Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 20:58   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart SUÇLA İLGİLİ EŞYANIN (TCK m. 36/1) MÜSADERESİNDE MAHKÛMİYET ŞARTININ DEĞERLENDİRİLME

SUÇLA İLGİLİ EŞYANIN (TCK m. 36/1) MÜSADERESİNDE

MAHKÛMİYET ŞARTININ DEĞERLENDİRİLMESİ



Doğan GEDİK

Burhaniye Cumhuriyet Savcısı

Giriş

Evrensel bir kurum olan, tarihsel geçmişi eskilere dayanan ve mülkiyetin bir çeşit kaybı sonucunu doğuran “müsadere”; kanunda yazılı durumlarda belirli bir malın mülkiyetinin, mahkeme kararıyla, sahiplerinden alınarak kamusal bir teşekküle verilmesini sağlayan ve bazen ceza, bazen de tedbir olarak uygulanan bir yaptırım olarak tanımlanmaktadır.(1)

Türk ceza mevzuatında, müsadereye ilişkin genel hüküm Türk Ceza Kanununun 36’ncı maddesinde düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanununun 36’ıncı maddesi; suçta kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan veya suçun işlenmesinden husule gelen eşyanın mahkûmiyet halinde ve fiilde methali olmayan kimselere ait olmamak şartıyla; kullanılması, yapılması, taşınması, bulundurulması ve satılması cürüm veya kabahat teşkil eden eşyanın ise “mahkûmiyet” ve “aidiyet” şartlarına tâbi olmaksızın; taşınması yasak olmayan ve fakat ruhsatsız taşınan silâhların mülkiyet hakkının sahiplerinden alınarak devlete verilmesini ifade etmektedir.

Genel hüküm TCK m. 36 dışında, gerek TCK’nın diğer maddelerinde(2), gerekse birtakım özel yasalarda müsadereye ilişkin özel hükümler(3) yer almaktadır.

1. Suçla ilgili eşya (TCK m. 36/1) ve hukukî nitelik

TCK’nın; 36’ncı maddesiyle müsadere konusunda genel hüküm sevk ederek, müsadereye tâbi eşyayı üç grup halinde sayma yoluyla belirtmiştir. Bunlar: Bir suçta kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan veya fiilin irtikabından husule gelen eşyadan ibaret “suçla ilgili eşya” (m. 36/1); kullanılması, yapılması, taşınması, bulundurulması ve satılması cürüm veya kabahat teşkil eden eşyadan ibaret “suç teşkil eden eşya” (m. 36/2); taşınması yasak olmayan ve fakat ruhsatsız taşınan silâhlar (m. 36/3).(4)

TCK’nın 36’ncı maddesinin 1’inci fıkrasına göre, yani cürüm ve kabahatte “kullanılan” veya “kullanılmak üzere hazırlanan” veya “fiilin irtikabından husule gelen” ibaret suçla ilgili eşya, “mahkûmiyet” halinde ve “fiilde methali olmayan kimseler”e ait bulunmamak koşuluyla müsadere edilir.

Böylece, TCK m. 36/1 bakımından müsadereye konu olacak eşyanın “suçla ilgili eşya”, yani suçta kullanılması, kullanılmak üzere hazırlanması veya suçtan husule gelmesi gerekir. Yalnız bu tür eşyaların müsaderesi için suçlunun mahkûmiyetine karar verilmiş olmalı ve eşya fiilde methali olmayan kimselere ait olmamalıdır.

Hukukî niteliğe gelince, TCK m. 36’nın hukukî niteliği, gerek doktrinde, gerekse uygulama da tartışmalıdır. Hukukî nitelik konusunda iki görüş mevcuttur: Birinci görüşe göre, TCK m. 36’ da düzenlenen müsadere hukukî niteliği itibariyle ceza değil, bir “emniyet tedbiri” dir.(5)

Diğer bir görüşe göre ise, TCK 36’ncı maddesinin 2’nci fıkrası “emniyet tedbiri”; 1’inci fıkrası ise “ceza” niteliğindedir.(6)

Yargıtay ise, TCK’nın 11’inci maddesinde sayılan cezalar arasında yer almayan müsaderenin bir ceza olmayıp, ceza mahkûmiyeti sonucu olan bir tedbir olduğu görüşündedir.(7)

Demek ki, “suç teşkil eden eşya”nın müsaderesini öngören TCK m.36/2’nin bir emniyet tedbiri olduğu konusunda doktrinde ve uygulamada görüş birliği mevcuttur. Tartışma, “suçla ilgili eşya”nın müsaderesini öngören TCK m. 36/1’e ilişkindir.

2. Mahkûmiyet şartı

A. Genel olarak

Eşyanın suçla ilişkili olması kendiliğinden müsadere edilmesini gerektirmez. Suçta kullanılan, kullanılmak üzere hazırlanan veya suçtan husule gelen eşyanın müsaderesi ancak “mahkûmiyet” halinde mümkündür.(8) Böylece, TCK m. 36/1’e göre müsadere edilecek eşyanın, kullanıldığı, kullanılmak üzere hazırlandığı veya husule geldiği suçtan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekmektedir. Örneğin, adam öldürme suçunda kullanılan bıçağın müsadere edilebilmesi için, suç failinin esas suçtan, yani adam öldürme suçundan mahkûm olması gerekir. Demek ki, eşyanın suçla ilgisinin sabit olması yeterli değildir; çünkü kanun müsadereyi mahkûmiyet haline inhisar ettirmiştir.(9)

TCK m. 36’nın da içinde bulunduğu TCK birinci kitap üçüncü babın başlığı “ceza mahkûmiyetlerinin neticeleri” adını taşıdığına göre, burada sözü edilen mahkûmiyet, ceza mahkûmiyetidir.(10)

Kanunumuz, müsadere bakımından cürüm-kabahat ayrımı yapmamış; mahkûmiyetin cürüm veya kabahat sebebiyle verilmesini eş saymıştır. Öte yandan suçun tamamlanmış veya teşebbüs aşamasında kalmış olması da müsadere bakımından önemsizdir. Ancak sistemimizde yalnızca cürümlere teşebbüs cezalandırıldığından kabahatlere teşebbüs halinde müsadere uygulanmayacaktır.(11)

Kanunumuz açıkça “mahkûmiyet” aradığına göre, “beraat” halinde müsaderenin uygulanmaması doğaldır.(12) Öte yandan, “ret”, “durma”, “düşme” (CMUK m. 253) kararlarının verildiği durumlarda da müsadere uygulanmayacaktır.(13)

Suçla ilgili eşyanın (TCK m.36/1) müsaderesi için kanunumuz açıkça “mahkûmiyet” aradığına göre, “akıl hastalığı” (TCK m. 46) ve “yaş küçüklüğü” (TCK. 53) nedeniyle ceza verilemeyen hallerde, yani uygulamadaki deyimiyle, “ceza tertibine yer olmadığına” kararlarının verilmesi halinde müsadere uygulanabilir mi?

Erem’e göre, kanun mahkûmiyet şartı aradığına göre, her türlü beraat kararları bu ibarenin kapsamı dışında kalacağından, beraat sebeplerine göre ayrımda bulunmaya gerek yoktur. Bu nedenle suç sabit olmakla birlikte, failin ceza sorumluluğu olmadığından beraat kararı verilmesi halinde suçla ilgili eşyanın müsaderesine karar verilemez.(14)

Aydın ise, müsaderenin emniyet tedbiri olduğundan hareketle, cezanın failin subjektif hali nedeniyle -yaş, akıl hastalığı gibi- uygulanmaması müsadereye engel olmayacağı kanısındadır.(15)

Yargıtay ise, önceleri, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı gibi sebeplerle işlediği suçun fariğ ve mümeyyizi olmayan sanık hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verildiği durumlarda, suçta kullanıldığı sabit olan eşyanın müsadere edilemeyeceği görüşünde idi.(16) Yeni tarihli kararlarında ise, müsaderenin ceza değil tedbir olduğu görüşünden hareketle, emniyet tedbirleri muhakemesi yapılması gereken durumlarda da TCK m. 36/1’in uygulanabileceği sonucuna varmaktadır. Örneğin, CGK. 14.6.1982 tarihli bir kararında: “Müsadere bir ceza değildir. TCK’nın 11’inci maddesinde müsadereden söz edilmemiştir. Bilindiği gibi TCK’nın 54’üncü maddesi suç işlediği sabit olan küçükler hakkında uygulanır. Şayet küçük işlediği suçun fariğ ve mümeyyizi değilse, küçük hakkında ceza tertip edilmeyecektir. Hâl böyle olunca, suçta kullanılan bıçağın müsaderesine karar vermek zorunludur” demiştir.(17)

İlginçtir ki, Yargıtay Sekizinci Ceza Dairesi, yeni tarihli bir kararında, “TCK’nın 36’ncı maddesi, mahkûmiyet halinde suçta kullanılan eşyanın zoralımını öngörmekte olup, sanık hakkında TCK’nın 46’ncı maddesine göre ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi, suça konu silâhın menşeinin belli olması ve meşru bulunması durumunda, zoralıma karar verilemez” demiştir.(18)

Emniyet tedbirleri muhakemesi yapılması gereken durumlarda dahi suçta kullanılan eşyanın müsadere edilebileceğine ilişkin Yargıtay kararları doktrinde eleştirilmiştir.

Öztürk’e göre, suçla ilgili eşyanın müsaderesini hüküm altına alan TCK m. 36/1, bir cezadır. Hâl böyle olunca, akıl hastalığı (TCK m. 46) ve yaş küçüklüğü (TCK m. 53) gibi nedenlerle isnat yeteneği bulunmayan kişinin fiili, suç genel teorisi esasları çerçevesinde suç olarak nitelenemeyeceğine göre, bunların fiilinden dolayı “ceza” olan müsadereye hükmedilemez.(19) Aksi tutum, emniyet tedbirlerinin ancak kanunla konulabileceğini hüküm altına alan Anayasa’nın 38’inci maddesine aykırı olur. Başka bir deyimle, emniyet tedbirleri konusunda bulunan boşluğun kıyas yoluyla doldurulması anlamına gelir ki, bu uygulama, “ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur” düzenlemesini getiren Anayasa’nın m. 38’e aykırı olur.(20)

Öte yandan, ceza kanunumuzun birinci kitap üçüncü babının başlığını dikkate aldığımızda, bu tedbirin “ceza mahkûmiyetinin neticesinde” verilebileceği sonucuna varırız ki, “ceza tertibine mahal olmadığına” dair verilen kararlar mahkûmiyet hükmü olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Öyleyse, akıl hastalığı (TCK m. 46) ve yaş küçüklüğü (TCK m. 53) sebebiyle ceza verilemeyen hallerde, gerekse emniyet tedbirlerine mahkûmiyet halinde müsadere kararı vermek mümkün değildir.(21)

1997 tarihli Türk Ceza Kanunu Tasarısının (TCKT) 77’nci maddesinde; suçta kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan veya suçun işlenmesine tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşyanın müsadere edileceğini ve müsadere kararının verilmesi için suç dolayısıyla bir kimsenin mahkûm edilmiş bulunması şartının aranmayacağını düzenlemiştir.

B. Bazı özel durumlarda mahkûmiyet şartının değerlendirilmesi

a. Ölüm

aa. Sanığın ölümü

Ceza davasını düşüren nedenler mevcut olduğu takdirde, mahkûmiyet şartı gerçekleşmediğinden, müsadere kararı verilemez.

Sanığın ölümünden söz eden TCK m. 96/1’e göre, “maznunun vefatı hukuku amme davasını ortadan kaldırır.” Sanığın ölümü halinde kamu davası ortadan kalkacağından, ölen sanığın aslî veya fer’î bir cezaya mahkûm edilmesine imkân yoktur.(22)

TCK m. 36/1’in uygulanabilmesi için failin mahkûm olması şarttır. Mahkûmiyet olmadıkça suçta kullanılan, kullanılmak üzere hazırlanan suçtan husule gelen eşyanın müsaderesi imkânsızdır. Bu nitelikleri nedeniyle, müsadere ceza mahkûmiyetinin bir neticesidir.(23) Bu nedenle sanığın ölümü halinde, kesinleşmiş bir hüküm söz konusu olmadığından suçla ilgili eşyanın müsaderesini öngören TCK m. 36/1 uygulanamaz; şayet eşya müsadere edilmişse mirasçılara iade edilmesi gerekir.(24) Çünkü, sanığın ölümü mahkûmiyete engel olur. Ancak bu durum suçun tek kişi tarafından işlenmesi haline özgüdür.(25) Suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda, sanıklardan birinin ölümü müsadere uygulamasına engel teşkil etmez.(26)

Böylece sanığın ölümünden sonra, suçla ilgili eşyanın (TCK m. 36/1) müsaderesine karar verilmezse de, “suç teşkil eden eşya”nın (TCK m. 36/2) müsaderesine engel bir durum yoktur. Zira, “suç teşkil eden eşya”; ceza mahkûmiyeti olmasa ve faile ait bulunmasa bile müsadere edilir.(27)

bb. Mahkûmun ölümü

Sanığın ölümünden farklı olarak, hükümlünün ölümü, sadece infaz ilişkisini düşürür.(28) Gerçekten de, TCK m. 96/2’ye göre; “Mahkûmun vefatı ceza mahkûmiyetini ve hatta icra edilmemiş olan ağır ve hafif cezayı nakdî hükümlerini bütün neticesiyle beraber ortadan kaldırır. Ancak eşyanın zapt ve müsaderesi ve mahkeme masrafları için sadır olup mahkûmun ölümünden evvel katiyet kesbeden hükümler tenfiz olunur.”

Maddeden de anlaşılacağı gibi, hükümlünün ölümü, ceza mahkûmiyetini ve mahkûmiyetin bütün cezaî sonuçlarını ortadan kaldırır; fakat cezaî olmayan sonuçları etkilemez.(29) Ancak müsadere ile ilgili olarak verilip de hükümlünün ölümünden önce kesinleşen kararlar infaz olunur (TCK m. 96/2). Çünkü bu durumda eşya devletin malı olmuştur; hatta müsaderesine karar verilmiş olan eşya henüz devlet elinde olmasa dahi durumda bir değişiklik olmaz.(30)

Kanunumuz, 96/2 maddesinde, müsadereyi genel bir tabir olarak kullanmış olup, söz konusu olan eşyanın “suçla ilgili eşya” (TCK m. 36/1), “suç teşkil eden eşya” (TCK m. 36/2) olması arasında bir fark gözetmemiştir.(31) Başka bir deyimle, müsadere bakımından kanunumuz, her iki halde de mahkûmun ölümünün müsaderenin infazına engel olamayacağını belirtmektedir.(32) Hatta doktrinde, müsadere tabiri yalnız 36’ncı madde ile sınırlandırılmamakta, bazı varaka ve eşyanın ortadan kaldırılması, imhası kararları da (örneğin TCK m. 486, 487) TCK m. 96/2’ ye dahil edilmektedir.(33)

b. Genel ve özel af

TCK’nın 97’nci maddesine göre, mahkûmiyetten önceki genel af kamu davasını ortadan kaldırır. Böylece mahkûmiyetten önce gerçekleşen genel af, failin mahkûmiyetine engel olacağından, mahkûmiyetin doğurabileceği aslî ve tali bütün sonuç ve etkilerin gerçekleşmesine engel olur.(34) Bu durumda mahkûmiyet şartı gerçekleşmediğinden, müsadere kararı verilmesi mümkün olmamaktadır.(35)

Mahkûmiyetten sonraki genel af ise, hükmolunan aslî ve fer’î cezalar ile cezaî neticeleri ortadan kaldırır ve infazına engel olur. Bu durumda cezanın infazına başlanmamışsa, ceza çektirilmez; cezanın infazına başlanmış ise infaza hemen son verilir.(36)

İşte bu durumu, yani mahkûmiyetten sonra çıkan genel affın mahkûmiyeti ortadan kaldıracağını ve müsaderenin de mahkûmiyet şartına bağlı olmasından dolayı müsadere edilen eşyanın geri verilmesi gerektiğini düşünen kanun koyucu, böyle bir sonucu önlemek amacıyla açık bir hüküm (TCK m. 100) sevketmiştir.(37) TCK m. 100’e göre, genel ve özel af, zarar görenin şikâyetinden vazgeçmesi müsadere edilen eşyanın iadesini gerektirmez.(38)

İlâve edelim ki, mahkûmiyetten önce ve sonra çıkan genel affın tedbir niteliğinde olan ve TCK m. 36/2’de hüküm altına alınan müsadereye bir etkisi olmadığı gibi, müsadere edilen eşyanın iadesini de gerektirmez.(39)

Genel aftan farklı olarak özel af, sadece infaz aşamasında söz konusu olmakta ve yalnızca cezayı ortadan kaldırmakta veya azaltmakta veya değiştirmektedir. Yani mahkûmiyet tüm neticeleriyle ortadan kalkmamaktadır.(40) Özel af, kanun veya kararnamesinde aksine yazılı olmadıkça fer’î cezalara etki etmez (TCK m. 98).

TCK’nın 100’üncü maddesinde belirtildiği üzere özel af, ister tedbir olsun ister ceza olsun müsadere uygulamasına engel teşkil etmez; müsadere edilen eşyanın iadesini gerektirmez.(41)

c. Şikâyetten vazgeçme

TCK’nın 99’uncu maddesinde, “takibat yapılabilmesi dava veya şikâyete bağlı suçlarda suçtan zarar gören kimsenin vazgeçmesi hukuku amme davasını düşürür. Ancak kanunda hilâfı yazılı olmadıkça cezanın infazına mâni olmaz...” denilmektedir.

Maddeden de anlaşılacağı gibi, şikâyetten vazgeçme kamu davasını düşürmekte; hakkında şikâyetten vazgeçilen suçtan dolayı mahkûmiyet verilmemektedir. Bu durumda mahkûmiyet şartı gerçekleşmediğinden, müsadereye karar verilmeyecektir.(42) Ancak, suç teşkil eden eşyanın müsaderesine (TCK m. 36/2), şikâyetten vazgeçmenin bir etkisi yoktur.

Kanunumuzda bazı ayrık hâllerde, infaz devam ettiği sürece de vazgeçme mümkün olmaktadır. Örneğin TCK 444’üncü maddesi gereğince, infaz sona erinceye kadar vazgeçme mümkündür. İşte bu gibi ayrık hâllerde şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçmesi ile ceza düştüğü takdirde, infaza henüz başlanmamışsa, buna kalkışılmaz, infaz devam etmekte ise buna hemen son verilir. Ancak bu keyfiyet, TCK m. 100 gereğince, müsadere edilen eşyanın geri verilmesini gerektirmez.(43)

d. Zaman aşımı

Dava zaman aşımı da kamu davasını ortadan kaldırmaktadır. Bu durumda mahkûmiyet şartı gerçekleşmediğinden suçla ilgili eşyanın müsaderesine (TCK m. 36/1) karar verilmeyecek demektir.(44) Fakat, suç teşkil eden eşyanın (TCK m. 36/2) müsaderesine karar verilecektir.

Ceza zaman aşımında, hüküm mevcut ve kesinleşmiş olduğundan, müsadere kararı ile birlikte eşya devletin malı olmuştur. Bu nedenle ceza zaman aşımı müsadere bakımından etkisizdir.(45)

e. Ön ödeme

Ön ödeme müessesesi, ön ödeme nedeniyle kamu davasının açılmaması; dava açılmışsa bile bunun ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaktadır. Bu durumda mahkûmiyetten söz edilemeyeceğine göre, suçla ilgili eşyanın (TCK m. 36/1) müsadere edilemeyeceği düşünülebilir. Ancak TCK’nın 119/8’inci maddesinde açıkça, “bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması... zoralıma ilişkin hükümleri etkilemez” denilmektedir. Buna göre, ön ödeme nedeniyle kamu davasının açılmaması, yani hazırlık soruşturmasında takipsizlik kararı verilmesi veya açılan kamu davasının ön ödeme nedeniyle ortadan kaldırılması müsadere uygulamasına engel değildir.

Ceza Genel Kurulunun 8.2.1988 tarihli bir kararına göre; TCK m. 36/1’ de öngörülen eşyanın müsaderesi mahkûmiyet halinde mümkündür. Ölüm, genel af, şikâyetten vazgeçme, zaman aşımı, ön ödeme ve benzer davayı düşüren hâllerin varlığı halinde TCK m. 36/1 uygulanmaz ise de; TCK’nın 119/8’inci maddesinde (...) denilerek ön ödeme halinde suçta kullanılan eşyanın müsaderesine ilişkin istisnaî hüküm getirilmiş olup bu hususta bir karar verilmesi için CMUK’un 392 ve müteakip maddeleri gereğince Cumhuriyet savcısı veya davacının esas davayı görmekle yetkili mahkemeye başvurması gerekmektedir.(46)

f. Hukuka uygunluk sebepleri ve hukuka uygunluk sebeplerinde sınırın aşılması

Hukuka uygunluk sebeplerinin varlığı halinde, mahkûmiyet şartı gerçekleşmediğinden, müsadere uygulanamaz. TCK’nın 49’uncu maddesinde belirtilen meşru müdafaa şartları içinde hareket edilerek ve savunmada aşırılığa kaçmadan silâh kullanılması halinde bundan dolayı müsadere yoluna gidilemez47) “Kabule göre 36’ncı madde sarahatine aykırı olarak meşru müdafaa halinde kullanılan çiftenin müsaderesine karar verilmesi yolsuzdur.”(48)

Yargıtaya göre, halin icabına göre silâh kullanılmasında zaruret bulunan hâllerde de silâhın müsaderesi yoluna gidilemez.(49)

Sonuç

Yaptığımız çalışmayla şu sonuçlara ulaşmış bulunuyoruz:

- TCK m. 36/1; cürüm ve kabahatte “kullanılan” veya “kullanılmak üzere hazırlanan” veya “fiilin irtikabından husule gelen” eşyadan ibaret olan “suçla ilgili eşya”nın müsaderesini öngörmektedir. Suçla ilgili eşyanın müsadere edilebilmesi için, “mahkûmiyet” şarttır.

- TCK m. 36’nın da içinde bulunduğu TCK birinci kitap üçüncü babın başlığı “ceza mahkûmiyetlerinin neticeleri” adını taşıdığına göre, burada sözü edilen mahkûmiyet, ceza mahkûmiyetidir.

- Kanunumuz, müsadere bakımından cürüm-kabahat ayrımı yapmadığı gibi, suçun tamamlanmış veya teşebbüs aşamasında kalmış olması da müsadere bakımından önemsizdir. Ancak sistemimizde yalnızca cürümlere teşebbüs cezalandırıldığından kabahatlere teşebbüs halinde müsadere uygulanmayacaktır.

- Kanunumuz açıkça “mahkûmiyet” aradığına göre, “beraat”, “ret”, “durma”, “düşme” (CMUK m. 253) kararlarının verildiği durumlarda müsadere uygulanmayacaktır.

- Yargıtay, yaş (TCK m. 51), akıl hastalığı (TCK m.46) gibi nedenlerle verilen “ceza tertibine yer olmadığına” dair kararların müsadereyi engellemeyeceği görüşündedir.

- Ölüm, genel af, şikâyetten vazgeçme, zaman aşımı, ön ödeme ve benzer davayı düşüren hâllerin varlığı halinde TCK m. 36/1 uygulanmaz ise de; TCK’nın 119/8’inci maddesinde (ön ödemenin zoralımı engellemeyeceği) denilerek ön ödeme halinde suçta kullanılan eşyanın müsaderesine ilişkin istisnaî hüküm getirmiştir.

- TCK m. 96/1 gereğince sanığın ölümüyle kamu davası ortadan kalkacağından, eş anlatımla sanığın ölümü mahkûmiyete engel olduğundan, suçla ilgili eşyanın müsaderesini öngören TCK m. 36/1 uygulanamaz.

- TCK m. 96/2 gereğince, hükümlünün ölümü, ceza mahkûmiyetini ve mahkûmiyetin bütün cezaî sonuçlarını ortadan kaldırır. Ancak müsadere ile ilgili olarak verilip de hükümlünün ölümünden önce kesinleşen kararlar infaz olunur.

- TCK m. 100’e göre, genel ve özel af, zarar görenin şikâyetinden vazgeçmesi müsadere edilen eşyanın iadesini gerektirmez.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
36 or 1, değerlendirilme, deĞerlendİrİlme, eşyanin, ilgili, mahkumiyet, mahkÛmİyet, müsaderesinde, mÜsaderesİnde, suçla, tck, İlgİlİ, şartinin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557