Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 22:09   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart KARAPARA, KARAPARANIN AKLANMASI SUÇU ve BU KONUDA YÜRÜTÜLEN İNCELEMELER

KARAPARA, KARAPARANIN AKLANMASI SUÇU ve
BU KONUDA YÜRÜTÜLEN İNCELEMELER

Murat TOKMAKKAYA
Maliye Bakanığı Hesap Uzmanı

GİRİŞ
Para (ve benzeri maddî menfaat) sağlayıcı bazı fiil ve faaliyetler,(1) topluma ve bireylere verdikleri zararlardan dolayı genel olarak bütün hukuk sistemlerinde suç sayılmış ve bu suçlara ilişkin muhtelif cezalar öngörülmüştür.(2)
Özellikle 20’nci yüzyılın son çeyreğinde, dünyanın gelişmiş bütün hukuk sistemleri, bu paralara kaynaklık eden fiillerin yanı sıra bu paraların ekonomiye enjekte edilmesini ve sanki yasal bir kaynaktan elde edilmiş gibi kullanılmasını da suç olarak kabul etmeye ve bu fiiller için ceza hükümleri getirmeye başlamıştır.(3)
Bu durum başlıca iki temel zorunluluktan kaynaklanmıştır. Bunlardan ilki, bu paraların kullanımına ilişkin yapılacak mücadelenin, bu paralara kaynaklık yapan öncül fiillerle mücadeleyi daha etkin kılacak ve cazibesini azaltacak olmasıdır. İkincisi ve daha ciddisi ise, bu şekilde elde edilen maddî kıymetlerin sirkülasyonunun ve bu paralarla yaratılan zenginleşmenin büyüklüğünün, ülkelerin ekonomik, sosyal ve siyasal sistemlerini eskiye göre daha fazla tehdit eder duruma gelmeye başlamış olması gerçeğidir.(4)
Elde edildiği kaynak muhtelif kanunlarca suç oluşturan paraların büyüklüğü ve bu paraların ülkeler arası dolaşımının yarattığı söz konusu olumsuzluklar, dünyanın pek çok ülkesini rahatsız etmiş, bu rahatsızlığın sonucunda, başta gelişmiş olanlar olmak üzere, pek çok devlet tarafından bu konuda yasal önlemler alınmaya başlanmıştır. Hatta ulusal alanda yapılan bu çalışmalar, birden fazla ülkeyi kapsayan örgütlenmelerin ve sözleşmelerin vücuda getirilmesini sağlamıştır.(5)
Bütün dünyada yaşanan bu gelişmeler, bu tür para hareketlerinin olumsuz etkilerinden nasibini büyük ölçüde alan Türkiye’de de hissedilmiş ve sonuçta, 19 Kasım 1996 tarihinde yürürlüğe giren bir Kanunla (4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine ... Dair Kanun) muhtelif kanunlara göre yasaklanmış belli faaliyetlerden elde edilen paralar için KARAPARA tarifi yapılmış ve bu türde paraların meşru hale getirilmesi amacıyla değişik şekillerde ekonomik hayatta kullanılması ya da uluslar arası harekete tâbi tutulması işlemleri KARAPARA AKLAMASI sayılarak, bu konuda yeni bir suç ve bu suça ilişkin ayrı bir cezalandırma prosedürü kabul edilmiştir.(6)
Kanun, Kanunun getirdiği tanımlar, suç unsurları, bunların tespit yöntemleri, bunlara ilişkin incelemeler ve cezalandırma usûlleri yeni olunca, bu Kanunda hüküm altına alınan konulardaki tereddüt yaratıcı hususlar da yeni yeni ortaya çıkmaya başlamıştır.
Bu yazımızda, Kanunda yer alan tanımların anlamları, Kanundaki bazı hükümlerin mahiyeti ve bu konularda yapılacak incelemelerin özellikleri hakkında tereddüt yaratıcı hususlara ilişkin kişisel yorum ve açıklamalarımıza yer verilecektir.
1. KARAPARA AKLAMA SUÇUNUN TANIMI ve UNSURLARI
Karapara aklama suçu, 4208 sayılı Kanununun 2/b madde hükmünde aynen aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:
b) Karapara Aklama Suçu: Türk Ceza Kanununun 296’ncı maddesinde belirtilen hâller haricinde, bu maddenin (a) bendinde sayılan fillerin işlenmesi suretiyle elde edilen karaparanın elde edenlerce meşruiyet kazandırılması amacıyla değerlendirilmesi, bu yolla elde edildiği bilinen karaparanın başkalarınca iktisap edilmesi, bulundurulması; elde edenlerce veya başkaları tarafından kullanılması, kaynak veya niteliğinin veya zilyet ya da malikînin değiştirilmesi, gizlenmesi veya sınır ötesi harekete tâbi tutulması veya bu hareketin gizlenmesi, yukarıda belirtilen suçların hukukî sonuçlarından failin kaçmasına yardım etmek amacıyla kaynağının veya yerinin değiştirilmesi veya transfer yoluyla aklanması veya karaparanın tespitini engellemeye yönelik fiilleri, ifade eder.
Yukarıdaki tanım dikkatlice incelenirse, karapara aklama suçunun varlığı için bazı unsurların(7) bulunması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir8)
Ortada Karapara Niteliği Taşıyan Belli Bir Para Olmalı
Karapara aklamasından söz edebilmek için, ortada aklamaya konu olan ve 4208 sayılı Kanunun 2/a madde hükmünde sayılan kanun maddelerinde belirtilen fiillerin birisinin işlenmesinden dolayı elde edilmiş bir paranın (ya da para yerine geçen maddî bir menfaatin), bir başka deyişle, Kanunun karapara olarak adlandırdığı bir parasal değerin var olması gerekmektedir.
Bu Para Meşruiyet Kazandırılması Amacıyla Değerlendirilmeli
Kanunun, karapara saydığı değerlerin, bunları elde edenlerce meşruiyet kazandırılması amacıyla değerlendirilmesi, yani Kanunda sayılan ve suç oluşturan bir fiilden değil de, sıradan bir ticarî ya da özel işlemden kaynaklanan bir para gibi ekonomik hayatta işlem görmesi sağlanmaya çalışılmalıdır.
Karapara Sayılan Bu Değerler, Bilinerek, Muhtelif İşlemlere Tâbi Tutulmalı; Böylece Kaynağı ve İzi Yok Edilmeye Çalışılmalı
Kanunun karapara saydığı değerlerin, bilinerek, bunları elde edenlerce meşruiyet kazandırılması amacıyla değerlendirilmesi; bunların başkalarınca iktisap edilmesi ve bulundurulması; elde edenlerce veya başkaları tarafından kullanılması, kaynak veya niteliğinin veya zilyet ya da malikinin değiştirilmesi, gizlenmesi veya sınır ötesi harekete tâbi tutulması veya bu hareketin gizlenmesi, yukarıda belirtilen suçların hukukî sonuçlarından failin kaçmasına yardım etmek amacıyla kaynağının veya yerinin değiştirilmesi veya transfer yoluyla aklanması veya karaparanın tespitini engellemeye yönelik fiillere tâbi tutulması gerekmektedir.
Dikkat edilecek olursa, burada sözü edilen ve aşağıda sıralanan fiillerin her biri, birbiriyle bağlantılı olmakla birlikte ayrı birer suç olarak sıralanmıştır. Bunlar arasındaki bağlantıyı sağlayan husus, bu işlemlere konu paranın kaynağıdır.
– Belli fiillerden dolayı elde edilen paranın, elde edenlerce meşruiyet kazandırma amaçlı değerlendirmeleri;
– Bu yolla elde edildiği bilinen paranın başkalarınca iktisap edilmesi ya da bulundurulması;
- Bunların, elde edenlerce ve iktisap edenlerce değişik şekillerde kullanılması, zilyetinin-malîkinin değiştirilmesi, gizlenmesi, sınır ötesi harekete tâbi tutulması veya bu hareketin gizlenmesi;
- Bu fiilleri işleyenlerin, bu filleri işlemekten dolayı karşılaşacakları hukukî yaptırımlardan kurtulmasına (suçların hukukî sonuçlarından failin kaçmasına) yardımcı olunması ve bu amaçla paranın kaynağının ve yerinin değiştirilmesi ya da transfer edilmesi;
- Bu şekilde elde edilen paranın tespitinin engellenmesi.
Yukarıda açıklanan hususlar bir arada değerlendirildiğinde, ortada Kanunun karapara olarak nitelendirdiği bir parasal değer varlığı halinde, bu parasal değerin meşrulaştırılmak maksadıyla ekonomik hayata sokulmasından itibaren tüketilmesine kadar geçen her bir aşamada, bu paranın elde edilişi ve kaynağıyla bağlantısı olan kişilerin, bilerek gerçekleştirdiği her işlem, birbirinden ayrı birer aklama suçudur demek yanlış olmayacaktır. Burada dikkat edilecek en önemli husus, yukarıda belirtilen aşamalarda gerçekleştirilen fiillerin her birinin 4208 sayılı Kanun uyarınca, ayrı ayrı değerlendirmeye tâbi tutulması gerektiği hususudur.
Burada, bu fiillere karışanların ailevi durumlarıyla ilgili olarak “Türk Ceza Kanununun 296’ncı maddesinde belirtilen hâller haricinde”, denilerek hafifletici bir hükme yer verilmiştir.
Yukarıda sayılan unsurlardan özellikle birinci unsur çok büyük önem arz etmektedir. Zira, eğer ortada Kanunun karapara saydığı nitelikte bir para yoksa, buna bağlı olarak yapılan bütün işlemler kanun kapsamı dışında kalacaktır. O halde Kanunun karapara hususundaki hükümlerinin de ciddî bir şekilde irdelenmesi gerekecektir.(9)

2. KARAPARA KAVRAMININ TANIMI ve MAHİYETİ
Karapara terimi, Kanunun 2/a maddesinde aynen aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:
a) Karapara;
1. 1918 sayılı Kaçakçılığı Men ve Takibine Dair Kanundaki,
2. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanundaki,
3. 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanundaki,
4. 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Hakkında Kanundaki,
5. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344’üncü maddesinin 2 ve 3 numaralı bendlerindeki (4369 sayılı Kanundan sonra 359/b madde hükmü),
6. 765 sayılı Türk Ceza Kanunundaki Devletin Şahsiyetine Karşı ışlenen Cürümler ve aynı Kanunun 179, 192, 264, 316, 317, 318, 319, 322, 325, 332, 333, 335, 339, 341, 342, 345, 350, 403, 404, 406, 435, 436, 495, 496, 497, 498, 499, 500, 504 ve 506’ncı maddelerindeki,
Fillerin işlenmesi suretiyle elde edilen para veya para yerine geçen her türlü kıymetli evrakla, mal veya gelirleri veya bir para biriminden diğer bir para birimine çevrilmesi de dahil, sözü edilen para, evrak mal veya gelirlerin birbirine dönüştürülmesinden elde edilen her türlü maddî menfaat ve değeri,
... ifade eder.
Madde hükmünün 6’ncı bendinde yer alan Türk Ceza Kanununa ilişkin maddelerde belirtilen fiiller, şahsî hürriyeti sınırlama (adam kaçırma), şantaj, silah kaçakçılığı, kalpazanlık, sahte para ve resmî bilet ticareti, resmî mühür, damga ve evraklarda sahtekarlık, özel evraklarda sahtekarlık, kimliklerde, pasaportlarda, ruhsatlarda sahtekarlık, uyuşturucu madde ticareti, beyaz kadın ticareti, yağma, yol kesme, adam kaldırma, ağır nitelikler taşıyan dolandırıcılık ve hileli iflas olarak tanımlanan fiillerden oluşmaktadır.
Kanunun getirdiği “Karapara” tanımı etraflıca incelenecek olursa, bir ekonomik değerin karapara sayılabilmesi için, Kanunun 2/a maddesinde sayılan ve belli kanunların suç saydığı yukarıda belirtilen fiillerin işlenmiş olmasından kaynaklanmasının yeterli olacağı ortaya çıkacaktır.(10)
3. 4208 SAYILI KANUNUN DÜZENLEME ALANI ve UYGULAMA ZAMANI
Yazımızın önceki bölümlerinde, karapara kavramının tanımı ve mahiyeti ile karapara aklama suçunun unsurları ve özelliklerine ilişkin yaptığımız açıklamalar bir arada irdelendiğinde, karapara aklama suçunun üç unsurundan birisi olan, “karapara sayılan para ve benzeri bir ekonomik menfaatin” var olduğuna ilişkin bir tespitin yapılabilmesi açısından, Kanunun 2/a madde hükmünde belirtilen ve öncül suç olarak sayılabilecek fiillerin işlenmiş ve bundan belli bir menfaat elde edilmiş olmasının yeterli bir kıstas olacağı belli olmaktadır.(11)
Dolayısıyla, Kanunun lafzından hareketle, karapara aklama suçunun işlenmişliği açısından, karaparaya kaynaklık eden fiilin işlenme zamanının bir öneminin olmadığı ve olması da gerekmediği sonucuna ulaşmak mümkündür.(12)
Ne var ki, bu konuda farklı bir düşünce tarzıyla hareket etmek ve karapara aklama suçunun işlendiği tarih kadar bu suça kaynaklık eden öncül fiilin işlenme zamanının da dikkate alınması gerektiği; bu yüzden 4208 sayılı Kanunun yürürlük tarihi ve zamanaşımı gibi hükümlerinin bu fiiller için de geçerli olması gerektiği şeklinde bir yorum yapılması da ihtimal dahilinde görünmektedir. Ancak, Kanunun bu konudaki hükümleriyle ilgili yapılabilecek bu tarzda bir yorumun, aşağıda yer verilen hususlar dikkate alındığında, pek fazla yerinde olmadığı ortaya çıkmaktadır.(13)
Yukarıda da belirtildiği üzere, Kanunun karapara ve karapara aklama suçunun tarifine ilişkin hükümlerine bakılacak olursa, bu hükümlerde, paranın elde edildiği fiillerin özelliklerine, unsurlarına, işlenme zamanlarına ve benzeri mahiyetlerine ilişkin ayrıntılı belirlemelerin bulunmadığı görülmektedir. Zaten böyle bir belirlemenin olması da gerekmemektedir; çünkü, aşağıda açıklanacağı üzere, bu Kanunun amacı, öncül fiilleri düzenlemek değil, değişik tarzda gerçekleşen parasal hareketlerin, harcamaların ve kullanımların, hangi hâllerde suç sayılacağı ve cezaya tâbi olacağına; bir başka deyişle, karapara aklaması olarak sayılacağına ilişkin belirlemeler yapmaktan ibarettir.
4208 sayılı Kanunun suç saydığı ve cezalandırmayı öngördüğü fiiller, KARAPARA’ya kaynaklık eden fiiller değildir. Bu fiiller zaten bu Kanundan önce de var olan muhtelif Kanunlar tarafından suç sayılmakta ve takip edilerek cezalandırılmaktadır.
Ayrıca, 4208 sayılı Kanun “KARAPARA” diye bir suçu düzenlemek üzere de yasallaşmamıştır. Bu Kanunun amacı, belli fiillerden elde edilmiş olan bir paranın ya da benzeri bir ekonomik değerin, sanki yasal bir kaynaktan elde edilmiş gibi, ekonomik hayata sokulmasını ve değerlendirilmesini, yani AKLANMASINI cezalandırmaktır.
Bu yüzden, 4208 sayılı Kanunun özellikle yürürlük ve zamanaşımına ilişkin hükümleri değerlendirilirken, parasal değerlerin kaynaklarını oluşturan fiiller ve bunların işlenme zamanları değil, bu paraların AKLANMASINA ilişkin fiiller ve bunların işlenme zamanları ve durumları dikkate alınmalıdır. Çünkü, bu paranın karapara olarak tanımlanmasını sağlayan öncül fiillerin zamanaşımı ve bunları cezalandıran kanunların yürürlük hükümleri, o fiilleri cezalandıran ilgili kanunları ilgilendirmektedir.
TBMM’ne sunulan Hükümet Tasarısında yer alan genel gerekçe yazısında da, muhtelif suçlar sıralanarak;
“... bu tür eylemleri cazip hale getiren suçun doğurduğu kazançlara el konularak, suçları işleyip yakalanamayan veya bunlardan yakalananların cezaî takibattan kurtulan suç ortaklarının ekonomik yönden yasa dışı yollarla güçlenmeleri ve dolayısıyla aynı tür suçları işleme olanaklarını ortadan kaldırmak veya en azından asgarî seviyeye indirmek ...”
Amaçlı uluslar arası düzenlemelerin Türkiye’de uygulanabilmesi ve “organize suçörgütleri ile ülkemizin güney ve güneydoğu bölgesinde ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren ... terör örgütlerinin finans kaynaklarının kurutulması açısından önemli olduğu düşünülerek ...”
Bu Kanun Tasarısının hazırlandığından söz edilmektedir.
Görüldüğü üzere, Kanunun TBMM’ne sunulmasında öne sürülen gerekçede, bu tür suçları işleyen ve cezaî takibattan kurtulanların bu tür suçları işleme olanaklarını ortadan kaldırmaktan ve muhtelif suç örgütlerinin finans kaynaklarının kurutulmasından söz edilerek, bu şekilde elde edilen parasal kaynakların tamamını ret eden ve var olanları da yok etmeye dönük bir tavır ortaya konulmuştur. Böyle bir tavırla hareket edilmesi suretiyle oluşturulan Kanun hükümlerinin, öncül suçların işlenme zamanlarının dikkate alınması gerektiği yönünde ve sınırlandırıcı bir şekilde yorumlanması, kanımıza göre Kanunun amacının dışında bir uygulama yaratılmasına sebep olabilecektir.(14)
Nitekim, bu konu, 4208 sayılı Kanunun yürürlük ve zamanaşımı hükümleri açısından değerlendirildiği bir akademisyenin yazısında da(15) “... Kanun ile yapılan düzenleme yeni bir suç yaratmaktadır. Bu suçu yaratırken, bazı fiillerin işlenmiş ve bundan bazı menfaatler edinilmiş olmasını ön şart saymaktadır. Kanun, eskiden suç olmayan fiilleri suç haline getirmemektedir. Eskiden de suç olarak kabul edilmiş bazı fiilleri ...yeni ve daha ağır esaslar getirmek suretiyle değiştirmemektedir. ... Bu çerçevede, Kanunun geçmişe uygulanmasından, ön şartın değil, karapara aklama suçu olarak kabul edilen fiilin Kanunun yürürlük tarihinden önce işlenmiş ve bitmiş olması halinde bahsedilebilir” şeklinde bir ifadeyle, görüşümüze yakın bir şekilde ortaya konulmuştur.
ABD’inde bulunan ve ülkemizdeki (Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı) MASAK Başkanlığıyla eş amaçlı kurulan FINCEN teşkilâtı tarafından 1999 yılının Mayıs ayında Ankara’da verilen seminerlerde de bu konu tartışılmış ve ABD’li konuşmacılar tarafından, “ABD’ideki karapara aklama suçlarının takibatı ve cezalandırılmasıyla ilgili açılan davalarda, olayın sadece aklama boyutuyla ilgilenildiği, bu paraların elde edildiği mesnet fiillerin işlenme zamanlarının önemli olmadığı” yönünde bir uygulama yürütüldüğü ifade edilmiştir.(16)
Yukarıdaki şahsî açıklamalarımızı, ulusal ve uluslar Arası alanda hukukçuların yapmış olduğu değerlendirmeleri de dikkate alarak özetlersek, 4208 sayılı Kanunun 2/a madde hükmünde belirtilen fiillerden birinin işlenmesi sonucunda elde edilen bir para ya da ekonomik değer varsa, bu paranın ya da menfaatin Kanuna göre KARAPARA sayılması gerekecektir. Eğer işleme konu edilen paraya karapara demek mümkün olamıyor ise, bu paranın değerlendirilmesine dönük işlemlere de karapara aklaması demek mümkün olmayacaktır.
Ancak bu konuda olası yorum farklılıklarını gidermek amacıyla, ya yasada yapılacak açıklık getirici bir değişiklikle ya da idarenin bu konuda yapacağı bir düzenlemeyle uygulamaya yön vermek gereği bulunmaktadır.
4. KARAPARA AKLAMA SUÇUNUN TESPİTİNE DÖNÜK İNCELEMELER
4.1. İnceleme Yetkisi ve Karapara Aklama Suçunu İnceleyecek Elemanlar:
4208 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinde, karaparanın aklanması suçunun işlenip işlenmediğine ilişkin incelemeleri yapmaya yetkili birim olarak Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı ( MASAK) gösterilmiştir. Ancak, MASAK, bu Kanunun kendisine verdiği inceleme ve araştırma görevini, aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre, konusunda uzmanlaşmış ve belli yetkilerle donatılmış aşağıdaki denetim elemanları vasıtasıyla yerine getirmektedir.
- Hesap Uzmanları
- Maliye Müfettişleri
- Gelirler Kontrolörleri
- Bankalar Yeminli Murakıpları
- Hazine Kontrolörleri
- Sermaye Piyasası Kurulu Uzmanları
Kanuna göre, bu denetim elemanları, kendi alanlarına giren konularda 4208 sayılı Kanun kapsamında re’sen inceleme yapamamaktadırlar. Bunların 4208 sayılı Kanun kapsamında bir inceleme yapabilmeleri için, bu konuda özel olarak görevlendirilmeleri gerekmektedir.
02.07.1997 tarih ve 23037 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 4208 sayılı Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 28’inci maddesine göre, söz konusu inceleme elemanlarının kendi birimlerinde yürüttükler denetimler sırasında, Kanunun 2’nci maddesindeki fiillerin işlendiğine ilişkin bir tespitlerinin olması halinde, bu konunun 4208 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmek üzere MASAK Başkanlığı’na iletilmesi gerekmektedir. Bu konuda iki yol izlenebilecektir. Eğer gecikmesinde sakınca bulunan acil bir durum varsa, bu konuda hemen bir yazı yazılmalıdır; eğer böyle bir durum yaksa, konu hakkında bir rapor düzenlenmeli ve bu rapor ilgili birim (Kurul Başkanlığı) tarafından MASAK Başkanlığı’na gönderilmelidir.(17)
4208 sayılı Kanun kapsamında olduğu değerlendirmesiyle değişik kaynaklardan gelen talep ve ihbarlar, MASAK Başkanlığı bünyesinde bir ön değerlendirmeye tâbi tutulmaktadır. Bu değerlendirme sonucunda, konunun 4208 sayılı Kanun kapsamında araştırma ve inceleme yapmayı gerektirecek ciddiyette olduğuna karar verilirse, MASAK Başkanlığı tarafından, konuya ilişkin uzmanlık gerektiren deneyim ve bilgi birikimine sahip denetim elemanı (ya da elemanları), hangi birimin (ya da birimlerin) üyesi ise, o birimden geçici olarak eleman talep edilmektedir. İlgili birim amirinin (ya da kurul başkanının) teklif ettiği inceleme elemanı, bu birimin bağlı bulunduğu Bakanın onayı ile bu incelemeyle sınırlı kalmak üzere geçici olarak görev alabilmektedir.
Kanun koyucunun bu konuda uzmanlığı ve çok aşamalı bir görevlendirme sürecini öngörmesinin altında yatan üç temel sebebin var olduğu düşünülmektedir.
Bunların ilki, karapara aklama sürecinin ulusal ve uluslar arası kapsamda, çok değişik alanlarda ve şekillerde ortaya çıkması gerçeğidir. Değişik alanlarda uzmanlaşmış tek tip bir inceleme elemanı olamayacağı için, ihtiyaç duyulan alanda, gerekli deneyimden yararlanmak üzere geçici olarak bu inceleme elemanlarının görevlendirilmesi bir zorunluluk olmaktadır.
İkinci sebep, Kanunda sayılan inceleme elemanlarının sadece bir bakanlığın değil, farklı bakanlıklara bağlı birimlerde görev almaları durumudur.
Diğer bir sebep ise, karapara aklama suçunun, işleniş tarzı, öncül suçların nitelikleri, bunlara katılanların özellikleri, bu olaya konu olan paraların büyüklüğü ve bu paraların kullanımının ekonomik, sosyal ve siyasal sonuçları itibariyle ulusal ve uluslar arası alana yayılabilen çok ciddi boyutlarda kendini göstermesidir. Dolayısıyla, bu konuda yapılacak incelemelerin, başlangıcından sonuçlandırılmasına kadar etkin bir şekilde yürütülebilmesinde, bir bütün olarak değişik devlet birimlerinin katılımı ve eşgüdümü gerekmektedir. Bu amacın gerçekleşmesi ise, konunun ancak siyasi iradeyi de içine alan bir görevlendirme silsilesi kapsamında ele alınması ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır.
4.2. İnceleme Elemanlarının Görev Alanı
4208 sayıyı Kanunun görev, yetki ve sorumlulukları düzenleyen 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında, karapara aklama suçunun araştırılması ve incelenmesi görevlerinin MASAK Başkanlığı tarafından bir önceki bölümde belirtilen inceleme elemanları vasıtasıyla yerine getirileceği hüküm altına alınmıştır.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Mart 2013, 22:09   #2 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart

Söz konusu Kanun maddesinin 1’inci fıkrasında da, karapara aklama suçunun araştırılması ve incelenmesiyle ilgili MASAK Başkanlığının yetki ve sorumlulukları bentler halinde sıralanmıştır. Başkanlık, inceleme ve araştırma görevlerini, inceleme elemanları aracılığıyla yerine getireceğine göre, Başkanlığın görevleriyle ilgili olan ve aşağıda yer vereceğimiz 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8’inci bentlerde yer alan yetki ve sorumluluklar, inceleme elemanının görev alanı hakkında bize bilgi vermektedir.(19)
“2. Karapara ile ilgili olarak ulusal ve uluslar arası kurum ve kuruluşlarla görüş ve bilgi alış verişinde bulunmak, inceleme ve araştırmalar yapmak,
3. Karapara aklanmasına ilişkin işlemlerle ilgili her türlü bilgi ve belgeyi kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden istemek,
Cumhuriyet savcıları veya cumhuriyet savcıları adına zabıta makamlarınca intikal ettirilen konuları incelemek ve bu makamların karaparanın aklanması suçunun tespitine ilişkin taleplerini yerine getirmek,
Karaparanın aklanması suçunun işlenip işlenmediği konusunda ön inceleme yapmak ve suçun işlendiğine dair ciddî emarelerin varlığı halinde zabıta makamları ile işbirliği yaparak, bu Kanuna ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun zapt ve aramaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılmasını istemek,
6. Ön incelemeye ilişkin işlemler hakkında Cumhuriyet Savcılığına bilgi vermek,
7. Araştırma ve incelemeler sırasında karaparanın aklanmasına yönelik ciddî bulgu ve emarelerin varlığının tespiti halinde, ilgilinin hak ve alacaklarına tedbir konulması için durumu Cumhuriyet savcığına intikal ettirmek,
8. Karapara aklanması suçunun işlendiğine dair bilgi ve belgeleri Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirmek,”
Bu hükümler bir arada değerlendirildiğinde, yapılan inceleme ve araştırma görevinin, Kanunun 2’nci maddesinde belirtilen karapara aklama suçunun işlenip işlenmediğine ilişkin Cumhuriyet Savcılığınca bir karar verilebilmesi ve bu konuda muhtelif kanunî önlemlerin alınabilmesi açısından gerekli bilgi ve belgeleri toplamak ve bu suçun işlendiğine ilişkin tespitlerde bulunmak olduğu belirgin hale gelmektedir.(20)
Daha önceki bölümlerde de belirtildiği üzere, Kanunun 2/b maddesinde tanımlanan karapara aklama suçunun muhtelif unsurları bulunmaktadır. Dolayısıyla, bu konuda yapılacak araştırma ve incelemelerin de bu unsurların var olup olmadığına ilişkin bir yargıya varılmasını sağlayacak bilgi ve belge tespitine yönelik olması gerekecektir. Bu halde, yapılacak incelemenin;
- Muhtelif şekillerde işleme tâbi tutulan parasal kıymetlerin karapara niteliği taşıyıp taşımadığına ilişkin bilgi ve belge tespitini;
- Karapara niteliği taşıyan bu parasal kıymetlerin değerlendirme şekillerinin, bunlara meşruiyet kazandırma amacı taşıyıp taşımadığına ilişkin bilgi ve belge tespitini;
- Karapara sayılan bu kıymetlerin, elde edildiği kaynakla bağlantısının kopartılmasına ve izinin yok edilmesine dönük işlemlere ve bu işlemleri bilerek yapan kişilere ilişkin bilgi ve belge tespitini;
- Bunlarla bağlantılı yapılacak işlemler ile nemaları da dahil olmak üzere tespit edilen karapara tutarına ilişkin olarak alınacak önlemler hakkında gerekli değerlendirmelerde bulunmayı;
Kapsayacağı açık olarak ortaya çıkmış olmaktadır.(21)
5. KARAPARA AKLAMA SUÇLARININ TESPİTİNE DÖNÜK İNCELEMELERDE KARŞILAŞILAN TEREDDÜTLÜ HUSUSLAR
Önceki bölümlerde, 4208 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen karapara aklama suçunun tanımına ve unsurlarına ilişkin açıklamalar yapılmış ve ardından bu suçun işlenmiş olup olmamasını araştırmayla görevlendirilecek inceleme elemanlarının görev alanı ve yetkileriyle ilgili belirlemelerde bulunulmuştur. Bu bölümde, Kanunun 2/b maddesinde tanımlanan karapara aklama suçunun unsurlarından birisi olan ve yine aynı maddenin (a) bendinde sayılan öncül suçların işlenmişliği ve yargılanma durumunun, bu Kanun kapsamanda yürütülen incelemelere ilişkin yarattığı tereddütlü hususlar hakkında şahsî yorum ve açıklamalarımıza yer verilecektir.
5.1. Karapara Aklama Suçunun Tespitinde Öncül Fiillerin Durumu(22)
Daha önce de belirtildiği üzere, Kanunun 2/b maddesinde tanımlanan karapara aklama suçunun unsurlarından birisi de Kanun maddesinin 2/a hükmünde sayılan ve muhtelif şekillerde işleme tâbi tutulan parasal değerlerin elde edildiği öncül fiillerden birisinin işlenmiş olması hususudur. Bu durumda, karapara aklama suçunun işlenmiş olup olmadığına ilişkin bilgi ve belge toplayan, bu konuda muhtelif tespitlerde bulunmak görevini ifa eden bir inceleme elemanı açısından, bu suçun unsurlarından olan “öncül fiilin işlenmişliği” hakkında daha önce mahkemeler tarafından bir karar verilmiş olması zorunluluğu olacak mıdır?
Kuşkusuz, bu Kanun kapsamında inceleme yapan denetim elemanı açısından, karapara aklama suçunun işlendiğine ilişkin hususların tespiti ve bu konuda gerekli bilgi ve belgelerin edinilmesi sırasında, öncül fiillerden birinin işlendiğine ilişkin daha önce adlî makamlarca bir tespitin yapılmış olması ve ilgili kişilerin bu konuda mahkemece cezalandırılmaları önemli bir kolaylık olacaktır; ancak bu durum, gerekli ve yeterli bir unsur olmayacaktır.
Kanaatimize göre, 4208 sayılı Kanununun 2/b maddesinde tanımlanan karapara aklama suçunun işlenmiş olması için, aklamaya konu edilen bu paranın elde edildiği fiiller hakkında daha önce adlî bir takibatın yapılması ve bu konuda bir davanın açılması gerekmediği gibi, açılan bu davaların sonuçlanması da gerekmemektedir. Hatta, davanın o günkü koşullarına göre yeterli delillerin bulunamaması ya da farklı bir şekilde yorumlanması üzerine, farklı bir yöntem izlenerek adlî takibata uğraması da önemli değildir.
Karapara aklama suçu, vergi suçları gibi, inceleme yöntemi ve cezalandırılma usûlü itibariyle ayrı bir suçtur. Hatta birbirini takip eden ve birbiriyle bağlantılı suçlar bütünüdür.
Kanunun 2/b madde hükmüne göre, sadece karaparayı elde eden kişilerin değil, meşruiyet kazandırma gayesiyle işleme tâbi tutan ya da bulunduran, kaynak veya niteliğini veya zilyet ya da malikini değiştiren, gizleyen, sınır ötesi hareketini sağlayan ya da bu işlemin yapılmasına yardımcı olan, bu suçun ortaya çıkmasını engelleyen ya da suçların hukukî sonuçlarından failin kaçmasına yardımcı olan herkesin eylemi, o eylem bazında birer karapara aklama suçu oluşturmaktadır.
Dolayısıyla, yukarıda yer verdiğimiz şekillerde kendini gösteren fiillerin, 4208 sayılı Kanun kapsamında birer suç olup olmadığına ilişkin bir kararın verilebilmesi açısından gerekli bilgi ve belgeleri toplayan denetim elemanları, değişik şekillerde değerlendirilen bu paraların kaynağını teşkil eden ve Kanunun 2/a madde hükmünde sayılan fiillerin birisinin işlenip işlenmediğine emare teşkil edecek bilgi ve belgelerin temini amacıyla da bir araştırma yapmak durumundadır. Aksi takdirde, kaynağı belirsiz bir paranın kullanım şekillerini, bir başka deyişle eğer ortada bir aklama olacak ise, aklama fiillerinin tespiti, havada ve fuzulî bir çalışma olacaktır.
Karaparaya kaynaklık eden fiillerin tespitine ilişkin yapılacak bir çalışmada ise, bu fiillerle ilgili olarak daha önce açılmış dava dosyaları da dahil olmak üzere, her türlü alanda bilgi ve belge teminine çalışılacak; bu konuyla ilgili kişilerin bilgilerine başvurma gereği duyulacaktır. Bu nedenle, karapara aklama suçunun tespitine dönük incelemeler, bu konuyla ilgili olarak daha önceki her türlü idarî ve adlî takibat ve yargılama sürecinden bağımsız bir şekilde yürütülecektir. İnceleme elemanı açısından, daha önceki yargılama süreci ve yargılama konuları, yürütülen incelemede kullanılan ve araştırılan bilgi ve veri kaynaklarından sadece birisini oluşturacaktır.
Örnek vermek gerekirse, bir kişinin sahte belgeler kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği bir banka dolandırıcılığında, konunun adlî makamlara intikali sırasında açılan davada, bu konuda yeterli delil bulunamaması nedeniyle mahkeme tarafından sahtecilik ve banka dolandırıcılığı suçundan dolayı bir karar verilememiş olsun. Aynı konu, bir şekilde MASAK Başkanlığı bünyesinde 4208 sayılı Kanun kapsamında bir incelemeye de konu olsa, bu konuda inceleme yapan denetim elemanı, paranın elde edilmesiyle ilgili olarak yapılan yargılama sonuçsuz kaldı ve bu yüzden söz konusu paranın karapara özelliği hakkında (aklamaya konu olan paranın elde edilmesine ilişkin öncül suç) mahkeme tarafından bir karar verilmemiştir gerekçesiyle, bu paranın değişik şekillerde kullanımına ilişkin yürüttüğü incelemeye son verecek midir?
Kanaatimizce, elbette hayır. Zira, ortada kaynağı belirsiz olan bir sebepsiz zenginleşme var ve bu paralar değişik şekillerde ekonomik değerlere dönüştürülüyor ise, inceleme elemanının bu paranın aklamaya konu oluşturduğunu belirlemeye dönük araştırmalarının yanı sıra bu paraların gerçek kaynaklarını tespit etmeye dönük çalışmalarını da sürdürmesi gerekmektedir.
5.2. Bu Konuda Yapılacak İncelemelerde Kanunî ve Kurumsal Açmazlar(23)
Kanun kapsamında yürütülen incelemelerde, inceleme elemanlarının karapara aklama suçunun tespitine dönük yapacağı çalışmalarda, aklamaya konu parasal kıymetlerin kaynaklarını belirleme yönünde de araştırma yapması gerektiği savından hareket ettiğimizde, karşımıza, Kanunun görev ve sorumluluk hükümleriyle, bunları yerine getiren inceleme elemanlarının görev alanı ve yetkilerinin birbiriyle pek de uyum göstermeyen durumları ortaya çıkabilmektedir.
Zira, çok karmaşık bir şekilde kendini gösteren, pek çok idarî ve yargısal birimin görev alanına giren konularda araştırma ve inceleme yapmayı gerektiren; bundan dolayı geniş çaplı bir koordinasyonu gerektiren bir hususta, Kanunun öngördüğü görev ve sorumluluk, sadece, bu konuda geçici olarak görevlendirilen inceleme elemanlarına yüklenmiş olmaktadır. Bu hâliyle bu tür incelemelerde görev alan elemanlar, normal görevlerini yerine getirirken hemen hemen hiç karşılaşmadıkları ve kullanmadıkları birim ve müesseselerle bağlantı kurmakta; yabancısı olduğu alanlarda, aslında o alanlarda bir uzmanlığı gerektiren işlemleri yapmak zorunda kalabilmektedirler. Tabii ki böylesi durumlarda, daha çok adlî makamlarla, emniyet teşkilâtını ilgilendiren hususlarla bağlantılı olarak, çok ciddî bir yetki karmaşası ve öngörülemeyen risklerle karşılaşma ihtimali bulunmaktadır.
Bu durum, 4208 sayılı Kanunun belki de en büyük açmazlarındandır. Ne var ki, karaparayla mücadele edebilmek ve bu Kanundan beklenen hedeflere ulaşmak için, açmazları da olsa, 4208 sayılı Kanunda yer alan düzenlemelerden ve diğer Kanunlarımızın genel hükümlerinden yararlanmak suretiyle hareket etme ve bu konudaki incelemeleri sürdürme gereği bulunmaktadır.
5.3. Açmazların Giderilmesi ve Sisteme İşlerlik Kazandırılması (24)
4208 sayılı Kanun bütün eksilerine rağmen yürürlüktedir ve bu konuda pek çok inceleme fiilen yürütülmektedir. Karaparayla mücadele amacıyla böylesi bir sistem getirilirken, bundan beklenen amaç, gerçekten karaparayla mücadele ise, daha iyisi getirilinceye kadar, aşağıda yer vereceğimiz hususların gözönünde bulundurulması suretiyle, karaparayla mücadele sistemine ve mevcut kanunî düzenlemelere işlerlik kazandırmanın mümkün olabileceğini düşünmekteyiz.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
aklanmasi, bu, incelemeler, karapara, karaparanin, konuda, suçu, ve, İncelemeler, yürütülen


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557