Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 21:38   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart DÜNYADA ve TÜRKİYE’DE UYUŞTURUCU MADDE SORUNU

DÜNYADA ve TÜRKİYE’DE
UYUŞTURUCU MADDE SORUNU

Rasim İsa BİLGEN
Beşiri Cumhuriyet Savcısı

A. Dünyada uyuşturucu madde sorunu
1. Dünyada uyuşturucu madde sorununa genel bakış
Uyuşturucu madde sorunu tarihi süreç içinde insan hayatında değişik evreler geçirerek günümüze kadar gelmiştir. Tarihçe bölümünde de anlatıldığı gibi insan oğlunun uyuşturucu maddelerle tanışması M.Ö. 4000’li yıllara rastlamaktadır. En eski uyuşturucu maddeler olan esrar ve afyon değişik amaçlarla kullanılmıştır. Haşhaş tohumlarından yağ çıkarıp tedavide kullanılmıştır. Zamanla amaç dışı kullanımlar, insanların hoşuna gitmeye başlamış, zevk ve eğlence ortamlarında sarhoş edici, uyuşturucu (uyutucu) olarak yararlanılmıştır. Kullanım alanı, yaşanılan ortamlara, ülkelere göre değişiklik göstermiştir. Dinsel amaçlı, büyü, yıldızlara bakmak, fal açmak, rüya yorumlamak ve hipnotizmada da kullanılmıştır.(1)
Uyuşturucu maddenin keyif verici özelliğinin keşfedilmesi ve insanlarda vazgeçilmez alışkanlıklar oluşturmasıyla tüketiminde artış olmuştur. Doğal olarak, bu tüketimi karşılamak arz-talep dengesini sağlama ve bundan büyük kârlar elde etme, bir mücadele ortamının doğmasına neden olmuştur. 19’uncu Yüzyılda Çin ve İngiltere arasında yapılan I - II. Afyon savaşlarında olduğu gibi savaşı bile ülkeler göze almıştır.
Günümüzde, uyuşturucu maddelerin yaptığı tahribatlar, toplum ve birey sağlığını tehdit etmesi, ülke ekonomileri üzerindeki olumsuz etkileri, 19’uncu Yüzyıl sonu ve bu yüzyılda hukuksal bir suç olması sonucunu göstermiştir. Ancak, bu konuda bütün dünya ülkelerinden tam bir anlaşma (suç sayılma konusunda) sağlanmış denemez. Çünkü hâlâ bir çok ülkede üretimi, kullanımı ve ticareti serbesttir ve hatta devletler tarafından destek görmektedir.
Uyuşturucu madde sorununun, bütün ülkeleri tehdit eden yeni bir boyutu da, menfaat çevreleri için rant, terörün ucuz finans kaynağı, uluslararası ilişkilerde ideolojik ve politik araç ve hedef ülke toplumuna karşı sosyo-psikolojik dejenerasyon, zihnî ve ahlâkî çöküntü olgularının ön plâna çıkarılmasıdır.(2)
2. Dünyada uyuşturucu madde kaçakçılığı
Uyuşturucu maddelerin yasa dışı alım satımı ve buna bağlı işlevlere kaçakçılık diyoruz. Biraz sonra göreceğimiz uyuşturucu maddelerle mücadelede alınan önlemler bölümünde ele alınacak olan, uluslararası anlaşmalar yapılmış olmasına rağmen kaçakçılığın önüne geçilememektedir. Çünkü, sorunun bir yönü anlaşmayı imzalayan ülkelerin anlaşmaya uymaması, diğer yönü de bazı ülkelerin önlemler konusunda anlaşmalara taraf olmaması, yanaşmamasıdır. Genel olarak, uyuşturucu maddelerle mücadele eden ülkeler, haşhaş ekiminin yasaklanmasını isterler. Ama bu hiçbir zaman gerçekleşmez. Ülkelerarası karşılıklı suçlamalar ve kısır çekişmeler sonuç vermez. Aksine, her yıl haşhaş üretimi daha artar. Çünkü ekonomisinde haşhaş üretimi önemli bir yer tutar. Ülkeler bundan vazgeçmek istemezler.(3)
Uyuşturucu madde tüketimi fazla olan ülkeler genelde ekonomisi iyi olan ülkelerdir. Haşhaş üretip de ekonomik olarak zayıf ülkelere yaptıkları baskı ile, üretimi azaltmaya çalışmaktadırlar. Her yıl Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Maddeler Komisyonuna bildirilmesi gereken üretim miktarı ya doğru olarak bildirilmez ya da yasaklara rağmen üretim yapılır. Böylece üretiminin artması kaçakçılığı da artırmaktadır.
Kaçakçılık, daha çok afyon, afyon sakızı, baz morfin, eroin ve esrar üzerinde yoğunlaşmıştır. Bunlardan baz morfin ve eroin birinci sırayı almaktadır. Çünkü doğal ve sentetik uyuşturucu maddeler arasında en çok kâr sağlayan maddelerdir.(4)
Uyuşturucu maddelerin kaçakçılığının en çok arttığı dönem I. Dünya savaşından sonradır. Bu savaştan sonra toplumsal ve ekonomik olarak etkilenen ülkeler uyuşturucu maddelerden fayda sağlama yoluna gitmişlerdir. Öncelikle ABD de uyuşturucu madde kullananlar ve ticaretini (kaçakçılığını) yapanların sayısı artmıştır. Bunu Avrupa ülkeleri takip etmiş, ABD ve Avrupa ülkelerinde tüketimin artması, üretim yapan ülkelere daha yönelme gereksinimi oluşturmuştur.
ABD’de her dört yüz kişiden birinin, herhangi bir uyuşturucu madde kullandığı tespit edilmiştir (Bugün sayı daha da artmıştır). 1914 yılında yayınlanan “Harrison Kanunu” ile uyuşturucu madde kullananlara ve kaçakçılığını yapanlara ağır cezalar getirmiş fakat cezalar suça engel olamadığı gibi, aksine artışına neden olmuştur. Hatta 1920-1930 yılları arası Chicago uyuşturucu madde kaçakçılığı merkezi hâline gelmiştir. Yasak, kaçakçılığın mafya tarafından örgütlenip, yürütülmesine de neden oldu. Artık ilerleyen yıllarda, devlet-mafya, mafya-mafya mücadeleleri devam edegelmiştir.(5)
Avrupa ülkeleri ve Güney Amerika, ABD’ye uyuşturucu madde girişinde önemli roller oynamıştır. Uyuşturucu maddeler, ABD’ye daha çok Avrupa ülkeleri ve Güney Amerika’dan girmiştir.
Uyuşturucu madde ticaretinde (kaçakçılığı) mafya önemli bir basamaktır. Bir çok mafya, dünya üzerinde bir ağ hâlinde getirdikleri örgütleriyle sınırları ve yasaklamaları rahatlıkla aşabilmişlerdir. Zaten ilk mafyanın doğumu ABD’de İtalyan göçmenler tarafından yapıldığı için ABD, Avrupa bağlantısı kolaylıkla sağlanmış oluyordu. Mafya zamanla iş çevreleri, devlet yetkilileri, terör ve etnik örgütlerle iş birliği içine girerek kaçakçılığı sürdürmektedir.
Kaçakçılıkta kullanılan diğer yol ise, diplomatik pasaport taşıyanların devreye girmesiyle oluştu. Birçok ülkede bakan, bürokrat, milletvekili, dış ülke temsilcileri, diplomatik pasaportun dokunulmazlığına sığınarak, ekonomik çekiciliği olan kaçakçılığa karıştılar. Bunun en çarpıcı örnekleri arasında; İran Şahının kız kardeşi Prenses Eşref, Ürdün Kralı’nın amcasının oğlu ve Panama Büyükelçisinin oğlunun yaptığı kaçakçılıklardır.(6)
“17 Kasım 1960 da sabah 08:00 de İran Şahının kız kardeşi Eşref Cenevre Havaalanı gümrüğüne gelir. Elinde lüks bir valiz vardır. Valizi açtıran gümrük memurları içinde eroin paketi olduğunu görürler. Prenses Eşref, üzerinde ismi yazılı olan valizin kendisine ait olmadığını söyler. Gümrükte tutulan valiz, hemen yapılan diplomatik girişimler sonucu İngiltere’ye gönderilir. Olay kapatılır.(7)”
Ayrıca bir Türk diplomat da, İtalya-Fransa sınırında uyuşturucu madde kaçırırken yakalanmıştır.
Uyuşturucu madde kaçakçılığında iki unsur ve bunların birbirleriyle etkileşmesi söz konusudur. Üretim ve tüketim (tüketim yolu, güzergâh).
2.1. Üretim
Uyuşturucu maddeler, dünyanın değişik yerlerinde üretilmektedir ve kaçakçılık üretim tarlalarında başlamaktadır. Dünyada toplam, iki-üç bin ton afyon üretilmektedir. Bunun yarısı ilaç sanayiinde kullanılmakta, kalan yarısı ise kaçakçılık yoluyla tüketicilere ulaşmaktadır. Kaçakçılar afyonu iki yoldan elde etmektedirler(8).
a. Haşhaş ekiminin serbest olduğu fakat ürünün devletçe kontrol edildiği ülkelerde, ürünün önemli bir bölümü kanun dışı yollarla kaçakçının eline geçer.
b. Haşhaş ekiminin yasak olduğu ülkelerde kaçak olarak üretilen ve kontrol edilemeyen afyon kolayca kaçakçıya ulaşır.
Afrika ülkeleri olan Nijerya ve Fas kenevir üretiminde önde olan ülkelerdir. İnterpol raporlarında bu üretimin yıllık 175.000 tondan fazla olduğu yer almaktadır. Güney Afrika, Kenya ve Mozambik ise değişik uyuşturucu madde üretimi için çalışmalar içindedir.(9)
Esrar üretimi ise Orta Amerika, Karayipler, Jamaika, Meksika, Brezilya’da yapılmaktadır. Kolombiya’da haşhaş ve afyon, Peru ve Bolivya’- da ise kokain üretimi çokça yapılmaktadır.
Bolivya ve Peru’dan kaçırılan kokain hammaddesi Kolombiya’ya sokularak burada kokaine dönüştürülmekte ve dünya piyasasına sürülmektedir. Eroin imalinde kullanılan asetik asit anhidrit maddesi ise sentetik tabletlerin üretimi aynı zamanda uyuşturucu madde tüketiminin ve talebinin en yoğun olduğu ABD’de de gerçekleştirilmektedir.(10)
“Asya kıtasında kenevir, Güneydoğu Asya’da bir çok ülkede kendiliğinden yetişir. Ayrıca ekimi de yapılmaktadır. Tayland’da yasa dışı ekimin yıllık 900 ton civarında olduğu bilinmektedir. Yasa dışı haşhaş ekimi, afyon üretimi ve eroin imali özellikle Avrupa’da artarak devam etmektedir. Eroin imalinde kullanılan asetik asit anhidrit Çin, Hindistan ve Güney Kore’de üretilmektedir.”(11)
Eroin hammaddesi haşhaşın yasal ekimi, Hindistan, Japonya, Çin ve ülkemizde yapılmaktadır. Eroinin en çok üretim yapıldığı yerler ise “Altın Üçgen” olarak bilinen Burma, Laos, Tayland ve “Altın Hilâl” olarak bilinen Pakistan, İran ve Afganistan’dır.
Kazakistan da yasa dışı haşhaş ekimi yapılmakta, Doğu Avrupa’da ise kenevir doğal olarak ve yasa dışı üretilmektedir. Avrupa’da ise yasal haşhaş üretimi Fransa, İspanya ve Macaristan’da yapılmaktadır.
Avustralya ve Okyanusya’da yasa dışı hint keneviri üretimi, yasal haşhaş üretimi yapılmaktadır.
2.2. Tüketim (tüketim yolu)
Kaçakçılar, uyuşturucu maddelerin kendilerine en güvenilir yollardan tüketiciye ulaştırma yolları bulmuşlardır. Güzergah belirlemesi, üzerinden geçilen ülkelerin coğrafik, ekonomik, siyasî ve kültürel değişimlerine göre yapılmakta ve değişiklikler arz etmektedir.
Belli başlı kaçakçılık yolları(12)
Balkan rotası eski ipek yolu da kullanılarak ülkemizden Balkanlara oradan da diğer Avrupa ülkelerine ulaşılmaktadır.
Kuzey Karadeniz rotası, Güneydoğu Asya ülkelerinde üretilen uyuşturucu maddeler, Orta Asya Cumhuriyetlerinden, Karadeniz kuzeyini takiben Slovakya üzerinden Batı Avrupa’ya ulaşır.
Doğu Akdeniz Rotası, Hint Okyanusundan başlayıp, Güney Kıbrıs’ın güneyinden Akdeniz’den ya da Balkan rotasıyla birleşip Avrupaya ulaşır.
Amerika rotası ABD’ye uyuşturucu madde, Orta ve Güney Amerika’dan gelmektedir. Atlantik kıyıları ve Karayipler kaçakçılar için güvenilir yollardandır.
Uzak Doğu rotası, Kamboçya, Hong Kong ve Tayland’dır. Avustralya, ABD ve Avrupa ülkelerine uzanan rotadır. Bu rotada afyon ve baz morfin taşınır.
B. Türkiye’de uyuşturucu madde sorunu
1. Türkiye’de uyuşturucu madde sorununa genel bakış
19’uncu Yüzyıl ortalarında dünyayı saran uyuşturucu madde sorunundan Osmanlı Devleti’de etkilenmişti. Ancak o yıllarda dünyada olmadığı gibi Osmanlı Devleti’nde de cezaî ve hukukî önlemler alınmamıştı. Örneğin 1854’de yayınlanan Ceza Kanununda uyuşturucu ve keyif verici maddeleri yasaklayıcı bir hüküm yoktu.(13)
Osmanlı Devleti’nde ilk ciddî ve bilimsel çalışma “Cemiyet-i Tıbbîye-i Mülkiye” tarafından yapılmış ve öncülük edilmiştir. İlk girişimleri esrar konusunda olmuş; yaptıkları bir toplantıda esrarın tedaviden çok keyif verici olarak kullanıldığı ve bunun engellenmesi gerektiği Sadarete bildirilmiştir. Bunun üzerine 1 Mart 1872 tarihinde, Sadaret Tezkeresiyle hint keneviri ekimi yasaklanmıştır.(14)
Uyuşturucu madde ile mücadelede ilk uluslararası nitelikteki, Ocak 1912 tarihli Lahey ve 19 Şubat 1925 tarihli Cenevre Antlaşmalarına Türkiye’de katılarak haşhaş ekimine ülkemizde sınırlamalar getirilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında da katılınılan kongre ve konferanslarda da uyuşturucu maddelere karşı mücadele içinde olunmuştur.
Türkiye’nin uyuşturucu maddelerle ilgili ilk yasağı, 15 Aralık 1926 tarihli ve 1639 sayılı Uyuşturucu Maddeler Kanunu ile getirilen sınırlamalardır. Cenevre Afyon sözleşmesine uygun olarak Türkiye’de afyon üretimi ve alım satımını düzenlemektedir.
10 Ocak 1932 tarihli 1918 sayılı Kaçakçılık Kanunuda bu konuda ağır cezalar getirmiştir.
Bir Japon firması 1930’lu yıllarda İstanbul’da bir eroin fabrikası kurar. Birkaç kaçakçılık olayı da buna eklenince ABD ve Avrupa ülkelerinin tepkilerini alırız. ABD ile değişik girişimlerde bulunulur. Atatürk, konunun önemine binaen, bizzat başkanlık ettiği Bakanlar Kurulunu toplar. Türkiye’nin taraf olduğu 1912 Lahey ve 1931 Cenevre Sözleşmeleri doğrultusunda, 14 Ocak 1933 tarih ve 2108 sayılı Kanun çıkarılır. Haşhaş ekimi ve uyuşturucu madde üretimine sınırlama ve düzenleme getirilir. İstanbul’da kurulan eroin fabrikası kapatılır.
Her ne kadar Türkiye’de afyon kullanılması alışkanlık hâline gelmese de, haşhaş ekimi ziraatın bir parçasıdır ve yüzyıllardır bir çok çiftçinin geçim kaynağıdır. Çünkü haşhaşın uyuşturuculuk dışındaki özelliklerinden yararlanılmaktadır. Kanunlarla getirilen önlemler, o günün ekonomik sıkıntılar çeken Türkiye’sinde kötü sonuçlar da oluşturmuştur. Gelişmeler, haşhaş ekiminin hükûmet kontrolünde olmasının ve hatta bir de (resmî) afyon fabrikası kurulması yönünde olmuştur.
İleri bölümlerde anlatılacağı üzere, uyuşturucu maddelerine özgün alınan önlemlere değişik kanunlarla devam edilmiştir.
2. Türkiye’de uyuşturucu madde kaçakçılığı
Türkiye’nin coğrafî konumu, Asya ve Avrupa kıtalarının birleşme noktası olması, doğusunda üretim bölgelerinin bulunması, transit geçiş yollarının üzerinde yer alması ve buna tarihî konjonktürü (eski medenîyetlerin beşiği ve o medenîyetlerin izlerini taşıması) de eklendiğinde uyuşturucu madde kaçakçılığı için cazip bir ülke olmaktadır.
Türkiye’de kaçakçılığın iki boyutu vardır. Türkiye’de üretilen uyuşturucu maddelerin yurt dışına çıkarılması ve buna karşılık, yurda kaçak eşya girdirilmesidir.(15)
Türkiye’de afyon kaçakçılığı, üretilen haşhaşların Toprak Mahsulleri Ofisine verilmeyen (kaçırılan) kısmıyla başlamıştır. Toprak Mahsulleri Ofisine verilmeyen afyon kaçakçılara veriliyor ve bu da yurt dışına çıkarılıyordu. Son yıllarda, yerli afyondan daha çok dışarıdan gelen afyon ve diğer uyuşturucu maddelerin kaçakçılığında Türkiye yol hâline getirilmiştir. “Altın Hilâl” ülkeleri (Afganistan, İran, Pakistan) bu konuda önde gelen ülkelerdir.
Türkiye’de kaçakçılığı yapılan yerli üretim uyuşturucu maddeler afyon sakızı, baz morfin ve esrardır. Dışarıdan daha çok uyuşturucu madde imalinde kullanılan maddeler gerekmektedir. Asetik asit anhidrit bunlardan baş sıraları teşkil etmektedir.
2.1. Üretim
Daha önceki konularda değinildiği gibi Türkiye’de uyuşturucu madde üretiminin bir yasal bir de yasa dışı yolu vardır (üretim derken, uyuşturucu madde hammaddesi olan bitkilerin yetiştirilmesi de kastedilmektedir).
Yasal üretim, haşhaş ve hint keneviri ekimi şeklinde yapılmakta ve sıkı kontrol edilmektedir. Hâlen 13 ilimizde çizimsiz ve kontrollü haşhaş ekimi yapılmaktadır. Bunlardan elde edilen ürünler Afyon Alkoloid Fabrikasında işlenerek tıbbî amaçlarda kullanılmaktadır. Haşhaş ekimi yapılan illerimiz şunlardır(16): Afyon, Amasya, Burdur, Çorum, Denizli, Isparta, Karaman, Kütahya, Tokat ve Uşak illerinin tamamı ile Eskişehir ilinin Çifteler, Mahmudiye, Seyitgazi, Manisa ilinin Kula, Selendi, Konya ilinin Akşehir, Beyşehir, Derbent, Doğanhisar, Hüyük, Ilgın, Kadınhanı, Karatay, Meram, Selçuklu, Seydişehir ve Tuzlukçu ilçeleridir.
Yasal haşhaş ekimi ve hasatı (vs.) ilgili Kanun(17) gereğince yapılır. Yasal ekimden şu ana kadar bir olay meydana gelmiş değildir (1974’ten bu güne).
Yasal kenevir ekimi de, haşhaşta olduğu gibi, 21 Ekim 1990 tarih 20672 sayılı Yönetmelik’de sınırlandırılmıştır. Yönetmeliğin 5’inci maddesine göre kenevir ekimi ancak aşağıdaki illerimizde yapılabilir:

İLİN ADI EKİM ALANI
Amasya Bütün ilçeler
Antalya Bütün ilçeler
Burdur Bütün ilçeler
Çorum Bütün ilçeler
İzmir Bütün ilçeler
Kastamonu Bütün ilçeler
Kayseri Bütün ilçeler
Kütahya Bütün ilçeler
Malatya Bütün ilçeler
Ordu Bütün ilçeler
Samsun Bütün ilçeler
Sinop Bütün ilçeler
Tokat Bütün ilçeler
Uşak Bütün ilçeler
Şanlıurfa Bütün ilçeler
Yozgat Bütün ilçeler
Rize Bütün ilçeler
Zonguldak Bütün ilçeler




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Mart 2013, 21:39   #2 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Tablo 1
Aynı Yönetmeliğin 6’ncı maddesine göre de ekim alanındaki sınırlamalar ancak Bakanlar Kurulu kararı ile alınır.
Kaçakçılık örgütleri, üretim bölgelerinden elde ettikleri uyuşturucu madde karlarını artırmak için yasa dışı imalâthaneler de kurmuşlardır. Özellikle, eroini ülkemizde üretmek için, asetik asit anhidrat ve baz morfin kaçakçılığı da yapılmaktadır. 1996 polis kayıtlarına göre yasa dışı imalâthanelerin olduğu iller ve imal edilen uyuşturucu madde miktarları şöyledir(18):

İL MADDE MİKTARI
İzmir 20 kg eroin
Van 1972 kg asetik anhidrat, 0.365 kg afyon, 0.265 kg karbonal
İstanbul 1330 kg eroin, 63 kg afyon, 20 kg asetik anhidrat
Sakarya 0,2 kg eroin, 750 kg baz morfin, 683 kg asetik anhidrat
Tablo 2
2.2. Tüketim (Tüketim yolu)
Türkiye’de uyuşturucu madde tüketimi daha önce de belirtildiği gibi büyük boyutlarda değildir. Toprak Mahsuller Ofisinin alımı Afyon’- daki Alkoloid Fabrikasının da kurulması ve sıkı kontrol uyuşturucu madde kaçakçılığını azaltan nedenlerden bazılarıdır.
Türkiye’nin coğrafik ve jeopolitik konumu, kaçakçılar için elverişli bulunmaktadır. Kaçakçılıkta doğu sınırındaki ya da transit geçiş yollarındaki illerimiz yoğun kullanılmaktadır, batı illerimizden de bazı merkezler liman ve çıkış kapısı görevini görmektedir. Ayrıca ülkemiz, uyuşturucu madde kaçakçılığı rotaları ortasındadır (ya da kesiştiği noktadır).
Ülkemizde, kaçakçılık rotaları şöyledir(19).
- Karadeniz sahil şeridi.
- Doğubeyazıt- Erzurum-Erzincan-Sivas-Ankara.
- Silopi-Viranşehir-Nizip-Adana.
- Adana-Ulukışla-Ankara-Bolu-İstanbul-Edirne.
- Adana-Konya-Afyon-Kütahya-İzmir.
- Hakkari-Van-Bitlis-Diyarbakır-Ankara.
- Doğubeyazıt-Ağrı-Çaldıran-Van-Bitlis-Diyarbakır-Ankara.
Uyuşturucu maddeler bu güzergâhlardan Yunanistan ve Bulgaristan’a oradan diğer rotalar izlenerek Avrupaya götürülmektedir. Ayrıca bu güzergâhların tersi de işlemektedir. Yani, Avrupa’dan ülkemize, ülkemizden de doğu ve ortadoğu ülkelerine kaçakçılık yapılmaktadır.
2.3. Mücadelede ulusal kuruluşlar
Uyuşturucu madde ile mücadelede görevli kurum ve kuruluşlar, başta 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Mücadelesi Hakkında Kanun ve ilgili Yönetmelikler çerçevesinde belirtilmiştir. Bu kuruluşları yargı öncesi ve yargı dönemi diye ikiye ayırabiliriz.
2.3.1. Yargı öncesi mücadele
Yargı öncesi mücadelede görevli 4 ana kurum vardır: Bunlar İçişleri, Sağlık ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlıkları ile Gümrük Müsteşarlığıdır.
2.3.1.1. İçişleri Bakanlığı
2.3.1.1.1. Emniyet Genel Müdürlüğü
Uyuşturucu maddelerde mücadelede, operasyonel ana teşkilâttır. Kendi içindeki değişik birim ve bölümleriyle aktif olarak mücadelede bulunur. Kaçakçılık, narkotik, malî birim, organize suçlar birimi gibi; ayrıca uyuşturucu madde tahlil laboratuvarı da vardır.
2.3.1.1.2. Jandarma Genel Komutanlığı
İçişlerine bağlı olarak, Jandarma Genel Komutanlığı kırsal alanda, sınır bölgelerinde mücadele görevini yerine getirmektedir. Uyuşturucu madde analiz ve tahlili yapan iki de laboratuvarı vardır.
2.3.1.1.3. Sahil Güvenlik Komutanlığı
Deniz yoluyla yapılan kaçakçılıklarla mücadelede Sahil Güvenlik Komutanlığı, içişlerine bağlı olarak gerektiğinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığından da yardım alarak görev yapar.
2.3.1.2. Sağlık Bakanlığı
2.3.1.2.1. İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü
Tıbbî ve tedavi amaçlı uyuşturucu madde kullanımı ve prosedürünü belirler, takip eder.
2.3.1.2.2. Amatem (Alkol ve Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi)
Sadece İstanbul (Bakırköy)’da Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesinde kurulu olan tedavi ve rehabilitasyon merkezidir.
2.3.1.3. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı.
2.3.1.3.1. TMO
TMO yasal ekimi, mahsul alımını yapar ve Afyon Alkoloid Fabrikasının işletiminden sorumludur.
2.3.1.4. Gümrük Müsteşarlığı.
2.3.1.4.1. Gümrükler Genel Müdürlüğü.
2.3.1.4.2. Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü.
Gümrük bölgelerinin, giriş-çıkış yapılan kapıların kontrolü ve gerekli tedbirlerin alınmasında görevlidir.
2.3.2. Yargılama Dönemi
a. Cumhuriyet Savcılıkları.
Emniyet mensuplarınca tespit edilen olaylar, yakalanan sanıklar ilk soruşturma için Cumhuriyet Savcılıklarına gönderilir. Cumhuriyet Savcılıklarında son soruşturması yapılmak üzere dava açılır.
b. Ağır ceza mahkemeleri.
c. DGM.
d. Adlî Tıp Kurumu.
e. Sağlık Bakanlığı ve üniversitelere bağlı hastaneler.
C. Uyuşturucu maddelerin uluslararası denetimi
1. Uluslararası önlemler
Uyuşturucu maddelerin yasal olmayan arzından rahatsız olmayan ülke ve toplum yok gibidir. Bu nedenle, bir çok önlemler alınıyor, ya da alınmaya çalışılıyor (çünkü bütün dünyanın kontrolü çok zordur). Bu önlemlerin, amacına ulaşıp ulaşmaması ülkelere göre değişkenlik gösteriyor.
Önlemlerden biri, uyuşturucu madde bağımlılarının tedavi ve rehabilitasyonudur. Buna ek olarak yasa dışı üretim, imal ve trafiğini yok etmek ya da ortadan kaldırmak da önlemlerden sayılabilir. Ayrıca, günümüzde genel olarak alınan önlemler şunlardır(20) :
1. Uyuşturucu madde ile mücadele eden kurum ve kuruluşları devreye koyup onlardan yardım almak.
2. Yasal üretim ve imalinin, gerekli kullanımlara uygun olarak dengesini sağlamak.
3. Yasa dışı üretim ve tüketimini ortadan kaldırmak.
4. Uyuşturucu madde kullananları yeniden topluma kazandırmak için gerekli ve yeterli tedavî ve rehabilitasyon merkezleri açarak onlara yardımcı olmak.
5. Uluslararası anlaşmaların daha verimli uygulanmasını sağlamak.
6. Uyuşturucu madde ile mücadele eden örgütlerin çalışmalarını teşvik ve yardım etmek.
7. Her geçen gün artan ve değişiklik gösteren yeni uyuşturucu madde üretimini sıkı takibe almak.
2. Uluslararası kuruluşlar
Uyuşturucu madde ile ilgili alınan önlemlerden biri de uluslararası kuruluşların bu alanda çalışmalarıdır. Uyuşturucu madde ile mücadele eden bir çok kuruluş vardır. Bu kuruluşlar konu ile ilgili oluşturdukları alt organları vasıtasıyla bunu yapmaktadır. Bu kuruluşlar şunlardır:
2.1. Uluslararası Narkotik Maddeler Denetleme Kurulu (The International Narcotics Board)
BM bünyesinde kurulmuştur. Uyuşturucu maddelerin, yasal olarak elde edilmelerinin, üretim, tüketim ve denetimini yapan bir organdır. Zorlayıcı bir gücü olmayıp, yalnız öğüt ve önerilerde bulunmaktan ileri bir şey yapamamaktadır.
2.2. BM Gıda ve Tarım Örgütü (UNFAO)
UNFAO, uyuşturucu maddelerin ekimi ile ilgilenir. Uyuşturucu madde ekiminin (harmanın) sınırlandırılması ya da kaldırılması ve yerine başka tarım bitkilerinin ekilmesi ile uğraşır.
2.3. BM Yakın ve Orta Doğu Alt Komisyonu
BM bünyesinde kurulan, uyuşturucu madde kaçakçılığı ve buna ilişkin konularla ilgilenir.
2.4. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)
Bu kuruluş daha çok bağımlıların tedavi ve rehabilitesi için araştırmalar yapmak, olanakları ölçüsünde, ülkelere yardımcı olmaktır.
2.5. Uluslararası Polis Örgütü (INTERPOL)
Bu örgütün bir öğesi olan Kriminal Polis Teşkilâtı uyuşturucu madde kaçakçılığını önlemek için önlemler almaktadır.
INCB, WHO, UNFAO ve INTERPOL ile sıkı iş birliği içindedir.
2.6. Avrupa Konseyi
2.7. Pompidou Grubu
Avrupa Konseyi bünyesinde kurulan uyuşturucu madde kaçakçılığı ve bağımlılıkla mücadelede faaliyet gösteren kuruluştur.
2.8. Uyuşturucu Maddeler Mücadele Komitesi
Ekonomik İşbirliği Örgütü (ECO) bünyesinde 1982 yılında kurulmuştur.
2.9. Budapeşte Uzmanlar Grubu
2.10. Diğer Kuruluşlar
Avrupa Ekonomik Komisyonu, Uluslararası Alkol ve Alışkanlık Kurulu, Uluslararası Polis Birliği de uyuşturucu maddelerle mücadele eden kuruluşlardır.
3. Uluslararası Anlaşmalar
Uyuşturucu maddelere karşı alınan önlemler arasında yer alan, uluslararası anlaşmalar 20’inci Yüzyıl başında başlayıp, bugüne kadar gelmiştir. Tarihsel gelişim içinde yapılan anlaşmalar şunlardır:
3.1. Şanghay Afyon Anlaşması (1909)
1 Şubat 1909 da yapılan bu anlaşma, Çin’deki afyon üretimi ve tüketiminin artması ve diğer ülkelere (özellikle ABD) de sıçramasıyla oluşan tehlikelerin önlenmesi amaçlıdır. Yapılan toplantıya ABD, Almanya, Avusturya, Macaristan, Çin, Fransa, İtalya, Hollanda, İngiltere, İtalya, İran, Japonya, Portekiz, Rusya, Siyam devletleri katıldılar. İlk uluslararası bir anlaşma olması yönünden önemli bir adım olmakla birlikte, alınan kararlar, bir dilek olmaktan ileriye gitmemiştir.(21)
3.2. La Haye Afyon Anlaşması (1912)
Şanghay toplantısının en önemli sonucu belki de, La Haye Afyon Anlaşmasının yapılmasına zemin hazırlamak olmuştur. 23 Ocak 1912’de imzalanan bu anlaşmaya Şanghay toplantısına katılan ülkeler katılmıştır.
La Haye Afyon Anlaşması, uyuşturucu maddeleri bilimsel olarak ele almış, taraf ülkelerin anlaşma doğrultusunda iç hukuklarında düzenlemeler yapmasını öngörmüştür.
Ülkemiz de 14.1.1933 tarih ve 2108 sayılı Yasa ile bu anlaşmayı kabul etmiştir.
3.3. La Haye Afyon Konferansı (1914)
Önceki, La Haye anlaşmasının yürürlüğe girmesinin kararlaştırıldığı konferanstır.
3.4. I. Cenevre Afyon Anlaşması (1925)
19 Şubat 1925’te imzalanan bu Anlaşmaya 37 ülke katılmıştır. 1912 La Haye Afyon Anlaşmasının hükümleri aynen kabul edilmekle birlikte, uyuşturucu maddelerin uluslararası ticaretinin, imal, ithâl, ihracının kontrol altına alınmasını ve hukukî düzenlemeler yapılmasını öngörmektedir. Anlaşmada bir çok uyuşturucu maddenin tanımı da yapılmıştır.
Ayrıca anlaşmada daimî merkez komitesi de kurularak, üye devletlerden bilgi toplama, istatistik yapma ve anlaşmanın takibini yapma görevleri verilmiştir.
3.5. II. Cenevre Afyon Anlaşması (1931)
Bu Anlaşma 1912 de La Haye ve 1925 Cenevre Anlaşmalarını tamamlar niteliktedir. 44 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Uyuşturucu maddelerinin imalâtının sınırlandırılmasına yönelik kanunlar karara bağlanmıştır.
Türkiyede 2108 sayılı Kanunla anlaşmaya katılmıştır.
3.6. Bangkok Anlaşması (1931)
Bu Anlaşma Bangkok’da 1931’de Siyam ülkeleri ile Batı Avrupa devletleri arasında yapılmıştır. Uzak doğu ülkelerindeki durum yeniden gözden geçirildi. 21 yaşından küçüklere afyon kullanımı yasağı konuldu. Kaçakçılara para cezasının yanında hapis cezası da verilmesi kararlaştırıldı.
3.7. III. Cenevre Anlaşması (1936)
Zararlı ilaçların gayri meşru ticaretinin men’i hakkındaki anlaşmadır. Bu anlaşmayla taraflar, gayri meşru uyuşturucu imalâtı, ticareti gibi konularda cezalar öngören kanunî düzenlemeler yapmayı taahhüt etmişlerdir.
Türkiye bu anlaşmaya 21 Mayıs 1937 tarihinde 3189 sayılı Kanun ile katılmıştır.
3.8. Paris Protokolü (1948)
29 Kasım 1948 tarihinde, Paris’te bir araya gelen devletler, uyuşturucu maddelerden sentetik olanlar daha önce keşfedilmediğinden ele alınmış olduğundan hareketle, bu maddeler hakkında sınırlayıcı, kontrol altına alıcı kararlar almışlardır.
Anlaşmaya göre, sentetik uyuşturucu maddeler de doğal olanlarla aynı kategoride değerlendirilecektir.
Protokol taslağını BM Özel Sekreterliği hazırlamıştır. Protokolü imzalayan devletler, yeni bir sentetik uyuşturucu madde tespitlerini BM Genel Sekreterliğine bildirmeyi taahhüt etmişlerdir. Genel Sekreterlik de durumu Narkotik İlaçlar Komitesine veya WHO’ya bildirecek ve ilaçlar hakkında analizler yapılacaktır. Böylelikle WHO’ya tedbirler alma yetkisi de verilmiştir.
3.9. New York Afyon Konferansı (1953)
Haşhaş ekiminin sınırlandırılmasını, afyon üretim, kullanım ve ticaretini sınırlandırılmasını öngören bu protokol BM ekonomik ve sosyal konseyinin aldığı bir kararla 19.5.1953 ile 18.6.1953 tarihleri arasında New York’ta imzalanmıştır. Anlaşmaya göre, afyon üretiminin tıbbî ve fennî amaçlı kullanımları yönlendirilmesi, resmî kurumlarca üretiminin ve imalin yapılması ve ruhsat getirilmesi kararlaştırılmıştır. Ayrıca anlaşmazlıklar Milletlerarası Adalet Divanında çözüleceği konusunda anlaşılmıştır.
Türkiye 28 Aralık 1953 tarihinde bu Sözleşmeye katılmıştır.
3.10. Tek Sözleşmesi (1961)
Daha önceleri anlaşmalardan istenilen sonuç alınamayınca, BM Ekonomik ve Sosyal Konseyince, çalışmalar yapılmış ve Konseyin “Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 Tek Sözleşmesi” olarak 40 üye devlet tarafından imzalanmıştır.
Bu Sözleşme diğer (önceki) sözleşmeleri yürürlükten kaldırmıştır. Sözleşme ile uyuşturucu maddelerin tanımı yeniden yapılmıştır. Önceleri anlaşmalarda öngörülen anlamlar ve sınırlandırmalar, daha sağlam boyutlara bağlanmıştır.
Hâlen yürürlükte olan Sözleşmeye göre, uluslararası konu ile ilgili uyuşmazlıkları Milletlerarası Adalet Divanı çözecektir.
Türkiye bu Sözleşme’ye 27 Aralık 1966 tarih ve 812 sayılı Kanun ile katılmıştır.
3.11. Psikotropik Maddelere Dair Sözleşme (1971)
Sentetik uyuşturucu maddeler 1961 Tek Sözleşmesine dahil edilmemiştir. Bu nedenle bu tür ilaçlar hakkında kararlar alınması gereğini, Ekonomik ve Sosyal Konsey gündeme getirmiş ve sözleşme imzalanmıştır (19 Şubat 1971).
Sözleşme sentetik uyuşturucu maddeleri 4 gruba ayırmıştır.
a. Depressantlar (sedatif hipnotikler).
b. Trankilizanlar.
c. Stimülanlar.
d. Hallüsinojenler.
WHO yeni sentetik uyuşturucu maddeleri eklemeye yetkili kılınmıştır.
3.12. Viyana Sözleşmesi (1988)
1988 tarihindeki Uyuşturucu ve Psikotrop Maddeler Hakkındaki Sözleşme’de, 1971’deki Sözleşme niteliğindedir.
Türkiye her iki Sözleşmeye de katılmıştır.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
dünyada, madde, sorunu, türkiye’de, tÜrkİye’de, uyuşturucu, ve


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557