Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 21:51   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart Aile ombudsmanliği hakkinda avrupa konseyi no. R (98) 1 sayili tavsiye karari

AİLE OMBUDSMANLIĞI HAKKINDA
AVRUPA KONSEYİ NO. R (98) 1 SAYILI
TAVSİYE KARARI ÜZERİNDE BİR İNCELEME

Mehlika AYTAÇ
UHDİGM Tetkik Hâkimi

I. Giriş
Türkiye’de kamu denetçiliği (ombudsmanlık) kurumu oluşturulması çalışmaları sürerken, Avrupa Konseyince, üye ülkeleri, belirlenmiş standartlara uygun olarak aile hukuku alanında ombudsmanlığın geliştirilmesi veya mevcut değilse kurulmasını teşvik etmek amacıyla kabul edilen No.R (98) 1 sayılı Ailede Arabuluculuğa İlişkin Tavsiye Kararı’nın Türk aile hukukunda olabilecek etki ve sonuçları yönünden incelenmesinde yarar görülmüştür. Bu nedenle “aile arabuluculuğu” kavramının tanım ve tarihsel gelişim sürecine değinilmiş ve daha sonra tavsiye kararının nitelik ve amaçları açıklanmıştır.
II. Aile ombudsmanlığının gelişimi
Son yıllarda küreselleşme süreciyle birlikte, ülkelerde meydana gelen hızlı sosyal değişimin evlenme oranlarının düşmesine ve boşanma oranlarının artmasına yol açtığı bir gerçektir. Evliliğe yaklaşımda yeni eğilim, genç insanların yasal evliliği bir arada yaşama anlaşmasına yol açan birlikteliğin meşru şekli olarak algıladıkları, mümkün olduğunca evliliği geciktirdikleri veya hiç evlenmediklerini göstermektedir. Örneğin, Viyana’da 1996 tarihinde mevcut boşanma trendi dikkate alınarak yapılan bir araştırma sonucunda Avrupa’daki evliliklerin % 85’inin 2000 yılında boşanmayla sona erebileceği olasılığı ortaya çıkmıştır.(1)
Bununla birlikte, ailenin toplumun kalbi olduğu ve çocukların yetişmesi için en iyi ortamı oluşturduğu hâlen çok geniş çevrede kabul gören bir inançtır. Bunun için bozulan aile ilişkileri doğal olarak asla göz ardı edilemez.
Ailevî uyuşmazlıklar, diğer hukukî nitelikli ihtilâflardan farklı olarak, duygusal, abartılmaya elverişli ve yoğun kişisel ilişkileri içerir. Ayrılık veya boşanma davası sırasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar taraflar arasındaki anlaşmazlığın gerçek niteliğini gizler ve bu, en çok genellikle anlaşmazlıkta yer almayan diğer aile üyelerini özellikle çocukları etkiler. Boşanma, yansımaları daha sonra uzun yıllar süren bir süreç olarak nitelenmiştir. Boşanmanın sonuçlarının çocuklar üzerinde etkileri yönünden yapılan araştırmalarda(2) boşanan eşlerin çocuklarının genellikle maddî sıkıntı içinde yaşadıkları, davranış problemlerine sahip, depresif belirtiler gösterdikleri, okulda düşük performans gösterdikleri veya okulu terk ettikleri, ilk yetişkinlik çağında, yüksek oranda sigara ve içki kullandıkları sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlarda, kuşkusuz aile yapısında çok yönlü değişim, çocuğun velâyet hakkına sahip olmayan ebeveyni ile temas kaybı ve ana-babasının ayrılmasının yarattığı kızgınlık ve umutsuzluk duygularının üstesinden gelebilecek motivasyonların bulunmaması gibi faktörler etkili olmaktadır.
Boşanmanın, aile üyeleri üzerinde yarattığı trajik sonuçları önleyebilmek için uygulanacak politikalar açıktır.
- Ana ve baba, çocuklarına daha iyi yardım edebilmek ve boşanmanın normal sonucu olan acı ve kırgınlıklarını azaltabilmek için sosyal desteğe ihtiyaçları vardır.
- Ana, baba, boşanmanın özellikle aralarındaki anlaşmazlığın çocuklara nasıl zarar verdiği konusunda bilinçlendirilmeye ihtiyaç bulunmaktadır.
- Çocukların, velâyet hakkına sahip olmayan ebeveyni ve diğer akrabaları ile iletişiminin kolaylaştırılması ihtiyacı vardır. (Ancak burada taciz ve şiddet kullanılması halini istisna tutmak gerekir)
Bu aşamada başlayan tartışmalar, geleneksel yasal sürecin (yargı yolu) yoğun duygusal ilişkilerle kuşatılan ailevî uyuşmazlıkların çözümüne uygun bir araç olup olmadığı konusunu gündeme getirmiştir. Gerçekte aile uyuşmazlıklarının çözümü için mahkemelerin aracılığının kullanılmasının en az yapıcı bir yöntem olduğu çünkü, resmî makamların aile uyuşmazlığını, karakteristik özelliği göz önüne alınmaksızın herhangi bir hukukî uyuşmazlık gibi nitelediği dolayısııyla bu yaklaşımın kopmaya hazır ilişkilerin daha çok zayıflamasına yol açtığı oysa, yargı yoluna alternatif bir çözüm yöntemi olan arabuluculuğun, iletişimin sürdürülmesine ve uyuşmazlığın azaltılmasına yardım edeceği ileri sürülmüştür. Yine bu görüşlere göre, yasalar, kişisel sorunlarla kör bir araç (blunt instrument) gibi uğraşırken, arabuluculuk çok daha fazla elverişli destek düzeyi sağlar ve uyuşmazlığı çözme yeteneği, dava ve sonucun adaleti, dava masrafları ve sosyal hedeflerde ilerleme kriterleri açısından yargısal çözüme nazaran daha üstün bir niteliğe sahiptir.(3)
Ailede arabuluculuğun tarihsel gelişimine bakıldığında, Avrupa’da nispeten yeni bir süreç olmasına karşın, Asya, Afrika ve Lâtin Amerika ülkelerinde, aile uyuşmazlığını arabulucu vasıtasıyla çözen gayrîresmî mekanizmalar olarak çok uzun süreden beri mevcut olduğu gözlenmektedir. Bundan ayrı olarak aile ve akrabalık çevresi bir çok kültürde arabuluculuk kaynağı teşkil etmiştir. Japonya yasal çerçevesi 1950 tarihinde oluşturulan uzun arabuluculuk kültür geleneği ile karşılıklı özür ve bağışlama (mutual apology and pardon)’nın uyumun yeniden eski hâline getirilmesindeki önemini vurgulamaktadır.(4) Bu yönüyle ailede arabuluculuk Türk kültürüne de yabancı sayılmayacak bir kavramdır. Nitekim, eski bir gelenek olarak aile içi uyuşmazlıkların çözümünde geniş akrabalık çevresinin arabuluculuk kaynağı oluşturduğu bilinmektedir. Ancak şüphesiz sistematik bir mekanizmadan bahsedilemez.
Avrupa’da ise aile arabuluculuğunun kullanımı “de facto” gelişmiştir. 1997 tarihinde Avrupa Konseyi Aile Hukuku Uzmanlar Komitesi (CJ-FA) Arabuluculuk Çalışma Grubu tarafından yapılan anket çalışmaları (12 Avrupa ülkesi cevap vermiştir) Avrupa ülkelerinde aile arabuluculuğunun kullanımının amaç ve hedeflerinde büyük ölçüde benzerlik mevcut olmasına karşın arabuluculuğun tanımında çok farklı terminolojiler kullanıldığı, ayrıca arabuluculuğun koordine edilmeyen bir şekilde ve muhtelif usullerde uygulanmakta olduğunu göstermiştir.
Aile arabuluculuğunun teşkil ve uygulama tarzındaki bu çeşitlilik uluslararası düzeyde yaygınlaşmasını engelleyici bir faktör olarak görülmekte, arabuluculuğun oluşturulabilmesi için ortak ilke ve esasların belirlendiği uluslararası standart bir çerçeveye gereksinim duyulmaktaydı.
Öyle ki, 1987 tarihinde Lizbon’da aile hukuku ile ilgili sorunları görüşmek üzere gerçekleştirilen Avrupa Konseyine üye ülkelerin adalet bakanları toplantısında, öncelikle bu alandaki yasal çerçeve boşluğuna dikkat çekilerek, Avrupa Konseyine, çocukların yüksek yararları bağlamında “dostça çözüm usulü”nü de içermek üzere bu konuya özel bir önem göstermesi için çağrıda bulunulmuştur.
Bu çerçevede, 1992 tarihinde Budapeşte’de yapılan Avrupa Konseyi Aile Hukuku Konferansı’nda boşanmanın sonuç ve sebepleri, velâyet sorumluluğunun kullanılması, boşanma davalarında ortaya çıkan sorunların önlenmesi veya azaltılması ile ilgili yasal düzenlemeler ile birlikte aile uyuşmazlıklarının mahkeme dışında alternatif yöntemlerle çözümü konuları tartışılmıştır.
Daha sonra 1995 tarihinde İspanya ve 1997 tarihinde Malta’da yapılan Avrupa Konseyi Aile Hukuku Konferansları’nın gündeminde, gelecekte aile hukuku ve özellikle aile arabuluculuğu yer almıştır.
Bu Konferansları takiben Avrupa Konseyi Aile Hukuku Uzmanlar Komitesi (CJ-FA) nin ailevî uyuşmazlıkların arabuluculuk yöntemiyle çözüm kurallarına ilişkin olarak hazırlamış olduğu No.R (98) 1 sayılı Tavsiye Kararı 1998 tarihinde Bakanlar Komitesince onaylanmıştır.
III. Ailede arabuluculuğa ilişkin Avrupa Konseyi No. R (98) 1 Sayılı Tavsiye Kararının kapsam ve amacı
İlk olarak, tavsiye kararında, muhtelif terminolojilerde dostane çözüm (friendly settlement) anlamında kullanılan “uzlaşma” (conciliation) ifadesi yerine “family mediation” terimi tercih edilmiştir. Son zamanlarda basında tartışıldığı üzere, İsveç dilinde “arabuluculuk, aracılık” anlamına gelmek üzere oluşturulmuş bulunan “ombudsmanlık” İngilizce dilinde “Mediation” ve Fransızca dilinde “Médiation” terimleri ile tanımlanmaktadır. Bu nedenle tavsiye kararının Türkçe çevirisinde “Mediation” kelimesinin karşılığı olarak “arabuluculuk” kullanılmıştır.
Ailede Arabuluculuğa İlişkin Avrupa Konseyi No. R (98) 1 sayılı Tavsiye Kararı (Recommendation No. R (98) 1 On Family Mediation) üye ülkeleri boşanma ve ayrılık sırasında doğan ve özellikle çocukları ilgilendiren ailevî uyuşmazlıkların sonuçlandırılmasına elverişli bir mekanizma olarak aile arabuluculuğunun gelişmesi veya oluşturulmasını teşvik etmesi açısından Avrupa aile hukuku alanında önemli bir dönüm noktasını teşkil etmektedir.(5)
Ayrılık sonucunda ortaya çıkan velâyet, şahsî ilişki kurulması haklarıyla, malî konular başta olmak üzere aile bireyleri arasındaki uyuşmazlıkların dostane bir yaklaşımla çözümlenmesi ve bu suretle ailevî uyuşmazlıkların özellikle çocuklar olmak üzere aile bireyleri üzerinde üzücü etkilerinin azaltılması veya önlenmesi ve aile bireyleri arasında iletişimin artırılarak sevgi bağlarının sürdürülmesini amaçlamaktadır.(6)
Tavsiye Kararının I. maddesinde arabuluculuğun içeriği, II. maddesinde arabuluculuğun oluşturulması, III. maddesinde de arabuluculuğun usul ve şartları ile sonuçlarına ilişkin hükümler yer almaktadır. IV ve V. maddelerinde, uzlaşma mutabakatının onaylanması ve arabuluculuk kurumu ile adlî ve diğer yetkili makamlar arasındaki ilişki, VI., VII. ve VIII. maddelerinde arabuluculuk kurumunun geliştirilmesi, anlaşmazlığın çözümünde öngörülen diğer vasıtalar ile sınır ötesi velâyet ve şahsî ilişki kurulması hallerinde uyuşmazlığın çözümü konuları düzenlenmektedir.
Tavsiye Kararının I/a. maddesine göre, ilke olarak ailede arabuluculuk, kan veya evlilik yoluyla birbirine bağlı aynı ailenin fertleri veya millî hukuka göre aile ilişkileri içinde yaşadığı kabul edilen kişiler arasındaki uyuşmazlıklara uygulanır.
Arabuluculuk prensip itibariyle zorunlu değildir. Devletler, arabuluculuk kurumunu resmî veya özel statüde olmak üzere uygun gördükleri şekilde oluşturabilirler (md.II/a-b).
Tavsiye Kararının III. maddesinde arabuluculuğun tâbi olacağı usul ve işleyişi kuralları sayılmış olup, buna göre,
Arabulucu taraflar arasında yansızdır ve arabuluculuk işlemlerinin neticeleri bakımından tarafsızdır.
Arabuluculuk işlemleri gizlilik içinde yapılmalıdır. Arabuluculuk sırasında yapılan görüşmeler dahi gizli olup, daha sonra herhangi bir şekilde açıklanamaz. Şu kadar ki, ulusal hukukun öngördüğü haller istisnadır. Örneğin arabuluculuk süreci sırasında öğrenilen suç teşkil eden eylemlerin yetkili makamlara bildirilmesi gerekir.
Arabuluculuğun en önemli işlevlerinden birisi, çocukla ana ve babası arasındaki ilişkilerde çocuğun yüksek yararlarının (best interests) ön plânda tutulmasıdır. Arabulucu, ana-babaya çocuğun yararları bakımından velâyet sorumluluklarını izah etmekle görevlidir. Arabulucu, hukukî meselelerle ilgili olarak tavsiyede bulunamaz. Danışmanlık yapamaz. Bu gibi hâllerde taraflara bir avukata danışmaları gerektiğini hatırlatmak zorundadır.
V. maddeye göre, taraflar yasal bir işleme girişmeden önce, arabuluculuk mekanizmasına başvuracakları gibi, yasal işlemler devam ederken veya sonradan arabuluculuktan yararlanabilirler. Bu hallerde yasal işlemlere ara verilir. Ancak, adlî veya diğer yetkili makamlar, eşlerin veya çocukların, şahsî hak ve menfaatlerini korumaya yönelik gerekli tedbirleri alma yetkisine haiz olacaktır. Diğer taraftan, arabuluculuk sürecinin devam edip etmediği veya uyuşmazlık konusunda bir çözüme ulaşılıp ulaşılmadığını izleyecek ve sonuçlarını yetkili makama bildirecek mekanizmaların oluşturulması yükümlülüğü getirilmektedir.
Tavsiye Kararının VI. ve VII. maddeleri de âkit devletlerin arabuluculuk mekanizmasının geliştirilmesi yöntemleri, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi, etkin bir uygulama sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması ve nihayet milletlerarası arabuluculuk yöntemlerinin uygulanması ile arabulucuların eğitimi konularını düzenlemektedir.
IV. Değerlendirme ve sonuç
Ailede arabuluculuk kurumu, kural olarak, tarafsız ve yansız üçüncü bir kişinin yer aldığı, bir süreç olup, taraflara, mahkeme dışı bir yaklaşımla sorunlarını çözme olanağının tanınmasıdır. Arabuluculuk, tarafların, herhangi bir çözüm kabul ettirme yetkisi bulunmayan bir arabulucunun yardımıyla, kendi irade ve arzuları doğrultusunda müşterek bir karara ulaşmalarını kolaylaştırmaktadır. Aile arabuluculuğu tarafların genellikle gönüllü olarak katıldığı ve tüm müzakerelerin gizlilik içinde yürütüldüğü farklılık gösteren bir süreçtir.
Ailede arabuluculuk sisteminin diğer bir gayesi de, boşanma veya ayrılık durumunda, eşler arasında başlıca velâyet ve şahsî ilişki kurulması, çocukların bakım ve yetiştirilmesi ve malî destek meselelerinden doğan anlaşmazlıkların çocuğun yararları gözetilerek çözümlenmesi ve böylece aile bireylerinin birbirlerine karşı anlayış içinde, ana, baba ve çocuk arasında ilişkilerin sürekliliğinin sağlanması, sevgi bağlarının sürdürülmesidir.
Ailede arabuluculuk kurumu, bir çeşit uzlaştırıcı (conciliation) işlevini görmekte, ilişkilerin uzlaşarak bitirilmesine yardım etmektedir. Arabuluculuk bu yönüyle, eşlere yeniden barışma veya evliliklerini yeniden kurmaya yardım eden “evlilik danışmanlığı” (marriage counselling) değildir. Bununla birlikte, pratikte, arabuluculuk sürecinde, ayrı bir yaşamın katı gerçekleriyle yüzleşen bir çok karı kocanın barışmak için girişimde bulunduğu bildirilmektedir.(7)
Arabulucu;
- Çocukların yüksek yararlarını ve karı kocanın ihtiyaçlarını göz önüne alan, işleyebilir bir uzlaşmaya varılması için taraflara yardım eder.
- Taraflar arasında anlayış eksikliği ve korkuları azaltarak iletişimin artırılmasına olanak yaratır.
- Gelecekte çocukların bakım ve yetiştirilmesi için velâyet sorumluluğunun paylaşılmasını sağlar.
- “Arabulucu şu an ve gelecek üzerine odaklanmıştır fakat geçmişi de göz ardı edemez”.(8)
Arabuluculuk taraflar arasında iş birliği ve düzenin tedricî olarak yaratılması biçiminde tanımlanmaktadır. Uyuşmazlığın arabuluculuk ile çözümlenmesi halinde yararları zaman içinde ortaya çıkacaktır.
Bununla ilgili olarak, l995 tarihinde gerçekleştirilen Aile Hukuku 3’üncü Avrupa Konferansına katılan ülkelerin arabuluculuk kurumu temsilcileri tarafından aile arabuluculuğu sisteminin mükemmel bir şekilde işlediği, önemli miktarda ailevî uyuşmazlıkların yargı organlarına gitmeden taraflar arasında uzlaşmacı bir yaklaşımla çözümlendiği ve dolayısıyla söz konusu sistemin büyük ölçüde amacına ulaşıldığı vurgulanmıştır.(9)
Aile arabuluculuğu sorunlarını görüşmek üzere Ekim l998 tarihinde gerçekleştirilen Aile Hukuku 4. Avrupa Konferansında da şu sonuca varılmıştır. Aile arabuluculuğu, yargı yoluna alternatif bir çözüm yöntemi olarak güvenli ve önemli bir konum kazanmakta ve aile uyuşmazlığının çözümlenmesine yönelik daha iyi bir yol bulunması ihtiyacı kabul edilmektedir. Arabuluculuğun geliştirilmesi için uluslararası bir çerçeveye artan bir talep vardır. İşte No. R. (98) l sayılı Tavsiye Kararı ile bu istek gerçekleştirilecektir.
Kural olarak ailede arabuluculuk kurumuna başvurmak ihtiyarîdir. (Tav. Kar. Md.II/a) ülkelerin uygulamasında da, ailede arabuluculuk kurumuna ya da adlî makama başvurulması tarafların takdirlerine bırakılmıştır. Bu, uzlaşma için tarafları zorlamanın etkili olmayacağı ve gerçekte husumet ve daha sonraki anlaşmazlığı artırabileceği düşüncesine dayanmaktadır. Ancak son zamanlarda, arabuluculuğun zorunlu tutulması yolunda bir eğilim ağırlık kazanmıştır. Bu düşünceye göre tarafları, yargı gücünün kullanılmasından daha çok uzlaşmacı olan bir işleme teşvik etmek ve bu yolla arabuluculuk kurumunu yaygınlaştırmak mümkün olabilecektir. Nitekim İngiltere’de kabul edilen l996 tarihli yeni Aile Kanununda, böyle bir yaklaşım benimsenmiştir. Örneğin, ailevî bir dava için adlî müzaheret yolu ile yasal temsilci tayin edilmesini isteyen tarafa bu talebi kabul edilmeden önce meselenin arabuluculukla çözümlenip çözümlenemeyeceğinin değerlendirilmesi için bir aile arabulucusuna başvurmak zorunluluğu getirilmiştir. Avrupa’da arabuluculuğu zorunlu kılan tek ülke Norveç’tir. Bu ülkede l6 yaşın altında çocuğu bulunan eşlerin boşanma veya ayrılık davası açmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurmaları şarttır. Kanaatimizce her olayın arabuluculuk için uygun ve gerekli olduğunu savunmak zordur. Bunun için arabuluculuk, tarafların gönüllü olarak katıldığı bir süreç olmalıdır.
Ailede arabuluculuk hizmeti, genellikle yetkili kılınan bir mahkemenin bünyesinde nitelikli avukat, psikolog, sosyal hizmet uzmanı gibi danışmanlardan teşekkül eden bir sistem çerçevesinde yürütülmektedir. Bunun yanında özel kuruluşlar veya devlet tarafından finanse edilen yarı resmî kuruluşlar aile arabuluculuğu hizmetleri verebilmektedir. Fransa, Belçika, Almanya ve İngiltere’de aile arabuluculuk kurumu resmî kuruluşlar (mahkemeler) ve özel kuruluşlar şeklinde oluşturulmuştur. Arabuluculuk devlet organlarına bağlı olarak kurulduğunda, gençlik veya sosyal hizmet kurumlarının iş birliği sağlanır, ancak ulusal bir organ tarafından koordine edilir.
İsviçre’de ise, Türk Medenî Kanununun mehâzını teşkil eden Medenî Kanununda yapılan değişiklikle, boşanmanın ceza olmaktan çıkarılması amaçlanmakta, eşlerin boşanmaları dışında çocukların yararlarının korunması, malî sonuçlarıyla ilgili meselelerin yargı yoluna başvurmadan çözmeleri teşvik edilmektedir. Bu çerçevede, Kantonlarda arabuluculuk merkezleri oluşturulmuştur. Ancak bu merkezlere başvurmak zorunlu olmayıp, ihtiyarîdir.
Arabuluculuk hizmetlerinin devlet organları (mahkemeler) ve özel kuruluşlar tarafından yerine getirilmesinin sonuçları üzerinde yapılan incelemede, bu konuda uluslararası hukuk öğretisinde görüş,(l0) resmî organlarca yapılan arabuluculuk işlemlerinin, çoğunlukla aylarca süren ve terapik olarak nitelenebilecek süreyi kısıtlayarak daha çabuk sonuç alınmasını ve yine bir uzlaşma arayışı yönündeki zorunluluğun taraflar ve arabulucu üzerinde baskı oluşturarak diğer girişimler yönünden öncelikli olarak mutabakata varılmasını sağladığından, uyuşmazlığın azaltılması ve taraflar arasındaki iletişimin gelişmesine olanak tanıdığı, ancak kanun gölgesinde (shadow of the law) pazarlığın daha çabuk sonuca ulaşılmakla beraber, taraflar için idarî veya yargısal bir programın uygulanmadığı bir işlemden daha az memnuniyet verici olduğu yönündedir.
Devlet organları tarafından yapılan arabuluculuk hizmetleri normal olarak ücretsiz veya adlî müzaheret yolu ile sağlanır. Örneğin Kuzey Amerika ülkelerinde arabuluculuk hizmetleri herhangi bir ücret veya harca tâbi değildir Buna karşın Fransa ve Almanya gibi bazı ülkelerde, özel kuruluşlar tarafından yerine getirilen arabuluculuk hizmetlerinin belirli bir ücret mukabilinde sağlandığı görülmektedir.
Tavsiye Kararı uyarınca, tarafların arabuluculuk sonucunda, varmış oldukları müşterek kararlarının bir belge halinde düzenlenerek aslı veya bir örneği kendilerine verilecektir (md. IV). Aynı madde hükmünde ülkeler, millî mevzuatlarına göre, bu şekilde onaylanmış bir mutabakatın icra edilmesini sağlayacak mekanizmaları oluşturmakla yükümlü tutulmaktadır. Arabulucu taraflara mutabakatlarını yasal bir belge şeklinde düzenlenmesine yardım eder. Bu şekilde düzenlenen belgelerin geçerliliğine gelince hâlen Almanya ve Norveç’te bağlayıcı bir yasal belge olarak nitelenmektedir. Diğer ülkelerde ise böyle bir belgenin bağlayıcı olabilmesi için adlî veya idarî makamın onayı aranmaktadır.
Tavsiye Kararında diğer bir önemli hüküm de, çocuğun insan ve birey olduğunu kabul ederek kendilerini etkileyen bir sürece katılma ve bilgilendirme gereğini öngörmektedir. Arabulucular ana, babaya çocuğun yaşamında meydana gelecek değişikliklerle ilgili olarak görüşlerini almak ve bilgilendirmek gereğini hatırlatmakla yükümlüdür. Çocuğun yaşı ve olgunluk derecesi dikkate alınarak arabuluculuk sürecine bizzat katılması sağlanır.
Ailede arabuluculuğun Türk aile hukuku yönünden olabilecek etki ve sonuçlarının incelenmesinde ise:
1. İlk olarak, ailede arabuluculuk yargı yolu dışında alternatif çözüm olanağını sunmaktadır. Uyuşmazlığın mahkeme dışı bir yaklaşımla çözümlenmesi devlet ve taraflar yönünden boşanma veya ayrılığın sonuçlarının ekonomik ve sosyal maliyetinin azaltılması, mahkemelere açılan dava sayısı ve mahkemelerin iş yükünün azaltılmasında, azımsanmayacak bir etken oluşturacaktır.
Türkiye’de aile hukuku alanında açılan davaların giderek artma eğilimi gösterdiği dikkate alındığında bu sistemin hukuk reformu çerçevesinde değerlendirilebileceği umulmaktadır.
2. Yine son yıllarda, yazılı ve görsel basında, mahkeme koridorlarındaki aile trajedileri ve bu bağlamda ailevî ilişkilerin niteliğinden kaynaklanan özel meselelerin sınırsızca yansıtıldığı bir gerçektir. Bu durum toplumsal moral duyguları incitmekte, aile yapısına olan güvenin sarsılmasına yol açmaktadır. Bu nedenle ailede arabuluculuk mekanizmasının sözü edilen sakıncaların bertaraf edilmesinde ve dolayısı ile özel hayatın gizliliği ilkesinin korunmasında önemli bir rol oynayabileceği sonucuna varılmaktadır.
3. Ailede arabuluculuk sisteminin en önemli sonuçlarından biriside, aile içi meselelerin husumet duygusu yaratılmadan, ana, babanın eşit konumda olduğu bir plâtformda ve daima çocuğun yararlarına öncelik tanıyarak kendi rızaları ile çözümlenmesidir. Ailede arabuluculuk çocuk için ailenin önemi ve çocuğun yetiştirilmesinde ortak sorumluluğa sahip ana, baba için de yeni sosyal destek ihtiyacı anlayışının sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye’de son yıllarda başlıca büyük kentlerde olmak üzere boşanma davalarında önemli ölçüde artış kaydedildiği bilinmektedir. Nitekim Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, son on yılda boşanma davalarının yüzde 72 oranında arttığını göstermiştir. Araştırmalar kapsamında boşanmış çiftlerin yüzde 25’i bir çocuk, yüzde 17,5’i iki çocuk, yüzde 7’si ise üç çocuk sahibi bulunmaktadır. Yine DİE araştırmalarına göre her yıl yaklaşık 105.000 çift boşanmak üzere mahkemeye başvururken, eşlerin eğitim düzeyi ve endüstriyel yönden gelişmişliğin paralelinde yükselen refah düzeyi gibi faktörlerin boşanma olaylarının artmasında etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu yüzden sosyal bir olgu olan boşanmanın özellikle daha zayıf konumdaki çocuk ve anne için artık bir ceza olmaktan çıkarılarak yeni toplumsal destekler sağlanması sadece dava ve sonucun adaleti için değil ayrıca çağdaş sosyal hedeflere ulaşmak için de gerekli kabul edilmektedir. Ailede arabuluculuk sistemi, bu yönden bir başlangıç oluşturacaktır.

Adalet dergisi sayı 6




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
98, aile, avrupa, hakkinda, karari, konseyi, ombudsmanliği, sayili, tavsiye


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557