Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 21:52   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart Karapara aklama suçu ve unsurlari

KARAPARA AKLAMA SUÇU VE UNSURLARI

İbrahim YUMUŞAK
Malî Suçları Araştırma
Kurulu Başkan Yrd.

1. 4208 sayılı Yasanın getirdikleri
Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair 4208 sayılı Yasa, Resmî Gazete’de yayımlandığı 19.11.1996 tarihinden beri yürürlüktedir. Anılan Kanun ülkemizde son derece zararlı ekonomik, sosyal ve siyasî etkileri olan karapara aklama dolayısıyla da karaparayla mücadelede atılmış önemli bir adımdır ve temel amacı karapara aklanmasının önlenmesi konusunda uygulanacak esasları belirlemektir. Toplam 21 maddeden oluşan yasaya kısaca göz attığımızda, temel unsurunun 2’nci maddesinde yapılan suç tanımlaması olduğu görülmektedir. Yasada yer alan diğer maddeler; aklama suçuyla mücadelede kilit bir rol verilen Malî Suçları Araştırma Kurulunun görev, yetki ve konumu ile ihtiyatî tedbir ve cezalara ilişkin hükümlere ilişkindir. Dikkat çekici bir başka husus ise yasada usul açısından çok sınırlı sayıda düzenlemeye yer verilmiş olmasıdır.
Temel kurgusu yapılan bir “suç tanımlaması” olan yasada ister istemez suçun içeriği ve anlamı; suçla mücadelede, suçun saptanmasında, oluşturulması gereken idarî yapının belirlenmesinde, idarî önlemlerin oluşumunda, mücadelede yer alması gereken kurumların ve işlevlerinin belirlenmesinde önemli bir etken oluşturur. Başka bir ifade ile karapara aklama suçunun tanımı mücadele stratejisinin oluşumunda belirleyici bir rol oynar.
Aklama suçunun tanımıyla ilgili şimdiye kadar akademik nitelikli yazılmış ve yayımlanmış eser sayısı ne yazık ki fazla değildir. Yasanın göreceli olarak uygulama süresinin azlığı, konuyla ilgili yeterli sayıda mahkeme kararının bulunmaması, karapara aklama suçunun bazı öğelerini içeren Türk Ceza Kanunu hükümlerinin her nedense ülkemizde fazla uygulanmamış olması ve konuya ilişkin ipuçlarının bulunmaması,(1) konunun son derece karmaşık ve çok yönlü olması, aklama suçunun özellikleri ve mahiyetiyle ilgili çalışmaların son derece sınırlı olmasına yol açan nedenler olarak gösterilebilir. Ancak neden ne olursa olsun, 4208 sayılı Kanunla suç sayılan şeyin ne olduğunun ayrıntılarıyla bilinmesi ve konunun yoruma ihtiyaç göstermeyecek şekilde anlaşılması ve açıklığa kavuşturulması gerekir ki uygun mücadele stratejileri bir an önce tayin edilebilsin ve aklama suçu incelemelerine maruz kişiler haksız yere mağdur edilmesin.
Belirtilen bu düşünceye katkı amacıyla bu makalede aklama suçunun tanımı uluslararası tanımlamalar eşliğinde daha çok pratik yaklaşımlarla açıklanmaya çalışılacaktır.
2. Karapara aklamanın tanımı
Karaparanın aklanmasına literatürde getirilen bazı tanımlamalar aşağıdaki gibidir(2):
Karapara aklama;
- Yasa dışı yollardan özellikle örgütlü suçlardan elde edilen kazançların yasal gelir olarak kabul ettirilebilmesi için malî sisteme sokularak nakit formundan kurtarılmasıdır.
- Suçtan kaynaklanan gelirlere, yasa dışı yollardan elde edilen fonlara malî sistem içinde bir süreçten geçirmek suretiyle meşruluk kazandırılmasıdır.
- Bazı fonların illegal, hileli kaynaklarını gizleyebilmek amacıyla bir dizi işlemden geçirilmesidir.
- Yasa dışı yollardan edinilen gelirlerin yasal yollardan elde edilmiş gibi gösterilmesi için yapılan tüm işlemlerdir.
- Karaparanın kimliğinin değiştirilmesi suretiyle, meşruiyet kazandırılmasına yönelik işlemlerdir.
Yukarıda yer alan tanımlar biraz dikkatle incelendiğinde, tamamının neredeyse aynı anlama geldiği görülecektir.
Tanımlar, suç kaynaklı gelirlerin suçla irtibatlandırılabilmesini önlemek, gelirin kaynağını saklamak ve adeta meşru bir faaliyetten elde edilmiş izlenimini vermek amacıyla yapılan eylemlerin bütününün karapara aklama fiilî olduğu gösteren farklı ifadelerden oluşmaktadır. Karaparanın aklanmasıyla ilgili yapılan bu tanımlamalarda her hangi bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.
Aklama suçu ile ilgili uluslararası anlaşmalarda da kullanılan tanımlamalara bakıldığında yukarıdaki tanımlara benzer ifadelerin yer aldığı görülmektedir. Aşağıda yer alan tanımlar, halen dünyada aklamanın suç olmasını öngören iki ayrı uluslararası sözleşme metniyle FATF’ın 40 tavsiyesinde yer alan ifadelerdir.
Viyana Konvansiyonunda Aklama Suçu tanımı
Bir mamelekin konvansiyonda belirtilen uyuşturucu ile ilgili suçlardan veya bu suçlara iştirakten kaynaklandığını bilerek, mamelekin gayrı meşru kaynağını gizlemek veya olduğundan değişik göstermek veya böyle bir suçun işlenmesine karışmış bir kişinin eylemlerinin yasal sonuçlarından kaçmasına yardımcı olmak maksadıyla, bu mamelekin başka bir mameleke dönüştürülmesi ve devredilmesi,
Uyuşturucu nitelikli suçların birinden veya bunlara iştirakten kaynaklandığını bilerek mal varlığının gerçek niteliğinin, kaynağının, bulunduğu yerin, yararlanma hakkının, hareketlerinin ve üzerindeki hakların kime ait olduğunun gizlenmesi veya olduğundan değişik gösterilmesi...
Strazburg Konvansiyonundaki Aklama Suçu tanımı
a. Bir mal varlığının suçtan doğan gelir olduğunu bilerek, bunun yasa dışı kaynağını gizlemek veya değiştirmek veya müsnet suçun işlenmesine karışan birinin eylemlerinin hukukî sonuçlarından kurtulmasına yardım etmek maksadıyla mal varlığının değiştirilmesi veya nakledilmesi,
b. Herhangi bir mal varlığının suçtan kaynaklandığını bilerek, gerçek niteliğini, kaynağını yerini durumunu, hareketini bu mal varlığıyla ilgili hakları veya sahipliğini gizlemek veya değiştirmek,
Ve her Taraf Devletin kendi anayasal prensiplerine ve hukuk sisteminin temel esaslarına bağlı olmak kaydıyla:
c. Alındığı tarihte, bir mal varlığının suçtan hasıl olduğunu bilerek, böyle bir mal varlığının iktisabı, bulundurulması veya kullanılması,
d. Bu maddeye göre tespit olunan suçların herhangi birinin işlenmesine iştirak, katılma veya işlenmesi için teşekkül kurma, teşebbüs ve yardım etmek, kolaylaştırmak ve tavsiyede bulunmak,
FATF 40 Tavsiye Kararındaki Suç tanımı
Bilindiği üzere karaparanın aklanmasının önlenmesiyle ilgili olarak dünyada en ciddî çalışmayı yapan uluslararası organizasyonlardan birisi Malî Eylem Görev Grubudur. Bu organizasyonun çıkardığı tavsiye kararları aklamayla mücadelede alınması gereken önlemlerin neler olduğunu gösteren ve bu işin adeta anayasası niteliğine haiz bir önlemler manzumesini oluşturur. Anılan tavsiye kararlarında aklama suçuna ilişkin özel bir tanıma yer verilmemiş olup bu amaçla Viyana Konvansiyonunda yer alan yukarıda değindiğimiz tanıma atıfta bulunulmuştur. 5 no’lu tavsiyeye göre; konvansiyonda yer alan suç fiillerinin en azından bilerek işlenmesi durumunda aklama suçunun varlığı kabul edilecektir. Tavsiyeye göre kasıt unsuru objektif fiilî durumdan çıkarılacaktır. Tavsiye “en azından aklama kastını taşıyan fiillerin suç kapsamına sokulması gerekir” demek suretiyle kasıt unsurunun hafifletilmesine cevaz veren bir yaklaşım içindedir.
Yukarıda yer alan karaparanın aklanmasına getirilen tanımlamalar ile uluslararası konvansiyonlarda kullanılan suç tanımlamaları birlikte dikkate alındığında aklama suçunun ne olması gerektiği açıkça ortaya çıkmaktadır.
Buna göre suç; suç kaynaklı bir gelirin kaynağını gizlemek, suç ile gelir arasındaki irtibatı kesmek ve suçlunun suçunun hukukî sonuçlarından kaçmasına yardım etmek amacıyla suç kaynaklı gelirlerin bir takım işlemlere tâbi tutulmasıdır. Müsnet suçla bağlantılı olmayan üçüncü kişiler açısından ise Strazburg Konvansiyonunda yer alan “Alındığı tarihte, bir mal varlığının suçtan hasıl olduğunu bilerek, böyle bir mal varlığının iktisabı, bulundurulması veya kullanılması” genel tanımlamaya pek uymamakla birlikte karapara aklama suçu olarak kabul edilmektedir. Ancak burada dikkate değer husus, aklama suçunun müsnet suçu işleyen kişiler tarafından değil, mal varlığının (para dahil her türlü maddî değer) suçtan kaynaklandığını bilen üçüncü kişiler tarafından işlendiği hususudur.
3. Ülkemizde karapara aklama suçu
Bilindiği üzere karaparanın aklanması suçu 4208 sayılı Yasanın 2’nci maddesiyle açıklanmıştır. Tanımdaki ifadelerden ne anlaşılması gerektiği konusunda elimizdeki yargı kararları son derece sınırlı sayıdadır ve bu konuda Yargıtayın vermiş olduğu sadece iki karar mevcuttur. Bu kararlardan ilki MASAK’ın taraf olmadığı, daha doğrusu MASAK tarafından yapılan bir suç duyurusunun bulunmadığı, doğrudan Savcılıkça açılan bir davada verilen beraat kararının Yargıtayca bozulması, ikincisi ise MASAK tarafından yürütülen incelemeyle ilgili olarak mahkemece verilen mahkûmiyet kararının Yargıtayca bozulmasına ilişkin kararlardır. Aslında Yasamızda yer alan aklama suçu tanımı için kullanılan lafız, uluslararası literatürde yer alanlardan pek de farklı değildir ve bilindiği kadarıyla da müsnet suçların tadadî olarak sıralanması hariç uluslararası tanımlamalardan tercüme edilerek mevzuatımıza sokulmuştur.
3.1. Müsnet suçlardan elde edilen gelir; karapara
Aklama suçlarında aklamaya konu değerin illegal bir faaliyetten elde edilmiş olması koşulu aranır. Yasaların yapılmasını yasaklamadığı faaliyetlerden elde edilmiş bir parasal değerin tâbi tutulduğu işlem dolayısıyla aklama suçunun oluştuğunun iddia edilmesi mümkün değildir. Ülkemizde ceza hukukunun genel prensipleri çerçevesinde, herhangi bir gelirin suçtan kaynaklandığının öne sürülebilmesi, iddia makamının bunu kanıtlamasıyla mümkün olabilmektedir. Bu nedenle, detaylarını aşağıda açıklamaya çalıştığımız aklama suçunun kanıtlanması, ortaya konması bir hayli zahmetli olup ispat standartlarının karşılanması büyük zorluklar içermektedir. Bu zorluklardan en önemlilerinden birisi de yasa dışı olduğu saptanan bir parasal değerin kaynağında ne tür bir yasa dışılık olduğunun bulunmasında yatar. Çünkü Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Yasamız hukukî anlamda karaparayı, ekonomik ve sosyal anlamda karaparadan farklı kılmış ve sadece belli suçlardan elde edilmiş mal ve değerleri karapara olarak kabul etmiştir.
4208 sayılı Yasa öncelikle bir karapara tanımlamasıyla suçu açıklamaya başlamıştır(3). Buna göre, karapara tadadı olarak sayılan suç fiillerinin işlenmesi suretiyle elde edilen;
- (1) para veya
- (2) para yerine geçen her türlü kıymetli evrakla mal veya gelirleri veya
- (3) bir para biriminden diğer bir para birimine çevrilmesi de dahil, sözü edilen para evrak mal ve gelirlerin birbirine dönüştürülmesinden elde edilen her türlü maddî menfaat ve değeri ifade etmektedir.
Yasada yer alan karapara tanımını birkaç örnekle açıklayacak olursak,
Uyuşturucu satan bir kişinin uyuşturucudan elde ettiği nakit para (1)’deki açıklama uyarınca karaparadır. Uyuşturucu satıcısının uyuşturucu bedelini müşteri çeki ile tahsil etmesi durumunda, müşterisinden aldığı çek de (2)’de yapılan tanımlama gereği karaparadır. Çek içeriğinin bankada tahsil edilerek TL. formatına sokulması (nakde dönüştürülmesi) durumunda edinilen nakit para da (3)’teki tanımlama gereği karaparadır.
Şimdiye kadar ki uygulamalarda (1) ve (2)’nin kapsamına giren konularda genellikle bir uzlaşmazlığın olmadığı görülmektedir. Zira buradaki tarifler karmaşaya yol vermeyecek kadar açıktır. Ancak özellikle (3)’te yer alan tarifin aklama suçu ile karıştırıldığı, özünde halen karapara kapsamında bulunan değerlerin aklanan değerler olarak anlaşıldığı görülmektedir. Böyle bir görüşün temel gerekçesi, aklama suçunun tarif edildiği 2/b maddesinin lafzında yer alan “......elde edenlerce veya başkaları tarafından kullanılması” ifadesidir. Bu görüş uyarınca yukarıdaki örneğimizdeki çek bedeli karaparadır. Çekin bankada bozdurulması ise “karaparanın kullanılması”nı ifade edeceğinden burada aklama suçu işlenmiş olmaktadır.
Bu görüş sahiplerine göre, (3) yer alan “bir para biriminden diğer bir para birimine çevrilmesi de dahil sözü edilen para evrak mal ve gelirlerin birbirine dönüştürülmesinden elde edilen her türlü maddî menfaat ve değer” ifadesine karaparanın kullanılmasından elde edilen nema da (muhtemel kârlar) kapsansın diye yer verilmiştir. Dolayısıyla örneğin, uyuşturucudan nakit para kazanan birinin döviz formundaki nakit parası, (1) gereği karaparadır. Uyuşturucu satıcısının bu parayı hiçbir aklama kastı taşımaksızın döviz büfesinde satması aklama suçudur, dövizin edinildiği tarih ile satıldığı tarih arasında oluşan kur farkı ise (3) gereği karaparadır.
Kanımızca “dönüştürme” ifadesinden sadece bu işlemin gerçekleştirilmesi sonucu elde edilen nemanın anlaşılması için hiçbir neden yoktur ve “dönüştürmeden” varsa nema dahil her türlü dönüştürme sonucu elde edilen değerler toplamının anlaşılması gerekmektedir. Bu hususu örnekle somuta indirgeyecek olursak; döviz niteliğindeki uyuşturucu parasını aklama kastı taşımaksızın döviz büfesinde bozduran, bir kişi henüz aklama suçunu işlememiş bulunmaktadır ve bu fiil sonucu elde ettiği değerlerin hala karapara kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
3.2. Aklama suçu
4208 sayılı Yasada suç sayılan fiiller yasanın 2/b maddesinde yer almakta olup, anılan bent aynen aşağıdaki gibidir.
“Karapara Aklama Suçu : Türk Ceza Kanununun 296’ncı maddesinde belirtilen hâller haricinde bu maddenin (a) bendinde sayılan fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen karaparanın elde edenlerce meşruiyet kazandırılması amacıyla değerlendirilmesi, bu yolla elde edildiği bilinen karaparanın başkalarınca iktisap edilmesi, bulundurulması; elde edenlerce veya başkaları tarafından kullanılması, kaynak veya niteliğinin veya zilyet ya da malikinin değiştirilmesi, gizlenmesi veya sınır ötesi harekete tâbi tutulması veya bu hareketin gizlenmesi, yukarıda belirtilen suçların hukukî sonuçlarından failin kaçmasına yardım etmek amacıyla kaynağının veya yerinin değiştirilmesi veya transfer yoluyla aklanması veya karaparanın tespitini engellemeye yönelik fiilleri... ifade eder”.
Bu yasal ifadeden aklama suçu faillerinin iki şekilde sınıflandırıldığı görülmektedir. Bunlar;
- Kendi müsnet suçundan elde ettiği karaparayı aklayanlar,
- Başkasının müsnet suçundan doğan karaparayı aklayan üçüncü kişilerdir.
Yasa metni her iki gruba giren kişilerin işleyebileceği aklama suçlarını ayrı ayrı belirlemiştir. Bu tipleri daha anlaşılır biçimde aşağıdaki tabloda yer aldığı şekilde sıralamak mümkündür(4).



KARAPARA
AKLAMA SUÇU



KENDİ SUÇUNDAN DOĞAN BAŞKALARININ SUÇUNDAN DOĞAN
KARAPARAYI AKLAYANLARIN KARAPARAYI AKLAYANLARIN
İŞLEYEBİLECEĞİ FİİLLER İŞLEYEBİLECEĞİ FİİLLER

- Meşruyet kazandırılması - İktisap adilmesi
amacıyla değerlendirilmesi - Bulundurulması
- Kullanılması - Kullanılması
- Kaynak veya niteliğinin - Kaynak ve niteliğinin
değiştirilmesi değiştirilmesi
- Zilyet yada malikinin - Zilyet ya da malikinin
değiştirilmesi değiştirilmesi
- Gizlenmesi - Gizlenmesi
- Veya sınır ötesi harekata tâbi - Sınır ötesi harekâta tâbi
tutulması tutulması
- Veya bu harekatın gizlenmesi - Veya bu hareketin gizlenmesi
- Elde edilen karaparanın yukarıda
belirtilen suçların hukukî
sonuçlarından failin kaçmasına
yardımcı olmak maksadıyla;
kaynağının ve yerinin değiştirilmesi,
transfer yoluyla aklanması, tespitini
engellemeye yönelik fiiller.

3.3. Karapara aklama suçunda kasıt
Ceza hukuku anlamında karapara aklama suçu bir cürümdür ve bilindiği üzere TCK’nın 45’inci maddesi uyarınca cürümde kastın bulunmaması cezayı kaldıracaktır. Bu nedenle, karapara aklama suçlarının işlendiği fiillerde kastın mutlaka aranması gerekmektedir. Yasanın 2/b maddesinde yer alan aklama fiilleri (tipler) göz önüne alındığında yasanın tüm fiiller de genel kastı yeterli gördüğü söylenebilir.
3.3.1. Genel kastın arandığı aklama suçu tipleri
Genel kasıtta fail hareketi ve onun nedensel sonucu olarak oluşacak neticeyi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olmaktadır(5). Aklama suçunda genel kasıt failin eylemiyle karaparayı bilerek ve isteyerek aklanmasına yol açmasıdır. Aklamadan ne anlaşılması gerektiği konusuna II. Bölümde değinmiş bulunuyoruz. Bu bağlamda failin aklama kastıyla müsnet suçtan elde ettiği geliri yasanın 2/b maddesinde yer alan fiillere konu tutması durumunda suç işlenmiş olmaktadır.
Buna göre genel kastın varlığı altında işlenebilecek aklama suçu tipleri aşağıdaki gibi olacaktır:
i- Müsnet suçtan kaynaklanan karaparanın elde edenlerce;
- kullanılması,
- kaynak veya niteliğinin değiştirilmesi,
- zilyet ya da malikinin değiştirilmesi,
- gizlenmesi,
- sınır ötesi harekâta tâbi tutulması veya bu harekâtın gizlenmesi.
ii- Karaparanın başkalarınca;
- iktisabı,
- bulundurulması,
- kullanılması,
- kaynak ve niteliğinin değiştirilmesi,
- zilyet ya da malikinin değiştirilmesi,
- gizlenmesi
- sınır ötesi harekâta tâbi tutulması veya bu harekâtın gizlenmesi
- elde edilen karaparanın yukarıda belirtilen suçların hukukî sonuçlarından failin kaçmasına yardımcı olmak maksadıyla; kaynağının ve yerinin değiştirilmesi, transfer yoluyla aklanması, tespitini engellemeye yönelik fiiller işlenmesi.
Yukarıda yer alan suç tiplerinden “karaparanın elde edenlerce veya başkalarınca kullanılması” fiilî kanımızca üzerinde en çok durulması gereken aklama tiplerinden birisidir. Zira kullanma hariç suç tiplerinin tamamında bir karapara aklama yöntemi tarif edilmektedir ve bu eylemler gerçekleştiğinde karapara aklanmış olmaktadır. Başka bir ifade ile genel kasıt eylemin kendisinde zaten mevcuttur. Oysa ki “kullanma” eyleminde böyle bir kasıtla hareket edilebileceği gibi, aklama kastı olmaksızın da karapara kullanılabilmektedir. Bu nedenle aklama kastını taşımayan karapara kullanımlarının, örneğin, karaparanın tüketim amacıyla kullanılmasının, suç ile neması arasındaki bağlantıyı koparmayan, gizlemeyen, suç nemasına meşruiyet kazandırma amacına yönelik olmayan tasarruflar dolayısıyla, sadece yasadaki lafza bakarak, aklama suçunun işlendiğini ifade etmek asla mümkün değildir. Zira karaparanın elde edenlerce aklama kastı olmaksızın kullanılması aklama suçunu oluşturacaksa, maddî değer kazandırıcı her suç fiilîni işleyen otomatik olarak aklama suçunu işlemiş olur. Bunun başka mütalâası yoktur. Karapara mutlak suretle bir şekilde kullanılır. Bu durumda “her müsnet suç işleyen aynı zamanda aklama suçunu işlemiştir” olgusu ortaya çıkar.
Bu husus özellikle karaparayı kullanan üçüncü şahıslar (başkaları) açısından ele alındığında önemi daha da çok ortaya çıkar. Üçüncü şahısların karaparayı kullanmaları, aklama kastı aranmaksızın suç olarak kabul edildiğinde ilginç bir olgu ortaya çıkar ve bir paranın karapara olduğunu bilmeksizin kullanan tüm üçüncü kişiler karapara aklama suçunu işlemiş olurlar. Örnekle somuta indirgeyecek olursak, bir banka şubesince, gerçekte karapara olan bir para, bunu böyle olduğu bilinmeksizin mevduat olarak kabul edilir ve kullanılırsa ister istemez aklama suçu işlenmiş olmaktadır. Örneğimizi devam ettirdiğimizde aynı parayı bankadan borç olarak kullanan hazine teşkilâtı da bu parayı bir şekilde mutlaka kullanacağından ayrıca aklama suçunu işlemiş olmaktadır ki bu yaklaşımın herhangi bir hukukî mantığı olamaz. Bu nedenle karaparanın elde edenlerce veya başkalarınca kullanılması durumunda suçun varlığından bahsedebilmek için mutlak suretle paranın aklanmasına yönelik bir kullanım olduğunun ortaya konması gerekir. Zaten daha önce değindiğimiz üzere bu hukukî bir gerekliliktir ve TCK’nın 45’inci maddesi uyarınca cürümlerde kastın varlığı mutlaka aranır.
Öte yandan, konuyla ilgili olarak dikkat çeken önemli bir husus, başkalarınca paranın karapara olduğu bilinerek iktisabı ve kullanılmasıyla ilgili olanıdır. Bu eylem mahiyeti gereği bir karapara aklama eylemi değildir ve maddede sıralanan aklama tiplerden bu açıdan farklılık göstermektedir. Yasa koyucu, bu ifade ile suç kaynaklı gelirlerin, üçüncü kişilerce bilerek edinimi ve bulundurulmasını aklama suçu içerisinde mütalâa edilmesini sağlayarak karapara üzerindeki tasarruf olanağının sınırlandırılması amacını gütmüştür. Yasa uyarınca suç kabul edildiğinde, karapara olduğu bilinen değerler üçüncü kişiler tarafından iktisap edilmeyecek ve bulundurulmayacağından, bunun böyle olduğunu bilen kişilerce karaparanın doğmasına yol açan fiillerin işlenmesinde bir caydırıcılık sağlanmış olmaktadır.
3.3.2. Özel kastın arandığı aklama suçu tipleri
4208 sayılı yasanın 2/b maddesinde aklama suçunu oluşturduğu ifade edilen bir suç tipinde özel kasta da yer verilmiştir. Ceza Hukukunda bazı suçlar bakımından genel kastın bulunması ceza sorumluluğunun kabulü için yetmez. Fail ayrıca belli bir saikle davranmış olmalıdır. 2/b maddesinin hemen başlangıcında yer alan “değerlendirme” suç tipi “meşruiyet kazandırması amacıyla” ifadesiyle nitelenerek, bu yöntemde özel kasıt aranması gerekliliği ortaya konmuştur. Kanımızca “meşruiyet kazandırma amacıyla değerlendirilmesi” ifadesine yasada yer verilmesine aslında pek de gerek yoktur. Zira bu ifade aslında daha önce değindiğimiz genel kasıtla aynı kastı taşımaktadır ve fiile genelden farklı özel bir mana vermemektedir. Bu nedenle bu ifadeye genel kastı pekiştiren bir ifade olarak bakılması gerektiğini düşünmekteyiz.
4. Sonuç
Mevzuatımızdaki mevcut düzenlemeler gereği karapara aklama suçlarının özellikli teknik ve hukukî boyutu bulunan, tespiti zor ve zaman alıcı bir suç türü olduğu, ortaya çıkmaktadır. Mahiyet itibariyle bir dizi malî işlem sonucu işlenen karapara aklama suçu dünyada ekonomik suçlar kapsamında sınıflandırılmaktadır. Bu işlemleri, ülkemizde gerçekleştirilen milyonlarca ekonomik işlemden ayırt eden temel özellik, işlemlere konu değerlerin yasada belirtilen müsnet suçlardan edinilmiş, işlemlerin de yasanın 2/b maddesinde sayılan yöntemlerle karaparanın aklanmasına yönelik özel bir kasıtla yapılmış olmasıdır. Aklama suçunun yapısı ve özelliklerinin tam ve eksiksiz olarak bilinmesi bu suçun tespitinde ve suçla mücadelede uygulanacak doğru stratejilerin belirlenmesinde hayatî bir önem taşımaktadır.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
aklama, karapara, suçu, unsurlari, ve


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557