Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Felsefe ve Sosyoloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Felsefe ve Sosyoloji Felsefe ve Sosyoloji dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22 Mayıs 2013, 07:19   #1 (permalink)
fenerbahçemmm..

-ÇAĞATAY- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 11 Mayıs 2013
Nerden: OndanBundanŞundan'ım..
(Mesajlar): 5.616
(Konular): 1327
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 72891
Aldığı Beğeni: 208
Beğendikleri: 162
Ruh Halim: Olu Gibi
Takım :
Standart Otorite Üzerine


Son zamanlarda bazı sosyalistler otorite ilkesi adını verdikleri şeye karşı düzenli bir haçlı seferine giriştiler. Onların gözünde, şu ya da bu davranışın otoriter olduğunu söylemek o davranışın mahkûm edilmesi için yeterlidir. Bu kestirmeden yargılama yöntemi öylesine istismar edilmektedir ki meseleye biraz daha yakından bakmak zorunlu hale gelmiştir.

Burada kullanıldığı anlamıyla otorite, başka birinin iradesinin bizim irademize dayatılması demektir; diğer yandan, otorite, tabi olmayı gerektirir. Şimdi, bu iki kelime kulağa hoş gelmediğinden ve bu iki kelimede cisimleşen ilişki, tabi olan taraf için kabul edilir olmadığından; mesele bundan kurtulmanın bir yolu olup olmadığını, (günümüz toplumunun koşulları dikkate alındığında) bu otoritenin artık en ufak bir alan bulamayacağı ve dolayısıyla zorunlu olarak ortadan kalkacağı başka bir toplumsal sistem kurup kuramayacağımızı netleştirmektir.

Günümüz burjuva toplumunun temelini oluşturan ekonomik, sınai ve tarımsal koşulları incelediğimizde, tek başına eylemin yerini bireylerin ortaklaşa eyleminin her geçen gün daha da fazla aldığını görüyoruz. Birbirinden ayrı üreticilerin küçük atölyelerinin yerini, yüzlerce işçinin buharla çalışan karmaşık makinelerin başında durdukları büyük fabrikaları ve işletmeleriyle modern sanayi alıyor; karayollarında binek ve yük arabalarının yerini demiryollarındaki trenler alırken, aynı şekilde küçük uskunaların ve yelkenlilerin yerini buharlı gemiler alıyor. Tarım bile giderek, küçük mülksahiplerinin yerine yavaş yavaş ama gözünün yaşına bakmadan büyük kapitalistleri –ücretli işçilerin yardımıyla engin toprak parçalarını işleyen büyük kapitalistleri– koyan makinelerin ve buharlıların egemenliği altına giriyor.

Bireylerin kendi başlarına eylemlerinin yerini her yerde birleşik eylem, birbirine bağımlı süreçlerin karmaşık yapısı alıyor. Fakat birleşik eylem dendiğine göre, ortada bir örgütlenme var demektir. Peki, otorite olmadan örgütlenme olur mu?

Bugün zenginliğin üretim ve dağıtım işinin otoritesini elinde bulunduran kapitalistlerin bir toplumsal devrim sonucu alaşağı edildiğini varsayalım. Keza, tümüyle otorite karşıtlarının bakış açısıyla söylersek, toprağın ve emek aletlerinin bunları kullanan işçilerin kolektif mülkiyeti haline geldiğini de varsayalım. Bu durumda otorite ortadan kalkar mı, yoksa yalnızca biçim değiştirmiş mi olur? Birlikte görelim.

Örnek olarak bir pamuklu eğirme fabrikasını ele alalım. Pamuk nihayetinde iplik haline gelmeden önce en az altı müteakip aşamadan geçmek zorundadır ve bu işlemler çoğunlukla ayrı ayrı bölümlerde gerçekleşir. Dahası makineleri işler halde tutmak için buhar makinesinin başında duracak bir mühendise, günlük bakım ve onarımları yapacak bir teknisyene ve ürünleri bir bölümden diğerine taşımakla görevli olan çok sayıda başka işçiye vb. ihtiyaç vardır. Erkek, kadın, çocuk demeden tüm bu işçiler işlerini, “bireysel özerklik de neymiş” diyen buharlının otoritesinin belirlediği saatlerde başlamak ve bitirmek zorundadırlar. Demek ki işçiler öncelikle çalışma saatleri konusunda bir anlaşmaya varmalıdırlar ve bir kez belirlendikten sonra, bu saatlere istisnasız herkes uymalıdır. Bunun ardından üretim tarzı, malzemelerin dağıtımı vb. konusunda her bölümde ve her an belli sorunlar ortaya çıkar ki, bu sorunlar her iş dalının başına geçirilen bir yetkilinin kararıyla ya da mümkün olduğu durumda, çoğunluğun oyuyla kararlaştırılmalıdır ve tek tek her bireyin iradesi her zaman ona tabi olmalıdır. Bu demektir ki sorunlar otoriter bir tarzda çözülmektedir. Büyük fabrikanın otomatik makineleri işçi çalıştıran küçük kapitalistlerden çok daha despottur. En azından çalışma saatleri konusunda, bu fabrikaların giriş kapısına şu sözler yazılabilir: Lasciate ogni autonomia, voi che entrate! [Ey içeri giren, tüm özerkliğini kapıda bırak!]

Nasıl ki insan, bilgisi ve yaratıcı dehası sayesinde doğa güçlerini kendine tabi kıldıysa; doğa güçleri de onu, bu güçlerden yararlandığı oranda, her türlü toplumsal örgütlenmeden bağımsız şekilde gerçek bir despotizme tabi kılarak öcünü almaktadır. Büyük sanayide otoriteyi kaldırmayı istemek, sanayiyi kaldırmayı istemekten, çıkrığa geri dönmek üzere mekanik dokuma tezgahını yok etmeyi istemekten farksızdır.

Başka bir örnek üzerinden gidelim: Demiryolları. Burada da sonsuz sayıda bireyin elbirliği mutlak zorunludur ve bu elbirliği kesin olarak belirlenmiş saatlerde uygulanmalıdır ki, kaza olmasın. Burada da işin birinci koşulu tüm tali sorunları yoluna koyan bir egemen iradenin olmasıdır ve bu irade tek bir yetkilide de cisimleşmiş olabilir, ilgili kişilerin çoğunluğunun kararlarını uygulamakla görevlendirilmiş bir komitede de. Her iki durumda da çok belirgin bir otorite söz konusudur. Ama dahası da var: Demiryolu çalışanlarının saygıdeğer yolcular üzerindeki otoritesi kaldırılırsa, hareket eden ilk trenin hali nice olur?

Ama otoritenin, hem de dediğim dedik bir otoritenin zorunluluğunu en açık şekliyle uzak denizlere açılmış bir gemide görürüz. Orada, tehlike ânında herkesin hayatı herkesin hemen ve mutlak şekilde tek bir kişinin iradesine tabi olmasına bağlıdır.

En azılı otorite karşıtlarına bu tür görüşlerle gittiğimde, verebildikleri tek cevap şu oluyor: Evet, doğru, ama burada yetkililerimize otorite tevcih etmemiz değil, bir görev vermemiz söz konusudur! Bu zatı muhteremler bir şeyin ismini değiştirdiklerinde cismini de değiştirdiklerini zannediyorlar. İşte bu derin düşünürler tüm dünyayla böyle alay ediyorlar.

Böylece bir yanda nasıl devredilmiş olursa olsun belli bir otoritenin, diğer yanda da belli bir tabiiyetin her türlü toplumsal örgütlenmeden bağımsız olarak üretim yaptığımız ve ürünleri dolaşıma soktuğumuz maddi koşullarla birlikte bize zorla dayatılan şeyler olduğunu görmüş bulunuyoruz.

Ayrıca maddi üretim ve dağıtım koşullarının büyük sanayi ve büyük çaplı tarımla birlikte kaçınılmaz şekilde geliştiğini ve bu otoritenin kapsamını giderek artan bir şekilde genişletme eğilimi gösterdiğini gördük. Dolayısıyla otorite ilkesinin mutlak anlamda kötü, özerklik ilkesinin ise mutlak anlamda iyi olduğundan bahsetmek abestir. Otorite ve özerklik göreli şeylerdir ve toplumun gelişim aşamalarına göre kapsamları değişiklik gösterir. Eğer özerklik yanlıları geleceğin toplumsal örgütlenmesinde otoriteye yalnızca üretim koşullarının zorunlu kıldığı sınırlar içinde yer olacağını söylemekle yetinselerdi, bir görüş birliğine varmak mümkün olabilirdi. Ne var ki onlar otoriteyi zorunlu kılan tüm gerçeklere gözlerini kapıyor ve otorite kelimesine karşı aşk ile şevk ile mücadele ediyorlar.

İyi de, otorite-karşıtları neden siyasi otoriteye, yani devlete karşı veryansın etmekle yetinmiyorlar? Yaklaşan toplumsal devrimin sonucunda devletin ve devletle birlikte her türlü siyasi otoritenin ortadan kalkacağı, yani kamu işlerinin siyasi niteliklerinden arındırılacağı ve toplumun gerçek çıkarlarının denetlenmesi şeklinde basit idari işler haline geleceği konusunda bütün sosyalistler hemfikirdir. Ama otorite karşıtları siyasal devletin tek bir vuruşla, üstelik onu doğurmuş olan toplumsal ilişkiler bile yok edilmeden önce ortadan kaldırılmasını istiyorlar. Toplumsal devrimin ilk iş olarak otoriteyi ortadan kaldırmasını istiyorlar.

Bu beyler ömrü hayatlarında hiç devrim gördüler mi acaba? Devrim hiç kuşkusuz olup olabilecek en otoriter şeydir; nüfusun bir kesiminin diğer kesimine topla, tüfekle, süngüyle, kısacası hepsi de fevkalade otoriter olan araçlarla kendi iradesini zorla kabul ettirmesidir. Zafer kazanan taraf, egemenliğini, silahlarının gericilerde uyandırdığı korkuyla sürdürmek zorundadır. Eğer Paris Komünü burjuvaziye karşı silahlı halkın otoritesini kullanmamış olsaydı, tek bir gün bile ayakta kalabilir miydi? Bizim soruna tam tersinden yaklaşarak, Paris Komünü’nü otoriteden yeterince serbest bir şekilde yararlanmadığı için suçlamamız gerekmez mi?

Dolayısıyla iki ihtimal var: Ya otorite karşıtları neden bahsettiklerini bilmiyorlar, ki bu durumda kafa karışıklığı yaratmaktan başka bir şey yapmıyorlar, ya da proletaryanın davasına ihanet ediyorlar. Ama her iki durumda da yalnızca gericiliğe hizmet ediyorlar.

Friedrich Engels (1872’de yazıldı.)





Kalpleri Fetheden Renkler, Yaşa FENERBAHÇE! Türk'ün Kalbi Seninle Atar, Yaşa FENERBAHÇE! Mazinde Bir Tarih Yatar, Yaşa FENERBAHÇE! Ne Mutlu Seni Sevene, Yaşa FENERBAHÇE!
-ÇAĞATAY- isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
otorite, Üzerine


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557