Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 21:44   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart Insider trading suçu

Uğur ÇOLAK
Hınıs C. Başsavcısı

I. Giriş
Bir toplumda yaşayan tüm bireyler arasındaki ilişkilerin temeli, karşılıklı güven ve iyi niyettir. İktisadî hayattaki gelişmeler nedeniyle bireyler arasındaki ilişkiler karmaşık bir hâl alınca ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü ve ilişkilerin düzenlenmesi için yasal veya idarî düzenlemelere ihtiyaç duyulmuş, böylece ticarî ve ekonomik ilişkilerden kaynaklanan yeni suç tipleri ortaya çıkmıştır. Bu suçlar önceleri vergi suçları, kaçakçılık suçları gibi basit ticarî suçlar olarak görülürken, kapatilizmin gelişmesiyle ABD ve Avrupa’da büyük şirketler ortaya çıkmıştır. Zamanla bu şirketlerin ortak sayılarının artması ve hisse senetlerinin el değiştirmeye başlamasıyla hisse senedi piyasaları oluşmuş, hisse senetleri fiyatlarının hızlı iniş çıkış göstermeleri sonucunda küçük tasarruf sahiplerinin bundan zarar görmesi üzerine gelişmiş ekonomiye sahip batı ülkelerinde yapay fiyat hareketlerinin ve imtiyazlı bilgiye sahip şirket idarecilerinin bu bilgileri kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmalarının önüne geçilmesi fikrî ortaya atılmış, böylece ticarî suçların bir alt kolu olarak sermaye piyasası suçları kanun koyucular tarafından düzenlenerek cezai yaptırıma bağlanmıştır. Ülkemizde 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile düzenlenen bu suçlardan en yaygın olanı ve belkide en önemlisi ise “ınsıder tradıng suçu” dur.
II. Terim
Insıder tradıng terimi ABD ve İngiliz hukuk sistemlerindeki mahkeme kararına konu olmasıyla hukuk literatürüne girmiş ve 1984 yılında ABD’de yürürlüğe giren “Insıder Tradıng Sanctions Act Of 1984” isimli kanunla pozitif hukuktaki yerini almıştır.
Her ne kadar ınsıder tradıng terimi “içeriden öğrenenlerin ticareti” olarak Türkçeleştirilmiş ise de, çalışmamızda, literatürde daha yaygın olarak kullanılan ve evrensel olan “ınsıder tradıng” terimi tercih edilecektir.
Belirtildiği üzere Amerikan ve İngiliz mahkeme kararlarına konu olmuş pek çok vakanın hukukî çözümü sırasında zamanla ınsıder tradıng suçunun unsurları ortaya konularak tanımlanmaya çalışılmıştır.
ABD’de sermaye piyasalarını düzenleyen Securities And Exchange Commission tarafından kabul edilen tanıma göre, “İnsider muameleleri, halka açık anonim şirketlerde, şirketteki pozisyonu ve görevi sebebiyle bir menkul kıymetin ileride teşekkül edecek değeri ile ilgili bilgilere sahip olan kişinin, bu bilgileri kamuya açıklamadan önce borsa içi ve dışı alım satımlarda kullanarak kendisine veya bir 3’üncü şahıs lehine menfaat sağlamasıdır”.
Bu ve benzeri tanımlamalarda ön plâna çıkan husus, şirketlerle ilgili önemli bilgilerin diğer ortakların bilgisi dışında kullanılmasıdır. Bu husus Amerikan mahkeme kararlarında “disclosure or apstain” (ya bilgiyi açıkla ya da işlem yapmaktan kaçın) biçiminde formule edilmiştir.
Türk hukukunda ınsıder tradıng suçunun yasal tanımlaması ise 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 47/A-1 maddesinde yapılmıştır. Buna göre “Sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, henüz kamuya açıklanmamış bilgilerin kendisi veya üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla kullanarak sermaye piyasalarında işlem yapanlar arasındaki fırsat eşitliğini bozacak şekilde mameleki yarar sağlamak veya bir zarar bertaraf etmek, içeriden öğrenenlerin ticaretidir.
III. Kamuyu aydınlatma prensibi
Sermaye piyasalarında, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunmasında en önemli araç, tüm yatırımcıların aynı bilgilere aynı zamanda ulaşmalarını sağlayan “kamuyu aydınlatma prensibi”dir.
Anglo-Sakson mahkeme kararında ifadesini bulan ve Sermaye Piyasası Kurulu Seri Tebliğlerinin pek çoğuna dayanak teşkil eden bu prensibin ilk amacı yatırımcılara halka arz edilecek menkul kıymetler hakkında doğru, tam ve tafsilatlı bilgi vererek kendilerinin bu bilgileri değerlendirmek suretiyle yatırım yapmalarını sağlamaktır. Bu yoldan menkul kıymetlere yatırım yapmayı düşünenlerin ve hisse senedi sahibi bir çok yatırımcılarla ve hem de şirket alacaklılarının menfaatleri korunmuş olmaktadır.
Kamuyu aydınlatma prensibi, giderek büyüyen ve halka açık anonim ortaklıklarda, ortaklığın bilgi verme yükümlülüğünün bir yansımasıdır. Ortakların bilgilendirilmesi periyodik malî raporlarla olduğu gibi önemli durumlarda ortaklığın açıklama yapması veya Sermaye Piyasası Kurulunun açıklama isteği üzerine ortaklığın kamuyu aydınlatması biçiminde de olabilmektedir. Milyonlarca ortağı olan bir ortaklıkta, ortaklardan birinin, ortaklığın defter ve kayıtlarını incelemeleri günümüzde fiilen mümkün değildir. Bu nedenle ortağın “bilgi alma hakkı” ortaklığın ise “bilgi verme yükümlülüğü” sonuçta kamuyu aydınlatma prensibini ve kamunun aydınlatılması mecburiyetini ortaya çıkarmıştır.
Kamuyu aydınlatma prensibinin bilgi verme fonksiyonunun insider muamelelerinin düzenlenmesinde büyük payı vardır. Zira bilgi verme fonksiyonu umuma karşı yerine getirmesi ile şirkette görev alan idarecilerin, murakıpların, memurların şirket hakkındaki bilgi edinmede başka şahıslara oranla daha avantajlı durumda olmaları engellenecek, böylece “bilgide eşitlik” sağlanmış olacaktır. Aksi takdirde insiderlerin menkul kıymetlerin fiyatını etkileyebilecek bilgilere vakıf olarak, bu bilgilerden habersiz hissedarlarla hisse senedi alım satım yapmaları durumunda, bu bilgiye sahip olmayan taraf büyük zararlara uğrayabilecektir.
Kamuyu aydınlatma prensibinin diğer bir fonksiyonu ise menkul kıymet sahibi olmak isteyenlerin, aldatılmalarını önlemektir. Böylece menkul kıymet alım satımında gerçek dışı bilgi verilmesi, hileli veya yanıltıcı davranışlarda bulunmalarını engellemiş olur. Amaç bilgide eşitliği sağlamak olduğuna göre bu eşitliği sadece birincil piyasada değil esasen ikincil piyasada da sağlanması, kamuyu aydınlatma prensibinin temel gereğidir. Çünkü hisse senedinin fiyatını önemli ölçüde etkileyebilecek bir bilgiye sahip olan insiderler, bu bilgiyi halka duyurmadan önce düşük fiyattan hisseleri toplayarak ve bilgi açıklandıktan sonra satarak veya bilginin mahiyetine göre tersini yaparak büyük kazançlar elde edecek, buna karşılık diğer ortaklar ya bu kârdan mahrum kalacaklar ya da büyük zararlara uğrayabileceklerdir. Bu nedenle tüm sermaye piyasalarında hisse senedini halka arz eden ortaklıklara, ortaklıkla veya hisse senetleri ile ilgili önemli değişikliklerin derhâl açıklanması zorunluluğu getirilmiştir.

IV. Insıder tradıng suçunun tarihi gelişimi
a. İngiltere: Kamuyu aydınlatma prensibinin ilk ortaya çıktığı yer İngiltere’dir. Büyük ve çok uluslu şirketlerin ortaya çıkmaya başlaması ile birlikte İngiltere’de 1696 yılında hileli faaliyetlerin önüne geçilebilmesi için ticaret komisyonu kurmuştur. 1720 yılında South Sea Company isimli bir şirkete ait hisse senetlerini 7 ay içerisinde 128 Sterlin’den 1000 Sterline çıkıp tekrar eski fiyatına düşmesinden sonra aynı yıl Buble Act isimli Kanun yürürlüğe konulmuştur. Bu Kanun ınsıder tradıng suçunu düzenleyen ilk kanun olarak hukuk tarihine geçmiş olup, sonraki yıllarda 1825 tarihli yine bir kanunla yürürlükten kaldırılarak 1825 ve 1867 tarihli Companies Act’lar yürürlüğe konulmuştur. Ticarî ve ekonomik alanlarda yeni gelişmelerle birlikte bu Kanun 1900 yılında yeniden değiştirilmiş 1939 yılında ise “Hilenin Önlenmesine Dair Kanun” düzenlenerek yürürlüğe girmiştir. Tüm bu düzenlemelere rağmen hileli işlemlerin önüne geçilemeyince 1967 yılında Companies Act’ta yapılan bir düzenleme ile şirket yöneticilerin şirkete ait hisse senetleri üzerindeki işlemlerinin 14 gün içerisinde bildirme hükümlülüğü getirilmiş, 1980 yılında ise ilk kez insider muameleleri cezai müeyyideye bağlanmış, 1985 yılında da Company Securities Act isimli kanun yürürlüğe konularak kimlerin insider sayılacağı ve hangi işlemlerin insider muamelelerine konu olabileceği açıklığa kavuşturulmuştur.
b. Amerika Birleşik Devletleri: Amerika Birleşik Devletleri’nde ise insider muamelelerine ilişkin yasal düzenlemeler daha yenidir. Bu ülkede ilk yasal düzenlemeler 1910 yılında yapılmış, 1933 yılına kadar Blue Sky Law adı verilen mevzuat yürürlükte kalmış bu mevzuat 1933 yılında yerini Securities Act’e bırakmıştır. 1933 öncesinde yapılan araştırmalarda Amerikan şirket idarecilerinin % 90’ının kendi şirketlerinin hisse senetleri üzerinde muamelelerde bulundukları tespit edilmiş ve bu durum gayriahlâkî görülerek yasaklanması görüşü ortaya atılmıştır. Özellikle Birinci Dünya Savaşından sonraki dönemde Amerika ekonomisinde ortaya çıkan 1929 ekonomik buhranının, borsalarda ortaya çıkan aldatıcı hareketlerin ve hileli faaliyetlerin sonucu olarak meydana geldiği ileri sürülmüştür. Bu gelişmelerin sonucunda kamuyu aydınlatma prensibini hayata geçirebilmek ve insider muamelelerinin önüne geçmek amacıyla 1933 tarihli Securities Act yürürlüğe konulmuştur. Aynı Kanunla, ülkemizdeki Sermaye Piyasası Kurulunun işlevini gören SEC (Securities And Exchange Commission) kurularak kamuyu aydınlatma prensibinin tam olarak uygulanması ve tüm hileli faaliyetlere engel olunması görevi bu komisyona verilmiştir.
1933 tarihli Securities Act’in kamuyu aydınlatma prensibini tam olarak hayata geçiremediği ve hileli işlemleri önleyemediği gerekçesiyle 1934 yılında bu alanda yeni bir düzenlemeye gidilmiş ve Securities Exchange Act yürürlüğe konulmuştur. Bu düzenleme ile kamuyu aydınlatma prensibi genişletilmiş ve full disclosure (tam açıklık) kavramı getirilmiştir. Böylece halka açık şirketlerin yıllık (annual reports), 3 aylık (quarterly reports) ve cari dönem (current report) raporlarının SEC’e bildirilmek suretiyle ortakların şirketle ilgili bilgilere zamanında ulaşabilmeleri sağlanmıştır. Aynı yasal düzenleme ile şirket idarecilerinin kısa süreli kâr (short-swing) elde etmeleri yasaklanmış ve idarecilerin 6 aylık süre içerisinde kendi şirketlerine ait hisse senetlerinin alım satımından kaynaklanan kârların şirkete iade edilmesi sağlanmıştır. Bundan başka şirket idarecileri ile müdür ve % 10’dan fazla payı olan şirket ortaklarına sahip oldukları şirkete ait hisse miktarlarını her ay SEC’a bildirmek ve yaptıkları alım satım konusunda da gerek SEC’a gerekse hisse senedinin kote edildiği başka bir başkanlığa bilgi vermek mecburiyeti getirilmiştir.
Tüm bu yasal düzenlemeler uygulamada yetersiz kalınca ülkemizdeki Sermaye Piyasası Kurulunun çıkardığı seri tebliğlere benzer idarî düzenleme yetkisi bulunan SEC, meşhur 10 (b) (5) kuralını vazederek yürürlüğe koymuştur. Bu idarî düzenleme ile “herhangi bir kimsenin doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, aldatmak amacıyla herhangi bir plân, desise veya hüner kullanılması, maddî vakalar hakkında gerçek dışı beyanlarda bulunulması veya yapılan açıklamaların yapıldıkları şartlar altında üçüncü şahısları yanıltmamaları için gerekli olan bilgileri açıklamaktan kaçınması veya bir menkul kıymetin alım satımında herhangi bir kimseye karşı hile teşkil edebilecek veya onu aldatacak her türlü davranışta bulunması” yasaklanmış, 1984 yılında ise çıkarılan bir kanunla (Insıder Tradıng Securities Act Of 1984) ınsıder tradıng suçunu işleyen şirket mensuplarına elde ettikleri kazancın veya kurtuldukları zararın 3 katı kadar para cezası getirilmiş, bu cezayı uygulama yetkisi de Securities And Exchange Commission’a verilmiştir.
c. Insıder tradıng eyleminin leh ve aleyhindeki görüşler
Insıder tradıng eyleminin yasaklanıp yasaklanmaması ya da yaptırıma bağlanıp bağlanmaması konusu doktrinde uzun süre tartışılmıştır.
Insıder tradıng eyleminin yasaklanmasını isteyen bir kısım görüş sahipleri, dürüstlük, yatırımcının piyasaya duyacağı güven, menkul kıymet piyasalarında fırsat eşitliği gibi gerekçeler ileri sürerek bu eylemin dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturucağını, şirket idarecilerinin bu tür hareketlerinin şirketteki durumlarını kötüye kullanmak olacağını, içeriden öğrenenler ile dışardakiler (diğer ortaklar, küçük yatırımcılar) arasındaki fırsat eşitliğinin bozulacağını bu hareketlerden şirketin dahi zarar göreceğini, 1929 Amerikan ekonomik buhranının temel nedenlerinden birinin Insıder tradıng eylemlerinin yaygınlaşması nedeniyle yatırımcıların piyasaya güvenlerinin kalmaması olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Bu eylemlerin yasaklanmasına karşı çıkan bir kısım görüş sahipleri ise menkul kıymet borsalarında spekülasyonun, olmazsa olmaz bir unsur olduğunu, içeriden öğrenenlerin aynı zamanda iyi birer spekülatör olduklarını, spekülâsyonların da borsalara canlılık getirdiğini ve sermaye piyasalarının gelişmesine katkıda bulunduğunu, ayrıca içeriden öğrenen şahısların şirkete ait gizli bilgilere bazı özel çalışma ve gayretleri sonucu ulaştıklarını, dolayısıyla bazı avantajlara sahip olmalarının normal olduğunu, esasen sermaye piyasalarında önemli bilgilere ulaşamayan yatırımcıların bu bilgileri elde eden şahıslara karşı kıskançlık duyduğunu, çekişmenin kaynağının bu kıskançlık olduğunu iddia etmişlerdir.
V. Ülkemizdeki durum
Türk hukukunda ınsıder tradıng suçu kavramı ya da genel olarak “sermaye piyasası suçu” kavramı oldukça yenidir. Bunun nedeni Türk iktisadî hayatında kapitalizmin, dolayısıyla sermaye piyasalarının çok geç teşekkül etmesidir. Gerçekten bu alandaki ilk oluşumlar 19’uncu Yüzyılın ortalarına rastlar. Bu dönemde “galata bankerleri” olarak anılan bazı kişiler ve gruplar önce kredi piyasasını oluşturmuşlar, daha sonra banka kurarak devletin iç borçlanmalarına kaynak sağlamışlar ve gümrük gelirlerini tahsil etmeye başlayarak ekonomik ve siyasî bir güç olarak ortaya çıkmışlardır.
4 Ağustos 1854 tarihinde yapılan ilk Osmanlı dış borçlanmasından sonra, iç ve dış borçların sürekli olarak artması sonucunda, alacaklarının tehlikeye düştüğüne inanan galata bankerleri bir sermaye piyasası kurulması fikrini ortaya atarak ortakların çoğunluğu ve kendilerinden oluşan Şirket-i Hayriyenin kurulmasına ön ayak olmuşlardır. Giderek büyüyen ve gelişen bu bankerler zamanla tahvil, hisse senedi alıp satmaya başlamışlar, halkın bu alım satımlara ilgi göstermeye başlamasıyla, işlemler çoğalınca yapay fiyat hareketleri ortaya çıkmış, dolayısıyla ilk spekülâtif hareketler 1860’lı yıllarda galata bankerleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Müteakip yıllarda hisse senedi alım satımlarının artmasıyla birlikte 1866 yılında İstanbul’da ilk resmî borsa faaliyete geçmiş ancak 13 Eylül 1881 tarihinde Muharrem Kararnamesi galata bankerlerinin gücünü yitirmesine yol açmıştır. Bu Kararname ile kurulan Duyun-u Umumiye, ülkeye yabancı sermaye girişini başlatarak İstanbul’daki borsanın, yabancıların eline geçmesine neden olmuş, spekülâtif hareketlerin iyice artmasıyla tasarruf sahipleri büyük kayıplara uğrayınca, borsada denetim sağlanabilmesi için 1906 yılında Esham ve Tahvilat Nizamnamesi yürürlüğe konulmuş, bir süre sonra ise 1914 yılında Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla borsa savaş sonuna kadar kapalı kalmıştır.
1923 yılında Cumhuriyetin ilanından sonra İstanbul ili içerisinde yeri değiştirilen borsa bu kez Rum azınlığın eline geçmiş ve 1929 ekonomik buhranıyla birlikte yürürlüğe sokulan 1447 sayılı Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Kanununa kadar spekülâtif hareketlerle varlığını sürdürmüştür. Uzun bir süre hareketsiz kalan hisse senedi piyasası 1960’lı yıllarda yavaş yavaş canlanmaya başlamış, 1970’lerdeki küçük çaplı halka açılmalardan sonra 1980’li yılların başındaki 24 Ocak Kararı ve bankerler faciasından sonra bu piyasa sıkı denetim ve düzenleme zorunluluğu ortaya çıkmış ve defalarca TBMM’de kadük kalan Sermaye Piyasası Kanunu Taslağı nihayet 28.07.1981 tarihinde kabul edilerek 30.07.1981 tarihli ve 17416 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanıp Şubat 1982 tarihinde yürürlüğe giren 2499 sayılı Kanunla Türk sermaye piyasaları yasal düzenlemeye kavuşturulmuş ve sistemin denetim ve gözetiminde bu Kanunla Sermaye Piyasası Kuruluna geniş yetkiler verilmiştir.
1982 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 29.04.1992 tarih ve 3794 sayılı Kanun ile 15.12.1999 tarih ve 4487 sayılı Kanunlarda değişikliğe uğramış ve yeni düzenlemelere maruz kalmıştır.
Bu yeni düzenlemelerle kamuyu aydınlatma prensibi gereği yatırımcıların korunması ve bilgilendirilmesi hedeflenmiş ve Kurulun düzenleme ve yaptırım gücü artırılmıştır.
VI. Sermaye Piyasası Kanununun amacı ve konusu
30.07.1981 tarih ve 17416 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanarak 17-29. maddeleri ile geçici 1 ve 4’üncü maddedeki bu tarihte kalan maddeleri ise Ocak 1982 tarihinde yürürlüğe giren Sermaye Piyasası Kanununun genel gerekçesinde ve cezai hükümleri düzenleyen 47’nci maddesinin hükümet gerekçesinde “sermaye piyasasının güven ve kararlılık içinde çalışmasını sağlamak” ve “tasarruf sahiplerinin haklarını korumak” amaçları vurgulanmakta ve bu amaçlara ulaşılabilmesi için Sermaye Piyasası Kuruluna “halka arz olunan menkul kıymetlerin tam ve gerçeğe uygun olarak kamuya açıklanmasıyla tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması görevi verilmektedir” (SPK m. 22).
Adı geçen Kanunun konu ve amacı 1’inci maddede düzenlenmiştir. Buna göre Sermaye Piyasası Kanununun konusu tasarrufların menkul kıymetlere yatırılarak halkın iktisadî kalkınmaya etkin ve yaygın bir şekilde katılmasını sağlamak amacıyla, sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarının korunmasını düzenlemek ve denetlemektir. Bu amaca ulaşılabilmesi için Kurula, piyasayı sürekli denetim ve gözetim görevi ile kanunda yer almayan konularda idarî düzenleme çıkarma yetkisi (SPK m. 22) verilmiş ve Kurul tarafından çok sayıda tebliğ çıkartılarak tasarruf sahiplerinin hak menfaatleri korunmaya çalışılmıştır.
Bu düzenlemeler çerçevesinde Sermaye Piyasası Kuruluna pek çok yetki ve görevler verilmiştir. Kurul yasadan kaynaklanan amacı gerçekleştirebilmek ve spekülâsyon ve manipülâsyon ile diğer aykırılıkların önüne geçebilmek için sahip olduğu yetkiler dışında insider muamelelerini engellemek, kamuyu aydınlatmak, yatırımcılar arasında eşitliği sağlamak ve tasarruf sahiplerini korumak için;
1. Sermaye Piyasası Kanununun uygulanması açısından sermaye piyasası araçlarının ihracını halka arz ve satışının şartlarını düzenlemek ve denetlemek (SPK m. 22/a).
2. İhraç ve halka arz olunacak sermaye piyasası araçlarını Kurul kaydına almak ve kamu yararının gerektirdiği hallerde sermaye piyasası araçlarının halka arz ve satışını geçici olarak durdurmak (SPK m. 22/b).
3. Kanuna tâbi Sermaye Piyasası Kurumlarının malî bünyeleri ve kaynaklarının kullanımı ile ilgili standart rosyoları genel olarak ya da faaliyet alanları veya kurumların türleri itibariyle belirlemek bu rosyoların yayınlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek (SPK m. 22/c).
4. Sermaye piyasasında gerektiğinde elektronik ortam da dahil bağımsız denetim faaliyetine ilişkin esasları belirlemek (SPK m. 22/d).
5. Kamunun zamanında yeterli ve doğru olarak aydınlatılmasını sağlamak amacıyla genel ve özel nitelikte kararlar almak ve her türlü malî tablo ve raporlar ile bunların bağımsız denetimlerinin sermaye piyasası araçlarının halka arzında yayımlanacak izahname ve sirkülerin ve araçların değerini etkileyebilecek önemli bilgilerin kapsamını standartlarını ve ilân esaslarını tespit ve bu konularda tebliğler yayınlamak (SPK m. 22/e).
6. Kanuna tâbi ihraçların, bankaların, Sermaye Piyasası Kurumlarının, borsaların ve teşkilâtlanmış diğer faaliyetlerin Sermaye Piyasası Kanununa Kurul düzenlemelerine ve mevzuata uygunluğunu denetleyerek düzenlemek (SPK m. 22/f).
7. Sermaye piyasasını ilgilendiren her türlü iletişim araçları ile yapılan yayın, duyuru ve reklâmları izlemek ve bunlardan yanıltıcı olduğu tespit edilenleri yasaklamak ve gereği yapılmak üzere ilgili kuruluşlara bildirmek (SPK m. 22/g).
8. Yasa gereği elde ettiği malî tablo ve raporlar ile diğer belgeleri incelemek gerekli gördüğü hususlar hakkında ihraçcı kurum denetçilerinden veya bağımsız denetçilerden ayrıca rapor istemek, elde ettiği sonuçları değerlendirerek kanunda belirtilen gerekli tedbirleri almak (SPK m. 22/h).
9. Mevzuat uyarınca açıklanması gerekirken açıklanmamış bilgileri ve mevzuata aykırılıkları masrafı ilgili anonim ortaklık kişi kuruluş veya Sermaye Piyasası Kurumlarından tahsil edilmek üzere kamuoyuna duyurmak (SPK m. 46/e).
10- Doğrudan veya dolaylı ilişkili bulunduğu ortaklık ya da kişilerle yaptıkları işlemlerle örtülü kör aktarımı yaparak kârını veya mal varlığını azaltan anonim ortaklıklardan denetim sonuçlarını ortaklarına duyurulmasını istemek (SPK m. 46/d).
11. SPK’nın 47/A bendinde düzenlenmiş olan ınsıder tradıng, manipülâsyon ve spekülâsyon suçları ile diğer eylemlere doğrudan ya da dolaylı olarak iştirak ettikleri tespit edilen gerçek ve tüzel kişilerin borsalarda geçici veya sürekli olarak işlem yapmalarını önlemek (SPK m 46/h)
yetki ve görevlerine sahiptir.
Tüm bu denetim ve tedbirlere rağmen sermaye piyasalarında hukuka ve ticaret ahlâkına aykırı hareket edenlerin olacağı tabidir. Bu nedenle Kanunun 47’nci maddesinde cezai sorumluluk düzenlenmiş, ilk haliyle getirilen düzenlemelerin uygulamada görülen eksikliklerinin giderilmesi amacıyla 29.04.1992 tarihinde yürürlüğe giren 3794 sayılı Kanunla 47’nci maddede düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme ile de yapay fiyat hareketleri yaratmak (manipülâsyon) suçu ile birlikte ınsıder tradıng suçu da cezai müeyyideye bağlanmış böylece Türk hukukunda yeni bir ticarî suç tipi doğmuştur.
Her ne kadar bugün için bu suç tipi henüz çok yeni olsa da ekonomilerin globalleşmesi, gittikçe çoğalan halka açılmalarla birlikte ınsıder tradıng suçunun ve diğer sermaye piyasası suçlarının gelecekte çok sık olarak görülmeye başlayacağı ve mahkeme kararlarına konu olacağı doğaldır. Nitekim, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında Eylül 2000 tarihi itibarıyla 318 şirkete ait hisse senedi işlem görmekte olup işlem görmekte olan şirketlerin toplam piyasa değeri 67.5 katrilyon Türk Lirasına (121 milyar Dolar) ulaşmışdır. Gene bu piyasada günlük işlem hacmi 1.4 katrilyon TL’ye (yaklaşık 2.4 milyar dolara) işlem adedi ise yaklaşık 120 milyon Lot’a ulaşmıştır. Bu hızlı gelişme gelecekte sermaye piyasası suçlarnın hangi boyutta olacağının da bir göstergesidir. Nitekim kurulduğundan bu güne kadar Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Cumhuriyet Başsavcılıklarına toplam 394 adet suç duyurusunda bulunulmuştur. TCK’nın 119’uncu maddesi gereğince ön ödemeye tabi 52 adet mevzuata aykırılık suçunun dışında açılan kamu davalarından 42’si mahkûmiyetle, diğer başvurular ise takipsizlik ya da beraatle sonuçlanmıştır. Ancak bu 7 yıllık süre içerisinde ınsıder tradıng suçu ile ilgili olarak 8 başvuru yapılmış olup, manipülâsyon suçuyla ilgili başvuruların sayısı ise 48’dir.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Mart 2013, 21:44   #2 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Bütün bu istatistiki bilgiler bize yasanın tam olarak kötü niyetli faaliyetleri caydırıcı tanım ve unsurları içermediği ve uygulamada istenilen sonucun alınamadığını gösterse de yeni yasal düzenleme yapılıncaya kadar mevcut hükümlerle yetinilmesi ve uygulayıcıların karar almada kanun ruhu ile ticarî hayatın olağan akışını göz önünde bulundurması gerektiği açıktır.
VII. Insıder tradıng suçu (içeriden öğrenenlerin ticareti)
A.Yasal düzenleme
İçeriden öğrenenlerin ticareti ya da yaygın adıyla “ınsıder tradıng” suçu 2499 sayılı Kanunun 47/A-1 maddesinde düzenlenmiş olup, yasal tanımlaması da yapılmıştır. Buna göre “sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, henüz kamuya açıklanmamış bilgileri kendisine veya üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla kullanarak, sermaye piyasasında işlem yapanlar arasındaki fırsat eşitliğini bozacak şekilde mameleki yarar sağlamak veya bir zararı bertaraf etmek “içeriden öğrenenlerin ticareti’dir.”
Securities and Exchange Commission ve American Business Community ile Anglo-Sakson mahkemelerince kabul edilen tanıma göre ise insider muamelesi, “bir kimsenin halka açık anonim şirketlerde, şirketteki pozisyonu ve görevi gereği, menkul kıymetin ileride teşekkül edecek kur fiyatı ile ilgili bilgileri kamuya açıklamadan önce borsada veya borsa dışında kullanarak kendisine veya başka bir şahsa menfaat sağlamak üzere yaptığı muamele”dir.
B. Ceza normu
Yasal tanımlamanın hemen arkasından ınsıder tradıng suçunun cezai müeyyidesine yer verilmiştir. Buna göre bu fiili işleyen 11’inci madde kapsamındaki ihraçcılarla Sermaye Piyasası Kurumlarının veya bunlara bağlı ya da hakim işletmelerin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, yöneticileri, deneticileri, diğer personel ve bunların dışında meslekleri veya görevlerini ifa etmeleri sırasında bilgi sahibi olabilecek durumda olanlarla bunlarla temasları nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak bilgi sahibi olabilecek durumdaki kişilerin sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek henüz kamuya açıklanmamış bilgileri kendisine veya 3’üncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla kullanarak sermaye piyasasında işlem yapanlar arasındaki fırsat eşitliğini bozacak şekilde mamelekî yarar sağlamaları veya bir zararı bertaraf etmeleri durumunda iki yıldan beş yıla kadar hapis ve 10 milyar TL’dan 25 milyar TL’ye kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar. Suçun işlenmesinde, 47/A-1 maddesinde yazılı ınsıder tradıng suçu aynı maddenin diğer bentlerinde yazılı hallerden iki veya daha fazlasıyla birleşirse hapis cezasının asgarî haddi üç, azamî haddi altı yıldır.
Ayrıca 4487 sayılı Kanunun 25’inci maddesi ile değişik 47’nci maddesinin 2’nci fıkrası gereğince ve 47/A maddesinde düzenlenen ınsıder tradıng suçunun işlenmesi nedeniyle verilecek ağır para cezaları üst sınırla bağlı olmaksızın suçun işlenmesi suretiyle temin edilen menfaatin üç katından az olamaz.
C. Suçun hukukî konusu ve unsurları
Yasada tanımlanan bu suçun ortaya çıkabilmesi için “sermaye piyasası aracı”nın, bir “bilgi”nin varlığını, bu bilginin sermaye piyasası araçlarının varlığını etkileyebilecek nitelikte ve kamuya açıklanmamış olması ile bir insider veya tipper’in mevcudiyeti ve insider veya tipper’in bu bilgiyi kullanarak menfaat sağlaması gerekmektedir.
a. Sermaye piyasası aracı
Sermaye piyasası suçunun konusu sermaye piyasası araçlarıdır. Bu araçların tanımı da 2499 sayılı Kanunun tanımlar başlıklı 3’üncü maddesinde yapılmıştır. Buna göre “sermaye piyasası araçları, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarıdır. Menkul kıymetler, ortaklık veya alacaklılık sağlayan belli bir meblağı temsil eden, yatırım aracı olarak kullanılan, dönemsel gelir getiren misli nitelikteki seri halinde çıkan, ibareleri aynı olan ve şartları Sermaye Piyasası Kurulunca belirlenen kıymetli evraktır. Diğer sermaye piyasası araçları menkul kıymetler dışında kalan ve şartları Kurulca belirlenen evraktır. Şu kadar ki nutuk için çek, poliçe, bono ve mevduat sertifikaları bundan müstesnadır”.
Aslında yasa tekniğine pek uymayan bu uzun karışık tanımlamalardan da anlaşılabileceği üzere asıl sermaye piyasası aracı “menkul kıymetler”dir. Asıl bilgi ticareti de bunlar üzerinde ve özellikle de “hisse senetleri” üzerinden yapılmaktadır.
b. Bir bilginin varlığı
Sermaye piyasası aracının bu suça konu olabilmesi için kendisiyle ilgili bir bilginin mevcudiyeti yeterli olmayıp bu bilginin “sermaye piyasası aracının niteliğini etkileyebilecek nitelikte” ve “henüz kamuya açıklanmamış olması” gerekmektedir.
Gerçekten de her bilgi bu suça konu olamaz. Bu bilginin, sermaye piyasası aracının değerini etkileyebilecek nitelikte olması gerekir. Bu da çeşitli şekillerde olabilir. Hisse senedi ihraç eden şirketin bilanço dönemindeki kârı ile ilgili bilgiler, sermaye artırımı ile ilgili bilgiler, şirketin el değiştirmesi ya da bir başka güçlü şirketle birleşmesi ile ilgili bilgiler, şirketin satışlarını yüksek oranda artıracağı sonucunu doğuracağından ihracat ya da satış bağlantıları, şirketin portföyündeki bir başka şirkete ait hisse senetlerini satarak nakte geçeceğine ilişkin bilgiler, bir başka şirketin hedef şirket seçerek hisse operasyonlarıyla ele geçirilmesi kararı ve yatırım kararı gibi bilgiler Türk sermaye piyasasında en çok rastlanan spekülâsyon konularıdır. Bu tip bilgileri kullanan insiderler söz konusu hisse senetlerinde yüklü pozisyonlar alarak kısa zamanda yüksek kazançlar sağlamakta, ancak bu bilgilere sahip olmayan özellikle küçük yatırımcılar kârdan mahrum kalmakta ya da zarara uğramaktadırlar.
Öte yandan sermaye piyasası aracının değerini etkileyebilecek bilginin kamuya açıklanmamış olması da gereklidir. Çünkü insider işlemleri gizli bilgilere dayanır. Ancak asıl olan ortakların şirketle ilgili önemli gelişmeleri bilme hakkıdır. Bu ortaklığın Ticaret Kanununundan doğan bir hakkı, ortaklık yönetiminin ise sermaye piyasası mevzuatından doğan bir yükümlülüğüdür. Zaten bu nitelikteki bir bilginin derhâl açıklanması durumunda tüm ortaklar eşit bilgilere sahip olarak karar vereceklerdir. Aksi durumda yani sermaye piyasası aracının değerini etkileyebilecek bir bilginin açıklanmaması durumunda ise bilgiye sahip olan insiderler bunu çeşitli araçlarla kullanacak ve menfaat sağlayabileceklerdir.
c. Suçun faili: Insıder ve tipper
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 47’inci maddesi kimlerin insider (içeriden öğrenen) olduğunu açıklığa kavuşturmuştur. Buna göre 11’inci madde kapsamındaki ihraçcılar ile sermaye piyasası kurumlarının veya bunlara hakim işletmelerin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, yöneticileri, denetçileri, diğer personeli ve bunların dışında meslekleri veya görevlerini ifa etmeleri sırasında bilgi sahibi olabilecek durumda olanlarla, bunlarla temasları nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak bilgi sahibi olabilecek kişiler insider olarak kabul edilmiş ve yasada yazılı eylemleri cezai yaptırım altına alınmış olup, bazı kurumların personeli için de piyasalarda işlem yapma yasağı getirilmiştir
Dolayısıyla başta hisse senetleri olmak üzere sermaye piyasası araçlarını ihraç edenler (halka arz edenler) sermaye piyasası kurulu başkanı ve üyeleri ile denetim elemanları, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası başkanı ve üyeleri ile diğer personeli, Merkez Bankası başkanı ve yönetim kurulu üyeleri, Yüksek Plânlama Kurulu üyeleri, bankalar yeminli murakıpları, Maliye Bakanlığının denetim elemanları, borsada işlem gören ya da yüzden fazla ortaklı olup, halka açık sayılan anonim ortaklıkların davalarına bakan hâkim ve savcılar ile bu tür ortaklıklar hakkında inceleme ve denetleme ya da bilgi edinme yetkisi bulunan tüm memurlar ve kamu görevlileri, bu ortaklıkların başkan ve yönetim kurulu üyeleri, büyük hissedarlar ve bulundukları konum itibarıyla ortaklık hakkında bilgi sahibi olan diğer görevlileri, aracılık yükleminde bulunanlar, bağımsız denetim kuruluşlarının personeli Türk sermaye piyasası hukukunda “insider” (içeriden öğrenen) sayılır.
Ancak cezai sorumluluk açısından yasa kapsamındaki kimseler bunlarla sınırlı değildir. Belirtilen kimselerin aileleri yakın çevreleri veya temasları nedeniyle bilgi edinilebilecek diğer kişilerde insiderlerden doğrudan veya dolaylı olarak bilgi edinilebilecek konumda olup “tipper” olarak adlandırılabilen bu kimselerde insiderler gibi sorumludur.
d. Suçun mağduru
Insıder tradıng suçunun mağduru sermaye piyasası aracının değerini etkileyecek ve henüz kamuya açıklanmamış bilgiye sahip olmadan bu bilgiye sahip insider ile iyiniyetli olarak hisse senedi alım-satım yapan gerçek veya tüzel kişilerdir.
Manipülâsyon ve spekülâsyon gibi diğer sermaye piyasası suçlarında olduğu gibi ınsıder tradıng suçunda da mağdur sayısı onbinlerle ifade edilebilmektedir. Gerçekten büyük bir şirkete ait hisse senetlerinin ülke genelinde onbinlerce kimseye satılabildiği ve bu kimselerin çok büyük kısmının insiderin sahip olduğu bilgiye sahip olmadığı düşünüldüğünde, bilgi açıklanıncaya kadar işlem yapan tüm yatırımcılar insider suçunun mağduru olabilirler.
e. Insıder tradıng suçunun maddî unsuru
Bu suçun maddî unsuru, yasa metninden de anlaşılacağı üzere, yukarıda açıklanan niteliklere sahip bilgiyi kendisine veya 3’üncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla “kullanarak”, sermaye piyasasında işlem yapanlar arasındaki fırsat eşitliğini bozacak şekilde “mameleki yarar sağlamak” veya “bir zararı bertaraf etmek”tir.
Böylece insiderin yalnızca kendi menfaatine muamelede bulunmasından başka 3’üncü kişiler menfaatine muamelede bulunarak mameleki yarar sağlaması da cezai yaptırım altına alınmıştır. Dolayısıyla insider, sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek nitelikteki bir bilgiyi (örneğin yüksek kâr rakamını, yeni satış anlaşmalarını, ihracat bağlantılarını vs.) edindikten sonra o şirkete ait hisse senetlerini toplayarak kısa vadede kâr sağlaması (short swing) ya da olumsuz bir bilgiyi (örneğin bilançoda zarar açıklanacağını, faiz hadlerinin yükseltileceğini, siyasî iktidarın sona ereceğini, devalüasyon yapılacağını) öğrendikten sonra elindeki hisse senetlerini satarak zarardan kurtulması durumunda cezai takibata uğrayabilecek ve bu takibat söz konusu bilgileri insiderden edinen tipper içinde gündeme gelebilecektir.
f. ınsıder tradıng suçunun manevî unsuru
Bu suçun işlenebilmesi için genel kasıt yeterli değildir. 2499 sayılı Kanunun 47/A-1 maddesinde insiderin eyleminin “menfaat sağlamak” özel kasdıyla yapılmış olması şartı aranmıştır. Bu nedenle insiderin menfaat sağlama amaçlı olmayan işlemleri madde kapsamı dışında kalacak, ancak kendisine veya üçüncü kişilere menfaat sağlama amacına yönelik işlemleri kovuşturabilecektir.
VIII. Özel kovuşturma usulü
Sermaye Piyasası Suçları ile İlgili Usul Hükümleri Kanununun 49’uncu maddesinde düzenlenmiş olup, genel hükümlerden bazı farklılıklar gösterirler. Buna göre sermaye piyasası suçlarından dolayı kovuşturma yapılması, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Cumhuriyet Savcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Ancak bu husus Cumhuriyet savcılarının resen harekete geçmesine engel teşkil etmez. Cumhuriyet savcısı bu kanun kapsamına giren bir suçun işlendiğine dair bir bilgi edinirse CMUK’un 153’üncü maddesi ve Sermaye Piyasası Kanunun 49/2’nci maddesi gereğince Sermaye Piyasası Kurulunu durumdan haberdar ederek durumun incelenmesini isteyebilir. Bu halde Kurul, resmî bilirkişi gibi hareket ederek inceleme yapmak ve sonucu Cumhuriyet Savcılığına bildirmek durumundadır.
Kurul, yasaya aykırılık halinde ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmakla, CMUK’un 360 ve müteakip maddelerindeki prosedüre gerek kalmaksızın müdahil sıfatını kazanır.
2499 sayılı Kanunun 47’nci maddesindeki yazılı suçlardan dolayı Sermaye Piyasası Kurulunun suç duyurusu üzerine Cumhuriyet Savcılığınca suç duyurusunda bulunulması üzerine, Savcılık tarafından hazırlık evrakı takipsizlik kararı ile sonuçlandığı takdirde aynı kanunun 49/3’üncü maddesi gereğince, Kurulun bu karara CMUK’un 165 vd. hükümleri usulüne göre itiraz hakkı vardır.
Ayrıca sermaye piyasası suçları ile ilgili davalar “acele işlerden” sayılırlar. Sermaye Piyasası Kanununun 49/son maddesi gereğince öncelikle incelenerek karara bağlanır. Dolayısıyla CMUK’un 423/2’nci maddesi uyarınca adlî tatil süresi içinde de (20 Temmuz - 5 Eylül tarihleri arası) bu tür suçlara ilişkin davaların yargılamalarına devam edilir.
IX. Tekerrür
Sermaye Piyasası Kanununun 47/son maddesinde bu suçlarla ilgili olarak TCK’daki genel düzenlemeden farklı bir artırım hükmü getirilmiştir. TCK’daki genel düzenlemede sonraki suçun, önceki suçla aynı nev’iden olması durumunda artırım 1/3’den yarıya kadarken, Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet edilmesi durumundaki özel tekerrür artırım miktarı “yarı oranında” olacaktır.
Sermaye Piyasası Kanunu, TCK’dan farklı olarak, tekerrür uygulaması için “infaz şartı aramaz” TCK’nın “81’inci maddesinde düzenlenen genel tekerrür hükmünde, artırım yapılabilmesi için, sanığa verilen önceki cezanın infaz edilmiş olması” gereklidir. Dolayısıyla eski ceza ertelenmiş veya herhangi bir nedenle uygulanmamış ise verilen yeni ceza uygulaması sırasında tekerrürden dolayı ceza artırımı yapılamaz. Oysa Sermaye Piyasası Kanununun 47/son maddesi ile getirilen düzenlemede yarı oranındaki tekerrür artırımı için, tekerrüre esas eski cezanın infaz edilmiş olmasına gerek yoktur.
Yasada tekerrür uygulaması için süre konusunda herhangi bir düzenleme yapılmadığına göre, TCK’nın genel hükümleri uygulanacaktır. Buna ilişkin TCK’nın 81’inci maddesinde yazılı süre 5 yıldır. Böylece Sermaye Piyasası Kanununa 5 yıl içinde ikinci kez muhalefet edenlerin cezası, aynı Kanunun 47/son maddesi gereğince yarı oranında artırılarak hükmolunacaktır.
Tekerrüre ilişkin bu özel düzenlemelerin yanında, yasada failin sıfatından kaynaklanan bir artırım hükmü de yer almaktadır. 2499 sayılı Kanunun 3794 sayılı Kanunla değişik 48’inci maddesine göre; Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındaki ihraçcılarla sermaye piyasası kurumlarının yönetim kurulu üyeleri, denetçileri, müdür ve diğer personeli ve yatırım fonu temsilcileri sorumlularının, ortaklığın, kuruluşun veya fonun paraları ve diğer malları ile sermaye piyasası araçları, defter, evrak, dosya, kayıt ve diğer belgeler üzerinde işledikleri suçların genel hükümlere göre belirlenen cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur.
X. Görevli ve yetkili mahkeme
Yasada görev ve yetkiye ilişkin herhangi bir düzenlemeye rastlanmamaktadır. Bu nedenle görevli ve yetkili mahkemenin tayininde CMUK’da yer alan genel hükümlere gidilecektir.
a. Yetkili mahkeme:
CMUK’un 8 ve müteakip maddelerinde yetki konusu düzenlenmiştir. Tüm suçlarda olduğu gibi genel yetki kuralı “suçun işlendiği yer mahkemesi”nin yetkili olmasına ilişkindir. Bu nedenle insider işleminin veya spekülâsyonun yapıldığı, izinsiz aracılık faaliyetinin yürütüldüğü ya da benzeri yasaya aykırı eylemlerin gerçekleştirildiği yerde bulunan Cumhuriyet Savcılığı ve aynı yerdeki mahkeme “yetkili mahkeme”dir. Bunun dışında, teşebbüs aşamasında kalan suçlarda son icra hareketinin vuku bulduğu yerin, mütemadi ve müteselsil suçlarda temadi ve teselsülün sona erdiği yerin, yetkili olacağına dair CMUK’un 8/2 ve 8/3 maddeleri burada da uygulama yeri bulmaktadır. Aynı şekilde bu suçların yayın yoluyla işlenmesi durumunda yetkili mahkeme yayının merkezindeki yer mahkemesi, yayın birden çok yerde yapılmış ise basıldığı yer mahkemesidir. Benzeri konulardaki yetki düzenlemeleri aynı Kanunun 9 ve müteakip maddelerinde ayrıntılı olarak yer almaktadır.
b. Görevli mahkeme
Türk yargılama hukukunda “Kamu düzeni”nden sayılan görev hususu Sermaye Piyasası Kanununda düzenlenmediğinden, sermaye piyasası suçlarına hangi mahkemenin bakacağını tespit edebilmek için genel hükümlere başvurmak gerekmektedir.
26.04.1926 tarih ve 825 sayılı, Ceza Kanununun Mevkii Mer’iyet Vaz’ına Müteallik Kanunun 26’ıncı maddesine göre “asliye mahkemeleri, sulh mahkemelerinin selahiyetleri haricinde kalan bil cümle hukuk, ceza, ticaret davaların usulü kanununa tevfikan kabili temyiz olmak üzere rüyet eder.”
Aynı Kanunun 29/son maddesine göre ise, “özel yasalarda yazılı olan kabahat eylemlerine ait davalarla, yalnız para cezasını gerektiren eylemlere ait davalar sulh ceza mahkemelerinde görülür”.
Bu hükümler çerçevesinde görevli mahkemeler tespit edilebilir. Buna göre Sermaye Piyasası Kanununun 47’nci maddesinin (C) bendinde yer alan ve yalnız para cezasını gerektiren eylemler öncelikle TCK’nın 119’uncu maddesi gereğince ön ödemeye tabi olup, yapılan ön ödeme tebligatına rağmen sanığın yasal süresi içinde para cezasını maliye veznesine yatırarak makbuzunu ibraz etmemesi durumunda açılacak davalar, o yer sulh ceza mahkemesinde görülür.
Kanunun 47/A maddesinde yer alan ve para cezaları yanında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren eylemlere ilişkin davalar ise o yer asliye ceza mahkemesi nezdinde görülür.
XI. Zaman aşımı
Sermaye Piyasası Kanununda herhangi bir hüküm bulunmadığından, zaman aşımı konusunda TCK’daki genel hükümler uygulanacaktır. Buna göre Sermaye Piyasası Kanununun 47/A maddesinin 1’inci bendinde yer alan ınsıder tradıng suçu iki yıldan beş yıla kadar hapis ve 10 milyar Türk Lirasından 25 milyar Türk Lirasına kadar ağır para cezasını gerektirdiğinden TCK 102/4’üncü maddesi gereğince beş yıllık dava zaman aşımına tabidir. Aynı maddenin (A) fıkrasının son bendinde yer alan artırım halinde uygulanacak hürriyeti bağlayıcı cezanın üst haddi altı yıl olduğundan bu halde TCK 102/3 maddesi gereğince zaman aşımı süresi 10 yıl olarak tespit ve tatbik olunacaktır.
XII. Sonuç
Ekonomik ve toplumsal gelişmeler sonucunda yeni suç tipleri ortaya çıkmakta olup bu suçların takibi ve cezai yaptırıma bağlanması gerekmektedir.
Türk Ceza Kanununda düzenlenen genel suç tipleri dışında özel ceza kanunlarında ve bu arada 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununda düzenlenen suç tiplerinin takibi, hızlı ve etkin bir biçimde cezai müeyyideye bağlanabilmesi için özel ihtisas mahkemelerine ihtiyaç vardır.
Sermaye piyasası suçlarında mağdur sayısının onbinlere ulaşabilmesi ve suça konu ekonomik menfaatin çok yüksek olması bu suçlarla hızlı ve etkin bir yasal mücadeleyi gerektiğinden ve uzmanlığa ihtiyaç duyulduğundan ülkemizin yegâne menkul kıymet borsası olan İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının bulunduğu, İstanbul ilinde sadece 2499 sayılı Kanundan kaynaklanan suçlara bakmak üzere Sermaye Piyasası Mahkemesi kurulmalıdır.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
insider, suçu, trading


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557