Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 21:45   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart 4369 SAYILI KANUNLA GETİRİLEN DÜZENLEMELER IŞIĞINDA VERGİ SUÇ ve CEZALARI

4369 SAYILI KANUNLA
GETİRİLEN DÜZENLEMELER IŞIĞINDA
VERGİ SUÇ ve CEZALARI

Zeki YILDIRIM
Batman Hâkimi

I. Genel olarak
Vergi, devletin kamu giderlerini karşılamak amacıyla, hukukî zor altında, vatandaşlardan kazancı oranında aldığı kamu geliridir. Vergi, kamu adına alınan ve kamuya tahsis edilen bir kaynaktır.
Devlet işlevlerini yerine getirebilmesi için bu kaynağı kullanması gerekmektedir. Bu kaynağı kullanabilmesi için de Anayasamızda da ifade edildiği gibi herkesin vergi ödevini yerine getirmesi gerekir.
Vatandaşlar bu ödevi hiç ya da gereği gibi yerine getirmemektedir. Bu görevin tam olarak yerine getirilmesini sağlamak amacıyla kamu gücü bir takım önlemler ve tedbirler almak gereğini hissetmiştir. Çünkü, bu ödevlere aykırılık kamu gücüne karşı gelme, toplum içinde düzen kurallarını çiğneme ve bu nedenle kamu düzeninin bozulması sonucunu doğurmaktadır. Devlette bu düzenin bozulmasını engellemek için yapılan davranışların kamu güvenliğini sarsma oranına göre bir takım parasal ve hürriyeti bağlayıcı cezalar şeklinde tedbirler almıştır.
Vergi ilişkisi de, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi toplumsal bir ilişki olduğu için bu ilişkiyi düzenlemek için bir takım kurallar konulmuştur. Konulan bu kurallar çerçevesinde kişilerden bazı şeyleri yapmaları, bazı şeyleri de yapmamaları istenilmektedir. Örneğin, beyanname verme, sahte belge düzenlememe ve kullanmama gibi. Vergi ilişkisini düzenleyen kuralların bazılarına uymama sonucunda vergi zıyaı ortaya çıkmakta, bazıları ise şekli düzenlemeleri ihlal sayılmakta, bazıları da kamu düzenini bozucu nitelik taşımaktadır. İşte bunların hepsi birden yasal anlamda vergi suçunu oluşturmaktadır. Dar anlamda vergi suçu kavramı ile sadece vergi zıyaı ortaya çıkaran suçlar kastedilmektedir.(1)
Vergi hukukunda vergi cezalarını gerektiren fiiller devletin veya kamu idaresinin gelir kaynaklarına zarar veren veya vermesi muhtemel fiillerdir. Genellikle bu fiilleri karşılayan yaptırımlar malî niteliktedir. Bu gibi durumlarda kanun koyucu ya sabit ya da verilen zararın miktarına göre bir para cezası tespit eder. Buradaki amaç mükellefin vergi kanunlarına riayet ettiği taktirde katlanacağı malî külfete riayetsizlik hâlinde karşılaşabileceği malî yaptırımı kıyas edip, uymadığı taktirde katlanacağı büyük fedakarlığı anlayıp kanunlara riayet etmesini sağlamaktır.(2)
Devletin amacı malî menfaatlerini korumak, yani vergi alacağını tahsilden ibaret olduğundan, bunu sağlayacak yaptırımlar koyarak idarî organlar tarafından ceza usulünün dışında kalan idarî yöntemleri uygulayarak(3) bazı fiilleri cezalandırmaktadır. Bu tür fiiller ve karşılığında idarenin uyguladığı malî nitelikteki yaptırımlar idarî niteliktedir.
Devletin amacı malî menfaatleri korumak, vergiyi tahsil etmek yanında, aynı zamanda kamu gücünün koyduğu emir ve yasaklara aykırı ceza hukuku anlamında suç teşkil eden fiilleri engelleyerek kamu düzenini sağlamaktır. Bunu sağlamak için öngörülen yaptırımlar, adlî yargı organları tarafından ceza usul hukuku kuralları çerçevesinde yerine getirilmektedir.(4)
Gerçekten de vergi ödevine ilişkin yaptırımlar idarî ve adlî niteliktedir. Salt verginin tahsili amacına yönelik ve büyük ölçüde malî nitelikte bir takım tedbir ve yaptırımlar idarî yaptırımlar olarak ifade edilirken, vergi ödevini yerine getirmeme ya da eksik yerine getirme durumunda ceza hukuku anlamında suç teşkil eden ve hürriyeti bağlayıcı ceza ile yaptırım altına alınan fiiller adlî nitelikte fiillerdir. Bunlarla ilgili uyuşmazlıklar da adlî yargı organlarında görülecektir.
Vergi suç ve cezalarının tarif ve mahiyetleri VUK’da tespit edilmiş ve belirtilmiştir. VUK’da vergi suç ve cezalarının mahiyetleri belirtilirken esas itibariyle genel ceza hukukundaki esaslara uyulmuş, ayrıca vergi olayının ve vergi kanunlarındaki özelliklerde göz önünde bulundurulmuştur.(5)
213 Sayılı Vergi Usul Kanununun ceza hükümleri başlığını taşıyan dördüncü kitabında vergi suç ve cezaları düzenlenerek vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenlerin burada belirtilen vergi cezaları(6) ve diğer cezalar ile cezalandırılacağı ifade edilmiştir (VUK m. 331).
Vergi suç ve cezaları 331’inci maddede vergi cezaları ve diğer cezalar olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Vergi cezaları olarak vergi zıyası suçu ve cezası ve usulsüzlük suçu ve cezası şeklinde, diğer cezaları da ifade edilenler dışında kalan suç ve cezalar belirtilmek istenmektedir. Bizde bu incelememizde vergi suç ve cezalarını kanunun yaptığı ayırıma dayanarak, idarî cezalar ve ceza hukuku anlamında suç ve cezalar olmak üzere ikiye ayırarak inceleme yolunu seçtik.
II. 4369 sayılı Kanunla vergi suç ve cezalarında yapılan değişiklikler
Vergi reformu paketi niteliğinde olan ve bir çok vergi kanununda değişiklik yapan 29 Temmuz 1998 tarih ve 23417 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4369 sayılı Kanun, Vergi Usul Kanununda ve özellikle vergi suç ve cezalarında önemli değişiklikler getirmiştir.
4369 sayılı Kanunun genel gerekçesinde vergi suç ve cezalarının etkinliğini yitirmesi nedeniyle, “vergi kaçırılırken yakalananlar için etkili ve caydırıcı bir sistemin kurulamadığı ve neredeyse vergi kaçırmayı kârlı çıkaracak bir ceza yapısına doğru gidildiği, bu doğrultuda yasalarda yer alan hapis cezalarının uygulanmadığı, teşhir cezası vergi kaçırana değil vergisini beyan edip ödeme zorluğuna düşenlere uygulanarak tutarsız bir ceza sistemi kurulduğu, yanlış kurulan gecikme zammı ve faiz sistemi nedeniyle zamanında ödenmeyen vergilerin değeri korunamaz hâle geldiği ve daha da ötesi uzlaşma sistemi ile cezaların büyük kısmı kaldırılarak ceza sisteminin etkinliği ortadan kaldırıldığı ifade edilerek, mevcut yapısıyla vergi sisteminde vergi kaçırmanın cezalandırılmadığı, hatta vergi kaçıranın daha kârlı çıktığı, bütün bunlara ilaveten ortalama iki yılda bir çıkarılan vergi aflarıyla vergi kaçırmanın âdeta teşvik edildiği” belirtilmiştir. Peki ceza sistemindeki bu aksaklıklar karşısında getirilen bu yeni düzenleme ile neler sağlanmaya çalışılmıştır? Genel gerekçenin, reformun getirdikleri başlığı altında bu Yasayla ceza sistemine caydırıcılık ve basitlik kazandırıldığı, ekonomik suça ekonomik ceza ilkesinin hayata geçirildiği belirtilerek, bundan böyle vergi zıyaına sebebiyet verenlere kaçırılan verginin bir katı tutarında ceza kesileceği, kaçırılan verginin ve kesilen cezanın zaman içerisinde değerinin düşmesi engellenecek, vergi zıyaına sebebiyet verenler Maliye Bakanlığınca basın yayın organları kanalıyla teşhir edileceği, sahte evrak düzenlenmesi halinde bunu düzenleyerek ülkedeki belge sistemini tahrip edenler hürriyeti bağlayıcı cezalara maruz kalacaklardır. Bu yönde uzlaşma müessesesi de etkinleştirilerek kısmi uzlaşmaya imkan sağlanarak, sadece uzlaşılan vergiye ilişkin cezaya uzlaşma hakkı tanınarak, uzlaşılamayan vergide ise ceza uzlaşma imkanı da kalmamaktadır. Bu güne kadar uzlaşmazlıkları azaltarak idareyi gereksiz iş yükünden kurtarma amacına hizmet edeceği yerde, vergi kaçıran mükellefleri cezadan kurtarıcı niteliğe bürünen ve cezaların caydırıcılığını daha da azaltan uzlaşma müessesi etkin ve amaca hizmet eder hâle getirildiği ifade edilmiştir.
III. Vergi suç ve cezalarının çeşitleri
A. İdarî yargı alanına giren suçlar ve cezalar
Vergi idaresi tarafından mükellefin vergi borcunu hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi durumunda hangi yasa kurallarına aykırı davranılmışsa bu aykırılığa uygun kanunda gösterilen vergi cezası kesilir.
Vergi idaresinin doğrudan doğruya uygulayabildiği cezalar idarî para cezaları ve iş yeri kapatma cezasıdır. İdari cezalar VUK’da vergi zıyası cezası, usulsüzlük ve iş yeri kapatma cezası şeklinde üçe ayırarak inceleyebiliriz.
İdari cezalara karşı süresi içinde yargı yoluna itiraz edilebilir. Başka bir deyişle idarenin kestiği vergi cezalarına karşı yargı yolunda dava açılabilir. Yargı yeri açılan bu davada olayın niteliğine göre isabetli görmesi durumunda verilen cezayı diğer bir vergi cezasına da çevirebilir.(7)
1. Vergi zıyaı suçu ve cezası
a. Vergi zıyaı suçu ve vergi zıyaı kavramı
VUK’un 34’üncü maddesinde de vergi zıyaı ve suçunu mükellef ve sorumlu tarafından 341’inci maddede yazılı hâllerle vergi zıyaına sebebiyet verilmesi şeklinde ifade edilerek atıfta bulunulan maddede ifade edilen fiiller neticesinde vergi zıyaına sebebiyet vermek suçun oluşması için yeterli görülmüştür. Peki maddede ifade edilen suçu oluşturan fiiller nelerdir? Başka bir deyişle hangi hâller vergi zıyaı sayılacaktır? Bu sorulara da 341’inci maddede ifade edilerek vergi zıyaı; mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilememesi veya eksik tahakkuk ettirilmesidir. Ayrıca şahsî, medenî haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlarla sair suretlerle verginin eksik tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmünde sayılmıştır (VUK m. 341).
Vergi zıyaına yukarıda belirttiğimiz hâllerle sebebiyet vermekle suçun işlendiği ve buna karşılık ceza kesileceği, verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması ya da haksız iadenin geri alınması cezanın uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği madde hükmünde açıkça ifade edilmektedir.
b. Ceza miktarı
Vergi zıyaı suçunu işleyenlere vergi zıyaı cezası kesileceği 344’üncü maddenin ikinci fıkrasında ifade edilmiştir. Maddede ayrıca bu cezanın miktarı, kayba uğranılan verginin miktarına, vade tarihi ile ceza ihbarnamesinin düzenlendiği tarihe kadar geçen gecikme faizinin yarısı eklenerek hesap edilen miktar vergi ziyaından doğan cezanın miktarıdır.
Kısaca vergi zıyaı cezası, zıyaa uğratılan vergi tutarının bir katı ile yeni vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin yarısının toplamından ibarettir.(8)
Şayet vergi zıyaına, vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve kullanılan ve ibraz mecburiyeti bulunan defter ve kayıtlarda, hesap ve muhasebe hilesi yapanlar veya defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyerek sebebiyet verilmişse, verilecek ceza bu fiili işleyenlere üç kat, bu fiillere katılanlara ise bir kat olarak uygulanır (VUK m 344/III).
Kanunî süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için kesilecek ceza miktarı (vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç) yüzde elli oranında, uzlaşılan vergilerde ise ceza miktarı uzlaşılan vergi tutarına göre düzeltileceği ifade edilmiştir(9) (VUK m 344/IV, V).
2. Usulsüzlük suçu ve cezası
Usulsüzlük suçu VUK’da vergi kanunlarının şekle ve usule ilişkin hükümlerine riayet edilmemesi olarak tanımlanmıştır (VUK m 351).
Vergi zıyaı suçunda vergi kaybı söz konusu olduğundan bu suç zarar suçu olarak nitelendirilir. Çünkü vergi zıyaı suçu işlenmesi sonucunda devlet hazinesi bir zarara uğramaktadır. Oysa usulsüzlük suçunda henüz bir vergi kaybı meydana gelmediği için tehlike suçunun varlığından söz edilecektir. Çünkü vergi yükümlüsü veya sorumlusu, vergi yasalarının şekle ve usule ilişkin hükümlerine aykırı davranarak vergi kaybı için elverişli bir ortam yaratmaya çalışmaktadır.(10)
a. Genel usulsüzlükler:
VUK usulsüzlük suçunu fiillerin ağırlığına göre iki derece olarak belirterek, bu suçu işleyenlerin kanuna bağlı cetvele göre cezalandırılacağını ifade etmiştir (VUK m. 352).
aa. Birinci derece usulsüzlükler
1. Vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması.
2. Vergi Usul Kanununa göre tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması.
3. Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması.
4. Çiftçiler için belirli bir çapı aşan ekim sayım beyanı ile ilgili yükümlülüğü hiç ya da gereği gibi yapmamaları durumunda bu beyanı yapma ve hatalı beyanı düzeltmek için muhtar ve ihtiyar heyetleri tarafından yapılan davete süresi içinde icabet edilmemesi.
5. Kayıt düzenine ait hükümlere uyulmamış olması.
6. İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi.
7. Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik işleminin yaptırılmamış olması.
8. Diğer ücretler üzerinden salınan gelir vergisinde tarh zamanı geçtiği hâlde verginin tarh ettirilmemiş olması.
9. Veraset ve intikal vergisi beyannamesinin ikinci 15 günlük ek süre içinde verilmiş olması.
bb. İkinci derece usulsüzlükler
1. Veraset ve intikal vergisi beyannamelerinin süresinin sonundan başlayarak 15 günlük süre içinde verilmiş olması.
2. Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen bilgileri ihtiva edecek doğru bir şekilde yapılmaması.
3. Vergi kanunlarında yazılı bildirimlerin (işe başlamayı bildirme hariç) zamanında yapılmamış olması.
4. Vergi karnesinin süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği hâlde alınmamış olması.
5. Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik işleminin, süresinin sonundan başlayarak 1 ay içinde yaptırılmış olması.
6. Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların, kanunen belli şekil ve içeriği ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer düzenlemelere ilişkin hükümlere uyulmamış olması.
7. Hesap veya muamelelerin doğruluk veya açıklığını bozmamak şartıyla bazı evrak ve vesikaların bulunmaması veya ibraz edilmemesi.
b. Özel usulsüzlükler
Özel usulsüzlük suçu ve cezaları VUK’un 353’üncü maddesinde genel olarak düzenlenerek “fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmaması” olarak ifade edilmiştir. Fakat VUK’da bunun dışında, damga vergisinde uygulanacak özel usulsüzlük cezalarını (VUK m. 355); bilgi vermekten çekinenlere (VUK mükerrer m. 355); VUK m. 257 uyarınca vergi inceleme ve kontrollerine gerekli yardımları yapmayanlara; damga pullarını vergi kanununun belli ettiği şekilde iptal edilmemiş, evrakı, pulları iptal etmeden işleme koyanlara ve damga pulları eksik olan belgeleri tasdik eden veya örnek çıkaran noterlere uygulanacak (VUK m. 356) özel usulsüzlük cezalarını kapsamaktadır.(11)
3. İş yeri kapatma cezası
VUK’un 354’üncü maddesinde iş yeri kapatma cezası düzenlenmiştir. 353’üncü maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde yazılı belgelerin bir takvim yılı içinde üç defa kullanılmadığının veya bulundurulmadığının tespiti hâlinde, mükelleflerin iş yerleri Maliye Bakanlığının kararı veya bu yetkiyi devrettiği mahalli birimin kararıyla bir haftaya kadar kapatılabilir.
Yapılan denetimler sonucunda, yoklama ve incelemeye yetkili olan memurlar tarafından bir takvim yılı içinde üç defa “fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış vesikası (perakende satış fişi), ödeme kaydedici cihaz fişi, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, müşteri listesi düzenlenmediğinin ya da bulundurulmadığının” tespiti gerekir.
Ancak iş yeri kapatma cezasının uygulanabilmesi için yukarıda belirttiğimiz belgelerin kullanılmadığının veya bulundurulmadığının ikinci defa tespiti üzerine mükellefin bir yazı ile uyarılması ve tekrarlanması hâlinde iş yeri kapatma cezasının uygulanacağının duyurulmuş olması şarttır.
Kapatılan iş yerine asılan kapatmaya ilişkin levhanın görünmesinin engellenmesi veya başka bir levhanın veya duyurunun iş yerinin herhangi bir yerine asılması halinde uygulanmakta olan kapatma cezası, bu cezanın süresi kadar artırılarak uygulanır. Ayrıca mükellefler hakkında iş yeri kapatma cezası uygulanmış olması, diğer cezaların uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir (VUK m. 354/VII). Eğer kapatma cezası uygulama aşamasına gelmiş bir mükellef kapatma kararının uygulanmasından önce mükelleflerin yazılı talepte bulunması halinde para cezasına çevrilir. İş yeri kapatma cezasının para cezasına çevrilmek suretiyle sonra aynı takvim yılı içinde işlenen fiiller nedeniyle uygulanacak safhaya gelen iş yeri kapatma cezaları para cezasına çevrilmez. Başka bir deyişle bir takvim yılı içinde ancak bir kere kapatma cezasının para cezasına çevrilme imkanı vardır. Aynı takvim yılı içinde tekerrür halinde para cezasına ikinci defa çevrilmez (VUK m. 354/IV).
B. Adlî yargı alanına giren suçlar ve cezalar
1. Kaçakçılık suçları ve cezaları
VUK’un 4369 sayılı Kanunla değiştirilen ve düzenlenen hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırılacak suçlar ve cezalar başlığını taşıyan üçüncü bölümde kaçakçılık suçları ve cezaları 359’uncu maddede düzenlenmiştir. Bu maddede düzenlenen kaçakçılık suçu ve cezaları vergi idaresi ya da mahkemelerinde değil de ceza mahkemelerinde yargılanması ve hürriyeti bağlayıcı cezalar öngörülmüştür.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Mart 2013, 21:45   #2 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Kaçakçılık suçunun tarifi nedir? Kaçakçılık suçu tarifi, 4008 sayılı Kanunla değiştirilerek VUK’un 344’üncü maddesinde, mükellef veya sorumlu tarafından kasten vergi zıyaına verilmesi şeklinde tanımlanmıştır. 4369 sayılı Kanunla önceden kaçakçılık suçunu tarif eden 344’üncü madde vergi zıyaı suçu ve cezası şeklinde değiştirilmiş, fakat kaçakçılık suçunun tanımı yapılmamış, sadece 359’uncu maddede hangi fiillerin kaçakçılık suçu sayılacağı madde madde ifade edilmiştir.
Yapılan değişiklikle kaçakçılık suçu sayılan fiillerin ayrıca vergi zıyaına sebebiyet verme şartı kaldırılmış ve bu husus madde gerekçesinde “344’üncü maddede sayılan fiillerin vergi kaybına yol açıp açmadığına ve tarh dönemi içinde oluşup oluşmadığına bakılmaksızın kesilecek vergi zıyaı cezası yanında, kolayca adlî yargıya intikalini ve cezalandırılmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler yapıldığı” ifade edilmiştir.
344’üncü madde değiştirilmeden önce kaçakçılık fiilini tarif ederken kasten vergi zıyaına sebebiyet verilmesi şeklinde ifade edilmekteydi. Ayrıca bu maddede kastın varlığını ispat külfeti iddia edene aitti. Hâlbuki yeni düzenlemede kasıt unsuru kaldırılmış, kastın varlığının aranması ve ispatı yerine maddede sayılan fiillerin taşıdıkları ortak özellikler olan niyet, amaç ve plân unsurları nedeniyle kastın varlığının kabul edildiği ve bunun sonucu olarak ispat külfetinin de kaldırıldığını söyleyebiliriz.(12) Fakat maddedeki “bilerek” ibaresinin metin dışında bırakılmış olması kaçakçılık konusunda kusursuz sorumluluğun kabul edilmiş bulunması şeklinde yorumlanmaktadır. Yeni düzenlemenin şirket yöneticileri için kusur sorumluluğunu açıkça hükme bağladığı dikkate alınırsa, başka muhtemel failler için kusursuz sorumluluğu kabul ettiği şeklindeki çözümleme, çağdaş ceza hukukunun esas tuttuğu kusur sorumluluğunun önüne geçirilemez. (13)
a. Mutlak hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren fiiller
Kaçakçılık suçu sayılan fiilin ağırlığına ve maddede öngörülen cezanın para cezasına çevrilemeyecek derecede ağır olmasına nazaran bu tür fiilleri işleyenlere (pişmanlık şartlarına uygun davrananlar hariç) hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırılacakları maddede açıkça ifade edilmiştir.
VUK’un 359’uncu maddesinin (b) fıkrasında vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulu-nan; (14)
1. Defter kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar (sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir),
2. Belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basanlar ile sahte olarak basanlar veya bu belgeleri kullananlar,
Yukarıda iki bentte yazılı fiilleri işleyenler 18 aydan 3 yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.
b. Göreceli ceza
Maddede ifade edilen kaçakçılık fiilinin ağırlığı yukarıda ifade ettiğimiz ve 359’uncu maddenin de (b) fıkrasında ifade edilen fiillere göre daha hafif kalan fiil niteliğinde olduğundan, hükmedilecek ceza hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınır açısından daha hafiftir. Ceza hukuku anlamında alt sınırın bir yıldan az olması, hükmedilecek hürriyeti bağlayıcı cezanın somut olayda bir yıldan az olması durumunda hâkimin takdirine bağlı olarak para cezasına çevrilebilme imkanı olduğu şeklinde anlaşılacaktır.
Cezanın asgarî ya da azamî had üzerinden tayini hâkimin takdirindedir. Suça konu olan belgelerin düzenlenme şekline, adetine ve sair hususlara göre hâkim alt sınır ile üst sınır arasında hapis cezasını hükmedebilecektir.(15)
VUK’un 359’uncu maddesinin (a) fıkrasına göre “vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan”;
1. Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hilesi yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2. Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler(16) (varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme demektir) veya muhteviyat itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar(17) (muhteviyat itibariyle yanıltıcı belge, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir),
Altı aydan üç yıla kadar hapis cezası hükmolunur.
Eğer hâkim hükmettiği hapis cezasının 1 yıldan az olması durumunda takdir hakkını kullanarak para cezasına çevrilmesine karar vermişse, hapis cezasını para cezasına çevirmede hapis cezasının her bir günü için, sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan asgarî ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınarak hesaplanır.
Hükmolunan para cezası ertelenemez (VUK m. 359/II).
c. Kaçakçılık suçuna iştirak
4369 sayılı yeni düzenlemeden önce VUK’un 360’ıncı maddesinde kaçakçılığa teşebbüs suçu düzenlenmiş iken yeni düzenlemede 360’ıncı madde “iştirak” başlığı altında yeniden madde içeriği ile birlikte düzenlenmiştir.
Yeni düzenlemeye göre “birden fazla kişi 359’uncu maddede düzenlenen kaçakçılık fiillerinin icrasına iştirak ettikleri takdirde fiili irtikâp edenlerden veya doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlardan her biri bundan ayrı ayrı maddî menfaat gözetmek şartıyla o fiile mahsus ceza ile cezalandırılır” (VUK m. 360/1). Söz konusu fiilleri işlemeye azmettirenlere de aynı cezalar hükmolunur (VUK m. 360/I). Bu fiillere maddî menfaat gözetmeksizin iştirak edenlere de fiile mahsus cezanın dörtte biri hükmolunur (VUK m. 360/II).
d. Kaçakçılık suçunda pişmanlık
Kaçakçılık suçunu işleyenler durumu VUK’un 371’inci maddesindeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında 359’uncu madde hükmü uygulanmayacaktır (VUK m. 359). Maddenin 371’inci maddeye yaptığı atıf uyarınca “beyana dayanan vergilerde vergi zıyaı cezasını gerektiren (360’ıncı maddede yazılı iştirak şeklinde yapılanlar dahil) kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere kanunun belirlediği kayıt ve şartlarla kaçakçılık suçuna ilişkin cezaların uygulanmayacağı” ifade edilmiştir.
e. Kaçakçılık suçunda vergi zıyaı cezası
Kaçakçılık suçunu işleyenler hakkında hürriyeti bağlayıcı cezalar uygulanması 344’üncü maddede yazılı vergi zıyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği 359’uncu maddenin son fıkrasında açıkça ifade edilmiştir. Bu, şu anlama gelmektedir. İşledikleri kaçakçılık suçu nedeniyle vergi zıyaına sebebiyet verenler sebep oldukları vergi zıyaını 344’üncü madde hükümleri uyarınca cezalandırılarak tazmin edeceklerdir.
2. Vergi mahremiyetinin ihlali suçu
a. Genel kural
Ülkeler, vergiyi toplarken mükellef psikolojisini de dikkate almak zorundadırlar. Bu nedenle kişilerin işletmeleri, kazançları ve özel durumlarının başkaları tarafından bilinmeme, açıklanmasını istememe özgürlüğü, kişisel hayatın gizliliği gibi algılanmış ve vergi alanında da vergi gizliliği, vergi mahremiyeti şeklinde kendini göstermektedir.
Vergi işleriyle uğraşan kamu görevlilerinin mükellefler hakkındaki bilgileri yasal istisnalar dışında açıklamaları, bu bilgileri kullanmaları yasal açıdan vergi mahremiyetini ihlal sayılmış ve bu fiilin aynı zamanda bir suç teşkil ettiği düşünülerek yasa koyucu tarafından yasal düzenleme yapma gereği duyulmuştur.
Vergi mahremiyeti, VUK’un 5’inci maddesinde düzenlenerek belirtilen kimselerin, görevleri dolayısıyla, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması gereken diğer hususları ifşa edemeyecekleri ve kendileri veya 3’üncü şahısların yararına kullanamayacakları ifade edilmiştir.
Görevleri nedeniyle mükelleflerle ilgili öğrendikleri her türlü bilgileri görevden ayrılsalar dahi gizli tutması gereken kişiler şunlardır:
1. Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar,
2. Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar,
3. Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler,
4. Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler.
Yukarıda ifade ettiğimiz vergi mahremiyetine uymaya mecbur olan kimselerden, bu mahremiyeti ihlal edenlere TCK’nın 198‘inci maddesinde yazılı olan üç aylık cezanın iki katı olan altı aylık hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmolunabileceği atıftan anlaşılmaktadır. Bu altı aylık süre cezanın üst sınırını ifade eder. Cezanın alt sınırının 2 aydan aşağı olamayacağı maddede ayrıca ifade edilmiştir (VUK m. 362/I).
Hürriyeti bağlayıcı ceza yanında ayrıca vergi mahremiyeti suçunun ilgili memurlar tarafından tekerrürü halinde bu memurların bir daha devlet hizmetinde görev alamayacakları ve memuriyetten men cezası ile cezalandırılacağı da ifade edilmiştir (VUK m. 362/II).
Vergi mükellefleri için açıklanan bu bilgilere dayanılarak, mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez. Aksine hareket edenler hakkında TCK’nın 480, 481 ve 482’nci maddelerindeki hakaret ve sövme suçlarını düzenleyen cezalar üç misli olarak hükmolunur.
b. Vergi mahremiyetinin istisnaları
Vergi mahremiyetine kanun koyucu tarafından belirli bazı durumlar için vergi güvenliğini sağlamak amacıyla bazı istisnalar getirilmiştir.
Bu istisnalar:
1. Mükelleflerin beyanları üzerinden tarh olunan gelir ve kurumlar vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi daireleri tarafından beyannamenin verildiği yıl içinde dairenin uygun yerine asılacak cetvellerle ilân olunur.
2. Gelir vergisi mükellefleri ile sermaye şirketleri, usulüne uygun düzenlenmiş vergi levhasını iş yerlerinin okunup görünebilecek uygun bir yerine asmak zorundadırlar.
3. Mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları, Maliye Bakanlığı tarafından veya yetki verdiği mahalli yetkili tarafından açıklanabilir.
4. Kamu görevlileri tarafından yapılan adlî ve idarî soruşturmalarla ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgelerin verilmesi.
5. Sahte veya yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları raporla tespit edilenlerin meslekî kuruluşlara ve odalara bildirilmesi.
Vergi mahremiyetini ihlal niteliğinde olmayıp, vergi güvenliğini sağlamak amacına yönelik tedbirler olup, mahremiyetin istisnasını teşkil eder.
3. Yükümlülerinin özel işlerini yapma suçu
Vergi muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemelerinde, bölge idare mahkemesinde, Danıştayda görevli olanlar, vergi mükelleflerinin, vergi kanunlarının uygulanması ile hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar. Bu yasağa aykırı hareket edenler, TCK’nın 240’ıncı maddesinde ifade edilen görevi genel nitelikte kötüye kullanma suçunu işleyecek, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı açıkça ifade edilmiştir.
Mükellefin özel işlerini yapma türünden sayılan hareketler, eğer kaçakçılık cezasını gerektiren bir fiile iştirak mahiyetinde olduğu taktirde haklarında 344’üncü maddenin 3’üncü fıkrasında suça ilişkin cezanın üç katı ceza ile cezalandırılabileceği ifade edilmiştir (VUK m. 363).




KAYNAKÇA

Arıoğlu, Osman: Vergi Reform Kanununa Göre Ceza ve Uzlaşma Sisteminde Yapılan Düzenlemeler, Vergi Dünyası, sayı: 204, Ağustos 1998.
Erkiner, Kısmet, H.: Hileli Vergi Suçu, Maliye Enstitüsü Konferansları, 18. Seri, Yıl 1969, İstanbul.
Erman, Sahir: Türk Vergi Hukukunda Yer Alan Ceza Hukukuna Ait Prensipler, Maliye Enstitüsü Konferansları, 15. Seri, Sene: 1968, İstanbul.
Erman, Sahir: Vergi Usul Kanununda Yer Alan Ceza Hukuku Kaideleri, Maliye Enstitüsü Konferanslar, 5. Seri, Sene 1959, İstanbul 1961 (Kısaca Erman Usul Kaideleri).
Eroğlu, Nurettin: Açıklamalı, İçtihatlı Vergi Usul Kanunu, 2. Baskı, 1965. Ankara.
Gündel, Ahmet: Vergi Suçları ve Cezaları, En Son Değişiklikler ve Uygulamalarla Açıklamalı İçtihatlı Ceza Mahkemelerinde Yargılanacak Vergi Suç ve Cezaları, 1996. Ankara.
Kaneti, Selim: Vergi Hukuku, 2. Bası, İstanbul 1989.
Kartal, Zihni: İdari Vergi Cezalarına Yargı Organlarının Yaklaşımı, Vergi Dünyası, sayı 207, Kasım 1998.
Küçüktop, Sema/Küçüktop, Muzaffer: Kaçakçılık Fiilleri ve Cezalarında Yapılan Yeni Düzenlemelerin Uygulanması, Amacı ve Sonuçları, Vergi Dünyası, Sayı 169, Eylül 1995.
Öncel, Mualla/Kumrulu, Ahmet/Çağan, Nami: Vergi Hukuku, Ekim 1998, Ankara.
Şirin, Mehmet: Vergi Usul Kanununun Ceza Hükümlerinde Yapılan Değişiklikler, Vergi Dünyası, Sayı 206, Ekim 1998.
Uluatam, Özhan: Vergi Hukuku, Cilt 1, Genel Esaslar, Ankara 1996

Adalet dergisi sayı 6




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
4369, cezalari, düzenlemeler, getirilen, getİrİlen, işiğinda, kanunla, sayili, suç, ve, vergi, vergİ


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557