Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22 Ocak 2013, 21:29   #1 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart Evliliğin Genel Hükümleri.

EVLİLİĞİN GENEL HÜKÜMLERİ

1-EŞLERİN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

I-ORTAK HAKLAR:

A-ORTAK KONUTU SEÇME:

M.K.186/1 uyarınca “eşler oturacakları konutu birlikte seçerler”.Eşler kendilerine tanınmış olan seçim hakkını kullanırken ilk planda ailenin ekonomik durumunu ve ödeme gücünü dikkate almak zorundadırlar.Pek tabii seçilen konutun eşlerin ve çocukların sağlığı,iş yerine ve okula ulaşma imkanları da gözden uzak tutulmamalıdır.Örneğin kalp hastası olan veya nefes alıp vermede problemi olan bir eşin şehrin en yüksek tepesinde seçilecek bir konutta oturmasını istemek insaf ve dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaz.(1)
Eşler ortak konutun seçiminde anlaşamazlarsa hakimin müdahalesine ihtiyaç duyulacaktır.
Eşlerin seçeceği aile konutunun bağımsız,yani tam anlamıyla kendilerine ayrılmış bir konut olması gerekir.Bu itibarla eşlerden biri diğerini kendi ana ve babasıyla birlikte oturmaya zorlayamaz(2)

B-BİRLİKTE YAŞAMA:

“Eşler birlikte yaşamak,birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar”(M.K. 185/3)Her iki eş de evlenme sözleşmesinin yapılmasıyla karşılıklı olarak “birlikte yaşama hakkına” sahip olurlar.Eşlerin birlikte yaşaması aynı zamanda bir yükümlülüktür.

C-BİRLİĞİ YÖNETME:

M.K.m.186/2’de açıkça “birliği eşler beraberce yönetirler” denilmek suretiyle kadın erkek eşitliği sağlanmış olmaktadır.Eşlerden her biri,yönetime ilişkin bir girişimde bulunmadan önce diğer eşi bilgilendirmek ve bu girişime onun da katılımını sağlamak zorundadır.Birliğin yönetimiyle ilgili işin her zaman söz konusu olabilen normal ve olağan bir iş olması,bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz.(3)Kadının birliğin yönetiminde söz hakkını kullanırken eşinin iş durumunu ve özellikle mali gücünü göz önünde bulundurması gerekir.

D-BİRLİĞİ TEMSİL ETME:

I-KAVRAM:Temsil,bir kimsenin diğer bir kişinin adına ve hesabına hareket ederek onunla hukuki işlemleri yapması demektir.Temsilcinin yapmış olduğu hukuki işlemlerin hüküm ve sonuçları doğrudan doğruya temsilde temsil olunana ait olur.
Evlilik birliğinin temsili,birliğin ihtiyaçlarının giderilmesi ve ortak yaşamın amaçlarını gerçekleştirmek üzere eşlerden birinin üçüncü kişiler ile hukuki işlemlerde bulunması anlamını ifade eder.O halde,karı veya kocanın evlilik birliğinin ihtiyaçları dışında hukuki işlemler yapmaları,örneğin avukat olan kocanın büro olarak bir yer kiralaması veya terzilik yapan karının dikiş malzemesi vs. satın alması evlilik birliğinin temsili kavramına girmez.(4)

II-KAPSAMI:

A-AİLENİN SÜREKLİ İHTİYAÇLARI İÇİN TEMSİL:

“Eşlerden her biri,ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder”(M.K. 188/1)Ailenin sürekli ihtiyaçları deyimiyle hangi ihtiyaçların kastedilmekte olduğu,her şeyden önce ailenin sosyal düzeyine,içinde bulunduğu ekonomik duruma ve nihayet yerel adetlere göre belirlemek gerekir.

B-AİLENİN DİĞER İHTİYAÇLARI İÇİN TEMSİL:

Bu tür ihtiyaçlara örnek olarak ,bir ev kiralanması;eve piyano,müzik seti,derin dondurucu,bulaşık makinesi satın alınması,çocuğun özel okula kaydettirilmesi,otomobil,yazlık ev satın alınması gibi önemli ihtiyaçlar gösterilebilir.(5)
Sürekli ihtiyaçlar bakımından eşlerden her birine tek başına hareket edebilme imkanı tanınmış iken;sürekli ihtiyaçlar dışında kalan diğer ihtiyaçlar bakımından kural olarak her eşe evlilik birliğini temsil etme yetkisi tanınmamış,buna ancak diğer eşin rızası veya hakimin yetkili kılması şartıyla izin verilmiştir.

III-EŞLERİN SORUMLULUĞU:

“Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hallerde,eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar”(M.K. 189/1)”Eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden üçüncü kişilere karşı şahsi olarak sorumludur.(189/2)Bu hüküm,ailenin diğer ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılan işlemlerle ilgilidir.
Diğer ihtiyaçlarda,eşlerden birinin diğerini yetkili kılması veya yargıcın haklı sebeplerle eşlerden birini yetkili kılması ya da eşin hastalığı gibi sebeplerle rızanın alınması mümkün değilse ve gecikilmesinde sakınca olan bir işlem söz konusuysa,eşlerden biri tek başına birliği temsil yetkisine sahiptir.Bu hallerde de üçüncü kişilere karşı müteselsil sorumluluk vardır.İyi niyetli üçüncü kişiler belirli koşullar altında,”temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması halinde” eşler yine müteselsilen sorumludur.(6)

IV-TEMSİL YETKİSİNİN KALDIRILMASI VEYA SINIRLANDIRILMASI:

“Eşlerden biri birliği temsil yetkisini aşar veya bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalırsa hakim,diğer eşin istemi üzerine temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlandırabilir.İstemde bulunan eş,temsil yetkisinin kaldırıldığını veya sınırlandığını,üçüncü kişilere sadece kişisel duyuru yoluyla bildirebilir.”(M.K. 190/1)Bu eş,örneğin aile konutunun bulunduğu yerde faaliyet gösteren ve kendisinin ve eşinin kendileriyle sürekli olarak alışverişte bulundukları bakkal,kasap,manav,balıkçı,fırıncı vs. gibi esnafa bizzat giderek eşinin bundan böyle kendileriyle hukuki işlemler yapma yetkisinin mahkemece kaldırılmış veya belli ölçüde sınırlanmış olduğunu bildirebilir.Ancak kanunumuz temsil yetkisinin kaldırılmasının veya sınırlandırılmasının iyi niyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurmasını,durumun hakimin kararıyla ilan edilmesine bağlamıştır.(M.K.190/2)Kısıtlama veya kaldırma kararı ilan edilmeden önce eşin temsil yetkisinin bulunduğunu sanarak işlem yapan üçüncü kişilerin iyi niyeti korunur.Ancak,istemde bulunan eşin kişisel olarak üçüncü kişiye kısıtlama veya kaldırma kararını bildirmesi halinde de,üçüncü kişi iyi niyet iddiasında bulunamaz.(7)

V-TEMSİL YETKİSİNİN GERİ VERİLMESİ:

Hakimin,bir eşin birliği temsil yetkisinin kaldırılmasına veya sınırlanmasına karar vermesine yol açan durum daha sonra değişmiş veya ortadan kalkmış ise,ilgili eşin istemde bulunması üzerine hakim,durum ve şartların değişmiş olduğunu saptadığı takdirde evvelce verilmiş olan kaldırma veya sınırlama kararını değiştirebilir ve birliği temsil etme yetkisini söz konusu eşe geri verebilir.

II-ORTAK YÜKÜMLÜLÜKLER

A-BİRLİĞİN MUTLULUĞUNU SAĞLAMA:

Eşlerden her biri,evliliğin sosyal,manevi ve ahlaki amaçlarını gerçekleştirmek için elinden geleni yapmak zorundadır.Karşılıklı saygı,özen ve ilgi,ortak hayat yolculuğunun emrettiği anlayış ve yakınlık,birliğe mutluluk getiren vazgeçilmez şartlardır.(8)
Mutluluğun sağlanması bakımından,”eşler birbirine cinsi yakınlık göstermekle ve müsaadekar bulunmakla da yükümlüdürler.Bunu evlilik birliğinin en tabii icaplarından sayan kanun koyucu,buna dair açık bir kural koymamıştır.”(9)

B-SADAKAT GÖSTERME:

Sadakat gösterme yükümlülüğünden sadece cinsel sadakati anlamak yanlış olur.Cinsel sadakatin dışında pek çok davranış;örneğin,”karı kocadan birinin görevlerini yapmamak kastıyla eşini terk etmesi ya da eşinin önemli bir sırrını veya menfaatini üçüncü bir kişi yararına feda etmesi”(10) kocanın kazandığı bütün parayı içki ve kumarda tüketerek karısını ve çocuklarını yoksul bırakması;karının kocasının servetini kasten israf etmesi veya yenisi yapılsın diye eski elbiselerini yırtması da(11) evlilik birliğine karşı sadakatsizlik sayılır.

C-BİRLİKTE YAŞAMA:

Eşler evlilik birliğinin doğumuyla birlikte ortak bir hayat kurmuş olurlar.Bu itibarladır ki ,eşlerin beraberce seçecekleri ortak konutta ,kanunun deyimiyle aile konutunda birlikte oturmak,ortak hayatı birlikte aynı çatı altında sürdürmek yükümlülüğü de vardır.Askerlik,öğrenim,hükümlülük,tedavi ve benzeri sebeplerle birlikte yaşama belli süreyle geçici olarak mümkün olmayabilir ki bu durum kuralın istisnasını oluşturur.

D-DAYANIŞMA VE YARDIMCI OLMA:

Eşler,karşılıklı olarak birbirlerine yardımcı ve destek olmakla ve karşılıklı dayanışma içinde bulunmakla da yükümlüdürler.Yardımcı olma veya yardım etme maddi anlamda,yani parasal yardım şeklinde değil,fakat manevi yardım şeklinde anlaşılmalıdır.Eşler,birbirlerine üzüntülü anlarında destek olmalı,hastalık halinde de elinden gelen özenle birbirlerine bakmalı ve teselli etmelidirler.(12)Evlilik birliğinin geçindirilmesi esasen her iki eşe de yükletilmiş olmakla beraber,içlerinden birinin ihtiyarlık,hastalık veya işsizlik gibi sebeplerle bu yükümlülüğünü gereğince yerine getirme imkanından yoksun bulunması halinde,diğerinin sahip olduğu imkanlar çerçevesinde ona yardımcı olması da gerekir ki bu dayanışma ve yardımcı olma yükümlülüğüne dahildir.(13)

E-ÇOCUKLARA BAKMA VE YETİŞTİRME:

Bu yükümlülük sadece öz evlatlar için değil,üvey evlatlar için de söz konusudur.(M.K.338/1)Çocuklara bakma yükümlülüğü,onların yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarının karşılanması,hasta olmaları halinde tedavi ve bakımlarının,eğitim-öğretimleri için gerekli kitap,araç ve gereçlerin sağlanması gibi yükümlülükleri kapsar.

F-GİDERLERE KATILMA:

“Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.”(186/3)Ailenin geçindirilmesi için yapılması zorunlu olan harcamaları,eşler birlikte yapacaklardır.Medeni Kanunumuz bu katılımı iki şekilde düzenlemektedir:Emek ve malvarlığı...Belli bir geliri olmayan eşler,genellikle gelir getiren bir işte çalışmayan evli kadınlar birliğin giderlerine ancak emekleriyle katılma imkanını bulabileceklerdir.Memnuniyetle ifade edelim ki,evli kadınların emekleri ilk defa yeni Medeni Kanunumuzda değerlendirmeye alınmakta ve özellikle boşanmalarda hesaba katılmak suretiyle belirli bir geliri olmayan,fakat evde ve eşinin işyerinde ya da tarlada bütün gücüyle çalışarak eşine destek olan fedakar ve cefakar kadınlarımızın mağdur olmaları önlenmektedir.(14)

G-MESLEK VEYA İŞ SEÇİMİNDE ÖZEN GÖSTERME:

“Eşlerden her biri,meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir.Ancak ,meslek veya iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulur.”(M.K.192)O halde,bu hüküm gereğince,eşlerden her biri meslek ve iş seçiminde gerekli özeni göstermek,yani getirisi ve sağlayacağı menfaat ve imkanlar ne kadar yüksek ve çok olursa olsun,evlilik birliğinde arzulanan huzuru,dirlik ve düzeni bozabilecek,diğer eşi manen sıkıntıya ya da utanca düşürebilecek bir meslek veya iş seçmekten kaçınmak zorundadır.

III-KADININ SOYADI:

Kullanılan aile isminin kuşaktan kuşağa doğumla geçmesiyle aile birliği ve bütünlüğü devam etmiş olacaktır.Aile birliğinin sağlanması için yasa koyucu eşlerden birisine öncelik tanımıştır.Kamu yararı,kamu düzeni ve kimi zorunluluklar soyadının kocadan geçmesinin tercih nedeni olduğunu göstermektedir.Kaldı ki itiraz konusu kuralda aile isminin sadece erkeğin soyadına bağlanacağı öngörülmemekte,kadının başvurusu durumunda kocanın soyadıyla birlikte kızlık soyadını da kullanma imkanı bulunmaktadır.
“Evli kadınlar,evlilik devam ettiği sürece kocanın soyadını taşımakla yükümlü olup,evlilik sona ermedikçe soyadlarını değiştiremezler.Mahkemenin soyadı değişikliğine ilişkin kararı yasaya aykırılık oluşturur.”(15)

IV-EŞLERİN HUKUKİ İŞLEMLERİ:

A-EŞLERİN SERBESTLİĞİ İLKESİ:

Hukuki işlemlerde eşlerin serbestliği ilkesi ya da sözleşme özgürlüğü ilkesi geçerlidir.Bu ilke M.K. m.193’de açıkça ifade edilmiştir:”Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilirler.”

B-SERBESTLİK İLKESİNİN İSTİSNALARI:


1-Aile Konutu İle İlgili İşlemler:

“Aile konutu,eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği,yaşantısına buna göre yön verdiği,acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı,anılarla dolu bir alandır.”(16)Eşlerin sürekli olarak oturmadığı,zaman zaman veya hafta sonlarında ya da yaz tatillerinde oturduğu dağ evleri veya yazlıklar ile tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü aylarda kaldıkları bağ,bahçe ve çiftlik evlerini aile konutu olarak nitelendirmek mümkün değildir.Aynı şekilde hukuken evli sayılmayan bir erkek ile kadının birlikteliklerini sürdürdükleri konut da aile konutu kavramına girmez.(17)

a-)Aile konutu mülkiyetinin eşlerden birine ait olması:

Aile konutu,eşlerden birinin mülkiyetini evlenmeden önce edinmiş olduğu veya evliliğin devamı süresinde karşılıklı veya karşılıksız kazanma yoluyla edinmiş olduğu bir taşınmaz ise,konutun maliki olan bu eş diğer eşin açık rızası bulunmadıkça konutu başkalarına devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz(M.K. 194/1)
Ancak kanun koyucu bu kısıtlamanın yanında diğer eşin rızasını sağlayamayan eşe hakime başvurma hakkını tanımaktadır.Gerçekten,M.K.194/2 uyarınca rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmaksızın kendisine rıza verilmeyen eş,hakimin müdahalesini isteyebilecektir.
Kanun koyucu aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan diğer eşi de korumayı ihmal etmemiş,kendisine “tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteme hakkını” tanımıştır.(M.K.194/3)Söz konusu eş,tapu kütüğüne gerekli şerhi verdirmek suretiyle aile konutuyla ilgili hukuki işlemlere girişmek isteyen üçüncü kişilerin iyi niyet iddialarını da önceden önlemiş olacaktır.

b-)Aile konutunun kira sözleşmesiyle sağlanmış olması:

Kiracı eşin diğer eşin açık rızası olmamasına karşın kira sözleşmesinin feshine ilişkin irade açıklaması hiçbir hukuki sonuç doğurmayacaktır.Kiracı eş sözleşmenin feshini sağlayabilmek için mutlaka diğer eşin açık rızasını almak zorundadır.(M.K.194/1).Pek tabii kanun koyucu bu halde de diğer eşin hiçbir haklı ve inandırıcı sebep olmamasına karşın rızasını açıklamaktan kaçınması durumunda ,kiracı eşe hakime başvurma imkanı tanımaktadır.(M.K. 194/2).Aile konutu eşlerden biri tarafından kira sözleşmesiyle sağlanmış bulunuyorsa,sözleşmenin tarafı olmayan diğer eş,kiralayana yapacağı ihbarla kira sözleşmesinin tarafı haline gelir.(M.K.194/4).Bu yolla kiracı sıfatına sahip olan eş diğer eşle birlikte kiralayana karşı müteselsilen sorumlu duruma gelmektedir.

2-Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması:

Eşler arasındaki hukuki işlemlerde serbestlik ilkesine getirilen ikinci istisna,M.K.199 hükmünde söz konusu olmaktadır.Çoğu olaylardan ayrılık veya boşanmaya kararlı olan koca ,sırf kadına nafaka ya da tazminat ödememek için mevcut mallarını başkalarına devretme yoluna gitmekte ,nafaka ya da tazminat hükmü alan kadın ,kocadan icra yoluyla herhangi bir tahsilat yapamamaktadır.Bu hüküm sayesinde hakim,eşlerin tasarruf yetkisinin sınırlanmasına yönelik önlem niteliğinde olmak üzere,bu tür tasarrufların diğer eşin rızasına bağlı olduğuna karar verebilecektir.(18)Bu durumda hakim gerekli önlemleri de alacaktır.Örneğin hakim ,eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa ,kendiliğinden durumun tapu kütüğüne şerh edilmesine karar verecektir.(M.K.199/2,3)

3-Paylı Mülkiyette Payın Devri:

Yeni Medeni Kanunumuz yasal mal rejimi olarak kabul ettiği edinilmiş mallara katılma rejiminde edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel malları,bu yeni rejimin temelini oluşturur.”Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar,onların paylı mülkiyetinde sayılır.”(m.222/2)
Kanun eşlerden birinin paylı mülkiyet konusu olan bir maldaki payı üzerinde hukuki işlemlerde bulunabilmesini,aksine anlaşma olmadıkça,diğer eşin rızası şartına bağlamaktadır.(m.223/2).Bu hüküm emredici değildir.Eşler kendilerine ait paylar üzerinde bir eşin diğerinin rızasına ihtiyaç olmaksızın hukuki işlemler yapılabileceği konusunda anlaşabilirler.

2-EVLİLİK BİRLİĞİNİN KORUNMASI:

Türk kanun koyucusu evlilik birliğinin korunması amacıyla aileye müdahale etmekte bir sakınca görmemiş ve Medeni Kanuna hakimin bu konuda gerekli önlemleri almasını mümkün kılacak hükümler koymuştur.Mamafih ,hemen belirtelim ki hakim,evlilik birliğinin korunması amacına yönelik önlemleri,ancak eşlerden her birinin ayrı ayrı veya her iki eşin birlikte istemde bulunması üzerine alabilir;yoksa hakimin re’sen kanunun öngördüğü önlemleri almak yetkisi yoktur.
Aile ,Medeni Kanunun dışında özel bir kanun olan 14.1.1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun ile de ayrıca korunmaktadır.(19)
I-HAKİMİN MÜDAHALESİ:

A-ŞARTLARI:

M.K. m. 195’e göre,”evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde,eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler.”

1-Evlilik Birliğinden Doğan Yükümlülüklerin Yerine Getirilmemesi

Eşlerden biri kendisinden yerine getirmesi istenen yükümlülüklerin herhangi birini yerine getirmekten kaçınırsa veya gereği gibi yerine getirmeyecek olursa,örneğin çocukların bakımı ve yetiştirilmesi konusunda gerekli çaba ve özeni göstermez,onların bilgili ve iyi ahlaklı birer kişi olarak hayata hazırlanmasında hiçbir çaba sarf etmezse,diğer eş hakimden bu konuda gereken önlemi alması isteminde bulunabilir.
Ancak evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin bir eş tarafından bir defa hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi yeterli olmayıp bu eşin ilerde de böyle hareket edeceği kuvvetle muhtemel olmalıdır.Davranış biçiminin belli bir önem ve ağırlıkta olması da gerekir.Fakat mutlaka bir boşanma sebebi oluşturacak ağırlıkta olmasına da lüzum yoktur.(20)
Eşlerden birinin kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmemesinin,kendi kusurundan ileri gelmiş olmasının gerekip gerekmediği konusu doktrinde tartışmalıdır.Bazı yazarlara göre kanun burada yükümlülüğünü yerine getirmeyen eşin kusurunu aramıyor;bu haller kusursuz da olabilir.(21)Yükümlülüğün yerine getirilmemesinin kusura dayanması gereklidir.Örneğin,haksız olarak işinden çıkarılmış ve işsiz kalmış olan erkeğin evlilik birliğinin giderlerine katılma yükümlülüğünü bir süre yerine getirememesi veya ağır bir hastalık geçirmekte olan kadının bir süre birliğin yönetimine tam anlamıyla katılamaması gibi hallerde(22),koca veya karının yükümlülüklerini yerine getirmemiş oldukları söylenemez.

2-Önemli Bir Konuda Uyuşmazlığa Düşülmesi:

Medeni Kanunumuz eşlerin evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşmeleri halini de hakimin müdahalesini isteyebilme sebebi saymaktadır.Evlilik birliğine ilişkin önemli pek çok konu vardır.Bunlara aile konutunun birlikte seçimi,evlilik devam ederken doğan çocuğun ön adının konması,çocukların mesleki eğitim alanının kararlaştırılması,ayırt etme gücüne sahip fakat ergin olmayan çocuğun ergin kılınmasına,nişanlanmasına ve evlenmesine izin verilmesi,aile konutunun donatılmasında eşyaların seçimi gibi konular örnek gösterilebilir.(23)

B-GÖREV VE YETKİ:

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş,Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi bu konularda aile mahkemesinin görevli olacağını öngörmüştür.
M.K. m. 201 uyarınca,”Evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemler konusunda yetkili mahkeme,eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir.Eşlerin yerleşim yerleri farklı ve her ikisi de önlem alınması isteminde bulunmuş ise,yetkili mahkeme ilk istemde bulunan eşin yerleşim yeri mahkemesidir.”

C-HAKİMİN ALACAĞI ÖNLEMLER:

1-Uyarıda Bulunma,Uzlaştırmaya Çalışma:
Hakim,örneğin çocuklarına ve geliri olmayan karısına bakmayan kocaya bakım ödevini yerine getirmesini veya içki ve kumara düşkün kocaya kötü huyunu bırakarak yaşayışını düzeltmesini;kocasına ve çocuklarına gerekli ilgi ve özeni göstermeyen,onları ihmal eden karıya birliğin yönetiminden kocası ile birlikte kendisinin de sorumlu olduğunu,bu sebeple eğlenceyi bırakıp ev işleriyle uğraşmasını ihtar eder.Hakimin,sadece kanunda öngörülen önlemleri almakla yetkili kılınması,evlilik birliğine ve yükümlülüğünü yerine getirmeyen eşin kişilik alanına,kanunda yazılı olmayan bir takım önlemlerle aşırı müdahalelerde bulunmayı önlemek maksadına dayanıyor.(24)
Hakim,eşler arasında doğan anlaşmazlığın veya uyuşmazlığın ancak bir uzmanın katkısıyla giderilebileceğini saptarsa,eşlere razı oldukları takdirde konuyu görüşmek üzere bir uzman davet edebileceğini söyler.Hakimin böyle bir konuda uzman kişilerin yardımını isteyebilmesi,ancak her iki eşin de ortak rızasıyla mümkündür.

2-Birlikte Yaşamaya Ara Verilmesi:

Eşlerden biri,ortak hayat sebebiyle kişiliği,ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.(M.K.m.197/1)Böyle bir durum ortaya çıktığında ayrı yaşamak için ayrıca hakimden izin almak gerekmez.(25)Ancak meskende kimin kalacağı,kimin çıkacağı,hangi eşyaların götürüleceği,çocukları kimin alacağı,nafaka meselelerinden dolayı çıkabilecek anlaşmazlıkları halletmek ve ileride ayrı yaşamanın bir terk sayılmaması için haklı sebeplere dayandığını tespit ettirmek bakımından hakime müracaatta fayda vardır.(26)
Mesela,kocasına kızan kadının kocasının ticarethanesinde sürekli olarak sahte fatura düzenlediğini,belgelerde tahrifat yapmak suretiyle vergi kaçırdığını orada burada pervasızca yayması veya kocanın karısını başkalarının önünde dövmesi ya da ağır ve yakışıksız bazı sözlerle küçük düşürücü davranışlarda bulunması,bir eşin kişiliğini ciddi biçimde tehlikeye düşüren örnekler olarak gösterilebilir.Hatta Yargıtay’a göre bir kocanın karısını aynı çatı altında metresiyle birlikte oturmaya zorlaması haysiyet kırıcı bir davranıştır ve kadın için kişiliğini zedeleyen bir olgudur.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında aynen “Davalı kocanın davacıyı kendisiyle karı-koca gibi yaşamakta olduğu bir kadınla beraber bir evde yaşatması,medeni insanların anlayış ve görüşleri bakımından haysiyet kırıcı bir durumdur.Davacı kadın böyle bir durumda yasanın sözü geçen maddesine dayanarak ayrı bir konut isteyebilir.” demiştir.(27)Aynı şekilde kocanın başka kadınlarla ilişki kurması(28),karısını kötü şöhretle tanınmış evler civarında oturmaya zorlaması(29) gibi örnekler de bir eşin kişiliğinin ciddi surette tehlikeye girmesi veya onurunun ciddi ölçüde kırılması olarak nitelendirilebilir.
Ortak hayatın devamı yüzünden eşlerden birinin ekonomik güvenliğinin tehlikeye girmesine örnek olarak,”sarhoş veya düşüncesiz bir kocanın,evde terzilik yapan karısının müşterilerine sarkıntılık yapması,onlara cinsel tacizde bulunması” verilebilir.(30)
Her ailede görülebilecek tartışmaların,çok çabuk unutulabilecek kırgınlık ve alınganlıkların ailenin huzurunu ciddi surette tehlikeye düşürdüğü kolaylıkla söylenemez.Konunun kendisine yansıtılması durumunda hakim,ileri sürülen sebebin ailenin huzurunu ciddi surette tehlikeye düşürücü nitelikte olup olmadığını incelemeli ve eğer birlikte yaşamaya ara verme haklı bir sebebe dayanıyorsa,o zaman gerekli önlemleri almalıdır.(M.K.m.197/2)Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa,ayrılan eş,ortak konutu “terk ettiğinden” bahisle boşanma davası açılamaz.(31)
Hakim,birlikte yaşamaya ara verilmesi durumunda,çocukların ayrı yaşayan eşlerden hangisinin yanında kalacağı,çocuk yanında kalmayan eşin onunla nasıl ve ne zaman kişisel ilişki kuracağı hakkındaki önlemleri de alacaktır.
3-Parasal Katkının Belirlenmesi:

Eşlerden birinin istemde bulunması üzerine hakim,ailenin geçimi için eşlerden her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler.(M.K.m.196/1)Bu katkılar geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir.(M.K.m.196/3)M.K.m.196/2 hükmü uyarınca hakim,katkı miktarının belirlenmesinde eşin ev işlerini görmesi,çocuklara bakması,eşinin iş yerinde karşılıksız çalışması gibi hususları dikkate alacaktır.

4-Borçlulara Emir Verme:

Eşlerden biri,sürekli ve muntazam bir geliri olduğu halde birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse,hakim bu eşin borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir.(M.K.m.198)
Eğer eşlerden biri birliğin giderlerine malvarlığı ile katılma imkanından yoksun ise,örneğin aile dışında çalışmayan karı veya işsiz kalmış olan koca parasal bir gelire başka yollardan da sahip bulunmuyorsa,onun hakkında borçlulara emir verme önleminin alınmasına imkan yoktur.M.K.m.198 hükmünün uygulanmasında borcun mahiyeti önemli değildir.Alacağın sözleşmeden veya haksız fiilden doğmuş olmasının hiç önemi yoktur.(32)Örneğin bir fabrikanın muhasebecisi sefih ve ayyaş olup aile ödevlerini ihmal ediyorsa,hakim karının talebi üzerine,muhasebecinin ücretinden bir kısmının her ay karısına ödenmesini fabrika idaresine emredebilir.(33)Hakimin emir vermesiyle birlikte artık eşin bu alacakları üzerindeki tasarruf yetkisi de kalkmış olur.(34)Borçlulara karşı dava açmak ve icra takibinde bulunmak yetkisi bundan böyle istemde bulunmuş olan eşe ait olur.

5-Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması:

Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde,eşlerden birinin istemi üzerine hakim,belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun (istemde bulunan eşin) rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.(M.K.m.199/1)
Hakimin evlilik birliğinin korunması amacıyla alacağı önlemler geçici mahiyettedir.(M.K.m.200)Önlemlerin değiştirilmesi,tamamlanması veya kaldırılması konusunda yetkili mahkeme,önlem kararını veren mahkemedir.Ancak,her iki eşin de yerleşim yeri değişmişse,yetkili mahkeme,eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir.(M.K.m.201/3)

D-4320 SAYILI AİLENİN KORUNMASINA DAİR KANUNA
GÖRE ALINABİLECEK TEDBİRLER:


a-)Şiddet Uygulamaması ve Korkuya Yönelik Davranışlarda Bulunmaması Konusunda,Kusurlu Eşin Uyarılması (Ailenin Korunmasına Dair Kanun m.1/1/a)

b-)Kusurlu Eşin Müşterek Evden Uzaklaştırılması (A.K.D.K.m.1/1/b):

Müşterek konut,ortak yerleşim yeri olarak kullanılan konut olabileceği gibi,öyle olmayan,ancak ailenin belli bir amaçla belirli bir süre ortaklaşa kullandığı başka bir konut da olabilir.Örneğin aile içi şiddet olayı,ailenin tatilini geçirdiği bir yazlık evde veya bağ ya da yayla evinde gerçekleşmişse ve ailenin diğer bireyleri bir süre daha orada kalmayı planlıyorsa,tedbir kararı aile konutu sayılmayan bu konut için de verilebilir.Müşterek konut,kusurlu eşin tek başına mülkiyeti altında olsa veya bu konuta ilişkin kira sözleşmesinin tarafı kusurlu eş olsa dahi yargıç,bu konutun diğer eş ve çocuklara geçici bir süre ile tahsisine hükmedebilecektir.(35)Bu tedbire hükmeden yargıç,gerekli gördüğü takdirde,zarar gören eş ve çocuklar lehine tedbir nafakasına da hükmeder.

c-)Diğer aile bireylerine ait eşyalara zarar vermemesi konusunda,kusurlu eşin uyarılması (A.K.D.K.m.1/1/c)

d-)Diğer aile bireylerini iletişim vasıtalarıyla rahatsız etmemesi konusunda,kusurlu eşin uyarılması (A.K.D.K.m.1/1/d)

e-)Kusurlu eşten,silah ve benzeri araçlarını zabıtaya teslim etmesinin istenmesi(A.K.D.K.m.1/1/e)

f-)Alkollü veya uyuşturucu kullanmış olarak ortak konuta gelmemesi ve ortak konutta bu maddeleri kullanmaması konusunda,kusurlu eşin uyarılması

g-)Kanunda öngörülmüş tedbirlere benzer tedbirler başvurulması(A.K.D.K.m.1/1):

Hakimin bu tedbirlere başvurabilmesi için mutlaka eşlerden birinin istemde bulunmasına gerek yoktur.4320 sayılı kanuna göre”…eşlerden birinin veya çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile fertlerinden birinin aile içi şiddete maruz kaldığını kendilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının bildirmesi halinde…”(A.K.D.K.m.1/1) hakim re’sen kanunda öngörülmüş tedbirlerden birine,birkaçına veya bunlara benzer tedbirlere başvurabilecektir.(36)
Hakim Tarafından Alınan Koruma Kararına Uyulmamasının Yaptırımı:

Mahkeme tarafından verilen tedbir kararına uymamanın yaptırımı olarak hapis cezası öngörülmüştür.Fiil başka bir suç oluştursa dahi,tedbir kararına aykırı davranan kusurlu eş,ayrıca 3 aydan 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılır.(A.K.D.K.m.2/4)
Tedbir kararına uyulmadığını tespit eden zabıta kuvvetleri,zarar görenlerin ayrıca şikayet dilekçesi vermelerine gerek kalmadan re’sen soruşturma tutanağını en kısa zamanda Cumhuriyet Başsavcılığına iletir.(A.K.D.K.m.2/2)
Cumhuriyet Başsavcılığı tedbir kararına uymayan eş hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar.Bu dava yer ve zaman kaydına bakılmaksızın 3005 sayılı Meşhut Suçların Muhakeme Usulü Kanunu hükümlerine göre görülür.(A.K.D.K.m.2/3)

DİPNOTLAR:

(1)Nihat Akın;Aile Hukuku—S.104
(2)2.H.D. 29.9.1986,7431/7999,YKD. 1987,Sayı 4,S. 523
(3)Nihat Akın; Aile Hukuku—S. 105
(4)Velidedeoğlu, S. 110;Schwarz, S.184;Tekinay, S. 303;Tandoğan, S. 117;Saymen/Elbir, S. 130;Feyzioğlu, S. 189;Öztan, S. 134
(5)Nihat Akın;Aile Hukuku—S. 119
(6)Nihat Akın;Aile Hukuku—S. 121
(7)Aydın Zevkliler-Ayşe Havutçu;Medeni Hukuk—S. 242
(8)Tekinay,S. 297
(9)Velidedeoğlu,S. 97;Zevkliler,S. 711;Köprülü/Kaneti,S. 112;Öztan, S. 106
(10)Tekinay,S. 298;Oğuzman/Dural,S. 150
(11)Velidedeoğlu,S. 97
(12)Tekinay,S. 98
(13)Tekinay,S. 299;Velidedeoğlu,S. 98;Saymen/Elbir,S. 124;Feyzioğlu,S. 184;Zevkliler,S. 712
(14)Nihat Akın;Aile Hukuku—S. 109
(15)18.H.D. 25.11.2002 9072/11605,RG. 26.12.2002, Sayı 24975
(16)Gerekçe, S. 382
(17)Ahmet Kılıçoğlu;Türk Medeni Kanununda Diğer Eşin Rızasına Bağlı Hukuksal İşlemler ve Yasal Alım Hakkı,Ankara 2002;Şükran Şıpka;Türk Medeni Kanununda Aile Konutu İle İlgili İşlemlerde Diğer Eşin Rızası,İstanbul 2002.
(18)Gerekçe,S. 384
(19)RG. 17.1.1998,sayı 23233.;Serkan Ayan;Evlilik Birliğinin Korunması,Ankara,2004.
(20)Tandoğan,S. 131;Saymen/Elbir,S. 146.
(21)Saymen/Elbir,S. 146.;Köprülü/Kaneti,S. 124.
(22)Tekinay,S. 338.
(23)Nihat Akın;Aile Hukuku—S. 125.
(24)Tekinay,S. 340.
(25)Velidedeoğlu,S. 125;Saymen/Elbir,S. 147;Tekinay,S. 341;Tandoğan,S. 133;Schwarz,S. 197;Oğuzoğlu,S. 161;Berki,S. 143;Göktürk,S. 339;Feyzioğlu,S. 180;Köprülü/Kaneti,S. 126.
(26)Tandoğan,S. 133;Schwarz,S. 197.
(27)HGK. 25.11.1964, 2/1014/672,Olgaç 1967,S. 176.
(28)HGK.21.4.1971,2-814/269,,İst.Bar.Der.1971,S.624.Buna karşılık,2.HD.,kocanın başka bir kadınla ilişki kurmasını karı için şöhreti tehlikeye düşüren bir hal olarak kabul etmemektedir.2.HD. 12.12.1972,7557/7060,İst.Bar.Der.1973,S.448.
(29)Berki,S. 143;Oğuzoğlu,S. 161;Tandoğan,S. 133;Göktürk,S. 339
(30)Velidedeoğlu,S. 126.
(31)Velidedeoğlu,S. 125;Köprülü/Kaneti,S.126.
(32)Nihat Akın;Aile Hukuku—S. 132.
(33)Velidedeoğlu,S. 126/127.
(34)Tandoğan,S. 134.;Velidedeoğlu,S. 128;Saymrn/Elbir,S. 148;Arsebük,S. 709;Feyzioğlu,S. 207.
(35)Aydın Zevkliler-Ayşe Havutçu;Medeni Hukuk—S. 253.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
evliliğin, genel, hükümleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557