Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Hukuk
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Hukuk Hukuk dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 22:20   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart Avrupa insan hakları sözleşmesi v e Türkiye

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ
V E
T Ü R K İ Y E
Doç.Dr.Şeref ÜNAL
Adalet Bakanlığı
Müsteşar Yardımcısı

Sayın Bakan,
Sayın Misafirler
Değerli Meslekdaşlarım,

İnsanların doğuştan, vazgeçilemez ve devredilemez nitelikte haklara sahip olduğu, bu hakların devletten önce geldiği ve devletin görevinin bu hakları tanıyarak geliştirmek ve iyileştirmek olduğu şeklindeki eski tabiî hukuk (natural law, droit de la natur, Naturrecht) anlayışı, 2 nci Dünya Savaşından sonra yeniden canlanmıştır.
2 nci Dünya Savaşı öncesi ve savaş sırasındaki baskı ve zulüm rejimleri ve insan haklarına yapılan ağır saldırılar, bütün dünyada olduğu gibi Avrupa’da da barış, huzur ve insan haklarına saygıyı yerleştirmek amacıyla yeni arayışlar başlatmıştır.
1949 yılında kurulan Avrupa Konseyi, bu arayışların ilk ürünlerinden birisidir. Hemen kuruluşuyla birlikte Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi’nin ana amacı, üyeleri arasında hukuki entegrasyonu sağlamaktadır.
Konsey Statüsüne göre üyeliğin ön şartı, ülkede hukukun üstünlüğü ve demokratik rejimin yerleştirilmesi ve insan haklarına saygıdır.
Toplumlar geliştikçe, bilim ve teknolojinin ilerlemesiyle yeni imkanlar yaratıldıkça, bireylerin haklarının korunmasında sürekliliğin sağlanabilmesi, yasaların gözden geçirilerek yeni şartlara uyum sağlanmasına bağlıdır. Avrupa Konseyi bu amaçla, üyeleri arasında hukuk uyumu ve birliğini sağlamak üzere yoğun çalışmalar yapmış, ceza hukuku, ceza infaz hukuku, medenî hukuk, ticaret hukuku, idare hukuku ve devletler hukuku gibi, hukukun her alanında şimdiye kadar 170’in üzerinde sözleşme hazırlamış ve yüzlerce tavsiye kararı kabul etmiştir.
Türkiye, bu sözleşmelerin büyük bir çoğunluğunu onaylayarak taraf olmuş ve tavsiye kararlarını da gözönüne alarak değerlendirmiştir. Böylece Türkiye ile Avrupa Konseyi ve üyesi devletler arasında bir hukuk ağır örülmüştür.
Hiç kuşkusuz, Avrupa Konseyinin şimdiye kadar hazırladığı en önemli sözleşme, kısa adıyla, (AİHS) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesidir. 4 Kasım 1950 tarihli Sözleşme çok önemli bir yenilik olarak, İnsan Hakları Komisyonu ve Mahkemesinden oluşan bir denetim mekanizması kurmuştur. Böylece Sözleşmenin güvence altına aldığı temel hak ve özgürlüklerinin ihlâl edildiği iddiasında olan bireylere, bu kurumlara şikâyet hakkı tanınmıştır.
Türkiye, 18 Mayıs 1954’te Sözleşmeyi onaylamış ve 1987 ve 1990 yıllarında da Komisyon ve Mahkemenin yetkisini kabul etmiştir. Türkiye’nin Komisyon ve Mahkemenin yetkilerini Sözleşmeyi onayladıktan çok uzun süre sonra kabul etmiş olması, Sözleşmeyi bir kenara iterek görmezlikten geldiği şeklinde algılanmamalıdır. Nitekim, diğer üye devletlerin de bu yetkileri Sözleşmenin onay tarihinden uzun süreler geçtikten sonra kabul ettikleri gözlenmektedir. Örneğin Fransa ve İsviçre 1950 li yıllarda onayladıkları Sözleşmenin öngördüğü denetim organlarının bu yetkilerini ancak 1974 te ve Yunanistan da 1979 da kabul etmişlerdir.
Ayrıca, Sözleşme onay tarihinden hemen sonra Türk iç hukukuna maledilmiştir. Bunun sonucu olarak, gerek 1961 ve gerekse 1982 Anayasalarında Sözleşmenin öngördüğünden daha kapsamlı bir şekilde geniş birer insan hakları kataloğuna yer verilmiştir. Türk Anayasalarında yer alan bu hükümler, hemen hemen aynı ifadelerle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden alınmış ve böylece Sözleşme Türk iç hukukunda yaşama geçirilmiştir.
Öte yandan, her iki Anayasada da tabiî hukuk doktrini benimsenerek, insanların doğuştan, vazgeçilemez ve devrevdilemez nitelikte temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu görüşü vurgulanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Ek Protokolleri, temel hak ve özgürlükleri uyulması zorunlu asgari standartlar olarak derlemiştir. Üye devletlerin bunlara uyup uymadıkları, Komisyon ve Mahkemenin denetimi altındadır.
Sözleşmenin yargıyı ilgilendiren en önemli hükümleri, 5 inci maddesindeki kişi güvenliği ve özgürlüğü ile 6 ıncı maddesindeki, tarafsız ve bağımsız bir mahkemece adil yargılanma (fair trial) hakkıdır.
Suç ithamı altındaki kişilerin yakalanması, tutuklanması ve yargılanmalarına ilişkin standatları ihtiva eden bu hükümlerin, Türkiye’de de Komisyon ve Mahkemenin kabul ettiği anlayışla vurgulanması büyük bir önem taşımaktadır. Buradaki en önemli ölçü, adaletin hızla ve sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için, yakalanan kişinin derhal hâkim önüne çıkarılması ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmasıdır.
Makul süre kavramı hem ceza hem hukuk davalarını kapsamakla beraber, Komisyon ve Mahkeme şimdiye kadar, Kutlu-Sargın ve Mansur davalarında olduğu gibi, Türkiye hakkında, ceza yargılamasının makul sürede sonuçlandırılmadığını tesbit etmiştir.
Komisyon ve Mahkeme, işin esasına girmediği için, milli mahkemelerin verdiği kararların haklılık ve isabetini değerlendirmemekte, sadece yargılama ilkelerine ve savunma haklarına riayet edilip edilmediğini denetlemektedir.
Komisyon ve Mahkeme, geçen 40 yıllık sürede insan hakları alanında çok zengin bir içtihat hukuku (jurisprudance) oluşturmuştur. Bu organların ikazlarına maruz kalan devletler, yerine göre, yasalarını veya uygulamalarını değiştirmek zorunda kalmışlardır.
Geçen sürede, Türkiye’de Komisyon ve Mahkeme kararlarından etkilenerek gerekli düzenlemeleri yapmıştır. Örneğin CMUK’nda 1992 yılında yapılan değişiklikler, Komisyon ve Mahkeme kararlarına uyum sağlanması yolundaki çabaların bir sonucudur. Gözaltı sürelerini kısaltmak ve savunma haklarını iyileştirmek amacıyla hazırlanan ve halen Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde bulunan tasarı da bu endişeden kaynaklanmıştır.(1)
Hatta, Komisyon ve Mahkeme kararlarının Türk iç hukukuna etkisi, medenî hukuk gibi hukukun diğer dallarına da yansımıştır. Örneğin, Mahkeme, 1987 de İsviçre’den yapılan bir başvuru üzerine, İsviçre Medeni Kanununun boşanmada kusurlu eşe evlenme yasağı konulmasını öngören 150 nci maddesi hükmünün, Sözleşmenin 12 inci maddesiyle çeliştiğini tesbit eden bir karar almıştı. İsviçre’den iktibas edilen (reception) Türk Medeni Kanununda 1988 yılında yapılan değişiklikte, Mahkemenin bu kararı da gözönüne alınmış ve Kanunun 142 inci maddesindeki boşanmada kusurlu eş için kabul edilen bu evlenme yasağı kaldırılmıştır.
Ayrıca, Sözleşme Türk iç hukukunun bir parçası olduğu ve doğrudan uygulanabilir (Self executing) hükümler ihtiva ettiği için geçen sürede Türk Mahkemelerince yaygın bir uygulama alanı bulmuştur. Örneğin Anayasa Mahkemesi Medeni Kanunun, evlilikte eşlerin ve evlilik dışı çocukların eşitsizliğine yol açan bir çok hükmünü sözleşmeye de atıf yaparak iptal etmiştir.
Sözleşmenin kendisinin ve Komisyon ve Mahkemenin buna dayanarak verdiği kararların, onaylayan devletlerin iç hukuku üzerinde dolaylı olarak büyük bir etkisi olduğunda kuşku yoktur. Ne var ki, Komisyon ve Mahkeme millî makam ve mahkemelerin üzerinde bulunan organlar değildir. Bu organlar, millî makam ve mahkemelerin yanında, onlara ilâve olarak ikincil nitelikte (subsidiary) yetkilerle donatılmıştır. Dolayısıyla, insan hakları öncelikle üye devletlerin millî sınırları içinde korunmaktadır. Bu bakımdan, millî makam ve mahkemeler çok önemli görev ve sorumluluklar üstlenmiştir. Çünkü temel hak ve özgürlükler birinci derecede millî makamlar tarafından korunacak ve ancak yapılan haksızlıklar bu yolla telafi edilemediği takdirde Komisyon ve Mahkeme devreye girecektir.
Komisyon ve Mahkemenin yetkisinin ikincil nitelikte olması, denetim görevinin bütün devletler bakımından eşit ve yeknesak bir şekilde yapılmasını güçleştirmektedir. Çünkü demokratik rejimle yönetilmiş olsa da, ekonomik, sosyal ve kültürel bakımlardan farklı gelenek ve tasavvurlara sahip üye devletlerin insan hakları standartları arasında bazı nüanslar olması kaçınılmazdır. Ayrıca, devlet hayatında bazı kriz dönemleri olabilir. Hiç bir devletin bu gibi tehlikelere karşı muafiyeti olmadığından, bu gibi kriz dönemlerinde insan hakları standartlarında bazı düşüşler olabilir. Nitekim, Sözleşmenin 15 inci maddesinde de bu gerçek kabul edilerek, bir devletin hayatını tehdit eden genel bir tehlike halinde, bazı istisnalarla Sözleşmeye aykırı tedbirler alınabileceği öngörülmüştür.
Bugün Türkiye, Güneydoğu Anadolu’daki terör olayları yüzünden, Sözleşmenin 15 inci maddesi anlamındaki bir tehlike kararı ile karşı karşıyadır. Bu nedenledir ki bölgede olağanüstü hal ilân edilmiştir. Fakat bu yönetim tarzı anayasal ve sivil bir rejimdir. Çünkü bölgedeki uygulamalar Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmekte ve gerekirse yetkilerin kapsamı genişletilip daraltılmakta, süresi uzatılıp kısaltılmaktadır.
Bu gibi durumlar, Komisyon ve Mahkemenin, üye devletlerdeki insan hakları standartlarının ortak paydasını belirlemesini güçleştirmektedir. Eski komünist ülkelerin de Avrupa Konseyine katılmaları durumu daha da güçleştirmiştir. Her şeye rağmen, bu organların üstlendikleri ağır görevi, şimdiye kadar olduğu gibi, büyük bir özen, titizlik (self restraint) ve tarafsızlıkla yerine geterileceğinden kuşku yoktur.
Şüphesiz yargı organlarının kararları eleştiriye açıktır ve bunların isabeti tartışılabilir. Nitekim, Komisyon ve Mahkemenin Ahdıvar davasında aldığı son karar, Türk Kamuoyunda ve meslek çevrelerinde yuğun eleştirilere konu olmuştur. Hatta bu tür tartışmalar İngiltere gibi insan hakları standartlarının yüksek olduğu kabul edilen ülkelerde de gündeme gelebilmektedir. Komsiyonun aksi görüşte olmasına rağmen, Mahkemenin Mc Cann davası dolayısıyla verdiği karar, bu ülkede çok ağır eleştirilere ve hükümetin sert tepkilerine yol açmıştır.
Mahkeme kararları başka amaçlar gütmemeli, sadece adaletin tecellisine hizmet etmelidir. Mahkemelerin tarafsızlık, güvenilirlik ve saygınlığı ve kararlarının taraflarca kabul görmesi buna bağlıdır.
Türkiye Komisyon ve Mahkemenin yetkilerini kabul ederek insan hakları alanındaki uygulamalarını bu organların denetimine açmıştır.
Geçen sürede Türkiye’den bir çok başvuru yapılmıştır. Sayın ve değerli misafirimizin aramızda bulunması, bizlere ilişkilerimiz açısından bir değerlendirme ve ara bilançosu çıkarma fırsatı verecek ve bulunduğumuz konumu anlamamıza imkan sağlıyacaktar. Bu bakımdan kendilerine teşekkür borçluyuz.
Sayın Prof. Trechsel’in burada bulunması, benim şahsım için ayrı ve özel bir sevinç kaynağıdır. Zira değerli arkadaşım ve meslektaşımla yıllar önce İsviçre’de Bern Üniversitesi Hukuk Fakültesinde berarber eğitim görme imtiyazına sahibim. Bu fırsattan yararlanarak eski ve ortak anılarımız canlandırmak imkanı bulduğum için son derece mutluyum.
Prof. Trechsel, ceza hukuku ve insan hakları alanında yalnız İsviçre’nin değil, işgal ettiği makamın da ortaya koyduğu gibi Avrupa’nın önde gelen seçkin hukukçularından birisidir.

Adalet Dergisi 1. Sayı




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
avrupa, hakları, insan, sözleşmesi, türkiye


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557