi gerçekleştirmiş düşünür olarak tanınır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ocak 2013, 15:06   #62 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Soru 62 : Kant'ın felsefesi niçin «eleştirici» (kritik) felsefe diye adlandırılır?

Kant zihnimizin bilgi edinmek için giriştiği çabayı; deneylerimizin nereden geldiğini; neleri bilmemizin mümkün olduğunu temel problemler olarak ele almıştır. Bundan ötürü Kant felsefesi önce bilginin incelenmesiyle ve eleştirilmesiyle başlar; amacı bilme gücümüzün incelenmesi irdelenmesi ve eleştirilmesidir. Kant'ın felsefesine «eleştirici» (kritik) felsefe denmesi bundan ötürüdür. Ayrıca Kant insan aklının kendisi ile dışdünya arasındaki ilişkiler üzerinde düşünmesine «transandantal» düşünme der. Transandantal bilgi «nesnelerle değil bu nesneleri biliş tarzlarımızla ilintili» olan bilgidir. Yani bilgi teorisidir. Kant felsefesinin amacı bu bilgiyi ortaya koymaktır. Bundan ötürü Kant'ın felsefesine «transandantal felsefe» de denir. Görüldüğü gibi Kant felsefesine temel olarak bilgi teorisini almakta «bilginin nasıl ortaya çıktığını sınırının ve değerinin ne olduğunu» araştırmaktadır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ocak 2013, 15:06   #63 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Soru 63 : Bilginin temel unsurları nelerdir?

Kant'a göre bütün bilgilerimiz iki kaynaktan; iki faktörden doğar. Bunların biri bilgi edinen özne öteki dışdünyadır. Dışdünya bize bilgilerimizin maddesini başka bir deyişle «hamurunu» verir. Özne ise bu karmakarışık maddeyi düzenler belli bir biçime sokar; böylece duyumlarımız ve algılarımız düzenli ve anlamlı bir bilgi haline sokulur. Dışdünya mevcut olmasaydı duyuların bize bildirdiği olaylar ve görünüşler de mevcut olamayacaktı. Ama bizim anlayışgücümüz olmasaydı bu olaylar ve onlar hakkındaki bütün algılarımız anlamlı bir bütün haline giremeyecek dışdünya hakkında deney ve bilgi edinmemiz mümkün olmayacaktı.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 31 Ocak 2013, 15:06   #64 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Soru 64 : özne bilgiye ne gibi unsurlar ve formlar katmaktadır?

Bilgilerimizin bütün maddesinin (muhtevasının) duyulardan algılardan deneyden geldiğini söylüyordu Kant. Ama bu maddenin anlamlı bilgiler haline gelmesi için öznenin bunları belli bir işlemden geçirmesi zorunluydu. Yani özne bu maddeyi ancak belli bir form içinde ele alıyor ve düzenliyordu öyleyse bilginin ne olduğunu incelemek için öznenin bu formlarının neler olduklarını dışdünyayı hangi formlardan geçirerek algıladığını incelemek gerekliydi.

«Saf Aklın Eleştirilmesi» adlı ünlü kitabında Kant işte bu konuyu ele alır. Önce duyuları daha sonra anlamagücümüzü inceler; çünkü bütün bilgilerimizin temeli bu ikisidir. Kant duyu edinme gücümüze «duyarlık» adını verir. İlk olarak şu soruyu sorar: Duyarlığımız dışdünyayı hangi biçimler içinde algılamaktadır? Aynı soruyu başka bir biçimde şöyle dile getirebiliriz: Duyarlığımızda ne gibi deney - öncesi (a priori) özellikler vardır? Kant'a göre duyarlığımızın iki temel formu vardır. Bunlar «mekân ve zamanadır. Bütün nesneleri bu iki form aracılığı ile biliriz; onları mekân ve zaman formları içinde algılarız. Bu formlar öznede yani insan zihninde deneyden - önce bulunan özelliklerdir. Kant bu formların insan zihninde deneyden - önce bulunduklarını formların kendisini inceleyerek ve eğer bunların deney -öncesi varolmadıklarını kabul edersek kesin bilimlerden bazılarının (meselâ matematiğin) geçerli olamayacağını yani sağlamlığını kaybedeceğini ileri sürerek kanıtlamaya çalışır. Böylece Kant bilginin maddesine (duyuların verilerine) öznenin (zihnin) kattığı ilk biçimleri açıklamış olur. Bu biçimlerin (formların) içi boştur; duyuların verileri bu formların içine üşüşürler; onları doldurur ve onlar tarafından düzene sokulurlar.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ocak 2013, 15:06   #65 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Soru 65 : Anlayısgücümüz bilgiye neler katar?

insan zihni sadece duyu verilerini almakla kalmaz; onlara kendi etkinliğini de uygular; onları kendi kavramları aracılığı ile düzenler düşünülecek hale getirir anlamlı kılar. Bilgi ancak bu etkiler sonunda ortaya çıkar öyleyse bilginin ikinci faktörü olan anlayışgücümüzün formlarını yani kavramlarını da incelemek gerekir. Bunlar tıpkı duyarlığın deney - öncesi formları olan mekân ve zaman gibi; anlayış-gücünde deneyden-önce bulunan formlardır; düşünüş tarzlarıdır genel kavramlardır. Kant bu kavramları bulabilmek ve ortaya koyabilmek için yargılarımızı ele alır. Mantık bilimi yargılarımızın çeşitlerini; biçimlerini incelemektedir. Kant da buradan hareket ederek anlayışgücümüzde şu temel kavramların bulunduğunu söyler:

Nicelik Nitelik Bağıntı Kip
Bütünsellik Gerçeklik Cevher ve ilinek imkân ve imkân-sızlık

Çokluk Olumsuzlama Nedensellik ve Varlık ve Varlık
bağımlılık olmayan
Birlik Sınırlama Karşılıklılık Zorunluk ve Olumsallık

Demek ki deneylerimizin sağladığı bütün verileri yani bütün gerçeği bu kavramlar; anlayışgücünün bu kategorileri aracılığı ile düzenler biçime sokar düşünür ve kavrarız.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ocak 2013, 15:06   #66 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Soru 66 : Bu genel kavramların (kategorilerin) ne gibi özellikleri vardır?

Anlayışgücünün bu formları deney - öncesidirler; yani insan - zihninin kendisinde bulunmaktadırlar; bundan ötürü herkes için geçerlidirler ve zorunluk taşırlar. Ama bunlar sadece duyularımızın verilerine algılarımıza uygulanabilirler öyleyse biz ancak duyularla verilmiş ve anlayışgücünün işlemiş olduğu şeyleri bilebiliriz. Kategoriler tümel oldukları yani bütün insan öznelerinde bulundukları için sağladıkları bilgi kesin ve zorunludur. Anlayışgücü duyumlara boyun eğmemekte ama onları belli bir biçime sokmakta; zorunlu ve herkes için geçerli bilgiler haline getirebilmektedir. Kant böylece genel olarak tabiat bilimlerinin ve özellikle fizik biliminin sağlam bir temel üzerine oturtulmasına çalışmaktadır. Meselâ kendisini çok etkilemiş olan Hume gibi nedenselliği sadece bir «inanç» olarak görmemektedir. Kant'ın bilgi teorisi bir bakıma tabiat bilimlerinin sağlamlığını ve kesinliğini temellendirmek amacıyla Hume'a vermeye çalıştığı bir cevap olarak görülebilir. Bu açıdan anlayışgücü ve onun deney - öncesi zorunlu kavramları. Kant felsefesinde büyük önem taşır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ocak 2013, 15:07   #67 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Soru 67 : Duyu verileri ve deneylerimiz dışında yer alan kendinde nesneler hakkında bilgi edinebilir miyiz?

Hayır edinemeyiz. Çünkü duyularımızın ve deneylerimizin bize dışdünyadan aktardığı ve bilgimizin vazgeçilmez maddesi olan veriler önce duyarlığın sonra da anlayışgücümüzün formlarından geçer onların şeklini alır onlar tarafından düzene sokulur. Oysa duyarlığın formları ve anlayışgücünün kategorileri insan öznesinde (zihninde) bulunan şeylerdir yani özneldir. Bundan ötürü dışdünyayı olduğu gibi yani kendinde nasılsa öyle ve hiç değişikliğe uğramadan bilmemiz mümkün değildir. Biz sadece bize göründükleri biçimler içindeki nesneleri biliriz; bize görünüşlerinin dışında yani kendilerinde nesnelerin «nasıl» oldu¬ğunu bilemeyiz. Teknik felsefe terimleri ile bunu «biz fenomenleri bilebiliriz bunların altındaki kendinde - şeyi; özne¬mize göre şekillenmemiş ve şartlanmamış şeyi yani noumen'i bilemeyiz» diye açıklamak mümkündür. Bundan ötürü bilgimiz mutlak bir bilgi değildir; görece (izafî) bir bilgidir. Kant'ın bilginin değeri hakkındaki bu görüşüne «öznel görececilik» denir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ocak 2013, 15:07   #68 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Soru 68: Öyleyse deneyüstü ve mutlak gerçekleri araştıran metafizik mümkün değil midir?

Bütün bilgiler deneyin sağladığı maddeden (muhtevadan) ve anlayışgücünün bu maddeleri işlemesinden elde edildiğine göre deneyde verilmemiş yani deneyin bize bildirmediği nesneler hakkında bilgi edinemeyiz. Bundan ötürü evrenin tanrının ve ruhun mahiyeti gibi deney - üstü nesneleri inceleyen metafizik alanında bilgi edinmemiz mümkün değildir. Kant metafiziği eleştirirken akılgücünü ele alır. Anlayışgücünün kategorileri (kavramları) gibi aklın da ideleri vardır. Ama aklın ideleri deney - üstü nesnelere çevrilmiştir. Yani incelediği nesneler deneylerimizde verilmemiştir.

Demek ki burada bilginin ortaya çıkması için gerekli olan zorunlu bir şart yani deneyin sağladığı madde (muhteva) mevcut değildir. Bundan ötürü akıl hayalî ve aldatıcı çözümler getirir. Metafizik alanında deneyin üstüne yükselmeye çalışan akıl çelişmelere düşer. Akıl aynı problem hakkında ileri sürdüğü bir tezin hem kendisini hem de bu teze taban tabana karşıt olan iddiayı aynı kesinlikle savunabilir. Ama bir problem hakkında taban tabana karşıt iki tezi aynı kolaylıkla savunmak bu probleme gerçek bir çözüm getirmemek demektir. Yani bu konuda sağlam bilgimiz yok demektir. Meselâ «evrenin başlangıcı ve sınırı vardır» tezini «evrenin başlangıcı ve sınırı yoktur» tezi kadar kesinlikle savunabiliriz; nitekim ikinci tezi de birincisi kadar kesinlikle savunabiliriz. Ama bunlardan sadece birinin doğru olması gerekir. Bu durum metafizikte gerçek bilginin söz konusu olmadığını açıkça göstermektedir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 31 Ocak 2013, 15:07   #69 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Soru 69 : İnsanoğlu mutlakla deney - üstü ile ve şartlanmamış varlıkla ilinti kuramaz mı?

Gördüğümüz gibi Kant bilgi bakımından mutlakla ve kendinde-şeyle ilinti kuramayacağımızı; bilgi yetisi olarak aklın yani teorik aklın bunu sağlayamayacağını ancak deney dünyası hakkında bilgi edinebileceğimizi kabul etmektedir. Ama filozof ahlâk alanında pratik aklın ya da vicdanın mutlak ve deney - üstü bir bilgiyi ortaya koyduğunu ileri sürer. Böylece Kant bilgi yetisi olarak akla tanımadığı hakkı ahlâk yetisi olarak akla tanımakta ve kendisine kadar süregelmiş olan akılcı metafiziği yıktığı halde ahlâkî bir metafizik kurmak istemektedir. Ahlâkın herkes için geçerli olması gereklidir. Bundan ötürü ahlâk tamamen deney - öncesi temeller üzerine kurulmalıdır. Duyularımızın verdiklerini (eğilimler itkiler içgüdüler) aşmadan; herkes için geçerli olan kesin bir ahlâk kurulamaz. Bundan ötürü pratik akıl ahlâk alanında duyulara dayanmak zorunda değildir; kanunlarını kendisi koyar ve bu kanunlara yönelir onları gerçekleştirir. Aklın koyduğu bu ahlâk buyruğu ve ödev dış gerçeğe bağlı olmadan yine akıl tarafından konulmuştur yani hür olarak konulmuştur. Demek ki ahlâkî irademiz mutlak bir iradedir; şartlardan sıyrılmıştır. Ahlâk alanında aklın ideleri kesinliklerini doğrudan doğruya ortaya koyarlar.

Bu alanda aklın dış nesnelerle olan bağıntısı araştırılmaz; tamamen içerde bulunan bir şeyle yani irade ile olan bağıntısı araştırılır. Aklın iradeyi tamamen kendisine dayanarak belirleyebilmesi dolayısıyle hürriyet ve ruhun ölümsüzlüğü gibi ideler kesinlik kazanır. Oysa teorik aklın bilgi bakımından bu kesinliği sağlayamadığını daha önce görmüştük.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ocak 2013, 15:07   #70 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Soru 70 : Kant bu açıklamalarıyla ne gibi bir sonuca varmak istiyordu?

Kant bilgi gücümüzün sınırlı olduğunu; akıl yoluyla metafizik problemleri çözemeyeceğimizi ileri sürmüş ve böylece insan aklının mutlağa ulaşabileceğini söyleyen dogmatizme kesin bir darbe vurmuştu. Ama ahlâk alanında aklın kanun koyucu ve hür olduğunu; sadece kendisi tarafından şartlandırıldığını söyleyerek mutlak alanı ile insan arasında yeni bir ilinti kurmuş ve ahlâkî bir metafiziğe zemin hazırlamıştı. Kant felsefesinin bu genel yönelişlerine bakarak bilgi ile ahlâk ve din alanını birbirinden ayırmak ve her ikisini birbirine karışmayacak şekilde temellendirmek istediği ileri sürülebilir. Başka bir deyişle Kant bilgimizin sınırlarını çizerek imana (dine) bağımsız ve ayrı bir alan bırakmak istiyordu; varmak istediği sonuç buydu.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
100, felsefe, soruda


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557