Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 22:01   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart 2821 SAYILI SENDİKALAR YASASINA GÖRE İŞVERENİN İŞÇİNİN İŞE GİRİŞ ve ÇIKIŞINI BİLDİR

2821 SAYILI SENDİKALAR YASASINA GÖRE

İŞVERENİN İŞÇİNİN İŞE GİRİŞ ve ÇIKIŞINI

BİLDİRMEME SUÇU



Süleyman KARACA

Tokat C. Savcısı



İlgili yasa maddeleri

Amaç

Madde 1. Bu Kanunun amacı, çalışma ilişkilerinde ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerin korunması ve geliştirilmesi için işçiler ve işverenler tarafından meydana getirilen sendikalar ve konfederasyonların kuruluşu, teşkilâtı, faaliyeti ve denetlenmesi esaslarını düzenlemektir.

Tanımlar

Madde 2. İşçi: Hizmet akdine dayanarak çalışanlara denilir.

Bu Kanun bakımından araç sahibi hariç nakliye mukavelesine göre esas itibariyle bedenî hizmet arzı suretiyle çalışmayı veya neşir mukavelesine göre eserini naşire terk etmeyi meslek edinmiş bulunanlar ve adî ortaklık mukavelesine göre ortaklık payı olarak esas itibariyle fizikî veya fikrî emek arzı suretiyle -bu mukavelenin aynı durumdaki herkese açık olması kaydıyla- bir işyerinde çalışanlar da işçi sayılırlar.

Hizmet akdine dayanarak çalışan bir kimsenin T.C. Emekli Sandığı Kanununa tâbi olması işçi sayılmasına engel teşkil etmez.

İşveren: İşçi sayılan kimseleri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ve tüzel kişiliği olmayan kamu kuruluşlarına denilir.

Bir adî şirkette fizikî veya fikrî emek arzı suretiyle ortak olanların dışındaki ortaklar da bu Kanun bakımından işveren sayılırlar.

(Değişik 6’ncı Fıkra: 4101-04.04.1995) İşveren vekili: İşveren sayılan gerçek ve tüzel kişiler ve tüzel kişiliği olmayan kamu kuruluşları adına işletmenin bütününü sevk ve idareye yetkili olanlara denilir.

İşveren vekilleri bu Kanun bakımından işveren sayılırlar.

İşyeri: İşin yapıldığı yere denilir.

İşin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunan yerlerle, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslekî eğitim yerleri ve avlu gibi sair eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.

Ceza hükümleri

Madde 59 -1. (Değişik: 4101-04.04. 1995)... 62’nci maddede belirtilen bildirim yükümlülüğüne uymayan işverenler hakkında ise, bildirilmeyen her işçi için sanayî kesiminde çalışan 16 yaşından büyükler için belirlenen asgarî ücretin aylık brüt tutarının beşte biri kadar ağır para cezasına hükmedilir.

İşe alınan, ayrılan ve çalışması sona eren işçilerin bildirilmesi

Madde 62. İşveren, işe aldığı veya herhangi bir nedenle hizmet akdi sona eren işçileri, izleyen ayın 15’ine kadar aylık bildirimlerle işyerinin bağlı bulunduğu bölge müdürlüğüne ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirmek zorundadır.

2821 sayılı Sendikalar Yasası 62’nci maddesi işverene, işe aldığı ve işten çıkardığı işçileri bildirme yükümlülüğü getirmiştir. Bildirim, işçinin işe girdiği veya işten çıktığı ayı izleyen ayın 15’ine kadar işyerinin bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Şube Müdürlüğüne yapılacaktır.

Bildirim yükümlülüğü işveren veya işveren vekiline aittir. İşyerinin merkez dışında birden fazla şubesi varsa ve işçi alım ve çıkışı bu şubelerce yapılmış ise bildirim şubenin bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Şube Müdürlüğüne yapılacaktır.

Bildirimi alan şube müdürlüğü öncelikle bildirimin kuruma ulaştığı tarihi evrak üzerine şerh verecektir. Uygulamada bu işlem bildirim üzerine gelen evrak kaşesi vurup, tarih yazıp ilgili memur tarafından paraf edilmek suretiyle yapılmaktadır.

Bu işlemden sonra işe girdiği veya işten çıkarıldığı bildirilen işçilerin, işe giriş ve çıkış tarihlerine göre bildirimin, izleyen ayın 15’ine kadar yapılıp, yapılmadığı incelenecektir. Birden fazla işçinin, işe giriş veya çıkışı bildirimde yer alıyor ise, her işçinin işe giriş veya çıkış tarihine göre bildirimin süresinde yapılıp yapılmadığı ayrı ayrı incelenecektir.

Burada önemli olan bildirimin, işe giriş veya çıkış tarihini izleyen ayın 15’ine kadar ilgili şube müdürlüğüne ulaşmış olmasıdır. Postaya verilmiş olması suçun oluşmasını engellemez.

Bildirimin yasaya uygun olması halinde şube müdürlüğü, bildirgeyi işyerinin müdürlükte mevcut işyeri dosyasına takacaktır.

Bildirim, bir veya birden fazla işçi için yasada belirtilen süreden sonra yapılmış ise şube müdürlüğü, bildirgenin onaylı sureti ve bir üst yazı ile işyerinin yargı çevresinde bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacaktır. Uygulamada suç duyurusu matbu formla yapılmakta ve işe giriş veya çıkışı yasal süreden sonra bildirilen işçi sayıları ayrı ayrı gösterilmektedir.

İşveren yasaya göre gerçek kişi, tüzel kişilik veya tüzel kişiliği bulunmayan kamu kuruluşları olabilir. Sanık gerçek kişi işveren, tüzel kişi işveren veya tüzel kişiliği bulunmayan kamu kuruluşu yetkilisi veya varsa işveren vekili olarak yetki verilen kişidir.

Bir merkeze bağlı şube olarak çalışan işyerlerinde, şube sorumlusu olarak çalışan kişiye işveren vekili yetkisi verilmiş ise sanık bu kişidir. Eğer şube sorumlusunun işveren vekili yetkisi yoksa, sanık işverenin merkez sorumlusu olan kişidir.

Kanımca bir merkeze bağlı şube olarak çalışan işyerlerinde şube sorumlusu, işçi işe alma ve çıkarma yetkisi kullanıyorsa; işveren vekili yetkisine sahip olduğu kabul edilmelidir.

Sendikalar Kanununa muhalefetten işveren vekili sıfatı ile A... Belediye Başkanı yerine sanık sıfatına sahip olmayan Belediye Başkanlığı hakkında açılan davanın CMUK 253’üncü maddesi uyarınca reddi gerekir (Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi 21.12.1999 tarih 1999/2142 E. 1999/4071 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Nisan 2000).

İşverenin A.. İnşaat Ticaret Limited Şirketinde, şirketin Gölbaşı Yol İnşaatı şantiye sorumlusu olan sanığın, 2821 sayılı Yasanın 2’nci maddesinde tanımlanan bildirimle sorumlu işveren vekili olup olmadığı araştırılmalıdır (Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi 01.03.1999 tarih 1999/23 E. 1999/1166 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Haziran 1999).

Birden fazla işçinin işe giriş veya çıkışının ilgili şube müdürlüğüne yasal süresinde bildirilmemesi halinde eylem ilk bakışta TCK 80’inci maddede belirtilen “Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün birkaç defa ihlâl edilmesi,” gibi görülmekte ise de yasa da işe giriş veya çıkışı yasal süresinde bildirilmeyen her işçi için ayrı suç oluşacağı belirtilmiştir.

Bu durumda TCK 80’inci madde genel hüküm, Sendikalar Yasası 59/1’inci madde özel hüküm niteliğinde olduğundan, özel hüküm olan 2821 sayılı Sendikalar Yasası hükmü uygulanmalıdır.

Eylemin karşılığı “sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyükler için uygulanan brüt asgarî ücretin beşte biri” oranında ağır para cezasıdır.

TCK 119’uncu maddesi uyarınca ön ödeme hükümleri uygulanır. 2821 sayılı Sendikalar Yasasının ceza hükümlerine ilişkin temyiz incelemesini yapmakta olan Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi, eylemin temadi eden suçlardan olduğu ve bu nedenle ön ödeme ihtârâtına esas ağır para cezasının, bildirimin şube müdürlüğüne ulaştığı tarihte sanayî kesiminde çalışan 16 yaşından büyükler için yürürlükte olan brüt asgarî ücretin beşte biri oranında olması gerektiği yönünde karar vermiştir.

2821 sayılı Yasanın değişik 59’uncu maddesinin 1’inci fıkrası 1’inci bendi 2’nci cümlesine göre bildirilmeyen işçi sayısı kadar suçlar oluşur (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 16.12.1997 tarih 1997/9-307 E. 1997/318 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Ağustos 1998).


2821 sayılı Yasanın değişik 59/1’inci maddesindeki bildirimde bulunmama eyleminin her işçi için bağımsız bir suç olması karşısında; ....... (Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi 17.11.1997 tarih 1997/3141 E. 1997/ 5647 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Şubat 1999).

2821 sayılı Yasanın 62’nci maddesi yollaması ile aynı Yasanın 59/1’inci maddesinde yazılı yatırım yargısal nitelikte olup ağır para cezası türünde bulunduğundan sanığa ön ödeme hükümleri uygulanmalıdır (Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi 01.03.1999 tarih 1999/ 3256 E. 1999/ 1154 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Mayıs 1999).

Sanığa isnat ile sübutu kabul edilen suçun gerektirdiği cezanın niteliği ve türü itibariyle ön ödemeye tâbi bulunduğundan TCK’nın 119’uncu maddesi uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre hukukî durumun takdir ve tayini gerekir (Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi 27.10.1998 tarih 1999/2191 E. 1998/2758 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Mart 1999).

07.09.1995 tarihinde bildirimde bulunulduğunun anlaşılması karşısında bu tarihe kadar eylemin temadi ettiği ve bu tarihteki asgarî ücretin 1/5’inin sanıktan TCK’nın 119’uncu maddesi uyarınca tahsili gerekirken, suç tarihinde yanılgıya düşülerek ve aylık asgarî ücretin tümünün tahsili cihetine gidilmesi (Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi 26.06.1996 tarih 1997/1807 E. 1997/ 3804 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Nisan 1999).

Benzer bir düzenleme içeren ve yasada yapılan değişiklik ile idarî para cezasına dönüştürülen 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 20/e maddesinde yer alan süresinde kayıt ve tescil yaptırmamak suçuna ilişkin temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay İkinci Ceza Dairesi; eylemin temadi eden suç olduğu görüşü ile ilgilinin kayıt ve tescil için başvurduğu tarihte suçun oluştuğu ve uygulanacak para cezasının bu tarihe göre belirlenmesi gerektiği yönünde kararlar vermekteydi.

Ancak bu yönde verilen bir bozma kararı sonrasında yerel mahkemenin direnmesi sonucu konu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun önüne gitmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunca yapılan inceleme sonrasında suçun 2918 sayılı Yasanın 20/e maddesinde belirtilen sürenin bittiği tarihte oluştuğu, eylemin temadi eden suçlardan olmadığı ve uygulanacak para cezasının da sürenin bittiği tarihe göre belirlenmesi gerektiği çoğunlukla kabul edilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında “Satın veya devir alınan aracın, yasada belirlenen sürede tescil işleminin yapılmaması yani hareketsiz kalınması halinde suç oluşacaktır. Diğer bir deyişle suç; yasada belirlenen işlemlerin belirtilen süre içinde yapılmaması halinde, bu sürenin sonunda işlenmiş sayılacaktır. Suçun teşekkülü için -tescil işlemini yapmama yeterli- olup yasada belirlenen tarihten sonra yapılması veya hiç yapılmaması söz konusu değildir. Yasanın 20’nci maddesinin (e) bendinde belirtilen sürenin sonunda ihmal hareketi sona ereceğinden anî suç söz konusudur ve suç bu tarihte oluşmuştur. Suçun mütemadi suç olduğu, teselsülün; suç tutanağı düzenleninceye kadar devam ettiği, ihmali hareketin sürdüğü ileri sürülemez. Suç tutanağının düzenlendiği veya aracın trafikten men edildiği tarihte suçun oluştuğunun kabulü, aynı durumda olanlar arasında ayırıma neden olacaktır. Zira, aynı gün aracı satın alan iki kişiden birisinin, yasal sürenin dolmasından bir ay, diğerinin on sene sonra trafik bürosuna tescil için başvurması halinde ortaya çıkan suç nedeniyle, 3506 sayılı Yasayla, ceza yasasına eklenen ek maddeler nazara alındığında farklı müeyyidelere tâbi tutulacaklardır. Ayrıca, bu durumda zaman aşımı hiç başlamayacak ve ihmali bu hareketi nedeniyle sanık, ömür boyu ceza tehditi altında tutulacaktır. Bu nedenle, görevlilerce aracın trafikten men edilmesi, olaya el konulması ile suçun meydana geldiği anı birbirinden ayırmak gerekir.” “Satış ve devir işlemlerini yapan yetkili kurumların bu hususu, belirlenen sürede ilgili tescil bürolarına bildirmeleri hükmü ile de, işlemlerin hızlandırılması amaçlanmıştır. Tescil belgesi alınmadığı takdirde, yasal sürenin sonunda suç oluşacak ve bu durumu yetkili kurumların bildirimi ile öğrenen trafik zabıtası harekete geçerek yasal işlemler başlayacaktır. Suç, zaman aşımına uğramayacak, kayıtların gerçeğe uygun tutulması sağlanacak ve yasa koyucunun amacı gerçekleşecektir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 31.01.1994 tarih 1993/2-310 E. 1994/13 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Ağustos 1994).” görüşü ile satın alınan aracın kayıt ve tescilini yasal süre sonunda yaptırmamak suçunda temadiyi kabul etmemiştir.

Yukarıda değinilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına konu suç kabahat türünden bir suçtur. Ceza Yasamızda ise cürümlerde temadi ve teselsül kabul edildiği halde, kabahatlerde kabul edilmemiştir. 2821 sayılı Yasanın 59/1’inci maddesinde belirtilen suç ise eylemin karşılığının yargısal nitelikte ağır para cezası olması nedeniyle cürüm türündendir.

Sendikalar Yasası 59/1’inci maddesi işçinin işe giriş veya çıkışının, işe giriş veya çıkışı izleyen ayın 15’ine kadar bildirilmemesini suç saymıştır. Genel Kurul kararında belirtilen anî suç ve zaman aşımı ile ilgili açıklamaların Sendikalar Yasası 59/1’inci maddede belirtilen suç içinde düşünülmemesi için hiçbir neden yoktur. Kanımca bu husus Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz veya uygulama yapan yerel mahkemece direnme kararı verilerek konunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunca görüşülmesi ve verilecek kararla uygulamada bağlayıcılık sağlanmalıdır.

Sanık kendisine yapılan ön ödeme ihtârâtına uyarak eylemin karşılğı olan ağır para cezasını yasal sürede maliye veznesine yatırmış ise hazırlık soruşturması takipsizlik kararı ile sonuçlandırılacaktır.

Sanığın ön ödeme ihtârâtına uymaması halinde ise iddianame ile sanık hakkında sulh ceza mahkemesine kamu davası açılacaktır.

Her iki halde de takipsizlik kararı veya iddianamenin bir sureti üst yazı ile Cumhuriyet Başsavcılığınca işverenin adlî takip dosyasına konulmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Şube Müdürlüğüne gönderilmelidir.

Kamu davası açıldıktan sonra mahkeme sanığı celp ederek dinleyecek ve ön ödeme ihtârâtının hazırlık aşamasında usulüne uygun yapılıp yapılmadığını araştıracaktır. Hazırlık aşamasında ön ödeme ihtârâtı hiç yapılmamış veya usulüne uygun yapılmamış ise mahkemece yeniden ön ödeme ihtârâtı yapılmalı ve sonucuna göre sanığın hukukî durumu tayin edilmelidir.

Ön ödemeye tâbi suçlarda, Cumhuriyet Başsavcılığınca ön ödeme ihtarı yapılmadan kamu davası açılmışsa, mahkemece sanığa ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmelidir (Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi 30.04.1998 tarih 1998/1434 E. 1998/1378 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Temmuz 1998).




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Mart 2013, 22:01   #2 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

TCK’nın 119’uncu maddesi kapsamına giren suçlarda, C. Başsavcılığınca ön ödeme ihtarı yapılmadan kamu davası açılmış olması halinde, mahkemece, sanıklara usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre mukteza tayini gerekir (Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi 12.11.1996 tarih 1996/5440 E. 1996/6486 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Ocak 1997).

Cumhuriyet Savcılığınınca sanığa isnat edilen suçların kanunda öngörülen asgarî para cezaları miktarlarının ayrı ayrı gösterilmesi suretiyle ön ödeme çağrısı yapılması gerekirken para cezalarının toplamı üzerinden yapılan ön ödemeye dayanılarak dava şartı olan usulüne uygun ön ödeme çağrısı yapılmadan hüküm kurulması (Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi 03.12.1998 tarih 1998/3958 E. 1998/4641 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Ocak 1999).

Ön ödeme ihtarına uyularak para cezasının eksik yatırılması sanık için kazanılmış hak teşkil etmez. Yargılamanın her aşamasında doğru miktardan ön ödeme ihtarında bulunulabileceği gözetilmelidir (Yargıtay Yedinci Ceza Dairesi 08.04.1997 tarih 1997/3029 E. 1997/3284 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Temmuz 1997).

Duruşmada TCK’nın 119’uncu maddesine göre yapılan ön ödeme ihtârâtı üzerine sanığın yasal süre içinde öngörülen “para cezası” ile “yargılama giderini” ödeyerek makbuzu dosyaya ibraz ettiği anlaşıldığından, bundan sonra yapılan yargılama giderinin C.Y.Y.’nın 406’ncı ve devamı maddeler uyarınca tahsili mümkün olmakla kamu davasının ön ödeme nedeniyle “ortadan kaldırılmasına” karar verilmesi gerekir (Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesi 20.10.1999 tarih 1999/9326 E. 1999/11141 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Ocak 2000).

Eylemin karşılığının ağır para cezasından ibaret olması nedeniyle CMUK 386 ve devamı maddeler uyarınca, mahkemece sanık celp edilmeden ceza kararnamesi düzenlemek suretiyle de kamu davası sonuçlandırılabilir.

Mahkemece sanığa ön ödeme ihtârâtı yapılmış ve sanık ön ödeme ihtârâtına uyarak, eylemin karşılığı olan asgarî ön ödeme para cezası miktarını yasal süresinde maliye veznesine yatırmış ise, açılan kamu davasının TCK’nın 119/6’ncı maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verilecektir.

Sanık hazırlık aşamasında veya mahkemece duruşmada usulüne uygun yapılan ön ödeme ihtârâtına uymamış ise bildirim tarihinde sanayî kesiminde çalışan 16 yaşından büyükler için yürürlükte olan brüt asgarî ücretin beşte biri oranında ağır para cezasına mahkemece hükmedilecektir.

Hükmolunan ağır para cezasının, sanığın ön ödeme ihtârâtına uymaması nedeniyle TCK’nın 119/5’inci maddesi uyarınca yarı oranında artırılması gerekmektedir. Uygulamada bazı mahkemelerce, maddede yazılı para cezasının nispî para cezası olduğu veya aşağı-yukarı hadlerinin belirtilmediği gerekçesi ile TCK’nın 119/5’inci maddesi uyarınca artırım yapılmadığı görülmektedir.

2821 sayılı Sendikalar Yasası 59/1’inci maddede belirtilen ağır para cezası, nispî ağır para cezası mıdır? yoksa maktu ağır para cezası mıdır? Yargıtay İçtihadları Birleştirme Büyük Genel Kurulu 25.06.1984 tarih ve 1/5 sayılı içtihadı ile nispî ve maktu para cezalarını tanımlamıştır.

Bu karara göre nispî para cezaları “Mer’iyet Kanununun 2’nci maddesinde tarif edildiği gibi, miktarı muayyen bir nispet dairesinde ve hadiseye göre azalıp çoğalabilir mahiyette bulunan” para cezalarıdır. Maktu para cezaları ise “…, Kanun koyucunun, 5435 sayılı Kanun ile miktarını muayyen bir nispet dahilinde artırdığı para cezaları, maktu yani sabit ya da kanunlarda aşağı ve yukarı hadleri belirlenmiş ve hâkime bu iki had arasında ceza miktarı tayin yetkisi verilmiş mütefavit” para cezalarıdır. Gerçekten; “para değerinin düşmesinden, yani enflasyondan etkilenecek olan para cezaları, nispî para cezaları değil, maktu para cezalarıdır. Nispî para cezaları, maktu cezalarda olduğu gibi, miktarları önceden Kanunda belirlenmeyip, zarar ve istifadeye göre tayin edildiğinden, kanun koyucu bunların miktarının artırılmasına gerek duymamıştır. Zira bu tür para cezaları mahiyetleri gereği ekonomik hayatla, para değeri ile sıkı sıkıya ilişkilidir. Bu ilişki nedeniyle hiçbir suretle müessiriyetini kaybetmezler. Para değeri düştükçe, zarar veya istifade miktarı da bu düşme ile ters orantılı artacağından, bu cezalar, hiçbir müdahale veya düzenlemeye gerek kalmadan, miktar olarak kendiliğinden artmak suretiyle müessiriyetini muhafaza ederler.”

Bu açıklamalar değerlendirildiğinde 2821 sayılı Sendikalar Yasası 59/1’inci maddedeki para cezasının 3506 sayılı Yasa ve 4421 sayılı Yasa hükümleri uyarınca misil artırımına tâbi tutulmadığı, maddedeki para cezasının asgarî ücretin, Asgarî Ücret Tespit Komisyonu tarafından enflasyon ve diğer etkenler dikkate alınarak artırılması ile değiştiği, sabit kalmadığı ve caydırıcılık niteliğini koruduğu görülmektedir.

Ancak Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi 2821 sayılı Sendikalar Yasası 59/1’inci maddedeki ağır para cezasının nispî nitelikte olduğuna ve TCK’nın 119/5’inci maddesi uyarınca artırım yapılmaması gerektiğine ilişkin bir temyiz talebini reddetmiş; 2821 sayılı Yasa 59/1’inci maddesi uyarınca hükmedilen ağır para cezasını TCK’nın 119/5’inci maddesi uyarınca yarı oranında artıran yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermiştir (Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi 20.09.1999 tarih 1999/1147 E. 1999/3169 K.). Daire bir başka kararı ile 2821 sayılı Yasa 59/1’nci maddesinde belirtilen ağır para cezasının nispî para cezası olmadığını ve TCK’nın 119/5’inci maddesi uyarınca yarı oranında artırılması gerektiğini benimsemiştir.

2821 sayılı Yasanın değişik 59/1’inci maddesindeki bildirimde bulunmamak eyleminin her işçi için bağımsız bir suç olması karşısında; işçi sayısına göre değişen nispî para cezası kabul edilerek TCK’nın 119’uncu maddesi uyarınca artırım yapılmaması yasaya aykırıdır (Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi 17.11.1997 tarih 1997/3141 E. 1997/5647 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Şubat 1999).

01.08.1999 tarih ve 23773 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 4421 sayılı Yasa ile TCK ve diğer yasalardaki para cezaları artırılmıştır. 4421 sayılı Yasa 1’inci maddesi uyarınca TCK 19’uncu maddede belirtilen ağır para cezası altmış milyon liraya yükseltilmiştir. Aynı Yasa 5’inci madde ile değişik TCK Ek 2’inci madde hükmüne göre ise kanunlardaki para cezaları, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04.01.1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298’nci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerlendirme oranında artırılarak uygulanacaktır.

Bu hüküm uyarınca 4421 sayılı Yasa ile belirlenen ağır para cezası alt sınırı, Vergi Usul Kanunu mükerrer 298’inci maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen % 52.1 olan yeniden değerlendirme oranında artırılarak 2000 yılı için doksanbir milyon ikiyüzaltmışbin lira olarak uygulanmaya başlanmıştır.

2821 sayılı Yasa 59/1’nci maddesindeki ağır para cezasının belirlenmesine 4421 sayılı Yasanın etkisi ne olacaktır?

TCK ve diğer yasalardaki para cezalarını artıran 3506 sayılı Yasa yürürlükte olduğu dönemde TCK 19’uncu maddeye göre belirlenecek ağır para cezası alt sınırı, 2821 sayılı Yasa 59/1’nci maddeye göre belirlenecek ağır para cezasından daha düşük olduğu için ön ödeme ihtârâtına esas ağır para cezası 2821 sayılı yasa 59/1’nci maddeye göre belirlenmekteydi.

4421 sayılı Yasa uygulamasına göre 1999 ve 2000 yılı için belirlenen ağır para cezası miktarı, 2821 sayılı Yasa 59/1’inci maddesine göre belirlenecek ağır para cezası miktarını aşmaktadır. 3506 ve 4421 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın Ek 4’üncü maddesine göre ise hükmedilecek ağır ve hafif para cezaları; bu Kanunun 19 ve 24’üncü maddelerindeki alt sınırları gösteren miktarların, Ek 2’nci maddeye göre uygulanan yeniden değerlendirme oranıyla çarpımı sonucu elde edilecek miktarlardan az olamayacaktır.

Yürürlük tarihi itibariyle 3506 sayılı Yasa kapsamı dışında kalan TCK’nın 482/3’üncü maddesindeki para cezasının belirlenmesine ilişkin olarak verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bir kararı ile de bu hüküm vurgulanmıştır.

TCK’nın 482’nci maddesini değiştiren 3445 sayılı Yasanın, yürürlük tarihi itibariyle 3506 sayılı Yasanın Ek 1’inci maddesi kapsamı dışında kaldığından anılan maddede öngörülen ağır para cezasının Ek 2’nci madde uyarınca artırılmasına olanak yoktur. Ancak, aynı Kanunun Ek 4’üncü maddesi hükmü karşısında, 12.04.1993 tarihinde hakaret suçu işlediği sübut bulan sanık hakkında, Bütçe Kanununda öngörülen memur maaş katsayısına göre TCK’nın 482/3’üncü maddesi uyarınca tayin edilecek ağır para cezasının 160.000.- TL’den az olmaması gerekir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 20.06.1994 tarih 1994/4-161 E. 1994/183 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Kasım 1994).

3506 sayılı Yasa uygulamasında söz konusu olan yukarıdaki Genel Kurul kararında belirtilen olasılık 4421 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın Ek 2’nci maddesinde (b) bendinde yer alan “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yürürlüğe giren,” hükmü ile ortadan kaldırılmıştır.

Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesinin 2821 sayılı Sendikalar Yasası 59/1’inci maddede yer alan ağır para cezasının yargısal nitelikte, nisbî olmayan ağır para cezası olduğuna ilişkin yukarıda belirtilen kararları ve Yasa hükümleri dikkate alındığında; 2821 sayılı Sendikalar Yasası 59/1’inci madde uyarınca hazırlık aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca ön ödeme ihtârâtına esas alınacak ve kamu davası açılmış olması halinde mahkemece hükmedilecek ağır para cezası miktarının, 4421 sayılı yasa ile değişik TCK’nın Ek 2’nci ve Ek 4’üncü maddelerine göre belir-lenecek TCK’nın 19’ncu maddesinde yer alan ağır para cezasından daha aşağı olamayacağı anlaşılmaktadır.

Ancak bu konuda uygulamanın yerleşmemiş olması ve Yargıtay kararları ile de bağlayıcılık sağlanmamış olduğu için yukarıda hazırlık aşamasında ön ödeme ihtârâtına esas ve mahkemece hükmedilecek ağır para cezasının belirlenmesine ilişkin ilkeler; 2821 sayılı Yasa 59/1’inci maddesi metnine sadık kalınarak, bildirim tarihinde sanayî kesiminde çalışan 16 yaşından büyükler için uygulanan brüt asgarî ücrete göre açıklanmıştır.

2821 sayılı Sendikalar Yasası 59/1’inci madde uyarınca mahkemelerce verilen mahkûmiyet kararları; uygulanan ağır para cezası miktarı itibariyle CMUK 305/1’nci maddesinin öngördüğü temyiz edilmezlik sınırı üstünde olduğundan temyizi kabil kararlardandır.

2821 sayılı Yasanın değişik 59’uncu maddesinin 1’inci fıkrası 1’inci bendi 2’nci cümlesine göre bildirilmeyen işçi sayısı kadar ayrı suçlar oluşur.

Bu maddeye aykırı davranan ancak TCK’nın 119’uncu maddesine göre işten çıkardığı her işçi için 3.402.000.- TL ağır para cezasını süresinde ön ödemede bulunan sanıkla ilgili “ortadan kaldırma kararı” miktar CMUK’un 305/1’inci maddesinin öngördüğü temyiz edilmezlik sınırı üstünde olduğundan temyizi kabil kararlardandır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 16.12.1997 tarih 1997/9-307 E. 1997/318 K. Yargıtay Kararlar Dergisi, Ağustos 1998).

2821 sayılı Yasa 62’nci maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 59/1’nci maddesinde suç olduğu belirtilen eylemin karşılığı olan para cezasının, ağır para cezası niteliğinde olması nedeniyle suç TCK’nın 102/4’üncü maddesi uyarınca beş yıllık zaman aşımı süresine tâbidir. Belirtilen zaman aşımı süresi, TCK’nın 104/2’nci maddesinin son cümlesi uyarınca yarısından fazla uzayamaz.

Daire kararları uyarınca eylemin temadi eden suçlardan olduğu kabul edilirse, zaman aşımı süresi bildirimin ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Şube Müdürlüğüne ulaştığı tarihte başlayacaktır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı uyarınca anî suç olduğunun kabulü halinde ise, zaman aşımı işçinin işe girdiği veya çıktığı ayı izleyen ayın 16’sından itibaren başlayacaktır. Birden fazla işçinin işe giriş veya çıkışının bildirilmemesi söz konusu ise, eylemin her işçi için bağımsız suç oluşturması nedeniyle, zaman aşımı süresi de her işçi için ayrı tarihlerde başlayacaktır.

Adalet Dergisi Sayı 4




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
2821, bildir, bİldİr, çikişini, giriş, gİrİŞ, göre, işçinin, işe, işverenin, sayili, sendikalar, sendİkalar, ve, yasasina, İŞÇİnİn, İşe, İŞverenİn


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557