Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 21:32   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart Para cezalarinin hesaplanmasinda 4421 sayili kanun ile kabul edilen yeniden

PARA CEZALARININ HESAPLANMASINDA
4421 SAYILI KANUN İLE KABUL EDİLEN
YENİDEN DEĞERLEME ORANI SİSTEMİ

Hüseyin DENİZHAN
İkizce C. Savcısı


I. Genel olarak

TCK ve ceza hükmü taşıyan diğer kanunlarda yazılı para cezaları, yürürlük tarihinde miktarları itibarî ile suç işlenmesini önlemeye, caydırıcı olmaya yeterli iken, zaman geçtikçe ekonomik koşulların ağırlığı ve enflasyon karşısında paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma sonucunda, cezada bulunması zorunlu olan etkinlik ve caydırıcılık özelliklerini yitirmektedir. Böyle bir durumda ise, suç ve ceza arasında bulunması gereken hassas denge bozulmaktadır. Suç ve ceza arasındaki dengenin suç lehine bozulması karşısında ise, doğal olarak suç işleme oranında bir artış gözlenmektedir. Para cezalarının değer yitirerek suçlular üzerindeki etkinlik ve caydırıcılığını kaybetmesi karşısında kanun koyucu para cezası miktarlarını artırma yoluna gitmektedir.(1)
Kanun koyucu, para cezalarının etkinlik ve caydırıcılığını sağlayarak korumak amacıyla ceza hükmü taşıyan tüm kanunlarda yazılı para cezalarını 5435 sayılı Kanun(2) ile yürürlük tarihlerine göre farklı misil artırımına tâbi tutmuş, bu Kanunun 2’nci maddesinde hüküm altına alınan misil artırım miktarlarını önce 2248 sayılı Kanun(3) ile, daha sonra ise 2790 sayılı Kanun(4) ile değiştirerek para cezalarının etkinliğini sağlamaya çalışmıştır.
Misil artırım miktarları ile, para cezalarının etkinliği uzun süre korunamadığı için 3506 sayılı Kanun(5) ile değişik TCK’nın Ek madde 1 hükmü ile misil artırım oranları günün koşullarına göre yeniden ayarlanmış ve TCK’nın Ek madde 2 hükmü ile para cezalarında artışa dair yeni bir düzenleme olan “katsayı sistemi” kabul edilmiş, daha sonra ise 4421 sayılı Kanun(6) ile değişik TCK’nın Ek madde 2 hükmü ile “yeniden değerleme oranı sistemi” kabul edilmiştir.
4421 sayılı Kanunda, misil artırım miktarları yükseltilmiş, misil artırımı yapılacak kanunların yürürlük tarihi en son 31.12.1987 iken, bu süre 31.12.1998 tarihine kadar genişletilmiştir.
Ayrıca, 4421 sayılı Kanun ile 647 sayılı CİHK’nın 4’üncü maddesinin birinci bendi hükmü de değiştirilerek, hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesinde esas alınan para cezası miktarları da artırılmış ve artırılan bu miktarlar içinde TCK’nın Ek madde 2 hükmü uyarınca yeniden değerleme oranında artırım yapılması esası getirilmiştir.
3506 sayılı Kanun hükümleri ile düzenlenen katsayı sisteminin 647 sayılı CİHK’nın 4’üncü maddesinin birinci bendi hükmü hakkında uygulanması söz konusu olmadığı için, hürriyeti bağlayıcı cezaların para cezasına çevrilmesinde çok düşük para cezası miktarları ortaya çıkıyordu. Bu nedenle, bu düzenleme para cezalarının suçlular üzerindeki etkinlik ve caydırıcılığını sağlayıcı bir özellik taşımaktadır.
Yine, 4421 sayılı Kanun ile 647 sayılı CİHK’nın 5/6-9’uncu maddesinde para cezasının hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmesinde kullanılan 10.000 lira olan miktar 3.000.000 liraya yükseltilip, bu miktarın her yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanması esası kabul edilmiştir.
II. Kavram
Yeniden değerleme oranı kavramı 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298’inci maddesinde düzenlenmiştir. Mükerrer 298’inci maddenin 10’uncu bendinde: “...yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında Ekim ayı dahil bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsü’nün Toptan Eşya Fiyatları Genel İndeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır.” şeklinde tanımlanmaktadır. Aynı maddede, yeniden değerleme oranının Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından her yılın Aralık ayı içinde Resmî Gazete’de yayımlanarak ilân edileceği belirtilmektedir.
Her yıl için para cezalarının artırımında esas alınacak olan yeniden değerleme oranı, 279 sıra nolu VUK Genel Tebliği(7) ile 2000 yılı için %52.1; 288 sıra nolu VUK Genel Tebliği(8) ile 2001 yılı için % 56.0 olarak tespit ve ilân edilmiştir.
III. Amaç
Bugüne kadar, kanunlarda yazılı para cezalarının etkinlik ve caydırıcılığını korumak amacıyla sırasıyla 5435, 2248, 2790 ve 3506 sayılı Kanunlar yürürlüğe konulmuştur. Ancak, 4421 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile para cezalarının belirlenmesinde katsayı sistemi yerine kabul edilen yeniden değerleme oranı sistemin kabulü gerekçesi oldukça şaşırtıcıdır.
Çünkü, 1949 yılından bu yana, para cezalarının etkinlik ve caydırıcılığını sağlamak amacıyla düşük para cezalarının yükseltilmesi yönündeki gerekçeler ile kanun değişiklikleri yapılmış iken, 4421 sayılı Kanunun gerekçesinden yeniden değerleme oranı sistemi ile yüksek meblağlara ulaştığı iddia edilen para cezalarındaki artışın makul bir düzeye, enflasyon artış oranına paralel hale getirilmesini sağlamak amacıyla çıkarıldığı belirtilmektedir.
“Bilindiği üzere, 765 sayılı TCK’ya 7.12.1988 tarih ve 3506 sayılı Kanun ile eklenen Ek l ve Ek 2 maddeler ile paranın belirli bir ölçede satın alma gücünü kaybetmesi karşısında, suç ve ceza arasında bozulan dengeyi ve para cezalarının caydırıcılığını sağlamak amacıyla, katsayı sistemi getirilmiştir. Getirilen bu sistemde memur maaş katsayısında bütçe kanunu ile yapılacak her 75 puanlık artış, cezanın bir misli artırılmasına yol açmaktadır. Özellikle son yıllarda memur maaş katsayısında bütçe kanunları ile yapılan artışlar nedeniyle Ek 2’nci madde gereğince para cezalarında meydana gelen yükselmeler sonucu para cezaları yüksek meblağlara ulaşmış durumdadır.
Teklifte, özellikle son yıllarda çıkarılmış olan para cezalarındaki yüksek meblağlara ulaşan artışların ülkemizde yaşanan enflasyona paralel olmasını sağlamak amacıyla, para cezalarındaki artışın 04.01.1961 tarih ve 213 sayılı VUK’un mükerrer 298’inci maddeleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranının baz alınarak yapılması öngörülmektedir. Bu şekilde, para cezalarındaki artışların enflasyona paralel olarak makul bir düzeyde gerçekleşmesi sağlanmış olacaktır.”(9)
Kanun koyucunun gerekçesinde özellikle altını çizdiği “para cezaları yüksek meblağlara ulaşmış durumdadır” şeklindeki tespitine katılmak mümkün değildir.
Mahkemelerce yapılan yargılama sonunda para cezasına mahkûm edilen sanıkların oldukça komik olan bu para cezalarını, ellerini ceplerine atarak hemen ödemeye yeltendiklerine uygulamalar sırasında sıkça tanık olunmaktadır. Çünkü sanık hakkında sonuç olarak hükmedilen para cezaları cepte taşınabilen bozuk paradan fazla bir miktara ulaşmamaktaydı.
Kanun koyucunun, çok yüksek meblağlara ulaştığını iddia ettiği para cezasını içeren kanun sayısı oldukça azdır. TCK ve ceza hükmü taşıyan özel kanunlarda yazılı para cezalarının tamamına yakını ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle eriyerek para cezalarının genel alt sınırının bile altında kalmıştır.
Dolayısı ile katsayı sistemi, uygulanmaya başlanmasından kısa bir süre sonra ekonomik koşulların ağırlığı ve yüksek enflasyon karşısında para cezalarındaki etkinlik ve caydırıcılık özelliklerini sağlamak işlevinden uzaklaşmıştır. Çünkü bütçe kanunları ile belirlenen memur maaş katsayıları paranın satın alma gücünü eriten enflasyondaki artış oranının altında kalmaktaydı.(10)
IV. Yeniden değerleme oranı sisteminin normatif tahlili
4421 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile TCK’nın Ek madde 2 hükmü değiştirilerek katsayı sistemi yerine yeniden değerleme oranı sistemi yürürlüğe konulmuştur.
Yeniden değerleme oranı 213 sayılı Kanunun mükerrer 298’inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin 10’uncu bendinde, her yıla ait yeniden değerleme oranının o yılın sonunda Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından Resmî Gazete’de yayımlanarak ilân edileceği belirtilmektedir. Buna göre 4421 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1999 yılına ait yeniden değerleme oranı 1999 yılı sonunda ilân edilecektir.
4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek madde 2’de “Kanunlardaki para cezaları, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için... tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Bu ifade ile, yeniden değerleme oranının uygulandığı yıl için belirlendiği gibi bir anlam çıkmaktadır. Hâlbuki VUK uyarınca 1999 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı, TCK’nın Ek madde 2 hükmü uyarınca 2000 yılı için uygulanmaktadır.
TCK’nın Ek madde 2 hükmü uyarınca yeniden değerleme oranının 213 sayılı VUK’un mükerrer 298’inci maddesi uyarınca belirleneceği ve bu belirlenen oranını “... her takvim yılı başından geçerli olmak üzere” uygulanacağı hükmünü içermektedir.
Ancak, 213 sayılı VUK’un mükerrer 298’inci maddesinin 10’uncu bendi incelendiğinde “... bir hesap dönemi sonu itibarî ile yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsü’nün Toptan Eşya Fiyatları Genel İndeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır.
Bu oran Maliye ve Gümrük Bakanlığınca her yıl Aralık ayı içinde Resmî Gazete ile ilân edilir.” hükmünü içerdiği görülür.
Maliye ve Gümrük Bakanlığınca her yıl Aralık ayı içinde Resmî Gazete’de yayımlanarak ilân edilen bu oranın 4421 sayılı Kanunun 5’inci maddesinde ifade edildiği gibi “her takvim yılı başından geçerli olmak üzere” nasıl uygulanabileceğini anlamak mümkün değildir.
Ayrıca, yeniden değerleme oranı ile enflasyon oranında artış öngörülmüştür. Takvim yılına ait enflasyon oranı yıl sonunda belirlenebileceğinden, bu oranın ait olduğu yılın başında belirlenerek para cezalarının artırımında uygulanması söz konusu olamaz.
Kanun koyucunun, 213 sayılı VUK’un mükerrer 298’inci maddesinde vergi mevzuatı hükümleri gereğince yıl sonunda kullanılmak üzere belirlenen yeniden değerleme oranını para cezalarının artırımında bu şekilde kullanmak istemesi, ceza hukuku ilkeleri ile bağdaşamaz. Çünkü, yıl sonunda açıklanan oranın geçmişe yönelik olarak uygulanabilmesi mümkün değildir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle 4421 sayılı Kanunun 5’inci maddesinde yapılacak küçük bir değişiklik ile tüm bu normatif aksaklıklar giderilmiş olacaktır.
Normatif olarak, yapılan bu düzenleme hatalıdır. Ancak, uygulamada önceki yıl ülkede yaşanan enflasyonun göstergesi olan yeniden değerleme oranı miktarı, izleyen takvim yılı başından itibaren işlenen tüm suçlar hakkında uygulanmak suretiyle bu normatif sorun uygulama açısından giderilmiştir. Uygulamada 4421 sayılı Kanunun 5’inci maddesinde yer alan “o yıl için” ifadesi “önceki yıl için” ifadesi olarak anlaşılıp bir önceki yıl için belirlenen yeniden değerleme oranı sonraki yıl için kullanılmaktadır.
Her ne kadar uygulama bu yönde olsa da, 4421 sayılı Kanunun 5’inci maddesinde yer alan “o yıl için” ifadesi yerine “önceki yıl için” ifadesi konularak TCK ile VUK arasındaki normatif uyumsuzluk giderilmelidir.
V. Misil artışı
A. Genel olarak
4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek 1’inci maddesinde TCK ve ceza hükmü taşıyan özel kanun hükümlerinde para cezalarının yürürlük tarihine göre kaç kat artışa tâbi olacağı düzenlenir ki buna da misil artışı denir.
Misil artışı ile kanunlarda yer alan para cezalarının kaç artırılacağı düzenlenmektedir.
İlk artış 10.06.1949 tarih ve 5435 sayılı Kanun ile yapılmış, yürürlükteki ceza hükmü taşıyan kanunlar üç bölüme ayrılarak 10 mislinden 3 misline kadar artırım oranları düzenlenmiştir.
İkinci düzenleme 12.06.1979 tarih ve 2248 sayılı Kanun ile yapılmış yürürlükteki ceza hükmü taşıyan kanunlar altı bölümü ayrılarak 50 mislinden 3 misline kadar artırım oranları düzenlenmiştir.
Üçüncü düzenleme ise 21.01.1983 tarih ve 2790 sayılı Kanun ile yapılarak yürürlükteki ceza hükmü taşıyan kanunlar yedi bölüme ayrılarak 150 mislinden 3 misline kadar artırım oranları düzenlenmiştir.
Zamanla bu uygulama şeklinin yetersizliği anlaşılarak para cezalarının etkinlik ve caydırıcılığının sağlanması ve korunması amacı ile yeni bir yöntem olan “katsayı sistemi” kabul edilmiş, daha sonra ise 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek madde 2 hükmü ile “yeniden değerleme oranı sistemi” kabul edilmiştir.
TCK’nın 2/2’nci maddesinin “Bir cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşrolunan kanunun hükümleri birbirinden farklı ise failin lehide olan kanun tatbik ve infaz olunur.” hükmü karşısında, suç tarihine göre Ek madde 1’in uygulanması farklı olacaktır. 4421 sayılı Kanunun 01.08.1999 olan yürürlük tarihinden önce işlenen suçlarda 3506 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemedeki Ek madde 1 hükmü uygulanırken, 4421 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlarda ise 4421 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemedeki Ek madde 1 hükmü uygulanacaktır.
B. Amaç
Misil artışın yasalarda yer almasının amacı, yüksek enflasyon karşısında etkinlik ve caydırıcılığı azalan para cezalarının yeniden etkin hale getirilmesi düşüncesidir.
3506 sayılı Kanunun gerekçesinde Ek madde 1’in düzenlenme nedeni, katsayı sistemine geçilirken para cezalarının hesaplanması sırasında para cezası miktarlarının günün ekonomik koşullarına uygun hale getirilmesi olarak açıklanmaktadır.(11)
Gözübüyük’te bu Kanunun amacını para cezalarının korkutma ve uslandırma hedeflerine göre daha tesirli hale getirilmesi için ceza hukukukun yeni akımları ışığında yapılan düzenlemeler olarak açıklamıştır.(12)
3506 sayılı Kanun ile kabul edilen Ek madde 1 ile yapılan misil artırım miktarları, bugüne kadar geçen zaman süresi içinde paranın satın almak gücündeki değer düşüşleri karşısında anlam ve önemini yitirmiştir. Sonuç itibarî ile, para cezalarının suç ve suçlular karşısındaki etkinlik ve caydırıcılık özelliğini kaybetmesi suç ve ceza arasında bulunması gereken hassas dengenin bozularak ceza adaletini tartışılır hale getirmiştir. Bu nedenlerle para cezalarının etkin kılınması yönünde çalışmaların yapılarak suç ve ceza arasındaki dengenin yeniden kurularak ceza adaletinin sağlanması gerekliliği karşısında kanun koyucu 4421 sayılı Kanun ile misil artırım oranlarını yükseltme yoluna gitmiştir.
C. Yürürlük sorunu
3506 ve 4421 sayılı Kanunlar ile belirlenen misil artırım miktarları, ihlâl edilen kanunun yürürlük tarihine göre değişmektedir. Bu nedenle, suç tarihine göre uygulanacak misil artırım miktarlarının belirlenebilmesi için, öncelikle ihlâl edilen para cezasını içeren kanun maddesinin yürürlük tarihi belirlenmelidir.
4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek madde 1/a hükmünde “...yürürlüğe girmiş bulunan bütün kanun ve tüzüklerde yazılı olup da, daha sonraki tarihlerde TBMM’ce miktarına dokunulmamış olan para cezaları” şeklinde bir ifade kullanılmaktadır. Bu ifade ışığında yürürlük sorununu aşamalar halinde incelemek gerekir.
İlk olarak ihlâl edilen para cezası hükmü taşıyan kanun maddesinin herhangi bir değişikliğe uğrayıp uğramadığına bakılacaktır. Para cezasını içeren madde hiçbir değişikliğe uğramamış ise, yürürlük tarihi maddenin içinde bulunduğu kanunun yürürlük tarihi olarak kabul edilip, misil artış dönemi ve misil artış miktarı buna göre belirlenecektir.
Eğer para cezası hükmü taşıyan kanun maddesinde değişiklik yapılmış ise, TCK’nın Ek madde 1/a hükmüne göre, yapılan değişiklik ile maddede yazılı para cezası miktarında değişiklik yapılıp yapılmadığına bakılır. Para cezası miktarı değiştirilmemiş ise, yürürlük tarihi maddenin içinde bulunduğu kanunun yürürlük tarihi olarak kabul edilir. Para cazası miktarı değiştirilmiş ise, yürürlük tarihi maddede yazılı para cezası miktarını değiştiren en son kanun maddesinin yürürlük tarihi olarak kabul edilecektir.
Yürürlük tarihinin belirlenmesinde, para cezası içeren maddenin içerisinde bulunduğu kanunun yürürlük tarihinden ayrı bir yürürlük tarihi olup olmadığına dikkat edilmelidir. Aynı şekilde, para cezası miktarını değiştiren kanun maddesinin, içinde bulunduğu kanundan ayrı bir yürürlük tarihi olup olmadığına bakılmalıdır. Para cezası içeren maddenin içerisinde bulunduğu kanundan ayrı bir yürürlük tarihi var ise bu tarih, ayrı bir yürürlük tarihi yok ise içerisinde bulunduğu kanunun yürürlük tarihi misil artırımında esas alınır.(13)
D. Misil artışı kapsamı dışında kalan para cezaları
Misil artırımına tâbi olan para cezaları maktu kamu para cezaları ile idarî ve disiplin niteliğindeki para cezalarıdır. Nispî para cezaları, tazminat niteliğindeki mütezayit nispete tâbi para cezaları ile nispî nitelikteki vergi ve resim para cezaları misil artırımına tâbi olmayan para cezalarıdır.
Misil artırımına tâbi olmayan para cezalarının neden istisna tutulduğu madde gerekçesinde açıklanmıştır:
“Madde kapsamına, kanun ve tüzüklerde alt ve üst sınırları gösterilen veya bu sınırlardan sadece biri belirtilen yahut alt ve üst sınırlarına işaret edilmeyen veyahut sabit (maktu) bir rakam olarak gösterilen para cezaları dahil edilmiştir. Uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda idarî mercilerce verilen veya disipliner mahiyet taşıyan para cezalarının da bu madde bünyesinde mütalâa edilmesi öngörülmüştür.
Buna karşılık, vergi ve resim cezaları ile tazmini nitelikte olup, mütezayit (artan) nisbete tâbi bulunan para cezaları madde kapsamı dışında tutulmuştur.
Bu dört kategori para cezasının madde kapsamı dışında tutulması yoluna gidilirken, bu cezaların tayinininde, “fiilden husule gelen zarar”, “failin elde ettiği kazanç”, “suç konusu eşyanın miktar ve değeri” gibi kıstasların rol oynadığı, bu itibarla, zaman içinde para değerindeki kayıpların, verilecek para cezası miktarlarına yansımayacağı ve suç ile ceza arasında bulunması gereken dengeyi bozmayacağı dikkate alınmıştır.”(14)
E. Misil artışı yapılamayan dönem
3506 sayılı Kanun ile kabul edilen TCK’nın Ek madde l hükmü, 31.12.1987 tarihine kadar kanunlaşarak yürürlüğe giren TCK ve ceza hükmü taşıyan özel kanun hükümleri için uygulanabilmektedir. Bu hüküm gereğince en son artırım tarihi olan 31.12.1987 tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 14.12.1988 tarihleri arasında yürürlüğe giren kanunlar için misil artırımı öngörülmemiştir.
Misil artırımı yapılamayan suçlarda katsayı artışı da yapılamayacaktır. Çünkü, Ek madde 2 “bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Ek 1’inci madde kapsamına giren para cezaları”; için katsayı artışı yapılabileceği hükmünü içermektedir.
Bu durumda, 31.12.1987-14.12.1988 tarihleri arasında yürürlüğe giren kanunlar için misil artırımı ve dolayısıyla katsayı artışı öngörülmediğinden, bu dönemde yürürlüğe giren kanunlardaki para cezaları hakkında TCK’nın 19 ve 24’üncü maddelerinde yazılı para cezalarının genel alt sınırları esas alınarak uygulama yapılacaktır.
Örneğin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, 25.10.1988 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu Kanunda yazılı para cezaları hakkında 3506 sayılı Kanunun Ek madde 1-2 hükümleri uyarınca misil artırımı ve dolayısıyla katsayı artışı ile artırım yapılması söz konusu olmayacaktır. Yargıtay kararlarında da bu hükümlerin uygulanması görülmektedir:
“31.12.1987-14.12.1988 tarihleri arasında yürürlüğe giren yasalardaki para cezalarının 3506 sayılı Kanunun Ek l ve 2’nci maddeleri kapsamında kabulü ile katsayı sistemi uyarınca artırılmasına olanak bulmamakta olup, Ceza Genel Kurulu ve Dairemizin de istikrar kazanan içtihatları bu doğrultudadır. 1163 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 25.10.1988 tarihi itibarî ile 3506 sayılı Kanunun Ek 1 ve 2’nci maddeleri kapsamında kabulü ile katsayı sistemi uyarınca misli artırıma tâbi tutularak fazla para cezası tayini”,(15)
Ara dönem(16) olarakta ifade edilen 31.12.1987-14.12.1988 tarihleri arasında misil ve katsayı artışı yapılamadığı için bir boşluk söz konusudur. Bu boşluğun Medenî Kanun Tasarısı hazırlanan dönem ile bu Kanunun yürürlük tarihi arasında kanunlaşmanın belirli bir prosedüre bağlı olmasından kaynaklanan süre kaybıdır. Kanun Tasarısı TBMM’de görüşülürken Ek madde 1’de belirtilen misil artırım dönemleri kanunun yürürlük tarihini de kapsayacak şekilde değişiklik yapılarak bu boşluk döneminin oluşumu engellenebilirdi.
3506 sayılı Kanunun gerekçesinde bu görüşümüzün haklılığı ortaya konmaktadır:
“Ancak, 5435 sayılı Kanunda yapılması öngörülen değişiklikler, kanunların hazırlanma ve kanunlaştırılmalarının belli usullere bağlı olması ve belli bir zamana ihtiyaç göstermesi sebebiyle, gecikerek gerçekleşebilmektedir.
Hâl böyle olunca, suç ve ceza arasında bulunması gereken hassas denge bozulmakta ve para cezalarının bir süre etkinlik ve caydırıcılık unsurundan yoksun kalması gibi ceza adaleti bakımından sakıncalı bir durum ortaya çıkmaktadır.”(17)
Kanun koyucu bu nedenlerle, 28.07.1999 tarih ve 4421 sayılı Kanun ile misil artırım miktarlarını yükselterek, 31.12.1987 tarihinden 31.12.1998 tarihine kadar geçen süre içinde yürürlüğe giren kanunlarda da misil artırımı yapılması kuralını getirmiştir. Ancak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu misil artırımından ayrık tutulmuştur.
Bu yeni düzenleme ile birlikte, 4421 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce işlenen suçlarda, 31.12.1987 - 14.12.1988 tarihleri arasında yürürlüğe giren kanun hükümlerinin ihlâl edilmesi halinde 3506 sayılı Kanunun Ek Madde 1 - 2 hükümleri gereğince para cezasında misil artırımı ve dolayısıyla katsayı artışıda yapılamayacak, ancak TCK’nın 19 ve 24’üncü maddelerinde yazılı para cezalarının alt sınırı dikkate alınarak uygulama yapılacaktır.
4421 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 01.08.1999 tarihinden itibaren işlenen suçlar da ise, 31.12.1987 - 14.12.1988 tarihleri arasında yürürlüğe giren kanun hükümlerinin ihlâl edilmesi halinde 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek madde 1 hükmü gereğince misil artırımı yapılabilecektir. Bu Kanun ile 3506 sayılı Kanundaki bu boşluk ortadan kaldırılmıştır.
4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek madde 1 hükmünde misil artırım dönem ve miktarları dokuz bent halinde sayılarak gösterilmiştir. Böylece para cezalarında yapılan misil artırım miktarları artırılarak 31.12.1998 tarihine kadar yürürlüğe giren bütün kanunlarda yazılı para cezaları misil artırım kapsamına alınmıştır.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Mart 2013, 21:32   #2 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Ancak 31.12.1998 tarihinden sonra yürürlüğe giren kanunlar hakkında misil artırımı yapılmamakla birlikte maddede yazılı para cezası Ek madde 2 uyarınca yeniden değerleme oranında artırılabilecektir. Çünkü Ek madde 2 ile: a- Ek 1’inci madde kapsamına giren, b- bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yürürlüğe giren, c- bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra kabul edilen kanunlarda yazılı para cezaları için artırım öngörülmüştür. Ancak 3506 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek madde 2 hükmüne göre Ek madde 1 hükmü uyarınca misil artışı yapılamayan para cezaları hakkında birim sayısına göre artırım yapılamıyordu. 3506 sayılı Kanunda yukarıda açıklanan boşluk dönemi bu Kanunda bulunmamaktadır. Bu Kanun, sadece 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununu misil artırımından muaf tutmuştur.
VI. Para cezalarının yeniden değerleme oranı sistemine göre hesaplanması
Para cezalarının tespitinde öncelikle, 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek Madde l hükmü gereğince misil artırımı yapılır. İhlâl edilen kanun maddesinin yürürlük tarihi belirlenerek, bu tarihe karşılık gelen dönem için kanunda öngörülen misil artırım miktarı, ihlâl edilen kanunda yazılı olup uygulamada esas alınacak temel para cezası ile çarpılır.
Bulunan miktar, suç tarihine göre, o yıl için 213 sayılı VUK’un mükerrer 298’inci maddesi uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır.
Suç tarihinden önce yeniden değerleme oranının birden fazla yıl için belirlenmiş olması, yani 2000, 2001, 2002 ... gibi birden fazla dönem için yeniden değerleme oranı söz konusu ise para cezasının hesaplanma şekli nasıl olacaktır?
Bu durumda misil artırımı yapılan para cezası öncelikle 2000 yılına ait yeniden değerleme oranında artırılır. Bu işlem sonunda elde edilen para cezası miktarı, aynı şekilde bir sonraki yıla ait yeniden değerleme oranında arttırılıp, zincirleme olarak suç tarihini içeren yıla ait yeniden değerleme oranında artırım yapılana kadar bu işleme devam edilir.
Buna göre, 2000 yılı içinde işlenen bir suç için, ihlâl edilen kanun maddesinde yazılı olup uygulamada esas alınacak temel para cezası öncelikle misil artırım miktarı ile çarpılarak artırılır. Misil artırımı yapılan para cezası miktarı 2000 yılına ait yeniden değerleme oranı olan %52.1 oranında artırılır.
2001 yılı içinde işlenen bir suç için ise, ihlâl edilen kanun maddesinde yazılı olup uygulamaya esas alınacak temel para cezası misil artırımı miktarı ile çarpılarak artırılır.
Misil artırımı yapılan para cezası, öncelikle 2000 yılına ait yeniden değerleme oranında artırılır. Daha sonra ise, bulunan para cezası miktarı 2001 yılına ait yeniden değerleme oranı olan %56.0 oranında artırılır.
Bulunan bu miktar, TCK’nın Ek Madde 4 hükmü uyarınca hafif ve ağır para cezalarının genel alt sınırından az olamaz. Bu nedenle TCK’nın 19 ve 24’üncü maddelerinde yazılı hafif ve ağır para cezalarının genel alt sınırında yazılı miktarlar Resmî Gazete’de ilân edilen yeniden değerleme oranı ile çarpılarak, suç tarihi itibarî ile geçerli hafif ve ağır para cezalarının genel alt sınırı bulunacaktır.
Suç tarihinden önce yeniden değerleme oranının birden fazla yıl için belirlenmiş olması halinde ise, TCK’nın 19 ve 24’üncü maddelerinde yazılı hafif ve ağır para cezalarının genel alt sınırında yazılı miktar ile öncelikle 2000 yılına ait yeniden değerleme oranında artırım yapılır. Elde edilen para cezası miktarı, aynı şekilde bir sonraki yıla ait yeniden değerleme oranında artırılıp, zincirleme olarak suç tarihini içeren yıla ait yeniden değerleme oranında artırım yapılan kadar bu işleme devam edilir. Bu işlemler sonunda suç tarihi itibarî ile geçerli hafif ve ağır para cezalarının genel alt sınırı bulunur.
İhlâl edilen kanun maddesinde yazılı olup, uygulamada esas alınacak temel para cezası, misil artırım miktarı ve yeniden değerleme oranı ile artırıldıktan sonra, sonuç itibarî ile bulunan para cezası miktarı TCK’nın Ek Madde 4 hükmü uyarınca belirlenen hafif ve ağır para cezasının genel alt sınırının altında ise, belirlenen bu miktar, hafif ve ağır para cezasının genel alt sınırına yükseltilir.
Kanun maddesinde yazılı para cezasının yeniden değerleme oranında artırımı yapılırken, önceki yıllar için yapılan artırımların üzerine ekleme yapılacaktır. Her yıl yapılan artırım miktarları sonraki yıllarda yapılacak artırımda dikkate alınacak ve para cezalarının suç ve suçlu üzerindeki etkinlik ve caydırıcılığı sağlanmış olacaktır.
Örnek 1
Sanık tarafından 2000 yılı içerisinde TCK’nın 568’inci maddesinde yazılı kumar oynamak suçunun işlendiğini kabul edelim. Suç tarihi itibarî ile para cezasının hesaplanmasında 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek Maddeleri uygulanacaktır.
Öncelikle, sanığın işlediği suçu düzenleyen TCK’nın 568’inci maddesinin yürürlük tarihi üzerinden 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek Madde 1 hükmü uyarınca yapılacak misil artırım miktarı belirlenecektir.
TCK’nın 568’inci maddesi 09.07.1953 tarih ve 6123 sayılı Kanun ile değiştirildiğinden, Ek Madde 1/b-3 gereğince misil artırım miktarı 7.860 kat olacaktır. Sanığın eylemine uyan kanun maddesinde yazılı para cezasının alt sınırı olan 50 lira üzerinden hesaplama yapılacağından, suç tarihi itibarî ile geçerli olan 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek Madde 1/b-3 hükmü uyarınca para cezası 7.860 misli artırılır. 50x7.860=393.000.- TL
Bulunan para cezası miktarı suç tarihi olan 2000 yılı için uygulanan %52.1 yeniden değerleme oranında artırılır. 393.000 + (393.000 x %52.1) = 597.753.- TL
Para cezası bu şekilde belirlendikten sonra, belirlenen bu miktarın 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek Madde 4 hükmü uyarınca hafif para cezasının genel alt sınırının altında olup olmadığına bakılır.
TCK’nın 24’üncü maddesinde hafif para cezasının alt sınırı 15.000.000 lira olarak öngörüldüğünden, bu miktar suç tarihi itibarî ile geçerli yeniden değerleme oranı miktarı olan % 52.1 oranında artırılır. 15.000.000 + (15.000.000 x %52.1) = 22.815.000.- TL
22.815.000 lira olarak bulunan miktar hafif para cezalarının suç tarihi itibari ile genel alt sınırını oluşturur. Misil ve yeniden değerleme oranında artırım sonucu bulunan miktar hafif para cezalarının genel alt sınırında yazılı miktardan az olamayacağından, 597.753 lira olarak bulunan hafif para cezası miktarı, hafif para cezasının genel alt sınırı olan 22.815.000 Türk Lirasına yükseltilir.
Sanığın eylemine uyan kanun maddesinde hafif para cezasını yanında “bir aya kadar hafif hapis cezası” da öngörülmektedir. Hafif hapis cezasının alt sınırı maddede belirtilmediğinden hafif hapis cezasının alt ve üst sınırını düzenleyen TCK’nın 21’inci maddesi dikkate alınır. TCK’nın 21’inci maddesinde hafif hapis cezası “bir günden iki yıla kadar” öngörüldüğünden, maddede yazılı cezanın alt sınırı bir gün hafif hapis cezası olarak kabul edilecektir.
4421 sayılı Kanun ile değişik 647 sayılı Kanunun 4/1-1 bendi hükmü gereğince bir gün hafif hapis cezası karşılığı 1.000.000 + (1.000.000 x %52.1) = 1.521.000.- TL. olarak bulunacaktır. 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek Madde 6 hükmü uyarınca 647 sayılı Kanunun 4/1-1 bendinde yazılı para cezası miktarları da suç tarihine göre geçerli yeniden değerleme oranında artırılacaktır.
Sonuç olarak, hafif para cezası miktarı olarak bulunan 22.815.000.- TL ile hafif hapis cezası karşılığı olarak bulunan 1.521.000.- TL hafif para cezası toplanarak 24.336.000.-TL, suça konu eylem için kanunda öngörülen hafif para cezası miktarı olarak bulunur.
Örnek 2
Sanık tarafından 2001 yılı içerisinde TCK’nın 191/son maddesinde yazılı basit tehdit suçunun işlendiğini kabul edelim. Suç tarihi itibari ile para cezasının hesaplanmasında 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek maddeleri uygulanacaktır.
Sanığın eylemine uyan TCK’nın 191/son maddesi 01.03.1926 tarihinde 765 sayılı Kanuna alındıktan sonra değiştirilmediğinden, 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek madde 1/b-1 hükmü gereğince misil artırım sayısı 23.580 olacaktır.
Sanığın eylemine uyan TCK’nın 191/son maddesinde yazılı para cezası “ağır cezayı nakdî otuz lira” olarak belirtilmekle, ihlâl edilen kanun maddesinde yazılı 30 lira ağır para cezası, 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek Madde 1/b-l hükmü uyarınca, 23.580 misli artırılır. 30 x 23.580 = 707.400.- TL
Bulunan para cezası miktarı öncelikle 2000 yılı için uygulanan %52.1 yeniden değerleme oranında artırılır. 707.400 + (707.400 x % 52.1) = 1.075.955.- TL
Bu artırım işlemi sonucunda bulunan para cezası miktarı suç tarihi olan 2001 yılı içinde kabul edilen % 56.0 yeniden değerleme oranında yeniden artırılır. 1.075.955 + (1.075.955 x % 56.0) = 1.678.489 TL
Para cezası bu şekilde belirlendikten sonra 442l sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek madde 4 hükmü uyarınca ağır para cezasının alt sınırının altında olup olmadığına bakılır. TCK’nın 19’uncu maddesinde ağır para cezasının alt sınırı 60.000.000 TL olarak öngörüldüğünden bu miktar öncelikle 2000 yılı itibarî ile geçerli % 52.1 yeniden değerleme oranında artırılır. 60.000.000 + (60.000.000 x % 52.1) = 91.260.000 TL
Bu artırım işlemi sonucunda bulunan ağır para cezası miktarı suç tarihi olan 2001 yılı için kabul edilen %56.0 yeniden değerleme oranında yeniden artırılır. 91.260.000 + (91.260.000 x %56.0) = 142.365.600 TL
142.365.600 TL olarak bulunan miktar TCK’nın 19’uncu maddesi uyarınca suç tarihi olan 2001 yılı itibarî ile ağır para cezalarının genel alt sınırını oluşturur. Misil ve yeniden değerleme oranında artırım sonucu bulunan miktar, ağır para cezalarının genel alt sınırında yazılı miktardan az olamayacağı için, 1.678.489.- TL olarak belirlenen ağır para cezası miktarı TCK’nın Ek madde 4 hükmü uyarınca suç tarihi itibarî ile ağır para cezasının genel alt sınırı olan 142.365.600 TL’ye yükseltilir.
Örnek 3
Sanık tarafından 2001 yılı içerisinde 4128 sayılı Kanun ile değişik 560 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesinde yazılı “gıda maddeleri satış yerlerinin hijyenik koşullara uymaması” suçunun işlendiğini kabul edelim.
Suç tarihi itibarî ile para cezasının hesaplanmasında 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın ek maddeleri uygulanacaktır. Öncelikle sanığın işlediği suçu düzenleyen 4128 sayılı Kanun ile değişik 560 sayılı KHK’nın yürürlük tarihi üzerinden 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek madde 1 hükmü uyarınca yapılacak misil artırım miktarı belirlenecektir.
560 sayılı KHK’nın 18/A-f maddesi, 28.06.1995 tarih ve 22327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdikten sonra 3.11.1995 tarih ve 4128 sayılı Kanunun 7’nci maddesi ile değiştirilmiş olduğundan dolayı TCK’nın Ek madde 1/b-9 hükmü gereğince misil artırım miktarı 8 kat olacaktır.
4128 sayılı Kanun ile değişik 560 sayılı KHK’nın 18/A-f maddesi: “10’uncu madde gereğince çıkarılan Yönetmelik hükümlerine aykırı hakeret eden gerçek ve tüzel kişilere 20.000.000 liradan 200.000.000 liraya kadar ağır para cezası verilir.” Hükmünü içermekle, kanun maddesinde yazılı para cezasının alt sınırı olan 20.000.000 TL üzerinden hesaplama yapılacağından, suç tarihi itibarî ile geçerli olan 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek madde 1/b-9 hükmü uyarınca para cezası 8 misli artırılır. 20.000.000 x 8 = 160.000.000 TL
Bulunan para cezası miktarı öncelikle 2000 yılı için uygulanan %52.1 yeniden değerleme oranında artırılır. 160.000.000 + (160.000.000 x % 52.1) = 243.360.000 TL
Bu artırım işlemi sonunda bulunan ağır para cezası miktarı, suç tarihi olan 2001 yılı için kabul edilen %56.0 yeniden değerleme oranında yeniden artırılır. 243.360.000 + (243.360.000 x % 56.0) = 379.641.600 TL
Para cezası bu şekilde belirlendikten sonra, belirlenen bu miktarın, 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek madde 4 hükmü uyarınca, ağır para cezasının alt sınırının altında olup olmadığına bakılır.
Ağır para cezasının alt sınırını bulmak için, TCK’nın 19’uncu maddesinde ağır para cezasının alt sınırı 60.000.000 TL olarak öngörülen miktar öncelikle, 2000 yılı için uygulanan % 52.1 yeniden değerleme oranında artırılır. 60.000.000 + (60.000.000 x % 52.1) = 91.260.000 TL
Bulunan bu miktar suç tarihi olan 2001 yılı için uygulanan % 56.0 yeniden değerleme oranında artırılır. 91.260.000 + (91.260.000 x % 56.0) = 142.365.600 TL
142.365.600 TL olarak bulunan miktar, suç tarihi itibarî ile ağır para cezalarının genel alt sınırını oluşturur. İhlâl edilen Kanun maddesinde yazılı para cezası miktarının hesaplanması sonucunda bulunan ağır para cezası miktarı, suç tarihi itibarî ile uygulanan ağır para cezasının genel alt sınırı altında olamaz. Hesaplanan para cezası miktarı genel alt sınırın altında ise, genel alt sınırda yazılı miktara yükseltilir.
379.641.600 TL olarak bulunan para cezası miktarı, TCK’nın 19’uncu maddesinde yazılı ve suç tarihi itibarî ile geçerli 142.365.600 TL olan ağır para cezasının genel alt sınırı altında olmadığından, ihlâl edilen kanun maddesinde yazılı para cezası miktarı 379.641.600 TL olarak bırakılır.
VII. Sonuç
Katsayı sistemi ile para cezalarında bütçe kanunu ile kabul edilen memur maaş katsayısına göre belirlenecek birim sayısı oranında artış öngörülmekteydi. Bütçe kanunu ile bir yıl içinde dönemler halinde iki ayrı memur maaş katsayısının uygulanmasıda söz konusu olabildiğinden bu durum uygulamada karışıklıklara neden olmaktaydı. Örneğin 1992 yılında 29.03.1992 tarihine kadar katsayı 352 olarak uygulanırken, 30.03.1992 - 31.12.1992 tarihleri arasında ise katsayı 523 olarak uygulanıyordu. Yine, 1995 yılında 01.01.1995 - 31.03.1995 tarihleri arasında katsayı 1140 olarak uygulanırken, 01.04.1995 - 31.12.1995 tarihleri arasında ise katsayı 1225 olarak uygulanıyordu. Uygulamada bu farklı durumlar karışıklıklara neden olmaktaydı.
Ayrıca, bütçe kanununda yer almayıpta, yıl içinde Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen memur maaş katsayısı, para cezalarının artışında esas alınmamaktaydı. Bütçe kanunu dışındaki artışların, neden para cezalarının artışında kullanılmadığını anlamak, mümkün değildi.
Yeniden değerleme oranı ise, 213 sayılı VUK’un 298’inci maddesinin 10’uncu bendi uyarınca önceki yılın Aralık ayı içinde, izleyen yılın Ocak ayından itibaren uygulanmak üzere belirlenmektedir. Yeniden değerleme oranı, uygulanacağı yıl için bir kez belirlenmekte olduğundan dolayı, kat sayı sisteminde anlatılan karışıklık bu sistemde söz konusu değildir. Ancak, yeniden değerleme oranı küsüratlı olarak belirlenebildiğinden, sonuç olarak belirlenen para cezası küsüratlı olarak bulunacaktır.
Ayrıca, bütçe kanunu ile belirlenen memur maaş katsayıları doğrultusunda para cezalarında artışlar enflasyon oranlarının altında kalmaktaydı. Ancak, yeni düzenleme ile para cezalarının her yıl, önceki yıl ülkede yaşanan enflasyon (Toptan Eşya Fiyatları Genel İndeksi) oranında artışı öngörüldüğünden, para cezalarındaki artışlar enflasyonun altında kalmayacaktır.
Katsayı sisteminde, hürriyeti bağlayıcı cezaların para cezasına çevrilmesini düzenleyen 647 sayılı CİHK’nın 4’üncü maddesinin birinci bendinde yazılı miktarlar için katsayı artışı söz konusu olmadığından, hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen para cezaları çok düşük miktarda kalmakta ve enflasyon artışı altında olmaktaydı.
Yeniden değerleme oranı sisteminde ise, hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesinde esas alınan para cezası miktarının suç tarihi itibarî ile geçerli yeniden değerleme oranında artırılması esası getirilerek, hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen para cezalarının enflasyonun altında kalmaması, suçlular üzerinde etkin ve caydırıcı nitelikte olması sağlanmaya çalışılmıştır.
Yeniden değerleme oranı sistemi ile mahkemelerce hükmedilerek kesinleşen para cezalarının infazı aşamasında ödenmemesi halinde para cezasının günlüğü 10.000 TL üzerinden hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmesini düzenleyen 647 sayılı Kanunun 5/6-9’uncu maddesi değiştirilerek, para cezasının hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmesinde 10.000 TL olan 3.000.000 TL yükseltirilerek, bu miktarın, her yıl için 4421 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın Ek madde 2 hükmü uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması esası kabul edilmiştir.
Mahkemelerce hükmedilerek kesinleşen para cezalarının Cumhuriyet Başsavcılıklarınca infazı aşamasında, 647 sayılı CİHK’nın 5/5’inci maddesi hükmü uyarınca hükümlüye bir ay içerisinde para cezasını ödemesi için, usule uygun olarak ödeme emri tebliğ edilir. Hükümlü süresi içerisinde para cezasını ödemez ise, para cezası günlüğü 3.000.000 TL’den üç yılı geçmeyecek şekilde hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilir. Kanunda yazılı 3.000.000 TL olan miktar her yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır.
Para cezasının hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmesinde kullanılan 3.000.000 TL, 2000 yılı içinde % 52.1 olan yeniden değerleme oranında artırılarak, günlüğü 4.563.000 TL olarak uygulanır. 2001 yılında ise 3.000.000 TL’nin önceki yıl için uygulanan yeniden değerleme oranında artırılması sonucu bulunan 4.563.000 TL esas alınarak bu miktarın 2001 yılı içinde uygulanan % 56.0 yeniden değerleme oranında artırılması sonucunda günlüğü 7.118.280 TL olarak bulunur. Her yıl için yapılacak hesaplamada, bir önceki yıl için belirlenen miktar esas alınarak bu miktar üzerinden uygulama yapılan yılın yeniden değerleme oranında artırım yapılacaktır.
Ancak her iki sistemde de, uygulanacak kanun maddeleri yürürlüğe giriş tarihine göre dönemlere ayrılarak her dönem için farklı misil artış miktarları öngörülmüştür. İhlâl edilen kanun maddesinin yürürlük tarihinin belirlenmeside ayrı bir sorundur. Çünkü, uygulanacak kanun maddesinde yapılan tüm değişiklikleri belirleyip, bu değişiklikler ile para cezası miktarının değiştirilip değiştirilmediğini belirlemek oldukça güçtür.
Yeniden değerleme oranı sistemi, para cezalarında bulunması gereken etkinlik ve caydırıcılık özelliklerinin katsayı sistemi ile sağlanamaması karşısında yapılmış olan bir düzenlemedir. Bu sistem ile, her yıl ülkede yaşanan enflasyon oranı birbirine eklenerek para cezalarının belirlenmesinde kullanılmaktadır. Böylece yargılama sonunda hükmedilen para cezaları miktar itibarî ile etkin ve caydırıcı olacaktır. Sonuç olarak yeniden değerleme oranı sistemi ile para cezalarının enflasyon karşısında erimesi ve komik miktarlara inmesi önlenmiştir.
Para cezalarının artışını düzenleyen yeniden değerleme oranı sistemi, katsayı sistemine göre daha tercih edilebilir olsa da bu hesaplama şeklide oldukça karmaşıkdır. Özellikle ihlâl edilen kanun maddesinin yürürlük tarihinin belirlenerek bu tarihe göre misil artışı yapılması oldukça karmaşıktır. Bu nedenle, yapılması gereken, kanunlarda yazılı para cezası miktarlarının (nispî para cezaları hariç), yeniden artış yapılmak suretiyle güncelleştirilmesidir. TCK ve ceza hükmü taşıyan özel ceza kanunlarında yapılacak böyle bir değişiklik ile, oldukça karmaşık olan misil artırım işlemi ortadan kaldırılmış olacak ve yeni para cezası miktarları sadece yeniden değerleme oranında artırılarak bulunacaktır. Uygulayıcıların, ihlâl edilen kanun üzerinde yapılan tüm değişiklikleri araştırarak misil artış miktarını belirlemesi sorunu ortadan kaldırılmış olacaktır.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
4421, cezalarinin, edilen, hesaplanmasinda, ile, kabul, kanun, para, sayili, yeniden


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557