Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 21:38   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart Avrupa insan haklari sözleşmesinde bireysel başvuru hakkinin etkin kullanilmasi

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNDE
BİREYSEL BAŞVURU HAKKININ ETKİN KULLANILMASI

Bilal ÇALIŞKAN
Adalet Bakanlığı
Tetkik Hâkimi


Giriş

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin, 11 Nolu Protokolle değişik yeni 34’üncü (eski halinde 25) maddesinde;
“İş bu Sözleşmede tanınan hakların yüksek taraf devletlerden biri tarafından ihlâlinden zarar gördüğü iddiasında bulunan her gerçek kişi, hükümet dışı her kuruluş veya her insan topluluğunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunabilecekleri, taraf devletlerin bu hakkın etkili bir şekilde kullanılmasını engellememeyi taahhüt edecekleri;”
hükme bağlanmıştır.
I. 11 Nolu Protokolün 1 Kasım 1998 günü yürürlüğe girmesiyle, daha önce başvuruların ilk incelemesinin ve Divana sunulmasından önceki incelemesinin yapıldığı Avrupa İnsan Hakları Komisyonu kaldırıldığından, bu tarihten sonraki başvurular doğrudan, başvuruları inceleyecek olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (Daha önce Divan olarak anılmakta iken, artık Mahkeme olarak adlandırılması yoluna gidilmektedir) yapılmaktadır.
Bu yazımızda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye aleyhine yapılan başvurularla ilgili kararlarında, yukarıda andığımız yeni 34’üncü (eski 25) maddesine aykırılıktan verdiği ihlal kararlarıyla ilgili gözlemlerimizi dile getirmek istiyoruz.
II. Madde metninde de görüleceği üzere, hakkında bireysel başvuruda bulunan her taraf devlet, bu hakkın etkin bir şekilde kullanılmasını taahhüt etmektedir.
Ülkemizin de, gerek 1987 yılında bireysel başvuruyu kabul etmesi, gerekse 1997 yılında 11 Nolu Protokolü onaylaması nedeniyle, bu taahhüdün altına girdiği görülmektedir. Bu itibarla, ülkemiz aleyhine yapılan bireysel başvurularla ilgili hususlarda, bu taahhüdün ihlâl edilmemesi açısından kamu görevlilerinin dikkat etmeleri gereken hususlar, AİHM kararlarından hareketle aşağıda belirtilmiştir.
III. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kararları.
a. Akdivar ve arkadaşları kararı
Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna bireysel başvuruda bulunan Hüseyin Akdivar ve arkadaşları, Diyarbakır Kelekçi Köyündeki evlerinin yakıldığını ve Türk yetkili makamlarının bu olayla ilgili olarak ciddî bir soruşturma başlatmadığını ileri sürmüşlerdir.
AİHK, yaptığı inceleme sonrası düzenlediği raporda, köydeki evleri yakılan köylülerin zararlarının nasıl karşılanacağı konusunda kaymakama dilekçe vermelerine, birçok kez resmî makamlara şikâyette bulunmalarına rağmen, hiçbir makamın ciddî bir adım atmadığını, AİHK’ya yapılan başvurunun Türk Hükümetine iletilmesi üzerine, Türk makamlarının, başvuranları AİHK’ya neden başvurdukları konusunda sorguya çektiklerini, bu konuda bir video filminin AİHK’ya delil olarak sunulduğunu, olay hakkındaki soruşturmanın, başvurunun iletilmesinden sonra 1994 yılı Aralık ayında başlatıldığını, Sözleşmenin diğer bazı maddeleri yanında başvuranların Türk yetkililerce başvuru konusuyla ilgili olarak sorgulanması nedeniyle, Türkiye’nin AİHS’nin eski 25 (1)’inci maddesindeki taahhüdünü yerine getirmediğinden bu maddenin de ihlâl edildiğini tespit etmiştir.
Başvuru, AİHM’ye intikal ettirilmiş, AİHM’de yaptığı inceleme sonucu, AİHK’nın tespitlerine katılarak, 16 Eylül 1996 günlü kararında, olayda AİHS’nin bazı maddeleri yanında, eski 25 (1)’inci maddesinin de Türk Hükümeti tarafından ihlâl edildiğine hükmetmiştir.
b. Şükran Aydın kararı
Şükran Aydın, köylerine gelen güvenlik güçleri tarafından, yakınları ile birlikte gözaltına alındığında kendisine işkence ve tecavüz edildiğini ileri sürerek, Diyarbakır İHD’ye verdiği dilekçesinde, AİHK’ya başvurulmasını istemiş, bu başvuru da 21.12.1993’te AİHK’ya iletilmiştir.
Şükran Aydın’ın, aynı zamanda Cumhuriyet Savcılığına da şikâyette bulunması üzerine, başlatılan soruşturma kapsamında, kendisinin çeşitli doktorlarca muayenesi sağlanmıştır. Adlî Tıp Enstitüsü de iddialarının gerçekliğini araştırabilmek için kendisini muayene etmesi gerektiğini Cumhuriyet Savcılığına bildirmiş, ancak yapılan araştırmalar sonucu iddia edilen gözaltı olayından sonra evlenen Şükran’ın, eşiyle mevsimlik işçi olarak başka yerlere gittiği ve adresinin bilinmediği Cumhuriyet savcısına babası tarafından bildirilmiştir.
Şükran Aydın vekili, AİHK’ya ilettiği daha sonraki bir dilekçeyle, başvurunun Türk Hükümetine iletilmesi üzerine, Şükran’a ve ailesine gözdağı verildiğini, babasına, savcı ve polisin sürekli Şükran’ın adresini sorduğunu, gereksiz yere kocasıyla birlikte karakola çağrıldığını, evlerinin arandığını, AİHK’ya yaptıkları başvuru nedeniyle sorgulandıklarını ileri sürmüştür. Hükümetimiz tarafından, bu işlemlerin AİHK’ya yardımcı olmak ve ifade vermek üzere kendilerini AİHK’da hazır etmeye yönelik tebligat için gerekli olduğu AİHK’ya iletilmiş, ancak AİHK hazırladığı raporunda, Sözleşmenin diğer bazı maddeleri yanında eski 25 (1)’inci maddesinin de ihlâl edildiğini belirtmiştir.
AİHM, 25.9.1997 günlü kararında, Akdivar kararına da atıfta bulunarak Sözleşmenin 25’inci maddesinde öngörülen bireysel başvuru hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi için, başvuranların, ulusal yetkililerden başvurularını geri almaları veya değiştirmeleri yönünde herhangi bir baskı görmemeleri ve AİHK ile serbestçe haberleşebilmelerinin önemine işaretle, Hükümetimizin ileri sürdüğü görüşlerin yetersiz kaldığı sonucuna ulaşarak Sözleşmenin eski 25 (1)’inci maddesinin, bu başvuruda da Hükümetimizce ihlâl edildiğine karar vermiştir.
c. Selma Tanrıkulu kararı
Selma Tanrıkulu, eşi Dr. Zeki Tanrıkulu’nun öldürülmesiyle ilgili olarak millî makamlar tarafından yeterli soruşturma yapılmadığını ileri sürerek AİHK’ya başvurmuştur. Eşinin ölümüyle ilgili soruşturma Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı tarafından sürdürülmekte iken, AİHK’ya yapılan başvuru Hükümetimize iletildiğinde, başvuru dilekçesindeki imzada tereddüte düşülmesi üzerine, Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, kendisinin başvuruyla ilgili ifadesini almış, kendisinin gerçekten başvuruda bulunup bulunmadığını sormuştur. Başvuran, AİHK’ya bir dilekçeyle bu durumu bildirmiştir.
AİHK raporunda, Hükûmetin, başvurunun gerçekliğiyle ilgili bir şüpheye düşmesi durumunda, başvurana doğrudan müracaat etmek yerine, AİHK’ya durumu iletmesinin daha uygun olacağını belirterek, başvuranın Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından başvuru konusuyla ilgili olarak ifadesinin alınmasıyla, Sözleşmenin eski 25(l)1’inci maddesinin ihlâl edildiğini belirtmiştir.
AİHM’de 8.7.1999 günlü kararında, eski 25’inci maddede düzenlenen bireysel başvurunun etkinliğinin sağlanabilmesi için, AİHK ile başvuran arasında sağlıklı bir iletişim kurulmasının ve bu iletişime ulusal makamların etkide bulunmamasının önemine işaretle, hakkında başvuruda bulunulan devlet (olayda ülkemizin) yetkililerinin, başvuranla doğrudan iletişim kurmalarının doğru olmadığı, böyle bir şüpheye düşen Hükûmetin de, başvuranın savcıya verdiği ifadeden başka, başvurunun gerçekliliğiyle ilgili herhangi başka bir belge de sunamadığı, bu tür girişimlerin, başvuranın başvurusuyla ilgili sağlıklı girişimlerde bulunmasını engelleyeceği gerekçesiyle, Hükûmetimizin eski 25(1)’inci maddedeki taahhüdüne uygun hareket etmediğine karar vermiştir.
d. Koçeri Kurt kararı
Koçeri Kurt, oğlunun gözaltına alınmasından sonra kendisinden haber alamadığını ileri sürerek bir Türk avukatın aracılığıyla, İngiliz avukatlar kanalıyla AİHK’ya başvurmuştur. Başvuran Koçeri Kurt, çok yaşlı, okuma yazma bilmeyen bir kişidir ve verdiği vekaletnamelere parmak basmaktadır. Başvuru konusu olayla ilgili olarak Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet başsavcısına da şikâyette bulunmuş ve başlatılan soruşturma çerçevesinde, başvurana verdiği dilekçelerdeki ve bu arada AİHK’ya başvuruda bulunulmasına ilişkin olarak Türk avukata verdiği ifadedeki parmak izinin kendisine ait olup olmadığının sorulması üzerine, kendisine ait olup olmadığını bilemeyeceğini, İHD’de Türk avukata verdiği ve AİHK’ya başvuruyu içeren dilekçeyi yazdırdığı avukatın ismini hatırlayamadığını, bu dilekçedeki birçok hususun doğru olmadığını belirtmiştir.
Dışişleri Bakanlığına gönderdiği noterde alınmış ifadesinde de, bütün şikâyetlerinden vazgeçtiğini, ancak oğlunun hiçbir terör örgütüne propaganda malzemesi yapılmadan, Devlet tarafından nerede olduğunun araştırılmasını istemiştir.
AİHK, hazırladığı raporda, başvurusuyla ilgili olarak ulusal makamlar önünde ifade vermek durumunda kalan başvuranın, bu aşamada baskı altında kalmadığını ifade etmesine rağmen, Hükûmetimizin noterdeki ifadenin nasıl alındığını açıklayamaması nedeniyle, dolaylı bir baskının söz konusu olduğunu, başvurunun gerçekliğinde şüpheye düşülmesi halinde, başvuranla doğrudan temas yerine, durumun AİHK’ya iletilmesinin daha doğru olacağını, olayda buna uyulmamasının ve başvuruya aracılık eden Türk avukatın Cumhuriyet Savcılığına başvuruyla ilgili olarak ifade vermek üzere çağrılmasının da Sözleşmenin eski 25 (1)’inci maddesinin ihlâli olduğunu belirtmiştir.
25.5.1998 günlü kararında AİHM, 25’inci maddede düzenlenen mekanizmanın etkili olabilmesi için, ulusal makamların başvuranlara şikâyetlerini şekillendirecek ya da geri almalarına neden olacak şekilde ifade vermek zorunda bırakılmasının kabul edilemez bir baskı olduğu, başvurunun Hükûmete iletilmesinden sonra başvuranın ifadelerinin alınmasının başvuranın kendi iradesine dayanmadığı, noter ifadesinin de bu nitelikte olduğu, buna ek olarak başvuranın Türk avukatının Cumhuriyet Savcılığında ifade vermek üzere çağrılmasının da, bireysel başvuru hakkına müdahale oluşturduğu ve Sözleşmenin eski 25 (1)’inci maddesinin olayda Hükûmetimizce ihlâl edildiği sonucuna varmıştır.
e. Nebahat Akkoç kararı
Nebahat Akkoç eşinin öldürülmesine ilişkin soruşturmayla ilgili olarak ulusal makamlarca yeterli araştırma yapılmadığını ileri sürerek AİHK’ya başvurmuştur.
Ancak başvuran, başvurusundan birkaç ay sonra, yasa dışı PKK terör örgütü üyesi olduğu şüphesiyle gözaltına alınarak sorgulanmıştır. AİHK hazırladığı raporunda, başvuranın gözaltında iken, AİHK’ya başvuruda bulunup bulunmadığı hususunda da sorgulandığını, ayrıca gözaltında iken kötü muameleye de uğradığını ileri sürdüğünden, olayda bireysel başvuru hakkının kullanılmasında Türk Hükûmetinin cesaret kırıcı davranışta bulunduğunu ve Sözleşmenin eski 25 (1)’inci maddesine göre verdiği taahhüdüne uygun davranmadığını belirtmiş, olayda diğer maddelerin de ihlâl edildiğini belirterek başvuruyu AİHM önüne getirmiştir.
Hükûmetimiz tarafından, başvuranın PKK terör örgütü üyesi olduğu şüphesiyle gözaltına alınmasının, başvurusuyla bir ilgisi olmadığının ileri sürülmesine rağmen, AİHM, başvuranların ya da başvuru yapacakların, şikâyetlerini geri çekmek veya değiştirmek yönünde ulusal yetkililerden baskı gelmeden, Sözleşme organlarıyla (AİHM) özgürce iletişim kurabilmelerinin Sözleşmenin eski 25’inci maddesinde belirtilen kişisel başvuru sisteminin en önemli işlevsel yönü olduğunu tekrar vurgulayarak, bu anlamda, “baskının” yalnızca doğrudan zorlama veya alenî aşağılamayı değil, aynı zamanda başvuranı Sözleşmeden doğan hukuk yolunu kullanmaktan vazgeçirmeye veya cesaretini kırmaya yönelik dolaylı uygunsuz davranışları veya temasları da kapsadığını, ayrıca, yetkililer ve başvuran arasında önceki 25’inci madde açısından kabul edilemez uygulamaların olup olmadığı, davanın şartları ışığında belirlenmesi açısından, şikâyetçinin savunmasız durumuna ve yetkililer tarafından etkilenebilmesine dikkat edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
AİHM, daha önceki başvurularla ilgili kararlarında başvuran köylülerin savunmasız haline ve Türkiye’nin güneydoğusunda yetkililer hakkında yapılan şikâyetlerin meşru bir cezalandırma korkusuna sebep olmasına dikkat çektiğini, yapılan başvurular için başvuranların sorgulanmasının, Sözleşmenin önceki 25’inci maddesiyle verilen taahhüde aykırı ve kişisel başvuru hakkını engelleme anlamına gelen kanun dışı ve kabul edilemez bir baskı olduğu ve bu maddenin ihlâl edildiği sonucuna vardığını bir daha tekrarlayarak, bu davada, başvuranın başvurusuyla ilgili olarak gözaltına alınıp sorgulandığına ilişkin AİHK raporunu kabul etmiştir. Bu gözaltının amacının başvuran tarafından işlendiği öne sürülen bir suçtan dolayı yapılan bir soruşturma olduğu yolundaki Hükûmet savunmamızın da mantıklı olmadığını, soruşturma sırasında polis tarafından alınan ifadenin, başvuranın iddia ettiği gibi, AİHK’ya başvurusunun, bu sorgulamanın konularından birisi olduğunu desteklediğini, bu olayın durumunu ve özellikle bu sorgulamalarda başvuranın işkence mağduru olduğunu dikkate alarak, AİHM, AİHK’ya yaptığı başvurudan dolayı başvuranın taciz edilmiş olduğu sonucuna varmış ve muhatap devletin (Ülkemizin) Sözleşmenin 25’inci maddesinde belirtilen sorumluluklarına uymadığına 10.10.2000 günü hükmetmiştir.
f. Behiye Salman kararı
Behiye Salman, eşinin gözaltında öldüğünü ileri sürerek, AİHK’ya başvurmuş ve adlî yardım talebinde bulunmuştur. Adlî yardım talebiyle ilgili olarak AİHK’ya sunduğu belgelerin doğruluğunu tesbit için emniyette kendisinin ifadesi alınmıştır.
AİHK raporunda, başvuranın emniyette iki defa avukatsız sorgulanmasını ve bu sorgulamalarda, kişisel başvurusu ve bu başvuruda kendisine kimin yardımcı olduğu hususuyla ilgili sorular sorulmasının, Sözleşmede ve ek Protokollerde koruma altına alınan hakların etkin bir şekilde kullanılmasını sağlayan eski 25 (1)’inci maddenin ihlâli olduğu da belirtilmiş, başvuru AİHM önüne getirilmiştir.
AİHM, 27.6.2000 günlü kararında başvuranın ulusal yetkililer tarafından üç kez emniyete çağrıldığını, ilkinde gözlerinin bağlandığını, dövüldüğünü, kendisine zorla bazı kağıtlar imzalatılmaya çalışıldığını ve açıkça AİHK’ya yaptığı başvurudan vazgeçmesinin istendiğini, AİHK’ya yaptığı adlî yardım talebi hakkında sorguya çekildiğini ve bu durumun bireysel başvuru hakkını özgürce kullanmasına müdahale teşkil ettiğini belirttiğine dikkat çekerek Hükümetimiz tarafından, başvuranın adlî yardım talebiyle ilgili olarak sunduğu beyanının doğruluğunun araştırılması için yetkililer tarafından çağrıldığının belirtilmesine ve kendisine sadece malvarlığı ve geliriyle ilgili sorular sorulduğu ve hiçbir baskı veya kötü muameleye maruz bırakılmadığı savunulmasına rağmen, eski 25’inci maddenin getirdiği hükmün, bireysel başvuru sisteminin etkin olarak işlemesi için büyük öneme sahip olduğu belirtilerek başvuranların Sözleşme organlarıyla hiçbir baskıya maruz kalmadan serbestçe iletişim kurabilecekleri, ayrıca yetkililer ile başvuranlar arasında kurulacak ilişkinin 25/1’inci madde açısından istenmeyen sonuçlara yol açabileceği ve davanın özel koşullarıyla değerlendirilmesi gerektiği, başvuranın gözlerinin bağlanmasını onu şaşkınlık ve gerilime sürükleyici bir eylem ve zulmedici bir muamele olarak kabul edilmesi gerektiği, ayrıca adlî yardım talebi hakkında başvuranın sorgulanmasını gerektirecek bir sebebin de bulunmadığı, sorgulamanın başvuranın eşinin ölümünden sorumlu olduklarını iddia ettiği Terörle Mücadele Şubesi tarafından yapıldığını açıklayacak, makul bir sebebin de gösterilemediği gerekçesiyle, başvuranın bireysel başvuru hakkına Hükûmetimizce haksız bir müdahalede bulunulduğuna ve 25/1’inci madde anlamındaki yükümlülüklerini Hükümetimizin yerine getirmediğine hükmetmiştir.
Sonuç ve öneriler
Ülkemiz aleyhine yapılan kişisel başvurulara Hükûmetimizin yeterli bir savunma yapabilmesi için, ulusal organlarımızın, gerek yargı, gerek güvenlik mensuplarımızın çok dikkatli hareket etmeleri, Sözleşmede öngörülen hakları ihlâl etmemeleri gerekmektedir. Aksi halde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince, Ülkemiz aleyhine oldukça fazla ihlâl kararı verilecek ve yüklü tazminat ödemek zorunda kalınabilecektir. Böyle bir durumla karşılaşmamamız için aşağıda belirtilen hususlara dikkat edilmesinde fayda bulunduğu düşünülmektedir.
1. Başvuru konusu olaylarla ilgili olarak, genelde ulusal makamlar tarafından da soruşturma yapılmakta olduğu durumlarda, başvuru dilekçesinin kendisine iletildiği makamın dikkatli davranarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığı başvuruya ilişkin olarak başvurana kesinlikle soru sorulmasına yönelik davranışta bulunulmaması; ancak mevcut soruşturma kapsamında ifadelerine muhakkak başvurulması gerekiyorsa, kendisine normal posta yoluyla tebligat yapılarak ifadeye çağrılmaları ve avukatının ifade almada yanında bulundurulmasına özen gösterilmesi;
2. Başvuru dilekçesindeki iddiaların, mevcut soruşturma kapsamında, en iyi ve hızlı şekilde değerlendirilmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde paralel yargılama yapılmasına olanak verilmemesi;
3. Başvuru dilekçesinde, ileri sürülen iddialarla ilgili tanık ve şüpheli gösterilmişse, bunların ivedilikle yukarıda belirtildiği şekilde ifadesine başvurularak soruşturmanın genişletilmesine çalışılması;
4. Başvuruda ileri sürülen iddialarla ilgili herhangi bir soruşturma mevcut değilse ve iddialar ciddîyse, hemen bir hazırlık kaydı açılıp başvurudaki iddialar ihbar kabul edilerek, soruşturma açılması ve gösterilen tanık ve şüphelinin ifadeleriyle, olayın gerçek olup olmadığının araştırılması; fakat başvurana ve yakınlarına niçin başvuruda bulundukları hususunda kesinlikle herhangi bir soru sorulmaması;
5. Başvurunun ve başvuranın gerçekliliğiyle ilgili herhangi bir şüpheye düşüldüğünde durumun hemen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine iletilmek üzere, ilgili Bakanlığa bildirilmesi, bu konuda başvuranın kesinlikle ifadesine başvurulmaması;
6. Başvuru konusu olaylarla ilgili soruşturmalarda herhangi bir gelişme kaydedildiğinde ilgili Bakanlığa geciktirilmeksizin bilgi verilmesi;
Bundan sonra hazırlanacak Hükûmet görüşlerimizin daha da savunulabilir olması açısından, oldukça büyük önem arz etmektedir. Bütün bu hususlara yetkililerimiz tarafından riayet edilmediği sürece, AİHS’nin eski 25 (1)’inci maddesindeki (yeni 34’üncü madde) taahhüdümüze uygun hareket etmediğimiz hatta bu konuda Ülkemizde idarî bir pratik oluştuğu sonucuna ulaşılabilecektir. Ülkemiz aleyhine bu maddenin ihlâl edildiğine ilişkin karar vermesi ve oldukça yüksek tazminatlar ödenmesinin önlenmesi için bu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
avrupa, başvuru, bireysel, etkin, hakkinin, haklari, insan, kullanilmasi, sözleşmesinde


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557