Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Felsefe ve Sosyoloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Felsefe ve Sosyoloji Felsefe ve Sosyoloji dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22 Mayıs 2013, 07:12   #1 (permalink)
fenerbahçemmm..

-ÇAĞATAY- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 11 Mayıs 2013
Nerden: OndanBundanŞundan'ım..
(Mesajlar): 5.616
(Konular): 1327
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 72891
Aldığı Beğeni: 208
Beğendikleri: 162
Ruh Halim: Olu Gibi
Takım :
Standart Evrim Teorisi Nedir? Evrim Teorisi Hakkında, Evrim Teorisi Nasıl Anlatılmalı?


Evrim bilim mi, Metafizik mi?

British Museum’un Natural History bölümünden Zoolog Colin Patterson, evrim araştırmalarını aktardığı kitabında ilginç bir konuyu ele alır; “Evrim bilim midir?” Patterson, bu başlık altında çağımızın ünlü bilim felsefecisi Karl Popper’ın kriterleri ışığında şunları yazar:

“Popper, bilimin ‘bilim olmayan’dan veya ‘metafizikten’ veya ‘mit’den kanıt yoluyla değil, tersini kanıtlamanın mümkün olması ile ayrılması gerektiğini düşünüyor. Bilimsel teorilerin tek özelliği, gözlem veya deney yoluyla aksinin ispatlanabileceğinin gösterilmesidir. Ve bir bilim adamı, teorisi yanlış çıktığı zaman onu terketmeye hazır olan bir insandır.

Metafiziksel veya sahte-bilimsel teoriler, aksinin kanıtlanmasına imkan tanımazlar...

Eğer biz, Popper’in bilim ve bilim-dışı arasında öne sürdüğü farkları kabul edersek, ilk olarak tabiî seleksiyon (ayıklanma) yolu ile evrim şeklindeki teorinin bilimsel veya sahte-bilimsel olup olmadığını sormak zorundayız. Bu soru, evrim teorisinin iki ayrı görüşünü içerir. İlki, ‘evrim gerçekleşmiştir’ şeklindeki genel tezdir (tüm hayvan ve bitkiler, ortak atalarla birbirleriyle ilişkilidir). İkincisi, evrimin tabiî seleksiyon (doğal ayıklanma ile) olduğu düşüncesidir. Gerçekte Darwin, ilk fikre ikincisinden üç yıl önce varmıştır.”

Ne ilginçtir ki antik Yunan’a kadar uzanan evrim tarihini gözönüne alırsak, evrime önce inanılıp daha sonra delil arama yoluna gidilmiştir. Bilimsel açıdan tatmin edici deliller olmamasına karşılık, bu inanç sarsılmamıştır.


Patterson şöyle devam eder:

“Evrimin gerçekleştiği şeklinde olan teorinin ilk kısmı; hayatın tarihinin türlerin ayrımı ve gelişiminden başka birşey olmayan tek bir süreç olduğunu söyler. Bu süreç emsalsizdir ve tekrarlanamaz, İngiltere'nin tarihi gibi. Böylece teorinin bu kısmı, ‘emsalsiz olaylar’ konusunda tarihsel bir teoridir. Ve tanım olarak bu tür olaylar, bilimin bir parçası değildir. Çünkü onlar tekrarlanamaz ve bu yüzden de test edilemezler...

...Doğal ayıklanmanın evrimin sebebi olduğunu belirten, teorinin ikinci görüşüne dönersek, birçok kritik bunun bilimsel olmadığı şeklindedir. Çünkü “en uygun olanın yaşaması” şeklindeki bir deyim “kim yaşarsa uygundur”dan başka bir ihtimali getirmez ve böylece gereksiz bir tekrardan öteye gidemez. Mesela 'kimin en uygun olduğunu' sorarsak, alacağımız cevap 'yaşayanlar' olacaktır. Böylece 'en uygunun yaşaması', sadece ve sadece 'yaşayanların yaşaması’dır.”


Konuyla ilgili bir diğer belirsizlik, tabiî seleksiyonun açıklama değerinden yoksun olduğunu ortaya koyar. Genellikle evrim, bir adaptasyon (ortalama uyum işlevi) olarak tanımlanır. Ünlü evrimcilerden Lewontin, bu yaklaşımın anlamsızlığını şöyle dile getirir:

“Eğer evrim, organizmaların 'uygun ortamlara' uyum sağlaması olarak tanımlanırsa, ilk zorluk şudur ki: o zaman dünyada, kendilerine uyum sağlayacak organizmalardan önce boş uygun ortamlar bulunmalıdır (yani, yeni türlerin evrimleşmesiyle doldurulmayı bekleyen boş ortamlar). Bununla birlikte, çevreyle gerçek ilişkide bulunan organizmalar ortada yokken, dünyayı rastgele uygun ortamlara ayırmak için sonsuza yakın yol mevcuttur. Boş uygun ortamları tanımlamak çok kolaydır.

Mesela yumurtlayan, sürünerek hareket eden, çimen yiyen bir hayvan yoktur. Yani, çayırda yaşamalarına rağmen hiçbir yılan ot yemez. Aynı şekilde, hiçbir çeşit sıcakkanlı hayvan yoktur ki, yumurtlasın ve ağaçların olgun yapraklarını yesin. Oysa kuşlar, ağaçlarda yaşarlar.”

Neden yaprak yiyen birkaç tür kuş, otla beslenen birkaç tür yılan yoktur? Neden bu hayvanlar, buldukları ortama uygun beslenme modelleri geliştiremediler? Çünkü doğal ayıklanma mekanizması, çevre şartlarına uygun türler meydana getirmemektedir.

Evrime sebep olarak doğal ayıklanmanın ileri sürülmesi, böylece anlamını kaybetmektedir. Bu durumu Patterson şöyle değerlendirir:

“Şimdi biz, neo-Darwinist teori ile karşı karşıyayız; 'evrim gerçekleşmiştir ve evrim genetik sürüklenmelerin birikiminden gelen tesadüfi katkılar ve belki de arasıra gerçekleşen "ümit verici canavarlar"la birlikte başlıca doğal ayıklanma yoluyla yönetilmektedir'. Popper'in standartlarına göre, teori bu haliyle bilimsel değildir.”


Gerçekten de Popper, evrim teorisini bilimsel bir teori olarak değil, 'metafiziksel bir araştırma programı' olarak tanımlamaktadır. Patterson şöyle devam eder:

“Popper'in kriterini kullanarak, evrim teorisinin fizik, kimya veya genetikteki bir teori gibi onun aksini ispatlamak, düzenlenmiş deneylerle test edilemeyeceği sonucuna varmak zorundayız...

...Biz ister Popper'in istersek de Kuhn'un bilim anlayışını seçelim, bu iki düşünürden öğrenebileceğimiz bir ders, bugünün evrim teorosinin bir gerçek olmasının beklenilmemesidir.”

Colin Patterson tüm bu açıklamalarına rağmen evrim görüşünü terketmez. Ve neo-Darwinist yaklaşımı “bütün hatalarıyla birlikte elimizdekinin en iyisi” olarak düşünür. Bu ifadeleri bir bilim adamından çok, bir inanç adamının düşüncelerini yansıtır. Hatalı bir teori, neden hataların en iyisi olarak savunulsun. Halbuki Popper'in ifadesiyle, “Bir bilim adamı, teorisi yanlış çıktığında onu terketmeye hazır bir insandır.”


Evrim Teorisi Nasıl Anlatılmalı?

EVRİM TEORİSİ, bildiğiniz gibi, bu evrendeki varlıkların nasıl ortya çıktığını ve günümüze kadar nasıl var olageldiklerine dair çeşitli açıklamalar getirmeye çalışan bir teoridir. Elbette bu varlıkların başında insan gelir.

Görüldüğü gibi, ele alınan konu hem çok geniş ve hem de geçmişle alâkalıdır. Dolayısıyla burada ortaya konacak görüşler, laboratuardan elde edilecek deliller değil, tamamen yorum ve değerlendirmelere dayanmaktadır.

Günümüzde ilkokuldan üniversitelere kadar, bütün eğitim birimlerinde bu ve benzer konulara materyalist ve diyalektik bir yaklaşımla cevap verilmeye çalışılır. Yani, “Atomdan galaksilere kadar bütün varlıklar, gelişigüzel ve tesadüfen ortaya çıkmış ve günümüze ulaşmıştır. Her şey tabiat ve tesadüfün eseridir.” şeklinde anlatılır.

Aslında bu yaklaşım tarzının uzun bir geçmişi vardır. Roma Devleti’nin Milâdî 100-150’lili yıllarında Hıristiyanlığı resmî din olarak kabul etmesinin ardından bütün idarî, siyasî ve ilmî, çalışmalar bu dinin kurallarına göre şekillendiriliyordu. Aslında din olarak Hıristiyanlık siyasî ve toplumu ilgilendiren konularda çok fazla prensip ve düstur ortaya koymuyordu. Fakat bütün boşluklar, din adına, başta papazlar ve idaredeki hâkim sınıflar bir takım kurallar koyarak, âdeta din namına insanlara zulüm ediyorlar, bilimsel düşünceye geçit vermiyorlardı. İşte böyle bir ortamda 1789 yılında yapılan Fransız İhtilali, dine ve din adına tahakküm eden hâkim sınıfa karşı bir başkaldırma idi. Bu ihtilalden sonra gerek Avrupa’da ve gerekse dünyanın başka yerlerinde fikrî yönden büyük bir değişiklik gündeme geldi. Bütün siyasî, sosyolojik ve ilmî çalışmaların temeli ateizme dayandırılıyordu. Yaratıcı ve din, toplumun bütün kesimlerinden uzaklaştırılmıştı.

Her şey materyalist felsefe ile ve tesadüflerle açıklanmaya çalışılıyordu. Hıristiyanlık adına ileri sürülen bir takım yanlışlıklara karşı bir çıkış olduğu için, başlangıçta bu materyalist felsefe, geniş taraftar bulmuştu. Ama sınır burada kalmadı. İşin doğrusuna yanlışına bakılmadı. Bütün dinlere ve dinle alâkalı her türlü değerlendirme ve açıklamaya karşı savaş açıldı. Öncekiler ifrat etmişti, aşırı gitmişlerdi. Bunlar da tefrit ediyor, asla bir yaratıcı fikrini kabul etmiyorlardı.

1917 yılında Rusya’da yapılan komünist ihtilal kendisine, ateizme ve diyalektik materyalizme bağlı felsefeyi seçmişti. Her şey tesadüf ve tabiatla ifade edilmeli, bir yaratıcının varlığını hatırlatan bütün düşünce ve değerlendirmeler derhal bertaraf edilmeliydi. Bütün dünyaya hâkim olan bu felsefî akım ve düşünce sistemi, 1990’lı yıllarda komünist bloğun çöküşüyle büyük bir destekçisini kaybetti. Böylece bilim sahasındaki çalışmalar ve düşünce sistemi, yavaş yavaş ideolojik platformdan ilmî platforma, yani normal sahasına çekilmeye başladı. Varlıkların ortaya çıkışında tesadüflerin rolünün bulunmadığı, her şeyin belirli bir plân ve programla, ölçülü ve intizamlı olarak bir yaratıcı tarafından yapıldığı dillendirilmeye başlandı. Nitekim son aylarda Amerika’da “Akıllı programlama” veya “Bilinçli dizayn” adı altında yeni ekoller gündeme geldi.

Kâinatta hiçbir şey kararında değildir. Daimî bir faaliyet söz konusudur. Gerek bitkiler, gerek hayvanlar ve gerekse insanlar tek hücre olarak varlık âlemine çıkmakta devamlı olarak değişme ve farklılaşma kanunlarına tâbi tutulmaktadır. Bütün bu faaliyetleri tesadüf ve tabiatla açıklamaya çalışmak, ne eğitimciyi ve ne de öğrenciyi tatmin etmemektedir.

Bu konudan evrimciler de şikayetçidirler. Pierre Grasse bu rahatsızlığını şöyle dile getirir:
“Tesadüf kavramı, ateizm görüntüsü altında, kendisine tapınılan bir ilâh hâline gelmiştir” (Evolution of Living Organisms.Academic Pres, New York, 1977, s.107).

Sonuç olarak, Evrim teorisi, bütün varlıkların plânsız ve programsız şekilde rastlantılar sonunda, ya da tesadüflerin ürünü olarak ortaya çıktığını, yaratılışçılar ise, atomlardan galaksilere kadar her şeyin şuurlu, plânlı, hikmetli ve gayeli yaratıldığını belirtir. İşte evrim teorisiyle dinlerin çatıştığı nokta budur.

Bir başka deyişle, yaratılışçılarla evrimciler arasındaki düşünce farkı, ilmî metotlarla elde edilen verilerin yorumlanmasındadır.
Materyal her ikisinde de kâinat içindeki varlıklardır. İnceleme metotları da aynıdır. Ancak, yorum farklıdır.

Selimiye’yi Mimar Sinan’nın eseri bilerek incelemek, bu eserin tesadüf ve tabiat ürünü olduğunu kabul ederek incelemekten çok daha akla uygundur. Dolayısıyla, bir hücreyi, ya da hücre içerisindeki bir organeli bir yaratıcının eseri olarak tetkik etmek, inceleme ve araştırmaya ket vurma değil, aksine araştırmaya teşvik eder. Çünkü araştırıcı, her şeyin mutlaka bir gayeye ve maksada ve plâna göre yapıldığını düşünür ve varlıklar arasındaki o gizli nizam ve intizamı bulmaya çalışır.

Birinci yüzyıldan 18. yüz yıla kadar, kâinattaki varlıkların yapısı din adına açıklanmaya çalışıldı ve bu konuda ifrat edildi. 19. ve yirminci yüzyıllarda da materyalist felsefe hâkimiyeti ele aldı. Bir yaratıcıyı inkâr ederek, her şeyi tesadüf ve tabiatla açıklamaya çalışarak o da tefrit etti. 21. yy, akıl, mantık ve ilmin hâkim olduğu bir asırdır. Artık bu asırda, ifrat ve tefritten uzak, her iki görüşün değerlendirme tarzlarına yer vererek, orta yolun bulunmasına gayret etmeliyiz.

Netice olarak, konu ile alâkalananların, ideolojik yaklaşımlardan ve acele yorumlardan kaçınmaları gerekir. Tamamen materyalist felsefeyle meseleleri açıklama yerine, hem materyalist felsefe taraftarlarının ve hem de bir yaratıcıyı kabul edenlerin konuya yaklaşım tarzları nazara verilmelidir.

Bu konudaki tartışmaların tamamen ortadan kalkacağını beklemek de çok büyük iyimserlik olur. Buna gerek de yoktur. Çünkü, farklı düşünce ve yaklaşım tarzları, ilmî gelişmelere yol açar. Esas olan, farklı görüş ve düşüncelere saygılı olmak ve onlara karşı tolerans göstermektir.

Bütün dünyanın eğitim sisteminde böyle bir metodun benimsenmesi, insanların birbirlerine karşı olan tolerans ve hoşgörüsünü de artıracak ve daha huzurlu ve yaşanılabilir bir dünyanın yolu açılmış olacaktır.

Kaynak: British Museum, Natural History bölümünden Zoolog Colin Patterson






Kalpleri Fetheden Renkler, Yaşa FENERBAHÇE! Türk'ün Kalbi Seninle Atar, Yaşa FENERBAHÇE! Mazinde Bir Tarih Yatar, Yaşa FENERBAHÇE! Ne Mutlu Seni Sevene, Yaşa FENERBAHÇE!
-ÇAĞATAY- isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
anlatılmalı, evrim, hakkında, nasıl, nedir, teorisi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557