Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 22:12   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart UYGULAMADA YAKALAMA, GÖZALTINA ALMA ve İFADE ALMA

UYGULAMADA YAKALAMA,
GÖZALTINA ALMA ve İFADE ALMA

Ş. Binnaz Aydın YUNUS
Taşlıçay C.Savcısı

GİRİŞ:
Her suç toplum düzeninde açılmış bir yarayı ifade eder. Devletin toplum düzeni içinde açılmış bu yarayı en kısa zamanda sarması ve kamu vicdanını rahatlatması devletin aslî görevidir.
Devletin toplum düzenini koruma adına her bireyi cezalandırma yetkisi vardır. Ancak devlet toplum adına cezalandırma yetkisini kullanırken bireyin sahip olduğu hak ve özgürlükleri de gözönünde bulundurmak zorundadır. Modern suç araştırma teknikleri ne kadar gelişmiş olursa olsun yakalama, gözaltına alma ve ifade alma yöntemlerinin daima İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde düşünülmesi gerekir.
Bazı dönemlerde sırf maddî gerçeği ortaya çıkarılabilmesi amacıyla sanık hakları geri plâna atılarak şüpheli ve sanığı itirafa zorlamak için yasak sorgu yöntemleri olarak bilinen kötü davranma, yorgun düşürme, ilaç verme, bedensel müdahalede bulunma, işkence, hile, hipnotizma, tehdit, çıkar vaadi, kanun dışı cebir kullanma, karar verme yeteneğini zafa uğratma gibi zorlayıcı ve hukukî olmayan önlemlere başvurulması kabul edilmişse de günümüz ceza muhakemesinde maddî gerçeğin ortaya çıkarılması kadar, insan hak ve onurunu koruyucu önlemlerde büyük önem taşımaktadır.
Gerek yakalama, gerekse gözaltına alma ve ifade alma da Cumhuriyet savcıları adına görev yapan kolluk kuvvetlerine önemli görevler düşmekte ancak hukukumuzda henüz adlî polis teşkilâtı kurulmamış olması ve Cumhuriyet savcıları adına araştırma yapan organın idarî olması sebebiyle kimi zaman tarafsız olamaması keza kişi özgürlüklerini korumaktan çok delil toplamaya önem vermesi sebebiyle uygulamada güçlükler yaşanılmaktadır. Ancak 1 Ekim 1998 gün ve 23480 sayılı Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 25’inci maddesinde Cumhuriyet savcılarına kolluk kuvvetlerini denetleme yetkisinin verilmesi bu konuda atılan önemli bir adımdır.
1- YAKALAMA
A- Yakalama Kavramı
Yakalama: Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emara ve delil bulunan kişinin gözaltına alınma veya muhafaza altına alınma işlemlerinden önce hâkim kararı olmaksızın özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını ifade eder.(1)
Başka bir ifade ile ceza yargılamasının güvenli bir şekilde yapılabilmesi amacıyla henüz bir tutuklama kararı olmadan önce sanığın özgürlüğünün kısıtlanmasıdır.(2)
B- Yakalama Yetkisi
a) Yakalayan Şahsın Herhangi Bir Kişi Olması
Henüz yetkili bir mercii tarafından verilmiş bir tutuklama müzekkeresi olmadan meşhut bir cürüm sırasında rastlanan veya meşhut cürümden dolayı takip olunan suçun, çok az önce işlenmiş olduğunu gösteren eşya veya delillerle yakalanan ve firar etme ihtimali bulunan ya da hüviyetinin tesbiti derhal mümkün olmayan hâllerde yakalama işlemi kolluk kuvvetinin yanı sıra herkes tarafından yapılabilir.
b- Yakalayanın Kolluk Görevlisi Olması
- Gecikmesinde sakınca bulunan ve Cumhuriyet savcısına veya derhal amirlerine müracaat imkanı olmayan hâllerde, hakkında tutuklama müzekkeresi kesilmesi gereken kişileri veya suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hâllerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan şüphelileri,
- Kolluk kuvvetinin kanun ve usul dairesinde verdiği emirlere itaatsizlik eden ve aldığı tedbirlere uymayanları,
- Görev yaparken kolluk kuvvetine mukavemet eden, görevlerinden alıkoymak amacıyla kolluğa zorluk çıkartan ve yakalanmadıkları taktirde bu tarz hareketlere devam etme ihtimali bulunan şahısları,
- Haklarınca yetkili mercilerce verilen yakalama ve tutuklama kararı bulunanları veya kanunda istenilen bir mükellefiyeti yerine getirmedikleri için yakalanması gerekenleri,
- Uyuşturucu maddeleri alan, satan, bulunduran veya kullananları,
- Halkın rahatını bozacak derecede sarhoş olanları veya sarhoşluk hâlinde başkalarına saldıranları,
- Halkın huzur ve sükununu bozanlardan, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlerine devam edenlerle, başkalarına saldırıya yeltenenleri ve kavga edenleri,
- Bir kurumda tedavi, eğitim ve ıslah için kanunlarda belirlenen esaslara uygun olarak, alınan tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla, toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, serseri veya hastalık bulaştırabilecek kişileri,
- Haklarında mahkemece çocuk bakım ve yetiştirme yurtlarına veya benzeri resmî veya özel kurumlara yerleştirilmesini veya yetkili merci önüne çıkarılmasına karar verilen küçükleri,
- Usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren veya hakkında sınır dışı etme veya geri verme kararı alınan kişileri,
- Kimliğini bir belge ile veya kolluk kuvvetince tanınmış veya güvenilir kişilerin tanıklığı ile ispat edemeyenlerle gösterdikleri belgelerin doğruluğundan şüphe edilen kişileri, aranan kişilerden olup olmadıkları, anlaşılıncaya veya gerçek kimliği ortaya çıkıncaya kadar 24 saati geçmemek üzere,
Kolluk görevlileri yakalama, gözaltına alma ve muhafaza altına almaya yetkilidir.
Kolluk kuvveti tarafından yapılan yakalama hâlinde durum derhal Cumhuriyet savcısına bildirilmelidir.
C- Şikâyete Tâbi Suçlarda Yakalama
Takibi şikâyete bağlı suçların küçüklere ya da beden veya akıl hastalığı veya maluliyet veya güçsüzlüğün sebebiyle kendini idareden aciz içinde bulununlara kaşı işlenmesi hâlinde işlenen meşhut suçlarda(3) şüpleninin yakalanması şikâyete tâbi değildir. Şikâyet olmasa dâhi kolluk kuvveti yeterli delilleri toplamakla mükelleftir.
Takibi şikâyete bağlı suç faili CMUK 127/son maddesi mucibince yakalandığı takdirde sanık hakkında henüz usulünce şikâyette bulunulmamış ise, şikâyet hakkı bulunan mağdura, mağdur sayısı birden fazla ise herhangi birine durum bildirilir.(4)
D- Yakalamadan Sonraki İşlemler
Yakalanan kişinin ilk olarak üst araması yapılır. Yakalama sırasında suçun iz, emera ve delillerin kaybolmasını önleyici tedbirler alınır. Örneğin işlenen bir cinayet sonrasında olay yerinde bulunun suç aleti, kıl, yazılan bir yazı, mermi kovanı vb.’nin seri bir şekilde tespiti yapılıp muhafazası gerekir.
Yakalama sırasında kişiye yakalanma sebebi, susma hakkı, müdafii yardımdan yararlanma hakkı, yakalamanın yakınlarına bildirilme hakkı açıklanmalıdır.
Ancak yakınlarına bildirim hakkı soruşturmanın seyrini etkileyecek ya da soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkması bakımından kesin bir sakınca doğuracaksa bu husus tutanakla tespit edilir.
Yakalama işlemi kolluk tarafından bir tutanakla tespit edilir ve tutanağın bir sureti yakalanan kişiye verilir. Ayrıca bu kişiye haklarının yazılı olarak bildirildiğine ve kendisi tarafından da bu hususun anlaşıldığına ilişkin sanık hakları formu tanzim edilerek imzalı bir örneği verilir.
Yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâllerinde doktor kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir.
Yakalanan kişinin direnmesi, saldırıya teşebbüs etmesi veya saldırıda bulunması hâllerinde kendisine kelepçe takılır.
E- Küçükler Hakkında Yakalama
a) Fiili İşlediği Zaman 11 Yaşını Bitirmemiş Olanlar
Fiili işlediği zaman onbir yaşını bitirmemiş olanlar ile onbeş yaşını bitirmemiş sağır ve dilsizlerin ceza ehliyeti olmadığı yani mutlak sorumsuzluk döneminde bulunmaları sebebiyle bu kişiler suç nedeniyle yakalanamazlar. Ancak işlenilen fiil kanunen bir yıldan fazla hapis cezasını veya daha ağır bir cezayı gerektiriyorsa ancak kimlik ve suç tespiti amacıyla yakalama yapılabilir. Kimlik tespitindan sonra küçük derhal serbest bırakılır. Suç tespitinde küçük hiçbir suretle kullanılamaz. Tespit edilen kimlik ve suç, mahkeme başkanı tarafınan tedbir kararı alınmasına esas olmak üzere derhal Cumhuriyet Savcılığına bildirilir.
b. Fiili İşlediği Zaman 11 Yaşını Bitirmiş 18 Yaşını Doldurmamış Olanlar
Fiili işlediği zaman 11 yaşını bitirmiş ancak 18 yaşını doldurmamış olanlar suç sebebiyle yakalanabilirler. Bu küçükler, yakınları ile müdafiye haber verilerek derhal Cumhuriyet Savcılığına sevk edilirler. Hazırlık soruşturması bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır.
Küçüklerle ilgili işlemler mümkün olduğunca sivil kıyafetli görevliler tarafından yerine getirilir. Küçüklere hiçbir suretle kelepçe takılamaz.
Suçun mağduru küçükse bunlara karşı işlenen meşhut suçlarda, kovuşturulması suçtan zarar gören kimsenin şikâyetine bağlı olan fiilerde şüphelinin yakalanması ve soruşturma yapılması için şikâyete gerek yoktur.

II- GÖZALTINA ALMA

A- Gözaltına Alma Kavramı
Kanunun verdiği yetkiye göre yakalanan kişinin, hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla, adlî mercilere teslimine veya serbest bırakılmasına kadar kanunî süre içinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasını ifade eder.
B- Gözaltı Süresi
Yakalanarak özgürlüğü fiilen kısıtlanan kişinin gözaltı süresi, bu kişinin yakalanması ile başlar.
Bir veya iki kişi tarafından işlenene suçlarda yakalanan kişi serbest bırakılmazsa en yakın hâkim önüne gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç 24 saat içinde hâkim önüne çıkarılır. Suç, Devlet Güvenlik Mahkemesinin görev alanına giriyorsa bu süre 48 saattir. Gözaltı süreleri azamî süreler olup gözaltına alınan kişilerin işlemlerinin en kısa zamanda bitirilmesi esastır.
Gözaltına alınanlar, işlemleri bittikten sonra gözaltı süresinin dolması beklenmeden kolluk kuvvetince ilgili Cumhuriyet Savcılığına sevk edilir.
C- Gözaltı Süresinin Uzatılması
Devlet Güvenlik Mahkemesinin görev alınana giren suçlarda dahil olmak üzere toplu olarak işlenen suçlarda (en az üç kişi) delillerin toplanmasındaki güçlük, fail sayısının çokluğu ve benzeri sebeplerle soruşturmanın kısa sürede tamamlanması mümkün olmazsa Cumhuriyet savcısı yazılı bir emirle gözaltı süresini 4 güne kadar uzatabilir. Süre uzatımına rağmen soruşturma tamamlanamamışsa Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararı ile şüphelilerin gözaltında tutulma süresi 7 güne kadar uzatılabilir.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alınına giren suçların olağanüstü hâl ilân edilen bölgelerde işlenmesi durumunda 7 günlük süre Cumhuriyet savcısının talebi ve yetkili hâkim kararı ile 10 güne kadar uzatılabilir.
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine durumu değerlendiren sulh hâkimi gözaltına almayı gerektiren bir hâl görmez veya yakalama nedenleri ortadan kalkarsa Cumhuriyet savcısının istemini reddederek yakalanan kişinin derhal serbet bırakılmasına karar verecektir.(5)
Cumhuriyet savcısının talebi ve sulh hâkiminin kararı ile toplu suçlarda yakalama süresinin 7 güne kadar uzatılmasını tutuklama olarak gören yazarlar mevcuttur.(6) Zira yakalamada kural olarak hâkim kararı bulunmazken, gözaltı süresinin hâkim kararı ile 3 gün daha kısıtlanması teknik olarak tutuklama gibi mütâlaa edilmektedir.
Devlet Güvenlik Mahkemesinin görev alanına giren suçlarda dahil olmak üzere, yakalama ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii, yasal temsilci veya yakalananın birinci derecede kan hısımları veya eşi serbest bırakılma istemiyle dilekçe verme hakkına sahiptir. Sulh hâkimi duruşmasız, evrak üzerinden yaptığı inceleme sonunda derhal ve en geç 24 saat içinde bir karar vermek zorundadır.
D- Gözaltına Alma Esnasında Yapılan İşlemler
Gözaltı birimine getirilen kişi nezarethaneye konulmadan çok iyi bir şekilde aranır. Şayet nezarethaneye alınacak kadın ise kadının üst veya vücudunun aranması bir kadın görevli veya bu amaçla görevlendirilecek diğer bir kadın tarafından yapılır.
Gözaltına alınan kişi yabancı uyruklu ise, vatandaşı olduğu ülkenin büyük elçiliği veya konsolosluğuna haber verilir.
Nezarethaneye konulmadan önce kendisine zarar verecek kemer, kravat, ip, kesici alet vb, den arındırılır. Üzerinden çıkan eşya ve paralar muhafaza altına alınır. Bu konuda bir tutanak düzenlenir ve bir nüshası ilgiliye verilir.
Yakalanan kişi gözaltına alınmadan sağlık muayenesinden geçirilir.
E- Küçüklerin Gözaltına Alınması
11 yaşını bitirmiş 18 yaşını ikmal etmemiş küçükler gözaltına alındığında küçüğün gözaltına alındığı derhal ana-baba ve vasisine bildirilir. Küçüğün talebi olmasa dâhi müdafiiden yararlandırılır, ana-baba veya vasi müdafii seçebilir. Cumhuriyet savcılığınca müdafii hazır bulundurmak şartı ile şüpheli küçüğün ifadesi alınır.
Kendisinin yararına aykırı olmadığı sürece ve kanunî bir engelde bulunmazsa ifade alınırken ana-baba ve vasisi de hazır bulunabilir. Küçüklerin kimlikleri ve eylemleri mutlaka gizli tutulur.
Gözaltında tutulan küçük, yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur.
Sıfır-onsekiz yaşları arasındaki küçükler için kovuşturma niteliği taşımayan, suç isnadı oluşturmayan her türlü araştırma yapılır. Suçun iz, emare, eser ve delilleri tespit edilir, muhafaza altına alınır ve belgelenir, şüpheli hakkında bilgi toplanır ve geciktirilmemesi gereken her türlü acele işlemler yapılır.
III- İFADE ALMA
A- İfade Alma Kavramı
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 135’inci maddesi hükümleri uyarınca, işlediğinden şüphe edilen fiil bildirilip, susma ve müdafiiden yararlanma hakkı ile şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatırak ve eldeki bilgi ve bulgulardan yararlanılarak, suç işlediği şüphesi altında bulunan kişilerin kolluk kuvveti tarafından dinlenmesini ve tutanağa geçirilmesini ifade eder.
İfade alma maddî gerçeğin ortaya çıkartılması yolunda kullanılan bir araçtır. Kolluk ifade almadan önce şüpheliye sahip olduğu haklarını hatırlatmak zorundadır.
B- İfadenin Tarzı
İfade, kolluk kuvveti amir ve memurları tarafından belirli esas ve usuller çerçevesinde alınabilir. İfadesi tespit edilen şahsa öncelikle isnat edilen suçu anlatılır. Müdafii tayin hakkının bulunduğu, arzu ederse müdafiin soruşturmayı geciktirmemek şartı ile ifade alınırken yanında bulunabileceği, müdafiin bu hizmeti dolayısıyla şüphelinin vekalet vermesinin gerekmediği açıklanır. Şüpheli, müdafii talep ederse durum baroya bildirilir. Müdafiin gelmesi beklenir şayet makul sürede müdafii gelmezse bu durum tutanakta belirtilip ifade alma işlemine başlanır. Şüpheden kurtulması içi somut delilerini bildirme hakkının olduğu hatırlatılır. İfade veren kimliği ile ilgili bilgileri doğru olarak cevaplandırmak zorundadır.
Küçüklerin işledikleri suçlarda kendi talepleri olmasa da müdafii yardımından faydalandırılmaları kanunî bir zorunluluktur. Müdafii hazır olmadan küçük şüphelinin ifadesine başvurulmaz. Küçüklerle ilgili soruşturma evrakı Cumhuriyet Savcılığına intikal ettiğinde şayet küçük şüpheli büyüklerle birlikte bir suç işlemişse 2253 sayılı Yasanın 9’uncu maddesi uyarınca küçüklerin evrakı tefrik edilir ve soruşturma ayrı ayrı yürütülür.
C- İfade Almada Yasak Yöntemler
İfade veren şüphelinin beyanları hür ifadesine dayanmalıdır. Yasak yöntemlerle elde edilmiş ifadeler şüphelinin rızası olsa dâhi delil olarak değerlendirilemez. 1 Ekim 1988 tarihli 23480 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinin 23’üncü maddesi ve 3842 sayılı Kanunla değişik CMUK 135/a maddeleri gereğince ifade alma ve sorguda irade özgürlüğünü kısıtlayan yöntemlere başvurulması yasaklanmıştır.(7)
Günümüz ceza muhakemesinde suçlunun cezalandırılması kadar insanlık onuru ve kişisel hak ve özgürlüklerin de korunması amaçlanmıştır. Anayasanın 17’nci maddesinde “… hiç kimsenin insan haysiyeti ile bağdaşmayan bir cezaya ve muameleye tâbi tutulamayacağı” keza İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 1’inci maddesinde ifade alma ve sorguda işkence ve her türlü kötü muamelenin yapılamayacağı ve İHEB 5’inci maddesinde ve İHAS 3’üncü maddesinde de benzer bir düzenlemeyle zalimane ve haysiyet kırıcı muameleler ve işkence uygulamasının yasak olduğu belirtilmektedir.(8)
a- İşkence
Bazı yazarlar işkenceyi kişinin varlığı üzerinde acı ve ızdırap yaratan uzun süre devam eden veya tekrarlanan eylemler olarak tanımlamışlardır.(9)
Yargıtayımız yalnızca “cürmün ithafını” sağlamak amacıyla yapılan eylemleri işkence kapsamında mütâlâa etmiş “cürmün delillerini” elde etmek için yapılan acı ve eziyet verici eylemlerin ise işkence sayılamayacağı şeklindeki kararları ile işkenceyi dar yorumlama yoluna gitmiştir.(10)
28.8.1999 tarih ve 4449 sayılı Kanun ile TCK’nun 243’üncü maddesi değişikliğe uğramış ve yeni düzenlemeye göre “... diğer herhangi bir sebeple işkence eden veya zalimane veya gayrî insanî veya haysiyet kırıcı muamlelerde bulunan memur veya diğer kamu görevlilerine 8 yıla kadar ağır hapis cezası ve sürekli veya geçici olarak kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası” verileceğini belirtmektedir.
Şüheli veya sanığa suçunu itiraf ettirmek amacıyla haysiyet kırıcı davranışlarda bulunulması, sanığın dövülmesi işkence sayılacak ve bu suretle alınan ifadelerin de delil olma niteliği kalmayacaktır.
b- Kötü Davranma
Kötü davranma, sanığa bedensel ve ruhsal acı çektirilmesidir.(11) Bedensel acının da, mutlaka vücut bütünlüğüne zarar vermesi şart olmayıp, beden tarafından hissedilmesi yeterlidir. Kötü davranma, insana acı verip, insan haysiyetini rencide etmekle beraber, işkence derecesine varmayan ve süreklilik arz etmeyen eyemler olarak tanımlanabilir.
Avrupa İnsan Hakları Divanı da duvara karşı ayakta tutmak, başa torba geçirmek, gürültü, uykusuz bırakmak, katı ve sıvı gıda vermemek şeklindeki uygulamaları kötü muamele olarak mütâlâa etmiştir.
CMUK 135/a maddesine göre şüpheli ve sanığın hür iradesini ortadan kaldıran kötü davranma hâlinde de alınan ifadeler delil olarak değerlendirilemez.
c- Zorla İlaç Verme
İrade serbestliğini ortadan kaldıracak veya zayıflatarak bilincin bulanmasına yol açacak ilaç vb. maddelerin verilmesi ve bu suretle ifade alınması da yasaktır. CMUK 135/a ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinin 23/a fıkrasında bu suretle alınan ifadelerin delil olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmektedir.
Narkotik ilaçlarla iradenin zayıflatılması suretiyle, söylenmek istenen konuların bilinç üstüne çıkarılması işlemine narko-analiz adı verilmiştir.(12)
Kişi konuşup konuşmama hakkına sahip olduğundan ilaç verme suretiyle uygulanan bu tür yöntem sanığın susma hakkının da bir ihlâlidir. (13) Keza ilaç verme suretiyle kişinin işlediği suç dışında aile mahremiyetine ilişkin bilgilerinde elde edilmesi mümkün olduğundan özel hayatın gizliliği de ihlâl edilmiş olur.
d- Yorma
Sorgulanın kişinin bitap hale getirilmesi suretiyle iradî olarak karar verme fonksiyonunun kaybettirilerek, sorgulayan karşısında bir araç hâline düşürülmesidir.(14)
Doktrinde bazı yazarlar ifade alma ve sorgu süresinin toplam 8 saati aşmamasını ve 1 saatten sonra ifade alma ve sorguya ara verilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir.(15) Gerçekten uzun süreli ifade alma sırasında kişinin iradesi zayıflayarak bitap düşebilir. Sırf bu ortamdan kurtulmak için işlenmemiş bir suçun kabulü dâhi mümkün olacaktır.
İfade almanın sırf gece yapılması hukuka aykırı değildir. Ancak kişiyi bitkin düşürmek için özellikle uyku saatinde ifade alınması ya da uykudan uyandırılmak suretiyle ifadesinin tespiti hukuka aykırıdır.
CMUK 135/a ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinin 23/ilk fıkrasında da bu suretle elde edilen delillerin hukukî olarak delil olma niteliğinin bulunmadığı belirtilmektedir.
e- Aldatma
Aldatma, gerçekte var olmayan olayları var gibi göstererek, sanığın hür iradesinin oluşumunun engellenmesi ya da şüpheli ve sanığı içinde bulunduğu ortam ve bazı olaylar hakkında yanlış bilgilendirerek, kendisi hakkında yanlış bir inanış sahibi olmasının sağlanmasıdır.(16)
Uygulamada yaygın olarak kullanılan aldatma yöntemi, gözaltına alınan veya tutuklanan sanığın yanına suçlu görüntüsü içinde bir kolluk görevlisinin konulması ve bu memur ile şüphelinin sohbet ettirilmesi suretiyle delil elde edilmesi yöntemidir. Burada memur daha sonra tanık sıfatıyla dinlenmektedir.Uygulamada bazı yazarlar bu yöntemin kamu yararı düşüncesiyle yargılamada kullanılabileceğini savunmaktadır.(17)
Aldatmanın bir diğer şekli de kişiye telkin edici sorular sorulması suretiyle şüpheli bir sanığın belirli bir yönde cevap vermesini sağlamaktadır. Esasen sanık tarafından kabul edilmemiş hususlarda sanığa, kabul etmiş gibi sorular sorulmaktadır. Örneğin, öldürdüğün maktülle saat kaçta buluştun? Mağdura ateş ettiğin silahı nereye sakladın? Şeklindeki sorular gibi. Telkin edici bu tarz sorular kişinin eğitim ve zeka derecesine göre belirli ölçede etki yapmaktadır.(18)
Aldatma suretiyle elde edilen delillerin de hukukî dayanağı ve delil olma niteliği bulunmamaktadır.
f- Bedensel Cebir ve Şiddette Bulunma
Kanunda yasak sorgu yöntemi olarak belirlenen bedensel cebir ve şiddette bulunma kavramını işkence ve kötü muamelelerden ayırmak zordur. Her üçünün de ortak noktası bedene yönelik şiddet uygulanmak suretiyle vücuda yapılan saldırı olarak niteleyebiliriz.
Ancak işkence ve kötü muamele belirli bir süreklilik arz etmesine karşın, bedensel cebir ve şiddette bedene yönelik eylemlerin süreklilik arz etmesi gerekli değildir.(19)
Kişinin irade özgürlüğünü etkileyen, bedensel bütünlüğüne yönelik saldırılar ve bu suretle elde edilen delillerin Hukukî değeri ve delil olma niteliği bulunmamaktadır.
g- Bazı Araçlar Uygulama
Şüpheli ve sanığın irade özgürlüğünü engelleyici nitelikte bazı araçların uygulanması suretiyle elde edilen deliller de yasak yöntemler olarak kabul edilmiştir.
Kanundaki bazı araçlar deyiminin kapsamı belli olmadığından, vücut tamlığına yönelik her türlü yugulamayı bu kapsam içinde mütâlâa etmek gerekir.(20)
Yalana karşı vücudun verdiği tepkiyi ölçen alete, yalan makinası veya poligraf denilmektedir. Ancak Poligraf yönteminin engizisyan muhakemesine dönüş ve ikrar elde etmeye yönelik bir işkence aleti olduğu savunulmuş ve eleştirilmiştir.(21)
h- Kanuna Aykırı Menfaat Vaat Etme
Kanuna aykırı menfaat vaadi, vaat edilen hususun hiçbir şekilde yerine getirilmesinin mümkün bulunmaması olarak tanımlanabilir.(22)
Örneğin, kolluk tarafından şüpheli ya da sanığa suçunu itiraf etmesi halinde ceza almayacağı, tutuklanmayacağı, cezasından önemli ölçüde indirim yapılacağı vaadinde bulunulması ve bu suretle ikrarın sağlanmaya çalışılması da hukuka aykırıdır.
Keza suçunu itiraf etmediği takdirde cezasının ağırlaşacağı açıklaması da irade hürriyetini sınırlağı için hukuka aykırıdır. Bu sebeple hâkimin karar verme sürecinde uyguladığı kanunî uygulamaların şüpheli veya sanığa vaat edilmesi ve bunun sonucunda alınan beyanların delil olarak kullanılması da yasak yöntemler arasındadır.

IV- SONUÇ VE ÖNERİ

Hazırlık soruşturmasında Cumhuriyet savcıları adına araştıma ve soruşturma yapan kolluk kuvvetlerine önemli görevler düşmektedir. Kolluk suç işlenmeden, suçun oluşumunu engelleyecek tedbirleri alan ve suç işlendiği andan itibaren de delil toplayan ve suç delilleri ile sanığı Cumhuriyet savcılığına teslim eden bir kurumdur. Günümüzde kolluğun faaliyetlerini Cumhuriyet savcısının kontrol mekanizmasına bağlayan müstakil bir adlî polis teşkilâtının kurulamamış olması büyük bir eksikliktir.
Her ne kadar son düzenlemelerle Cumhuriyet savcılarına kolluk kuvvetlerinin ifade aldığı yerleri, nezarethaneleri ve bu konudaki ilgili belgeleri inceleme yetkisi verilmişse de bu düzenlemelerin yetersiz olduğu aşikardır. Zira suçun sürekli arttığı bir toplumda adlî kolluk kuvvetinin hâlen kurulamamış olması uygulamada aksaklıklara yol açmaktadır.
Adlî kolluğun teknik araçlarla yeniden kurulup, Cumhuriyet savcısının denetimi altında çalışması bu suretle kolluğun idareden soyutlanması ve kolluğun delil toplama vasıtası olarak kullanılmaktan öte maddî gerçeğin ortaya çıkması yönünde insan haklarına saygılı bir kurum haline getirilmesi gerekmektedir. Zira adlî kolluğun Cumhuriyet savcısının denetimi altında çalışması toplum için bir güvence olduğu kadar hazırlık soruşturmasında bölünmezlik ilkesinin de bir gereğidir.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
alma, gözaltina, ifade, uygulamada, ve, yakalama, İfade


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557