Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Forum Renkli Cafe > Her Telden
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Her Telden Her telden paylaşımın yapılabileceği forum.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 17 Ocak 2013, 22:53   #1 (permalink)
★½★

aLLien - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Kasım 2012
Nerden: Antalya-Ankara
Yaş: 30
(Mesajlar): 2.184
(Konular): 1569
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 49000
Aldığı Beğeni: 382
Beğendikleri: 1020
Ruh Halim: Kaygili
Takım :
aLLien - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Artık Anladım

Artık anladım... Ya ben bu dünyaya fazla geliyorum, ya da bu dünya bana fazla geliyor...


Yine de biliyorum, her ikisi de aynı kapıya çıkıyor ve ortada kalan yalnızca benliğim oluyor.


Eğer bu dünya bana fazla geliyorsa, suçu dünyada değil, dünyalılarda aramak lazım diyorum.


Dünyalılar, yani insancıklar...benden olmayanlar dediğim varlıklar; onların bitmek bilmez hırsları, yerli yersiz yarattıkları soğuk savaşlar, en olmadık zamanda büründükleri umutsuzluklar, bu sonsuz çıkar ilişkileri, sevgi eksikliği ve tatmin olmak için yapılabilecek her türlü çirkeflik, riyakarlık ve yalanlar...


Bu kavramların olduğu bir dünyadayım ve geçte olsa anlıyorum ki, buraya ait değilim, burada olmamalıyım...


O zaman bu dünya fazla bana, ya da, dediğim gibi, aynı sonuca varırsam, ben bu dünyaya fazlayım.


Yaşamım eksiklikler, yoksunluklarla geçti ve ilk defa bir şeylerin fazlalığından huzursuz oluyorum.


Bu narsistlik değil, bencillik hiç değil...ama istediklerim bunlar değil...


Nerede okuduğumu hatırlamıyorum, ama derin düşünen bir şahıs, “bazı insanlar asla deliremezler, bu yüzden yaşamlarının sonuna kadar acı ve keder dolu bir hayat sürmeye mahkumdurlar!” diyor... Bu sözün beynime her damga vuruşunda, tarif edilmez bir heyecan ve istekle delirmek istiyorum.


Delirmek...


Erasmus, deliren bir insanın herkesten daha çok şey başarabileceğine inanmış ve bunu kanıtlayacak belgeler yazmakla harcamıştır ömrünü...


İnsanların karşılıklı çıkarları üzerine kurulan bir dünyanın o tanıdık, gerçek ve bir o kadar da acı olan düzenini şu şekilde özetler “Deliliğe Övgü” adlı kitabında:


“Hayatta hoş olan ya da sürekli olan hiçbir bağlılık göremezsiniz. Hükümdar uyruklarını, uşak efendisini, öğrenci eğitmenini, dost dostunu, koca karısını, ev sahibi misafirini, arkadaş arkadaşını; durmadan hata, yüze gülme, hatır şinasilik ya da buna benzer hoş bir deliliğin verdiği tatlı rüyalarla karşılıklı olarak aldatmazlarsa, her biri az zamanda diğerine katlanılmaz gelir.”


Delirmek...


Eğer bu eylemi yapabilirsem, sanki bu dünya artık bana fazla gelmeyecek, ya da sanki ben bu dünyaya fazla gelmeyecekmişim gibi hissediyorum. Ama her seferinde karşılaşma olasılığı olan o haksızlıklar, o sonsuz bekleyişler, o bitmek bilmez umutsuzluklar ve yaşamdan hiçbir şekilde zevk almama hissi beni sonu olmayan bir uçurumun sonuna doğru sürüklüyor...


Lyme Körfezi’ndeki uçurumlara benzetiyorum bu sonu olmayan ve benim kurtuluşum olabilecek olan uçurumu... Sonra, o uçurumun en derinliğinde kendi özümü, kendi benliğimi bulabileceğimi düşünüyorum, ama bunu yapabilmem içinde delirmiş olmam gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, bunca yalan ve sahte düşüncelerin olduğu, şu bana fazla gelen dünyada adı olmayan bir uçurumun en dip köşesinde kendimle baş başa kalma tutkusu; bu dünyadaki benim gibi olmayan insanların o hep en üste ulaşabilme isteklerine, bitmek bilmez hırslarına ve yaşamdaki amaçsız beklentilerine ters düşüyor.


Ters düşüyor, çünkü ben onlardan değilim, çünkü onlar benim gibi değiller... Aslında bu içine sığamadığım ya da beni fazlalık olan gören dünyada, hep bir şeyler bir şeylere ters düşüyor.


Peki siz hangisi olmak isterdiniz?


Bu dünyada kendinize bir alan yaratıp, hep yükselmeye çalışarak, haksızlık, bencillik ve karşılıksız duygular ve karşılıklı çıkarlar içinde ömrünüzü harcayıp, aslında ne için olduğunu bilmediğiniz halde hep bir yere ulaşmak için var gücünüzle çalışıp ve en sonunda bir yere vardığınızda, aslında istediğinizin bu olmadığını anladığınız halde, sanki istediğiniz, arzuladığınız ve hak ettiğinize inandığınız yerde sizin gibi olmadığınıza inandığınız varlıklarla kurulu bir düzen içinde yaşamayı sürdürmeyi mi; yoksa karşılaştığınız her adaletsizliğe, yalancılığa ve hayal kırıklığına isyan edip, sizden olmayan insanları kendi haline bırakıp, yine nereye gittiğinizi bilmeden, adını bile bilmediğiniz bir uçurumun en dibinde kendi dünyanızla, kendi öz benliğinizle baş başa kalmak mı isterdiniz?


Size bir fırsat verseler, aklı başında bir insan olarak, ilerlemeyi isteyip, aslında istemediğiniz ama size en uygun olduğuna inandığınız bir yere ulaştıktan sonra, kalabalık içinde yalnız kalmak pahasına, tüm ömrünüzü o en sonunda ulaştığınız yerde normal bir insan olarak, bu dünyaya fazla gelmeyen bir varlık olarak ve bu dünyanın size fazla gelmediğine inanan bir şahıs olarak yaşamayı mı tercih ederdiniz?


Yoksa, herkesten farklı olduğunuza inanarak, gerektiğinde tüm dünyayı karşınıza alabilecek kadar cesur, yalnız kaldığında en güçlü olabilen, hak edene hakkını verebilecek kadar zeki, umutsuzluklarla baş edebilecek kadar azimli ve istediğinizde yapmak istediğiniz her şeye ulaşabilecek kadar istekli; ama tüm bunların karşılığında kimsenin bilmediği, adsız bir uçurumun dibinde mi olmayı isterdiniz?


Sizler, başkaları ne düşünür bilmiyorum ama ben kesinlikle herkesin olduğu, bir çok kişinin olabileceği ya da isteyebileceği bir yerde olmak istemezdim.


Peki neresi o istediğim yer?


Hangi mistik mekan, hangi bilinmez, hangi ulaşılmaz, dokunulmaz yer burası? Buraya ulaşabilme imkanları yaratmak için ille delirmek mi gerekiyor?
Normal bir insanın vasıfları, istekleri ve idealleri bu yerin kurallarına ters mi düşüyor?


Bu soruların cevaplarını inanın bende bilmiyorum, hatta cevaplarını bulmaya çalışırken, biraz daha uğraşırsam delirebileceğimi düşünüyorum. Ama bunlar yetmiyor beni uçurumun dibine sürüklemeye...


Uçurumun dibine sürüklenmeyi istiyorum ve bu bile benim normal dışı davranışlar sergilediğimin göstergesidir, ama nedense bunu istesem de yapamıyorum.


Peki bu mu yaşamak? Bir şeyleri istediğin halde bir türlü yapamamak mı?


Ya da ne istediğini bilmeyip, bir yere vardıktan sonra , “tamam, burası olmam gereken yer” diye zoraki bir kabullenmeyle sıradan ve rutin bir hayat sürmeye teşebbüs etmek mi?


Yoksa çoğu değerlerin yok olduğu, haksızın haklıya zulmettiği, kötülerin kazanıp iyilerin kaybettiği, umutsuzluk ve özlemin her geçen gün daha da arttığı bu dünyada kendinizi fazlalık olarak hissetmek mi?


Yoksa, bir an için delirip, her şeye meydan okuyarak, bin bir zorlukla adını bile bilmediğiniz korkunç bir uçurumun dibinde kendi değerinizi ve özbenliğinizi fark ederek, herkesten farklı olduğunuzu hissederek ama yalnız kalarak çok absürd ve marjinal bir hayat sürmek mi?


Artık anladım, bu dünya beni kaldıramıyor, ya da ben bu dünyayı kaldıramıyorum. Bu eziklik, yenilmişlik, zayıflık değil...Mazoşistlikte değil...


Kendime zarar verdiğimi düşünmüyorum bu iç sıkıntılarımla, yeni farkına vardığım şu umutsuzluk, riyakarlık, haksızlık ve gereksizlik kavramlarıyla...


Bu kavramlar bana fazla gelen dünyanın içindeki, benden farklı olduğuna inandığım varlıklar sayesinde yerleşiyor benim iç dünyama, kalbime ve tüm yaşamıma...


Bana fazla gelen ya da benim fazla geldiğim bu dünyada hangi mistik, hangi bilinmez kuvvet benim kendi dünyama bu denli etki edebiliyor, beni bir uçurumun en dibinde olma tutkusuna itiyor ve beni herkesten farklı olduğumu gösteren inanca sebep vermeye cüret ediyor bilmiyorum ama, artık anladım, olmak istediğim yeri kendim belirlemeli ve bir an önce oraya gidebilecek kadar cesur, korkusuz ve azimli olmalıyım.


Tüm bunları yapabilmek için delirmek mi gerekiyor onu da bilmiyorum, çünkü henüz o aşamaya gelemedim, izin vermedi etrafımdaki boşluklar buna...


Ama biliyorum, benim olmam gereken yer o adını bilmediğim, kimsenin fark etmediği uçurumun en dip köşesi...


Ya sizin hak ettiğiniz yer gerçekten neresi?


Hatice Mine BAHADIR






aLLien isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
anladım, artık


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557