Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kadınca > İlişkiler
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
İlişkiler İlişkileriniz hakkında kafanızdaki soru işaretlerini ve ilişkiler hakkındaki paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Şubat 2013, 00:06   #1 (permalink)
No mαtter the distαnce, we still look αt the sAmE moon ~


Pαndorα - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: İstαnbul
Yaş: 24
(Mesajlar): 23.328
(Konular): 2239
İlişki Durumu: Var
Burç:
Renkli Para : 762479
Aldığı Beğeni: 1842
Beğendikleri: 1637
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart Eş ruhunuzu nasıl bulursunuz?

Cosmopolitan/Hasan Çeliktaş


Yıllarca gecelerinizi kedinize sarılarak geçirdiniz. Ama artık DVD’leri birlikte seyredeceğiniz, yıllar geçse de aşık kalacağınız adamı arzuluyorsunuz. Size hep değer verdiğini hissettirecek, özel günleri unutmayacak ve ruhunuzu tamamladığını hissettirecek o kişiyi nasıl mı bulacaksınız? Hazır mısınız? Başlıyorum…

İlk yöntem
Sabah kalkın ve ılık bir duş alın. Kendinizi iyice rahat hissedin çünkü bu çok önemli. Daralmış olarak bu çalışmayı yapamazsınız. Duşun altında uzun uzun kalmayı ihmal etmeyin. Suyun güzelliğinin tadını iyice çıkartın. Duştan sonra da kremlenme faslınızı yine ağır ağır ve tadını çıkartarak gerçekleştirin. İyice gevşemiş olmanız çok ama çok önemli. Daha sonra da aynanın karşısına geçin ve derin derin gözlerinize bakın… Kendinizi inceleyin… Sonra da şu sözleri kendinize tekrar edin: “Ben böyle bir adamı zor bulurum!”


Nasıl yani?
Hahaha, size bir ritüel sunacağımı ve siz de onu uygulayıp cuppa bu adamı bulacağınızı sanıyordunuz, değil mi? Maalesef böyle kısa yoldan eşruhunuzu bulun diye bir reçete söz konusu değil, var diyen de buyursun gelsin. Evrensel sistem, öyle dünyamıza benzemez; kısa yoldan köşe dönmecilik, aydınlanmacılık, eşruh bulmacılık yoktur. Olurmuş gibi görünse bile o, kısa süren bir illüzyondan ibarettir; sonrasında daha acıtıcı şekilde patlayabilir olup bitenler. Kısa yoldan zengin olursunuz, ama bu paradan ne hayır gelir, ne mutluluk; kısa yoldan aydınlandığınızı sanırsınız, hatta çevrenizdekilere de bu aydınlanmayı anlatmak veya satmak istersiniz, sonra bir sabah kalkmaya çalışırsınız ama yataktan bile kalkamayacak kadar çökük olduğunuzu görürsünüz; eşruhunuzu bulduğunuzu sanırsınız, adamı en yakın arkadaşınızla basarsınız… Çok mu karamsar görünüyorum? Ben sadece size işin bugüne kadar gözlemlediğim ve deneyimlediğim kısımlarını anlatıyorum. Eğer bir şeylere ulaşmayı gerçekten ve derinden arzuluyorsanız, ona ulaşırsınız ama öyle kısa yollarla, reçetelerle değil. Nasıl mı? Hazır mısınız? Bu sefer gerçekten başlıyorum…


Eşruh nedir?
Herhangi bir spiritüel içerikli kitap okuduysanız veya hali hazırda spiritüel yolculuk içindeyseniz, “eşruh” kavramıyla karşılaşmamış olmanız imkansız gibidir. Ruhsal yolculuklarına başlayanlar için mola verilen ilk duraklardan birisidir “eşruhlar”. Teoride “bir ruhun kendini parçalara bölmesi ve o parçalara bölünen ruhların aynı yaşam içinde birbirleriyle karşılaşması” demektir, “eşruhların birleşmesi”. Nasıl bir anlatım ama değil mi? Kendi ruhunla birleşiyorsun, öyle bir kişi ki bu; ona baktığın anda bütünlendiğini hissediyorsun ve muhteşem bir aşk seni bekliyor… Anlatılanları böyle anlayıp da kitabı kapatır kapatmaz eşruhunu aramayan ve hoşlandığı ilk kişiyi de kız arkadaşlarına anlatırken “işte ben onu buldum, eşruhumu çağırdım ve geldi” cümlelerini kullanmayanı döverler bu alemde! Ama kazın ayağı hiç de öyle değil aslında ki zaten kısa bir süre içinde eşruhunu arayan kızımızı kafası gözü darmadağın olmuş ve ruhsallığını sorgular halde buluruz. Halbuki eşruhlar, romantik bir konu değildir. Bir ruhun, o zaman diliminde farklı deneyimler yaşayabilmesi adına farklı kimliklerde dünyaya gelmesidir. Yani siz şu anda 35 yaşında, esmer, taş gibi bir hatun olup, bir büyük firmada kariyer yapıyor olabilirsiniz; çünkü ruhunuz yaşamı bu şekilde deneyimlemeyi seçmiştir. Ama aynı anda ruhunuz, 2012 yılında 65 yaşında demiryollarından emekli bir işçi amca olmayı da deneyimlemeyi isteyebilir ve bunu yaşar da. Tıpkı Facebook’ta birden fazla hesap açmak gibidir bu. Hepsini yöneten sizsinizdir ama farklı farklı karakterler yansıtabilirler hesaplar. Bu durumda 35 yaşındaki taş gibi sizle, 65 yaşındaki emekli amca eşruhsunuzdur. Ne kadar romantik ve bir o kadar da karışık değil mi? Spiritüel konuların en karmaşıklarından biridir eşruhlar. Ben elimden geldiğince sadeleştirmeye çalışıyorum


“Eş”ruh nedir?
“Eş”ruhlar, bizlerin frekansına çok yakın ve birlikte olup evlenebileceğimiz, çoluk çocuğa karışabileceğimiz, deli gibi aşık olup yaşamımızı, her şeyimizi paylaşabileceğimiz kişilerdir. “Eş”ruhunuz, sizi “sonsuz” aşka taşıma potansiyeline sahip, ilişki yaşayabileceğiniz, görür görmez ona vurulabileceğiniz, karıkoca olabileceğiniz ve bununla birlikte ilişkinizi batırabileceğiniz de kişilerdir. Yani gayet kanlı canlı insanlardır ve frekanslarınızın uyumu nedeniyle birbirinize çekilirsiniz ama bu sizin onunla sonsuza kadar unutulmaz bir aşk yaşayacağınızın garantisini taşıyan ilişki modeli değildir. Potansiyeli vardır, ama garantisi yoktur. Çünkü dünyada yaşadığımız her deneyimin özünde, yaşamaktan duyulan keyifle birlikte ruhumuzu geliştirme çabaları da yatar. Gelişiriz ve geliştiğimiz ölçüde de yaşamdan aldığımız keyif de artar. Hayatımıza giren insanlar da evimize gelen misafirlere benzerler. Evimiz, uzun süredir havasız kalmışsa ve kokuyorsa; “üff şu pencereleri açsana” mesajını alttan alta iletirler bizlere aslında. Pencereyi açmalıyızdır ki içeri hava yani yaşamsal enerji dolsun. İşte hayatımıza giren insanların, bizlere kapalı odalarımızı, kapılarımızı, pencerelerimizi göstermesine de “yansıtma” ya da “ayna olma” denir. Onlar bizlere kendimizi yaşamdan koparan noktaları işaret eden mesajlar getirirler ama biz onların mesajlarını genellikle fena halde reddederiz, onlara kızarız ve kısa zaman içinde evimizden uzaklaştırmaya çalışırız. Çünkü bu yansıtmalar, bizleri sinir eden şekilde karşımıza çıkarlar. Evrensel bir temel kural vardır: Karşınızdaki kişide gördüğünüz bir hareket, sizi sinir ediyorsa, orada sorun sizinle ilgilidir; eğer hareketi görüyor ama kızgınlık duymuyorsanız, bu onunla ilgilidir. Bizi en geliştiren kişiler de ya ailemizdendir ya da sevgilimiz olurlar. İşte kendimizi kabullenebildiğimiz ve pencerelerimizi açabildiğimiz ölçüde o muhteşem aşk potansiyelini kinetiğe dönüştürebiliriz ama karşımızdakiyle kapışmaya başlarsak “bu aşk burada biter ve ben çekip giderim” şarkısını birlikte söylemeye başlar




Kafam karıştı yahu!
İçiniz daraldı değil mi? Böyle 10 maddelik bir onu yap, bunu yap reçetesi ne güzel olurdu hani. Bir şey söyleyeyim mi? O tarz reçeteler de işe yarayabilir aslında ama bir süreliğine. Tıpkı başınız ağrıdığında ağrı kesici almak gibidir bu. Adı üzerinde reçete. Sizin o anki sorununuzu çözer ama başınızın aslında neden ağrıdığının kökenini tedavi etmez. Bir süre sonra başınız yeniden ağrıyacaktır ve siz bir ilaç daha içeceksinizdir; sorun kökeninden çözülmeyecektir. Ben size olayı kökeninden halletmeyi anlatmaya çalışıyorum. Derinlere inmediğiniz sürece, birileri gelir, birileri gider hayatınızdan. Kalıcı olan birileri mevcut ve o kişi harika bir insan olsa bile kendinizi, “Neden mutlu olamıyorum ben” diye sorgularsınız ve o kişiye haksızlık ettiğinizi düşünüp üzerine suçluluk duyguları da bindirirsiniz ki kadayıfın kaymağı gibi olur, oh yarasın! O zaman derinlere inelim biraz da…


Eşelemece konu
ilişkiler olduğunda en temel sorun, beklentidir: Birinin kapıdan parlak zırhlar içinde girip, sizi yaşadığınız hayattan, sıkıntılardan, bunalımlardan çekip çıkaracağı; kendinizin beceremediğini onun başaracağı düşüncesidir. Bu dünyada hiç kimse bunu yapamaz biliyor musunuz? Yani dünyanın en harika adamı da olsa o kişi, bu sefer ışıltısından gözleriniz kamaşacağı için kovalarsanız onu ve yine yalnız kalakalırsınız. Çünkü gözleriniz ışığa alışmamıştır bu sefer de. Sizin kendinize veremediklerinizi başkasının size verebilme olasılığı yoktur. İçinizdeki boşluğu bir başkası dolduramayacaktır asla! Şimdi yazının girişinde söylediğim egzersizi bir daha yapalım. Duşunuzu alın, kremlenin, iyice gevşeyin ve aynanın karşısına geçin. Gözlerinizin içine bakarak bu sefer şu soruyu sorun: Ben, kendimle çıkar mıyım? Evet, siz olsanız kendinizle çıkar mıydınız? Hemen “Tabii ki çıkardım, var mı benim gibisi, iyi huylu, güzel, akıllı, hem de taş gibiyim” cevabını yapıştırmayın. Onlar anne-babanızın ve çevrenizin size yapıştırdığı iyi huylu görünümlü etiketler; bunların tam tersi de olabilir. Bakın şimdi gözlerinize. Gerçekten kendinizle birlikte olmak ister miydiniz? İlişkiniz var ya da yok eğer bir yalnızlık hissediyorsanız ve bu yazının başlığını görür görmez atladıysanız; kusura bakmayın kendinize verdiğiniz yanıt: “Hayır”dır. Kendisine “hayır” dediği için acı çekiyordur. Peki diyelim ki yanıtınız ısrarla “evet”, o zaman hemen ikinci soruya geçiyorum: “Bana neden kendinizle olmak isteyeceğinize dair beş sebep yazabilir misiniz?” Bunu gönül rahatlığıyla soruyorum çünkü aynı soruyu kendime sorduğumda beşi çıkartamadığımı fark ettim ve canım çok acıdı! Ama en azından dürüst olduğum için kendime teşekkür ettim


Yüzleşmek
Kendine dürüst olmak en temel gelişim faktörüdür biliyor musunuz? Kendinize ne kadar dürüstseniz, ruhsal aynanızda kendinize o kadar doğrudan bakabilirsiniz. Ne kadar doğrudan bakarsanız, canınızı acıtan noktaları o kadar net görürsünüz ve o zaman da onu şifalandırmaya başlayabilirsiniz. Çünkü evrendeki tek şifa yöntemi yüzleşmek yani o sorunu görüp kabullenmekten geçer. Onu kucakladığınız anda, direniş ortadan kalkar, oraya enerji akar ve şifalanmaya başlarsınız. Yalnız mısınız? Kendinizi yalnız mı bırakıyorsunuz? Bunu kabul edin ve aynaya dönüp bakın. Kendinizi ihmal ettiniz ve kendinizden uzaklaşmak için yapmadığınız da kalmadı, değil mi? Siz aslında başkasının gelip sizin hayatınızı değiştirmesini beklerken, içten içe kendi hayatınıza dokunmayı umuyordunuz ! Dönün ve bakın! Emin olun canınız çok yanacaktır. Bu dünyada insanın kendisiyle yüzleşmesi kadar korktuğu ve onu zorlayan bir durum yoktur. Göreceklerinizden korkarsınız ve daha da kötüsü, yaptığınız hatalar nedeniyle asla affedilmeyeceğinize inanırsınız. Peki, güneşli bir havada sokağa çıktığınızda, güneş, ışınlarını üzerinden kaçırıyor mu? Duşa girdiğinizde su, sizden kaçıyor mu? Denizin güzelliğine bakarken, deniz sizden güzelliğini esirgiyor mu siz “suçlusunuz” diye? Evren sizi yargılamıyor, evren size suçlu muamelesi yapmıyor; bunu kendinize yapan sadece sizsiniz. Sizi affedecek de sadece sizsiniz…


Ne alakası var bunun “Eş”ruhlarla?
İtiraz etmeden önce dinle Bayan Çokbilmiş, hem de çok alakası var! Bu süreçleri yaşamadığın sürece, “gerçek” mutluluğu bulman maalesef hayal. Koray gelir, Serkan gider; gördüğünde kalbini yerinden fırlatan Hakan gelir, üç ay sonra bir bakarsın o gitmiş yerinde Serhan var… Ama sen bir türlü mutlu olamıyorsun ve en büyük zevkin de kankalarınla buluşup “Aşk nerdeysen çık dışarı” şarkıları söylemek olmuştur. İşte ben sana söylüyorum nerede olduğunu aşkın! Sen aşkın sorumluluğunu üzerine alamamışsan, kendine dokunamamışsan; hiç kimselere bahane de bulma, “aşka inanmıyorum” şarkıları da çığırma. Çatır çatır kendinle yüzleş, canını acıtacak kadar dürüst ol! Bunu yaptıktan sonra da içindeki hayattan korktuğu için her şeyi kontrol etmeye çalışan dominant teyze ipleri zaten bırakacaktır. İşte o zaman yaşam enerjisi içine akar; seni şifalandırır; bir bakarsın önce huzur içinde yükselmeye başlamış; sonra da mutluluk… Ve derken bir gün, hiç beklemediğin bir anda kapıdan içeri biri girer... Ne parlak zırhlarla, ne de gümbür gümbür... Ama yıllardır beklediğin yol arkadaşın, “eş”indir o senin. Gelir ve elele tutuşursunuz…



















Senden bir parçayım artık, belki de baştanbaşa
sen oldum farkında değilsin.
Beni bana bırakma!
Pαndorα isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
bulursunuz, , nasıl, ruhunuzu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557