Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Dini Bölüm > İslamiyet > İslam Alimleri
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
İslam Alimleri İslam Alimlerini bulabileceğiniz ve paylaşabileceğiniz bölüm.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Aralık 2012, 01:16   #1 (permalink)
Üye

DjKarakurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 14 Aralık 2012
(Mesajlar): 25
(Konular): 5
Renkli Para : 10
Aldığı Beğeni: 5
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Olu Gibi
Duyuru Hz. Ali (r.a)'dan Güzel Sözler

Size ne oluyor da dünyada kazandığınız az bir şeye seviniyor, ahirette kaybettiğiniz birçok şeye üzülmüyorsunuz?
Hz. Ali (r.a.)
Kul’dan şükür kesilmediği sürece, Allah-ü Teâlâ’dan nimeti arttırmak asla kesilmez.
Hz. Ali (r.a.)
İmam-ı Rabbani hazretlerinin vefatından sonra onun “Mektubat” kitabını okuyan genç bir seyyid şunları anlatmıştır:
Hz.Ali’ye karşı savaşan sahabileri, bilhassa Hz. Muaviye’yi hiç sevmezdim. Bir gece İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını okuyordum. Okuduğum yerde “Hz. Muaviye’ye buğzetmek ve onu kötülemek, Hz.Ebubekir ve Hz. Ömer’e buğzedip kötülemek gibidir. Ona söven kimseye, bunlara söven kişiye verilen cezayı vermek gerekir.” diye yazıyordu. Bunu okuyunca canım sıkıldı, isabetsiz şeyler yazmış diye Mektubat’ı yere atıverdim. Sonra yatağıma uzanıp uyudum. Rüyamda İmam-ı Rabbanî kızgın bir halde yanıma geldi, iki eliyle kulaklarımı çekerek dedi ki: “Be cahil çocuk! Sen bizim yazdığımızı beğenmiyor ve kitabımızı yere fırlatıyorsun. Benim yazımı okuyunca şaşırdın ve inanmadın öyle mi? Ama gel, seni bir zata götüreyim de gör!”
Beni çekerek bir bahçenin kapısına götürdü. Kendisi uzaktaki bir bölüme doğru yürüdü. Orada nur yüzlü bir zatın oturduğunu gördüm. Saygı ile o zatı selamladı, önünde diz çökerek oturdu. Ona bir şeyler söylüyor, beni gösteriyordu. Bakışlarından benden bahsedildiği anlaşılıyordu. Biraz sonra İmam-ı Rabbanî kalktı, beni çağırdı: “Bu oturan zat Hz. Ali’dir, iyi dinle, bak neler söylüyor.” dedi.
Yanlarına gidip selam verdim. Hz. Ali r.a: “Sakın ha sakın! Rasulullah Aleyhisselam’ın ashabına karşı kalbinde soğukluk ve dargınlık bulundurma! O kişilerden hiçbirini asla kötüleme. Aramızda görülen anlaşmazlık ve muharebelerin, hangi iyi niyetlerle ortaya çıktığını biz ve sahabi kardeşlerimiz iyi biliriz” dedi. İmam-ı Rabbanî’ye bakarak: “Bunun gönlü daha temizlenmedi. Suratına bir tokat indir!” dedi. Şeyh hazretleri, yüzüme şiddetli bir tokat vurdu. Tokadı yiyince kendi kendime dedim ki: “Ben bu zatı sevdiğim için ötekilere düşmanlık etmişim. Hâlbuki kendisi bundan çok incinmektedir. Bu halden vazgeçmeliyim.” Ardından kalbimi yokladım, gönlüm düşmanlık ve kırgınlıktan temizlenmişti. O halimle uyandım, şimdi de öyleyim.
Siz verâ’dan gaflet ediyorsunuz. Hâlbuki verâ, ibadetin en yükseğidir.
Hz. Ali r.a.
Hz. Ali’ye (r.a) bir arkadaşı, bir topluluk içinde, “Bir kusurun var söyleyeyim mi?" demiş.
Hz Ali (r.a) “Hayır burada söyleme” cevabını vermiş. Dışarı çıktıklarında söyleyeceğini söyleyen arkadaşına, Hz. Ali (r.a) “Allah razı olsun, kendimi düzeltmeye çalışayım” demiş.
Bunun üzerine arkadaşı, “İçeride aynı şeyi söyleyecektim, neden istemedin” diye sorunca, Hz. Ali (r.a) şu anlamlı karşılığı vermiş:
“Ola ki topluluk içinde nefsime ağır gelir ve nefsimi müdafaa edebilirdim.”
Hz. Ali (r.a):
-Allah, bu kadar insanı nasıl hesaba çeker? diye sorulduğunda:
-Nasıl rızıklandırıyorsa öyle, cevabını vermiştir.
Uzletten nasibinizi alın.
Hz. Ömer r.a.

Ahir zamanda bir mü’min, halk arasında adını unutturmadıkça rahat edemeyecektir.
Hz. Ali r.a.
Cahilin en büyük kusuru, kendi kusurlarını görmemesi ve nasihat dinlememesidir.
Hz. Ali (r.a)
İleri de öyle bir zaman gelecek ki,
Kıtâl ve zulümsüz hükümdarlık etmeye yol bulunmayacak.
Çılgınlık ve cimrilik etmeden zengin olmak mümkün olmayacak.
Kişilerin arzularına uymadıkça da insanlarla sohbet etmek mümkün olmayacak.
Bu zamana kim yetişir ve sabır ve metânet gösterir kendini korursa, Allah-ü Teâlâ o kimseye elli sıddık sevabı verir.
Hz. Ali r.a.
Hz. Ali (r.a) şöyle der:
Riyakârlar şöyledir:
Tek başına kaldığı zaman tembellik eder, ibadette gevşeklik gösterir ve nafile namazları oturarak kılar.
İnsanlarla beraber olduğu zaman tekrar canlanır, canla başla amel eder.
Biri kendisini methettiğinde daha fazla amel ve ibadet eder. Yerdiğinde ise amellerini azaltır.
Sanırsın ki sen küçük bir cisimsin, oysa sende koca bir âlem dürülmüştür.
Hz. Ali r.a.
İlim maldan hayırlıdır; ilim seni korur, sen ise malı korursun. Mal, vermekle azalır, ilim öğretmekle çoğalır. Mal sahipleri malın zevaliyle zeval bulup giderler.
Hz. Ali (r.a)
Hz. Ali r.a. Haricilerle konuşmak üzere gönderdiği İbn Abbas r.a.’a şöyle demiştir:
-Onlarla münakaşa ederken Kuran’dan delil getirme.
-Niçin ey Müminlerin Emiri? Ben Kur’an’ı onlardan daha iyi bilirim. Kur’an bizim hanelerimizde nazil oldu.
-Doğru söylüyorsun, ancak Kur’an ayetleri çok anlamlı bir yapıya sahiptir. Buna göre sen bir ayet okursun, onlar da kendi davalarını destekleyecek bir ayet okur. Sünnetlerden delil getir. Sünnetlerden delil ve te’vil yoluyla kaçamazlar.
Tarihi kaynaklar, “hakem tayin etme ve verdiği hükme razı olma meselesi etrafında cereyan eden” bu münakaşada İbn Abbas r.a.’ın Sünnet ve siretten (hadislerden ve Efendimizin uygulamalarından) deliller getirerek binlerce Harici’nin tövbe edip Hz. Ali r.a.’ın safına geçmesini sağladığını kaydeder. Yine Zübeyr b. Avvam r.a. da oğluna şu tavsiyede bulunmuştur: “Sana karşı koyanlara karşı Kur’an’la mücadele etme. Onları iknaya güç yetiremezsin. Sünnet’e sarılmaya bak.”
Allah’a verdiğiniz sözde durun. Zira Allah sadıklarla beraberdir. Yalandan da uzak durun. Zira yalanla iman bir arada bulunmaz.
Dikkat edin! Doğruluk kurtuluş ve şeref vesilesidir. Yalan ise alçaklık ve felakete götürür.
Hz. Ali r.a.
Misafire ikram edin. Komşuya iyi davranın. Hastaları ziyaret edin. Cenazeleri teşyi edin. Ey Allah’ın kulları kardeş olun! Dünya yüz çevirdi, veda etmek üzere. Ahiretin ise gölgesi düştü; karşıdan göründü. Bugün hazırlanma günüdür; yarın müsabaka var. Kazanan cennete, kaybeden cehenneme girecek!
Hz. Ali (r.a)
Hz. Ali (k.v.) evlatlarından birine diyor ki:
“ Oğlum, Allah’a öyle bir ümitle bağlan ki, bütün insanların günahlarıyla onun huzuruna çıkacak olsan da, hepsini affedeceğini düşün.”
İnsan, ahiretteki evini dünyada inşa eder.
Hz. Ali (r.a)

Hz. Ali’ye (r.a) sordular:
“Tevazu nedir?”
Şöyle buyurdu:
“Tevazu, toprak ile bir olmaktır. Bir insan, ne kadar şerefli makamlara geçerse geçsin, aslının toprak olduğunu ve bir gün yine toprağa karışacağını unutmamalıdır.
Kalbiniz üç şeyin evi olsun. İmanın, ümidin, aşkın…
Hz. Ali (r.a.)
Allah’ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle, hakkımda hayırlı olanı gönlüme razı eyle…
Hz. Ali (k.s.)
Seven sevilenin nazını ölçüyor dert, keder vererek..!
Sevilen çekmesinde ne yapsın.
7 yaşına kadar olan çocuğunuzla oynayınız, 15 yaşına kadar arkadaşlık ediniz, 15 yaşından sonra istişare ediniz.
Hz. Ali (r.a.)
“Duadan bıkkınlık göstermeyiniz. Çünkü dua ile beraber olan hiç kimse helak olmamıştır.”
Hz. Ali (r.a.)
Sakladığın sır senin esirindir. Açığa vurursan sen onun esiri olursun.
Hz. Ali (r.a)
Yemekte, içmekte ölçüye uymayan kendinin düşmanıdır.
Hz. Ali (r.a.)
Hz. Ali (r.a) der ki: “Savaşlarda Hz. Peygamber (s.a.v) kadar düşmana yaklaşan bir kimse bulunmazdı. Birçok kez savaş kızışıp başımız dara düşünce O’na sığınırdık.
“Bin kapıdan, yüzbin kaleden içeri girebilirsin de küçücük bir gönülden içeri giremezsin…
Hz. Ali (r.a.)
Bir zat Hz. Ali'ye (r.a.) gelerek;
"Sana bazı sorular sormak istiyorum" dedi. Hz. Ali (r.a.) ona;
"Kırk tane de olsa sor" cevabını verdi. Bunu üzerine şöyle bir soru sordu:
"Vâcip nedir, vâcipten daha kuvvetlisi nedir? Yakın nedir, yakından daha yakını nedir? Tuhaf nedir, ondan daha tuhafı nedir? Güç ve çetin şey nedir, ondan daha güç olanı nedir?"
Bu sorulara karşılık Hz. Ali (r.a.) şöyle cevap verdi:
"Vâcip olan tövbedir, ondan daha kuvvetli vâcip günah işlemeyi terk etmektir. Yakın olan kıyamettir, ondan daha yakını ölümdür. Tuhaf olan dünyadır, ondan daha tuhafı dünya sevgisidir. Zor olan kabir hayatıdır, ondan daha zor olanı kabre azıksız olarak girmektir."
Evvela kendi nefsine, sonra insanlara nasihat et.
Hz. Ali (r.a.)
Kadınlara güzel davranın, çünkü onlar insanlığın anasıdır.
Hz. Ali (r.a.)
Hz. Ali (r.a) şöyle demiştir: “Bir ihtiyacı için yanına gelen din kardeşine yardım etmeyen ve kendisini hayır işlemeye ehil görmeyen kimseye şaşarım! Sevap beklentisi ve azap korkusu olmasa dahi, bu kimsenin güzel ahlaka uygun davranmaya bakması gerekir. Zira bu, kişiyi kurtuluş yoluna götürür.”
Oruç yalnızca yemekten ve içmekten kaçınmak değildir. Oruç yalandan, batıldan ve boş sözden de uzak durmaktır.
Hz. Ali (r.a)
Biri, Hz. Ali Efendimize (r.a) gelerek: "Ya Ali! Allah bu kadar insanı nasıl hesaba çeker?" diye sorduğunda Hz. Ali'den şu cevap almış: "Nasıl rızıklandırıyorsa, öyle."
Hz. Ali (r.a), mezarlığa neden sık gittiğini soranlara şu cevabı vermiş:
- İki sebebi var. Anlattıklarıma itiraz etmiyorlar ve arkamdan gıybetimi yapmıyorlar.
Mazlumun öç alma günü, zalimin zulmettiği günden daha korkunçtur.
Hz. Ali r.a.
Hz. Ali (r.a) şükür ve nimet ilişkisini şu sözleriyle ortaya koyar:
“Nimet şükre ulaştırır. Şükürse nimetin artmasıyla doğrudan ilişkilidir. Her ikisi birbirine yakın iki boynuz gibidirler. Kuldan şükür kesilmediği sürece, Allah-ü Teâlâ’dan nimeti artırmak asla kesilmez.”
Hz. Ali (r.a) bir gün yolda aceleyle giderken bir karıncayı incitti. Karınca elini ayağını oynatarak çırpınmaktaydı. Hz. Ali karıncanın aczini görünce üzüldü. O bir aslandı ama bir karıncanın halinden perişan hale düştü. Karıncanın toparlanıp yürümesi için bir hayli ağladı, birçok çareye başvurdu. Fakat nafile…
O gece rüyasında Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’i gördü. Hz. peygamber ona dedi ki:
-Ey Ali! Yolda acele etme! İki gündür bir karınca yüzünden gökler yasa boğuldu. Buna da sen sebep oldun. Yoldaki karıncayı incittin. Öyle bir karıncayı incittin ki hakikatten haberdardı. İşi gücü Allah’ı zikretmekti.
Hz. Ali titremeye başladı. Allah’ın aslanı, bir karınca yüzünden tuzağa düşmüştü.
Sonunda Hz. Peygamber (s.a.v) dedi ki:
-Merak etme! Allah indinde şefaatçin yine o karınca olacaktır. “Ya rabbi! O bu işi kasten yapmadı.” diyecektir.
Bir gün Hz. Ali (r.a) ile oğlu Hz. Hasan (r.a) (Allah onlardan razı olsun) arasında şu konuşmalar geçer:
Ey oğul, doğruluk nedir?
Kötülüğü iyilikle savmaktır.
Peki, şeref nedir?
Dostlara iyi davranmak, hataları kabullenmektir.
Mürüvvet nedir?
İffetli ve dürüst olmak… Malı helal yoldan kazanmak, yerinde harcamaktır.
Şefkat nedir?
Kendinden zayıf olana bakmak, düşmüş olanları koruyup gözetlemektir.
Alçaklık nedir?
Kişinin sadece kendi nefsi için elde edip kazanması ve yalnız sevdiği şeyler için harcamasıdır.
Cömertlik nedir?
Darlıkta ve bollukta harcama yapmak, ihsanda bulunmaktır.
Cimrilik nedir?
Kişinin elinde bulunan malları üstünlük, harcadıklarını ise ziyan olarak görmesidir.
Kardeşlik nedir?
Darlıkta ve bollukta iyilik yapmaktır.
Korkaklık nedir?
Arkadaşa karşı cüretkâr olmak, düşmana karşı ise geri durmak, ondan kaçmaktır.
Asıl ganimet nedir?
Takva sahibi olmaya gayret etmek, dünyevi şeylere değer vermemektir.
Hilm (yumuşak huyluluk) nedir?
Öfkeye hâkim olmak, nefsin arzularına engel olmaktır.
Yüksekliği aradım onu alçak gönüllülükte buldum.
Hz. Ali (r.a)
Güzel huy zenginlik sayılır.
Hz. Ali (r.a)
Adamın biri ellerini açmış,” Yâ Rab, beni nâmerde değil, merde bile muhtaç eyleme” diye duâ ediyormuş. Bunu duyan Hazret-i Ali şöyle ikâzda bulunmuş:
Kardeşim, Allah’tan hikmetine uyacak şeyleri iste. Uymayacak şeyleri değil. Bir insanın kimseye muhtaç olmadan yaşaması mümkün değildir. Sen ne merde, ne de nâmerde muhtaç olmadan yaşanacak bir hayat düşünebiliyor musun? Şayet böyle yaşamak mümkün olsaydı, insan da hayvanlar gibi dağlarda, derede tek başına yaşar, hemcinsleriyle bir araya gelip de yardımlaşarak köyler, şehirler kurma ihtiyacında olmazdı. Sen en iyisi şöyle duâ et: “Yâ Rab, beni nâmerde muhtaç eyleme!”
Yaradana isyan hususunda yaratılmışa itaat yoktur.
Hz. Ali (r.a)
Bin zulme uğrasan da, bir zulüm yapma.
Hz. Ali r.a.
Dünya menfaati bir leşe benzer. Ona talip olan, köpeklerle dalaşmaya hazır olmalıdır.
Hz. Ali r.a
Salih amel, övgü ve ecrin sadece Allah’tan beklediğin ameldir.
Hz. Ali r.a
“Allah nasıl hesaba çekecek?” diye sorulduğunda, Hz. Ali’nin (r.a) sözünü hatırlayalım:
“Dünyada iken nasıl sizin rızkınızı veriyorsa, ahirette de hesaba öyle çekecek!” diyordu.
Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras ve ilim gibi şeref olmaz.
Hz. Ali r.a.
Özü doğru olanın sözüde doğru olur.
Hz. Ali r.a.
Antere r.a. anlatıyor:
Hz. Ali, Kûfe’de Havernâk denilen yerde iken yanına gittim, üzerinde eski bir elbise vardı. Soğuktan tirtir titriyordu.
Ey Mü’minlerin Emiri, dedim, Allah sana ve aile fertlerine devlet hazinesinden bir pay takdir buyurmuşken sen soğuktan titriyorsun!
Şu karşılığı verdi:
Vallahi ben sizin malınızdan bir şey almam. Sırtımdaki şu elbise de Medine’den gelen öz malımdır.
Bir gün Hz. Ali r.a. şöyle dedi:
“ İki nimet var ki beni hangisinin daha çok sevindirdiğini kestiremiyorum. Birincisi, bir adamın ihtiyacını karşılayacağımı düşünerek bana gelmesi ve bütün samimiyetiyle yardım istemesidir. Diğeri de, o kimsenin arzusunu Allah’ın benim vasıtamla yerine getirmesidir. Bir müslümanın işini görmeyi yer dolusu altın ve gümüşe sahip olmaya tercih ederim.”
Fahr-i Kainat Efendimiz s.a.v. tarafından ‘ilmin kapısı’ olarak anılan Hz. Ali r.a., ilim öğrenmenin hazzını şu sözlerle anlatmıştır:
“Büyüyüp Rabbimi tanımadan, küçük yaşta ölüp cennete girmek beni sevindirmezdi. Allah Teâlâ’yı en iyi tanıyan kimse, haşyeti en fazla, ibadeti en çok ve Allah için nasihati en güzel yapandır.”
İbn A’bad anlatıyor:
Hz. Ali r.a. bir gün bana:
Ey İbn A’bad, yemeğin hakkı nedir bilir misin, diye sordu.
Nedir ey Ebu Talib’in oğlu, dedim.
Bismillah, Allah’ım verdiğin rızıkları bizim için bereketli kıl.” demendir, dedi. Sonra:
Yemeğin şükrü nedir, diye sordu.
Onun şükrü nedir, diye kendisine sordum.
Bizi yediren ve içiren Allah’a hamd olsun.” demendir, buyurdu.
Allah, dinini düzelten kişinin dünyasını da düzeltir.
Hz. Ali r.a
Hz. Ali’ye (r.a.); “Niçin çok akıllı kimseler fakir oluyor ekseriyetle?” diye sorduklarında:
“Kulun aklı rızkına mahsup (hesap ve dahil) edilir.” Cevabını vermekle rızık taksimindeki bu inceliğe işret etmiştir.
Edep bir damladır, damladı mı yok olur.
Hz. Ali k.v.
Zalimin ömrü, gölgesi kadardır.
Hz. Ali k.v.
İşin iyisi, başlangıcı kolay, sonu güzel ve neticesi hayırlı olandır.
Hz. Ali k.v.
Hz. Ali’ye (r.a):
Allah, bu kadar insanı nasıl hesaba çeker? Diye sorulduğunda:
Nasıl rızıklandırıyorsa, öyle cevabını vermiştir.
Cahil ile sakın lâtife yapma! Dili zehirli olduğundan gönlünü yaralar.
Hazret-i Ali (k.v)
Ahlâk, üç hasletle aranır. Onlar da; haramdan uzaklaşmak, helâl aramak ve aile afradına imkan nisbetinde genişlik göstermektir.
Hz. Ali r.a.
İlimsiz ibadette, tefekkürsüz Kur’an tilavetinde hâyır yoktur.
Hz. Ali r.a.
Senin gerçek kardeşin, daima yanında bulunan ve sana faydalı olmak için zarara katlanan, zamanın felaket ve musibetleri ile karşılaştığı zaman ne pahasına olursa olsun, yardımına koşandır.
Hz. Ali r.a.
İnsanların değeri, düşüp kalktıkları ve beraber yaşadıkları insanlardan anlaşılır. Kişi arkadaşı ile ölçülür.
Hz. Ali r.a.
Ahmak ve cahil ile arkadaşlık etme ondan kendini koru. Nice ahmaklar var ki, arkadaş oldukları akıllı kimseleri helâk ederler.
Hz. Ali r.a.
Hâli ile feyz vermeyen, sözü ile seni Allah’a götürmeyen kimse ile sohbet edip arkadaşlık yapma.
Hikem-i Atâî’den
Dünyalık sana yöneldiği zaman sen de vermesini bil. Zira vermek, onu tüketmez. Dünyalık senden yüz çevirdiği zaman yine ver. Çünkü o hal devamlı kalmaz.
Hz. Ali r.a.
Allah katında kul, insanlar arasında makbul olmak istersen haddini bil.
Hz. Ali r.a.
Aşikâre isyan eden âlim ile ibadete sarılan cahil, beni üzmüştür.
Hz. Ali r.a.
Kaba adamın elinden hayat suyu da olsa içme.
Hz. Ali r.a.
Allah’ın hoşnut olduğu kimseler, O’nun hükmüne razı olanlardır.
Hz. Ali r.a.
Alçakları övmek alçaklıktır.
Hz. Ali r.a.
Doğruluk, kurtuluş yoludur. Kemal, doğru konuşmak ve doğru olmaktır.
Hz. Ali r.a.
Ruhun hastalığı, hırstan gelir.
Hz. Ali r.a.
Neye layık iseniz. Ona nail olursunuz.
Hz. Ali r.a.
Ahlak’ın ahlaksızların elinde oyuncak olduğu bir toplumdan hayır bekleme.
Hz. Ali r.a.
Gerçek güzellik, iyi ahlak, güzel huy ve edeb’tir.
Hz. Ali r.a.
Haklıyı, Hakk korur.
Hz. Ali r.a.
İnsan sevgisi, en yüce duygudur.
Hz. Ali r.a.
Aile geçimsizliği, borç ve hastalık, hayatı insana zindan eder.
Hz. Ali r.a.
Ayıbın en büyüğü, sende olan bu ayıpla başkasını kınamandır.
Hz. Ali r.a.
Haksızlık karşısında eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.
Hz. Ali r.a.
Gerçek zengin, bilgisi çok olan insandır.
Hz. Ali r.a.
Haksızlığa baş kaldırmayanlar, onlardan gelecek her kötülüğe katlanmalıdırlar.
Hz. Ali r.a.
İnsanın parası arttıkça düşmanı artar, ilmi arttıkça dostu artar.
Hz. Ali r.a.
Salih amel, övgü ve ecrini sadece Allah’tan beklediğin ameldir.
Hz. Ali r.a.
Lüzumsuz şeylerin peşinden koşan, lüzumlu şeyleri kaçırır.
Hz. Ali r.a.
Kadına saygılı ol çünkü o insanoğlunun anasıdır.
Hz. Ali r.a.
Kalp temiz olursa, dilden güzel sözler çıkar.
Hz. Ali r.a.
Nefsine karşı koyarsan, rahat edersin.
Hz. Ali r.a.

İnsanın nefsine hâkim olması, zaferlerin en büyüğüdür.
Eflatun
Sakın oturduğunuz yerde, “Allah’ım, rızkımı ver” deyip durmayın.
Biliyorsunuz ki, gökten ne altın yağar, ne de gümüş.
Hz. Ömer r.a.
Kadının, kendisini güzel bir şekilde kocasının hizmetine vermesi, Allah yolunda cihad etmesi gibidir.
Hz. Ali r.a.
İnsanların en kötüsü, iyiliği kötülükle karşılayan ve insanların en iyisi, kötülüğe karşı iyilik yapandır.
Hz. Ali r.a.
İlim, aşağıdakileri yükseltir, cahillik de yüksektekileri alçaltır.
Hz. Ali r.a.
Bana bir harf öğretenin kölesi olurum.
Hz. Ali r.a.
İlim servetten daha kıymetlidir. Çünkü serveti sen korursun, hâlbuki ilim seni korur.
Hz. Ali r.a.
İlim, fakirlikte servet, zenginlikte zinnettir.
Zübeyr bin Ebû Bekir
Bilgili olan güçlü olur.
Firdevsi
Sır senin esirindir, onu söylediğin zaman, sen onun esiri olursun.
Hz. Ali r.a.
Sır saklamak, bir irade imtihanıdır. Bu imtihanı kazanamayan, hayatta hiçbir imtihanı kazanamaz.
Hz. Ali r.a.
Şaka eden kimse ile alay edilir.
Hz. Ömer r.a.
Cahil insanlarla şaka yapmak doğru değildir. Onların halleri ve dilleri, akrebin kuyruğu gibidir.
Hz. Ali r.a.
Oğlum, büyüklerle şaka etme, sana kızarlar. Adi kimselerle şaka etme, sana hakaret ederler.
Sa’d bin As r.a.
Allah’tan korkun ve şakadan kaçının. Zira şaka, kin tutmaya, kin de kötülüklere sebebiyet verir.
Ömer bin Abdülaziz
Bedende baş ne ise, iman da sabır aynıdır. Başsız beden olamayacağı gibi, sabırsız da iman olamaz.
Hz. Ali r.a.
Misafire ikram için yemeğin bolca hazırlanması israf olmaz.
Hz. Ali r.a.
Arkadaşlarımdan bir grup toplayıp kendilerine bir ziyafet vermem, benim için bir köle âzâd etmekten daha sevimlidir.
Hz. Ali r.a.
Alçakça söylenen bir söze karşılık vereyim deme. Çünkü o sözün sahibinde onun gibi daha nice düşük sözler vardır. Cevabınıza yine onlarla cevap verir.
Hz. Ali r.a.
Hz. Ali r.a. namaz vakti geldiği zaman sarsılır, rengi değişirdi. Niçin böyle olduğunu soranlara: “Allah’ın göklere, yere ve dağlara arz edip onların kabul etmekten çekindikleri, insanın yüklenmiş olduğu emaneti ödemenin zamanı geldi. Bilmem ki üzerime aldığım emaneti güzelce eda edebilecek miyim, edemeyecek miyim?
Dostunu ölçülü sev ki bir gün düşmanın olabilir. Sevmediğine de ölçülü buğzet ki, bir gün dostun olabilir.
Hz. Ali r.a.
Bütün hâyır, şu dört şeyde toplanmıştır:
Susmak, konuşmak, bakmak ve hareket etmek. Her konuşma ki Allah’ı anmıyor, o boştur. Her susma ki tefekkürle değildir, sehvdir. Her bakma ki ibretle değildir, gaflettir. Her hareket ki Allah’a ibadet değildir, fetrettir. Allah o kula rahmet etsin ki nutkunu zikir, susmasını fikir, nazarını ibret, hareketini ibadet yapar.
Hz. Ali r.a.
Ben ve nefsim, bir koyun sürüsü ile çobanı gibiyiz. Çoban bir taraftan sürüyü toplarken, sürü öbür taraftan yayılıyor.
Hz. Ali r.a.
Her insanın yanında iki muhafız melek vardır. Onu, takdir edilmemiş şeylerden korurlar. Ama kader gelince onu, kaderiyle baş başa bırakırlar. Ecel, sağlam bir kalkandır.
Hz. Ali r.a.
Amr ibn Kays’ın rivayetine göre Hz. Ali r.a. üzerinde görülen yırtık elbisesinden dolayı kendisini kınayanlara: "Müslüman bana uyar, kalb bununla saygılı (alçakgönüllü) olur!” demiştir.
Ebû Nuaym’ın kaydettiği bir rivayete göre Hz. Ali r.a. getirilip önüne konulan fâlûzec'i (baklava gibi değerli bir yemek) yememiş: “Kokun güzel, rengin güzel, tadın güzel ama nefsimi, alışmadığı şeye alıştırmak istemiyorum!” demiştir.
Dünyayı adalete boğan Hz. Ömer, bir gün koşuyordu. Onu bu halde gören Hz. Ali sordu:
“Nereye koşuyorsun?” cevap “Sadaka develerine baskın olmuş, deve çalınmış. Onu arıyorum.” Hz. Ali:
“Ya Emir el-mü’minin, senden sonraki halifelere çok yorucu şeyler yükledin!” dedi.
Peygamberimiz s.a.v.’in ruhu kabz olunduğu zaman kendileri, yamalı bir elbise ve kalınca bir gömlek içinde bulunuyordu.
Hz. Ali r.a.
Asıl zengin, bilgisi çok olan insandır.
Hz. Ali r.a.
Kendisine karşı kusurlu olana yumuşak davrananın ilk mükâfatı, bütün insanların ona yardımcı olmasıdır.
Hz. Ali r.a.
Öldükten sonra bir eser, bırakmak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız.
Hz. Ali r.a.
Allah katında en büyük hata, yalan konuşmak ve en büyük pişmanlık, kıyâmet günündeki pişmanlıktır.
Hz. Ali r.a.
İnsanı vaktinden önce yıpratan bir şey varsa, o da tembelliktir.
Hz. Ali r.a.
Takva ile beraber olan amel az değildir. Zira o makbuldür.
Hz. Ali r.a.
"Allah dostları o kişilerdir ki İnsanlar dünyanın görünüşüne baktıkları zaman onlar, dünyanın içyüzünü görürler."
Hz. Ali r.a.
Dinde edep ve mürüvvet, akl-ı selimin meyvesidir.
Hz. Ali r.a.
Namaz, mü’minin istirahatıdır.
Hz. Ali r.a.
Yüce Allah, cennetini kendisine itaat edenlere, ateşini de kendisine karşı gelenlere vaat buyurmuştur.
Hz. Ali r.a.
İyi dinleyin! Sıkıntılı ve korkulu zamanlarınızda Allah’ı unutmayıp O’na ibadet ettiğiniz gibi, bolluk ve rahat içinde olduğunuz zamanlarda da O’na ibadet edin.
Hz. Ali r.a.
Allah’ı hatırlamakla insanın gönlü açılır.
Hz. Ali r.a.
Bilgisiz insan, her işte ya ileri gider, ya geri kalır.
Hz. Ali r.a.
Öğretmenlik ilahi bir san’attır. Bana bir harf öğretenin kölesi olurum.
Hz. Ali r.a.
Açık kalple konuşan düşman, içinden pazarlıklı dosttan daha iyidir.
Hz. Ali r.a
Geçip giden zaman değil, ömürdür.
Hz. Ali r.a
Eğer karnın doymuyor ve obur isen kendini müzmin hastalardan say.
Hz. Ali r.a.
“Dört şey devam ettikçe din ve dünya ayakta duracaktır: Zenginler mallarıyla cömertlik ettikçe, âlimler ilimleriyle amel ettikçe, cahiller bilmedikleri bilgilerle kibirlenmedikçe, fakirler dinlerini dünyalarına satmadıkça.”
Hz. Ali r.a.
Yapman gereken hayırlı, yararlı işleri yarına bırakma. Bakarsın yarın olur da, sen olmazsın.
Hz. Ali r.a.
Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. O hatayı işleyene hatasını, başka birini misal göstererek anlatınız.
Hz. Ali r.a.
Hayâ duygusu kaybolan kimsenin kalbi ölür.
Hz. Ali r.a.
Hz. Ali r.a. evlatlarından birine şöyle demiştir: “Oğlum, Allah’tan öyle kork ki, bütün insanların yaptıkları iyiliklerle huzuruna çıksan da onları kabul etmez san. Allah’a öyle bir ümitle bağlan ki, bütün insanların günahları ile O’nun huzuruna çıkacak olsan da hepsini affedeceğini düşün.
İmam-ı Gazali
Düşmanların en büyüğü, düşmanlığını gizleyendir.
Hz. Ali r.a.

İnsanların düşmanlığını kazanmayı hafife almak, akıl noksanlığına delildir.
İmam-ı Şa’rani

Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır.
Hz. Ali r.a.

Bir adamın düşmanlığı pahasına bin adamın dostluğunu satın alma.
Hasan Basrî
Cennet’i arzu eden kimse, dünyada şehvetlerinden uzaklaşır.
Hz. Ali r.a.
İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur: Biri sağlık, öteki de gençlik.
Hz. Ali r.a
Öyle zamanlar gelecek ki, kötülükten sakındıranların sayısı, insanların onda birinden daha az olacaktır. Sonra bunlar da gider ve artık kötülüğü yasaklayan tek kimse bulunmaz.
Hz. Ali r.a.
Fenalıklardan uzak duran ve daima verdiği sözü yerine getiren insanlarla dostluk etmeliyiz.
Hz.Ali r.a.
Dilinizi daima iyi kullanınız O sizi saadete götürdüğü gibi felakete de götürebilir.
Hz. Ali r.a.
Haramı mide hazmetse de vicdan hazmetmez.
Hz. Ali r.a.
Öldükten sonra yaşamak istiyorsanız, ölmez bir eser bırakınız.
Hz. Ali r.a.
Söz verirken acele etme, çünkü söz namustur.
Hz. Ali r.a.
En iyi yol, doğruluk, en iyi kılavuz, bilgidir.
Hz. Ali r.a.
İbadetin aslı, temizlik ve kötü alışkanlıkları terk etmektir.
Hz. Ali r.a.
Birbirlerini affedenleri, Allah da affeder.
Hz. Ali r.a.
Kendi suçunuzdan başka hiçbir şeyden korkmayınız.
Hz. Ali r.a
Doğruluk köprüsünden geçenler, sırattan da geçerler.
Hz. Ali r.a.
İlim dağıtmakla çoğalır, mal ise dağıtmakla noksanlaşır. İlim hükmederken, mal ise kendisine hükmedilendir.
Hz. Ali r.a.
Beni sevenlerden istediğim, hidayet ve yücelik yolunda yürümeleridir.
Hz. Ali r.a.
Kişinin namazdaki üşengeçliği, imanının zayıflığından dolayıdır.
Hz. Ali r.a.
Haksızlıklara baş kaldırmayanlar, onlardan gelecek her kötülüğe katlanmalıdırlar.
Hz. Ali r.a.
Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber, şerefinizi de kaybedersiniz.
Hz. Ali r.a.
Hazret-i Ali buyurdu ki: “Dünya nimetlerini inceledim en iyisinin sağlık, en büyük sıkıntının da borçlu olmak olduğunu anladım.”
Hz. Ali’ye r.a. sormuşlar:
-Yâ Ali, ilminizden neden kimseye bir şey söylemiyorsunuz?
Hz. Ali r.a. şu cevabı vermiş.
-Söyleyeceğim zaman, layık olanı bulamıyorum.
Hz. Ali’ye sormuşlar, akıl insanın neresindedir? Verilen cevap müthiş…
“Akıl insanın kalbindedir.” Yani insanda hakikatı bulmak için beyin kâfi değil, gönüle ışık düşmeli ışık olmazsa göz neye yarar?
Hz. Mevlana k.s. Bu hususta ne demiş?
"Gönül güneşinin yanında kuru aklın kibrit alevi kadar değeri yoktur."
Zamanında zor olaylar ve karışıklıklar cereyan ettiği için, sahabelerden biri:
“Ya Ali! senin zamanında meydana gelen hâdiselerin hiç biri, senden önceki Halifelerin devrinde görülmedi. Sebebi nedir?”
Hz. Ali r.a.’nin cevabı son derece manâlı olmuştur.
“Onların zamanında biz vardık, bizim zamanımızda ise onlar yok.”
Hz. Ali r.a. namaz kılmak için mescide gittiğinde deve*sini mescidin önündeki bir gence emanet bırak*mış, fakat döndüğünde devesinin bir yere bağlanması*na rağmen yularının olmadığını görmüştü. Yeni bir yu*lar için bir satıcıya gittiğinde, kaybolan yuların biraz önce bir genç tarafından on dirhem gümüşe ona satıl*dığını öğrendi.
Satıcı da bu işe üzülmüştü.
Hz. Ali r.a. cebinden on dirhem çıkartıp eski yuları alır*ken:
“O gence yazıklar olsun” dedi. “Ben bu parayı deve*me baktığı için ona verecektim. Ama o acele etti; helâl rızkını harama çevirdi.”
Hz. Ali r.a., yaşlı bir katır üzerinde gidiyordu. O devrin dalkavuklarından biri önüne çıkarak:
"Sen ki Allah’ın arslanısın... Böyle yaşlı bir katıra binmek sana yakışır mı?" diye sordu.
Hz. Ali r.a. şu anlamlı cevabı verdi:
"Hücum edenlerden kaçmayacak kadar cesur, kaçana hücum etmeyecek kadar mert, insanlara sahip olmadığı meziyetlerle hitap edecek kadar dalkavuk ruhlu olmadıktan sonra, insana böyle bir katır yeter de artar bile..."
Bir gün mescide giden Hz. Ali r.a., yanındaki atını mesci*din kapısı civarında bulunan bir adama, teslim etti. Ne var ki adam, atın gemini aldı ve atı kendi haline bırakıp savuşup gitti.
Hz. Ali r.a. ise atını tuttuğu için ona iki dirhem verme*yi tasarlamıştı. Fakat bir de ne görsün, adam gemi alıp kaybolmuş. Gemsiz atına bindi ve yola koyuldu. O iki dirhemi de hizmetçisine verdi, bir gem almasını emretti.
Hizmetçi gitti. Hırsızın Hz. Ali’den çalmış olduğu gemi, iki dirheme pazardan alıp geldi. Hz. Ali çalınan gemin geri geldiğini gö*rünce şöyle dedi:
"Kul sabrı terk etmek suretiyle kendini helâl rızıktan mahrum eder. Bununla birlikte kendisine ne takdir edilmişse onu bulur."
İmam-ı Ali Efendimiz, yolda giderken, bir fakir, hurma istemişti. İmam-ı Ali, hizmetçisi Kanber’e:
"Ya Kanber, bizden hurma isteyen bu kişiye dilediğini ver" dedi.
Kanber:
"Ya İmam, hurma çuvalda" cevabını verdi.
Hz. Ali:
"Öyleyse çuvalı ver" dedi:
Kanber:
"Çuval devede" deyince İmam Ali:
"Öyleyse deveylen birlikte ver" buyurdu. Kanber, elinde olan devenin yularını bıraktı.
"Ya imam, devenin yuları benim elimde desem, beni bile vereceksin" diyerek Hz. Ali’nin cömertliğini latife tarzında ifade ettiler.
Bir adam Hz. Ali r.a.'a gelerek şöyle sordu:
Benim birçok günahlarım var, ne yapayım?
Tövbe et.
Yine işliyorum, kurtulamıyorum.
Yine tövbe et, işlememeye azmet.
Ne zamana kadar sürecek bu mücadele?
Şeytanı mağlup edip bir daha yapmayıncaya kadar.
İmam Ali’yi bir gün ağlarken görenler, niçin ağladığını sormuşlar.
Şu cevabı vermiş: “Yedi gündür soframdan bir Müslüman’a tek lokma ikram etmek nasip olmadı. Adeta sadece kendini düşünen, nefisperest bir Müslüman oldum gibi geliyor bana; bunun için ağlıyorum.
Hz. Ali’ye r.a.: “Allah, bu kadar insanı nasıl hesaba çeker?” diye sorulduğunda: “Nasıl rızıklandırıyorsa öyle” cevabını vermiştir.
Hz. Ali r.a.’a: “Efendi (seyyid) kimdir? diye sormuşlardı.
Şu cevabı verdi: “Dünya hayatında efendinin kim olduğunu soruyorsanız, cömert olanlardır. Ahirette efendi ise, takva sahipleridir.”
Abdullah bin Ali, İmam Evzaî’ye:
“Hilafetin Ehl-i Beyt’in hakkı olduğu Resûlüllah’ın vasiyeti değil miydi? Hz. Ali r.a. Sıffîn’de bunun için savaşmadı mı?” diye sormuştu.
Evzaî Hz.leri, ona şu cevabı verdi:
“Eğer Resûlüllah, hilafete ehl-i beyti vasiyet etmiş olsaydı, Hz. Ali r.a. hakeme müracaatı kabul etmezdi. Ve hakemlerin vereceği hükmü benimseyeceğini beyan buyurmazdı.
Bir kimse, Hz.Ali r.a.’a gelip:
“Ya Emire’l-mü’minin! Ben, ticaret yapmak istiyorum. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?” diye sormuştu. Hz. Ali ona:
“Önce fıkıh öğren. Fıkıh, ticaretten öncedir. Zira, fıkhı öğrenmeden ticaret yaparsan, faizden ve haramlardan kurtulamazsın” buyurdu.
Hz. Ali r.a.: "Dost ve ahbaplarla yediğim yirmi dirhem, fakirlere verdiğim yüz dirhemden benim için daha sevimlidir." derken, dostlarla bölüşmeyi, fakire yardımdan üstün tutmaktadır. Cennet, Allah Celle Celaluhu'nun nimetlerinin dostlar tarafından bölüşüldüğü yer değil midir? Öyleyse dünyamızı neden cennet yapmıyor da ihtiras cehenneminde yanıp tutuşuyoruz?
Hz. Ali r.a., mezarlığa neden sık gittiğini soranlara şu cevabı vermiş:
İki sebebi var: Anlattıklarıma itiraz etmiyorlar ve arkamdan konuşup, gıybetimi yapmıyorlar.”
Adamın biri, Hz. Ali’yi r.a. gıyabında yâni arkasından kötülediği halde yüzüne karşı övmeye başlayınca, ondan şu karşılığı almış*tır:
Söylediklerinden daha aşağı, fakat içinden geçirdikle*rinden daha üstünüm.
Açıkta yapmaktan hayâ ettiğin bir işi, gizli yerde yapmaktan da sakınmalısın.
Hz. Ali r.a.
Sofra başındakinin çokluğu, yemeğin bereketidir.
Hz. Ali r.a.
Hz. Ali’ye:
Allah, mahşer günü bu kadar insanı tek tek nasıl hesaba çekecek? diye sorulduğunda, şöyle cevap vermiştir:
Bu dünyada nasıl tek tek rızıklandırıyorsa öyle.
Hazreti Ali, mescitteki birinin yanlış namaz kıldığını görünce sinirlenir ve namazı şartlarına uygun olarak yeniden kıldırdıktan sonra sorar:
Şimdi kıldığın mı hayırlıdır, yoksa önceki mi?
Adam:
Önceki, cevabını verir. Ve bunun sebebini şöyle açıklar:
Öncekini Allah rızası için kılmıştım, sonrakini ise senin korkundan.
Kısa elle ihsan edene, uzun elle ihsan edilir.
Hz. Ali r.a.
Müslüman olsun olmasın herkese aynı davranın. Müslümanlar kardeşleriniz, Müslüman olmayan ise sizin gibi insandır.
Halife Hz. Ali r.a.’dan idarecilere tavsiyeler
Hz. Ali r.a. güzel sözlü yazıları okumayı severdi.
“Bana bir harf öğretenin kölesi olurum.” Diyecek kadar bilgiye düşkün, alçak gönüllü ve mütevazı bir insandı.
Karnıma helal lokmadan başkasının girmesini hoş görmem.
Hz. Ali r.a.
Hıyanetin en büyüğü, ümmete hıyanet etmektir.
Hz. Ali r.a.
Fazla övülme, insanı yanlışa götürür.
Hz. Ali r.a.
Hiçbir bid’at yoktur ki, dine eklenmesiyle bir sünnet terk edilmiş olmasın.
Hz. Ali r.a.
Uzun emeller beslemek, ahireti unutturur. Nefsanî arzulara uymak da kişiyi Hak’tan uzaklaştırır.
Hz. Ali r.a.
Hz. Ali r.a. halife iken gayrimüslimlerin, Müslüman olmamalarından dolayı adalet açısından farklı muamele yaptığını duyduğu valilerini sert bir dille azarlamıştır.
Bir kimse Hz. Ali’ye gelip:
“Ben ticaret yapmak istiyorum. Ne tavsiye edersiniz?” diye sormuştu.
Hz. Ali ona dedi ki:
“Önce fıkıh öğren. Din bilgisi, ticaretten öncedir. Çünkü, bu ilmi öğrenmeden ticaret yaparsan, faizden ve haramlardan kurtulamazsın.”
Bir adam, Hz. Ali’ye gelerek dedi ki:
“Benim birçok günahım var, ne yapayım?”
“Tövbe et.”
“Yine işliyorum, kurtulamıyorum…”
“Yine tövbe et, işlememeye azmet.”
“Ne zamana kadar sürecek bu mücadele?”
“Şeytanı mağlup edip, bir daha yapmayıncaya kadar.”

BU Da benden olsun.Emir'ül Müminin Hz. Ali'yi ve Ehlibeyt'i çok severim.

Rıdvânullahi
teâlâ aleyhim ecmaîn





"Kalbi marazların hepsinin tedavisi imandır, tevhid inancıdır. Hakiki imanla iman edildiği zaman bütün kalbi hastalıklar kendiliğinden yok olur."
Alparslan Kuytul
DjKarakurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Aralık 2012, 01:18   #2 (permalink)
Üye

DjKarakurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 14 Aralık 2012
(Mesajlar): 25
(Konular): 5
Renkli Para : 10
Aldığı Beğeni: 5
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Olu Gibi
Standart

Ali (radıyallahu anh) şöyle demiştir:

"En üstün ameller; iyiliği emretmek, kötülüğü men etmek ve günahlardan uzak durmaktır. İyiliği emreden, mü'mine destek olmuş demektir. Kötülüğü men eden ise münafığı aşağılamıştır."



(Tenbîhu'l-Gâfilîn, s.65)





"Kalbi marazların hepsinin tedavisi imandır, tevhid inancıdır. Hakiki imanla iman edildiği zaman bütün kalbi hastalıklar kendiliğinden yok olur."
Alparslan Kuytul
DjKarakurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
ali, güzel, hz, radan, sözler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557