Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Dini Bölüm > Dini Bilgiler > İbretlik ve Anlamlı Hikayeler
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
İbretlik ve Anlamlı Hikayeler İbretlik ve Anlamlı Hikayelerin paylaşılacağı bölümdür.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28 Ocak 2016, 02:57   #1 (permalink)
iyiyi ara,güzeli ara,doğruyu ara;
ama kusur arama!

oR@BeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2012
Nerden: evimden
Yaş: 50
(Mesajlar): 13.044
(Konular): 5372
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 1498372
Aldığı Beğeni: 2765
Beğendikleri: 5897
Ruh Halim: Kaygili
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 8
Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Yeni Allahü teala herkese böyle eş nasip eylesin



Yaş 25 evlilik zamanı geldi geçti derken
annem açtı yuva kurmu konusunu.
Saliha bir kız olsun gerisi gelir diye
düşünüyordum. Yakın bir akrabamızdan haber
geldi.komşuları çok dindarmış, kızlarının
ailesinden dahada dine bağlı olduğunu
duyunca sevindim.
Gittik bir görelim görüşelim dedim.Ilk ailesiyle
konuştum... Hatta ben konuşmadım sürekli
onlar konuştu, şaşırdım kaldım...
Bir şey diyemedim...
Kına gecesinde en iyi müzüsyenler
olacakmış...Düğünde keza aynı... Ev dayalı
döşeli olacakmış,hemde hepsi en
pahalısından... Araba olacakmış son model
hemde, çünkü komşunun damadı sıfır araba
almış geçende...Anne hadi kalkalım diyecektim
utandım...
Kızla görüştürmek istediler...
İslamiyete uygun olarak görüştük... on beş
bilezik...En güzel gelinlik(10 bin tl)...En büyük
düğün salonu...Ne diyeceğimi bilemedim...
Ben Saliha Bir Eş istiyordum sadace...
Istekleri bir türlü bitmiyordu...O anda yan
taraftaki aynaya gözucuyla baktım
kendime...Görünüşümdede bir iş adamı
profilide yoktu... Yirmi beş dakika konuştu
istekleri bitince sıra bana geldi. Senin
isteklerin nelerdir dedi...
Biran önce kalkıp gitmek istiyordum
sıkılmıştım, geleli bir saat olmasına rağmen
dünya malına bağlananlarla birlikte olmak
içimi karartmıştı...
Tekrar sordu isteklerin nelerdir...
Hayırlısı olsun dedim kalktım...
Nezaketle ayrıldık evden...
Yolda giderken telefon geldi... Amcam
arıyordu.. Yan komşuları serhat amcanın kızı
varmış...Serhat amca çok iyidir...Cocukl
uğumdan beri tanırdım kendisini... Tamam
dedim amcama geliriz... Serhat amcalara
gitmek için hazırlanıp annemle koyulduk yola,
on beş dakika sonra ulaştık evlerine.
Sohbet açıldı çocukluğumuzdan,başladı beni
övmeye… Kızardıkça kızardım utancımdan
birşeyde diyemiyorum… Derken söz asıl konuya
gelmişti… Evladım seni severim maksat
gençleri mutlu etmek Allahü tealanın izniyle
dedi ve başladı isteklerini saymaya…
O kadar çok şey saydı ki uykum gelmeye
başladı… En sonunda da benim oğlumun
kumar borcu var onu ödemeden evlilik de
olmaz zaten dedi. Birden gözlerim
açıldı,şaşırmıştım açıkçası… Gözümü yerden
alamadım uzun süre…
Serhat amca gençleri görüştürelim dedi… Bir
odaya geçtik kız konuşmaya başladı… Onceki
görüştüğüm kız gibi ne varsa herşeyi istiyordu
…
Konuşmasını çalan telefonu böldü açıp
konuştu kapattı. Tekrar çaldı konuşup
kapattı… Sonra tekrar..
Dayanamadım sordum arayan kim diye. Eski
nişanlısıymış ayrılalı on gün olmuş. Neden
ayrıldıklarını sordum. Çay bahçesinde bir
erkekle otururken görmüş sonra tartışmışlar,
tartışma büyüyünce de ayrılmak zorunda
kalmışlar. Oturduğun kişi kimdi ki? ... Calıştığı
yerdeki müşterilerinden biriymiş… Demek
önceden çalışıyordunuz? Evet ben masörüm
dedi…
Soktan şoka giriyordum.. Beş dakikada
bilmediğim bir sürü şey çıkmıştı… Evlilik
amacını sordum… Nişanlısı çok rahatsız
ediyormuş farklı bir hayat,farklı bir ortam
istiyormuş… Açık konuşmak gerekirse hava
değişimine ihtiyaç duymuş… Daha fazla
dayanamayıp izin istedim kalktım…
Ben sadece saliha bir eş istiyordum…
Nezaketle evden ayrıldık annemle… Daha sonra
öğrendim ki serhat amca arkamdan bir sürü
laf etmiş… Gülümseyip,bugün öven yarın söver
dedim içimden… Artık evlilik düşüncesinden
vazgeçmek üzereydim.
Haftalardır dışarı çıkmıyordum. Akşamları
hava almak için balkonda oturup kitap
okuyordum… Karşı komşumuz gece çalıştığı
için akşam dokuz gibi evden çıkıyordu. On
yaşındaki oğlu da babasının peşinden ağlayıp
dururdu her gece ablası çocuğu oyalamak için
balkona çıkarıyor ve her fırsatta benimle
konuşmaya çalışıyordu… Bu sık sık tekrar
etmeye başlayınca bunaldım artık. Bir akşam
kıyamet ve ahiret kitabını alıp aynı saatte
çıktım balkona… Beni görünce o da çıktı
balkona, bir konu bulup yine başladı
konuşmaya… Her akşam kitap okuyorsun nedir
onlar… işte beklediğim fırsat gelmişti okumak
istersen vereyim deyince olur dedi… Besmele
çekip iki üç metre karşıdaki kıza attım kitabı.
Hadi gir de evde okumaya başla dedim…
Kitabı okumuş olacak ki bir daha balkona
çıkmaz oldu…
Evlilikten vazgeçmiştim bir eş bulmak bana
uzak görünüyordu…Aradan aylar geçmişti, o
zaman zarfında birkaç kızla daha görüşmeye
gittim annemle… Fakat netice aynı değişen bir
şey yoktu…
Bir Salı akşamıydı içim çok daralmıştı, adeta
boğuluyordum… O gece iki rekat namaz kılıp
yattım… Acayip bir rüya gördüm… Birine
anlatmalıydım bu rüyayı…
O akşam balkonda dolunayı izlerken telefonum
çaldı…Gözüm dolunayda, cebimden çıkarttım
telefonu kimin aradığına bakmadan kulağıma
götürüp telefonu açtım…Arayan ses tanıdıktı…
Fakat o günden sonra hayatımın değişeceğini
nereden bilebilirdim ki… Arayan en yakın
arkadaşım Aliydi. Canı sıkılmış beni
çağırıyordu. Abdest aldım evin yakınındaki çay
bahçesine gittim.
Çocukluğumuzdan açıldı konu sonra
gördüğüm rüyayı anlatmak istedim…
Tozlu bir köy yolunda gidiyordum elimde bir
tane kılıç vardı etrafımda ise bir sürü yılanlar…
Yılanlar bir metre kadar yükseltmişler
kafalarını yukarıya doğru…Hepsi üzerime
atılmak için zaman kolluyorlardı… Kılıçla
kendimi savunuyordum… Bana yaklaşanları
kılıçla öldürüp ilerliyordum… Ileride uyuyan
biri vardı bilmediğim bir ses işittim ama
ortalıkta kimse yoktu… Uyuyan kişiye baktım…
O ses; yatan kişi Musab bin Umeyrdir dedi.
Sonra ileride giden iki kişi gördüm biri
Peygamberimizdi diğerinin kim olduğunu
göremedim…
Ali yorumlamaya başladı rüyamı;
Düşmanlarını yenerek iyi bir neticeye
ulaşacaksın dedi…
Konu evliliğe geldi yine… Başımdan geçenleri
anlattım… Dertliydim bu konuda… benim eşim
dünyaya bağlı olmamalıydı, sadece dünyalık
uğruna yaşamamalıydı… Uzunca dinledi Ali
sıkıntılarımı… O konuşmaya başladı bu sefer.
Evden çıkarken annem dedi bizim mahallede
bir kız varmış onunla görüştürmek istiyorlar
seni.
Yok Ali bundan sonra kolay kolay kimseyle
görüşmek istemiyorum dedim… Kızda pek
istekli değilmiş zaten dedi… niye diye sordum..
O da birkaç kişiyle görüşmüş daha sonra
evlilikten soğumuş iyice… Alinin annesi ısrar
edince de olur görüşelim demiş...Tamam
dedim yarın gideriz diye sözleştik…
Rüyam gerçek mi olacaktı acaba… Bu zamana
kadar sabrettim önüme gelen engelleri Allahü
tealanın izniyle aşmıştım… Ali ile vedalaşıp
eve geldim konuyu anneme açtım… Yarın
gidecektik görüşmeye… Cok heyecanlıydım
nedense… Sabah erkenden kalkıp giyindim…
Heyecan gitmek bilmiyordu bir sağa bir sola
yürüyüp duruyordum evin içinde… Ilk defa bu
kadar heyecanlıydım… Oğle namazını kıldıktan
sonra yola koyulduk annemle… Ali bizi kızın
evine kadar götürdü… Kapıyı çaldım… Kapıyı
babası açtı eve buyur etti… Biraz sohbet ettik
söz asıl konuya geldi sonra…kızın babası
konuşuyordu; evladım benim söyleyeceğim bir
şey yok sen kızımla konuş bu konuları dedi.
Şaşırmıştım gerçekten çünkü ilk defa böyle bir
durumla karşılaşıyordum… dünyalık bir konu
açılmamıştı ilk defa…
Bir odaya aldılar beni kızla görüşecektim…
Sandalyeye oturdum ellerim masanın üzerinde
avucumun içerisinde ise terleyen ellerimi
silmek için bez bir mendil vardı… Odaya kız
girdi nurani yüzlüydü… önüne bakarak
konuşmaya başladı…
Diğer kızlar gibi bilezikten gelinlikten girmedi
konuya… Ilk sorusu namazdan oldu…. Bana
namaz kılıyor musun demedi, namazı kaç
dakikada kıldığımı sordu. Mesela öğle namazın
kaç dakikada bitiyor dedi… on beş dakika
civarında diye söyledim… Memnun oldu…
sonra birikmiş ne kadar paran var deyince
önceki görüştüklerim gibi konuşmaya
başlayacak herhalde dedim içimden… 45 bin
lira var…
Paranın zekatını veriyor musun deyince yanlış
düşündüğün için utandım.. Evet veriyorum
dedim…
Konuşmasına ağır ağır devam etti…
Sizden önce üç kişi ile daha görüştüm hepsi
de zengindi, güvendikleri tek şeyleri
paralarıydı. Bütün konuşmaları paraya
zenginliğe dayanıyordu. Dine ait hiçbir bilgileri
yoktu ve namaz bile kılmıyorlardı.
Size ilk sorum namaz oldu çünkü namazı
doğru olan ve huşu içinde kılan bir insandan
zarar gelemez. Ailesinin hakkını gözetir
haksızlık yapamaz. Herkes için en iyisini en
güzelini ister. Kimseyi hor görmez ve ezmez.
Böyle insanı bütün mahlukat sever,mahlukatın
sevdiğini de Allahü teala sever. Allahü
tealanın sevdiği kul ise makbul edilen kuldur…
ve devam etti konuşmasına…
Sonra zekatı sordum çünkü o parada fakirlerin
hakkı da var. Fakirlerin hakkını gözetmeyen
eşinin hakkını da gözetmez. Allahü teala
ondan nasıl razı olur ki…
Ne kadar doğru konuşuyordu konuşmaları beni
çok mutlu etmişti. Dünyalık bir şey
istemiyorum diye dem etti... Yan taraftaki
kitaplığı göstererek okuduğu kitapları gösterdi.
Görünce çok mutlu oldum çünkü benim
okuduğum Ehli sünnet Alimlerinin kitaplarını
okuyormuş.
Ben kızarıp terliyordum nedense, elimdeki bez
mendil de iyice ıslanmıştı. Benim ise kıza
soracağım bir şey kalmamıştı, ben sormadan
herşeyi anlattı bana.
Son olarak annemle konuşmak isteti, ben
dışarı çıkmak için ayağa kalkınca elimdeki
mendil yere düştü. Yere göz gezdirdim ama
göremedim dışarı çıktım… annemle de on
dakika kadar konuştular içeride, annem
çıkınca evden izin isteyip ayrıldık.
İki tarafta birbirinden memnun olmuştu.
Anneme içeride ne konuştuklarını sordum.
Anneme nasıl davrandığımı ailemle olan
ilişkilerimi sormuş. Çünkü anne ve babanın
razı olmadığı bir evlattan Allahü teala razı
olmazdı.
Eve gidince konuyu babamla konuştuk çok
sevindi… Abdest aldım iki rekat namaz kıldım
odamda sonra birkaç gün önce gördüğüm
rüya geldi aklıma… Elimdeki sabır kılıcıyla
zorlukları aşmak nasip olmuş ve sonuca
ulaşmıştım…
Bu günden itibaren düğün hazırlıklarına
başlayacaktık artık… Söz kesilip aileler
arasında yüzük takıldı. Düğün konusu biraz
sıkıntılı olmuştu..
Akraba tarafı çalgılı olmasında ısrar ediyor
,ben ise dini yönden olmayacağını anlatmaya
çalışıyordum. Ben yumuşak huylu oldukça
onlar daha fazla üzerime geliyorlardı. Düğün
çalgılı olurmuş onlara göre. Cenaze evi gibi
dualar edilip mevlit okutulmazmış… Ne
yapacağımı şaşırmış ve iyice bunalmıştım.
Defalarca haram olduğunu anlatsam da
çalgısız olması gerektiğini kabul
ettiremiyordum… Bir akşam evde akrabalarla
toplandık bu konu hakkında konuşuyorduk. Bir
şartla isteğinizi kabul ederim deyince hepsi
şaşırdı… herkes gözlerini bana çevirmiş ne
diyeceğimi bekliyorlardı. Öldüğümde mezara
benimle girecek olan varsa ve benim yerime
hesap vermek isteyen olursa kabul edeceğimi
söyledim… Kimse yüzüme bakmıyordu artık
utanmışlardı açıkçası… Bu konu da böylece
şekilde kapamış oluyordu…
Bir Perşembe günü kız tarafıyla sözleşip
düğün alış verişine çıktık… Ben ne
göstersem olur beğendim diyordu. Bir insan bu
kadar mı mütevazi bu kadar mı ince olabilirdi.
Onun bu durumunu gördüğüm zaman ben en
kaliteli en güzel olan eşyaları alıyordum. Onu
mutlu etmek için elimden geleni yapmak
istiyordum… Evimizi döşemiştik her şey çok
güzel gidiyordu… düğün günü gelip çatmıştı…
heyecandan ölecek gibiydim elim ayağıma
dolaşıyordu adeta. Düğün tam istediğim gibi
olmuştu….
Evliliğimizin ilk yılları diğer evlikler gibi
tartışma ya da kavga ile geçmiyordu. Biz
İslamın etrafında birleşmiştik. Hiçbir
sorunumuz da olmuyordu. Eşimin zekasına
güzel ahlakına güler güzüne hayrandım…
Onsuz zaman geçmiyordu, işteyken fırsat
buldukça arıyordum,sesini duyuncada çok
mutlu oluyordum. Konuşmasında içimi
rahatlatan bir tesir vardı. Bunu nasıl
yapıyordu bir türlü anlayamıyordum. Eve
gittiğimde beni her zaman güler yüz ile
karşılardı, o anda bütün yorgunluğum giderdi.
Yemek hazırlarken yardım ederdim. Sen otur
yorgunsun der, ben de içeri gidip otururdum.
Onun üzülmesini hiç istemiyordum çünkü. Her
ne isterse yerine getirmek için can atıyordum…
Benden bir şey istesin diye gözlerinin içine
bakardım.
Arada bir arabamla gezerdik,gezdirince mutlu
olurdu…
Yine bir gün gezdirmek için çıkıp arabaya
bindik. Dönüp bana baktı. Sabır çok
güzeldir,sabır insanı bu araba gibi ulaşmak
istediği yere götürür dedi. Neden böyle bir şey
söylediğini anlamamıştım… biraz gezip eve
gelmiştik…
Birkaç gün önce yatak odasının kapısı
bozulmuş, kilidi zor açılıp kapanıyordu. Geçen
gün mahallemizde hırsızlık olayı olduğu için
odamızın kapısını kilitliyorduk… Bir haftadır
eşimin midesi bulanıyor bunun içinde geceleri
sık sık kalkıyordu… benim uykum çok hafif
olduğu içinde hemen uyanıyordum…
O gece tekrar midesi bulanmış olacak ki kalktı,
kalktığını hissedip gözlerimi açtım ama
uyandığımı anlamadı. Yavaş yavaş kapıya
doğru ilerledi…Fakat o anda gözlerime
inanamayacağım bir olay gerçekleşti… Ben
rahatsız olmayım diye kilitli olan kapının
anahtarına bile dokunmadı… kapı kilitliydi
Eşim "Bismillahirrahmanirrahim" dedi ve
kapıyı açmadan dışarı çıkmıştı. Bu durumu
görünce kalbimin atışları hızlandı terlemeye
başladım… yataktan kalktım gözlerim, kapıya
odaklanmıştı… yatak odasının camından
lavabonun ışığı belli oluyordu… Lavaboda elini
yüzünü yıkayıp ışığı söndürdü. Ben hemen
yatağa yatıp uyuyormuş gibi yaptım. Fakat
eşim kapıyı açmadan odaya girdi… Kalp
atışlarım iyice artınca dayanamadım uyanmış
gibi yaparak Yatakta doğrulup oturdum…
Eşimin yüzüne baktım… adeta güzü nurlanmış
parlıyordu… Uyandığımı görünce gülümseyerek
yüzüme baktı. Ne yapacağımı ne diyeceğimi
bilemedim. Rahatsız mı ettim diye sordu. Yok
çıktığını bile duymadım deyince gülümsedi ve
yattı…
Işe gittiğimde sürekli o anları düşünüp
duruyordum. Bu nasıl olabilirdi?... Akşam eve
gittiğimde zile basmadım ve kapıyı
anahtarımla açtım. Kapıyı açtığımda eşimi
karşımda buldum… işten geldiğimde kapıyı
açmak için bekliyormuş… Selam verip içeri
girdim elimi yüzümü yıkayıp sofrayı hazırladık
yemeği yedik… Bu gün neden durgunsun bir
şey mi oldu? Diye sordu… Cevap veremedim…
Dün geceki olayı nasıl sorabilirdim ki…
Sana bir şey söyleyeceğim diyerek elimden
tutup beni ayağa kaldırdı…gözlerinin içine
bakıyordum… buyur söyle dedim… Hamileyim
dedi… Ondan sonrasını hatırlamıyorum zaten…
O anda ayaklarım boşaldı… Düşüp kalmışım
yerde… Yarım saat sonra kendime geldiğimde
eşim yanı başımda oturuyordu… Yattığım
yerden doğrulup eşime bakınca utanıp yüzünü
yere çevirdi… Bu habere o kadar sevinmiştim
ki anlatamam…
Akşamları işten eve gelirken artık bebek
eşyaları alıyordum… Gece yattığımızda eşimle
hep hayal kurap duruyorduk… Cocuğumuz belli
bir yaşa geldiğinde ilk hangi kitabı okumalıydı
acaba… Ilk önce namaz kitabındaki bilgileri
öğrenmeliydi. Ondan sonra hangisini okutsak
acaba İslam Ahlakını mı? Herkese Lazım olan
İmanı mı okutsaydık… Yok yok ilk önce
Halifelerin menkıbeleriyle yeşertmeliydi
kalbini… Benim evladım Ehli Sünneti savunan
Ehli Sünneti yaymak için çabalayan bir kul
olmalıydı onu bu şekilde yetiştirmeliydik…
Her akşam belli bir zaman dilimi içerisinde
eşimle İmam-ı Rabbaninin mektubatını
okuyorduk. Bir akşam okurken yorgunluktan
gözüme ağrı girince eşime rica edip sesli
okumasını söyledim ve gözlerimi dinlendirmek
için kapattım. 212. Mektubu okuyordu… Bir
ara gözlerimi açtım elindeki kitap kapalıydı.
Gözlerimi açtığımı görünce hemen kitabı açıp
gözlerini kitaba dikti… anladım ki o kadar
sayfayı ezberlemiş ve ezberinden okuyordu.
Okuduğu mektup bitince durdu… Mektubatı bu
zamana kadar kaç defa okudun diye sorunca
bilmiyorum dedi… Peki kitabı bitirmen ne
kadar sürüyor? Bir hafta diye cevap verdi..
Anladım ki eşim manevi derecelere
yükselmişti.. beni rahatsız etmemek için kapıyı
açmadan çıkması bir kerametti…
O günden sonra eşime olan hürmet ve saygım
daha da arttı. Eşim bir evliya idi… Ilmihal
okuduğumda anlamadığım yerleri eşime
soruyordum. Öyle güzel açıklayıp anlatıyordu
ki hayran kalmamak mümkün değildi…
Hikmetini bilmediğim en ufak bir davranışını
görsem soruyordum. O da hemen açıklar;
ilmihalin şu sayfasında yazıyor diye söylerdi…
Her haline sabrediyordu ve her haliyle de
şükrettiği ortadaydı… İslamiyeti yaşayan bir
numune vardı karşımda, bu yüzden Allahü
tealaya her saniye şükretsem yine az gelirdi…
Eşimin birkaç kerametini daha görünce
dayanamadım, artık ne pahasına olursa olsun
bu konuyu konuşacaktım kendisiyle… her
zamanki gibi işten geldim yemek yedik konuyu
konuşmak için eşimi karşıma aldım… giderek
büyüyen bir heyecanla yavaş yavaş
konuşmaya başladım..
İslamiyetin en ince kurallarına en güzel şekilde
dikkat ediyorsun. Konuyu uzatmak
istemiyorum dediğim anda eşim konuşmaya
başladı… "Sabır güzel şeydir. Sabrederken
şükretmek daha güzeldir. İnsan her haline
sabreder ve şükrederse Allahü teala ona daha
iyilerini ihsan eder"…
Artık ağzımdan tek kelime çıkmıyordu, eşimde
konuşmasını bitirmişti… O günden sonra ona
olan davranışlarım daha dikkatliydi. Onu
kırabilecek her şeyden uzak duruyordum…
Bir akşam annem aradı komşu kızının düğünü
varmış iki gün sonra, düğüne beni de davet
etmişler. Eşimle birlikte gittik düğüne, her şey
İslama uygun düzenlenmişti. Erkekler ve
bayanların yerleri farklı bölümlerdeydi…
düğündeki İslama uyma titizliğini görünce çok
sevindim.
Bir akşam kendisine balkondan verdiğim
Kıyamet ve ahiret kitabı geldi aklıma. On
dakika sonra küçük bir çocuk geldi, o kızın
kardeşiydi bu. Babası işe giderken arkasından
ağlayan çocuk… Abi eğilir misin dedi.. eğildim
kulağıma ablasının bana çok teşekkür ettiğini
söyledi. Ben vesile olmuşum onun bu duruma
gelmesinde. Bunu öğrenince çok sevindim…
Eşim hamile olduğu için fazla kalamadık
düğünde eve gittik…
Aradan aylar geçmiş ve eşim doğurmuş ve Bir
tane oğlum olmuştu… hayatımızdan çok
memnunduk… Eşimle her akşam kitap
okumaya devam ediyorduk yine… Eşime
üstadım diye hitap ediyordum… O benim
üstadımdı. Dünya ve ahiret saadetim için en
büyük vesile idi… geceleri rahatsız olmasın
diye oğlumuz ağlayınca çocuğu alıp başka
odaya gidiyordum… aradan iki yıl geçmiş
oğlumuz büyümüştü…
Eşim her fırsatta sabır ve şükretmemi telkin
ediyordu… bir zaman sonra eşim hastalandı.
Zamanımızın çoğu hastanede geçiyordu…
eşimin hastalığı artmış, benim ise elimden bir
şey gelmiyordu.
Bir akşam işten eve geldiğimde kapıyı
çalmama rağmen açmadı. İçeri girdim içeriden
bilemediğim mükemmel bir koku geliyordu.
İçeri girdim eşim yatıyordu ilk önce uyuyor
zannettim. Uzun zaman uyanmayınca gidip
uyandırmaya çalıştığımda vefat ettiğini
anladım. O anda yıkılmıştım. İçim yanmıştı.
Gözlerimden yaşlar akmaya başladı.
Annemi aradım gelmesini istedim…. Eşimi
diğer gün defnettik… Eve girdiğimde burnuma
gelen o güzel koku mezardan gelmeye
başladı… Her gittiğimde o kokuyu duyardım…
giremiyordum. Onu özlüyordum sadece..
Canım eşim, üstadım vefat etmişti. Söylediği
gibi yapmaya çalışıyor sabretmekten başka
çare bulamıyordum… her an onu
düşünüyordum…
Aylar sonra eve girme cesareti gösterdim…
gözlerim doldu ağlamaya başladım. Balkonda
çıkıp sandalyeye oturdum. Dolunay vardı…
Alinin beni aradığı o akşam geldi aklıma… O
akşamda aynı dolunay vardı… gözlerimden
yaşlar akarak dışarıya çıktım… doğru
üstadımın, eşimin mezarına gittim. Saatlerce
ağladım…. O güzel kokuyu hissetmeye
başladım tekrar… arkamdan bir el omzuma
dokundu. Arkama döndüm eşim nurlar içinde
arkamda duruyordu… Heyecandan bir şey
söyleyemiyordum.. Başım dönmeye başladı ve
bayılmışım sonra… Uyandığımda sabah ezanı
okunuyordu… Kalktım etrafıma baktım… Eşimi
gördüğüm anda... sabret dediğini hatırladım…
Camiye gidip sabah namazını kıldıktan sonra
dışarı çıkarken cebimde bir şey olduğunu fark
ettim… Elimi cebime attım bir tane mendil
vardı… Eşimin evinde ilk konuştuğumuz
zaman avucumun içindeki mendil ayağa
kalkarken yere düşmüştü bulamamıştım
daha… demek ki eşim bulup saklamış…
Mendilin bilmediğim şekilde çok güzel bir
kokusu vardı…
BU GERCEK BIR HIKAYEDIR BU HIKAYENIN
YAZARI YAZININ SONUNA EKLEDİĞİ
CÜMLELER İSE ŞÖYLEDİR...
( Bu yaşananları babamın günlüklerinden
derleyerek sadeleştirdim… Hikayede anlattığım
kişiler annem ve babama aitti. Doğan o çocuk
bendim. Sabır ve şükür insanı en üst
derecelere yükseltecek kanatlardır…)
Allahü teala herkese böyle eş nasip eylesin …
SON.





oR@BeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
allahü, böyle, eylesin, , herkese, nasip, teala


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557